GENEL - 23 Haziran 2023 Cuma 12:17

Bayramda aracıyla tatil bölgelerine gideceklere klima bakımı önerisi

A
A
A
Bayramda aracıyla tatil bölgelerine gideceklere klima bakımı önerisi

Kurban Bayramı tatilinde özel araçlarıyla bayram tatiline çıkmak isteyen vatandaşlara uzmanı tarafından tatile çıkmadan önce mutlaka araçlarının periyodik bakımlarını yaptırmaları gerektiği konusunda uyarılarda bulunuldu.

Kurban Bayramı tatilinde özel araçlarıyla bayram tatiline çıkmak isteyen vatandaşlara uzmanı tarafından tatile çıkmadan önce mutlaka araçlarının periyodik bakımlarını yaptırmaları gerektiği konusunda uyarılarda bulunuldu. Bayramın yaz günlerine denk gelmesi sebebiyle tatil bölgesine gidecek vatandaşlara özellikle klima ve lastik bakımı konusunda titizlik gösterilmesi gerektiği söylendi.



9 gün ilan edilen Kurban Bayramı tatilinde, özel araçları ile uzun yola çıkacak vatandaşlara oto tamirciler tarafından araçlarına bakım tavsiyesi yapıldı. Oto tamir ustaları uzun yol öncesinde araçların, lastikleri, yağ ve su seviyesi, aydınlatması ve sileceklerine dikkat edilmesi gerekliliğine vurgu yaparken, tatilin sıcak yaz aylarına denk gelmesi sebebiyle özellikle klima ve lastik kontrollerinin mutlaka sağlanması belirtildi.



"Aracın her bir uzvunun tek tek kontrol edilmesi gerekiyor"


İzmir’de 46 yıllık oto tamirci ustası Mecit Bedir, aracın her bir noktasının titizlikle kontrol edilmesi gerektiğine değinerek, "Bayram tatilinde uzun yola çıkacak vatandaşlarımız, araç bakımlarını titiz bir şekilde yapmalılar. Aracın her bir uzvunun tek tek kontrol edilmesi gerekiyor; bunun da usta ellere teslim edilmesi gerekiyor. Aracın yağı, yağ filtresi, hava filtresi ve polen filtrelerinin kontrol edilmesi çok önemli. Bunları yanında aracın lastikleri, fren balataları, diskler ve alt takımının kontrol edilmiş olması çok önemli" açıklamasında bulundu.



