Yerel Haberler
İstanbul
Bakırköy’de hafriyat kamyonu bariyere çarparak devrildi: 2 yaralı 25 Şubat 2026 Çarşamba - 02:57:46 İstanbul Bakırköy’de kayganlaşan yolda sürücüsünün kontrolünden çıkan hafriyat kamyonu, bariyere çarparak devrildi. Kazaya yardım etmek için otomobilinden inen sürücüye, arkadan gelen başka bir otomobil çarptı. Kazada yaralanan iki kişi hastaneye kaldırıldı. Olay, İstanbul Bakırköy Yeşilköy Mahallesi Atatürk Havalimanı Yolu üzerinde meydana geldi. İddiaya göre seyir halindeki 34 GRH 432 plakalı hafriyat kamyonu sürücüsü, yağmur sebebiyle kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybedip bariyere çarparak devrildi. O sırada yaşanan kazayı gören 34 MEG 482 plakalı otomobil sürücüsü aracını yol kenarına park edip inerek hafriyat kamyonu sürücüsüne yardım etmek için yanına gitti. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. O sırada kazayı gören 07 BDL 319 plakalı otomobil sürücüsü, kazaya yardım amaçlı park edip araçtan indi. Arkadan gelen seyir halindeki 34 BLL 055 plakalı araç sürücüsü, yardım için duran araca ardından hafriyat kamyonu şoförüne yardım eden sürücüye çarptı. Yaralanan iki kişi sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle yolda trafik yoğunluğu oluştu. Kazaya karışan araç sürücüleri ekipler tarafından polis merkezine götürülürken, araçların çekilmesinin ardından trafik normale döndü. Kaza ile ilgili başlatılan inceleme sürüyor.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 01:18 Bilal Erdoğan: "Cumhurbaşkanımız bütün dünya için örnek bir lider" İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı önünde kurulan Ramazan’a özel etkinlik alanını ziyaret etti. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı önünde kurulan Ramazan etkinlik alanı, anlamlı bir buluşmaya daha ev sahipliği yaptı. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ile birlikte Ramazan alanını ziyaret ederek vatandaşlarla ateş başında sohbet etti. Yoğun ilgiyle karşılanan Erdoğan, etkinlik alanında vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti, ardından sahneye çıkarak katılımcılara hitap etti. Ramazan’ın birlik ve kardeşlik ikliminin hissedildiği programda samimi görüntüler oluştu. "Ramazan yılın en kıymetli ayı" Konuşmasına Ramazan ayını tebrik ederek başlayan Necmeddin Bilal Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif bu sene çok daha farklı, çok daha keyifli geldi. Çocuklarımız sağ olsunlar, onlar Ramazan’ı şenlendirdi bu sene. Onun için böyle her sene keşke çocuklara Ramazan’ı daha keyifli yaşatabilsek, keşke çocuklara Ramazan’ı daha güzel anlatabilsek diyorduk. Çünkü Ramazan ayı bizim için yılın en şerefli, en kıymetli ayı" dedi. "Dünyanın daha iyi insanlara ihtiyacı var" Ramazan’ın insanın kendisini muhasebe ettiği bir dönem olduğuna dikkat çeken Erdoğan, inancın daha iyi bir insan ve daha adil bir dünya inşa etmenin temelini oluşturduğunu ifade etti. Dünyada yaşanan zulümlere ve adaletsizliklere değinen Erdoğan, Müslümanların sadece kendileri için değil tüm insanlık için sorumluluk taşıdığına işaret etti. "Biz bu hayatı sadece kendimiz için yaşamayı düstur edinen insanlar olmadık, Allah’ın izniyle olmayacağız" diyen Bilal Erdoğan, Ramazan ayının daha iyi bir insan olmak için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. "Cumhurbaşkanımız bütün dünya için örnek bir lider" Gençlere seslenen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinin sadece Türkiye için değil tüm dünya için örnek teşkil ettiğini belirterek, "Cumhurbaşkanımız bize bir yol açtı. Cumhurbaşkanımız bu milleti yeniden özgüvene kavuşturdu. Bu millet dünya çapında iş yapabileceğine inanmaya başladı. Dolayısıyla bütün bir gençliğin Cumhurbaşkanımızın açtığı yolda Türkiye’yi Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaştırması için çok çalışmak zorundayız. Cumhurbaşkanımızı çok seviyoruz, yetmez. Cumhurbaşkanımızı çok seviyorsak Cumhurbaşkanımızın hikâyesini iyi bileceğiz. Cumhurbaşkanımızın hikâyesini etrafımıza anlatacağız. Bakın Cumhurbaşkanımız sadece Türkiye için değil, sadece bu 10 yıl için değil, sadece bu 100 yıl için değil, bütün dünya için örnek bir lider. Onun hayat hikâyesini, başarıya nasıl ulaştığını, nasıl çok çalıştığını bizim de çok iyi öğrenip örnek alan bir neslin yetişmesine ön ayak olmamız lazım" ifadelerini kullandı. Ramazan etkinlik alanında her akşam buluşma Program sonunda vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektiren Necmeddin Bilal Erdoğan, İstanbul İl Teşkilatı’na Ramazan etkinlikleri için teşekkür etti. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı önünde kurulan Ramazan alanında her akşam söyleşiler, kültür-sanat etkinlikleri ve çeşitli buluşmalarla İstanbullular bir araya gelmeye devam ediyor.
