Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Üsküdar’da hastalardan rüşvet alan 2 doktor hakkında 12 yıla kadar hapis istemi
24 Nisan 2026 Cuma - 14:23:58
Üsküdar Devlet Hastanesi’nde görev yapan ve hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edilmesinin ardından gözaltına alınarak tutuklanan Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. 2 doktor hakkında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. Doktorların toplam 305 bin 485 lira haksız kazanç elde ettiği tespit edildi. Üsküdar Devlet Hastanesi’nde görev yapan iki doktorun hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edildi. Edinilen bilgilere göre, Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran isimli doktorların muayeneye gelen hastalardan ameliyat işlemleri için ek ücret istedikleri belirlendi. Şüpheliler, rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. Doktorların para istediği bazı hastaların ücretleri kabul etmediği ve bunun üzerine CİMER’e bildirerek doktorları şikayet ettiği, hastanede ise bazı yetkililerin durumu emniyete bildirdiği öğrenildi. Şikayetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Üroloji doktorluğu yapan 2 şahsın hastalardan ameliyat için rüşvet aldıkları belirlendi. Şüpheli doktor Gürkan Örskıran’ın hastalarından 20 ila 30 bin TL arası rüşvet aldığı, diğer doktor Cem Gülçin’in ise bin 200 ila bin 400 dolar arasında rüşvet aldığı tespit edildi. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından doktorlar hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2 doktor hakkında ayrı ayrı olmak üzere 4 yıldan 12 yıla kadar hapis talep edildi. Biri kabul etti diğeri reddetti Doktor Gürkan Örskıran savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini hastane bünyesinde yapılan ameliyatlarda dışarıdan temin edilen herhangi bir malzeme bulunmadığını ifade etti. Doktor Cem Gülçin ise gözaltı sürecinde geçmişini düşündüğünde yaptığı şeyin etik ve ahlaklı olmadığını, talep ettiği parayı maddiyatının yeterli olmadığı için değil hırsından dolayı talep ettiğini belirtti. 12 yıla kadar hapsi talep edildi 2 doktorun, hazırlanan iddianamede "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapsi istendi.
24 Nisan 2026 Cuma - 14:23
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hafızlık İcazet Merasimi’ne katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hafızlık İcazet Merasimi’ne katıldı.
24 Nisan 2026 Cuma - 14:21
Etkinliklerde On-Chain biletleme dönemi başlıyor
Moca Network ve Biletinial arasında gerçekleştirilen iş birliği ile etkinlik sektöründe On-Chain biletleme dönemi başlıyor. Bu iş birliğiyle 6 milyon kullanıcı, doğrulanabilir kimlik verileri üzerinden güvenli ve kişiselleştirilmiş biletleme deneyimine kavuşacak. Türkiye’nin biletleme platformu Biletinial, Moca Network ile stratejik ortaklık kurdu. Bu iş birliğiyle 6 milyon kullanıcı, doğrulanabilir kimlik verileri üzerinden güvenli ve kişiselleştirilmiş biletleme deneyimine kavuşacak. AIR Kit entegrasyonu sayesinde kullanıcılar Proof of Attendance kayıtları oluşturabilecek, VIP erişim ve çeşitli ödüllerden yararlanırken sektörün finansal sürdürülebilirliğine de katkı sağlanacak. Moca Network’ün AIR Kit yazılım geliştirme kiti (SDK), Biletinial platformuna entegre edilerek kimlik odaklı yeni nesil bir deneyim sunacak. Entegrasyon, Moca Network ekosistemiyle tam birlikte çalışabilirlik (interoperability) sağlayarak kullanıcıların farklı platformlar arasında avantajlardan faydalanmasına ve Biletinial uygulaması dışına taşan kullanım senaryolarına erişmesine imkan tanıyacak. Moca Network, Animoca Brands’in kimlik altyapısı olarak konumlanırken Moca Chain’in gelişimine de katkı sağlıyor. Bu ortaklık, SK Planet’in OK Cashbag, Oyunfor ve OneFootball entegrasyonlarının ardından merkeziyetsiz ve gizlilik odaklı kimlik çözümlerinin ana akım tüketici hizmetlerine entegrasyonunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Doğrulanabilir kimlik ve On-Chain biletleme modeli Moca Network’ün AIR Kit çözümünün (evrensel hesaplar, dijital cüzdan ve kimlik modülleri dahil) entegrasyonu sayesinde kullanıcılar; doğrulanabilir katılım kayıtları (Proof of Attendance) toplayabilecek, kişiselleştirilmiş avantajlara ve oyunlaştırılmış sadakat ödüllerine erişebilecek. Moca Network CEO’su Kenneth Shek, iş birliği kapsamında yaptığı değerlendirmede, "Biletinial, Türkiye’nin kültür ve eğlence ekosisteminde kritik rol üstleniyor. Merkeziyetsiz kimliğin bu platforma entegre edilmesi, Web3 teknolojilerinin gerçek dünyada benimsenmesi adına önemli dönüm noktasıdır. Yüksek hacimli ve ülke çapında hizmet veren bir platformda doğrulanabilir kimlik ve On-Chain biletleme modelini hayata geçirerek, kullanıcıların dijital kimlikleri üzerinde kontrol ve değer sahibi olduğu yeni deneyim sunuyoruz" dedi. Veri odaklı katılım ve yeni gelir modelleri İlk aşamada doğrulanabilir kimlik verileri; yaş doğrulama, coğrafi bilgiler, etkinlik katılım geçmişi, harcama alışkanlıkları ve eğlence tercihlerini kapsayacak. Biletinial CEO’su Ulaş Uslu, yaptığı değerlendirmede, "Teknolojik inovasyonu odağına alan platform olarak; güvenli, verimli ve kullanıcı merkezli biletleme çözümleri geliştirmeye kararlılığımızın bir sonucu. Moca Network ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, etkinlik sektöründe dijital kimlik kullanımına yeni bir boyut kazandırıyor. Bu entegrasyon sayesinde operasyonel güvenliği artırırken, kullanıcılarımıza daha fazla kişiselleştirme, değer ve etkileşim imkanı sunacağız" ifadelerini kullandı. Finansal sürdürülebilirlik ve Avrupa’ya açılan köprü Biletinial Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Gündoğdu ise "İnovasyon odaklı büyüme stratejisinin en önemli adımlarından biri olan bu iş birliği, kullanıcılarımız için güven, konfor ve uzun vadeli değer oluşturuken, sektörün finansal sürdürülebilirliğine de doğrudan katkı sağlayacak. Uygulama ile kullanıcılarımız etkinliklere katıldıkça doğrulanabilir kimlik bilgileri kazanacak. Bu, kişiselleştirilmiş indirimler, VIP erişim ve oyunlaştırılmış ödüllerle daha zengin bir deneyim sağlarken; organizatörler ve sponsorlar için doğrulanabilir verilerle daha etkin yatırım kararları alma ve kampanyalarının gerçek katılım ile dönüşüm oranlarını ölçme imkanı sağlıyor. Türkiye’nin kültürel ekosistemini Avrupa’ya taşıyan güçlü bir köprü niteliği taşıyor" şeklinde konuştu. Biletinial’ın 3 binden fazla mekan ve 3 bin 200’den fazla organizatörle çalışarak aylık ortalama 12,4 milyon kullanıcıya ulaştığı dikkate alındığında, bu entegrasyon Türkiye’nin kültürel ekosistemini Avrupa’ya taşıyan güçlü bir köprü olarak öne çıkıyor.
