ASAYİŞ - 08 Aralık 2025 Pazartesi 15:55

Buca Belediyesinde işçiler yeniden iş bıraktı, çöpler birikmeye başladı

A
A
A

İzmir’de Buca Belediyesi’nde çalışan yaklaşık 2 bin işçi, ödenmeyen maaş ve toplu iş sözleşmesi (TİS) farkları sebebiyle iş bırakma eylemi başlattı. DİSK Genel-İş İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Değer Yıldız, "Bu şehirde oluşan çöp dağlarının sebebi biz değiliz. Biz sözümüzü tutmamıza rağmen Belediye Başkanı sözünü yine tutmamış ve bizi yarı yolda bırakmıştır. Yarın bu şehirde çöpler birikecek ve sorumlusu doğrudan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’dır" dedi.

Buca Belediyesi’nde örgütlü DİSK Genel-İş İzmir 6 No’lu Şube, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile imzalanan taahhütnameye rağmen Ekim ayı maaşı ile geriye dönük Toplu İş Szleşmesi (TİS) farklarının 30 Kasım’da ödenmesi gerektiği, ancak verilen 5 günlük opsiyona rağmen ödeme yapılmadığını belirterek iş bırakma kararı aldı. Sendikanın aldığı kararla temizlik işleri müdürlüğü, anaokulları ile yemekhane çalışanları hariç yaklaşık 2 bin işçi sabah saatlerinde kartlarını basarak işbaşı yapmalarının ardından greve çıktı. İşçiler Buca Belediye Binası önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendika adına açıklamalarda bulunan DİSK Genel-İş İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Değer Yıldız, "Kasım ayında almamız gereken ekim ayı maaşımız ile üçte ikilik geriye dönük alacağımızın 30 Kasım’da ödenmesi gerekiyordu ancak ödenmedi. 5 günlük opsiyon süreci vardı, 5 Aralık’a kadar bekledik fakat yine ödeme yapılmadı. Bu sebeple, protokolde attığımız imzaya duyduğumuz saygı ve iyi niyetle verdiğimiz söz nedeniyle bugün yeniden iş yerimizde iş bırakma eylemini başlatmış bulunuyoruz. Bu şehirde oluşan çöp dağlarının sebebi biz değiliz. En son Belediye Başkanının verdiği söz üzerine eylemi bitirmiştik fakat biz sözümüzü tutmamıza rağmen Belediye Başkanı sözünü yine tutmamış ve bizi yarı yolda bırakmıştır. Yarın bu şehirde çöpler birikecek, anaokulları kapanacak, yemekhaneler kapanacak ve diğer bütün birimler topluca duracaktır. Sorumlusu doğrudan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’dır.

"Madem belediyede bütçe yoktu, bu kadar işçi neden işe alındı"

Kimseyi idare edecek ne durumlarının ne de ruh hallerinin kaldığını aktaran Yıldız, "Biz bir ay boyunca çalışıp 50 bin lira bandında maaş alan, bunun yaklaşık 30 bin lirasını kira olarak ödeyip geri kalan 20 bin lira ile geçinmeye çalışan insanlarız. Birkaç gün ya da bir ay sonra bu meydanda, bu belediye önünde insanlar kendilerine benzin döküp yaktığında kimse bize ne olduğunu sormasın. Bu belediyede çalışan insanlar ayın 30 günü çalışıp ay sonunda maaşını alamıyorsa kimse kusura bakmasın. Belediye yönetimi koltuklara oturduğu günden bu yana kaç işçi aldığını ve bu işçilerin neden işe alındığını açıklamalıdır. Madem bütçe yoktu, para yoktu, belediye borç içindeydi; bu kadar işçi neden işe alındı? Bu insanlar neden kandırıldı, neden açlığa ve yokluğa mahkum edildi? İşçiyi işe alanlar, o işçiyi çalıştırmamaktan şikayetçidir; bir avuç işçiye bu şehrin bütün işi yaptırılırken diğer işçiler çalışmıyor denilmesi artık kabul edilebilir değildir" ifadelerini kullandı.

