Yerel Haberler
İstanbul
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:49 AK Parti, İstanbul’da yeni nesil teşkilat modeli ’Her Site Bir Teşkilat’nı tanıttı AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, ’Her Site Bir Teşkilat’ programında yeni nesil teşkilat modelini tanıttı. Özdemir, "İstanbul’da mahalle hamilerimizle, sokak gönüllülerimizle ve şimdi de site temsilcilerimizle değişen hayat ritmine uygun yeni bir temas modeli inşa ediyoruz" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "Her Site Bir Teşkilat" programı gerçekleştirildi. Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları ve teşkilat üyeleri katıldı. AK Parti’nin İstanbul’da hayata geçirdiği yeni nesil teşkilat modelinin detaylarının anlatıldığı programda, pilot ilçe Başakşehir’de yürütülen çalışmalar ele alındı. İlçedeki 659 sitenin 181’ine site temsilcisi atanırken, teşkilatlanma sürecine ilişkin yönerge ve eğitim materyalleri de tamamlandı. Site yönetim kurullarının oluşturulmasına devam edilen modelde, seçim işleri, teşkilat yapısı, sosyal faaliyetler ve idari süreçlere ilişkin görev dağılımları netleştirildi. "İstanbul yeni bir şehir sosyolojisinin merkezine dönüşüyor" Nüfusunun yüzde 70’inin sitelerde yaşadığı Başakşehir’in planlı şehirleşme yapısı ve genç nüfus profiliyle İstanbul genelindeki 8 bin 674 siteye örnek teşkil edecek modelin merkezi olarak seçildiği belirtildi. Programda yaptığı konuşmada İstanbul’un yalnızca fiziki olarak büyüyen bir şehir olmadığını belirten AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, "İstanbul, bugün yalnızca fiziki olarak büyüyen bir şehir değildir. Aynı zamanda yeni bir şehir sosyolojisinin merkezi haline gelmiştir. Yükselen her yeni siteyle birlikte şehirlerin silueti kadar insanların birbirine temas etme biçimi, komşuluk anlayışı ve toplumsal hayatın ritmi de değişiyor. Mahalle kültürüyle büyüyen nesillerin yerini ekranların içine sıkışan, dijital yalnızlık içerisinde büyüyen yeni kuşaklar almaya başladı. Oysa bizim medeniyetimizde komşuluk vardır. Selam vardır. Kapı çalma vardır. Birbirinin derdiyle dertlenmek vardır. ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ diyen bir anlayışın mensupları olarak; bu gidişata kayıtsız kalamayız. İşte ‘Her Site Bir Teşkilat’ çalışması tam da bu ihtiyaçtan doğmuştur" ifadelerini kullandı. Pilot bölge Başakşehir Pilot uygulamanın Başakşehir’de başlatıldığını açıklayan Özdemir, "Metrokent Sitesi 20 dönüm arazi üzerinde, 8 bin 300 vatandaşımızın ikamet ettiği ve 15 seçim sandığı ile birlikte başlı başına değerli bir mahallemizdir aslında. Amacımız, yaşayan, temas eden, takip eden güçlü bir organizasyon modeli kurmaktır. Her 15 günde bir yapılacak toplantılarla sitelerde yalnızca siyasi değil. sosyal hayatta ele alınacak" dedi. "Önce İstanbul’a, ardından tüm Türkiye’ye yayılacak" Yeni modelin geleceğin şehir hayatına hazırlanmış güçlü bir teşkilat vizyonu olduğunu ifade eden Özdemir, "Her Site Bir Teşkilat modeli geleceğin şehir hayatına hazırlanmış güçlü bir teşkilat vizyonudur. Her siteyi bir temas noktası, her haneyi bir gönül kapısı, her komşuluğu güçlü bir dayanışma alanı olarak görüyoruz. Bugün İstanbul’da mahalle hamilerimizle, sokak gönüllülerimizle ve şimdi de site temsilcilerimizle; şehrin her noktasına dokunan güçlü bir saha ağı kuruyoruz. ‘Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul’ diyerek çıktığımız yolda mahallede hami, sokakta gönüllü, sitede temsilci anlayışıyla İstanbul’un değişen hayat ritmine uygun yeni bir temas modeli inşa ediyoruz" diye konuştu.
