Yerel Haberler
İstanbul
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı komşularla aynı sofrada buluştu 24 Şubat 2026 Salı - 00:37:10 AK Parti İstanbul İl Başkanlığı, Ramazan ayı kapsamında düzenlediği programlar çerçevesinde ’Komşuluk İftarı’na ev sahipliği yaptı. İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in yanı sıra il binasına komşu olan hane sakinleri, iş yeri sahipleri, mahalle muhtarı, spor kulüpleri temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Ramazan’ın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu pekiştiren programda komşular aynı sofrada buluşurken, sıcak ve samimi bir atmosfer hâkim oldu. İftarın ardından gerçekleştirilen sohbetler ve programlar, mahalle kültürünün güçlenmesine vesile oldu. İl Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Yusuf Aslan’ın selamlama konuşmasıyla başlayan programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Kıymetli komşularımızı İl Başkanlığımızda ağırlıyor olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Ramazan ayı demek birlik demek, beraberlik demek, komşuluk demek ve birlikteliğimizi daha da büyütmek demek. Bugün de güzel bir örneğiyle bir aradayız. İlçe teşkilatlarımız ve belediyelerimizle hamdolsun Ramazan ayımızın maneviyatını en iyi şekilde sürdürme gayreti içerisindeyiz" dedi. İftar programının ardından şair ve yazar İbrahim Sadri’nin gerçekleştirdiği şiir dinletisiyle Ramazan akşamına anlamlı bir atmosfer kazandırıldı. Katılımcılar, birlik ve beraberlik duygusunun ön planda olduğu keyifli bir Ramazan akşamı yaşadı. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda Ramazan ayı boyunca komşuluk, teşkilat ve gönül buluşmalarıyla İstanbul’un farklı kesimlerinden vatandaşlar aynı sofrada buluşmaya devam edecek.
24 Şubat 2026 Salı - 00:27 Domenico Tedesco: "Bu maçı kazanamamak çok üzücü" Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, Kasımpaşa beraberliği sonrası, "Baskılı oynadık golü de bulduk ama bu maçı kazanamamak çok üzücü. Galibiyet olsaydı sezonun en güzel galibiyeti olacaktı" dedi. Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Fenerbahçe, konuk ettiği Kasımpaşa ile 1-1 berabere kaldı. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, ilk olarak yenilen gole yönelik, "Kaleci çok öndeydi ve diyagonal top oynadı biz de engelleyemedik. Bizim de problemimiz bu. Alanya, Beşiktaş, Göztepe, Başakşehir maçlarında benzer gol yedik. Bugün orta sonrası golü yedik. Ortalardan çok fazla gol yiyoruz. Bunu konuşuyoruz, analiz ediyoruz ama sahaya gelince yapamıyoruz. Çok yazık oldu. Ortayı engellemek için her şeyi yapabilmemiz gerekiyor. Biz geri çekilmedik. Böyle orta yapınca otomatik olarak savunmaya çekiliyorsunuz" ifadelerini kullandı. Tedesco, zorunlu oyuncu değişiklikleri yaptıklarını hatırlatarak, "İlk başta istediğimiz Talisca ve Nene’yi birlikte oynatmaktı. İkinci yarıya çıkarken elimizde hiç stoper kalmamıştı. Dolayısıyla bu şekilde karar verdik. Bizim oyuncu değişikliklerimizi erken kullanmamız istediğimiz şekilde tercih edemememizi sağladı. Planımız ikinci yarı Kerem’i oyuna sokmaktı. Gidişata bakınca Fred ve Sidiki’yi tercih ettik. Sadece bir kere durdurma hakkımız kalmıştı. Çünkü ilk yarıda 2 kere durdurmak zorunda kaldık" ifadelerini kullandı. "Milli arada çözüm bulmamız gerekiyor" Son 2 maçta sakatlık yaşayan Milan Skriniar ve Çağlar Söyüncü hakkında gelen soruya İtalyan teknik adam, "Bu oyuncular bir süre olmayacak. Ederson ve Talisca’nın da sakatlıkları var. Yapmamız gereken mevcut koşullarda elimizden geleninin en iyisini yapmamız gerekiyor. Birlik olmalıyız. Milli arada çözüm bulmamız gerekiyor. Birbirimize sarılmamız gerekiyor. Sonuna kadar yüzde 100’ümüzle orada olmalıyız. 90+5’te gol atıp, 90+11’de gol yerseniz hayal kırıklığı yaşamanız normal. Oyuncularıma şunu söyledim; kafamızı kuma gömmemiz gerekiyor. Ben bu trenin lokomotifi olarak bu enerjiyi vereceğim ve hep birlikte başaracağız" diye konuştu. "Galibiyet olsaydı sezonun en güzel galibiyeti olacaktı" Tedesco, sarı-lacivertli camiaya da mesaj ileterek, "Bizler sonuna kadar savaşmaya devam edeceğiz. Şu an 6-7 sakatımız olabilir ama bu da işimizin bir parçası. Bizlerin birlik içinde olmamız gerekiyor. Sezon içinde bunları yaşamanız normal. Milli araya kadar hayatta kalacağız. Milli ara sonrası Alvarez ve Skriniar geri dönecek. Elimizdeki oyuncularla birlikte olmamız gerekiyor. İstesek biz de ağlayabilirdik. Bizler güçlüyüz. Benim inancıma göre, bardağın dolu tarafını görmemiz gerekiyor. 2 sakatlık sonrası hala 4’lü oynamaya devam ettik. Matteo çok fazla 4’lü sistemde oynamaya alışık olmadığı için 6 numara gibi oynamaya devam etti. İkinci yarı sistemimizi değiştirdik. Bu sistemi hiç çalışmamıştık. 3’lü oynamaya hiç çalışmamıştık ama oyuncularım bunu doğru oynadı. Baskılı oynadık golü de bulduk ama bu maçı kazanamamak çok üzücü. Galibiyet olsaydı sezonun en güzel galibiyeti olacaktı" şeklinde konuştu. "Her zaman ileriye bakmanız gerekiyor" Golcü transferi ile ilgili soruyu da yanıtlayan Tedesco, "Tabii ki bu durumla başa çıkabileceğim. Her maçta gol atıyoruz. Trabzonspor maçında goller attık, Kocaeli maçında goller attık. Bugün de 1 gol attık. Konunun bu olduğunu düşünmüyorum. Eleştirilerin normal olduğunu düşünüyorum. Kazanamadığınızda bu olacaktır. Her zaman geriye değil, ileriye bakmanız gerekiyor. Geriye bakacak zamanımız yok" dedi. "Ederson, 3 hafta bizimle olamayacak" Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, üst üste yaşanan sakatlıkların sebebine dair şu değerlendirmeyi yaptı: "Çok fazla maç oynamaya bağlıyorum bu durumu. Geldiğimden beri 34 maç oynadık. Stres, seyahate de bağlı. Ederson’un ayağı kaydı ve 3 hafta bizimle olamayacak. Mert listede yok. Hafta içinde Tarık ile oynayacağız. Talisca sakatlık yaşadı. Jayden da taç atışı sonrası hamstringinde sıkıntı hissetti. Kendi içimizde çözümler üretmeliyiz, birlik içinde olmalıyız. Forma şansı bulamayan oyuncular oynayacak. Önemli olan modumuzun düşmemesi. Bizim işimiz bunu sağlamak olacak."