Merkez Bankası anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 24,11 oldu
13 Şubat 2026 Cuma - 10:28 Merkez Bankası anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 24,11 oldu Cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 23,23 iken, bu anket döneminde yüzde 24,11 oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Şubat ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ni yayımladı. Anket, reel sektör ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 71 katılımcı tarafından yanıtlandı ve sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirildi. Yıllık enflasyon beklentileri Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 23,23 iken, bu anket döneminde yüzde 24,11 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 22,20 iken, bu anket döneminde yüzde 22,10 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 16,94 iken, bu anket döneminde yüzde 17,11 olarak gerçekleşti. 12 ay sonrası enflasyon beklentileri 2026 yılı Şubat ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 25,87 olasılıkla yüzde 19,00 - 20,99 aralığında, yüzde 33,08 olasılıkla yüzde 21,00 - 22,99 aralığında, yüzde 25,70 olasılıkla ise yüzde 23,00 - 24,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 18,46’sının beklentilerinin yüzde 19,00 - 20,99 aralığında, yüzde 43,08’inin beklentilerinin yüzde 21,00 - 22,99 aralığında, yüzde 29,23’ünün beklentilerinin yüzde 23,00 - 24,99 aralığında olduğu gözlendi. 24 ay sonrası enflasyon beklentileri 2026 yılı Şubat ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 16,07 olasılıkla yüzde 13,00 - 15,99 aralığında, yüzde 44,38 olasılıkla yüzde 16,00 - 18,99 aralığında, yüzde 18,06 olasılıkla ise yüzde 19,00 - 21,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 18,97‘sinin beklentilerinin yüzde 13,00 - 15,99 aralığında, yüzde 55,17‘sinin beklentilerinin yüzde 16,00 - 18,99 aralığında, yüzde 13,79‘unun beklentilerinin yüzde 19,00 - 21,99 aralığında olduğu gözlendi. Faiz beklentileri Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 36,43 iken, bu anket döneminde yüzde 36,95 oldu. Mart ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi bu anket döneminde yüzde 36,08 olarak gerçekleşti. Döviz kuru beklentileri Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 51,17 TL iken, bu anket döneminde 51,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 51,89 TL iken, bu anket döneminde 52,39 TL olarak gerçekleşti. GSYH büyüme beklentileri Katılımcıların GSYH 2026 ve 2027 yılı büyüme beklentileri bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de sırasıyla yüzde 3,9 ve 4,3 olarak gerçekleşti.