24 Nisan 2026 Cuma - 14:13
Bilim, teknoloji ve afet yönetimi buluştu: TÜBA çalıştayında kritik mesajlar
İstanbul’da düzenlenen "Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı"nda ‘ahlaki deprem’ vurgusu öne çıktı. Uzmanlar, 6 Şubat depremlerinin yalnızca fiziki yıkımı değil, sistemsel eksiklikleri de ortaya koyduğunu belirtirken; dere yataklarının yapılaşmaya açılmasının riskleri büyüttüğüne, üniversite kampüslerinin afet anlarında kritik merkezler haline geldiğine ve yapay zekâ destekli erken uyarı ile hasar tespit sistemlerinin yeni dönemin anahtarı olduğuna dikkat çekti. Türkiye Bilimler Akademisi tarafından Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı"nda, kamu yöneticileri ve akademisyenler afetlere hazırlık, risk azaltma ve bilimsel çalışmaların önemini ele aldı. Çalıştayda, 6 Şubat depremleri sonrası edinilen tecrübeler ışığında yeni stratejiler ve teknolojik çözümler masaya yatırıldı. Açılış konuşmalarını ise İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Sözen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya ve TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Yürütücüsü Mehmet Emin gerçekleştirdi. "Afetlerden ders çıkaran toplumlar riskleri azaltıyor" İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Sözen, "Kutsal değerleri olmayan, sadece dünyevi yaşamını en iyi şekilde dizayn eden bazı toplumlardaki hassasiyetin kaynağını da bilmek gerekiyor. Bizde 7, 7,5, 8 şiddetinde depremler olabileceği düşüncesi bile ciddi bir tedirginlik oluşturuyor. Ancak bazı toplumların afetlerden ders çıkararak altyapılarını ve sistemlerini buna göre kurduklarını görüyoruz" dedi. Sözen sözlerini şöyle sürdürdü: "6 Şubat depreminden sonra İstanbul Valiliği olarak Türkiye Afet Müdahale Planı ve risk azaltma planları kapsamında çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Yerel ve merkezi yönetimler, üniversiteler, güvenlik birimleri ve ilgili tüm kurumların katılımıyla toplantılar gerçekleştiriliyor. Amaç, alınan önlemlerin topluma yansımasını artırmak ve afet anında hızlı müdahale ile kayıpları en aza indirmektir." "Ahlaki deprem, fiziksel yıkımı büyütüyor" Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ise "Depremin etkilerinin çarpan etkisiyle artmasına neden olan bir ‘ahlaki deprem’ gerçeğiyle de karşı karşıyayız. Bu durumun fiziksel yıkımı nasıl büyüttüğünü yaşadığımız afetlerde açıkça gördük. Asrın felaketi olarak tanımladığımız depremler, hem can kayıpları hem de ekonomik maliyetler açısından büyük sonuçlar doğurdu. Bu yıl Amerika’da düzenlenecek G20 Zirvesi kapsamında, doğal afetler başlığında Türkiye’nin deneyimlerini uluslararası platformda paylaşacağız. Doğaya müdahale ederken dere yataklarının korunması büyük önem taşıyor. Bu alanların yapılaşmaya açılması, felaketlerin maliyetini katlayarak artırıyor" açıklaması yaptı. Prof. Dr. Şeker, "Ayrıca yaptığımız gözlemlerde üniversite kampüslerinin afet anlarında kritik merkezler haline geldiğini gördük. Barınma, enerji ve temel ihtiyaçların karşılanabildiği bu alanlar, kriz yönetiminde önemli rol üstleniyor" şeklinde konuştu. "Yapay zekâ ile afet yönetiminde yeni dönem" "Üniversitemiz, afetlerin azaltılması ve afet teknolojilerinin geliştirilmesi hedefiyle çok disiplinli çalışmalar yürütmektedir" diyen Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya, "6 Şubat depremi sonrasında özellikle Hatay başta olmak üzere sahada hasar tespiti, yapı analizi ve tarihi dokunun korunmasına yönelik çalışmalar başlatıldı. Geçici barınma sistemleri, hızlı üretim teknikleri ve altyapı yönetimi üzerine saha araştırmaları gerçekleştirildi. Bu verilerle afet yönetimi için yapay zekâ tabanlı bir karar destek sistemi geliştirildi" dedi. Karakaya sözlerini şöyle sürdürdü: "TÜBİTAK 1001 programı kapsamında yürütülen projelerde, sismik hareketlerin yapay zekâ ile analiz edilmesi ve risklerin daha erken öngörülmesi hedefleniyor. Ayrıca uydu verileriyle entegre edilen sistemlerle hasar haritaları oluşturularak arama-kurtarma ve lojistik faaliyetler için otomatik altyapı kurulması amaçlanıyor. Üniversitemizde kurulan Afet ve Acil Yardım Koordinatörlüğü ile öğrenciler ve personel arama-kurtarma konusunda eğitilerek sertifikalandırılıyor. Hedefimiz, mezunlarımızın ülkenin her yerinde afetlere müdahale edebilecek donanıma sahip olmasıdır." "Afet yönetiminde öncelik risk azaltma olmalı" Afetlerin çoğu zaman yanlış yer seçimi, eksik mühendislik hizmetleri ve yetersiz mevzuatın sonucudur olduğunu belirten TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Emin da şöyle konuştu: "Türkiye, jeolojik yapısı ve sosyoekonomik dinamikleriyle çoklu afet risklerinin kesişim noktasında yer alıyor. Kuzey Anadolu Fayı’ndan Doğu Anadolu Fayı’na uzanan hatlar; heyelanlar, yangınlar, kuraklık gibi risklerle birlikte birbirini tetikleyen karmaşık süreçler oluşturuyor. 2023 Kahramanmaraş depremleri ise sistemlerin ciddi şekilde test edildiği bir dönüm noktası oldu. Afet yönetimi tek bir kurumun değil, disiplinler arası ve çok aktörlü bir süreçtir. Küresel ölçekte de afetlerin etkileri sınırları aşarak farklı coğrafyalarda hissedilmektedir. Bu nedenle uluslararası iş birliği, veri paylaşımı ve erken uyarı sistemleri büyük önem taşıyor. En temel dönüşüm ise müdahale odaklı anlayıştan, risk azaltma ve önleme odaklı yaklaşıma geçiştir. Çünkü afet gerçekleştikten sonra kayıpları tamamen telafi etmek mümkün değildir."