23 Şubat 2026 Pazartesi - 23:55 Emre Belözoğlu: "Önemli 1 puan" Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Fenerbahçe maçı sonrası, "Yapmamız gereken ilk yarıdaki oyunun devamıydı. Oyun üstünlüğü bizdeydi. Fenerbahçe kaliteli oyuncuları var. Hamle yapmaya çalıştık. İkinci yarıda 15 dakika sonra hamle yaptık. Burada 1 puan almak değerli ve önemli" dedi. Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Kasımpaşa, deplasmanda Fenerbahçe ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, açıklamalarda bulundu. Belözoğlu, "Konumumuz düşünüldüğünde önemli 1 puan. Maçın ikinci yarısında oyuncuların istediğim gibi oynadığını düşünüyorum. Oyun anlamında Fenerbahçe’yi istediğimiz yere yönlendirdik. Yapmamız gereken ilk yarıdaki oyunun devamıydı. Oyun üstünlüğü bizdeydi. Fenerbahçe kaliteli oyuncuları var. Hamle yapmaya çalıştık. İkinci yarıda 15 dakika sonra hamle yaptık. Burada 1 puan almak değerli ve önemli. Onların yorgun olması, bizler adına avantaj olduğu dakikalar ortaya çıktı. Oyuncularıma teşekkür ediyorum. Fenerbahçe’nin Nottingham ile oynayacağı maçta başarılar diliyorum. Birçok duyguyu yoğun şekilde yaşayan bir sporcuydum. Bugün Kasımpaşa’nın başında teknik adam olarak buraya geldim. Fenerbahçe gibi güçlü takıma karşı 1 puan almanın huzuru var. Fenerbahçe’ye karşı oynamak hayatımın en zor duygusu olacak. Oyuncularımın gösterdiği emeğe karşılık onları tebrik etmenin ötesinde bir şey söylemem doğru olmaz" ifadelerini kullandı. "Plan işledi" Sarı-lacivertlilerin son maçlarda oynadığı sistem üzerine de konuşan Belözoğlu, "Fenerbahçe çok maç kazandı bu periyotta. Merkezde son maçlarda diamond oynadı. Plan işledi. Fenerbahçe’yi Nottingham maçında iyi analiz ettik. Birinci bölgeye sizi mahkum ettiğinde, siz güçleniyorsunuz oyun içinde. Oyuncuların emeği açısında mutluyum. Bizler adına burada alınan 1 puan çok önemli" dedi. "Karagümrük maçının etkisiyle sahaya çıktık" Fenerbahçe’nin iyi oyunculardan kurulu güçlü bir takım olduğuna dikkat çeken 45 yaşındaki teknik adam, "Fenerbahçe’nin başında bir teknik adam var. Güçlü bir takım var. Fenerbahçe uzun yıllar sonra net şekilde şampiyonluk yarışını hissediyor. Onlar kazansa farklı bir durum olacak. Bunun içinde ne Musa’ya ne İsa’ya durumu var. Ben kendi takımımım gücünü biliyorum. Ben geldiğimde iç sahada maç kazanamamış bir takım vardı. 3 tane deplasman galibiyeti vardı. Ben daha çok topa sahip olma üzerine antrenman yapmaya çalışıyorum. Kasımpaşa serüveni çok iyi başlamadı. Geçen hafta ligin sonuncusunu yendik gibi görünüyor ama Karagümrük güçlü bir takım. Bugün de onun etkisiyle sahaya çıktık. Futbol dinamik kararlar almanız gereken bir oyun. Bugün Fenerbahçe’de 2 stoper sakatlanmış olsa da Fenerbahçe güçlü oyunculara sahip. Onlara karşı 3. bölgede oynamayı Fenerbahçe tarihinde hatırlamıyorum. Böyle güçlü takımlara karşı daha net karşı planlar yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. "Hiçbir zaman oyuncuma sahada yere yat demedim" Karşılaşmada Kasımpaşalı futbolcuların çok fazla vakit geçirdiği ve bunun bir plan olup olmadığı yönünde gelen soru üzerine Emre Belözoğlu, şunları söyledi: "Bu bizim bir planımız değil. 2 oyuncu ağrılarla oynadı. Ben hiçbir zaman görev takımlarda oyuncularıma yere yat demedim. Maç 1-0 olduğunda da 3 Fenerbahçeli oyuncu yere yattı. Rakip bastırıyor. Oyuncuların kendi içinde vermiş olduğu kararlar. Zaman geçirmek bizim işimiz değil. Fenerbahçe burada çok iyi takımları yendi. Rakibi iyi analiz ettik. İlk yarıyı önemli buluyorum. Ben hiçbir zaman hiçbir oyuncuma sahada yere yat demedim. Düşündüğümde bugünün hakkı beraberlik gibi geliyor."