İTO Başkanı Avdagiç’ten "Türkiye’nin AB üyeliği onaylanmalı" açıklaması
13 Şubat 2026 Cuma - 10:11 İTO Başkanı Avdagiç’ten "Türkiye’nin AB üyeliği onaylanmalı" açıklaması İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Türkiye ve Avrupa Birliği yetkililerinin müzakere kapısını aralaması memnuniyet verici. Bu gelişmenin Türkiye’nin AB üyeliğinin onaylanması, Türk vatandaşlarına vize serbestisi haklarının derhal verilmesi ve Gümrük Birliği revizyonunun temelini oluşturmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. İTO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, odanın Şubat ayı meclis toplantısında, iş dünyasının ihtiyaç ve beklentilerine dair değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi yönündeki beklentileri de dile getirdi. Şekib Avdagiç, AB’nin Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ve Hindistan ile serbest ticaret anlaşmalarını (STA) sonuçlandırdığını hatırlatarak, "Defalarca bu kürsüden dile getirdiğimiz gibi Türkiye-AB Gümrük Birliği hızla güncellenmelidir. Bu son imzalardan sonra kaybedilecek vakit kalmamıştır. AB’nin üçüncü ülkelerle sonuçlandırdığı serbest ticaret anlaşmalarından yana yaşadığımız olumsuzlukların ve risklerin giderilmesi için bir an evvel tedbir alınması gerekiyor. Bu çerçevede Türkiye ve Avrupa Birliği yetkililerinin müzakere kapısını aralaması memnuniyet verici. Bu gelişmenin Türkiye’nin AB üyeliğinin onaylanması, Türk vatandaşlarına vize serbestisi haklarının derhal verilmesi ve Gümrük Birliği revizyonunun temelini oluşturmasını bekliyoruz" açıklamasını yaptı. STA sorununda çözümün zamana yayılmasının kabul edilemeyeceğini kaydeden Avdagiç, "Her iki taraf da siyasi ipotek ve angajmanlardan ari, yükümlülüklerini yerine getirmek için harekete geçmelidir. Konunun aciliyetle Ortaklık Konseyi’ne taşınmasını ve Türk sanayisini haksız rekabet baskısı altına alan STA sorununun bir an önce ortadan kaldırılmasını kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın konuyu hassasiyetle ele aldığına ve gerekenleri yapacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Avdagiç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 100 milyar lira büyüklüğündeki finansman paketine de değinerek, "Bu paketin tamamen yerli üretim ve istihdam güdümlü olması, iş dünyamızın beklentileri ve İstanbul Ticaret Odamızın önerileriyle birebir örtüşüyor. Açıklanan uygun koşullu kredi paketi, aynı zamanda hükümetin iş dünyasının sesine kulak verdiğinin önemli bir göstergesi" değerlendirmesinde bulundu. "Reel sektörün manevra alanının genişletilmesi son derece önemli" TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın yılın ilk Enflasyon Raporu’nu açıkladığını hatırlatan Avdagiç, şu değerlendirmeyi yaptı: "2026 enflasyon tahmini aralığı yüzde 13-19 aralığından yüzde 15-21 aralığına revize edildi. 2026 enflasyon hedefi ise yüzde 16 olarak korundu. İş dünyası olarak ortaya koyulan hedeflere ulaşmak adına elimizden gelen desteği verdik, vermeye devam edeceğiz. Tabii bu noktada reel sektörün manevra alanının genişletilmesi son derece önemli. Özellikle, vergi temelli destek ve teşviklerin önceliklendirilmesi, bankaların kredi maliyetini yükselten düzenlemelerin gözden geçirilmesi, KOBİ kredi kısıtlarının gevşetilmesi gibi adımları önemli buluyoruz. Nitekim kur politikası konusunda da enflasyon doğrultusunda rekabet gücümüzü güçlendirecek adımların atılmasını da elzem görüyoruz." "Kredi kartında gelirle uyumlu limit uygulamasının etkileri dikkatle izlenmeli" BDDK’nın kredi kartı limitlerine yönelik aldığı karara ilişkin görüşlerini ifade eden Şekib Avdagiç, BDDK’nın bankalara talimat yazısı gönderdiğini ve 3 ay süre