Yerel Haberler
İzmir
09 Ocak 2026 Cuma - 14:24 AK Partili Saygılı: "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bornova’da depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Kars Halil Atilla İlkokulu’nun yeniden yapımı sürecinde, Bornova Belediyesi’nin yapı ruhsatı vermeyerek süreci tıkadığını iddia etti. Saygılı, "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bornova ilçesinde bulunan Kars Halil Atilla İlkokulu’nun yeniden inşa süreciyle ilgili yazılı bir açıklama yaparak Bornova Belediyesi’ne yönelik eleştirilerde bulundu. Milli Eğitim ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıklarının tüm hazırlıkları tamamlamasına rağmen belediyenin ruhsat vermediğini savunan Saygılı, krizin Bakanlık müdahalesiyle aşıldığını duyurdu. "Sorun CHP belediyeciliği" Açıklamasında "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor" ifadelerini kullanan Saygılı, şunları kaydetti: "CHP Belediyeciliği bahane ürettiği kadar eser ve hizmet üretseydi, bugün İzmir’in yerel sorunlarını çoktan çözmüş olurduk. Konumuz: Bornova. Yine aynı hikâye, yine aynı CHP! Bornova’daki Kars Halil Atilla okulumuz depreme dayanıksız olduğu sebebiyle Bakanlığımızca yıkılıyor. Çocukların güvenliği her şeyimiz. Buraya kadar her şey normal. Milli Eğitim ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıklarımız üzerlerine düşeni yapıp yeniden inşa edilecek okulumuz için yatırım programına alma, ruhsat başvuruları ve diğer bürokratik işlemleri eksiksizce yapıyor. Buraya kadar da her şey normal. Madem öyle hemen okulun yapımına başlayın sorun ne dediğinizi duyar gibiyim. Sorun CHP Belediyeciliği! Sorun, yandaşlara konser adı altında fahiş ödemeler sunarken belediye personellerine maaş ödemeyen CHP’nin İzmir aklı. Sorun, İzmir’in ilçelerinin caddelerini, sokaklarını çöp yığınlarına teslim ederken tatil beldelerinde güneşlenmekten hicap duymayan CHP’nin İzmir kadroları." "Ruhsat vermeyen Bornova Belediyesi" Okulun tüm imkanlarının hazır olduğunu vurgulayan Saygılı, "Sorun, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzce kendisine sunulan vaziyet planı ve mimari uygulama projelerini işleme koyup ’yapı ruhsatı vermeyen’ Bornova Belediyesi! Yapılacak olan okulun yeri hazır, projesi hazır, yatırım planında yeri hazır, Bakanlığımızca ödeneği de hazır. Ama CHP Belediyeciliği millete hizmet etmeye hazır değil. Bornova Belediyesi, kendi okulunda okuyamadığı için mağdur olan evlatlarımızı, onları farklı lokasyonlardaki okullara götürmek zorunda kalan aileleri mutlu etmeye hazır değil" dedi. "Bakanlık müdahalesiyle çözüldü" Sürecin Ankara nezdindeki girişimlerle çözüldüğünü belirten Saygılı, "AK Parti Genel Başkan Yardımcımız ve Genel Sekreterimiz Eyyüp Kadir İnan ve değerli milletvekillerimizin girişimleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sn. Murat Kurum’un takdirleriyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 26. maddesi kapsamında Bornova Belediyesi’nin engel olduğu durum çözüme kavuşturulmuştur. İzmir’in ve Bornova’nın yükünü almak yerine İzmirli öğrencilere ve ailelerine yük olan Bornova Belediyesi’dir. Borçsuz devraldıkları bir belediyeyi gırtlağına kadar borca batıran da Bornova belediyesini yöneten zihniyettir" ifadelerini kullandı. "Hizmet üretin, hezimet üretmeyin" Bornova Belediyesi ve İzmir’deki diğer CHP’li belediyelere çağrıda bulunan Bilal Saygılı, açıklamasını şöyle tamamladı: "Eser verin, hasar vermeyin. Hizmet üretin, hezimet üretmeyin. Yapan olun, bozan olmayın. Sizin siyasetinizin merkezine yerleştirdiğiniz ucuz hesaplara, millete kötülük yapacak kadar içine girdiğiniz haset kuyularına, çarpık yerel siyaset anlayışınıza, beceriksizliği bir politika pratiği olarak savunan karanlığınıza prim vermeyeceğiz. İzmir için çalışmaya, üretmeye, eser ve hizmet siyasetimizin nüvelerini İzmir’in dört bir köşesine taşımaya devam edeceğiz."
