EĞİTİM - 08 Eylül 2025 Pazartesi 13:52

Geleceğin liderleri diplomalarını aldı

A
A
A
Geleceğin liderleri diplomalarını aldı

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) yüksek lisans ve doktora eğitimlerini başarıyla tamamlayan 151 öğrenci, coşku dolu bir mezuniyet töreniyle diplomalarına kavuştu. Kariyer yapmak istedikleri alanlarda uzmanlık kazanan öğrenciler, cübbelerini giyip keplerini havaya fırlatarak mutluluklarını doyasıya yaşadı.


Emeklerinin karşılığını alan mezunlar, kampüs içinde gerçekleşen törene aileleriyle ya da çocuklarıyla katılarak renkli görüntüler oluşturdu. Gece boyunca akademisyenleriyle de bol bol fotoğraf çektiren mezunlar, uzun süredir hayalini kurdukları ana kavuşmanın sevincini yaşadı. Törene; İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner, mütevelli heyet üyeleri ve davetliler katıldı.



"Ülkemizin geleceğine yön verecekler"


İEÜ Rektör Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Kurucu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, 2019 yılında kurulan enstitünün kısa sürede büyük başarılara ulaşıp binden fazla mezun verdiğine dikkat çekerek, "Bu enstitünün kurucu müdürü olarak, 6 yıl içinde bir tasarımın gerçeğe dönüşmesine tanıklık ediyorum. Bu süreçte enstitümüz, ülkemizin en güçlü lisansüstü yapılarından biri haline geldi. Mezunlarımız, yalnızca akademik yolculuğunu tamamlamış bireyler değil, aynı zamanda Türkiye’mizin geleceğine yön verecek öncülerdir" diye konuştu.



"Araştırma üniversitesi kimliği güçlenecek"


İEÜ olarak araştırma üniversitesi kimliğini güçlendirmeyi, bilim dünyasında ulusal ve uluslararası ölçekte öncü bir yer edinmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Biresselioğlu, lisansüstü eğitimin ise bu vizyonun omurgası olduğunu belirtti. Konuşmasında gençlere yönelik önemli mesajlar da veren Prof. Dr. Biresselioğlu, "Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, ‘Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istiklallerini kaybederler’ sözüyle bize önemli bir mesaj veriyor. Sizler, bu sözün sorumluluğunu omuzlarında taşıyan nesilsiniz. Türkiye’mizi bilimle, çalışmayla ve üretimle yüceltmeye devam edeceksiniz. Yolunuz açık olsun. Sizlerden beklentimiz büyük; çünkü artık sadece kendi geleceğinizin değil, ülkemizin ve insanlığın ortak geleceğinin de bir parçasısınız" ifadelerini kullandı.



"Bilimi, sorumlulukla kullanmalısınız"


İEÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Muhittin Hakan Demir ise, lisansüstü eğitimin yalnızca akademik bir ilerleme değil, aynı zamanda zihinsel ve kişisel bir dönüşüm olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Demir, "Mezuniyet törenleri çoğu zaman bir kapanış gibi görülür. Oysa aslında bu tören, her birinizin kendi emeğiyle açtığı yeni bir sayfanın ilk satırıdır. Aldığınız diplomalar, sadece başarılı bir şekilde tamamlanmış derslerin, teslim edilmiş bir bitirme projesi ya da tezin belgesi değildir. Aynı zamanda sabrınızın, dayanıklılığınızın ve öğrenmeye duyduğunuz bağlılığın sembolüdür. Bu diplomalar sizlere, mesleğinizde daha ileriye gitme, topluma daha güçlü katkı sunma ve bilimi sorumlulukla kullanma görevi de yüklemektedir" diye konuştu.



"Değişimi siz yönlendireceksiniz"


Dünyanın hızlı bir değişim içinde olduğunu söyleyerek, nitelikli eğitimin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Demir, "İklim krizinden dijital dönüşüme, toplumsal adalet meselelerinden küresel iş birliğine kadar pek çok sorun, sizlerin bilgi ve vizyonuna ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle, aldığınız eğitim sadece sizin kişisel başarınız değil, aynı zamanda toplumun ve insanlığın ortak kazanımıdır. Bugünden sonra sizleri, belki bir laboratuvarda, belki bir şirketin yönetiminde göreceğiz. Nerede olursanız olun; lisansüstü eğitimin özü, öğrenmeyi sürdürme iradesidir. İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak bizler, kuruluşumuzdan bu yana çağdaş, yenilikçi ve girişimci bir vizyonu benimsedik. Amacımız yalnızca mezunlar vermek değil, dünyayı anlamaya ve dönüştürmeye aday bireyler yetiştirmektir. Dünya sürekli değişiyor, bilgi sürekli yenileniyor. Sizlerin de bu değişime uyum sağlayan değil, değişimi yönlendiren bireyler olacağınıza inanıyoruz" dedi.



Geleceğin liderleri diplomalarını aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.