Havalar sıcak, klima bakımına dikkat


Bayram tatilinin yaz aylarına denk gelmesi sebebiyle araçlardaki klima bakımına vatandaşların özen göstermesi gerektiğini söyleyen Bedir, "Vatandaşlarımız bayram boyunca yoğunlukla tatil bölgelerine gidecek. Buralar da nispeten hava sıcaklığı daha yüksek yerleşimler olduğu için araç bakımlarına mutlaka dikkat edilmeli. Sıcak havalarda motor daha çok ısınacağı için orijinal yağ kullanılması gerekiyor. Sıcak havalar da en önemli nokta da klima bakımıdır. Polen filtreleri değiştirilmediği takdirde içeride karbonmonoksit birikimi olacağından hem sağlığımıza zararlı hem de uzun yolda sürücünün sıkıntı çekmesine sebep olacak bir etkendir" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla Valisi Akbıyık, Köyceğiz’de incelemelerde bulundu Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık Köyceğiz’de bir dizi incelemelerde bulunarak vatandaşları ziyaret etti. Vali Akbıyık, ilk olarak Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesi Yeniçiftlik Mahallesi’ndeki evinde vefat eden Jandarma Uzman Çavuş Kamil Keskin’in Köyceğiz Toparlar Mahallesi’ndeki baba evine taziye ziyaretinde bulundu. Ardından Vali Akbıyık, il genelinde etkili olan aşırı yağışlardan Köyceğiz’de etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunmak amacıyla Kavakarası Mahallesi’ne geçti. Burada aşırı yağışlar nedeniyle zarar gören seraları inceledi. İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Vali Dr. İdris Akbıyık, yaşanan olumsuzluktan etkilenen üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, devletin tüm imkanlarıyla vatandaşların yanında olduğunu ifade etti. Daha sonra Vali Akbıyık, Köyceğiz Mahalle Muhtarı Arıkan Daşkın ve mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Köyceğiz mahallesi sakinleriyle hasbihal eden Vali Akbıyık, vatandaşların ihtiyaç talep ve önerilerini dinledi. Akabinde Vali Akbıyık, Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu ile birlikte Köyceğiz Gölü kıyısında faaliyet gösteren esnafları ziyaret etti. Aşırı yağışlar nedeniyle zarar gören işyerlerinde incelemelerde bulunan Vali Akbıyık, esnaflarla hasbihal ederek hayırlı işler ve bereketli bol kazanç temennisinde bulundu. Heyet, yenilenen Köyceğiz Su Sporları ve Kamp Eğitim Merkezi’ne geçti. Köyceğiz Su Sporları ve Kamp Eğitim Merkezi Tesis Amiri Gözde Aydemir’den bilgi alan Vali Akbıyık, yenilenen eğitim merkezinde incelemelerde bulunurken, antrenman yapan sporculara başarılar diledi. Vali Dr. İdris Akbıyık son olarak Köyceğiz Kaymakamlığını ziyaret etti. Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu’dan İlçede yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Akbıyık, yapılması planlanan altyapı ve üstyapı projeleri hakkında istişarelerde bulundu. Vali Akbıyık, öğrencilerle düzenlenen iftar programından sonra ilçeden ayrıldı.
Bolu Oğlunun acısına yüreği dayanamayan anne son yolculuğuna uğurlandı Bolu’da evinde asılı halde cansız bedeni bulunan 16 yaşındaki çocuğun annesi, oğlunun kabri başında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlanan kadın oğlunun mezarının yanıbaşına defnedildi. Bolu’da 14 Şubat’ta kendisini doğalgaz borusuna asarak intihar eden 16 yaşındaki Efe Kerem Konuk, ailesi tarafından evde ölü olarak bulundu. Efe Kerem’in cenazesi, sevenlerinin gözyaşları arasında Kılıçarslan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Evladının intiharı ile yıkılan anne Mine Konuk, oğlunun Kılıçarslan Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret ettiği esnada fenalaştı. Oğlunun mezarı başında fenalaşan acılı anne, kalp krizi geçirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı Mine Konuk, Bolu’daki tedavisinin ardından durumunun ciddiyeti nedeniyle Ankara’ya sevk edildi. Ankara’daki hastanede yoğun bakım ünitesine alınan anne Mine Konuk’tan acı haber geldi. Evlat acısına yüreği daha fazla dayanamayan talihsiz kadın, doktorların tüm müdahalelerine rağmen günlerdir sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Oğlunun yanına defnedildi Hayatını kaybeden anne Mine Konuk, Kalıcı Konutlar Camiinde öğleyin kılınan cenaze namazının ardından, oğlu Kerem Konuk’un mezarının yanına gözyaşlarıyla defnedildi. Cenaze namazına Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