09 Ocak 2026 Cuma - 14:23 İzmir Adliyesinin 2025 bilançosu açıklandı: Karar sayısında büyük artış İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 2025 yılına ait adli istatistikleri ve yürütülen soruşturmalara ilişkin verileri paylaştı. Verilere göre, terör suçlarından tutuklananların sayısında ve uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda önemli artış gözlendi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açıklanan verilere göre, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla soruşturma dosyası sayısı 223 bin 397’ye ulaştı. Karar sayısı, bir önceki yıla oranla 9 bin 578 artarak 197 bin 563 olarak kayıtlara geçti. 2025 yılı genel dosya temizleme oranı ise yüzde 88,26 olarak gerçekleşti. Yıl içerisinde Ağır Ceza Mahkemelerine 12 bin 615, Asliye Ceza Mahkemelerine 42 bin 332, Çocuk Mahkemelerine ise 2 bin 479 adet iddianame düzenlendi. Ayrıca 103 bin 211 dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verildi. Terör suçlarında 629 tutuklama Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu verilerine göre; terör örgütü üyeliği, propagandası ve finansmanı gibi suçlar kapsamında 2024 yılında 659 olan gözaltı sayısı, 2025 yılında bin 881’e yükseldi. Adliyeye sevk edilen kişi sayısı 645’ten bin 383’e çıkarken, tutuklanan kişi sayısı ise 220’den 629’a yükseldi. Kadına yönelik şiddetle mücadele: 597 Tutuklama Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet Suçları Soruşturma Bürosu, 2025 yılında 15 bin 691 yeni evrak kaydetti. Bu süreçte 12 bin 604 dosya karara bağlandı. Ayrıca, kasten yaralama ile ilgili 4 bin 558 soruşturma dosyasında 2 bin 19 şüpheliye adli işlem yapıldı, 448 kişi tutuklanırken ısrarlı takiple ilgili Bin 647 dosyadan 97 şüpheli tutuklandı. Tehditle ilgili 3 bin 678 dosyada 52 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilirken basit yaralamayla alakalı tutuklamaya sevk edilen 657 kişiden 331’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Uyuşturucu ile mücadele ve ’Bağımsızlık Köyü’ projesi Uyuşturucu Suçları Soruşturma Bürosu’na 2025 yılında 29 bin 545 yeni dosya geldi. Devredenlerle birlikte toplam 44 bin 868 dosyadan 21 bin 28’i sonuçlandırıldı. "Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti" suçundan açılan 3 bin 515 dosyada 7 bin 20 kişi gözaltına alınırken, bin 691 kişi tutuklandı. Öte yandan, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele kapsamında Buca Kaynaklar’da "İzmir Bağımsızlık Köyü Projesi" çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Cezaevi ve denetimli serbestlik verileri İzmir’deki Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarına yıl içinde 18 bin 948 kişi giriş yaparken, 18 bin 974 kişinin çıkışı sağlandı. Açık Ceza İnfaz Kurumlarında ise 16 bin 227 giriş, 16 bin 3 çıkış kaydı tutuldu. Mevcut durumda İzmir genelindeki cezaevlerinde toplam 14 bin 725 hükümlü ve tutuklu bulunuyor. Denetimli Serbestlik verilerinde ise elektronik kelepçe kullanımındaki artış dikkat çekti. 2024 yılında 47 olan elektronik kelepçe uygulaması, 2025 yılında 578’e yükseldi. Ayrıca 11. Yargı Paketi kapsamında değerlendirilen 3 bin 620 hükümlüden bin 314’ü yasadan yararlandı. Çocuk suçları ve diğer soruşturmalar Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 2025 yılında 8 bin 438 soruşturma açıldı. Tutuklamaya sevk edilen 388 çocuktan 265’i tutuklanırken, 122 çocuk hakkında adli kontrol kararı verildi. Çevre, imar ve orman suçlarına yönelik bin 626 dosyadan 890’ı için kamu davası açıldı. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet kapsamında ise 669 dosyadan 153’ü davaya dönüştü.
AK Partili Saygılı: "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor"
09 Ocak 2026 Cuma - 14:24 AK Partili Saygılı: "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bornova’da depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Kars Halil Atilla İlkokulu’nun yeniden yapımı sürecinde, Bornova Belediyesi’nin yapı ruhsatı vermeyerek süreci tıkadığını iddia etti. Saygılı, "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bornova ilçesinde bulunan Kars Halil Atilla İlkokulu’nun yeniden inşa süreciyle ilgili yazılı bir açıklama yaparak Bornova Belediyesi’ne yönelik eleştirilerde bulundu. Milli Eğitim ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıklarının tüm hazırlıkları tamamlamasına rağmen belediyenin ruhsat vermediğini savunan Saygılı, krizin Bakanlık