GÜNDEM - 03 Mayıs 2026 Pazar 10:46

Buca Metrosu projesinde en zorlu aşamalar geride kaldı

A
A
A
Buca Metrosu projesinde en zorlu aşamalar geride kaldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü Buca Metrosu için yerin ortalama 30 metre altında hem insan emeğinin hem de mühendislik biliminin başarı öyküsü yazıldı. İki yılda 13,5 kilometre tünel kazısı tamamlanırken birbirinden zorlu zemin şartlarıyla karşılaşıldı. Su kaynaklarının içinden geçilirken çalışmaya zaman zaman dalgıçlar dahil oldu. Kent tarihinin en büyük ulaşım yatırımı kapsamındaki tüneller ince hesaplar ve kesintisiz 24 saate yayılan titiz çalışmayla ilerledi.


İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla yapımını sürdürdüğü, kentin tek kalemde gerçekleştirilen en büyük yatırımı Buca Metrosu’nun sessiz ve hızlı ilerleyişinin altında büyük bir mühendislik başarısı ve emek yatıyor. Tamamlandığında günde 400 bin yolcuya güvenli ve hızlı bir ulaşım altyapısını sunacak dev proje, inşaat sürecinde İzmirlilerin büyük bir bölümünü görmediği yer altında süren bir mücadeleye sahne oluyor. Büyük bir organizasyonla ilerleyen tünel kazılarında zorlu bir eşik daha aşıldı. Şirinyer İstasyonu kazısı sırasında dev tünel açma makinesi (TBM) yeraltı su kaynağına denk gelince dişlileri zarar gördü. Bunun üzerine harekete geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanlığı, alanında uzman sanayi dalgıçlarını İzmir’e getirdi. Zorlu şartlarda çalışan ekipler, özverili müdahaleyle onarımı tamamlayarak kazıların kesintisiz sürmesini sağladı.



"Kimsenin burnu bile kanamadan 3 bin 500 konutun altından geçtik"


Buca Metrosu çalışmalarındaki zorlu sürece değinen İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, iki yılda 13,5 kilometrelik hattın kazısının tamamlandığına dikkat çekti. Kara, Buca Metrosu’nun yalnızca bir ulaşım projesi değil, İzmir’in geleceğini etkileyecek stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. Türkiye’nin en büyük metro projelerinden biri olan Buca Metrosu’nun kısa sürede önemli bir aşamaya geldiğini ifade eden Kara, "Bugüne kadar 3 bin 500 konutun altından geçtik. En başından itibaren tüm yapı envanterini çıkardık ve riskli alanlarda özel önlemler alarak ilerledik. Disiplinlerarası bir mühendislik çalışması yürüttük. Bugün geldiğimiz noktada, hiç kimsenin burnu bile kanamadı. Tabii ki hepimizin temel motivasyonu İzmir halkına olan borcumuz. Bizim bu dönem içerisinde bitirmeyi planladığımız en büyük ulaşım projesi Buca Metrosu’dur" dedi.



"TBM’ler 3 hafta suyun içinde çalıştı"


Tünel kazılarında yaşanan zorlu süreci anlatan Kara, su kemerleri, tarihi yapılar ve sit alanları altında ilerlerken önemli teknik güçlüklerle karşılaştıklarını söyledi. Şirinyer İstasyonu’na ulaşırken yeraltı su kaynaklarının yoğun olduğu bölgede, Nif Dağı’ndan gelen akifer ve Hasanağa Pınarları ile karşılaştıklarını belirten Kara, TBM makinelerinin bu suyun içinden geçmek zorunda kaldığını ifade etti. Üç hafta boyunca su içinde çalışan makinelerdeki arızalara, derin dalış sertifikalı sanayi dalgıçlarının müdahale ettiğini aktaran Kara, "Dalgıçlar, TBM’lerin kesici başlıklarını su altında değiştirerek bakım yaptı. Başlıklar yenilendi, makineler ilerledi. Süreç boyunca yeniden bakım ihtiyaçları oldu ve aynı yöntemle müdahale edildi. Bu çalışmalar çoğu zaman görünmese de, işin arka planında yoğun bir disiplinlerarası emek var" diye konuştu.