Pendik’te iş adamı Aykut Karagöz’ü öldüren şüpheliye müebbet hapis istemiyle iddianame düzenlendi
13 Şubat 2026 Cuma - 09:46 Pendik’te iş adamı Aykut Karagöz’ü öldüren şüpheliye müebbet hapis istemiyle iddianame düzenlendi Pendik’te iş adamı Aykut Karagöz’ü öldüren Hamza Karaman hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Karaman hakkında, müebbet hapis talebiyle iddianame düzenlendi. Olayda, hayatını kaybeden Karagöz’e yardım ettiği belirlenen Ersin Altay’ın ise 28 yıla kadar hapsi istendi. Olay, 10 Haziran 2025 tarihinde Pendik Sülüntepe Mahallesi Ney Sokak üzerinde 3 katlı binanın 3. katında bulunan ofiste meydana geldi. İddiaya göre, Hamza Karaman (37) ve Aykut Karagöz (45) alacak verecek nedeniyle tartıştı. İkili daha sonra Pendik’te Karagöz’ün ofisinde buluştu. Görüşme esnasında Aykut Karagöz yanında bulunan 2 ruhsatsız tabancayı Karaman’a doğrultması sonrası tartışma yaşandı. Tartışma esnasında Karaman ofisten çıkmak isteyince kapıdaki şüpheliler Karaman’ı ofise itekledi. Karaman, Aykut Karagöz’ün elindeki bir tabancayı almaya çalışınca vurularak yaralandı. Yaşanan olayda iki şahıs, tabanca ile birbirini vurarak yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı 2 şahıs olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri bölgede güvenlik önlemi aldı. Ağır yaralanan Aykut Karagöz, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayda, Hamza Karaman’ı ofis içerisinde zorla tutan şüpheliler gözaltına alındı. Kasten öldürme suçundan iddianame düzenlendi İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Silahlı tartışma sonucu iş adamı Aykut Karagöz’ü öldüren Karaman hakkında, "Kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. 28 yıla kadar hapsi istendi Olay anında Hamza Karaman’ı iterek odadan çıkmasını engelleyen Ersin Altay’a, "Kasten öldürme suçuna teşebbüs", "Birden fazla kişi ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından toplamda 28 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. İddianameden İddianamede, olay günü Karagöz ile birlikte şüpheli Ersin Altay ve bazı kişiler iş yerinde bulunduğu, bir süre sonra Hamza Karaman ve beraberindeki kişilerin de iş yerine geldiği aktarıldı. Tarafların yaklaşık 15-20 dakika görüştükleri, ardından bazı kişilerin iş yerinden ayrıldığı, içeride Aykut Karagöz ile Hamza Karaman’ın kaldığı belirtildi. Şahısların bir süre sonra ofise geri döndüğü ve şüpheli Ersin Altay’ın yanında bulunan şahıslara el hareketleri ile sessiz olmalarını ifade ettiği aktarıldı. Altay’ın, ofisten çıkmak isteyen Hamza Karaman’ı geri iterek odaya soktuğu ifade edildi. Bu sırada Karagöz’ün masasındaki çekmeceden iki tabanca çıkardığı, Hamza Karaman’a içeride kalmasını söylediği, akabinde arbede başladığı belirtildi. Çıkan arbedede Karagöz’ün elindeki silahla ateş ederek Hamza Karaman’ı ayağından yaraladığı, olayın devamında karşılıklı silahların kullanıldığı aktarıldı. Mücadele sırasında tarafların yere düştüğü, silahlardan birinin el değiştirdiği ve ateş edilmesi sonucu Karagöz’ün vurulduğu kaydedildi. Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Karagöz’ün vücuduna bitişik atış mesafesinden tek mermi isabet ettiği, merminin iç organ ve büyük damar yaralanmasına neden olduğu, buna bağlı gelişen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği tespit edildi.
Deniz bereketi tezganlara yansıdı: Hamsi fiyatları dibe indi
13 Şubat 2026 Cuma - 09:39 Deniz bereketi tezganlara yansıdı: Hamsi fiyatları dibe indi İstanbul’da balık tezgahları bu sezon adeta bereketle doldu. Denizlerde yaşanan hamsi bolluğu, hem satış miktarını artırdı hem de fiyatları dibe indirdi. Beylikdüzü Balıkçılar Çarşısı’nda hamsinin kilo fiyatı 120 lira olurken, 4 kilosu ise 400 liradan satılmaya başlandı. İstanbul’un tanınmış balıkçılarından Kenan Balcı, sezonun en bereketli dönemlerinden birinin yaşandığını belirterek vatandaşlara bol bol balık tüketmeleri çağrısında bulundu. Hamsinin bu yıl oldukça iri ve lezzetli çıktığını ifade eden Balcı, fiyatların da adeta dip yaptığını söyledi. Beylikdüzü Balıkçılar Çarşısı’nda hamsinin kilosu 120 liradan satışa sunulurken, 4 kilosu ise 400 liradan alıcı buluyor. Son yılların en düşük fiyatlarının görüldüğünü belirten Balcı, "Bu fırsat her zaman gelmez. Vatandaşlarımız dolaplarını doldursun. Hamsi şu an en uygun ve en sağlıklı protein kaynağı. 1 kilo fiyatı 120 lira, 4 kilosu 400. Vatandaşlarımız hafta en az iki kez balık" dedi. "Balık gıda değil doğal ilaç" Balığın sağlık açısından önemine dikkat çeken Balcı, özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek için balık tüketiminin artırılması gerektiğini belirterek, "Balık doğal, katkısız, vitamin ve protein açısından çok zengin bir besin. Reçeteye yazılmayan tek ilaç balıktır. Profesörlerimiz, doktorlarımız bize ‘Kenan Bey siz gıda değil, doğal ilaç satıyorsunuz’ diyor. Özellikle çocuklarımızın gelişimi için balık tüketimi çok önemli. Balık, anne sütünden sonra yıpranan dokuları onaran tek besin kaynağı. Çünkü içende hiç bir katkı maddesi bulunmuyor" Türk somonunda da ciddi bir indirim olduğunu belirten Balcı, 4 kilo Türk somonunun bin 200 liradan satışa sunulduğunu söyledi.