müdahalesiyle aşıldığını duyurdu. "Sorun CHP belediyeciliği" Açıklamasında "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor" ifadelerini kullanan Saygılı, şunları kaydetti: "CHP Belediyeciliği bahane ürettiği kadar eser ve hizmet üretseydi, bugün İzmir’in yerel sorunlarını çoktan çözmüş olurduk. Konumuz: Bornova. Yine aynı hikâye, yine aynı CHP! Bornova’daki Kars Halil Atilla okulumuz depreme dayanıksız olduğu sebebiyle Bakanlığımızca yıkılıyor. Çocukların güvenliği her şeyimiz. Buraya kadar her şey normal. Milli Eğitim ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıklarımız üzerlerine düşeni yapıp yeniden inşa edilecek okulumuz için yatırım programına alma, ruhsat başvuruları ve diğer bürokratik işlemleri eksiksizce yapıyor. Buraya kadar da her şey normal. Madem öyle hemen okulun yapımına başlayın sorun ne dediğinizi duyar gibiyim. Sorun CHP Belediyeciliği! Sorun, yandaşlara konser adı altında fahiş ödemeler sunarken belediye personellerine maaş ödemeyen CHP’nin İzmir aklı. Sorun, İzmir’in ilçelerinin caddelerini, sokaklarını çöp yığınlarına teslim ederken tatil beldelerinde güneşlenmekten hicap duymayan CHP’nin İzmir kadroları." "Ruhsat vermeyen Bornova Belediyesi" Okulun tüm imkanlarının hazır olduğunu vurgulayan Saygılı, "Sorun, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzce kendisine sunulan vaziyet planı ve mimari uygulama projelerini işleme koyup ’yapı ruhsatı vermeyen’ Bornova Belediyesi! Yapılacak olan okulun yeri hazır, projesi hazır, yatırım planında yeri hazır, Bakanlığımızca ödeneği de hazır. Ama CHP Belediyeciliği millete hizmet etmeye hazır değil. Bornova Belediyesi, kendi okulunda okuyamadığı için mağdur olan evlatlarımızı, onları farklı lokasyonlardaki okullara götürmek zorunda kalan aileleri mutlu etmeye hazır değil" dedi. "Bakanlık müdahalesiyle çözüldü" Sürecin Ankara nezdindeki girişimlerle çözüldüğünü belirten Saygılı, "AK Parti Genel Başkan Yardımcımız ve Genel Sekreterimiz Eyyüp Kadir İnan ve değerli milletvekillerimizin girişimleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sn. Murat Kurum’un takdirleriyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 26. maddesi kapsamında Bornova Belediyesi’nin engel olduğu durum çözüme kavuşturulmuştur. İzmir’in ve Bornova’nın yükünü almak yerine İzmirli öğrencilere ve ailelerine yük olan Bornova Belediyesi’dir. Borçsuz devraldıkları bir belediyeyi gırtlağına kadar borca batıran da Bornova belediyesini yöneten zihniyettir" ifadelerini kullandı. "Hizmet üretin, hezimet üretmeyin" Bornova Belediyesi ve İzmir’deki diğer CHP’li belediyelere çağrıda bulunan Bilal Saygılı, açıklamasını şöyle tamamladı: "Eser verin, hasar vermeyin. Hizmet üretin, hezimet üretmeyin. Yapan olun, bozan olmayın. Sizin siyasetinizin merkezine yerleştirdiğiniz ucuz hesaplara, millete kötülük yapacak kadar içine girdiğiniz haset kuyularına, çarpık yerel siyaset anlayışınıza, beceriksizliği bir politika pratiği olarak savunan karanlığınıza prim vermeyeceğiz. İzmir için çalışmaya, üretmeye, eser ve hizmet siyasetimizin nüvelerini İzmir’in dört bir köşesine taşımaya devam edeceğiz."
İzmir Adliyesinin 2025 bilançosu açıklandı: Karar sayısında büyük artış
09 Ocak 2026 Cuma - 14:23 İzmir Adliyesinin 2025 bilançosu açıklandı: Karar sayısında büyük artış İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 2025 yılına ait adli istatistikleri ve yürütülen soruşturmalara ilişkin verileri paylaştı. Verilere göre, terör suçlarından tutuklananların sayısında ve uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda önemli artış gözlendi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açıklanan verilere göre, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla soruşturma dosyası sayısı 223 bin 397’ye ulaştı. Karar sayısı, bir önceki yıla oranla 9 bin 578 artarak 197 bin 563 olarak kayıtlara geçti. 