"Aldığımız ücretin tamamı faize, hacze, tefeciye gidiyor"

Basın açıklamasında Bucalı vatandaşlara da seslenen Yıldız, "İşveren, halka ‘işçiler çalışmıyor, işçi sayısı fazla’ gibi bahaneler sunmasın. Bu hikayeleri çoktan aştık. Buca halkı şunu bilmelidir ki artık dayanacak gücümüz kalmamıştır. Eğer bir noktadan sonra işler rayından çıkar ve işçiler alacaklarını alamazsa, o işçileri durduracak sendikacılar da olmayacaktır. O zaman kim kime hesap verir, bunu meydanlar gösterecektir. Biz alacaklarımızı istiyoruz. Aldığımız ücretin tamamı faize, hacze, tefeciye gidiyor; insanların evinde ekmek yok, suyu kesilmiş, ev sahibi kapıya dayanmış; insanlar eşinin ve çocuğunun yüzüne bakamaz hale gelmiş durumda. Artık kimse bizden onları idare etmemizi beklemesin. Bu saatten sonra kimseyi idare etmiyoruz ve bizimle muhatap olacak olan herkes bunu bilerek gelsin. Süslü koltuklarda takım elbiseyle hak hukuk sloganı atmakla bu işler olmuyor; gelsinler işçinin halini ve çektiği çileyi görsünler" dedi.

"Temizlik işlerinde iş bırakacağız"

Buca Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünde 17 yıldır çalıştığını aktaran işçi Abdullah Durmaz ise, "Son 6 aydır ödemelerimizde bir sorun yaşıyoruz; bazen az, bazen kısık ücretler alıyoruz. Yaklaşık 2 ay önce, ödemelerin tarihi geçmiş olmasından dolayı bir eylem gerçekleştirdik. İmzalanan taahhütnamelere uyulmasını ve maaşlarımızın verilmesini istiyoruz. Bu nedenle bir eyleme çıktık ancak bir yanda hakkımızı ararken diğer yanda yıkıcı bir tutum sergilemek istemiyoruz. Halkı da düşünerek daha mütevazı, daha idare eden bir taraf olmaya çalışıyoruz. Şu zamana kadar eğer iyi bir gelişme olur ve süreç sağlıklı bir şekilde ilerlerse zaten işlerimize devam edeceğiz. Bunun dışında, eğer ücretlerimiz verilmez ve tarihler yeniden uzatılırsa temizlik işlerindeki arkadaşlarımıza da söyleyeceğiz ve iş bırakacağız" diye konuştu.

