GÜNDEM - 20 Eylül 2025 Cumartesi 11:20

Engelli itfaiyeci çok sevdiği mesleğinden hiç kopmadı

A
A
A

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görevli Mümtaz Zarplı, 18 yıl önce yangın söndürme tüpünün patlamasının ardından kaybettiği iki bacağına rağmen hayata umutla tutunuyor. Kazanın ardından malulen emekli olan daha sonra engelli kadrosundan yeniden işe başlayan Zarplı, belediyenin farklı birimlerini değil yeniden itfaiyeyi seçti. Mesleğine tutkuyla bağlı olan ve santralde görevlendirilen Mümtaz Zarplı, verdiği mücadele sayesinde ilk defa bir itfaiye erinin vazife malulü olarak kabul edilmesini de sağladı.

Sayısız yangında, depremde, kazada, kurtarma çalışmalarında görev alan İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, İtfaiyecilik Haftası’nı kutluyor. Ateş savaşçıları için önemli olan bu tarihte, ömrünü mesleğe adayan Mümtaz Zarplı’nın mücadelesi dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görevli 55 yaşındaki Mümtaz Zarplı, 2007 yılında iş kazası geçirdi. Yangın söndürme tüpü eğitimi sırasında meydana gelen patlama nedeniyle iki bacağını birden kaybeden evli ve 2 çocuk babası Mümtaz Zarplı, bir yıl boyunca tedavi gördü. İki bacağına elektronik protez takılan Zarplı, ailesinin, sevenlerinin ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destekle yeniden hayata tutundu. Malulen emekli olduktan sonra engelli kadrosuyla yeniden mesleğine dönen Mümtaz Zarplı, Güzelbahçe İtfaiye Grubu santralinde görev yapıyor. Gelen ihbarları değerlendiren, ekipleri olay yerine yönlendiren Zarplı, bacaklarını kaybetmesine rağmen mesleğinden hiç kopmadı.

"Zorluk yaşayan itfaiyeciler mesleğine sarılıyor"

Fiziki olarak görevinden hiç emekli olmadığını, sadece görev yerinin değiştiğini vurgulayan Zarplı, tüm zorluklara rağmen hayata tutunmak için verdiği mücadeleden vazgeçmediğini söyledi. Bunun kendisine özel bir durum olduğunu düşünmediğini aktaran Zarplı, "Herhangi bir zorluk yaşayan bir itfaiyeci arkadaşıma dönüp bakıyorsunuz yine dört elle mesleğine sarılıyor. Çünkü işimizin böyle motive eden bir yanı var. İşin doğasından kaynaklı insana uzanmak, insana yardım etmek söz konusu ve ondan alınan haz ile alakalı bir durum.

Engelli itfaiyeci çok sevdiği mesleğinden hiç kopmadı

İnsana dokunabilmenin hazzını alan birinin, o duygudan bir daha kolay kolay vazgeçebileceğini düşünmüyorum" dedi.

"Mesleğime hiç küsmedim"

Derin bir sevgiyle bağlı olduğu mesleğine hiç küsmediğini belirten Mümtaz Zarplı, şunları söyledi: "İnsan kendini sorguluyor. Böyle olmayabilir miydi? Ne yapabilirdim? Ama bir yerden sonra durumu kabullenip, bundan sonra yapacaklarınıza odaklanıyorsunuz. Mantıklı olan, akılcı olan bıraktığımız yerden devam etmek. Burası bir aile. Buradan kopmak kolay değil. Çünkü o birliktelik duygusunu bir kez edindiyseniz, aidiyet duygusunu bir kez edindiyseniz, ondan vazgeçmek istemezsiniz. Herkesin böyle bir duyguyu tatmasını isterim."