10 Nisan 2026 Cuma - 14:55
İstanbul’da dolu ve sağanak yağış etkili oldu: Doluyla kaplanan Sultangazi’de sürücüler zor anlar yaşadı
İstanbul’da etkili olan dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Beyaza bürünen Sultangazi’de sürücüler, ilerlemekte güçlük çekti.Son günlerde bahar havasının etkili olduğu İstanbul’da bugün havanın hissedilir derecede soğumasıyla dolu sürprizi yaşandı. Kentin belli bölgelerinde etkili olan dolu vatandaşlara zor anlar yaşattı. Sultangazi’ beyaza büründü. Araçlar dörtlülerini yakalayarak ilerlemek zorunda kaldı. Sürücüler doluyla kaplanan yolda güçlükle ilerledi. Dolu bir süre sonra yerini, sağanak yağışa bıraktı.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:38
Beşiktaş’ta oto galerideki kundaklama olayıyla ilgili gözaltına alınan11 şüpheli adliyeye sevk edildi
İstanbul Beşiktaş’ta araç kiralama şirketi önündeki lüks araçların kundaklandığı ve şirket sahibinin villasının kurşunlandığı olayla ilgili gözaltına alınan 11 şüpheli, Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Ayrıca şüphelilerin her iki eylemi para karşılığı yaptıkları, paralarını alamadıkları öğrenildi. Şüphelilerin galeri sahibinin villasını kurşunladığı anlar da güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, geçtiğimiz 6 Nisan Pazartesi günü saat 04.20 sıralarında gerçekleşmişti. Beşiktaş Balmumcu Mahallesi Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan oto galeride meydana gelmiş, park halindeki lüks otomobilde başlayan yangın diğer 14 araca da sıçramıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekiplerin 1 saatlik çalışması sonucunda yangın söndürülmüş, kundaklama olayının ardından aynı saat dilimi içerisinde galeri sahibinin Levent’te bulunan villasına şüpheliler tarafından ateş edilmişti. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken maddi hasar meydana gelmişti. Her iki olayın faillerinin peşine düşen Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından şüphelileri yakalamaya yönelik çalışma başlatıldı. 11 şüpheli gözaltına alındı Şüphelilerin izlerini süren Gasp Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmalarda her iki olayın ardından şüphelilerin olay yerinden motosikletle kaçtığı ardından Kağıthane’de bir araca binip Sapanca’ya gittiklerini belirledi. Burada bir süre kalan şüphelilerin sonrasında İstanbul’a döndüğü tespit edilirken, 8 Nisan Çarşamba günü İstanbul’un Bağcılar ve Bahçelievler ilçesinde ve Sakarya’ya bağlı Sapanca ilçesinde bulunan bungalov eve eş zamanlı operasyon yapıldı. Düzenlenen operasyonda 11 şüpheli yakalandı. Operasyon sırasında galeri sahibinin ikametine düzenlenen saldırıda kullanıldığı değerlendirilen 1 tabanca ve 2 adet motosiklet ele geçirildi. Villanın kurşunlanma anları kamerada Şüphelilerin kundaklama olayından kısa bir süre sonra galeri sahibinin ikamet ettiği villasını kurşunladığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde şüphelilerden birinin villayı kurşunladığı anlar yer alırken hemen sonra bir motosikletle olay yerinden kaçtığı anlar yer alıyor. Her iki eylemi para karşılığı yaptıkları, paralarını alamadıkları öğrenildi Bağcılar’da bir rezidansta ve Bahçelievler’de bir ikametteki operasyonda yakalanan şüphelilerin her iki olayı gerçekleştirmeleri için suç örgütüyle para karşılığında anlaştıkları, olayın ardından paralarını alamadıkları öğrenildi. Aynı zamanda yeni nesil suç örgütünün liderliğini yapan ve yurt dışında oldukları belirlenen V.R.A. ve 3 diğer sözde yöneticiler hakkında yakalanması için kırmızı bülten çıkarıldığı öğrenildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilen 11 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından, adliyeye sevk edildi. Aynı örgüte son 1 yılda 64 ayrı eylemden işlem yapıldı: 125 kişi tutuklandı Son olarak Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından İstanbul genelinde söz konusu suç örgütüne son 1 yılda 64 ayrı eylemle ilgili işlem yapıldı. Öte yandan liderliğini V.R.A.’nın yaptığı yeni nesil suç örgütünün son 1 yıl içerisinde 64 ayrı eyleme karıştığı tespit edilirken, Gasp Büro Amirliği ekiplerinin düzenlediği operasyonlar sonucunda 184 kişi yakalanarak gözaltına alınırken, bunlardan 125 kişinin tutuklandığı öğrenildi.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:26
İBB’nin hatalı yıkımı 4 aileyi sokakta bıraktı, yakınlarının yanında kaldıklarını iddia eden aileler çözüm istedi
İstanbul Sultangazi’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı yıkım ekibinin gerçekleştirdiği çalışma sırasında bitişikteki binanın taşıyıcı kolonunun patlamasının ardından bina tedbir amaçlı mühürlendi. 17 kişiden oluşan 4 aile ise sokakta kaldıklarını öne sürerek, İBB tarafından kendilerine geçici olarak kalmaları için daire sözü verildiğini, ancak bu sözün yerine getirilmediğini iddia etti.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:18
İstanbul’da dolu ve sağanak yağış etkili oldu: Doluyla kaplanan Sultangazi’de sürücüler zor anlar yaşadı
İstanbul’da etkili olan dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Beyaza bürünen Sultangazi’de sürücüler, ilerlemekte güçlük çekti.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:05