2025 yılı genel dosya temizleme oranı ise yüzde 88,26 olarak gerçekleşti. Yıl içerisinde Ağır Ceza Mahkemelerine 12 bin 615, Asliye Ceza Mahkemelerine 42 bin 332, Çocuk Mahkemelerine ise 2 bin 479 adet iddianame düzenlendi. Ayrıca 103 bin 211 dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verildi. Terör suçlarında 629 tutuklama Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu verilerine göre; terör örgütü üyeliği, propagandası ve finansmanı gibi suçlar kapsamında 2024 yılında 659 olan gözaltı sayısı, 2025 yılında bin 881’e yükseldi. Adliyeye sevk edilen kişi sayısı 645’ten bin 383’e çıkarken, tutuklanan kişi sayısı ise 220’den 629’a yükseldi. Kadına yönelik şiddetle mücadele: 597 Tutuklama Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet Suçları Soruşturma Bürosu, 2025 yılında 15 bin 691 yeni evrak kaydetti. Bu süreçte 12 bin 604 dosya karara bağlandı. Ayrıca, kasten yaralama ile ilgili 4 bin 558 soruşturma dosyasında 2 bin 19 şüpheliye adli işlem yapıldı, 448 kişi tutuklanırken ısrarlı takiple ilgili Bin 647 dosyadan 97 şüpheli tutuklandı. Tehditle ilgili 3 bin 678 dosyada 52 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilirken basit yaralamayla alakalı tutuklamaya sevk edilen 657 kişiden 331’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Uyuşturucu ile mücadele ve ’Bağımsızlık Köyü’ projesi Uyuşturucu Suçları Soruşturma Bürosu’na 2025 yılında 29 bin 545 yeni dosya geldi. Devredenlerle birlikte toplam 44 bin 868 dosyadan 21 bin 28’i sonuçlandırıldı. "Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti" suçundan açılan 3 bin 515 dosyada 7 bin 20 kişi gözaltına alınırken, bin 691 kişi tutuklandı. Öte yandan, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele kapsamında Buca Kaynaklar’da "İzmir Bağımsızlık Köyü Projesi" çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Cezaevi ve denetimli serbestlik verileri İzmir’deki Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarına yıl içinde 18 bin 948 kişi giriş yaparken, 18 bin 974 kişinin çıkışı sağlandı. Açık Ceza İnfaz Kurumlarında ise 16 bin 227 giriş, 16 bin 3 çıkış kaydı tutuldu. Mevcut durumda İzmir genelindeki cezaevlerinde toplam 14 bin 725 hükümlü ve tutuklu bulunuyor. Denetimli Serbestlik verilerinde ise elektronik kelepçe kullanımındaki artış dikkat çekti. 2024 yılında 47 olan elektronik kelepçe uygulaması, 2025 yılında 578’e yükseldi. Ayrıca 11. Yargı Paketi kapsamında değerlendirilen 3 bin 620 hükümlüden bin 314’ü yasadan yararlandı. Çocuk suçları ve diğer soruşturmalar Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 2025 yılında 8 bin 438 soruşturma açıldı. Tutuklamaya sevk edilen 388 çocuktan 265’i tutuklanırken, 122 çocuk hakkında adli kontrol kararı verildi. Çevre, imar ve orman suçlarına yönelik bin 626 dosyadan 890’ı için kamu davası açıldı. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet kapsamında ise 669 dosyadan 153’ü davaya dönüştü.
İzmir’de ’11. Yargı Paketi’nden bin 667 hükümlü yararlandı
09 Ocak 2026 Cuma - 12:36 İzmir’de ’11. Yargı Paketi’nden bin 667 hükümlü yararlandı İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’ın 10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü vesilesiyle düzenlediği buluşmada, 11. Yargı Paketi kapsamında İzmir’de şu ana kadar bin 667 hükümlünün infaz indiriminden yararlandığı açıklandı. Başsavcıvekili Aydoğan Sansak, bu kapsamda 349 hükümlünün açık cezaevine geçtiğini, bin 318 hükümlünün ise denetimli serbestlikten faydalanarak tahliye edildiğini bildirdi. Dünya Gazeteciler Günü kapsamında, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’ın ev sahipliğinde İzmir Adliyesi Sosyal Tesisleri’nde medya mensuplarıyla bir araya gelindi. Ulusal ve yerel basın kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı programa; İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyon Başkanı Gökberk Sunal ve İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Aydoğan Sansak da katıldı. 11. Yargı Paketi verileri paylaşıldı Toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhuriyet Başsavcıvekili Aydoğan Sansak, kamuoyunun yakından takip ettiği 11. Yargı Paketi ve infaz düzenlemelerine ilişkin güncel rakamları paylaştı. İzmir genelindeki infaz sürecine değinen Sansak, düzenlemeden faydalanan bin 667 hükümlünün durumuna ilişkin şu detayları verdi: Kapalıdan Açığa Geçiş: 349 hükümlü, kapalı ceza infaz kurumlarından açık ceza infaz kurumlarına nakledildi. Denetimli Serbestlik: Bin 318 hükümlü ise açık ceza infaz kurumundan denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanarak tahliye edildi. Adli çalışmalar masaya yatırıldı Samimi bir atmosferde gerçekleşen soru-cevap bölümünde, sadece infaz yasası değil, İzmir genelinde yürütülen operasyonlar ve güncel hukuki süreçler de değerlendirildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, yargı süreçlerinin şeffaflığı ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi noktasında medyanın önemine dikkat çekti. Programın sonunda Başsavcı Ali Yeldan, basın mensuplarının gününü tek tek kutladı. Buluşma, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Eski usul alışveriş fileleri Bergama’da yenidan hayat buluyor
