EĞİTİM - 15 Temmuz 2025 Salı 11:22

Ege Üniversitesi 15 Temmuz’da bir kez daha tek yürek oldu

A
A
A
Ege Üniversitesi 15 Temmuz’da bir kez daha tek yürek oldu

Ege Üniversitesi, milli iradenin hain darbe girişimine karşı gösterdiği onurlu duruşun dokuzuncu yıl dönümünde, canları pahasına vatan müdafaası yapan kahramanları andı. Ege Üniversitesinde, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak öncülüğünde tek yürek olan akademik ve idari çalışanlar ile öğrenciler "15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü"nü kutladı.



15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler, bu yıl Türkiye genelinde olduğu gibi Ege Üniversitesinde de "Zaferin Adı Türkiye" mottosuyla yapılıyor. Türk milletinin darbecilere karşı destan yazdığı anlamlı günün yıldönümünde Ege Üniversitesinde de düzenlenen bir dizi etkinlikle hem şehitler anıldı hem de milli ruh yaşatıldı. Ege Üniversitesi Rektörlüğü koordinasyonunda düzenlenen program, EÜ Kampüsünde yer alan 15 Temmuz Anıtına Çelenk Sunma Töreni ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından şehitler için Birgivi İlahiyat Fakültesi Öğr. Gör. Osman Bostancı tarafından Kuran-ı Kerim tilavet edildi.



Programın açılışında günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, 15 Temmuz gecesi hain terör örgütüyle gerçekleştirilen zorlu mücadelede şehit olanları anarak konuşmasına başladı.


Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "15 Temmuz Demokrasi Zaferinin dokuzuncu yıl dönümünde, Devletimizin bekası için 15 Temmuz gecesi hain terör örgütüyle gerçekleştirilen zorlu mücadelede şehit olanlara Allah’tan rahmet diliyor, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Demokrasi; özüne insana saygıyı ve insan onurunu yerleştiren, hukukun üstünlüğünü esas alan, devlet-birey ilişkisini koruyan ve egemenliğin millete ait olduğu yönetim biçimidir. Ancak ne yazık ki tarih boyunca demokratik rejimler, çeşitli darbe ve darbe girişimlerinin hedefi haline gelmiştir. Ülkemizde de cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana birçok darbe ve darbe girişimi gerçekleştirilmiş; demokrasimiz, bu tür müdahalelerle kesintiye uğratılmıştır. Bu müdahaleler, başta siyasal yaşam olmak üzere ekonomik, sosyal ve toplumsal boyutta onarılması güç hasarlara sebep olmakta ve toplumları onlarca yıl geriye götürmektedir. Bizler de bugün, yakın tarihimizin en acı olaylarından birinin, demokrasimize yöneltilen hain darbe girişiminin yıldönümünde, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününü anmak ve bir kez daha idrak etmek amacıyla bir arada bulunuyoruz" diye konuştu.



"Halkımızın şanlı direnişi ve ortak iradesi ile başarısızlığa uğratıldı"


15 Temmuz’un yakın tarihin en acımasız gecesi olarak tarih sayfalarında yer aldığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "15 Temmuz 2016 tarihinde, askeri yapılar ve devlet içinde konuşlanmış FETÖ mensubu bir grup hain tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi; demokrasi tarihimizde deneyimlediğimiz diğer darbelerden ve darbe girişimlerinden farklı olarak halkımızın şanlı direnişi ve ortak iradesi ile başarısızlığa uğratılmıştır. Yakın tarihimizin en acımasız gecesi olarak tarih sayfalarına yazılan bu gecede, milletimizin iradesi hedef alınmış; kuruluşundan bu yana her şartta milletine hizmet eden yüce Meclisimiz, darbecilerin hedeflerinden biri haline gelmiştir. Ne mutlu ki o tarihi gecede milletimiz, milli iradenin tecelligahı olan yüce Meclisimize sahip çıkmak için tüm farklılıklarını bir kenara bıraktı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde bağımsızlığı, vatanı ve demokrasisi için tek yürek olan milletimiz, meydanları doldurarak ortaya koyduğu irade ile hain darbe girişimini bertaraf etti. O gün; bağımsızlığına ve geleceğine bağlılığını, cumhuriyetinin kazanımlarından asla taviz ve ödün vermeyeceğini tüm dünyaya bir kez daha haykıran kahraman halkımız, şanlı tarihimize gururla yaşatılması gereken bir kahramanlık hikâyesi daha ekledi" dedi.



"Bu alçak darbe girişimini unutmamalıyız"


Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Bugün, 15 Temmuz gecesinde kaybettiğimiz 251 vatandaşımızın ve yaralanan 2196 vatandaşımızın acısını hala yüreklerimizde hissediyoruz. Ülkemize yönelen her türlü tehdide karşı canlarını feda eden şehitlerimize ve kahramanca mücadele eden gazilerimize karşı hepimizin sorumlulukları bulunuyor. Bizler, bugün istiklal ve istikbalimizi, cumhuriyetimizi ve kazanımlarını, milli mücadelenin ardında var olan ve bugün hala yaşattığımız şanlı ruha borçluyuz. Özgürlüğüne yöneltilen her türlü tehdide karşı benzersiz bir mücadele ortaya koyan ataların torunları olarak, bizler de vatanımıza ve değerlerimize aynı kararlılıkla sahip çıkmalıyız. Tam da bu nedenle 15 Temmuz gecesinde Türk Devleti’ni ve halkını kaba kuvvetle hizaya getirmeye çalışan bu alçak darbe girişimini unutmamalıyız. Bu tarihi gecede milletimizin iradesini hedef alan hain girişimin ardındaki yapılanmayı ve bu girişimin etkilerini anlamalıyız ki bağımsızlığımızı, birlik ve beraberliğimizi hedef alan her türlü saldırıya, tıpkı Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de ve son olarak 15 Temmuz’da olduğu gibi karşı koyalım. Bizler Ege Üniversitesi olarak gerek kampüsümüzde şehit ve gazilerimizin adını yaşattığımız 15 Temmuz Demokrasi Anıtı ve 15 Temmuz Şehitleri Hatıra Korusu ile gerek vatanına ve bayrağına bağlı yetiştirdiğimiz nesillerle ülkemizin birlik ve beraberliğinin daimi kılınmasında; demokratik değerlerimizin korunmasında daima devletimizin yanında olacağız. Sözlerime son verirken bugün burada bizlerle beraber olarak demokrasiye, bayrağına, ülkesine ve değerlerine bağlılık gösteren herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bir kez daha aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad olsun" dedi.



"Milli Birlik ve Beraberlik Yürüyüşü"


Çelenk sunumu töreninin ardından katılımcılar "Milli Birlik ve Beraberlik Yürüyüşü" kapsamında 15 Şehitleri Hatıra Koruluğuna yürüdü. Ege Üniversitesi ailesi, korulukta şehitlerin anısına toplu halde karanfil bıraktı. Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri, Fen Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen "Türkiye’de Darbeler ve 15 Temmuz Darbe Girişiminin Analizi" başlıklı konferansla devam etti. Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Fevzi Çakmak’ın konuşmacı olarak yer aldığı konferans akademik ve idari çalışanlar ile öğrenciler katıldı.



Program kapsamında Fen Fakültesi Konferans Salonu Fuaye Alanında "15 Temmuz Şehitlerimize Minnet ve Saygıyla" fotoğraf sergisi ziyarete açıldı. Konferansın sonunda salon önünde şehitlerin anısına lokma hayrı gerçekleştirildi.



Ege Üniversitesi 15 Temmuz’da bir kez daha tek yürek oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
İstanbul Şampiyon Galatasaray sezonu Kasımpaşa’da tamamlayacak Şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında yarın Kasımpaşa’ya konuk olacak. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında şampiyon Galatasaray yarın saat 20.00’de deplasmanda Kasımpaşa ile mücadele edecek. Ligde sarı-kırmızılıların 24 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda 77 puanı bulunuyor. Lacivert-beyazlılar ise 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 15 mağlubiyet sonucunda topladığı 32 puanla 14. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta evinde oynadığı Antalyaspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan Galatasaray, ligin son haftasında Kasımpaşa’yı mağlup ederek sezonu tamamlamak istiyor. 44. randevu Kasımpaşa ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 43 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 27 defa sahadan galip ayrılırken, Paşa ise 7 kez rakibini mağlup edebildi. 9 maçta ise kazanan taraf çıkmadı. Rekabette Aslan’ın 90 golüne, lacivert-beyazlılar 48 golle yanıt verdi. Ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 3-0’lık skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de mağlubiyetlerinin hepsini deplasman maçlarında yaşadı. Sarı-kırmızılılar söz konusu 16 karşılaşmada 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Samsunspor ile karşı karşıya gelirken, rakibine 4-1’lik skorla yenildi. Ligin en golcü ve en az gol yiyen takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücumda ve savunmada da zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 33 mücadelede rakip fileleri 77 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı. Aslan ayrıca Göztepe ile birlikte 29’ar golle en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor. Victor Osimhen cezalı Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen, sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek. Sakatlıkları bulunan Gabriel Sara ile Yaser Asprilla’nın da forma giymesi beklenmiyor. Adnan Deniz Kayatepe düdük çalacak Kasımpaşa ile Galatasaray arasında oynanacak maçı hakem Adnan Deniz Kayatepe yönetecek. Kayatepe’nin yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise İlker Yasin Avcı olacak.
Aydın Altı Nokta Başkanı Özen: "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen Erişilebilirlik Günü’ne dikkat çeken Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen; "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" dedi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son günü ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen "Erişilebilirlik Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Başkan Özen, erişilebilirliğin engelli bireyler açısından bir tercih ya da ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, erişilebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Engelliler Haftası boyunca Aydın’da gerçekleştirilen etkinlikler, farkındalık çalışmaları ve kurum ziyaretleriyle görme engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını kaydeden Özen, özellikle erişilebilirlik konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hafta kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüne de değinen Özen, yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olmasının dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olması, erişilebilirlik konusunda hala ciddi bir bilinç eksikliği bulunduğunu göstermiştir. Erişilebilirlik yalnızca fiziki düzenlemelerden ibaret değildir. Erişilebilirlik; engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmesinin temel şartıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 16 Mayıs’ın "Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesini son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Bayram Özen, söz konusu yaklaşımın yalnızca sembolik düzeyde kalmaması gerektiğini vurguladı. Özen açıklamasında "Cumhurbaşkanlığımız tarafından ilan edilen Erişilebilirlik Günü’nü son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşım, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı açısından güçlü bir iradenin ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak erişilebilirlik anlayışı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmamalı, sokakta, kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, dijital platformlarda ve hayatın her alanında eksiksiz şekilde uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Hafta boyunca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlarla gerçekleştirilen temasların önemine de değinen Özen, erişilebilir bir Türkiye hedefi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.