Mardin 28 Şubatta başörtüsü yasağı nedeni ile Kıbrıs’a gidip üniversite okudu, bugün üniversitede ders veriyor 28 Şubat sürecinde uygulanan başörtüsü yasağı nedeniyle üniversite eğitimini Kuzey Kıbrıs’ta sürdürmek zorunda kalan öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, yıllar sonra Türkiye’de üniversite kürsüsünde ders vermenin mutluluğunu yaşıyor. O dönem disiplin cezası aldığını, sınavlara başörtülü girmenin yasaklandığını belirten akademisyen Bedir, sürecin milyonlarca kadını psikolojik ve sosyal açıdan etkilediğini söyledi. Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü doktor öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı. Başörtüsü yasağıyla ilk olarak ortaokulun sonu ile lise yıllarının başında karşılaştığını belirten Bedir, imam hatip lisesinde eğitim gördüğü dönemde de Türkiye’nin birçok yerinde başörtüsü yasağının uygulandığını ifade etti. Milli güvenlik derslerinde başörtülü olarak derse ve sınavlara girmenin yasak olduğunu dile getiren Bedir, yasağa karşı çıkan öğrencilerin disiplin cezalarıyla karşı karşıya kaldığını, kendisinin de bu süreçte disiplin cezası aldığını söyledi. "Birçok kadın kampüse başını açarak ya da perukla girmek zorunda kaldı" Üniversite sınavı ve üniversite döneminde de yasakların devam ettiğini aktaran Bedir, ’’Üniversitelerde de birçok kadın kapıdan içeri girerken ya başını açmak zorunda kalıyordu ya da peruk takarak farklı şekillerde içeri giriyordu. Ben bunu yaşamadım çünkü başörtüsü yasağı olmayan Kıbrıs’ta bir üniversiteye gittim. Özellikle bunu tercih ettim. Ancak Türkiye’ye kongre ya da kütüphane araştırması için geldiğimizde yine aynı uygulamalarla karşılaşıyorduk. Bu süreç kitlesel olarak milyonlarca insanı, milyonlarca kadını etkiledi" dedi. 28 Şubat sürecinin yalnızca başörtüsü yasağıyla sınırlı olmadığını dile getiren Bedir, ’’Ara verdiğim bir dönem de oldu. 28 Şubat sadece başörtüsü yasağıyla sınırlı değildi, katsayı problemi de vardı. Meslek liseleri katsayı sorunu yaşıyor, puanları kırılıyordu. Dolayısıyla istediğim üniversiteyi ve bölümü kazanabilmek için bir süre ara vermek durumunda kaldım. Daha doğrusu kazanamadım. Çünkü Türkiye’de bir üniversiteyi kazanabilmek için derece yapmanız gerekiyordu ve buna rağmen istediğiniz bölümü kazanmak her zaman mümkün olmuyordu. Bu süreç sadece bana değil birçok kadına psikolojik olarak da ağır geldi. Özellikle kadınlara vurgu yapıyorum çünkü başörtüsü yasağı çok kitlesel bir uygulamaydı. Birçok insanda korku, kaygı, depresif belirtiler, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları ve sosyal fobi gibi birçok şey yaşattı. Ben de bunları yaşadım, kendimde tespit ettiğim sorunlardı" diye konuştu. "Dört kız kardeş aynı süreci yaşadı" Dört kız kardeş olduklarını ve hepsinin aynı süreci deneyimlediğini belirten Bedir, ’’Ailemiz bu konuda destekleyiciydi. Ablalarımdan biri yurt dışına gitti, bir kısmı okulu bıraktı, ben ise Kıbrıs’ta okudum. Ailem beni destekledi. Ancak özellikle akademik çalışmalarımdan ve "28 Şubat’ın Psikolojik Etkileri" kitabından da hareketle şunu söyleyebilirim ki birçok kadın destekleyici bir tavırla karşılaşmadı, ailesiyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı. Aile bunu kabul etse bile çok büyük bir üzüntü ve çok ciddi kayıplar vardı ortada. Yani dolayısıyla aile kısmına bakacak olursak gerçekten zorlayıcı deneyimler yaşadıklarını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu. Her 28 Şubat döneminde o günlerin acısının yeniden hatırlandığını dile getiren Bedir, "Her 28 Şubat geldiğinde o dönemi yaşayan birçok insan aynı acıyı yaşıyor. Ancak bugün öğrencilerimle çok rahat bir şekilde ders yapabiliyorum. İdeolojik bir ayrışma yok, onların bana karşı bir tavrı yok. Bu çok mutluluk verici. Her ideolojiden, her fikirden, her dini görüşten insanın bir arada bulunabilmesi ve böyle bir sorun yaşanmaması gerçekten çok kıymetli. Bu süreç elbette birçok şeyi değiştirdi. Kişisel olarak baktığımda ise beni daha güçlü hale getirdiğini söyleyebilirim. Ama üzen yoran yılların kaybına neden olan tarafları da var. Fakat 28 Şubat aynı zamanda bir mücadele. Dolayısıyla arzularıyla eksiler ile bizi değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü söyleyebilirim" dedi.