"Tünel metro projesinin omurgası"


Buca Metrosu’nun Fuar İzmir’e uzatıldığını ifade eden Kara, 2027 yılı içinde tüm tüneli tamamlamayı planladıklarını söyledi. Kara, "Aslında tünel, bir metroda projenin omurgası. Bu omurgayı doğru kurduğunuz zaman bundan sonraki kısım çok daha hızlı ilerliyor. Dolayısıyla tünelin bitmesinin ardından istasyonlarda kalan çalışmalarımızı tamamlayıp 2028’in içerisinde hattımızı sefere açmayı planlıyoruz. Şu anda 8 istasyon inşaatında şantiyelerimiz devam ediyor" dedi.



TBM için acil dalış operasyonu


TBM’in durduğu anda İstanbul’dan ve yurt dışından (Libya ve Romanya) hızlı şekilde organize olan profesyonel ekip İzmir’e geldi. Ekibin sorumlusu Maden Mühendisi ve Sanayi Dalgıcı Melih Ozan Egemen, süreci anlattı. Egemen, Buca Metro hattı kazısında yeraltı sularıyla birlikte aşırı korozyonlu ve aşındırıcı bir ortamla karşılaşıldığını belirtti. TBM’in bu nedenle zorlanmaya başladığını ve acil müdahale için çağrıldıklarını ifade ederek, "İstanbul’dan İzmir’e mobilize olduk. Libya ve Romanya’dan da uzman arkadaşlarımızı getirdik. Öncü ekip inceleme yaptı ve sistemin tamamen su altında olduğunu, yüksek basınç nedeniyle müdahalenin zor olduğunu tespit etti. Uzun süredir yapmadığımız ama uzmanı olduğumuz bir operasyonu gerçekleştirdik" dedi.



Çamurun içinde, görmeden çalıştılar


Çamurun içinde, görmeden, yalnızca ezber bilgisiyle çalıştıklarını anlatan Melih Ozan Egemen, tünel makinelerinin yeraltı sularında karşılaştığı arızalara sanayi dalgıçları olarak müdahale ettiklerini söyledi. Egemen, makinelerin basınç eşitleme kabinleri üzerinden bakım ve onarım yapıldığını belirterek, şunları söyledi:


"Sürece hazırlıklı girdik. Önceden projeleri ezberliyoruz. Elimizi nereye attığımızda neyle karşılaşacağımızı biliyoruz. Makinayı, fotoğrafları ve planları inceleyip tamamen hafızaya alıyoruz. Koordinatlarımızı da farklı ekipmanlarla belirleyerek çalışıyoruz. İçeri girdiğimizde basınç nedeniyle kapıyı açmakta zorlandık ve son derece riskli bir ortamla karşılaştık. Yaklaşık iki metrelik, tamamen görüşsüz bir alanda çalıştık. Parmaklarımızla ölçerek konum bulmaya çalıştık. El yordamıyla, hiç görmeden sorunu giderdik. Somonlar, pullar ve parçalar üzerinde tek tek çalışıyoruz. Tüm bunları zamanla yarışarak yapıyoruz. Su altında görmeden kesme ve kaynak işlemleri gerçekleştiriyoruz. Kazı sırasında oluşan çamur, kahve kıvamında yoğun bir hale geliyor ve biz bunun içinde çalışıyoruz. Bu çalışmalar ciddi hayati riskler taşıyor. Su altında oluşan yüksek basınç nedeniyle sanayi dalgıçları özel şartlarda görev yapıyor. Kapalı alan korkusunun yanı sıra vurgun riski de var. Buca Metrosu’nda yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından 40 dakika basınç odasında tedavi uygulanıyor. Ardından bir dalgıcın tamamen toparlanması 8 ila 16 saat sürüyor. Bu nedenle ekipler dönüşümlü çalışıyor ve bir sonraki müdahale için en az 24 saatlik dinlenme süresi gerekiyor."