Yerli yapay zeka Cosmos T1, kendisinden üç kat büyük modellerle yarışıyor
13 Şubat 2026 Cuma - 09:36 Yerli yapay zeka Cosmos T1, kendisinden üç kat büyük modellerle yarışıyor Yıldız Teknik Üniversitesi Cosmos ekibi tarafından geliştirilen ve Türkçe düşünen yapay zeka Cosmos T1, kendisinden 3 kat büyük Google’ın yapay zeka modeline meydan okuyor. META’nın yapay zekasını da performans testinde geçen yerli Cosmos T1, bilgisayarlara yüklenerek özgürce kullanılabiliyor ve güvenlik riskini ortadan kaldırıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ile Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih Amasyalı öncülüğünde, akademisyenlerden oluşan Cosmos ekibi, Türkçe düşünen yapay zeka Cosmos T1’i geliştirdi. Model, matematiksel akıl yürütme performansını ölçen Türkçe GSM8K veri setinde yüzde 77,41 doğruluk oranına ulaştı. Model, zincirleme akıl yürütme (chain-of-thought reasoning) yaklaşımıyla Türkçe matematik problemlerini çözebiliyor. Turkish-Gemma-9b-T1 modeli, Türkçe GSM8K testinde yüzde 77,41 doğruluk oranına ulaştı. Aynı testte Gemma-2-9B modeli yüzde 63,10, Llama-3.1-70B modeli ise yüzde 66,13 performans gösterdi. 9 milyar parametreli model, 70 milyar parametreli Llama-3.1-70B modelinin üzerinde performans gösterdi. Parametre sayısı açısından kendisinden yaklaşık sekiz kat büyük modellerle rekabet edebilecek seviyeye ulaştı. 9 milyar parametreli Turkish-Gemma-9b-T1 modeli, Türkçe matematiksel akıl yürütme testlerinde 70 milyar parametreli modellere yakın veya üzerinde performans sergileyerek parametre verimliliği açısından dikkat çekti. Model, Hugging Face platformu üzerinden açık ağırlıklı olarak erişime açıldı. "Kendi bilgisayarlarına kurup özgürce kullanabiliyorlar" Çalışmanın yürütücüsü Prof. Dr. Amasyalı, "Cosmos T1 bizim en son çıkan modellerimizden bir tanesi, dil modeli geliştiriyoruz temelde. Chat GPT ve benzeri modelleri geliştiriyoruz. T1 diğerlerinden farklı bir düşünce sürecine sahip ve bu düşünce sürecini Türkçe olarak yansıtıyor. Bütün arka planda yanıtın nasıl üretildiğini ara yüzden adım adım görebiliyoruz. Aslında Chat GPT ile farklı kulvardalar. Birçok sektör günümüzde verilerini sağlık ve savunma sanayi gibi bu tarz firmalarla paylaşamıyor, paylaşmak istemiyor, paylaşmaması da çok doğal. Bunun yerine on-premise’de çözüm üretmeleri yani kendi makinelerinin çalışması gerekiyor. T1’in ve bizim diğer ürettiğimiz modellerin hepsi aslında açık ağırlıklı olarak yayınlanıyorlar ve insanlar da bu modelleri kendi bilgisayarlarına kurup kendi şirketlerinde özgürce ve rahatça kullanabiliyorlar" dedi. Firmalar kendi süreçlerine sahil ederek güvenliği artırıyor T1 Modelin 9 milyar parametresi olduğunu ve büyüklüğüne göre oldukça iyi işler ortaya çıkardığını belirten Amasyalı, sözlerini şöyle sürdürdü: "İki türlü erişim mümkün. Birincisi; online bir web sayfası var. İkincisi; firmalar açık ağırlık olarak yayınladığımız modeli kendi bilgisayarlarına indirip, kendi süreçlerine dahil ederek rahatça kullanabiliyorlar. TÜBİTAK projeleri kapsamında geliştirme maliyetini, Türkçesinin iyileştirme maliyetini biz karşılıyoruz. Firmalar da Türkçesi iyileştirmiş olan modelleri kendi süreçlerinde rahatlıkla kullanabiliyorlar." "Önce düşünüp sonra cevap vermesi performansı artırıyor" Cosmos T1’in Google’ın yapay zeka modeli Gemma 2 modelinin üzerine geliştirildiğini belirten Amasyalı, "Fakat Türkçesini biz burada çok çok iyileştirmeyi düşündük ve ‘thinking’ düşünen bir model geliştirdik. Gemma 2 modelinde temelde böyle bir özellik yok. Gemma 2 soru sorunca cevap veren bir model, Cosmos T1’de ise bir düşünce süreci, onun arkasından bir cevap üretme süreci var ki bu da modellerin performansını çok artırıyor. Önce düşünüp sonra cevap verdiğinde direkt cevaba geçmektense çok daha iyi bir performans sergiliyor" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Mehmet Fatih Amasyalı, "Biz bunun üzerine oldukça sağlam bir eğitim gerçekleştirdik ve onu düşünmeyen bir modelden düşünen bir model haline getirdik. Bu sayede de kendisinden 3 kat büyük olan modellerle yarışabilecek seviyeye ulaştı. Bu başarı da günümüzde sosyal medyada epey ilgi gördü. Aslında isteyince, çalışınca oluyor. Sağlam bir ekiple ve büyük bir motivasyonla bunları gerçekleştirdik. TÜBİTAK’ın arkamızda olması en büyük motivasyonumuzdu" diyerek sözlerini sonlandırdı.
