GÜNDEM - 19 Nisan 2026 Pazar 10:22

Bilimsel araştırma: 3 milyon mesajda "Nefretin Haritası" çizildi

A
A
A
Bilimsel araştırma: 3 milyon mesajda "Nefretin Haritası" çizildi

Türkiye’de son günlerde yaşanan okul saldırıları ve gençlik şiddeti dijital platformların etkisini yeniden gündeme taşıdı. Tartışmalar sürerken Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirilen çarpıcı bir bilimsel araştırma, dijital ortamlarda nefret söyleminin nasıl üretildiğini ve yayıldığını bilimsel verilerle ortaya koydu.


Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Avrupa Konseyi Gençlik Araştırmacıları Platformu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökay Özerim koordinatörlüğünde, içerisinde Yaşar Üniversitesi AB Mükemmeliyet Merkezi uzmanı Zeynep Elif Turgut’un da bulunduğu uluslararası bir ekiple yürütülen "Yapay Zeka Aracılığıyla Çevrimiçi Sosyal Ağlarda Kötü Niyetli Aktörlerin Profillenmesi ve Tespiti" başlıklı TÜBİTAK destekli proje kapsamında yapılan uluslararası çalışma, 3 milyondan fazla Telegram mesajını analiz ederek dijital nefretin nasıl üretildiğini gözler önüne serdi. Araştırma uluslararası saygın yayınlardan Londra merkezli Göç ve Çeşitlilik (Migration and Diversity) dergisinde yayınlandı.



Bilinçli manipülasyon


Araştırmaya göre, dijital platformlarda göçmen karşıtı söylemler tesadüfi değil; tiksinti, öfke ve korku gibi olumsuz duygular üzerinden bilinçli bir manipülasyonla inşa ediliyor.


Türkiye, ABD ve Avrupa’dan 180 farklı Telegram grubunu içeren araştırmanın kapsamlı veri seti, sosyal medyanın göçmen karşıtı ağlar tarafından nasıl bir "duygusal laboratuvar" olarak kullanıldığını gösteriyor. Araştırmada kullanılan yapay zeka modelleri, mesajların satır aralarındaki duygusal kodları deşifre etti.


Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, göçmen karşıtı mesajlarda tiksinti (yüzde 33,4), beklenti/kaygı (yüzde 33,2) ve öfke (yüzde 32,4) duygularının çoğu zaman iç içe kullanılarak mutlak hakimiyeti oldu. Manipülatif olarak kodlanan mesajlarda öfke duygusu, sıradan mesajlara oranla yüzde 10,4 daha fazla kullanılıyor.



Dijital radikalleşme


Özellikle Telegram’ın düşük moderasyon, anonimlik, kapalı ve homojen gruplar gibi özellikleri sayesinde "duygusal yankı odaları" oluşturduğu ve bu içeriklerin rastlantı değil, tasarlanmış olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Gökay Özerim, "Çalışmamız gösteriyor ki çevrimiçi nefret söylemi çoğu zaman rastgele ortaya çıkan bireysel tepkiler değil. Aksine, belirli duyguları özellikle tetiklemek üzere tasarlanmış mesajlarla karşı karşıyayız. Korku, öfke ve tiksinme gibi duygular sistematik biçimde kullanılarak toplumsal kutuplaşma derinleştiriliyor. Türkiye’de son günlerde yaşanan okul saldırıları, gençlerin dijital ortamlarda maruz kaldığı içeriklerin etkisini net bir biçimde ortaya koyuyor. Bu platformlar duygusal yönlendirme ve radikalleşme ortamları haline gelebiliyor." diye konuştu.


Bu sorunu sadece içerik kaldırma politikalarıyla çözmek mümkün olmayacağını vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Gökay Özerim, şu önerilerde bulundu: "Çevrimiçi ve dijital grupları tamamen kapatmak ya da geniş kapsamlı sansür uygulamaları kısa vadede çözüm gibi görünse de bu durum nefret söylemini ortadan kaldırmak yerine daha görünmez ve denetimi zor alanlara taşıyor. Kalıcı çözüm, dijital medya okuryazarlığının artırılmasına, gençlerin manipülatif içerikleri tanıyabilmesine ve eğitim kurumlarının gençlere eleştirel analiz becerisi kazandırmasına dayalı çok boyutlu bir yaklaşım gerektiriyor."