09 Ocak 2026 Cuma - 12:05 Eski usul alışveriş fileleri Bergama’da yenidan hayat buluyor Bergama’da çevre dostu üretimin ve kadın emeğinin simgesi haline gelen Bergama Kadın Kooperatifi, naylon poşetlere karşı başlattığı örgü file üretimiyle hem doğayı koruyor hem de kadınlara ekonomik güç kazandırıyor. Kooperatif Başkanı Reyhan Üçüncü, yaptığı açıklamada kooperatifin 2016 yılında 7 kurucu ortakla kurulduğunu hatırlatarak şu bilgileri paylaştı: "Kooperatifimiz; Ruhsal Döşemeci, Meltem Er, Tevhide Kaya, Serpil Güler, Sema Kocakülah, Zuhal Uzuncukluoğlu Durdu ve Ayfer Yeşil’in öncülüğünde kuruldu. Kuruluş sürecimizde dönemin Belediye Başkanı Sayın Mehmet Gönenç’in çok büyük emeği ve desteği oldu. Kooperatif sözleşmemiz ve resmi işlemlerimiz ise belediye çalışanı Ersin Güleç tarafından hazırlandı." Naylon poşete karşı örgü file 2017 yılında çevreye duyarlı bir üretim anlayışıyla örgü pazar filesi üretimine başladıklarını belirten Başkan Üçüncü, bu süreçte Bergama Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bergama Ticaret Odası’nın kooperatife önemli destekler verdiğini vurguladı. Üçüncü, "Sadece file üretmekle kalmadık. Atıl durumda bulunan ipek kozalarından yaka çiçekleri ve aksesuarlar üretmeye başladık. Aynı zamanda gönüllü kadınlarımıza file örme kursları açarak birçok kadına bu işi öğrettik." dedi. Kadınların evlerinden üretime katılabildiğini ifade eden Üçüncü, iplik ve aparatlar kooperatif tarafından sağlanarak kadınların hem çocuklarıyla ilgilenip hem de ev ekonomisine katkı sunduğunu söyledi. Ürün çeşitliliği artıyor, pazar büyüyor 2019 yılında hambez torbalı file üretimine geçildiğini aktaran Başkan Üçüncü, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı tarafından kooperatife hibe edilen overlok ve sanayi tipi dikiş makineleriyle üretimin daha profesyonel hale geldiğini belirterek, "Zaman içinde ürün çeşitliliğimizi artırdık, toptan siparişler almaya başladık. Festivaller, şenlikler ve aldığımız eğitimlerle hem pazar ağımızı büyütüyor hem de kendimizi geliştiriyoruz." diye konuştu. Doğrudan üreten kazanıyor Bergama Kadın Kooperatifi’nin en önemli farkının doğrudan üreticinin kazandığı bir yapıya sahip olması olduğunu vurgulayan Üçüncü, kooperatifin aynı zamanda çevre dostu kimliğiyle tanındığını ifade ederek, şöyle devam etti: "Bugün kooperatifimiz başkanlığımda Ruhsal Döşemeci ve M. Figen Böke’nin de yönetiminde, 21 ortaklı güçlü bir yapıya ulaşmıştır. Sloganımız ‘Birlikte Güçlüyüz’. Eskinin fileleri bugün yeniden Bergama sokaklarında. Bu sadece bir üretim değil; doğaya, emeğe ve dayanışmaya sahip çıkma meselesidir."
Menemen’de ücretsiz ringler vatandaşı memnun ediyor
09 Ocak 2026 Cuma - 11:47 Menemen’de ücretsiz ringler vatandaşı memnun ediyor Menemen Belediyesi tarafından başlatılan ve ulaşımda toplam 14 hatta hizmet veren ücretsiz ring servisler, vatandaşın ulaşım alanında derdine derman oldu. Vatandaşlar, bu sayede pazar yerleri başta olmak üzere ihtiyaç duydukları yerlere güvenli ve konforlu bir şekilde ulaşırken, esnaf da uygulamadan memnun. Menemen’de kent içi ulaşımın yıldızı ücretsiz ring seferler oldu. Başta pazar yerleri olmak üzere toplam 14 farklı hatta gerçekleştirilen ring seferler, uygulamanın başlangıcından bugüne vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Başta Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri olmak üzere Koyundere Kapalı Pazar Yeri, Türkelli Kapalı Pazar Yeri, Kent-2 Kapalı Pazar Yeri gibi pazar yerlerine düzenlenen ring servisler, hem alışveriş yapmak isteyen vatandaşlara ulaşım kolaylığı sağlıyor, hem de esnafı kalkındırıyor. Menemen İZBAN ve Mermerli arasındaki kent içi ring sefer ise Menemen’in merkezindeki hareketliliği sağlarken, işine gidip gelen vatandaşlar için de büyük kolaylık sağlıyor. Menemen’de yaşayan vatandaşlar uygulamadan duyduğu memnuniyeti ifade ederken, Başkan Aydın Pehlivan ve emeği geçenlere teşekkür ediyor. "Hemşehrilerimiz servislerimizden çok memnun" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "İlçemizde ring servislerimiz her kesimden vatandaşımız tarafından yoğun bir şekilde kullanılıyor. Kentimizdeki ulaşım kooperatiflerimizin ve ulaşımdan