"İnsanın içinde hep bir özlem var"

Bu yıl çok fazla yangın çıktığını, ekip arkadaşları gibi mücadele etmek için sahada olmayı çok istediğini dile getiren Mümtaz Zarplı, "İnsanın içinde hep bir özlem var. Hep olay yerinde olup müdahale etmek istiyorsunuz. Hele hele sözünü ettiğimiz konu orman yangınları olduğu zaman, bırakın itfaiyecileri, sivil yurttaşları da derinden üzen bir konu. Herkes elinden geleni yapmak istiyor" diye konuştu. Ayrıca mesleğe yeni başlayan itfaiye memurları için örnek bir insan olarak görülen Zarplı, "Yeni gelen itfaiye memurları ile güzel ilişkiler kuruyoruz. Gençler bir şeyler öğrenmek istiyor. En küçük ayrıntıdan bir şeyler çıkarmaya çalışıyorlar. O nedenle gençlerden çok umutluyum. Onlar için bir nebze iyi bir örnek olabiliyorsam ne mutlu bana" ifadelerini kullandı.

Teşkilata "vazife malulü" kavramını kazandırdı

Zarplı yalnızca hayata, mesleğine tutunmak için savaşmadı. Aynı zamanda itfaiye teşkilatının çok önemli bir kazanım elde etmesini de sağladı. Verdiği mücadelenin ardından devletin kendisine "vazife malulü" unvanını verdiğini belirten Zarplı, şunları söyledi:

"Bu önemli bir vasıf. Devletin herhangi bir kurumunda ayrım olmaksızın hizmet vermiş bütün personeli malul duruma düştüğü zaman, vazife malulü sıfatı ile onurlandırması bence çok şık bir durum. Bunu değerli buluyorum. Bu konuda bir ilk. Daha önceki örneklere bakıldığında hayatını kaybeden, şehit olan arkadaşlarımız var. Yaralanan arkadaşlarımız var. Vazife malulü sıfatına erişen ilk itfaiyeciyim."

Engelli itfaiyeci çok sevdiği mesleğinden hiç kopmadı

"Sahadan asla kopmazdım"

Yaşanan talihsiz kazanın ardından verdiği tüm mücadelenin normal olduğunu düşündüğünü söyleyen Zarplı, "Çevremdeki insanlar çok mücadeleci olduğumu söylüyor. Herkesin üzüldüğü bir kaza yaşandı. Arkasından tekrar hayata tutunmak önemli. Ailem, çocuklarım var. Her şeyi eskisi gibi yönetebilmek, yürütebilmek, hayatınızı idame ettirmek, iş yerinizde de bazı şeylerden geri kalmamak, görevlerinize devam edebilmek çoğu insan için bir örnek teşkil ediyor. Bu konuda övgü alıyorum ama özel olarak bir şey yapmadım. Olması gerekeni yapıyorum.

Mesleğe yeni başlayacak arkadaşlarımın kendilerine ‘Ben bu mesleği seviyor muyum veya sevebilir miyim’ diye sorması gerekiyor. Seviyorlarsa sonuna kadar gitsinler, sevmiyorlarsa hiç başlamasınlar. Çünkü sevilen bir işte başarı elde edilir. Ayrıca bu işin zorlukları çok fazla. 24 saat boyunca ailenizden ayrı kalıyorsunuz. Afetlerde, büyük orman yangınlarında günlerce eve gidemediğiniz zamanlar oluyor. Bu herkesin kabul edebileceği bir durum değil. Sahada aktif olarak çalışmayı çok özlüyorum. Eğer böyle bir durum yaşanmasaydı, sahadan asla kopmazdım. Bunun ihtimali bile yok. Mesleğimi çok seviyorum" dedi.

"Ondan güç alıyoruz"

Zarplı’nın meslektaşları da kendisinden çok şey öğrendiklerini söyledi. 15 yıldır itfaiyede görev yapan itfaiye çavuşu Emrah Çeker, "Bize çok faydası oluyor. Dağcılık alanında tecrübeli. Bize bu alandaki deneyimlerini aktarıyor. Çok güçlü bir karakteri var. Umutsuzluğa kapıldığımız zaman ondan güç alıyoruz" dedi.