"İmkansızı başardık; Türkiye’de hem yurt dışında yankı uyandırdı"


Yaşadıkları süreci ve elde ettikleri başarıyı anlatan Egemen, çalışmaların planlanandan çok daha kısa sürede tamamlandığını söyledi. TBM’in yeniden kazıya başladığını belirten Egemen, süreci şöyle aktardı:


"5-6 gün içinde ilk müdahaleyi tamamladık ve makine yeniden çalışmaya başladı. Bir süre sonra basınç yeniden düştü, daha güvenli bir bölgeye geçerek yaklaşık 29 diskin tamamını değiştirdik. Üçüncü günden itibaren temiz su geldi ve görüş alanı açıldı. Bir buçuk aylık planı 17 günde bitirdik. Makine tam kapasiteyle kazıya devam etti. Bu çalışma hem Türkiye’de hem yurt dışında yankı uyandırdı. Biz yaptığımız işten çok keyif aldık. Çünkü imkansızı başarıyoruz" ifadelerini kullandı.



Projenin yüzde 45’i tamamlandı


765 milyon Euro bütçeli Buca Metrosu’nda 13,5 kilometrelik Çamlıkule-Üçyol arasında tünel kazılarının tamamlandı. Hattın Fuar İzmir’e ulaştırılması için de tünel açma makineleriyle kazılar sürüyor. 17,8 kilometrelik hattın bitirilmesiyle Buca Metrosu Üçyol’da mevcut metro hattına, Şirinyer’de ise İZBAN’a entegre olacak ve Buca’dan kent merkezine ulaşım büyük ölçüde hızlanacak. Projenin yüzde 45’i ise tamamlandı.