tanıdığını hatırlatarak, uygulamanın kredi kartı kullanımındaki daralmanın özellikle perakende ve hizmet sektöründe talep üzerinde ciddi baskı oluşturacağını savundu. Kredi kartlarında gelirle uyumlu limit uygulamasına ve yüksek limitli kartlara yönelik kısıtlamalara geçilmesine gerekçe olarak, bir yandan enflasyonla mücadele kapsamında tüketimin baskılanması, diğer yandan da zayıflayan borç ödeme kapasitesinin dengelenmesi üzerinden finansal istikrarı güçlendirme gösterildiğini belirten Avdagiç, "Finansal istikrarı güçlendirecek tedbirleri olumlu karşılıyoruz, ancak hane halkı ve küçük işletmeler için son derece önemli bir mekanizma olan kredi kartlarında, gelirle uyumlu limit uygulaması ve kısıtlama adımlarının iç talep ve reel sektör üzerindeki dolaylı etkileri de dikkatle izlenmeli" uyarısında bulundu. Avdagiç, talep ve büyüme üzerindeki olası yan etkiler yönetilemediği takdirde, finansal istikrarı güçlendirmeyi amaçlayan düzenlemelerin ekonomik aktivite üzerinde ilave baskılar oluşturabileceğini bildirdi. Avdagiç, "Biz ekonominin kılcal damarlarına kan akışını sağlayan mekanizmaların hassasiyetle korunması ve dengeli biçimde sürdürülebilir kılınması gerektiğine inanıyoruz" açıklamasını yaptı. "Altın ve gümüşteki sert yükseliş, yalnızca ‘güvenli liman’ refleksi değil" Avdagiç, altın fiyatlarındaki artışa ilişkin de görüşlerini paylaştı. Avdagiç, "Dünya ekonomisi belirsizlikler içinde ’altın’ günler yaşıyor. Altın ve gümüşte son dönemde görülen sert yükseliş, klasik bir ’emtia rallisi’nden çok, küresel finansal sistemde ABD doları ve ABD varlıkları merkezli düzenin sorgulanması anlamına geliyor. Uluslararası yatırım bankaları ve analistler, bu hareketi geçici bir jeopolitik refleks değil, portföylerin yapısal olarak yeniden dengelenmesi olarak okuyor" ifadelerini kullandı. Amerikan Merkez Bankası Fed’in faiz indirimleriyle birlikte ABD’de reel getirilerin düşmesinin doların cazibesini zayıflattığını kaydeden Avdagiç, şunları söyledi: "ABD tahvilleri artık ’risksiz getiri’ sunmakta zorlanıyor. Bu ortamda küresel fonlar ve merkez bankaları, rezerv ve portföylerini dolar ağırlığından kurtarıp altın ve diğer reel varlıklara kaydırıyor. Altındaki güçlü talep, bu yapısal dönüşümün en net göstergesini oluşturuyor. Altın ve gümüşteki sert yükseliş, yalnızca ’güvenli liman’ refleksi değil; dolar merkezli finansal mimariden kademeli bir uzaklaşmayı ifade ediyor. Bu eğilim sürdükçe, değerli metaller küresel portföylerde daha kalıcı ve stratejik bir yer edinmeye devam edecek." "Denetimsiz ithalata karşı tedbir alan hükümet kararını desteklememiz üzerine linçe tabi tutulduk" Avdagiç, konuşmasının son bölümünde Ticaret Bakanlığının denetimsiz ithalatı sonlandırma kararının ardından, bu konuda yerli üretimi savunan, tüketicilerin sağlığını koruyan bir duruş sergilediklerini, ancak bazı odaklarca linçe tabi tutulduklarını söyledi. Şekib Avdagiç, şunları kaydetti: "İstanbul Ticaret Odası olarak, yapısal bir sorun haline gelen ‘denetimsiz ithalata’ karşı tedbir alan hükümet kararını desteklememiz üzerine bazı odaklarca eleştirilmedik, adeta linçe tabi tutulduk. Bunları demokrasinin gereği görüp sineye çekemeyiz. Bu hakaret ve iftiraları, sahiplerine aynen iade ediyorum. Ayrıca şahsıma, gururla taşıdığım ‘aile adıma’ ilişkin kimlik temelli ayrımcı ithamları nefretle kınıyorum. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Türkiye’me, Türk insanına, ekonomisine, ticaretine, sanayisine, kalkınmasına hizmet etmeyi sürdüreceğim. 800 bin üye işletmenin ve 1,5 milyonu aşkın ortağının seçtiği İstanbul Ticaret Odası Başkanı sıfatımla, üyelerimden gelen sese kulak vermeye de devam edeceğim."