İstanbul merkezli 5 ilde hayali ihracat operasyonu: 29 gözaltı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:33 İstanbul merkezli 5 ilde hayali ihracat operasyonu: 29 gözaltı İstanbul merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonlarda, yüklü miktarda hayali ihracat yaptıkları iddia edilen 29 şüpheli gözaltına alındı. 1 işyeri, 25 tarla 12 konut-daire ve 104 araca el konulduğu öğrenilirken, şebekenin döviz dönüşüm desteği almak ve kaynağı belli olmayan paraları yurt içine sokulması amacıyla organizasyon kurdukları belirlendi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde hayali ihracat yaparak büyük bir vurgun yapan şebekeyi tespit etti. Hayali ihracat ve kara para yöntemi ile büyük bir vurgun gerçekleştiren suç ağını mercek altına alan mali polis, aylar süren teknik ve fiziki takip başlattı. Şebekenin, döviz dönüşüm desteği almak ve kaynağı belli olmayan paraları yurt içine sokulması amacıyla organizasyon kurdukları belirlendi. Söz konusu şebeke tarafından kurulan organizasyonlarda hayali ihracat ve faturalar düzenlendiği, sözde ihracat yapılan ülkelerden döviz şeklinde swift yöntemiyle gelen paraların kaynağı belli olmayan paralar olduğu tespit edildi. Nakit beyan formlarıyla yurt dışından getirildiği bildirilen paraların gerçekte yurt içinden toplanan dövizler ya da üçüncü kişilere ait olduğu tespit edilirken, ayrıca şüphelilerin kendi aralarında düzenledikleri belgeler aracılığıyla döviz dönüşüm desteğinden de haksız şekilde faydalandıkları anlaşıldı. Çıkar amaçlı suç şebekesinin yöntem ve faaliyetlerini deşifre eden emniyet ekipleri, yapılan tespitlerin ardından operasyon için düğmeye bastı. Söz konusu organizasyon içerisinde yer alan şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli Ankara, Antalya, Kocaeli ve Kayseri illerinde belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 29 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında şebekeye ait olduğu ifade edilen 1 iş yeri, 25 tarla 12 konut-daire ve 104 araca el konulduğu öğrenildi. Yakalanan şüpheliler ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğüne gönderildi. Şebeke mensupları hakkında başlatılan tahkikatın devam ettiği bildirildi.
5. Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi finalinde Fırat Aydınus düdük çaldı, Emre Tilev anlattı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:30 5. Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi finalinde Fırat Aydınus düdük çaldı, Emre Tilev anlattı Esenler Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük sokak futbolu organizasyonu olan Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi’nde final maçı gerçekleştirildi. Maçta FIFA kokartlı eski hakem Fırat Aydınus düdük çalarken maçın anlatımını ise deneyimli spiker Emre Tilev yaptı. Maçı kazanan Esenler Şatto, kupaya uzanarak şampiyon oldu. Esenler Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ve 29 Haziran 2025 tarihinde vefat eden spor spikeri Sabri Ugan’ın ismi verilen "Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi" futbol turnuvasının finali gerçekleştirildi. Esenler Belediyesi Futbol Gelişim Merkezi’nde oynanan final maçında Esenler Şatto ve Bölge Team takımları karşı karşıya geldi. Futbolseverlerin büyük ilgi gösterdiği organizasyonun finalinde, FIFA kokartlı eski hakem Fırat Aydınus düdük çalarken maçın anlatımını ise deneyimli spiker Emre Tilev yaptı. Maç öncesi iki takımın futbolcuları sahaya Filistin’e destek temalı "Çocuklar Uyurken Susulur Ölürken Değil" yazılı pankart ile çıktı. Maç sonunda şampiyon olan Esenler Şatto takımına Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu tarafından kupa ve ödülleri takdim edildi. "Spor yapmak çok değerli ve Tevfik Başkan da bu konuda çok değerli hamleler yapıyor" Maç öncesi konuşan spiker Emre Tilev, "Gerçekten çok değerli bir organizasyon ve bu organizasyonun içinde olmak çok kıymetli. Hele ki iki yıldır kıymetli hocam Fırat Aydınus ile beraber oluyoruz. Hem anı yaşıyoruz hem anı paylaşıyoruz. Büyük üstad Şenol Güneş’in dediği gibi ‘Önemli olan neye sahip olduğun değil, sahip olduklarını kimlerle paylaştığındır’ Ben burada kıymetli arkadaşlarla bu organizasyonu paylaşmaktan büyük keyif alıyorum. Keyif alalım. Eğlenelim. Gülelim. Futbol temaşa zevki değil mi? Sonuçta biz de o zevke elimizi verelim. El ele tutuşup bugün güzel bir şekilde maçın coşkusuna ortak olalım. Spor yapan her zaman kazanır. Ben kaybeden bir spor yapan ile hayatım boyunca karşılaşmadım. Bu bağlamda spor yapmak çok değerli ve Tevfik Başkan da bu konuda çok değerli hamleler yapıyor. Harika bir tesis Futbol Gelişim Merkezi kurulmuş. Geçen yıl biz daha farklı bir noktadan anlatımı gerçekleştirdik ve sunumu yaptık. Bugün baktığımızda mükemmel bir tesis. Bunlar çok değerli şeyler. Biz nesillere eğer bunu aktarabiliyorsak ve sporun o birleştirici, ortak değerlere sahip çıkıcı ruhunu sunabiliyorsak ve en önemlisi de çocukları bu sanal atmosferden biraz olsun uzaklaştırabiliyorsak ne mutlu bize. Ben bütün velilerin çocukların özellikle belli bir yaş kategorisine geldiğinde okulla spor arasında sıkıştıkları bir süreç yaşadıklarına tanıklık ediyorum. O sıkışmışlığı ortadan yine sporla atacaklarının vurgusunu yapıyorum ve çocuklar mutlaka spor yapsın diyorum" dedi. "Bu turnuvanın da Sabri Ağabey’e ithaf edilmiş olması çok değerli ve çok özel" Bu Esenler Sokak Ligi’nin bu sezonuna ismi verilen Sabri Ugan hakkında konuşan Emre Tilev, "Ben Sabri ağabey ile 15 yıl yan yana oturdum. Birçok şeyi ondan öğrendim. En çok öğrendiğim şey mütevazi olmaktı. İnsani değerlere sahip çıkmaktı. Bu değerlere en önemlisi bir sonraki nesillere aktarmaktı. Oğlu