geçimini sağlayan esnafımızın işlerine zarar vermeden, her kesimin haklarına saygılı bir şekilde düzenlediğimiz ring sefer hatlarımız, hem işine gidip gelen hem alışveriş için pazar yerlerine giden vatandaşlarımıza güvenli ve konforlu bir yolculuk sunuyor. Yaklaşık 100 kalemde gerçekleştirdiğimiz ücretsiz hizmetlerimizden biri olan ve 14 farklı hatta çalışan ring seferlerimizle, hemşehrilerimizin yüzünü güldürmeye devam edeceğiz." diye konuştu. Hangi hatlarda ring servis düzenleniyor? İZBAN - Mermerli Kasımpaşa - Eski otogar Buruncuk - Türkelli Kapalı Pazar Yeri Hatundere - Türkelli Kapalı Pazar Yeri Ahıska TOKİ - Koyundere Kapalı Pazar Yeri Nar Evleri - Koyundere Kapalı Pazar Yeri Ulu Koop. - Kent-2 Kapalı Pazar Yeri Ulucak - Kent-2 Kapalı Pazar Yeri Kasımpaşa - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Kazımpaşa - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Villakent ve Seyrek - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Yahşelli (Işıklar) - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Yahşelli (Çınarlı) - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Tuzçullu - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri
Ege Üniversitesi Özbekistan ile olan iş birliklerini güçlendiriyor
09 Ocak 2026 Cuma - 10:46 Ege Üniversitesi Özbekistan ile olan iş birliklerini güçlendiriyor Ege Üniversitesi, 2030 Yükseköğretim Yol Haritası ve uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Türk Dünyası ile iş birliklerini güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Özbekistan Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı Başkan Yardımcısı Rukhullo Zikrillaev ve beraberindeki heyet, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı ile bir araya geldi. Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) himayelerinde; Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu’na bağlı Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı ile Ege Üniversitesi arasında, Özbekistan’da tekstil mühendisliği ve tasarımı alanlarında eğitim-öğretim, akademik, bilimsel ve toplumsal katkıya yönelik iş birliği olanaklarının değerlendirilmesi amacıyla planlanan toplantıların ilki EÜ Senato Salonu’nda gerçekleştirildi. "Türk Dünyası ile yeni bilimsel iş birliklerine imza atıyoruz" Toplantıda konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, " Ülkemizin köklü üniversitelerinden birisi olarak bilimsel birikimimizi başta Türk Dünyası olmak üzere küresel ölçekte görünür kılmak için yeni uluslararası akademik ve bilimsel iş birliklerine imza atıyoruz. Bu kapsamda Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu bünyesinde faaliyet gösteren Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı ile tekstil mühendisliği ve tasarımı alanlarına iş birliği fırsatlarını değerlendirmek adına bir araya geldik. Özbekistan’daki hafif sanayi sektörünün kapsamlı gelişimine, üretim hacimlerinin artırılmasına, ileri teknolojilerin getirilmesine ve ihracat potansiyelinin genişletilmesine öncülük eden Ajans ile Üniversitemizin bilgi birikimini buluşturarak Özbekistan ile süregelen ortaklıklarımıza yenilerini eklemek istiyoruz. İki ülke arasındaki ortak kültürel mirasımızın kadim değerlerini temel alan yaklaşımımız doğrultusunda, uzun yıllardır başarıyla sürdürdüğümüz akademik iş birliklerinizi yeni alanlarla genişletmeyi hedefliyoruz. Özbekistan ile kurulan güçlü bağların ortak hedefler doğrultusunda daha da pekişerek devam edeceğine inanıyoruz" dedi. "Ege Üniversitesinin tekstil ve tasarım alanında güçlü birikimi var" Hafif Sanayi Geliştirme Ajansının çalışmaları hakkında bilgi veren Rukhullo Zikrillaev, "Ajansımız, hafif sanayi işletmelerinin modernizasyonunu, uluslararası standartlara uygun ürünlerin üretimini genişletmeyi, ihracatı teşvik etmeyi ve yeni pazarları keşfetmeyi, yatırım çekmeyi ve yenilikçi projeleri desteklemeyi, alanda personel yetiştirme sisteminin iyileştirilmesini amaçlayan bir kuruluştur. Ege Üniversitesinin tekstil, moda, konfeksiyon ve tasarım alanlarında güçlü akademik birikimi bulunuyor. Bu doğrultuda Ege Üniversitesi ile tekstil mühendisliği ve tasarımı alanlarında yapılabilecek ortak projeleri birlikte tartıştık. Ege Üniversitesine ve Rektörümüze değerli ev sahiplikleri için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Toplantı sonunda Prof. Dr. Musa Alcı, günün anısına Rukhullo Zikrillaev’e hediye takdiminde bulundu.