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Kadın istihdamını 2025 yılında 10,8 milyon kişiye ulaştırdık"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kadın istihdamını 2025 yılında 10,8 milyon kişiye ulaştırdık. AK Parti döneminde 6 milyon civarında kadın istihdamı oluşmuştur. Kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 21,3’ten yüzde 36,2’ye yükselttik. 2028 hedefimiz bu oranı yüzde 40,1 seviyesine çıkarmaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul düzenlenen Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı’na katıldı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ve çok sayıda konuk katıldı. Programına açılış konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kadınların toplumun her alanında aktif biçimde yer alması ve siyasi temsili, yönetimin meşruiyeti ve kararların toplumsal karşılığı açısından temel bir ölçüt ve aynı zamanda kalkınmanın temel yapı taşlarından birisidir. Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren, kadınların hayatın her alanında ve öncelikli olarak da yönetim mekanizmalarında yer alması ’güçlü toplum’ hedefinin ana başlıklarından biri olarak görülmüştür. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla Türkiye, birçok Avrupa ülkesinden önce 1934 yılında milletvekili seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyarak dünyaya örnek olmuştur" dedi. "Türkiye, kadın hakları alanında en kapsamlı ve en güçlü dönüşümünü AK Parti iktidarları döneminde yaşamıştır" Toplumda kadın hakları ve geleceğe yönelik kadın politikalarına ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Kadın günümüz küresel kalkınma ajandasının da en öncelikli, dönüştürücü ve kapsayıcı unsuru olarak konumlanmış durumdadır. Kadınların karar alma mekanizmalarında eşit olarak yer almaları, hiç şüphesiz kalkınma amaçlarını gerçekleştirmenin ana unsurlarından birisidir" dedi. Dünyadaki siyasi ve savaş krizinde kadınların karar alma süreçlerinin önemine değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bugün dünya, aynı anda birden fazla krizle karşı karşıyadır. Gazze’de süren insani yıkım, Ukrayna’daki savaş, İsrail-ABD-İran savaşının bölgesel etkileri, iklim baskısı, gıda ve enerji güvenliğine dair riskler ve küresel ekonomideki kırılganlıklar, karar süreçlerinin daha güçlü bir dengeyle yürütülmesini gerektirmektedir. Kadınların karar alma süreçlerinde daha görünür olduğu örnekler, krizlere verilen karşılığın daha dengeli, dikkatli, diyaloga ve uzun vadeye odaklı bir çizgiye taşındığını göstermektedir. Bugün küresel düzeyde belirsizliğin arttığı, risklerin yükseldiği bir dönemdeyiz. Maalesef küresel kurumların, kuralların hukukun aşındığı zayıfladığı bir süreçteyiz, ve bunu dünyanın çeşitli yerlerinde özellikle bölgemizde yaşanan jeopolitik gerilimlerde yakından görüyoruz, hissediyoruz. Güç siyasetinin öne çıktığı bir dönemdeyiz, ‘ Ben güçlüysem istediğimi yaparım’ yaklaşımının yaygınlaştığı bir dönemdeyiz, özellikle böyle bir dönemde kadınların sesinin daha fazla yükselmesi, daha adaletli bir dünyanın mümkün olduğunu ifade etmeleri, yeni bir adaletli düzen arayışını ifade etmeleri son derece kıymetli olduğuna inanıyorum. Türkiye, kadın hakları alanında en kapsamlı ve en güçlü dönüşümünü AK Parti iktidarları döneminde yaşamıştır" diye konuştu. "Kız çocuklarının bilim, teknoloji, mühendislik, matematik odaklı STEM alanlarında güçlendirilmesini temel önceliğimiz" 2018-2023 döneminde Türkiye’de kadına odaklı ilk kapsamlı plan olma özelliği taşıyan "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planını" uyguladıklarını söyleyen Yılmaz, "Planda eğitim, ekonomi, sağlık, karar alma mekanizmalarına katılım, medya olmak üzere önceliklendirdiğimiz 5 temel alanda yenilikçi adımlar attık. 2025 yılı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programımızda kamuoyu ile paylaştığımız ’Kadının Güçlenmesi Genelgesi’ ile yeni bir dönemi daha başlattık. Bu genelgeyle kapsamında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu’nu oluşturduk. İllerimizde ise valilerimizin başkanlığında İl Koordinasyon Kurullarını hayata geçirerek merkezi ve yerel düzeyde politika koordinasyonunu güçlendirdik. Kız çocuklarının bilim, teknoloji, mühendislik, matematik odaklı STEM alanlarında güçlendirilmesini ve yapay zeka, enerji ve mühendislikte geleceğin teknoloji liderleri arasında daha fazla kadının yer almasını temel önceliklerimiz olarak ele alıyor ve destekliyoruz" dedi. "Kadın istihdamı 2025 yılında 10,8 milyon kişiye ulaştırdık" Başkanlığı yaptığı Nüfus Politikaları Kurulu çalışmaları kapsamında 2025 yılından bu yana kadınların kariyer ve aile uyumunu sağlamalarına olanak sağlayan önemli adımlar attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Biz kadınların aile hayatıyla, iş hayatı arasında tercihe zorlanmalarını istemiyoruz, isteyen kadınların her iki alanda da sorumluluklarını yerine getirebilecekleri uygun şartları oluşturuyoruz. Bu kapsamda ’kreş seferberliği’ başlatarak kadınlarımızın çalışma hayatında güçlü biçimde yer almasını teşvik eden ve aile refahını gözeten politikaları hayata geçirdik. Hükümetlerimiz döneminde kadınların işgücüne katılımını artıran politikaları hayata geçirdik. Kadın istihdamını 6 milyon kişi artırarak 2005 yılındaki 4,8 milyondan 2025 yılında 10,8 milyon kişiye yükselttik. Yani 6 milyon civarında AK Parti döneminde kadın istihdamı oluşmuştur. Kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 21,3’ten yüzde 36,2’ye yükselttik. 2028 hedefimiz bu oranı yüzde 40,1 seviyesine çıkarmaktır" dedi. "Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda kadınların da yüzyılı olacak" Türkiye Yüzyılı’nın, aynı zamanda kadınların da yüzyılı olacağı vurgulayan Yılmaz, "Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle 2026 yılında kalkınmayı eşitlikten, sürdürülebilirliği kadının gücünden ayırmayan bir anlayışla, ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ vizyonumuzu kamuoyuyla paylaştık. Vizyonumuzun amacı, kadınlar için her alanda kazanımlarımızı ileriye taşıyarak kadının üretim gücünü kalkınmanın dinamik unsuru haline getirmektir. Hamlemizi özel sektör, kamu ve sivil toplum iş birliğiyle, 10 ilke içeren ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi Niyet Beyanı’ ile somutlaştırdık. Fırsat eşitliğinden aile dostu iş yerlerine, sosyal sorumluluktan yeşil ve dijital dönüşüme uzanan çok yönlü bir yaklaşım benimsedik. İnanıyoruz ki, Türkiye’nin yarınları, kadınların liderlikleri, emekleri ve başarılarıyla şekillenecek, yükselecek. Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda kadınların da yüzyılı olacak. Cumhurbaşkanımızın, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın önemli başarılarından biri de başörtüsü konusunda attığı adımlar olmuştur, bugün bu konuda atılan adımlarla başı açık, başı örtülü tüm kadınlar temel haklardan eşit şekilde yararlanmaktadırlar" ifadelerini kullandı.