benim oğlumla aynı okuldaydı. Ben biraz Sabri ağabeyi taklit etmeyi sevdim çünkü oğlu Doruk’u okula gönderdiğinde okulu çok beğendiğini söylediğinde ben de oğlumu aynı okula gönderdim. Yine aynı enstantaneleri yaşadık. Sabri ağabeyin hasta olduğunu duyduğumda çok inanamamıştım. Her şey çok kısa sürede gelişti. Bu turnuvanın da Sabri Ağabey’e ithaf edilmiş olması çok değerli ve çok özel. Biz değerlerimize sahip çıktığımız sürece varız. Bu bağlamda da Sabri ağabeye bir kez daha Allah’tan rahmet ve kıymetli Ugan ailesine baş sağlığı dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı. Maç öncesi Sabri Ugan ve organizasyon ile ilgili konuşan hakem Fırat Aydınus, "Bu organizasyona onun isminin verilmesi çok şık. Tekrar sizin nezdinizde Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesine sabır diliyorum. Kendisiyle en son yine yüz yüze görüştüğümüz yer Esenler Belediyesi kapsamında bu organizasyonda kura çekiminde olmuştu. Bu şık düşünce, onun isminin verilmesi çok güzel bir şey. Bu paralelde yapılan bu organizasyon umarım güzel bir hava, ambiyans ve anı bırakır. Biz geçen sene de bu organizasyonun finalinde beraberdik. Emre Tilev’in dediği gibi temaşa zevki maçı güzelleştirme anlamında sadece sahada olan, yöneten, oynayanlardan ziyade Emre Tilev’in de maçı anlatım diliyle çok şeyler kattığını televizyonlardan da bilen insanlarız. Geçen seneki finali yönettiğimiz yerden buraya geldiğimizde gerçekten bu değişim sadece görsellik anlamında değil amacı doğrultusunda da Futbol Gelişim Merkezi olarak tahsis edilmiş bir kompleks. Esenler’deki tüm amatör oyuncuları, takımları tek bir çatı altına toplamak. Onlara odalar tahsis etmek. Maçların burada oynanması. Antrenmanların burada yapılması. Çamaşırhaneleri, soyunma odaları, giysilerinin olduğu odalar, rehabilite odası, gelişim odası, satranç odası, kitap odası gibi sadece futbolun oynandığı bir yerden ziyade. Çok kapsamlı gerek A Takım gerek alt yapıdaki genç çocuklara ulaşabilen, dokunabilen mükemmel bir tesis olmuş. Gencin, çocuğun iki şeyden biriyle uğraşması gerçekten hayatında bu ve buna benzer bazı konularda seçim yapmasında çok önemli rol oynuyor. Biri sanat biri spor. Dolayısıyla biz sporun bu bölümüyle konuşmak gerekirse yapılan bu etkinlik, organizasyon Esenler’deki gençlerin buna yönelmesi, bununla yoğurulması ve Futbol Gelişim Merkezi’nin de sadece A takımlar bazında değil, alt yapılar bazında da burada vakit geçirmeleri, bu kapsamda tüm olumsuzluklardan uzak tutacak yegane olgulardan birisi. Diğeri de sanat ki bu tesisin içinde yavaş yavaş yedirilmeye çalışılmış. Çeşitli odalar açılmış bir tesis. Dolayısıyla bizim gençlerimiz ülkemizde spor ve sanatla birçok şeyden uzak kalabilecek durumları oluşturabilen yöneticilerin ve bu konularda belli bir şeyler düşünerek hareket eden insanları tebrik etmek gerekiyor" dedi.
5. Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi finalinde Fırat Aydınus düdük çaldı, Emre Tilev anlattı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:28 5. Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi finalinde Fırat Aydınus düdük çaldı, Emre Tilev anlattı Esenler Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük sokak futbolu organizasyonu olan Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi’nde final maçı gerçekleştirildi. Maçta FIFA kokartlı eski hakem Fırat Aydınus düdük çalarken maçın anlatımını ise deneyimli spiker Emre Tilev yaptı. Maçı kazanan Esenler Şatto, kupaya uzanarak şampiyon oldu. Esenler Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ve 29 Haziran 2025 tarihinde vefat eden spor spikeri Sabri Ugan’ın ismi verilen "Sabri Ugan Esenler Sokak Ligi" futbol turnuvasının finali gerçekleştirildi. Esenler Belediyesi Futbol Gelişim Merkezi’nde oynanan final maçında Esenler Şatto ve Bölge Team takımları karşı karşıya geldi. Futbolseverlerin büyük ilgi gösterdiği organizasyonun finalinde, FIFA kokartlı eski hakem Fırat Aydınus düdük çalarken maçın anlatımını ise deneyimli spiker Emre Tilev yaptı. Maç öncesi iki takımın futbolcuları sahaya Filistin’e destek temalı "Çocuklar Uyurken Susulur Ölürken Değil" yazılı pankart ile çıktı. Maç sonunda şampiyon olan Esenler Şatto takımına Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu tarafından kupa ve ödülleri takdim edildi. "Spor yapmak çok değerli ve Tevfik Başkan da bu konuda çok değerli atılımlar yapıyor" Maç öncesi konuşan spiker Emre Tilev, "Gerçekten çok değerli bir organizasyon ve bu organizasyonun içinde olmak çok kıymetli. Hele ki iki yıldır kıymetli hocam Fırat Aydınus ile beraber oluyoruz. Hem anı yaşıyoruz hem anı paylaşıyoruz. Büyük üstad Şenol Güneş’in dediği gibi ‘Önemli olan neye sahip olduğun değil, sahip olduklarını kimlerle paylaştığındır’ Ben burada kıymetli arkadaşlarla bu organizasyonu paylaşmaktan büyük keyif alıyorum. Keyif alalım. Eğlenelim. Gülelim. Futbol temaşa zevki değil mi? Sonuçta biz de o zevke elimizi verelim. El ele tutuşup bugün güzel bir şekilde maçın coşkusuna ortak olalım. Spor yapan her zaman kazanır. Ben kaybeden bir spor yapan ile hayatım boyunca karşılaşmadım. Bu bağlamda spor yapmak çok değerli ve Tevfik Başkan da bu konuda çok değerli atılımlar yapıyor. Harika bir tesis Futbol Gelişim Merkezi kurulmuş. Geçen yıl biz daha farklı bir noktadan anlatımı gerçekleştirdik ve sunumu yaptık. Bugün baktığımızda mükemmel bir tesis. Bunlar çok değerli şeyler. Biz nesillere eğer bunu aktarabiliyorsak ve sporun o birleştirici, ortak değerlere sahip çıkıcı ruhunu sunabiliyorsak ve en önemlisi de çocukları bu sanal atmosferden biraz olsun uzaklaştırabiliyorsak ne mutlu bize. Ben bütün velilerin çocukların