İzmir’de akciğerini kaybeden hasta karın dokusu nakliyle sağlığına kavuştu
09 Ocak 2026 Cuma - 10:22 İzmir’de akciğerini kaybeden hasta karın dokusu nakliyle sağlığına kavuştu İzmir’de geçirdiği başarısız ameliyatlar sonrası sağ akciğerini kaybeden ve hayati tehlikesi bulunan 57 yaşındaki hasta, karnından alınan dokunun göğüs boşluğuna nakledilmesiyle gerçekleştirilen zorlu operasyon sonucu sağlığına kavuştu. İzmir’de yaşayan 57 yaşındaki Nesrin Bayırlı, yaklaşık 7 ay önce akciğerde hava kaçağı ve enfeksiyon şikayetiyle iki kez özel bir hastanede ameliyat masasına yattı. Kanser dışı nedenlerle yapılan bu operasyonların ardından iyileşme süreci beklendiği gibi gitmedi. Hastada, akciğer ile göğüs boşluğu arasında "bronş fistülü" adı verilen bir kaçak ve buna bağlı olarak "ampiyem" ismi verilen ağır bir enfeksiyon tablosu gelişti. Gelişen komplikasyonlar nedeniyle 5 ay boyunca vücudunda dren (göğüs tüpü) takılı halde yaşayan ve yoğun antibiyotik tedavisi gören Bayırlı’nın enfeksiyonu kontrol altına alınamadı. Süreç içerisinde hava kaçağının devam etmesi, sağ akciğerin kalan tek lobunun da tamamen tükenmesine ve işlevini yitirmesine neden oldu. Günden güne kilo kaybeden ve genel sağlık durumu kötüleşen hasta için durum hayati bir risk boyutuna ulaştı. Riskli olduğu gerekçesiyle ameliyat edilemedi Vakanın taşıdığı yüksek risk ve komplikasyonların ağırlığı nedeniyle hastanın başvurduğu pek çok merkezde operasyon kararı alınamadı. Son olarak Medical Park İzmir Hastanesi’ne başvuran Bayırlı, Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Öz ve ekibi tarafından değerlendirilerek ameliyata alındı. Cerrahi müdahale sırasında ilk olarak, enfeksiyon odağına dönüşen ve fonksiyonunu yitiren sağ akciğer dokusu temizlendi. Operasyonun en kritik aşamasında ise tıp literatüründe "omental transpozisyon" olarak bilinen yöntem uygulandı. Doktorlar, karın bölgesinde bulunan, bol damarlı yapısıyla "vücudun tamirci dokusu" olarak bilinen omentum dokusunu hazırladı. Karın ile göğüs arasında açılan özel bir tünel (hiatus özofagus) vasıtasıyla bu canlı doku göğüs boşluğuna taşındı. Nakledilen doku ile akciğerdeki delik (fistül hattı) güvenli bir şekilde kapatılarak desteklendi. Vücudun kendi dokusuyla yapılan yama sayesinde hava kaçağı durduruldu ve bölgeye sağlanan taze kan akışı ile enfeksiyon tamamen kurutuldu. Operasyonun ardından 10 gün içerisinde enfeksiyon tablosu gerileyen ve hızla toparlanan Nesrin Bayırlı, yakın zamanda taburcu edilecek. Hayati tehlike ve zorlu ameliyat süreci Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Öz, hastanın yaklaşık 6-7 ay önce sağ akciğerinde sönme şikayetiyle hastaneye başvurduğunu ve gelişen enfeksiyon sonucu sağ taraftan iki kez ameliyat edilerek iki lobunun alındığını belirterek, "Ameliyat sonrası süreç maalesef oldukça ağır seyretmiş. Göğüs kafesi içinde yaygın enfeksiyonla seyreden ampiyem tablosu gelişmiş ve bu durum tedaviye uzun süre yanıt vermemiş. Yaklaşık 6 ayın sonunda hastamız bize başvurduğunda, sağ akciğerinin kalan üst kısmı tamamen sönmüş, akciğer zarları ciddi şekilde kalınlaşmış ve göğüs kafesi içindeki enfeksiyon cilt altı ile kas tabakasına kadar ilerlemişti. Bu tablonun son derece ciddi olduğunu, hava kaçağının mutlaka kesilmesi gerektiğini ve hayati risk taşıdığını hastamıza ve yakınlarına açıkça anlattık. Tüm riskleri kabul eden hastamızı opere ettik ve yaklaşık 7-10 gün içerisinde hava kaçağı tamamen kesildi, enfeksiyon kontrol altına alındı ve hastamız sağlığına kavuştu. Şu anda servisimizde rahatlıkla dolaşmakta, yemeğini yiyebilmekte ve iştahı artmış durumdadır; bu şekilde taburcu etmeyi planlıyoruz." dedi. Yüksek riskli operasyon Hastanın daha önceden romatoid artrit tanısı olduğunu ve kortizon kullandığını, buna bağlı bağışıklık sistemi zayıflığının iyileşme sürecini olumsuz etkileyerek enfeksiyonun uzamasına ve sonuçta iki lobun alınmasına neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Öz, "Göğüs cerrahisinde en korkulan komplikasyonlardan biri fistül gelişimidir ve bu durumda erken müdahale büyük önem taşır. Hastamız enfeksiyonun tedavisi amacıyla yaklaşık 4-5 ay medikal tedavi almış, ancak bu durum ameliyat sürecimizi oldukça zorlaştırmıştır. Buna rağmen gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra, enfeksiyon kontrol altına alındığında masif hava kaçağını kesmek amacıyla ciddi bir cerrahi girişim gerçekleştirdik ve sağ akciğerin kalan üst lobunu da alarak hava kaçağını sonlandırdık. Hastamız bu süreçte birçok devlet ve özel sağlık kuruluşuna başvurmuş, ameliyatın ciddiyeti ve ölüm riski kendisine ifade edilmiştir. Ancak Medical Park’ta anestezi, hemşirelik ve tüm cerrahi ekibimizin deneyimiyle bu ameliyatın yapılabileceğini kendisine ve yakınlarına anlattık. Çok şükür ameliyat sorunsuz geçti ve hastamız kısa sürede normal yaşamına döndü." ifadelerini kullandı. "Yeniden doğmuş gibi hissediyorum" Tedavi süreci boyunca büyük zorluklar yaşadığını ancak pes etmediğini belirten Bayırlı, göğüs tüpünün çıkarılmasıyla rahat bir nefes aldığını ifade ederek şunları söyledi: "Sağ akciğerim sönmüştü ve iki kez ameliyat oldum. Bu süreçte çok zorluklar çektim ama hep direnerek ayakta kaldım. O zamana kadar buraya gelene dek büyük bir mücadele verdim. Onların sayesinde tüpten kurtuldum. Kendimi adeta yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Elbette sürecim hala devam ediyor ve ağrılarım var, ama bunun normal olduğunu biliyorum. Daha önce yürürken nefes alamıyor, göğsümde ve sırtımda şiddetli ağrılar hissediyordum. Şu an ise rahatça yürüyebiliyorum, akıntım yok. Tüp hocamız tarafından çıkarıldı ve bu benim için her şeyden önce çok güzel bir gelişme. Doktorumuza, hemşirelerimize ve hastanemize çok teşekkür ederim; hepsinden son derece memnunuz."
İnme geçiren 93 yaşındaki hasta akut tedaviyle ayağa kalktı
09 Ocak 2026 Cuma - 10:18 İnme geçiren 93 yaşındaki hasta akut tedaviyle ayağa kalktı Gece yarısı felç geçiren 93 yaşındaki Ayten Sincer, uygulanan akut inme tedavisi ile ayağa kalktı. Hastanın hastaneye getirildiğinde tansiyonunun 200/110 olduğunu, konuşmasının peltek, bilincinin uykulu ve sol tarafında felç bulunduğunu belirten Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar, "Hastayı zamanında görmemiz ve uygun tedaviyi hızla uygulamamız sayesinde, hastalık öncesi durumuna tamamen döndü" dedi. Sincer ise yaşadıklarını "Felçten kurtulmam mucize gibi" sözleriyle dile getirdi. İzmir’de kızı Edibe Elif Sincer ile yaşayan Ayten Sincer geçtiğimiz 24 Aralık’ta rahatsızlandı. Kızı Elif Sincer, geç saatlere kadar oturan annesinde ilk olarak konuşmasının bozulduğunu fark etti, sonrasında ağzında kayma olduğunu, sol tarafında güçsüzlük geliştiğini görerek 112 acil çağrı merkezine başvurdu. Gelen ekip ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulans hastayı Acıbadem Kent Hastanesi acil servisine getirdi. Gece 01.00’de hastaneye giriş yapan hastayı ilk gören Acil Tıp Uzmanı Dr. Süveyda Yeşilaras oldu. Muayene ve tetkiklere başlayan Uzm. Dr. Yeşilaras hastanın inme geçirdiğini belirlemesi üzerine Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar’a haber verdi. Evinden çağrılan Uzm. Dr. Çokpınar yarım saat içinde hastaneye ulaşırken hastaya müdahale için zamanla yarış başladı. Hastanın şikâyetlerinin başlamasından yaklaşık 40 dakika sonra acil servise ulaştığını ifade eden Dr. Çokpınar, "Uzmanımız Yeşilaras’ın çağrısı üzerine hastaneye geldim. Öncelikle tomografi çekildi. Hastanın tansiyonu çok yüksekti, Yeşilaras ile birlikte tansiyonu kontrol altına aldık. Hastaya hastaneye gelişinden 3,5 saat sonra damar açıcı tedaviyi uyguladık. Bulgular yavaş yavaş düzeldi. Ertesi gün yapılan kontrol görüntülemelerinde herhangi bir olumsuzluk saptanmadık. Hastayı tamamen mobil halde taburcu ettik. " diye konuştu. İnme toplum sağlığı için büyük risk Uzm. Dr. Çokpınar, inmenin toplumda engelliliğin en önemli nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. İnme belirtilerinin yüzde sarkma, kolda güçsüzlük ve konuşma bozukluğu olduğunu belirten Çokpınar, bu bulgulardan herhangi birinin görülmesi halinde inme olasılığının yüzde 72 olduğunu kaydetti. İnmenin sadece hastayı değil, ailesini ve bakım verenleri de etkilediğine dikkat çeken nörolog Çokpınar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Erken tanı ve hızlı tedavi hem hastanın yaşam kalitesini artırıyor hem de toplum üzerindeki yükü azaltıyor. Akut inme günümüzde tedavi edilebilir bir hastalık haline geldi. İnmede en önemli faktör zamandır. İlk 4,5 saat içinde hastaneye ulaşan ve uygun koşulları sağlayan hastalarda damar açıcı (intravenöz trombolitik) tedavilerle felç bulgularını tamamen geri çevirebiliyoruz" diye konuştu. Türk Nöroloji Derneği’nin "Zaman beyindir" sloganını hatırlatan Dr. Çokpınar, "Ne kadar erken hareket edersek, hastalar için o kadar fayda sağlıyoruz" dedi. Öte yandan yaklaşık 10 yıl önce kalp pili takılan, yüksek tansiyon hastası Ayten Sincer, tedavi sonrası şifa ile taburcu edilirken, felçten kurtulmasını "mucize" olarak nitelendirdi. Kızı Sincer de, " Bu tedavi sayesinde annem yürüyerek hastaneden çıktı. Ambulans ekibinden başlayarak tüm doktorlarımıza hemşirelerimize çok teşekkür ediyoruz." diye konuştu.