10 Nisan 2026 Cuma - 13:35
FIFA Arena projesi Türkiye etabının resmi açılışı gerçekleştirildi
Çocukların sahalara ulaşımını kolaylaştırmak için hayata geçirilen FIFA Arena projesinin Türkiye etabının resmi açılışı Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun katılımıyla gerçekleşti. FIFA Arena projesi kapsamında çocukların sahalara ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Türkiye’de bugüne kadar başta depremden etkilenen bölgeler olmak üzere 11 adet saha tamamlandı. Riva’daki Spor Toto Teşkilatı Ortaokulu’nda bitirilen 9. sahanın açılışı da Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, FIFA Başkanı Gianni Infantino, FIFA Üye Federasyonlar Direktörü Elkhan Mammadov, FIFA Küresel Futbol Gelişim Direktörü Arsene Wenger, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Eski TFF Başkanları Şenes Erzik, Mehmet Büyükekşi, Nihat Özdemir, Yıldırım Demirören, Servet Yardımcı ile çok sayıda davetlinin katılımıyla yapıldı. 2025 yılında bu projeyi başlatan FIFA, dünya genelinde 100 ülkede 2031 yılına kadar en az bin sahayı hizmete sunmayı hedefliyor. Türkiye’de de ilk etapta 60 sahanın tamamlanarak gençlerin spora erişiminin kolaylaştırılması planlanıyor. Bakan Bak: "24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılan milli takımımızı tebrik ediyoruz" Güzel bir proje için bir arada olduklarını aktararak sözlerine başlayan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Bugün gururluyuz. Gençler burada. Dünya Kupası maçlarını bekliyoruz. Maçların saatleri biraz kötü ama inşallah hepiniz maçları takip edeceksiniz. Hep beraber hazırız. 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılan milli takımımızı tebrik ediyoruz. Gurur duyduk. Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Çok yakından takip ediyor. Dün Mersin’deydim. Çukurova Basketbol Takımı, Avrupa Kupası’nı kazandı. Servet Tazegül Spor Salonu’nda 8 bin seyirci vardı. Basketbol Gelişim Merkezi’nde de pek çok başarıya imza attık. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş statlarında, Olimpiyat Stadyumu’nda pek çok başarılı organizasyon gerçekleştirdik. Futbolu seven bir ülkeyiz. Güzel bir proje ‘FIFA Arena.’ Deprem bölgesinde yapılan 8 saha var. Türkiye’de sayı 60. Bulunduğumuz okul, bakanlığımıza bağlı Spor Toto Teşkilatı tarafından yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 3 bin 984 halı saha yapıldı. Yapımı devam eden 850 saha var. Cumhurbaşkanımızın talimatı okul bahçelerine, mahallelere spor tesisi yapacaksınız. Dünya çapında FIFA tarafından bine yakın tesis yapılacak. Türkiye’de futbola hizmet eden bütün başkanlarımıza teşekkür ediyoruz. Hepsinin bir katkısı var. Çok şanslıyız. Sporu, futbolu iyi bilen, bütün maçları, branşları takip eden bir cumhurbaşkanımız var. Hep beraber Amerika’da gururlanacağız. 24 yıl sonra 2002’de Japonya ve Güney Kore’de düzenlenen kupada yakalanan başarının daha iyisini yapacağız. Montella’ya teşekkür ediyoruz. İtalyanlar bizi destekliyor. Aynı zamanda 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı birlikte organize ediyoruz, beraber çalışıyoruz. Yine bu yıl çok meşgulüz. 2026 Avrupa Ligi finalini yapıyoruz, Beşiktaş Stadyumu’nda. 2027 yılında Konferans Ligi Finali’ni yapacağız. Pek çok uluslararası organizasyonu gerçekleştiren Türkiye var. Milli takımımıza güveniyoruz, başarılar diliyoruz. Biz yolumuza devam edeceğiz, gençlerimize güveniyoruz" açıklamasını yaptı. Gianni Infantino: "2026 Dünya Kupası’na katılmanızdan dolayı sizleri tebrik ederim" A Mili Takımı’nın, 2026 Dünya Kupası’na katılmasından dolayı herkesi tebrik ederek sözlerine başlayan Başkan Infantino, "Tüm ülkenizi gururlandırdınız, bu başarıyla aslında tüm dünyadaki futbol seven herkesi sevindirmiş oldunuz. Bu başarınızı görmekten çok mutluluk duydum. Şenes Erzik’e de bir alkış almak istiyorum. Şenes Erzik birçok heyecan verici sayfalar yazmış, Türk futbolunun efsanelerindendir. Ama kendisi aynı zamanda birçok alanda benim mentörüm olmuştur. Kendisiyle çok güzel anılarımız oldu. Aynı zamanda TFF’nin geçmiş başkanlarına da teşekkür ediyorum. Çocuklar, gençler bugün herkes burada. Türk futbol topluluğunun burada olduğunu görmek çok güzel. İbrahim Bey’i de alkışlamalıyız bence. TFF Başkanı olarak Türkiye’yi yeniden Dünya Kupa’sına taşıma başarısı gösterdi. Ben bir İtalyan olarak Vincenzo Montella için de bir alkış göndermek istiyorum. 62 gün kaldı Dünya Kupası’nın başlamasına. Ben artık günleri değil, dakikaları ve saniyeleri sayıyorum. Çok tarihi bir Dünya Kupası olacak. 48 takım mücadele edecek. Şu ana kadar düzenlenen en kapsayıcı Dünya Kupası olacak. Bu tip dünyayı bir araya getiren turnuvalara çok ihtiyacımız var. Eğer ki bir şehir, bir ülke varsa bu kültürü temsil eden, kıtaları temsil eden bir şehir varsa bu İstanbul, ülke varsa Türkiye’dir" diye konuştu. "Türkiye’de 60 saha planladık ama belki 100 tane de olabilir" FIFA Başkanı, Türkiye’de 60 saha açmayı planladıklarını ancak bu sayıyı 100’e de çıkarabileceklerini dile getirdi. Infantino, "Bugün burada bulunmamızın sebebi FIFA Arena projesi çerçevesinde sahamızın alışını gerçekleştirmek. FIFA’nın üyesi olan ülkelerde 100’den fazla saha açmayı istiyoruz. Şu ana kadar Türkiye’de 11 tanesi tamamlandı. Deprem bölgesine ufak da olsa bir katkı yapmayı, oradaki çocuklara bir futbol armağanı verip yüzlerini güldürmeyi amaçladık. Türkiye’de 60 saha planladık ama belki 100 tane de olabilir. Birlikte bunu da başarabiliriz. Eminim ki bu sahaların yapımında bize destek olacak ortakları da bulacağız. En önemlisi buradaki çocuklara bir fırsat tanımış oluyoruz, sağlıklı bir ortamda futbol oynamaları için. Bunun yanında çocuklar okula geldiğinde belki derslerden sıkıldıklarında sahayı görecekler ve mutlu olacaklar. Futbol bizler gibi yetişkinlerin de bir araya geldiği bir yer" dedi. "Türkiye’nin, Dünya Kupası’ndaki maçlarını sabırsızlıkla bekliyorum" Türkiye’nin, Dünya Kupası’ndaki maçlarını izlemeyi sabırsızlıkla beklediğini de aktaran Gianni Infantino, "Hepimiz hayaller kuruyoruz. Hepimiz futbol yıldızı olmanın hayalini kuruyoruz. Hakan Çalhanoğlu, Kenan Yıldız, Arda Güler gibi olmak, Dünya Kupası’nda oynamak, hatta kazanmak hepimizin hayali. Tabii ki bir ülke kazanacak Dünya Kupası’nı. Ben size kalpten teşekkür ediyorum. Siz aslında Dünya Kupası’nı her gün kazanıyorsunuz bu çocuklara bu imkanı sunup, yüzlerini güldürerek. Beni burada ağırladığını için tekrar teşekkür ediyorum. Her zaman bana güvenebilirsiniz. Kalbim Türkiye ile atıyor. Sadece çok sevdiğim için değil, bunun başka sebepleri de var. Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki maçlarını sabırsızlıkla bekliyorum. Grup aşamasında 3 maç oynanacak ama eminim ki Türkiye bir sonraki turlarda birçok maç oynayacaktır. Finale gidecek takım 8 maç oynayacak. Umarım çok harika bir etkinlik olacak. 24 yıl sonra Türkiye’nin yeniden Dünya Kupası’na katılmasından da çok mutluluk duyuyorum. Türkiye’nin böyle bir tarihi döneminde FIFA Başkanı olmaktan da mutluluk duyuyorum. Türkiye hep bir futbol ülkesi" cümlelerine yer verdi. İbrahim Hacıosmanoğlu: "A Milli Takımımız, bu büyük sahnede bir kez daha tarih yazacaktır" FIFA’nın dünya genelinde başlattığı FIFA Arena projesinin Türkiye’deki değerli bir halkasının açılışını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek sözlerine başlayan Başkan Hacıosmanoğlu, "Dünya Kupası’na 24 yıl sonra katılacak olmanın yaşattığı gururla, bu açılışı gerçekleştiriyoruz. Bu anlamlı günde Infantino’yu konuk ediyoruz. 62 gün sonra başlayacak 2026 Dünya Kupası’nda da biz onun misafiri olacağız. Dünya Kupası’nı, başarı çıtamızı daha da yukarı taşımak için fırsat olarak görüyoruz. 2002’de olduğu gibi A Milli Takımımız, bu büyük sahnede bir kez daha tarih yazacaktır" ifadelerini kullandı. "Ülkemizde 60 FIFA Arena mini sahası yapılacak" Çocuklar ile gençler adına projeyi hayata geçiren Başkan Infantino’nun şahsında tüm FIFA yönetimine teşekkür eden TFF Başkanı, "Bugün sadece bir futbol sahası açmıyoruz. Hayalleri, umutları ve başarı hikayelerini de yeşertecek bir yuva açıyoruz. Bu ve benzeri yatırımlar, yarının rol modelleri ile yıldızlarının yetişmesi için zemin hazırlayacak. FIFA Arena projesi, geçen yıl FIFA Başkanı Infantino’nun duyurusuyla başladı. Gençlerin spora sürekli ve güvenli erişimini hedefleyen bu girişime şimdiye kadar 100 ülke katıldı. 2031 yılına kadar en az 1000 saha yapımını hedefleyen bu projede yer alan ilk federasyonlardan biri de biz olduk. Ülkemizde 60 FIFA Arena mini sahası yapılacak. Bugüne kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile TOKİ’nin altyapısını inşa ettiği bu sahalardan 11’i tamamlandı. İlk 8 saha, hepimizi derinden yaralayan 6 Şubat depreminden en çok etkilenen illerimizde açıldı. O sahalar, çocuklarımıza spor yapma imkanı sunmanın yanı sıra, gençlerimizin güvenli buluşma noktaları oldu. Travmaların aşılmasına ve yaraların sarılmasına katkı sağladı. Tamamlanan iki sahamızı da kısa sürede gençlerimizin hizmetine sunacağız. Spor ülkesi olma yolunda, bu ve benzeri projelerle gençlerimizin spora erişimini artırmaya, futbolun birleştirici gücünü daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam edeceğiz. Spor Toto Teşkilatı Ortaokulu’nda açtığımız saha, sevgili gençlerimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olsun. Bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan Bakanımıza, değerli projenin en büyük destekçisi olan ve bugün aramızda bulunan FIFA Başkanı Infantino’ya, ömrünü futbola adamış FIFA Küresel Futbol Gelişim Direktörü Arsene Wenger’e teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 13:06
Şehit Kaymakam Kemal Bey şehadetinin 107’nci yılında mezarı başında anıldı
Şehit Boğazlayan Kaymakamı ve Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehit olan Mehmet Kemal Bey, vefatının 107’nci yıldönümünde mezarı başında anıldı. Kartal Belediyesi, 10 Nisan 1919’da idam edilen ve 14 Ekim 1922’de ‘Milli Şehit’ ilan edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey için vefatının 107. yılında mezarı başında bir anma töreni gerçekleştirdi. Kartal Belediyesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yılda düzenlenen anma töreni Kadıköy Kuşdili Mezarlığı’nda yapıldı. Törene Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, sivil toplum kuruluşu (STK) üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun yağış altında gerçekleşen tören, bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tören kapsamında davet edilen katılımcılardan bazıları Şehit Kaymakam Kemal Bey hakkında katılımcılara bilgiler verdi. "Kaymakam Kemal Bey Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir" Prof. Dr. İbrahim Öztek, törende yaptığı anma konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kaymakam Kemal Bey’in şehadetinin 107’nci yılında burada her yıl yapmış olduğumuz bir töreni gerçekleştirmek üzereyiz. Bu törende maalesef işgal kuvvetleri İstanbul’umuzu, güzel İstanbul’umuzu işgal ettiği zaman Ermeniler ve Rumlar kendilerine tehcir olayı nedeniyle bir sorumlu aramanın peşine düşmüşler ve Kaymakam Kemal Bey’i de bundan sorumlu tutmuşlardır. Yani tehcir olayları gerçekleştiği günlerde Ermenilere kötü davranıldığı düşüncesiyle hareket edilmiştir. Bununla birlikte tabii Urfa’nın, Diyarbakır’ın, Mutatasarrufları da bunların hedefi doğrultusunda olmuştur ve 10 Nisan 1919 günü maalesef Beyazıt Meydanı’nda haksız bir yargılanma sonucunda Kaymakam Kemal Bey idam edilmiştir. Kaymakam Kemal Bey, gururunu yücelterek orada ‘Beni haksız yere düşmanların sözleri üzerine idam ediyorlar. Ben bana verilen görevden başka bir şey yapmadım. Bugün ’şehit oluyorum ve cephede savaşan bir Türk neferi gibi şehadete yürüyorum’ diyerek boynuna maalesef o kötü ilmik geçirilmiştir. 1922 yılında Atatürk tarafından milli şehit ilan edildi. Bu bizim tarihimizde kanunla, Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir. Onun için vatan evlatları, vatan uğrunda, vatan yolunda yaptıkları büyük gayretler, fedakarlıklar ve çalışmaların sonucunda her ne olursa olsun sonuç bu olmamalıydı. O zaman işgal kuvvetleri de olsa ülkemizde buna karşı gereken dirayet gösterilmeliydi. Bin yıldır sırtımızda taşıdığımız adaletle ve merhametle yönettiğimiz insanların, toplulukların veya milletin Türk milletinden aldığı bir intikamdır" dedi.
