Yerel Haberler
İstanbul
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:49 Esnafın ’Yemek Kartı’ çıkmazı: "Kendi paramızla rezil oluyoruz" Özellikle kurumsal firmaların vazgeçilmezi olan yemek kartları, restoran ve lokanta işletmecileri için adeta bir "komisyon kıskacına" dönüştü. Setcard ve Multinet gibi firmaların uyguladığı yüksek komisyon oranları ve vergi yükü, esnafı "çalışmak zorunda kalmak" ile "şubelerden kaldırmak" arasında bir tercihe zorluyor. Türkiye genelinde gıda sektöründe hizmet veren işletmeler, yemek kartı firmalarının uyguladığı yüksek komisyon oranları ve ödeme vadeleri nedeniyle zor günler geçiriyor. Kurumsal müşterileri kaybetmemek adına sistemi kullanmaya devam eden esnaflar, kesintilerin yüzde 20’leri, hatta vadeye göre yüzde 40’ları bulduğunu belirterek yetkililere sesleniyor. "Komisyon yükü altında eziliyoruz" Sektörün içinde bulunduğu mağduriyeti dile getiren restoran sahibi Savaş Öztürk, kurumsal firmalarla çalıştıkları için bu kartları kullanmaya mecbur olduklarını ifade eden Öztürk "Müşteriden ödemeyi alıyoruz ancak paramıza kavuşmamız 30 günü buluyor. Erken ödeme almak istediğimizde komisyon oranları fırlıyor. Yüzde 10 komisyonun üzerine bir de fatura kestiğimiz için KDV yükü biniyor. Toplam kesinti yüzde 20’leri buluyor. Nakit akışını sağlamak için yüksek komisyonu kabul edip paramızı erkenden almaya çalışıyoruz, bu sefer de kârımız eriyor. Camlarımız kart etiketleriyle dolu ama bu sistem esnafın belini büküyor" şeklinde konuştu. Emekçinin sırtından para kazanıyorlar" Yüksek komisyon oranlarına tepki göstererek şubelerinde yemek kartı kullanımını tamamen durduran işletmeci Fikret Gül ise duruma sert tepki gösterdi. Bir sistem kurulduğunu ve bu sistemin sadece aracı firmalara yaradığını savunan Gül, şunları söyledi: "Biz sabah erkenden kalkıp ateşin başında bin bir emekle çalışıyoruz. Ancak birileri kurulmuş bir sistem üzerinden, hiçbir emek harcamadan yüzde 10’dan yüzde 40’a varan komisyonlar alıyor. Bu sistem emekçinin sırtından para kazanma sistemidir. Ben bu yüzden hiçbir şubemde kullandırmıyorum. Aylık ödemeler nedeniyle esnafın kirası, elektriği, suyu beklemek zorunda kalıyor. Kendi paranızla rezil oluyorsunuz. Ben niye emeğimi bu firmalara vereyim? Bu mantık dışı bir olay" Esnaf çözüm bekliyor Özellikle Setcard ve Multinet gibi yaygın kullanılan kartlarda yaşanan komisyon sıkıntısı, gıda sektöründeki pek çok işletmeyi benzer bir yol ayrımına getirmiş durumda. Esnaflar, komisyon oranlarına üst sınır getirilmesini ve ödeme vadelerinin makul seviyelere çekilmesini talep ediyor.
A Milli Futbol Takımı’nın Uluslar A Ligi’ndeki rakipleri belli oldu
12 Şubat 2026 Perşembe - 22:03 A Milli Futbol Takımı’nın Uluslar A Ligi’ndeki rakipleri belli oldu A Milli Futbol Takımı’nın UEFA Uluslar A Ligi’ndeki rakipleri belli oldu. Ay-yıldızlı takımın tarihinde ilk defa A Ligi’nde mücadele edeceği UEFA Uluslar Ligi’nde 2026/27 sezonunun kura çekimi bugün Belçika’nın başkenti Brüksel’de yapıldı. Portekiz efsanesi Pepe’nin çektiği kura sonucu A Milli Takımımız, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika ile eşleşti. Brüksel Fuar Merkezi’nde (Brussels Expo) TSİ 20.00’de düzenlenen kura çekiminde, Türkiye Futbol Federasyonu’nu Başkan İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, Başkan Vekili Prof. Dr. H. Zehra Neşe Kavak, Dış İlişkiler Kurulu Başkan Vekili Çağrı Kanver, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Dış İlişkiler ve Milli Takımlar İdari Direktörü Buğra İmamoğulları, A ve U21 Milli Takım İdari Müdürü Mert Tuncay ve Milli Takımlar İletişim Müdürü Türker Tozar temsil etti. UEFA Uluslar Ligi grupları şöyle oluştu: A Ligi A1: Fransa, İtalya, Belçika, Türkiye A2: Almanya, Hollanda, Sırbistan, Yunanistan A3: İspanya, Hırvatistan, İngiltere, Çekya A4: Portekiz, Danimarka, Norveç, Galler B Ligi B1: İskoçya, İsviçre, Slovenya, Makedonya B2: Macaristan, Ukrayna, Gürcistan, Kuzey İrlanda B3: İsrail, Avusturya, İrlanda, Kosova B4: Polonya, Bosna Hersek, Romanya, İsveç C Ligi C1: Arnavutluk, Finlandiya, Belarus, San Marino C2: Karadağ, Ermenistan, GKRY, Letonya/Cebelitarık (Galibi) C3: Kazakistan, Slovakya, Faroe Adaları, Moldova C4: İzlanda, Bulgaristan, Estonya, Malta/Lüxemburg (Galibi) D Ligi D1: Cebelitarık/Litvanya (Mağlubu), Malta/Lüxemburg (Mağlubu), Andorra D2: Litvanya, Azerbaycan, Liechtenstein Maç tarihleri FIFA’nın Uluslararası Maç Takvimi’nde yapmış olduğu değişiklik doğrultusunda, turnuvanın lig aşamasındaki ilk dört maç, eylül ayı sonu ile ekim ayı başında verilecek tek bir milli maç dönemi içerisinde oynanacak. Gruplardaki son iki maç ise kasım ayında yapılacak. Lig Aşaması 1. Maçlar: 24 - 26 Eylül 2026 2. Maçlar: 27 - 29 Eylül 2026 3. Maçlar: 30 Eylül - 3 Ekim 2026 4. Maçlar: 4 - 6 Ekim 2026 5. Maçlar: 12 - 14 Kasım 2026 6. Maçlar: 15 - 17 Kasım 2026 Çeyrek final, A/B ve B/C Ligleri terfi/küme düşme play-off turları: 25-30 Mart 2027 Finaller (A Ligi): 9-15 Haziran 2027 C/D Ligleri play-off turu: 23-28 Mart 2028
Bakan Kurum: "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon’’
12 Şubat 2026 Perşembe - 20:02 Bakan Kurum: "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon’’ Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz’’ dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) İstanbul Beşiktaş’ta düzenlendi. Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleşen konferansa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell, yurt dışından temsilciler ve davetliler katıldı. Tanıtım filminin yayınlanmasının ardından temsilciler ortak basın toplantısı düzenledi. Konferansta söz alan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP toplantılarının dünyanın en yüksek iklim toplantısı olduğuna ve dünya liderlerini de tek masa etrafında toplama gücüne sahip bir organizasyon olduğuna dikkat çekti. Bakan Kurum, "COP toplantıları çok kritik ve kıymetlidir, çünkü dünyamız, iklim krizinin yıkıcı etkilerini her gün daha sert şekilde yaşamaktadır. Dahası, iklim değişikliği, sadece bir çevre krizi değil; ticaretten ulaşıma, sanayiden gıdaya, enerjiden eğitime kadar insan yaşamına dair her alanı etkileyen bir varlık-yokluk meselesi haline gelmiştir. İşte dünyanın içinde bulunduğu bu kriz döneminde Türkiye, engin tarihi birikimi, iklim krizine dair attığı somut adımlar ve küresel adalete duyduğu inançla, COP31’e Antalya’mızda ev sahipliği yapacaktır. Hakikaten son 3 aydır; 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz COP31’in başarılı bir şekilde sonuçlanması için yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu çerçevede dün ve bugün İstanbul’da; İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya’dan üst düzey katılımcılarla Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı başarılı bir şekilde tamamladık’’ dedi. "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir" 9-20 Kasım 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 toplantısına tüm detaylarıyla çalıştıklarının bilgisini veren Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, bu mirası sahipleniyor, COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedefliyoruz. COP31’i başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve işbirliğine dayalı bir anlayışıyla çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var. Biz, COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık ifadelerle anlatacağız. Bu yaklaşım, yalnızca teknik bir müzakere çerçevesini değil; insanlığın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi yeniden hatırlatan, medeniyetlerin ortak hafızasından beslenen bir sorumluluk anlayışını temsil etmektedir" diye konuştu. "Göbeklitepe’yi geleceğin COP’u olarak tanımlıyoruz" Göbeklitepe’nin insanlık tarihinin başlangıç noktası olduğunu ve insanlığın bir araya gelerek ilk kez bir anlam oluşturduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, "Bu yönüyle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, ‘Geleceğin COP’u’ olarak tanımlıyoruz. Evet, Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu çerçevede COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun anlamlı biçimde dinlendiği, farklı sorumlulukların kabul edildiği kapsayıcı bir istişare zemini oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek ikinci aşamadır. COP31; iddia ile uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kuran, ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Ve Aksiyon. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. COP31, taahhütleri sahaya indiren; yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları öncelikli kılacaktır. Bu üç ilke ile, COP31’i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşıyacak; güven üreten, sonuç odaklı ve reel sektörlerde uygulama çalışmalarını önceleyen bir başkanlık anlayışını sürecin tüm aşamalarında sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu sürecin en önemli toplantısı, hiç şüphesiz Liderler Zirvesi olacak" Bu yılın Kasım ayında Antalya’da yapılacak olan COP31 konferansının en önemli kısmının 2 gün sürecek olan liderler zirvesi olacağına dikkat çeken Kurum, "Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar ve stratejik liderlik mesajları verilecek. İkinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte ortaklıklar geliştirilecek. Tabi burada şunun altını kalın şekilde çizmekte fayda var. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, Türkiye’nin dış politikasında kökleşmiş olan; konuşabilen, dinleyebilen, denge kurabilen ve sonuç üretmeye odaklanan diplomasi anlayışını temsil etmektedir. Bu yaklaşım, iklim diplomasisinde de tarafları aynı masa etrafında buluşturabilen, güven inşa eden ve uzlaşıyı mümkün kılan güçlü bir siyasi rol üstlenecektir. Diğer taraftan, COP31’in özellikle aksiyon boyutu ‘Değer Temelli’bir anlayışla güç kazanmaktadır. Sayın Emine Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, iklim eyleminin yalnızca söylem düzeyinde kalmadığını sonuç odaklı bir dönüşüm çerçevesine taşınabileceğini tüm dünyaya göstermiştir" şeklinde konuştu. "Çok taraflılık, insanlığın ortak geleceğini koruyacak yegane meşru ve etkili zemindir" Dünyada yaşanan iklim krizinde tek çözümün çok taraflı düşünmek ve ortaklaşa hareket etmek olduğuna kaydede Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, sonuç üretmeye odaklanan güçlü bir vizyonla, çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Çünkü biz biliyoruz ki, COP31’in yapılacağı ülke olan Türkiye; yüzyıllar boyunca kötülüğün karşısında iyiliğin, adaletsizliğin karşısında hukukun, çirkinin karşısında güzelin yanında saf tutmuştur. İklim değişikliğinin tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde de insanlığın yanında durmaktadır. Şunu unutmayalım, kadim dünyadan bugüne ulaşan tek bir reçete vardır. Doğayla uyumlu yaşamak! Çünkü Dünya ortak evimiz ve bizim gideceğimiz başka bir yer, başka bir ev, başka bir sığınak yok. İşte bu şuurla diyoruz ki, Türkiye küresel iklim krizine karşı verilecek mücadelenin doğal merkezidir" diye belirtti.
Önce "kaynak" yaptılar, kendilerini çeken sürücünün telefonunu alıp darbettiler
12 Şubat 2026 Perşembe - 19:43 Önce "kaynak" yaptılar, kendilerini çeken sürücünün telefonunu alıp darbettiler İstanbul Küçükçekmece’de, kavşaktaki taralı alandan "kaynak" yapmaya çalışan servis minibüsü, kamyona çarptı. Servis minibüsü sürücüsü ve yanındakiler, kendilerine yol vermediği gerekçesiyle kamyon sürücüsüne saldırıp telefonunu aldı. O anlar kameraya yansıdı. Olay, saat 18.00 sıralarında Küçükçekmece Beşyol Mahallesi Florya kavşağında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Florya’dan Yenibosna istikametine giden ve taralı alandan giderek "kaynak" yöntemiyle öne geçmeye çalışan servis minibüsü sürücüsü, aynı istikamete giden kamyona yandan çarptı. Bunun üzerine servis minibüsü sürücüsü ve yanındaki iki kişi, kamyon sürücüsü A.Ö’yü araçtan indirerek zararı karşılamasını istedi. Ancak kamyon sürücüsü, servis minibüsünün hatalı giriş yaptığını ileri sürerek zararı vermeyi reddetti ve o kendisiyle tartışan üç kişiyi telefon kamerasıyla kayıt altına aldı. Bunun üzerine sinirlenen servis minibüsü sürücüsü ve yanındaki iki kişi kamyon sürücüsü A.Ö’nün telefonunu elinden aldı, ardından onu kamyondan indirip darbetti. Bir süre yaşanan tartışma ve arbede sonrası servis minibüsü sürücüsü ve yanındakiler olay yerinden ayrıldı. Kamyon sürücüsü ise karakola giderek, görüntülerle beraber şahıslardan şikayetçi oldu. Kamyon sürücüsünün telefonunu elinden aldığı ve araçtan indirildiği anlar cep telefonu kameralarına yansıdı. Polisin olayla ilgili çalışması sürüyor.