İstanbul merkezli 17 ilde ’kara para aklama’ operasyonu: 35 şüpheli gözaltına alındı
13 Şubat 2026 Cuma - 10:10 İstanbul merkezli 17 ilde ’kara para aklama’ operasyonu: 35 şüpheli gözaltına alındı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ’kara para aklama’ iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli 17 ilde operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucu 35 şüpheli gözaltına alınırken, söz konusu paravan şirket sahibi ve yetkililerine yönelik şüphelilerin tespit edilen 20 araç, 9 arsa, 4 dükkan ve 13 mesken mal varlıklarına el konuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanın Önlenmesi ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından ’kara para aklama’ iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, bazı şüphelilerin paravan şirketler üzerinden ve gerçek kişilerin paravan olarak açtığı hesapları üzerinden bir organizasyon kurdukları, oluşturulan bu sistemin organizasyonu ve para transfer sisteminin takibi amacıyla arka planda oluşturulan ayrı bir muhasebe sistematiği olduğu, sisteme ’yasa dışı bahis’, ’yatırım dolandırıcılığı’ ve ’siber dolandırıcılık’ gibi suçlardan temin edilen suç gelirlerinin sokulduğu iddia edildi. Soruşturma kapsamında, bu sistemin suçtan elde edilen değerlerin kaynağından uzaklaştırılıp, çeşitli işlemlere tabi tutmak suretiyle yasal görünüm kazandırılması amacıyla Türkiye’de faaliyet gösteren e-para/ödeme kuruluşları, bankalar, döviz büroları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerinden oluşturulan profesyonel aklama sistemi olarak değerlendirildi. Öte yandan ilk aşamada 229 tüzel kişinin 196 gerçek kişinin organizasyona dahil olduğu, 2. aşamada 93 tüzel kişi ve Özbey Şirketler grubuna bağlı olan 8 şirketin dahil olduğu, 3. aşamada ise 157 tüzel kişinin 65 gerçek kişinin organizasyona dahil olduğu tespit edildi. Soruşturma çerçevesinde İstanbul merkezli Adana, Ankara, Batman, Bilecik, Çorum, Diyarbakır, Düzce, Gaziantep, İzmir, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Tekirdağ ve Tokat olmak üzere 17 ilde toplam 58 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucu 35 şüpheli gözaltına alındı. 8 şüphelinin yurt dışında olduğu, 4 şüphelinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Ayrıca söz konusu paravan şirket sahibi ve yetkililerine yönelik şüphelilerin tespit edilen 20 araç, 9 arsa, 4 dükkan, 13 mesken mal varlıklarına el konuldu. Diğer şüphelilere yönelik yakalama çalışmalarının ise sürdüğü öğrenildi.
Obezite bağışıklığı zayıflatıyor: Enfeksiyonlarda risk katlanıyor
13 Şubat 2026 Cuma - 10:03 Obezite bağışıklığı zayıflatıyor: Enfeksiyonlarda risk katlanıyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alihan Oral, obezitenin vücutta kronik inflamasyona yol açarak bağışıklık sistemini zayıflattığını, solunum kapasitesini düşürdüğünü ve bu nedenle grip, zatürre ve Covid-19 gibi enfeksiyonların daha ağır seyredebildiğini belirtti. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alihan Oral, obezitenin sağlık üzerindeki etkilerini anlattı. Obez bireylerde yara iyileşmesinin gecikebildiğini, ameliyat sonrası ve hastane enfeksiyonlarının daha sık görülebildiğini vurgulayan Oral, bazı çalışmalarda yoğun bakıma yatış ve ölüm riskinin de daha yüksek olduğunun gösterildiğini ifade etti. Finlandiya’da 500 binden fazla kişi üzerinde yapılan bir araştırma, obeziteyle yaşayan bireylerin enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatış ve ölüm riskinin yüzde 70 daha fazla olduğunu ortaya koydu. Araştırmada ayrıca küresel enfeksiyon kaynaklı ölümlerin yaklaşık onda birinin obezite ile bağlantılı olabileceği tespit edildi. Çalışmayı değerlendiren Doç. Dr. Alihan Oral, obezitenin yalnızca kilo fazlalığı değil, bağışıklık