özellikle belli bir yaş kategorisine geldiğinde okulla spor arasında sıkıştıkları bir süreç yaşadıklarına tanıklık ediyorum. O sıkışmışlığı ortadan yine sporla atacaklarının vurgusunu yapıyorum ve çocuklar mutlaka spor yapsın diyorum" dedi. "Bu turnuvanın da Sabri Ağabey’e ithaf edilmiş olması çok değerli ve çok özel" Bu Esenler Sokak Ligi’nin bu sezonuna ismi verilen Sabri Ugan hakkında konuşan Emre Tilev, "Ben Sabri ağabey ile 15 yıl yan yana oturdum. Birçok şeyi ondan öğrendim. En çok öğrendiğim şey mütevazi olmaktı. İnsani değerlere sahip çıkmaktı. Bu değerlere en önemlisi bir sonraki nesillere aktarmaktı. Oğlu benim oğlumla aynı okuldaydı. Ben biraz Sabri ağabeyi taklit etmeyi sevdim çünkü oğlu Doruk’u okula gönderdiğinde okulu çok beğendiğini söylediğinde ben de oğlumu aynı okula gönderdim. Yine aynı enstantaneleri yaşadık. Sabri ağabeyin hasta olduğunu duyduğumda çok inanamamıştım. Her şey çok kısa sürede gelişti. Bu turnuvanın da Sabri Ağabey’e ithaf edilmiş olması çok değerli ve çok özel. Biz değerlerimize sahip çıktığımız sürece varız. Bu bağlamda da Sabri ağabeye bir kez daha Allah’tan rahmet ve kıymetli Ugan ailesine baş sağlığı dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı. Maç öncesi Sabri Ugan ve organizasyon ile ilgili konuşan hakem Fırat Aydınus, "Bu organizasyona onun isminin verilmesi çok şık. Tekrar sizin nezdinizde Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesine sabır diliyorum. Kendisiyle en son yine yüz yüze görüştüğümüz yer Esenler Belediyesi kapsamında bu organizasyonda kura çekiminde olmuştu. Bu şık düşünce, onun isminin verilmesi çok güzel bir şey. Bu paralelde yapılan bu organizasyon umarım güzel bir hava, ambiyans ve anı bırakır. Biz geçen sene de bu organizasyonun finalinde beraberdik. Emre Tilev’in dediği gibi temaşa zevki maçı güzelleştirme anlamında sadece sahada olan, yöneten, oynayanlardan ziyade Emre Tilev’in de maçı anlatım diliyle çok şeyler kattığını televizyonlardan da bilen insanlarız. Geçen seneki finali yönettiğimiz yerden buraya geldiğimizde gerçekten bu değişim sadece görsellik anlamında değil amacı doğrultusunda da Futbol Gelişim Merkezi olarak tahsis edilmiş bir kompleks. Esenler’deki tüm amatör oyuncuları, takımları tek bir çatı altına toplamak. Onlara odalar tahsis etmek. Maçların burada oynanması. Antrenmanların burada yapılması. Çamaşırhaneleri, soyunma odaları, giysilerinin olduğu odalar, rehabilite odası, gelişim odası, satranç odası, kitap odası gibi sadece futbolun oynandığı bir yerden ziyade. Çok kapsamlı gerek A Takım gerek alt yapıdaki genç çocuklara ulaşabilen, dokunabilen mükemmel bir tesis olmuş. Gencin, çocuğun iki şeyden biriyle uğraşması gerçekten hayatında bu ve buna benzer bazı konularda seçim yapmasında çok önemli rol oynuyor. Biri sanat biri spor. Dolayısıyla biz sporun bu bölümüyle konuşmak gerekirse yapılan bu etkinlik, organizasyon Esenler’deki gençlerin buna yönelmesi, bununla yoğurulması ve Futbol Gelişim Merkezi’nin de sadece A takımlar bazında değil, alt yapılar bazında da burada vakit geçirmeleri, bu kapsamda tüm olumsuzluklardan uzak tutacak yegane olgulardan birisi. Diğeri de sanat ki bu tesisin içinde yavaş yavaş yedirilmeye çalışılmış. Çeşitli odalar açılmış bir tesis. Dolayısıyla bizim gençlerimiz ülkemizde spor ve sanatla birçok şeyden uzak kalabilecek durumları oluşturabilen yöneticilerin ve bu konularda belli bir şeyler düşünerek hareket eden insanları tebrik etmek gerekiyor" dedi. (MY-RU
İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde yılın ilk sergisi "Ayla Turan Retrospektif"
13 Şubat 2026 Cuma - 09:25 İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde yılın ilk sergisi "Ayla Turan Retrospektif" Heykeltıraş Ayla Turan’ın 30 yıllık sanat yolculuğunu yansıtan "Ayla Turan Retrospektif" sergisi, 9 Şubat’ta İstanbul Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde açıldı. Sergide farklı malzemelerden üretilmiş 56 eser yer alıyor. "Ayla Turan Retrospektif" sergisi İstanbul Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde sanatseverlere kapılarını açtı. Heykeltıraş Ayla Turan’ın otuz yıllık sanat yolculuğundan izler taşıyan sergide, mermer, bronz, tahta ve polyester gibi malzemelerden üretilen 56 eser izleniyor. "Bugünden sonrası için nefes almak gibi bu sergi" Sergiyi hazırlamanın eski albümleri karıştırmak gibi hissettirdiğini belirten Turan, "Son 30 yıllık sanat yolculuğumda hep ileriye baktım. Bugün bir durdum, dönüp baktım ardımda neler kalmış diye. Her duygu taze, ilk kez hepsi bir arada, benim dünyam benim sahnemde. Oyuncular farklı, zaman farklı, sahne aynı. Bugünden sonrası için nefes almak gibi bu sergi. Derin bir nefes. Geçmişin tanıklığını geleceğe taşırken, koşmaya devam etmenin bir durak noktası ve tarihe tanıklık ederek koşmaya devam etmenin başlangıcı" dedi. Serginin kataloğu için hazırladığı yazıda, Ayla Turan’dan "Bağımsızlık, empati ve sakin bir kararlılıkla kendi yolunu inşa eden; pratiğiyle heykelin ne olabileceğine ve paylaştığımız dünyaya dair neleri açığa çıkarabileceğine ilişkin ufkumuzu genişleten" diye bahseden Prof. Dr. Marcus Graf ayrıca sergi için şunları söyledi: "Bu retrospektif, otuz yıllık kesintisiz üretimi bir araya getirerek Ayla Turan’ın yaşamı ile sanatı arasındaki samimi bağları görünür kılıyor." "Ayla Turan Retrospektif" sergisini 11 Mayıs 2026 tarihine kadar Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde, her gün 09.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Serginin kataloğuna Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın kitabevleri ile internet sitesinden, RHM Dükkan’dan ve seçkin kitapçılardan ulaşılabilecek.