Bilimsel araştırma: 3 milyon mesajda "Nefretin Haritası" çizildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından, dijital dünyada çocukların korunması için uluslararası zirve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenecek ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ programında, üst düzey temsilciler, çocukların dijital güvenliği için atılacak ortak adımlar ve küresel iş birliği imkanlarını değerlendirecek. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, dijital mecralarda çocukların korunmasına yönelik uluslararası deneyim ve politika paylaşımı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Bakanlık ev sahipliğinde, UNICEF ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliği iş birliğiyle Ankara’da ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ programı gerçekleştirilecek. 21 ile 22 Nisan’da düzenlenecek programa, 11’i bakan düzeyinde olmak üzere 17 ülkeden temsilci, 30’a yakın ülkenin Türkiye’de yerleşik büyükelçileri ile küresel teknoloji devleri katılacak. Programın Üst Düzey Açılış Oturumu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Oturumda ayrıca Özbekistan Ulusal Sosyal Koruma Ajansı Birinci Başkan Yardımcısı Shakhnoza Shavkatovna Mirziyoyeva, UNICEF Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Regina De Dominicis ve BM Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Najat Maalla M’jid birer konuşma yapacak. Çocuklar ve gençler çözüm önerilerini sunacak Çocukların dijital ortamlarda korunmasına yönelik önleme politikaları ve dijital okuryazarlığın ele alınacağı teknik panellerde, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu temsilcileri ile Azerbaycan, Bulgaristan, Güney Afrika, Gana ve Mısır’dan üst düzey isimler yer alacak. Sorumlu teknoloji yönetişimi ve küresel uygulamaların münazara edileceği oturumlarda ise Microsoft, Meta ve Google gibi küresel teknoloji devleri ile İletişim Başkanlığı, Siber Güvenlik Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) temsilcileri görüşlerini paylaşacak. Ayrıca düzenlenecek özel oturumda, farklı ülkelerden katılan çocuklar ve gençler, dijital ortamlardaki deneyimlerini ve çözüm önerilerini aktaracak. Sosyal medya düzenlemesi de ele alınacak Zirve kapsamında Türkiye’nin çocukları dijital risklerden korumaya yönelik hazırladığı ‘Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030)’ katılımcı ülkelerle paylaşılacak. Bakanlığın hayata geçirdiği ‘Çocuklar Güvende’ web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden sunulan anlık bildirim mekanizmaları ile dijital riskler ve güvenli çevrim içi davranışlara karşı geliştirilen çözümler model uygulama olarak sunulacak. Öte yandan, sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun platformlarına yönelik yeni yükümlülükler öngören yasal düzenleme çalışmaları da teknik oturumların önemli bir gündem maddesini oluşturacak. Bakanlar düzeyinde gerçekleştirilecek yuvarlak masa toplantılarında, çocukların korunması ve güçlendirilmesine yönelik bütüncül politikalar, iyi uygulama örnekleri ve uluslararası iş birliği imkanları değerlendirilecek. 11 ayrı ülkeden ilgili bakanların konuşma yapacağı toplantıların ardından, özel sektörün sorumlulukları ve çocukların dijital katılımı başlıkları altında teknik oturumlar düzenlenecek. İki gün sürecek programda çocuklar için daha güvenli dijital alanların oluşturulmasına yönelik öncelik alanları ve çözüm yollarını içeren bir sonuç beyannamesi paylaşılacak.
Konya Başkan Pekyatırmacı: "İstişareler hizmet kalitemizi artırıyor" Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, hizmetleri yerinde takip etmek için mahalle sakinleriyle bir araya geliyor. Selçuklu’da hizmet kalitesini artırmak, istişareleri sürdürmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, dış mahalle ziyaretlerinde bulunuyor. Başkan Ahmet Pekyatırmacı, Büyükkayacık, Tömek, Kervan, Yazıbelen, Güvenç, Karaömerler Mahallelerini ziyaret etti. Mahalle sakinleri ile bir araya gelen Başkan Pekyatırmacı, talep edilen hizmetleri not alarak yapılacak hizmetler hakkında da bilgi verdi. Başkan Pekyatırmacı’ya dış mahalle ziyaretlerinde AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı, teşkilat üyeleri ve belediye başkan yardımcıları da eşlik etti. Başkan Pekyatırmacı: "Her bir hemşehrimizin düşüncesi bizim için kıymetli" Selçuklu’nun tüm mahallerinde vatandaşlarla buluştuklarını belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Mahalle ziyaretleri yatırım ve hizmetlerimizin yerinde planlanmasına büyük katkı sağlıyor. Bu çerçevede merkezde ve dış mahallelerimizdeki hemşehrilerimizle bir araya geliyoruz. Mahallelerimize gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde hemşehrilerimizle buluşarak talep ve önerilerini dinliyor, hayata geçireceğimiz çalışmalar hakkında kendilerini bilgilendiriyoruz. İstişare kültürünün hizmet kalitemizi artırdığına inanıyor, bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz her ziyarette karşılıklı fikir alışverişine büyük önem veriyoruz. Her bir hemşehrimizin düşüncesi bizim için kıymetli. Onların memnuniyetini sağlamak bizleri ayrıca mutlu ediyor. İnşallah bu istişare anlayışımızı sürdürerek Selçuklu’ya en iyi hizmeti sunmaya devam edeceğiz" dedi.