"Tecrübeleri bize yol gösteriyor"

13 yıllık itfaiye personeli Hasan Cengiz Güneş ise 5 yıldır birlikte çalıştıkları Mümtaz Zarplı’yı birçok yönden örnek aldıklarını ifade ederek, "Mesleki deneyimlerini bize aktarıyor. Bu bizim için büyük bir nimet. Onun biriktirdiği tecrübeler bize yol gösteriyor. İyi ki var ve iyi ki bizimle. Bizim için büyük bir şans. Onunla çalıştığımız için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.

Engelli itfaiyeci çok sevdiği mesleğinden hiç kopmadı

İtfaiyeye yeni başlayacak Serkan Yılmaz da "Yapacağımız iş riskli ve dikkat gerektiren bir alan. O nedenle Mümtaz ağabeyi ilk gördüğüm zaman biraz endişelendim. Ama onun tecrübelerinin bizi besleyeceğine inanıyorum. Olaya gitmeden önce kendi can güvenliğimizi sağlamamız için bizi uyarıyor. Çünkü biz kendi can güvenliğimizi sağlayamazsak kimseye yardımcı olamayız" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor Dünyada ilk hibrit motorlu insansız aracı ALKA-KAPLAN HİBRİT, SAHA 2026’da sergilendi. FNSS Yurtiçi İş Geliştirme ve Programlar Direktörü Kerem Kaplan, "Sürücüsüz, tamamen otonom hareket edebiliyor ve verilen rotayı takip edebiliyor. Bunun dışında istendiğinde insanlı olarak da kullanılabiliyor. Dronları çok kısa sürede etkisiz hale getirebiliyor. Lazer enerjisiyle dronu deyim yerindeyse yakıyor ve imha ederek yere düşürüyor" dedi. FNSS tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen zırhlı araçlar, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda sergilendi. SAHA’da ALKA-KAPLAN HİBRİT otonom aracı dikkatleri üzerine çekti. ALKA-KAPLAN HİBRİT, sabit ve döner kanatlı mini-mikro İHA’lar, sürü İHA’lar, dolanan mühimmatlar, EYP düzenekleri ve patlamamış mühimmatlara karşı etkin çözüm sunuyor. Sistem, yapay zeka destekli tespit, elektromanyetik karıştırma ile soft kill, lazerle de hard kill kabiliyetlerini bir arada barındırıyor. ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA YESS’in, FNSS tarafından geliştirilen ve otonom kabiliyetler eklenen KAPLAN HİBRİT, platformuna entegrasyonu ile ortaya çıkan ALKA-KAPLAN HİBRİT-OTONOM, çözümü yüksek hareket kabiliyeti sessiz sürüş, uzun süreli görev icrası, opsiyonel olarak insanlı, otonom ve yüksek enerji ihtiyacına sahip görev sistemlerini destekleyebilen yapısıyla öne çıkıyor. Hibrit güç grubu sayesinde, ilave bir jeneratör taşımadan hem mobilite hem de görev sistemi ihtiyaçları karşılanabiliyor. Platform, insanlı ya da otonom kullanım seçenekleri, ağ destekli operasyon kabiliyeti, sensör füzyonu, karar destek mekanizmaları ve enerji yönetimini tek bir mimari altında birleştiriyor. Böylece yalnızca bir taşıyıcı platform değil, aynı zamanda algılayan, karar veren ve etki üreten bütünleşik bir muharebe çözümü olarak öne çıkıyor. Ayrıca, SAHA 2026’da FNSS ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında 27 tane ZAHA Zırhlı Amfibi Hücum Aracı tedarikine ilişkin sözleşme imzalandı. FNSS Yurtiçi İş Geliştirme ve Programlar Direktörü Kerem Kaplan, KAPLAN HİBRİT, "Daha önce lansmanını yaptığımız, dışa bağımlılığı neredeyse tamamen yok eden, çok yüksek elektrik üretme kabiliyetine sahip olan ve sahada çok yüksek hareket kabiliyetiyle elektrik motorlarıyla sürdüğümüz özel bir aracımız. Bu fuara özel olarak bunun otonom versiyonunu burada beğeniye sunduk. Bu araç şu