Buca Metrosu projesinde en zorlu aşamalar geride kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Başkan Erdem’den ikamet açıklaması "Umutluyuz" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, uzun süredir gündemde olan ikamet sorununa ilişkin uzun yıllardan bu yana yürüttükleri girişimlerde önemli bir aşamaya geldiklerini belirterek, taleplerinin karşılık bulacağı konusunda umutlu olduklarını ve sorunun artık çözüm aşamasında olduğunu ifade etti. Sorunun çözümü için uzun zamandır yoğun temaslarda bulunan ve bu konudaki çalışmalarıyla sık sık gündeme gelen Başkan Erdem, son günlerde konuyu bir kez daha Ankara gündemine taşıdıklarını açıkladı. Çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Erdem, kısa süre içerisinde ikametin önündeki engellerin kaldırılmasını beklediklerini söyledi. Önceki Dönem Dışişleri Bakanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun da süreçte tam desteğini aldığını söyleyen Erdem, emeklerinin karşılığını alacaklarına inandığını dile getirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yabancı sermayeyi ülkemize çekmeye yönelik çağrılarının da bu sayede Alanya ölçeğinde karşılık bulacağına değinen Erdem, "Bakanımızın yabancı sermaye konusundaki açıklamalarına da Alanya olarak destek verme imkanı bulacağız. Her ne kadar süreçte sektör yıpranmış olsa da elimizde halen ciddi bir potansiyel olduğunu düşünüyorum" dedi. Tüm sektörleri etkiledi İkamet sorununun yalnızca inşaat ve emlak sektörüyle sınırlı olmadığının altını çizen Erdem, "Alanya ekonomisinin tamamını etkileyen geniş kapsamlı bir sorunla karşı karşıya kalmıştık. Sektör de bu süreçte kendisine düşen dersleri aldı. Umarım gelecek hem Alanya’mız hem de ülkemiz açısından olumlu biçimde tamamlanacaktır. Ülke ekonomisine daha güçlü katkılar sağlanabilmesi için bu sorunun bir an önce gündemden çıkarılması gerekiyor" diye konuştu.
Erzurum Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan tarihi Rus Kilisesi, kapsamlı bir proje ile hem ibadete hem de sosyal yaşama kazandırılıyor. Oltu Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi yapı içerisinde kütüphane ve kitap kafe oluşturulurken, çevresinde ise vatandaşların ve turistlerin vakit geçirebileceği sosyal alanlar inşa edilecek. Bir ay içerisinde başlanması planlanan proje çerçevesinde kilisenin bulunduğu yaklaşık 15 dönümlük arazi yeniden düzenlenecek. Alanda kafeterya, çocuk oyun alanları ve meyve ağaçlarıyla donatılmış yeşil bir bahçe yer alacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem yerli halk hem de ziyaretçiler için cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, DAP ile yapılan protokol kapsamında tarihi yapının bir bölümünü kütüphane ve kitap kafe olarak değerlendireceklerini belirtti. Kilisenin bir bölümü ziyarete açık Başkan Çelebi, geçmişte elma bahçeleriyle dolu olan alanın zamanla tahrip edildiğini ifade ederek, "Bu güzelim bahçeyi yeniden eski şen günlerine döndürmek istiyoruz. Ailelerin çocuklarıyla gelip vakit geçirebileceği, nefes alabileceği bir alan oluşturacağız. Kilisenin bir bölümü ziyaretçilere açık. Diğer kısmında ise gençlerin ve çocukların sessiz bir ortamda kitap okuyabileceğini dile getirildi. Bahçede çocuklar oyun oynayacak, aileler sohbet edecek. Herkese hitap eden bir yaşam alanı kurmayı hedefliyoruz. Tarihi yapının korunmasına büyük önem veriyoruz. Türk milletinin geçmişten bugüne farklı inançlara ait ibadethanelere zarar vermemiştir. Bu yapı bir tarihi eser. Bizim amacımız onu yaşatmak ve toplumun hizmetine sunmak" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Oltulu vatandaş Özkan Kurt da yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kilisenin çevresinin düzenlenmesi ve restore edilmesi çok güzel oldu. Ailece gelip vakit geçirebileceğimiz bir alan kazandırıldı. Eski hali oldukça kötüydü ve tehlike oluşturuyordu. Yapılacak çay bahçesi ve diğer sosyal alanlarla birlikte daha da güzel olacak" dedi.
Erzurum Altaylardan Tuna’ya Nevruz Günleri’nin ikincisinde Türk Günü kutlandı Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Gençlik Komisyonu ile Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği’nin birlikte tertip ettiği "Altaylardan Tuna’ya Nevrûz Günleri" programının ikincisi Erzurum Büyükşehir Belediyesi Dil ve Edebiyat Konağında yapıldı. Geleneksel hale getirilen etkinliğin geçen haftaki programında Azerbaycan’ın yöresel tatları ikram edilmiş, Azerbaycan şiiri ve kültürü konuşulmuştu. İkinci programda da gençler çiğ köfte yoğurarak, programı Türkiye’ye ve Türk Günü’ne hasrettiler. Üniversite öğrencilerinin ve genç öğretmenlerin iştirak ettiği programda Türk edebiyatından memleket, vatan ve millet şiirleri okundu, türküler söylendi. Programa ev sahipliği yapan TDED Gençlik Komisyonu’nun başkanı Taner Atıcı, "Dijital emperyalizme karşı milli kültürümüzü, Türk-İslam kültürünü hatırlatmak, yaşamak ve yaşatmak için tüm gençlik gruplarıyla ve STK’lerimizle iş birliği içerisinde olmaktan dolayı mutluyuz. Konağımızdaki diğer programlar gibi bu programımız da gençliğimizin kimliksizlik tehlikesine düşmesine ve savrulmasına karşı bir direnç etkinliğidir" şeklinde konuştu. Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği Başkanı Barış Ökçin de yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Gençler olarak karanlık bir boşlukta, sınırsız kirlilik içerisinde bir dünya sunan dijital platformların algoritmalarıyla güdülenen, sömürülen ve kendi milli kimliğinden uzaklaştırılan gençlerin çaresizliğine karşı birlik ve beraberlik içerisinde Altaylardan Tuna’ya millet şahsiyetimizi oluşturan değerleri ve inançlarımızı yaşamak ve yaşatmak amacıyla ‘Nevruz Günleri’ etkinliğini başlattık. Etkinliğimize destek olan ve ev sahipliği yapan TDED Erzurum Gençlik Komisyonuna teşekkür ederiz."
Muğla Muğla ihracatta Ege Bölgesi’nde 4’üncü il Muğla Ege bölgesinde İzmir, Denizli ve Manisa’dan sonra en fazla ihracat gerçekleştiren dördüncü il oldu. 2025 yılı Nisan yılında 95 milyar 277 milyon 35 bin TL ihracat gerçekleştiren Muğla, 2026 yılının aynı ayında bir önceki yıla göre yüzde 11 artış ile 105 milyon 491 milyon 76 bin liraya çıkardı. Muğla artık sadece turizmle anılan bir şehir değil; özellikle su ürünleri, madencilik ve tarım ihracatıyla Ege ekonomisinde önemli bir kent haline geldi. Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 35’i Muğla’dan Muğla için 2025 yılı su ürünleri ihracatı, yaklaşık 745 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bu rakam, yaklaşık 85 bin ton su ürünü ihracatına karşılık geliyor. Türkiye toplam su ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 35’inin tek başına Muğla’dan yapıldığını gösteriyor. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde gıda sektörlerinin ihracat şampiyonu olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını 135,5 milyon dolardan 170,7 milyon dolara çıkararak gıda sektörleri arasındaki ihracat şampiyonluğunu açık ara sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birliği Nisan ayında yakaladığı yüzde 26’lık ihracat artış hızıyla Nisan ayında ihracat artış rekortmeni olarak çifte mutluluk yaşadı. Maden sektörü üçüncü sıraya abone oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 9’luk artışla 112,5 milyon dolardan 122,5 milyon dolara taşıdı ve zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Yıllık ihracatını 1 milyar 348 milyon dolardan 1 milyar 421 milyon dolara çıkaran EMİB, 1,5 milyar dolar hedefine bir adım daha yaklaştı. Yaş sebze ve meyve ihracatına Muğla katkısı Fethiye, Seydikemer, Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz gibi örtü altı sera ürünleri ve narenciye gibi yaş sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu Muğla, Ege Bölgesi ihracatına da büyük katkı sağlıyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını yüzde 5’lik artışla 86,6 milyon dolardan 91 milyon dolara ilerletirken, mayıs ayında başlayacak olan kiraz ihraç sezonuyla birlikte daha güçlü ihracat artışları yapabileceğinin sinyallerini verdi. Küresel iklim krizi nedeniyle zor bir yıl geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 81,8 milyon dolardan 78,7 milyon dolara indi ancak ihracattaki düşüş yüzde 4’le sınırlı kaldı. Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 19 arttı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin özel ticaret sistemi verilerine göre; Ege Bölgesi’nin 2025 yılı nisan ayında 2 milyar 208 milyon dolar olan ihracatı 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk artışla 2 milyar 635 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin tamamı nisan ayında ihracat artışına imza attı. Eskinazi: "Körfez krizinden Türkiye’ye kayan siparişler bu tabloyu oluşturdu" Nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, nisan ayındaki ihracat artışının altında 2025 yılı nisan ayına göre 2 fazla çalışma günü olmasının, 435 milyon dolarlık parite avantajının ve Körfez krizi dolayısıyla Türkiye’ye kayan siparişlerin etkili olduğunu vurguladı. Bu sevindirici artışın kalıcı olması için ihracatçıların 365 gün 24 saat azimle çalışmaya devam edeceklerini aktaran Eskinazi; "Bizler moralimizi yüksek tutup bu artışın devam etmesi ve geçmiş performansımızı tekrar kazanmak arzusundayız. TCMB’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğini 3 ay uzatması, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ kapsamında, ihracatçı kurumlar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 14’e düşürülmesi hem imalat, hem ihracat faaliyetlerini birlikte yürüten kurumlar için ise kurumlar vergisinin yüzde 19’dan yüzde 9’a indirilmesi geleceğe yönelik umutlarımızı artırıyor" şeklinde konuştu.