Abdurrahman Derici - Hasan İnce

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da önce torununu sonra da kızını kaybeden yaşlı adam kalp krizi geçirdi Bolu’da geçtiğimiz günlerde evinde cansız bedeni bulunan 16 yaşındaki çocuğun annesi, çocuğunun mezar ziyaretinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Torun ve evlat acısına dayanamayan Hüseyin Başeken de kalp krizi geçirip yoğun bakıma alındı. Bolu’da 14 Şubat’ta kendisini doğal gaz borusuna asarak intihar eden 16 yaşındaki Efe Kerem Konuk, ailesi tarafından evde ölü olarak bulundu. Efe Kerem’in cenazesi, sevenlerinin gözyaşları arasında Kılıçarslan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Evladının intiharı ile yıkılan anne Mine Konuk, oğlunun Kılıçarslan Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret ettiği esnada fenalaştı. Oğlunun mezarı başında fenalaşan acılı anne, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Torun ve evlat acısına dayanamayan dede de kalp krizi geçirdi Torunu Efe Kerem’in ölümünün ardından büyük üzüntü yaşayan Hüseyin Başeken, kızı Mine Konuk’un da hayatını kaybettiği haberini aldıktan sonra fenalaştı. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Başeken’in kalp krizi geçirdiği belirlendi. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Başeken’in, kalbinin yeniden durduğu ve doktorların müdahalesiyle tekrar hayata döndürüldüğü öğrenildi. Başeken’in sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Nevşehir Bakan Gürlek: "Terörsüz Türkiye süreci çok güzel gidiyor" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir Valiliğini ziyaret ederek Vali Ali Fidan’dan il hakkında bilgi aldı. Ziyaret sonrası açıklama yapan Bakan Gürlek, "Terörsüz Türkiye süreci çok güzel gidiyor, inşallah bunun meyvelerini hep birlikte toplayacağız" dedi. Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Nevşehir’e gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir Valiliğini ziyaret etti. Valilik girişinde Vali Ali Fidan ve protokol üyeleri tarafından karşılanan Gürlek, daha sonra valilik makamına geçti. Ziyarette Vali Fidan tarafından Bakan Gürlek’e ilde yürütülen çalışmalar ve Nevşehir’in genel durumu hakkında bilgi verildi. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, doğup büyüdüğü şehirde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Gürlek, "Bugün doğup büyüdüğüm, her sokağında hatıram olan güzel memleketim Nevşehir’de bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Hemşehrilerimizin gösterdiği sıcak karşılama için de kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. Türkiye’de yürütülen "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Gürlek, "Ülkemizde terörsüz Türkiye süreci çok güzel gidiyor. İnşallah bunun meyvelerini toplamak üzereyiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Birlik ve beraberliğimiz güçlendikçe Türkiye daha ileriye gidecek" ifadelerini kullandı. Nevşehir’in Kapadokya’nın kalbi olduğunu vurgulayan Gürlek, şehrin turizm, tarım, eğitim ve girişimcilik alanlarında daha da gelişmesi için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti. Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin her alanda ilerlediğini belirterek, Nevşehir’in gelişimi için gerekli adımların atılmaya devam edeceğini söyledi.
Gaziantep TİGEM’e ait Antep Fıstığı GTB’de ihaleyle satıldı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Ceylanpınar Tarım İşletmesi tarafından satışa sunulan 74,10 ton Antep fıstığı, Gaziantep Ticaret Borsası’nda (GTB) düzenlenen ihale ile alıcılarıyla buluştu. 2025 yılı istihsali olan Antep fıstıkları, GTB GATEM Buğday Pazarı Tescil Bürosu Satış Salonu’nda gerçekleştirilen ihale kapsamında, borsa şartları çerçevesinde ve pazarlık usulüyle satışa sunuldu. Toplam 8 parti halinde gerçekleştirilen ihaleye sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Şeffaflık, güvenilirlik ve rekabet esasları doğrultusunda yürütülen ihale süreci, ürünlerin gerçek piyasa değerinde işlem görmesine katkı sağlarken, üretici ile alıcıyı doğrudan buluşturan yapısıyla tarım ticaretinde güven ortamını güçlendirdi. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, gerçekleştirilen ihalenin tarım piyasaları açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Borsamızda düzenlenen ihaleler, tarım ticaretinin şeffaf, güvenilir ve rekabetçi bir zeminde yürütülmesine önemli katkı sunmaktadır. Stratejik ürünlerimiz arasında yer alan Antep fıstığının, borsa kuralları çerçevesinde işlem görmesi; üreticimizin emeğinin korunması ve piyasa dengesinin sağlıklı şekilde oluşması açısından büyük önem taşımaktadır. TİGEM ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonlar sayesinde, tarım ürünlerinin gerçek değerinde alıcı bulması sağlanmakta; üretici, tüccar ve sanayici arasında güvene dayalı ticaret yapısı üçlenmektedir" ifadelerini kullandı.