an artık "opsiyonel insanlı" dediğimiz konfigürasyonda; yani sürücüsüz, tamamen otonom hareket edebiliyor, verilen rotayı takip edebiliyor. Bunun dışında istendiğinde insanlı olarak da kullanılabiliyor. Aracın üzerinde ilave olarak ROKETSAN tarafından geliştirilen Alka Lazer Sistemi var. Bu sistemin yüksek bir elektrik gücü ihtiyacı var; bu ihtiyacı da sağlama kabiliyetine sahip platformumuz. Bu platform, gerektiğinde bir sahra hastanesini tamamen besleyecek elektriğe sahip, gerektiğinde lazer silah sistemine enerji sağlayacak kapasiteye sahip. Bu lazer sisteminin şöyle bir önemi var. Düşük maliyetli dronlarla yüksek tahribatlar oluşturulabiliyor. Bunları imha etmek için farklı çözümler var ama bu lazer sistemi neredeyse sıfır maliyetle, elektrik enerjisini kullanarak "Şahit tipi" diyebileceğimiz dronları çok kısa sürede etkisiz hale getirebiliyor. Lazer enerjisiyle dronu deyim yerindeyse yakıyor ve imha ederek yere düşürüyor" şeklinde konuştu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na 27 tane daha ZAHA aracı teslim edileceğini belirten Kaplan, "ZAHA bildiğiniz gibi uluslararası medyada da çok fazla yer almış bir aracımız. Son olarak Steadfast tatbikatında görev yaptı; Baltık Denizi’nde, çok düşük sıcaklıklarda, zorlu bir iklimde başarıyla göz doldurdu. Bu aracımızdan 27 taneyi daha önce teslim etmiştik ve Deniz Kuvvetlerimiz memnuniyetle kullanıyordu. Fuar kapsamında bu 27 araca ek olarak yeni bir sözleşme imzaladık. Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzaladığımız bu sözleşme kapsamında üretimlere kısa sürede başlayıp envantere teslim etmeyi hedefliyoruz" dedi.
İstanbul Galatasaray’da 2 değişiklik Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk son oynadıkları Samsunspor karşılaşmasının 11’ine göre Antalyaspor karşısında 2 değişiklikle sahaya çıktı. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Galatasaray evinde Antalyaspor ile karşılaşıyor. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk son oynadıkları Samsunspor maçının 11’ine göre Akdeniz ekibi karşısında 2 değişiklik yaptı. Buruk; Günay Güvenç ile Mario Lemina’nın yerine Uğurcan Çakır ile İlkay Gündoğan’a görev verdi. Sarı-kırmızılılarda Günay Güvenç kırmızı kart cezasından, Yaser Asprilla ile Gabriel Sara da sakatlıklarından dolayı kadroda yer almadı. İlkay Gündoğan 4 maç sonra 11’de Galatasaray’da İlkay Gündoğan karşılaşmaya 11’de başladı. Son olarak Süper Lig’deki Kocaelispor maçında 11’de görev alan Gündoğan böylece 3’ü lig, 1’i de Türkiye Kupası olmak üzere 4 maç sonra 11’de yer aldı. Galatasaray’ın 11’i Sarı-kırmızılılar, Antalyaspor mücadelesine; Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira, İlkay Gündoğan, Leroy Sane, Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen 11’i ile çıktı. Yedeklerde ise Batuhan Şen, Mauro Icardi, Eren Elmalı, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Renato Nhaga, Noa Lang, Wilfried Singo, Sacha Boey ve Mario Lemina bekledi. Stat kapalı gişe Galatasaray taraftarı, Antalyaspor karşısında da takımını yalnız bırakmadı. RAMS Park’ta oynanan mücadelede tribünleri dolduran sarı-kırmızılı taraftarlar, futbolcuları tek tek tribünlere çağırırken, yaptıkları tezahüratlarla da destek verdi. Öte yandan Galatasaraylı futbolcular ısınmaya ’Anneler Günü’ pankartıyla çıktı.