SAĞLIK - 24 Kasım 2025 Pazartesi 10:33

Dünya diplomasisinin İzmir’de buluştuğu tarihi kongre

A
A
A
Dünya diplomasisinin İzmir’de buluştuğu tarihi kongre

Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) tarafından, Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Sağlık Turizmi Köprüleri: Türkiye’de Sağlık Diplomasisi ve İnovasyon Kongresi, 21-22 Kasım tarihlerinde İzmir Balçova’da dünyanın dört bir yanından üst düzey diplomatik temsilcileri bir araya getirdi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliği doğrultusunda hayata geçirilen kongre; Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı destekleriyle gerçekleştirildi. Türkiye’nin sağlık diplomasisi, inovasyon kapasitesi ve uluslararası marka değerini güçlendirmeyi hedefleyen bu büyük buluşma, ülkemizin küresel sağlık turizmindeki lider konumunu pekiştiren önemli bir platforma dönüştü. Bu ulusal vizyonu doğru analiz ederek akademik camiayı, bilim insanlarını, sektör temsilcilerini ve devletler arası diplomatik misyonları aynı çatı altında buluşturan isim ise SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay oldu. Prof. Dr. Bay’ın stratejik öngörüsü ve uluslararası etki oluşturan güçlü liderliği sayesinde kongre, bilimsel bir organizasyonun ötesine geçerek Türkiye’nin sağlık diplomasisi gücünü dünyaya tanıtan bir zirve niteliği kazandı.



65 ülkeden katılım


Kongrenin açılış oturumu, 65 ülkeden diplomatik misyon temsilcisi, büyükelçi, maslahatgüzar, ataşe ve uluslararası delegasyonun katılımıyla gerçekleştirildi. Bu güçlü uluslararası temsil, Türkiye’nin sağlık diplomasisi alanındaki küresel güvenilirliğini, iş birliği kapasitesini ve liderliğini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye ve uluslararası arenanın önde gelen üniversitelerinden bilim insanları sunumlar gerçekleştirdi. Panellerde; sağlık diplomasisi, sağlık turizminde stratejik yönetim, bilimsel araştırmalar, sağlık inovasyonu ile teknoloji, başlıkları ele alındı.


Ayrıca 22 Kasım tarihindeki Efes ile Meryem Ana Kültür Turu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirildi. Dünya mirası Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Evi, uluslararası delegeler tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Günün sonunda heyet, Yediuyuyanlar’da yapılan geleneksel molada Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay’ın kendi elleriyle hazırladığı gözlemeler ve çay ikramı ile ağırlandı. Kongre kapsamında gerçekleştirilen B2B İş Forumu, uluslararası sağlık turizmi kurumları ile Türk sağlık sektörü arasında yeni iş birlikleri kurulmasını sağladı. Ayrıca fuaye alanında yer alan kurumsal stant bölümü, Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenerek firmalara küresel görünürlük kazandırdı. Bu kongre; Türkiye’nin sağlık turizmi marka değerini uluslararası alanda güçlendiren, Diplomatik ilişkileri ileri seviyeye taşıyan, Bilimsel ve sektörel iş birliklerini genişleten öncü bir platform oldu. SATKOF, Türkiye’nin sağlık diplomasisi vizyonunu dünyaya taşımaya kararlılıkla devam edecek.



"Sağlık Turizmi Türkiye"


Uluslararası Sağlık Turizmi Köprüleri Türkiye’de Sağlık Diplomasisi ve İnovasyon Zirvesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Bay, "İzmir’in ne anlama geldiğini yerinde göstermek ve tanıtımın ötesine geçmek için Selçuk Antik Kenti turu da içeren bir gezi programı hazırladık. Etkinliğin ilk günü delegasyon toplantımız gerçekleşti; Sağlık turizminde en büyük sıkıntının vize işlemleri olduğunu görüyoruz ve bu konuda bakanlıklarımızın güçlü desteğini alarak koordinasyonu sağlamaya çalışıyoruz. Etkinliğin ikinci günü dermatoloji, estetik, karaciğer nakli, kozmetoloji, ilaç tedavileri, saç ekimi, diş ve göz sağlığı gibi alanlarda bilimsel oturumlarımız ve panellerimiz bulunuyor. Hastaneler ve özel sağlık sigortaları kendi sunumlarını gerçekleştiriyor; çünkü komplikasyon sigortası sağlık turizmi mevzuatına girdi ve turistik amaçla gelen hastalar, hasta olmasalar bile sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu kapsamda geliştirdiğimiz yapay zeka sistemi ile ‘Sağlık Turizmi Türkiye’ araması yapıldığında hastaların ilgili merkezlerle eşleştirilmesini sağlıyor; yalnızca sağlık alanında değil, turistik faaliyetler ile yeme, içme ve gıda güvenliği açısından da altyapı oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı.



Dünya diplomasisinin İzmir’de buluştuğu tarihi kongre

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."
İstanbul Sivas’tan İstanbul’a getirdiği pembe traktörle gelin almaya gitti Sivas’tan getirdiği pembe traktörü gelin arabasına çeviren Doğukan Turgut, Kağıthane’de gelini aldıktan sonra traktörle birlikte Eminönü’ne gitti. İlgi çeken pembe traktör vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. Sivas’ta çiftçilik yapan Doğukan Turgut (26), dünyaevine girdiği Sema Turgut’u (24) süslediği pembe traktörle almaya gitti. Kağıthane’deki gelin alma merasiminin ardından çift, pembe traktörün başını çektiği konvoy eşliğinde Eminönü’ne hareket etti. İlgi çeken traktör, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. "Pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık" Pembe traktörüyle daha önce sosyal farkındalık çalışması yaptıklarını belirten Doğukan Turgut, "İki yıl önce pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık, oldukça ilgi gördü. Geçen yıl Konya Tarım Fuarı’nda birinci oldu. O zamanlar sevgiliydik, bugün evlenmek nasip oldu. Pembe traktörümüzü İstanbul’a getirdik. Anadolu’da yaşayan köylü çocuklarına kız verilmemesi gibi bir ön yargı var. İnsanlar köyde yaşayacağınızı duyunca olumsuz yaklaşabiliyor. Oysa iki gönül bir olduktan sonra nerede yaşadığınızın, ne iş yaptığınızın önemi yok" şeklinde konuştu. "İnsanların ön yargılarını kırmak istiyoruz" Konuşmasının devamında köyde yaşayan insanların üretim yapması gerektiğine dikkat çeken Turgut, "Biz köyde üretim yapıyoruz. İnsanların daha iyi gıdaya ulaşması için çalışıyoruz. Köyde yaşayan insanlar üretmezse gıda nasıl sağlanacak? Bu farkındalığı oluşturmak istiyoruz" dedi. Gelin Sema Turgut ise çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Aracın yapım sürecinde yanındaydım. Çok gurur verici, kendisiyle gurur duyuyorum" diye konuştu.
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.