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında tutuklu sanık Murat Or savunma yaptı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:30 ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında tutuklu sanık Murat Or savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumunda Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürlüğünde çalışan ve rüşvet paralarının bir kısmının kendisine teslim edildiği iddianamede kaydedilen Murat Or savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmaya CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, taraf avukatları ile her sanığın birinci dereceden bir yakını katıldı. Duruşmada, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürlüğünde çalışan ve birçok eylem kapsamında talep edilen rüşvet paralarının bir kısmının kendisine teslim edildiği iddianamede kaydedilen Murat Or savunma yaptı. Rüşvet suçunun işlenmesine aracılık ettiği iddianamede belirtilen Murat Or savunmasında, "39 yaşımdayım, 2 evlat sahibiyim. Şanslıyım ki şafak baskınında çocuklarım evde değildi. Ben kimya mühendisiyim. Hayatım boyunca ne bir haram lokma kendim yedim ne çocuklarıma ne eşime yedirdim. Hak etmediğim bir paraya hele ki devletin malına asla elim uzanmaz. Ali Sukas adına kimseden para almadım. Benim böyle işlere bulaşmayacağımı herkes rahatlıkla söyleyebilir. Kaynakların israf edilmemesi noktasında elimden geleni yapmışımdır. Gizli tanığın söyledikleri dışında somut bir delil bulunmamaktadır. Haksız bir kazancım olsa böyle bir borca neden gireyim? Görev yaptığım sürede firmaları ben misafir ederdim. Çalıştığım süre boyunca odamın kapısı hep açık durmuştur. Ali Sukas’a yakın bir birimde çalıştığım için gizli tanığın ve sanıkların benim adımı kullanması işlerine gelecektir. Etkin pişmanlıktan yararlanma ihtiyacı hissetmedim. Ali Sukas’a birinin para verdiğini gözümle görmüş değilim. İkinci savcılık ifademde çelişen birkaç husus var, onları açıklamak isterim. Bir iki maddi hata bunlar. ‘Ben görev yaptığım süre boyunca Ali Sukas’a para verildiğine dair gözümle şahit olmasam da şüphelerim oldu’ diye bir ifade yer almış. Burada maddi bir hata olmuş. Böyle bir şey görmedim, neden şüphe duyayım? Ben gözümle bir şeye şahit olmadım. Üzerime atılı bu iftiraları kabul etmiyorum. 9 aydır görmediğim evlatlarıma kavuşmak istiyorum" dedi. Mahkeme başkanı sanığın savunmasının ardından "İfadende maddi hatalar olduğunu belirttin, bu ifadeyi net okumadın mı? Sana okuma imkanı sağlanmadı mı?" şeklinde soru sordu. Sanık cevabında "Uzunca bir süre ifade verdim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşamıştım" dedi. Soruların ve sanık avukatının savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verilirken mahkeme başkanı Ekrem İmamoğlu’nun duruşma başlamadan önce aktardığı taleplerine ilişkin yanıt verdi. Mahkeme başkanı, "3 avukatın alınması konusu CMK’da yer alıyor. Medya konusunda talebinizle ilgili, biz her şeyi sağladık. Arka kısma hoparlör de sağlanacak. Gelen talepleri değerlendiririz" dedi.