Mardin 28 Şubatta başörtüsü yasağı nedeni ile Kıbrıs’a gidip üniversite okudu, bugün üniversitede ders veriyor 28 Şubat sürecinde uygulanan başörtüsü yasağı nedeniyle üniversite eğitimini Kuzey Kıbrıs’ta sürdürmek zorunda kalan öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, yıllar sonra Türkiye’de üniversite kürsüsünde ders vermenin mutluluğunu yaşıyor. O dönem disiplin cezası aldığını, sınavlara başörtülü girmenin yasaklandığını belirten akademisyen Bedir, sürecin milyonlarca kadını psikolojik ve sosyal açıdan etkilediğini söyledi. Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü doktor öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı. Başörtüsü yasağıyla ilk olarak ortaokulun sonu ile lise yıllarının başında karşılaştığını belirten Bedir, imam hatip lisesinde eğitim gördüğü dönemde de Türkiye’nin birçok yerinde başörtüsü yasağının uygulandığını ifade etti. Milli güvenlik derslerinde başörtülü olarak derse ve sınavlara girmenin yasak olduğunu dile getiren Bedir, yasağa karşı çıkan öğrencilerin disiplin cezalarıyla karşı karşıya kaldığını, kendisinin de bu süreçte disiplin cezası aldığını söyledi. "Birçok kadın kampüse başını açarak ya da perukla girmek zorunda kaldı" Üniversite sınavı ve üniversite döneminde de yasakların devam ettiğini aktaran Bedir, ’’Üniversitelerde de birçok kadın kapıdan içeri girerken ya başını açmak zorunda kalıyordu ya da peruk takarak farklı şekillerde içeri giriyordu. Ben bunu yaşamadım çünkü başörtüsü yasağı olmayan Kıbrıs’ta bir üniversiteye gittim. Özellikle bunu tercih ettim. Ancak Türkiye’ye kongre ya da kütüphane araştırması için geldiğimizde yine aynı uygulamalarla karşılaşıyorduk. Bu süreç kitlesel olarak milyonlarca insanı, milyonlarca kadını etkiledi" dedi. 28 Şubat sürecinin yalnızca başörtüsü yasağıyla sınırlı olmadığını dile getiren Bedir, ’’Ara verdiğim bir dönem de oldu. 28 Şubat sadece başörtüsü yasağıyla sınırlı değildi, katsayı problemi de vardı. Meslek liseleri katsayı sorunu yaşıyor, puanları kırılıyordu. Dolayısıyla istediğim üniversiteyi ve bölümü kazanabilmek için bir süre ara vermek durumunda kaldım. Daha doğrusu kazanamadım. Çünkü Türkiye’de bir üniversiteyi kazanabilmek için derece yapmanız gerekiyordu ve buna rağmen istediğiniz bölümü kazanmak her zaman mümkün olmuyordu. Bu süreç sadece bana değil birçok kadına psikolojik olarak da ağır geldi. Özellikle kadınlara vurgu yapıyorum çünkü başörtüsü yasağı çok kitlesel bir uygulamaydı. Birçok insanda korku, kaygı, depresif belirtiler, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları ve sosyal fobi gibi birçok şey yaşattı. Ben de bunları yaşadım, kendimde tespit ettiğim sorunlardı" diye konuştu. "Dört kız kardeş aynı süreci yaşadı" Dört kız kardeş olduklarını ve hepsinin aynı süreci deneyimlediğini belirten Bedir, ’’Ailemiz bu konuda destekleyiciydi. Ablalarımdan biri yurt dışına gitti, bir kısmı okulu bıraktı, ben ise Kıbrıs’ta okudum. Ailem beni destekledi. Ancak özellikle akademik çalışmalarımdan ve "28 Şubat’ın Psikolojik Etkileri" kitabından da hareketle şunu söyleyebilirim ki birçok kadın destekleyici bir tavırla karşılaşmadı, ailesiyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı. Bazen ailesiyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı. Aile bunu kabul etse bile çok büyük bir üzüntü ve çok ciddi kayıplar vardı ortada. Yani dolayısıyla aile kısmına bakacak olursak gerçekten zorlayıcı deneyimler yaşadıklarını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu. Her 28 Şubat döneminde o günlerin acısının yeniden hatırlandığını dile getiren Bedir, "Her 28 Şubat geldiğinde o dönemi yaşayan birçok insan aynı acıyı yaşıyor. Ancak bugün öğrencilerimle çok rahat bir şekilde ders yapabiliyorum. İdeolojik bir ayrışma yok, onların bana karşı bir tavrı yok. Bu çok mutluluk verici. Her ideolojiden, her fikirden, her dini görüşten insanın bir arada bulunabilmesi ve böyle bir sorun yaşanmaması gerçekten çok kıymetli. Bu süreç elbette birçok şeyi değiştirdi. Kişisel olarak baktığımda ise beni daha güçlü hale getirdiğini söyleyebilirim. Ama üzen yoran yılların kaybına neden olan tarafları da var. Fakat 28 Şubat aynı zamanda bir mücadele. Dolayısıyla arzularıyla eksiler ile bizi değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü söyleyebilirim" dedi.