sistemini etkileyen kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu söyledi. Doç. Dr. Alihan Oral, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre her yıl en az 2,8 milyon kişinin aşırı kilo ve obeziteye bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, "Obezite yalnızca estetik bir sorun değil; kalp-damar hastalıklarından diyabete, bazı kanser türlerinden enfeksiyonlara kadar pek çok ciddi sağlık riskini beraberinde getiriyor" diye konuştu. Akciğer kapasitesi azalabiliyor Doç. Dr. Alihan Oral, "Obezite, vücutta sürekli düşük düzeyli bir iltihap hali oluşturur. Bu kronik inflamasyon bağışıklık sisteminin düzenli çalışmasını engeller ve kişiyi enfeksiyonlara daha açık hale getirir. Bu nedenle obez bireylerde grip, zatürre ve Covid-19 gibi solunum yolu enfeksiyonları daha ağır seyredebilir" ifadelerini kullandı. Fazla kilonun solunum sistemi üzerinde de baskı oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Oral, "Karın bölgesindeki yağlanma diyaframın hareketini kısıtlayabilir, akciğerlerin tam kapasiteyle çalışmasını engelleyebilir. Bu da özellikle solunum yolu enfeksiyonlarında daha ciddi klinik tablolarla karşılaşılmasına yol açabilir" diye konuştu. Ameliyat sonrası enfeksiyon riski daha yüksek Obezitenin yara iyileşmesini geciktirebildiğini ve cilt bariyerini zayıflatabildiğini belirten Doç. Dr. Oral, "Bu durum ameliyat sonrası enfeksiyonlar, cilt enfeksiyonları ve hastane enfeksiyonlarının daha sık görülmesine neden olabilir. Ayrıca idrar yolu enfeksiyonları da obez bireylerde daha yaygındır. Bazı çalışmalarda yoğun bakıma yatış ve ölüm riskinin de daha yüksek olduğu gösterilmiştir" ifadelerini kullandı. Çocuklarda artış dört katına çıktı Obezitenin büyük ölçüde önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olmasına rağmen son yirmi yılda tüm yaş gruplarında hızla arttığını belirten Doç. Dr. Oral, 2022 yılı verilerine göre dünya genelinde 5 yaş ve üzeri bir milyardan fazla insanın obezite ile yaşadığını ifade etti. Doç. Dr. Oral, sözlerini şöyle sonlandırdı; "Yetişkinlerin yaklaşık yüzde 16’sı, çocuk ve ergenlerin ise yüzde 8’i obeziteden etkileniyor. Beş yaş altındaki çocuklarda ise oran yüzde 5,6’ya ulaşmış durumda. Bu, yaklaşık 35 milyon küçük çocuğun aşırı kilolu ya da obez olduğu anlamına geliyor. 1990’dan 2022’ye kadar obezite ile yaşayan çocuk ve ergen oranı küresel ölçekte dört kat arttı."
Sosyal medya platformunundan müstehcen içerik paylaşanlara operasyon: 16 gözaltı
13 Şubat 2026 Cuma - 10:01 Sosyal medya platformunundan müstehcen içerik paylaşanlara operasyon: 16 gözaltı İstanbul’da, Türkiye’de mahkeme kararıyla erişim engeli getirilen bir platforma IP adresi değişikliği ile erişim sağlayıp müstehcen içerik paylaşanlara yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda 16 şüpheli gözaltına alınırken; 2 şirket, 10 taşınmaz ve 14 araca el konuldu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç gelirlerini aklama" ve "müstehcenlik" suçlarıyla ilgili yeni çalışmalar yaptı. Bir özel içerik paylaşım platformuna 7 Haziran 2023 tarihinde mahkeme kararıyla erişim engeli getirildiği öğrenildi. IP adresi değişikliğiyle erişim sağlandığı, platforma girişlerin özendirilmesi amacıyla kullanıcıların herkese açık sosyal medya sayfalarından paylaşım yaptığı tespit edildi. Söz konusu paylaşımlarda, etkileşimi artırmak amacıyla paylaşılan görsel ve videolar üzerinden kullanıcıların ücret karşılığında özel içeriklere yönlendirildiği; bu içeriklere özel içerik platformu ve anlık mesajlaşma uygulaması aracılığıyla erişim sağlanmasının teşvik edildiği tespit edildi. Bu kapsamda, tespiti yapılan şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, 2 şirket, 10 taşınmaz ve 14 araca el konulduğu öğrenildi.
Pendik’te iş adamı Aykut Karagöz’ü öldüren şüpheliye müebbet hapis istemiyle iddianame düzenlendi
13 Şubat 2026 Cuma - 09:46 Pendik’te iş adamı Aykut Karagöz’ü öldüren şüpheliye müebbet hapis istemiyle iddianame düzenlendi Pendik’te iş adamı Aykut Karagöz’ü öldüren Hamza Karaman hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Karaman hakkında, müebbet hapis talebiyle iddianame düzenlendi. Olayda, hayatını kaybeden Karagöz’e yardım ettiği belirlenen Ersin Altay’ın ise 28 yıla kadar hapsi istendi. Olay, 10 Haziran 2025 tarihinde Pendik Sülüntepe Mahallesi Ney Sokak üzerinde 3 katlı binanın 3. katında bulunan ofiste meydana geldi. İddiaya göre, Hamza Karaman (37) ve Aykut Karagöz (45) alacak verecek nedeniyle tartıştı. İkili daha sonra Pendik’te Karagöz’ün ofisinde buluştu. Görüşme esnasında Aykut Karagöz yanında bulunan 2 ruhsatsız tabancayı Karaman’a doğrultması sonrası tartışma yaşandı. Tartışma esnasında Karaman ofisten çıkmak isteyince kapıdaki şüpheliler Karaman’ı ofise itekledi. Karaman, Aykut Karagöz’ün elindeki bir tabancayı almaya çalışınca vurularak yaralandı. Yaşanan olayda iki şahıs, tabanca ile birbirini vurarak yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı 2 şahıs olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri bölgede güvenlik önlemi aldı. Ağır yaralanan Aykut Karagöz, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayda, Hamza Karaman’ı ofis içerisinde zorla tutan şüpheliler gözaltına alındı. Kasten öldürme suçundan iddianame düzenlendi İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Silahlı tartışma sonucu iş adamı Aykut Karagöz’ü öldüren Karaman hakkında, "Kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. 28 yıla kadar hapsi istendi Olay anında Hamza Karaman’ı iterek odadan çıkmasını engelleyen Ersin Altay’a, "Kasten öldürme suçuna teşebbüs", "Birden fazla kişi ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından toplamda 28 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. İddianameden İddianamede, olay günü Karagöz ile birlikte şüpheli Ersin Altay ve bazı kişiler iş yerinde bulunduğu, bir süre sonra Hamza Karaman ve beraberindeki kişilerin de iş yerine geldiği aktarıldı. Tarafların yaklaşık 15-20 dakika görüştükleri, ardından bazı kişilerin iş yerinden ayrıldığı, içeride Aykut Karagöz ile Hamza Karaman’ın kaldığı belirtildi. Şahısların bir süre sonra ofise geri döndüğü ve şüpheli Ersin Altay’ın yanında bulunan şahıslara el hareketleri ile sessiz olmalarını ifade ettiği aktarıldı. Altay’ın, ofisten çıkmak isteyen Hamza Karaman’ı geri iterek odaya soktuğu ifade edildi. Bu sırada Karagöz’ün masasındaki çekmeceden iki tabanca çıkardığı, Hamza Karaman’a içeride kalmasını söylediği, akabinde arbede başladığı belirtildi. Çıkan arbedede Karagöz’ün elindeki silahla ateş ederek Hamza Karaman’ı ayağından yaraladığı, olayın devamında karşılıklı silahların kullanıldığı aktarıldı. Mücadele sırasında tarafların yere düştüğü, silahlardan birinin el değiştirdiği ve ateş edilmesi sonucu Karagöz’ün vurulduğu kaydedildi. Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Karagöz’ün vücuduna bitişik atış mesafesinden tek mermi isabet ettiği, merminin iç organ ve büyük damar yaralanmasına neden olduğu, buna bağlı gelişen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği tespit edildi.