Sultangazi’de dehşet anları: Ayrıldığı erkek arkadaşının evine silahla baskın yapıp ateş açtı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:16 Sultangazi’de dehşet anları: Ayrıldığı erkek arkadaşının evine silahla baskın yapıp ateş açtı İstanbul’un Sultangazi ilçesinde bir kadın, bir süre önce ayrıldığı erkek arkadaşının evine pompalı tüfekle ateş açtı. Kadının pompalı tüfekle evinden çıktığı anlar ise apartmanda bulunan güvenlik kamerasına yansıdı. Polis ekiplerince gözaltına alınan kadın sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 14 Mart 2026 tarihinde Sultangazi ilçesi Uğur Mumcu Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bir kişi C.G.’ye ait olan eve silahla ateş edip kaçtı. Silah sesleri üzerine olay yerine polis ekibi sevk edildi. Polis ekiplerin incelemesinde eve 5 adet pompalı kartuş izi olduğu tespit edildi. Yapılan detaylı incelemelerde gece saatlerinde saldırıyı Yağmur A. (42)’nın gerçekleştirdiği belirlendi. Polis ekipleri tarafından Yağmur A. evinde olayda kullandığı yarı otomatik pompalı tüfek ile birlikte gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen Yağmur A., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Alacak verecek iddiası Pompalı tüfekle erkek arkadaşının evine ateş eden Yağmur A.’nın beraber oldukları ve bir süre önce ayrıldıkları ve ikilinin arasında alacak meselesi olduğu öğrenildi. Öte yandan Yağmur A.’nın saldırı öncesi evinden pompalı tüfekle çıkıp, pijamayla C.G.’nin evine gittiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı.
Uzmandan uyarı: "Bayramda ani beslenme değişimi riskli"
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:14 Uzmandan uyarı: "Bayramda ani beslenme değişimi riskli" Bayram sofralarının zenginliği ve gün boyunca yapılan ikramlar, Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzeninin ardından sindirim sistemi üzerinde beklenmedik yük oluşturabiliyor. Uzmanlar, uzun süre farklı saatlerde beslenmeye alışan vücudun bayram günlerinde bir anda artan ve hızlı tüketilen öğünlere uyum sağlamakta zorlanabileceğine dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Merve Bayram, Ramazan sonrası beslenme düzenine ani dönüşün hem sindirim sistemi hem de metabolizma açısından bazı riskler oluşturabileceğini belirtti. Bayram, "Ramazan ayının ardından gelen bayram günleri, aile ziyaretleri ve zengin sofralarla birlikte beslenme düzeninin de aniden değiştiği bir dönemdir. Bir ay boyunca oruç nedeniyle farklı saatlerde beslenen vücut, bayram sabahı aniden artan ve hızla tüketilen öğünlere alışık değildir. Ramazan süresince öğün sayısının azalması ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bayramla birlikte eski yeme düzenine hızlı bir şekilde dönülmesi ise farkında olmadan daha fazla yemek tüketimine yol açabilir. Bu durum yalnızca kilo artışı riskini artırmakla kalmaz, aynı zamanda sindirim sistemi sorunları, mide rahatsızlıkları ve metabolik dengesizliklere de neden olabilir" açıklaması yaptı. Bayram sofralarında porsiyon kontrolü önemli Bayram günlerinde yalnızca fizyolojik değil psikolojik faktörlerin de yemek tüketimini artırabileceğini belirten Doç. Dr. Merve Bayram, özellikle ikramların yoğun olduğu ziyaretlerde porsiyon kontrolünün önem taşıdığını vurguladı. Doç. Dr. Merve Bayram, "Ramazan sonrası oluşan psikolojik rahatlama duygusu da yemek tüketimini artırabilir. Bayram sofralarında çeşitliliğin fazla olması ve ikramların artması, özellikle hızlı ve kontrolsüz yemek yeme eğilimini güçlendirebilir. Bunun sonucunda hazımsızlık, şişkinlik gibi mide problemleri ile kan şekerinde ani yükselme ve düşüşler görülebilir. Bu nedenle bayram günlerinde besinlerin yavaş tüketilmesi, iyi çiğnenmesi ve porsiyonların küçük tutulması önem taşır" dedi. Rafine karbonhidrat ve işlenmiş ürünler dengeli tüketilmeli Bayram sofralarında sıkça tüketilen bazı yiyeceklerin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Bayram, özellikle rafine karbonhidrat ve işlenmiş