Kıbrıs ve Filistin arasında akademik köprü kuruldu
13 Şubat 2026 Cuma - 09:05 Kıbrıs ve Filistin arasında akademik köprü kuruldu Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi ile Filistin Politeknik üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü, öğrenci ve akademisyen değişimi ile ortak araştırmaları kapsayan yeni bir akademik ortaklık başlattı. Kıbrıs ve Filistin arasında kurulan bu akademik köprü filistinli gençlerin uluslararası eğitim imkanlarına erişimini güçlendirecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. İki üniversite arasında kurulan bu stratejik ortaklık ile akademik personel ve öğrenci değişimi, ortak araştırma projeleri, bilimsel etkinlikler, konferanslar, seminerler ve çalıştayların hayata geçirilmesi planlanıyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen imza töreni ile yürürlüğe giren protokol; Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ile Filistin Politeknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Mustafa Abusafa tarafından imzalandı. İmza töreninde ayrıca; Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Kurt ve Prof. Dr. Umut Aksoy ile Filistin Politeknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmad Altamimi, Rektör Yardımcısı Dr. Ayman Sultan, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Nour Qawasmeh ve İdari Bilimler ve Bilişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Husam Rjoub katıldı. Protokol, özellikle Filistin’de yıllardır süren savaş ve abluka nedeni ile ağır biçimde etkilenen yaşam ve eğitim şartları dikkate alındığında ayrı bir önem taşıyor. Üniversitelerin ve eğitim altyapısının zarar gördüğü, akademik faaliyetlerin kesintiye uğradığı, gençlerin güvenli biçimde eğitimlerine devam etmekte zorlandığı ve yükseköğretime erişimin ciddi şekilde sınırlandığı bir ortamda hayata geçirilen öğrenci ve akademisyen değişim programlarının, Filistinli üniversite öğrencileri için önemli bir fırsat sunması bekleniyor. Bu kapsamda sağlanacak uluslararası akademik hareketlilik; gençlerin eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmelerine, farklı bilimsel çevrelerle etkileşim kurmalarına ve mesleki gelişimlerini güçlendirmelerine güçlü bir destek sağlayacak. Filistin politeknik üniversitesi hakkında Filistin’in El-Halil (Hebron) kentinde bulunan Filistin Politeknik Üniversitesi, Filistin Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı mevzuatına bağlı kamu üniversitelerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Filistin Yükseköğretim Konseyi, Arap Üniversiteler Birliği, İslam Üniversiteleri Birliği ve Dünya Üniversiteler Federasyonu gibi uluslararası kuruluşlara üyeliği bulunan PPU, bölgesel ve küresel akademik iş birlikleriyle dikkat çekiyor. 1978 yılında teknik ve mühendislik odaklı bir yüksekokul olarak kurulan kurum, 1991 yılında lisans programları sunan bir üniversiteye dönüştü. 1999’dan itibaren diploma ve lisans programlarını genişleten PPU, 2006 yılında yüksek lisans, 2018 yılında ise doktora programlarını başlatarak akademik yapısını daha da güçlendirdi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: "İmzaladığımız iş birliği protokolü, yalnızca akademik bir ortaklık değil güçlü bir dayanışma iradesinin tezahürüdür." Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Filistin Politeknik Üniversitesi ile imzalanan iş birliği protokolünün yalnızca akademik bir ortaklık olmadığını, aynı zamanda güçlü bir dayanışma iradesini yansıttığını vurguladı. Filistin’de yaşanan insanlık dışı şartların yükseköğretim süreçlerini de doğrudan etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Şanlıdağ, özellikle öğrenci değişim programlarının Filistinli gençler açısından büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Şanlıdağ, "Bugün imzaladığımız bu protokol, bilimsel iş birliğinin ötesinde güçlü bir akademik dayanışma mesajıdır. Filistinli gençlerin eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri, uluslararası akademik ortamlara erişebilmeleri ve geleceklerini güvenle inşa edebilmeleri hepimiz için ortak bir sorumluluktur. Öğrenci ve akademisyen değişim programları, gençlerin yalnızca akademik gelişimlerine değil, aynı zamanda umutlarını canlı tutmalarına da katkı sağlayacaktır" dedi. Üniversiteler arası iş birliklerinin zor zamanlarda daha da anlam kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi’nin bilimsel üretimin paylaşılması, eğitimde fırsat eşitliğinin desteklenmesi ve uluslararası akademik dayanışmanın güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti. Prof. Dr. Mustafa Abusafa: "Bu iş birliğini daha da ileriye taşımak; akademik personel ve öğrenci hareketliliğini artırmak, araştırma projelerini paylaşmak ve imzaladığımız mutabakat zaptını somut çalışmalarla güçlendirmek istiyoruz." Filistin Politeknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Abusafa ise iş birliği protokolünden duydukları memnuniyeti dile getirerek Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür etti. Prof. Dr. Abusafa, Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nin güçlü akademik birikimi ve uluslararası saygınlığıyla öne çıkan bir kurum olduğunu vurgulayarak şunları söyledi. "Öncelikle bize bu fırsatı sunduğu, deneyimlerini paylaşma ve özellikle sağlık bilimleri eğitimi alanındaki zengin birikiminden yararlanma imkanı sağladığı için Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür ediyorum" diyen Prof. Dr. Abusafa, "Yakın Doğu Üniversitesi dünya çapında tanınan ve saygın sıralamalarda yer alan güçlü bir üniversite. Bu iş birliğini daha da ileriye taşımak; akademik personel ve öğrenci hareketliliğini artırmak, araştırma projelerini paylaşmak ve imzaladığımız mutabakat zaptını somut çalışmalarla güçlendirmek istiyoruz. Bize sunulan bu değerli fırsat için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.