10 Nisan 2026 Cuma - 13:02
Şehit Kaymakam Kemal Bey şehadetinin 107’nci yılında mezarı başında anıldı
Şehit Boğazlayan Kaymakamı ve Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehit olan Mehmet Kemal Bey, vefatının 107’nci yıldönümünde mezarı başında anıldı. Kartal Belediyesi, 10 Nisan 1919’da idam edilen ve 14 Ekim 1922’de ‘Milli Şehit’ ilan edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey için vefatının 107. yılında mezarı başında bir anma töreni gerçekleştirdi. Kartal Belediyesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yılda düzenlenen anma töreni Kadıköy Kuşdili Mezarlığı’nda yapıldı. Törene Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, sivil toplum kuruluşu (STK) üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun yağış altında gerçekleşen tören, bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tören kapsamında davet edilen katılımcılardan bazıları Şehit Kaymakam Kemal Bey hakkında katılımcılara bilgiler verdi. "Kaymakam Kemal Bey Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir" Prof. Dr. İbrahim Öztek, törende yaptığı anma konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kaymakam Kemal Bey’in şehadetinin 107’nci yılında burada her yıl yapmış olduğumuz bir töreni gerçekleştirmek üzereyiz. Bu törende maalesef işgal kuvvetleri İstanbul’umuzu, güzel İstanbul’umuzu işgal ettiği zaman Ermeniler ve Rumlar kendilerine tehcir olayı nedeniyle bir sorumlu arabanın peşine düşmüşler ve Kaymakam Kemal Bey’i de bundan sorumlu tutmuşlardır. Yani tehcir olayları gerçekleştiği günlerde Ermenilere kötü davranıldığı düşüncesiyle hareket edilmiştir. Bununla birlikte tabii Urfa’nın, Diyarbakır’ın, Mutatasarrufları da bunların hedefi doğrultusunda olmuştur ve 10 Nisan 1919 günü maalesef Beyazıt Meydanı’nda haksız bir yargılanma sonucunda Kaymakam Kemal Bey idam edilmiştir. Kaymakam Kemal Bey, gururunu yücelterek orada ‘Beni haksız yere düşmanların sözleri üzerine idam ediyorlar. Ben bana verilen görevden başka bir şey yapmadım. Bugün ’şehit oluyorum ve cephede savaşan bir Türk neferi gibi şehadete yürüyorum’ diyerek boynuna maalesef o kötü ilmik geçirilmiştir. 1922 yılında Atatürk tarafından milli şehit ilan edildi. Bu bizim tarihimizde kanunla, Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir. Onun için vatan evlatları, vatan uğrunda, vatan yolunda yaptıkları büyük gayretler, fedakarlıklar ve çalışmaların sonucunda her ne olursa olsun sonuç bu olmamalıydı. O zaman işgal kuvvetleri de olsa ülkemizde buna karşı gereken dirayet gösterilmeliydi. Bin yıldır sırtımızda taşıdığımız adaletle ve merhametle yönettiğimiz insanların, toplulukların veya milletin Türk milletinden aldığı bir intikamdır" dedi.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:59
Bakan Bolat: ‘‘Körfez ülkelerine geçişi engelleyen transit vize sorunu çözüldü’’
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘‘Suudi Arabistan’la da ilişkilerimiz mükemmel düzeyde ve 10 yıldır bir transit vize konusu vardı, o da dün itibariyle işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de transit Suudi vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi’’ dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘Yapay Zeka Çağında e-Ticaret’in Lojistiği Zirvesi’ programında yaptığı konuşmada, e-ticaret ve lojistiğin küresel ticaretteki kritik rolüne dikkat çekti. Bölgesel savaşların ticaret üzerindeki etkilerine de değinen Bolat, Türkiye’nin son dönemde yakın coğrafyada yaşanan gelişmelere rağmen istikrarını koruyarak ‘güven adası’ konumunu sürdürdüğünü vurguladı. Bolat, görüşmeleri 10 yıldır süren ve Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan’a ve Körfez ülkelerine ulaşmalarına imkan sağlayan transit vize konusunun çözüldüğünü söyledi. E-ticaretin toplam ticaretteki payının arttığına dikkat çeken Bolat, ‘‘E-ticaret 2019’da toplam ticaret içerisinde yüzde 4,5-5 paya sahipken 3-4 senede yüzde 20’lik paya ulaştı. Bir miktar doyuma ulaştı ama dijitalleşen çağda geleneksel ticaret ağırlığını korurken e-ticaretin de hızla yükseldiğini görüyoruz’’ ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, "Suriye’de iç savaşın sona erdirilmesinde, Suriye’de istikrarın sağlanmasında, İsrail’in soykırım ve katliamlarına karşı Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Lübnan’ın haklarının savunulması ve oradaki masumların ve toprakların korunması çabalarında Türkiye gerçekten hem kendine yakışan ve kendi ağırlığını hissettiren önemli bir rol üstlendi. En son İran’la ABD ve İsrail arasındaki çatışmalarda da Türkiye, Pakistan, Mısır birlikte arabuluculuk noktasında her iki tarafla da, Amerika ve İran arasında mekik dokundu’’ diye konuştu. ‘‘Türkiye olarak bu kadar belirsizliğin olduğu bir dönemde güvenli bir liman konumundayız’’ Türkiye’nin yurt dışındaki algısının ve gücünün çok iyi olduğunu da sözlerine ekleyen Bolat, "Muhataplarımızla her iki tarafın da yararına olacak şekilde müzakereler yürütüyoruz, anlaşmalar yapmaya gayret ediyoruz, ekonomimize ve iş dünyamıza fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda gerçekten Türkiye için olumlu bir dönemdeyiz. Bu kadar küresel belirsizliğin, karışıklığın, yangının, alevin ve kaynamanın olduğu bir dönemde bir istikrar adasıyız, güvenli bir limanız. Türkiye’nin yakın coğrafyasında son 6-7 yılda çok sayıda karışıklık, savaş ve salgın yaşandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu süreç istikrar içinde yönetildi. Türkiye barış sağlayan bir ülke oldu ve birçok kriz bölgesinde ağırlığını hissettirdi’’ dedi. ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan gerilimin küresel ekonomi ve enerji fiyatları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Ömer Bolat, bazı ülkelerde doğal gaz ve akaryakıt tedarikinde sıkıntılar yaşandığını belirtti. Bolat, "Bizim depolarımız doluydu. Vatandaşımızın, sanayimizin ve ekonomimizin bu süreçten etkilenmemesi için gerekli tüm önlemleri aldık. Körfez savaşı, Kovid-19’un ardından lojistiğin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan, kavşak ve geçiş noktası niteliğindeki konumu, bu süreçte stratejik önemini bir kez daha gösterdi" ifadelerini kullandı. Yaşanan savaşlar ile birlikte lojistiğin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade eden Bakan Bolat, "Körfez savaşı lojistiğin ne kadar önemli olduğunu covidden sonra bize bir kez daha hatırlattı. Bu güzel coğrafya Avrasya’nın merkez ülkesi Türkiye’nin önemi bir kez daha ortaya koyuldu’’ şeklinde konuştu. ‘‘Suudi Arabistan ile transit vize sorunu çözüldü’’ Suudi Arabistan ile Türkiye arasında transit vize konusunun da olumlu şekilde sonuçlandırıldığını dile getiren Bolat, ‘‘Suudi Arabistan’la da ilişkilerimiz mükemmel düzeyde ve 10 yıldır bir transit vize konusu vardı, o da dün itibariyle işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de transit Suudi vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi’’ şeklinde konuştu. ‘‘Dünyanın daha fazla kavgaya değil, barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var’’ Bölgede yaşanan savaşların durması durumunda da hasarların toparlanması için bir süreç oluşacağını belirterek Bolat, ‘‘Komşu ve kardeş ülkelerdeki bu fiziki yıkım ve insani kayıplar noktasında savaşın bir an önce durması. Ama barış şartları oluşsa bile bu 45 günlük savaşın ekonomilerde meydana getirdiği tahribatı gidermek o kadar kolay olmayacak. Çünkü burada gerek fiyat artışları konusu gerekse enerji kaynakları hasar aldı bir miktar. Kiminde LNG kaynakları, kiminde petrol kaynakları, kiminde alüminyum tesisi, kiminde gübre tesisi. Arz tedariki anlamında şartların yerine gelmesi yine biraz zaman alacak. Ve ümit ederiz ki bu 15 günlük ateşkes kalıcı şartların yerine getirilmesini sağlar. Dünyanın daha fazla kavgaya değil, barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var’’ açıklamasında bulundu.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:51
Küçükçekmece’de dolu yağışı etkili oldu, ortalık beyaza büründü
İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde etkili olan dolu yağışı, ortalığı beyaza bürüdü. İstanbul Küçükçekmece’de öğle saatlerinde hava bir anda karardı, dolu yağışı etkili oldu. Şiddetli yağış nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Ortalık beyaza büründü. Araçların üzeri ve yerler doluyla kaplandı. Dolu tanelerinin kısa sürede zemini beyaza boyadığı, araçların üzerinin ise beyaza büründüğü görüldü.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:50
Gaziosmanpaşa’da tamir edilmeye çalışılan motosiklette yangın çıktı, o anlar kamerada
İstanbul Gaziosmanpaşa’da tamirhanede tamir edilmeye çalışan motosiklet bir anda yanmaya başladı. Yangın, tamirciler tarafından söndürülürken; çalışanların kaçıştığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay Gaziosmanpaşa Küçükköy’de dün akşam saatlerinde bulunan motosiklet tamirhanesinde meydana geldi. Çalışmayan motosiklet tamir edilmek istenirken, iddiaya göre benzin kaçağından dolayı araçta yangın çıktı. Bu sırada motosiklet başında bekleyen çalışanlar, kaçışmaya başladı. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı. Yangın çalışanlar tarafından söndürme tüpüyle söndürülürken, motosiklet tamircisi Muhammed Tepe’nin ise eli yandı. Motosiklet tamircisi Muhammed Tepe, "Dün akşam vaktinde mesai bitiminde müşterinin acelesi vardı. İşi var diye aracı tamir edelim diye motosikleti açtık. Enjeksiyon sistemine bakarken bir anda benzin kaçağından dolayı alev aldı motosiklet. Hemen tahliye etmeye çalıştık, gidermeye çalıştık benzini. Kaçağın olduğunu da bilmiyorduk. Motosiklete müdahaleyi ben yapıyordum. Elim yandı. İşte o anda diğer personellerimiz motosikleti tahliye etmeye çalıştı. En son tahliye ettik, müşterinin mağduriyetini giderdik. Parçaları değiştik tabii ki de. Artısı benzin kaçağı vardı, motosiklet ateşleme yapmadığı için çalışmıyordu. Her konuda yardımcı olduk müşterimize. Motosikletin enjeksiyon, enjektör, ateşleme sistemine her periyodik bakımda uzman servisler tarafından bakılması lazım. Kaçak var mı? Periyodik bakımlarda kontrol edilirse motosikletin ömür açısından sağlığı açısından daha iyi olur" dedi.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:48
Kuzey Marmara Otoyolu’nda yağış kazayı beraberinde getirdi: 3 araç birbirine girdi
Arnavutköy'de etkili olan şiddetli dolu yağışı sonrası Kuzey Marmara Otoyolu'nda 3 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, araçlardan biri kullanılamaz hale geldi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder