KÜLTÜR SANAT - 08 Mayıs 2026 Cuma 09:35

Çeşme bayrama hazır: Hedef yüzde 100 doluluk

A
A
A
Çeşme bayrama hazır: Hedef yüzde 100 doluluk

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarıldığını açıklaması üzerine, Türkiye’nin gözde turizm merkezi Çeşme’de rezervasyon trafiği büyük ivme kazandı. Bölgedeki mevcut doluluk oranlarının bayram haftasında yüzde 100’e ulaşması beklenirken, sektör temsilcileri tüm hazırlıklarını tamamladıklarını açıkladı.


Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının ardından, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Çeşme’de otel rezervasyonlarında yoğunluk başladı. Yaz sezonunun yaklaşması ve hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte turizmciler, misafirlerini ağırlamak için hazırlıklarını tamamladı. Kurban Bayramı tatilinin uzatılmasıyla birlikte Çeşme’deki otellerde rezervasyon trafiği hız kazandı. İlçedeki otellerde doluluk oranı şimdiden yüzde 50 seviyelerine ulaştı. Sektör temsilcileri, bayrama bir hafta kala bu oranın yüzde 70’lere çıkacağını, bayram tatili süresince ise tüm tesislerin yüzde 100 dolulukla hizmet vereceğini öngörüyor.



"Ot Festivali sezonun habercisi oldu"


Çeşme’nin en gözde turistik merkezi Alaçatı’da da bayram öncesi tüm hazırlıklar bitirildi. Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, sezonun gidişatından memnun olduklarını belirterek, "İşletmelerimiz zaten Ot Festivali ile beraber bütün hazırlıklarını tamamlamıştı. Önceki yıllara göre konaklama açısından oldukça iyi geçen bir festival süreci yaşadık. Sezona dair en önemli göstergemiz Ot Festivali’ndeki doluluklar oluyor. O anlamda bu yıl sezonun çok iyi geçeceğini düşünüyoruz" dedi.



"Rezervasyon alışkanlıkları son dakika şeklinde"


Bayram tatilinin 9 güne uzamasının turizmcileri sevindirdiğini ifade eden Ünsal, doluluk oranlarına ilişkin şu bilgileri verdi:


"Şu an rezervasyonlarımız yüzde 50’ler seviyesinde. Ancak Alaçatı’da misafirlerimizin rezervasyon alışkanlıkları genellikle son dakika şeklindedir. Önümüzdeki hafta bu oranların yüzde 70’lere, tatil geldiğinde ise tamamen doluluğa ulaşacağını öngörüyoruz. İklimin de etkisiyle bayramın oldukça hareketli geçmesini bekliyoruz."



Sadece deniz değil, 12 ay etkinlik


Alaçatı’nın sadece güneş ve denizden ibaret olmadığını vurgulayan Kerem Ünsal, bölgenin bir cazibe noktası haline geldiğini ifade etti. Ünsal, "Burada 12 ay boyunca gelen misafir arzu ettiği her şeyi bulabilir. Windsurf alanında dünyanın en önemli üç merkezinden biriyiz. Tenis, yarım maraton ve yarımada oyunları gibi arka arkaya sürekli faaliyetlerimiz var. Gelen misafirler kendi ilgi alanlarına göre mutlaka bir etkinlik bulacaklardır" diye konuştu.



Hedef: ’Uluslararası turist kitlesi’


Alaçatı Turizm Derneği olarak projelerini büyüterek devam ettirdiklerini kaydeden Ünsal, "Başlattığımız projelerin beş tanesi uluslararası statüye kavuştu. Bu sayede sadece iç pazara değil, yurt dışından da misafirleri buraya çekebiliyoruz. En önemli hedeflerimizden biri Alaçatı’yı küresel bir marka haline getirmek" diyerek sözlerini noktaladı.



Çeşme bayrama hazır: Hedef yüzde 100 doluluk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Güzellik merkezlerine çektikleri vatandaşları dolandıran çeteye operasyon: 12 tutuklama Vatandaşları cazip kampanyalarla güzellik merkezlerine çekip şantaj, tehdit ve nitelikli dolandırıcılık yaptıkları iddia edilen suç örgütüne yönelik Tekirdağ merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 14 kişiden 12’si tutuklandı. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, Süleymanpaşa ilçesinde faaliyet gösteren bir güzellik merkezinin vatandaşları "cazip kampanya" ve "uygun fiyat" vaatleriyle iş yerine çektiği belirlendi. Yapılan incelemelerde mağdurların karmaşık sözleşmelerle baskı altına alındığı, yüksek bedelli sözleşmeler imzalatıldığı ve bu sözleşmelerin şantaj unsuru olarak kullanıldığı tespit edildi. Polis ekiplerinin detaylı çalışmalarında işletme çalışanlarının "taksit yapma" bahanesiyle müşterilerin mobil bankacılık şifrelerini ele geçirdiği, işlem seansları sırasında mağdurların görüş alanı engellendikten sonra çantalarındaki nakit para ve ziynet eşyalarının çalındığı, ayrıca kredi kartlarından mağdurların bilgisi dışında yüksek tutarlı işlemler yapıldığı, örgütün Tekirdağ dışında Afyonkarahisar, Çorum, Erzincan, Kırıkkale, Tokat ve İstanbul’un Silivri ilçesindeki şubeleri üzerinden de organize şekilde benzer faaliyetlerde bulunduğu belirlendi. MASAK raporları, HTS incelemeleri ve güvenlik kamerası görüntülerinin analizleri doğrultusunda Tekirdağ merkezli olarak İstanbul ve Çorum’da operasyon düzenlendi. Operasyonda 14 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametleri ile güzellik merkezlerinde yapılan aramalarda 16 cep telefonu, çok sayıda SIM kart, 2 bilgisayar ile şirket kuruluş evrakları ve noter belgeleri ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 12 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bursa Evlilik öncesi tarama, talaseminin önlenmesinde kritik rol oynuyor VM Medical Park Bursa Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Nihan Alkış, Talasemi (Akdeniz Anemisi) hakkında bilgi vererek hastalığın kalıtsal ve genetik geçişli bir kan hastalığı olduğunu belirtti ve erken tanı ile taramanın önemine dikkat çekti. Talaseminin, kırmızı kan hücrelerinde oksijen taşıyan hemoglobin üretimindeki bozukluk sonucu geliştiğini ifade eden Uzm. Dr. Alkış, hastalığın minör (taşıyıcılık), intermedia ve major olmak üzere üç farklı formda görüldüğünü söyledi. Klinik tespitlerin hastalığın tipine göre değiştiğini belirten Alkış, talasemi minör yani taşıyıcılık formunun belirti vermeden seyrettiğini ve genellikle evlilik öncesi tarama testlerinde tespit edildiğini vurguladı. " Talasemi major erken dönemde belirti verir" Talasemi majorun genellikle bebeklik döneminde belirti verdiğini ifade eden Uzm. Dr. Nihan Alkış; solukluk, dalak ve karaciğer büyümesine bağlı karın şişliği ile büyüme geriliğinin sık görülen şikayetler arasında yer aldığını söyledi. Bu hastaların yaşamın erken dönemlerinden itibaren düzenli kan nakline ihtiyaç duyabildiğini ve bu sürecin ömür boyu devam edebileceğini belirtti. " Talasemi minor çoğu zaman fark edilmeyebilir" Talasemi minörlü bireylerde genellikle belirgin şikâyet görülmediğini belirten Uzm. Dr. Alkış, bu nedenle taşıyıcılığın çoğu zaman fark edilmeden nesilden nesile aktarılabildiğini söyledi. Talasemi intermedia hastalarında ise belirtilerin daha ileri yaşlarda ortaya çıkabildiğini ve zaman zaman kan nakli gerekliliği doğabildiğini ifade etti. "Tedavi ve takip büyük önem taşıyor" Tedavinin hastalığın tipine göre planlandığını vurgulayan Uzm. Dr. Nihan Alkış, talasemi majörlü hastalarda kan nakli, demir yükünü azaltıcı tedaviler ve uygun verici bulunması durumunda kemik iliği naklinin uygulanabildiğini belirtti. Son yıllarda geliştirilen Luspatercept etken maddeli ilacın, bazı hastalarda kan nakli ihtiyacını azaltabildiğini de sözlerine ekledi. "En etkili yöntem: tarama" Talaseminin genetik geçişli bir hastalık olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Alkış, "Anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olduğu durumlarda, her gebelikte yüzde 25 oranında hasta çocuk doğma riski bulunmaktadır. Bu nedenle evlilik öncesi taramalar ve doğum öncesi tanı yöntemleri sayesinde talasemi büyük ölçüde önlenebilir" dedi. Eşlerin her ikisinin de taşıyıcı olduğu durumlarda doğacak çocuğun yüzde 25 hasta, yüzde 50 taşıyıcı ve yüzde 25 sağlıklı olma ihtimali bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Nihan Alkış, eşlerden yalnızca birinin taşıyıcı olması durumunda ise çocukların hasta olmayacağını ancak yüzde 50 oranında taşıyıcı olabileceğini ifade etti. Bu nedenle taşıyıcı çiftlerin, gebeliğin erken döneminde doğum öncesi tanı merkezlerine başvurmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Her yıl Dünya Talasemi Günü’nün toplumda farkındalık oluşturmak için önemli bir fırsat olduğunu belirten Uzm. Dr. Alkış, 1993 yılından bu yana bu özel gün kapsamında bilinçlendirme çalışmalarının sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’de 1 Kasım 2018’den itibaren uygulanan "Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı" ile taşıyıcı bireylerin tespit edilerek hasta bebek doğumlarının önlenmesinin hedeflendiğini belirten Uzm. Dr. Nihan Alkış, bilinçli yaklaşım, düzenli kontrol ve erken tanının hastalıkla mücadelede en güçlü adımlar olduğunu vurguladı.