Muğla Miniklere yangın güvenliği eğitimi Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri, Ula ilçesi Kızılyaka İlköğretim Okulu ana sınıfı öğrencilerine yönelik yangın ve acil durum bilgilendirme eğitimi düzenledi. Minik öğrencilerin erken yaşta güvenlik bilinci kazanmalarını amaçlayan eğitim programı, hem öğretici hem de eğlenceli anlara sahne oldu. Gerçekleştirilen eğitimde itfaiye mesleğinin görev ve sorumlulukları öğrencilere yaş gruplarına uygun bir dille anlatıldı. İtfaiye ekiplerinin yalnızca yangınlara müdahale etmediği; trafik kazaları, doğal afetler ve diğer acil durumlarda da görev aldığı vurgulandı. Yangının ne olduğu, nasıl oluştuğu ve hangi durumlarda tehlike oluşturduğu örneklerle açıklanarak, öğrencilerin temel düzeyde farkındalık kazanmaları sağlandı. Eğitim kapsamında özellikle yangın anında yapılması gereken doğru davranışlar üzerinde duruldu. Panik yapılmaması gerektiği, güvenli alanlara yönelmenin önemi ve büyüklerden yardım istemenin gerekliliği anlatıldı. Ayrıca 112 Acil Çağrı Merkezi’nin hangi durumlarda aranması gerektiği ve gereksiz aramaların muhtemel sonuçları konusunda bilgilendirme yapıldı. Acil hatların doğru ve bilinçli kullanımının önemi vurgulandı. Eğitimin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise itfaiye araç ve ekipmanların tanıtımı oldu. Öğrencilere itfaiye araçlarında bulunan malzemeler gösterilerek kullanım amaçları hakkında bilgi verildi. İtfaiyecilerin görev sırasında kullandığı koruyucu kıyafetler tanıtıldı. Eğitim sonunda düzenlenen soru-cevap etkinliğiyle öğrencilerin merak ettikleri sorular yanıtlandı. Çocukların aktif katılım sağladığı etkinlikte temel güvenlik kuralları pekiştirilirken, öğrenme süreci daha kalıcı hale getirildi. Başkan Aras: "Çocuklarımızın bilinçli bireyler olarak yetişmesi en önemli önceliğimizdir" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras "Çocuklarımızın afetlere ve acil durumlara karşı bilinçli bireyler olarak yetişmesi bizim en önemli önceliklerimizden biridir. Yangın güvenliği ve temel afet bilincinin erken yaşta kazandırılması, hem kendi güvenlikleri hem de toplumumuzun geleceği açısından büyük önem taşıyor. İtfaiye teşkilatımız yalnızca yangınlara müdahale eden bir birim değil, aynı zamanda önleyici ve eğitici çalışmalarıyla da toplumumuza hizmet etmektedir" dedi.
Muğla Cuma hutbesinde ’sanal kumar ve dijital bağımlılık’ uyarısı Cuma hutbesinin bu haftaki konusu "Bağımlılıkla mücadele Ramazan bir fırsattır" olurken, hutbede dijital bağımlılık başta olmak üzere bütün bağımlılıklardan Ramazan ayı vesilesiyle kurtulmanın mümkün olduğu vurgulandı. Cuma hutbesinin bu haftaki konusu "Bağımlılıkla mücadele Ramazan bir fırsattır" oldu. Hutbede, modern çağın en büyük tehditlerinden biri olan bağımlılık konusuna dikkat çekildi. Alkol, uyuşturucu ve dijital kumarın yuvaları yıktığının vurgulandığı hutbede, bağımlılıktan kurtulmak için Ramazan ayının bir fırsat olduğu belirtildi. Okunan hutbede, "İçerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerif, Allah’ın sevdiği bir kul olmak, kendimize çekidüzen vermek, varsa kötü söz ve davranışlarımızı terk etmek için büyük bir fırsattır. Bağımlılık, basit bir alışkanlık değildir. İnsanı sahte mutluluk ve geçici hazların esiri haline getiren bir hastalıktır. Kişinin, zamanını heba ederken günaha dalmasına, şiddete yönelmesine, hatta kendisinin ve ailesinin canına kastetmesine sebep olan büyük bir tehdittir. Her biri bir diğerinden tehlikeli olan bağımlılıkların başında alkol ve uyuşturucu maddeler gelmektedir. Günümüzde iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla hanelerimize kadar giren bir başka bağımlılık ise dijital kumardır. Üzülerek ifade edelim ki, dijital kumar, toplumun azımsanmayacak bir kesimine sirayet etmiş durumdadır. Çok küçük miktarlarla başlanan dijital kumar, kişinin, evini ve arabasını satmasına, bütün imkanlarını bu yolda tüketmesine, borç batağına sürüklenmesine sebebiyet vermektedir. Aile bağlarının kopmasına neden olmaktadır" ifadeleri yer aldı. "Kötülerin insafına terk etmemeliyiz" Günümüzde birçok insanın dijital bağımlılık ile karşı karşıya olduğuna da dikkat çekilen hutbenin devamında "Sadece gençleri ve çocukları değil, anne ve babaları da esaret altına alan bir diğer bağımlılık ise dijital bağımlılıktır. Dijital bağımlılık, dikkati dağıtmakta, kişiyi yalnızlaştırmaktadır. İnsanların acısını, yardım edilmesi gereken bir durum olmaktan çıkarıp seyredilen bir içerik haline getirebilmektedir. Dijital bağımlılık sebebiyle, alış veriş sitelerinde, sanal oyun ve eğlencelerde vakitler israf, ömürler zayi edilmektedir. Aklı örten her türlü maddeden, kumar ve dijital bağımlılıklardan korunmanın en etkili yolu, bu kötülüklere hiç bulaşmamaktır. Gençlerimize ve çocuklarımıza sevgi ve güven temeline dayalı bir aile ortamı sunmaktır. Bütün tedbirlere rağmen bir şekilde zararlı alışkanlıkların müptelası olan kardeşlerimize elimizi uzatmak, onları kötülerin insafına terk etmemektir. Ayrıca kendi rahatımız için çocuklarımızın eline telefon ve tablet tutuşturmamaktır. Yemek yemeleri, bir köşede sessiz kalmaları için yavrularımızı zararlı oyun, çizgi film ve eğlencelerle baş başa bırakmamaktır. Zararlı alışkanlıklardan kurtularak yeni bir başlangıç yapalım. Unutmayalım ki, insan hayatı, bağımlılıklarla çürütülecek, dijital mecralarda tüketilecek kadar önemsiz ve değersiz değildir" ifadeleri kullanıldı.