et ürünlerinin aşırı tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Bayram şöyle konuştu: "Bayram sofralarında sıkça tüketilen poğaça, börek ve beyaz ekmek gibi rafine karbonhidrat içeren besinler ile salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş et ürünlerinin fazla tüketimi sindirim sistemini zorlayabilir. Bu nedenle özellikle bayram sabahında daha dengeli tercihler yapmak önemlidir. Gün içerisinde tatlı tüketilecekse kahvaltıda reçel, bal ve çikolata gibi şeker içeriği yüksek besinlerden kaçınılması önerilmektedir. Böylece gün boyunca alınan toplam şeker miktarı dengelenebilir ve kan şekeri dalgalanmalarının önüne geçilebilir." Tatlı tüketiminde ölçülü olun Bayram ziyaretlerinin en dikkat çekici ikramlarının tatlılar olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Bayram, tamamen kaçınmak yerine porsiyon kontrolünün tercih edilmesi gerektiğini belirtti. "Bayram ziyaretlerinin en tatlı tarafı kuşkusuz ikram edilen tatlılardır. Ancak özellikle şerbetli tatlıların yüksek şeker ve enerji içerdiği unutulmamalıdır. Tatlıdan tamamen kaçınmak yerine porsiyon kontrolü yapmak en doğru yaklaşım olacaktır. Ayrıca mümkünse şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların tercih edilmesi daha uygun olacaktır" şeklinde konuştu. Gün içinde su tüketimini artırın Ramazan boyunca su tüketiminin çoğunlukla iftar ve sahur saatleriyle sınırlı kaldığını belirten Doç. Dr. Merve Bayram, bayram günlerinde sıvı tüketiminin gün içine yayılması gerektiğini ifade etti: "Ramazan boyunca su tüketimi çoğunlukla iftar ve sahur saatleriyle sınırlı kaldığı için bayram günlerinde sıvı alımını yeniden düzenlemek önemlidir. Gün içine yayılan düzenli su tüketimi sindirimin daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olur ve vücudun sıvı dengesini korur. Bu nedenle günlük en az 2-2,5 litre su içilmesi önerilmektedir." Lifli besinler ve hafif hareket sindirimi destekler Bayram döneminde lif açısından zengin besinlerin tüketiminin artırılması ve hafif fiziksel aktivitelerin yapılmasının sindirim sistemi açısından fayda sağlayacağını ifade eden Doç. Dr. Bayram şu değerlendirmede bulundu: "Bayram günlerinde lif içeriği yüksek besinlerin tüketiminin artırılması sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere sebzeler, meyveler, kuru fasulye, nohut ve mercimek gibi baklagiller ile bulgur ve tam tahıllı ürünler lif açısından zengin besinler arasında yer almaktadır. Bu besinlerin düzenli tüketimi hem bağırsak hareketlerinin desteklenmesine hem de kabızlık riskinin azaltılmasına katkı sağlar. Ayrıca bayram ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de kan şekeri kontrolüne katkı sağlar." Kronik hastalığı olanlar daha dikkatli olmalı Diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları bulunan bireylerin bayram süresince beslenme düzenlerini mümkün olduğunca korumaları gerektiğini belirten bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Merve Bayram, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan bireylerin bayram süresince beslenme düzenlerini mümkün olduğunca korumaları gerekir. Aşırı tuzlu, yağlı ve şekerli besinlerin tüketimi sınırlandırılmalı ve öğün atlamaktan kaçınılmalıdır. Özetle, bayram sofralarının keyfini çıkarırken önemli olan yasaklar değil dengeyi koruyabilmektir. Küçük porsiyonlar, yeterli su tüketimi ve hafif hareketlerle bayram hem keyifli hem de sağlıklı geçirilebilir."
Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü Büyükçekmece’de gururla kutlandı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:13 Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü Büyükçekmece’de gururla kutlandı Büyükçekmece Belediyesince düzenlenen törende 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü gururla kutlandı. Büyükçekmece Belediyesi tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü nedeniyle düzenlenen tören düzenlendi. Tören Büyükçekmece 100. Yıl Atatürk ve Çanakkale Geçilmez Anıtı’nda yapıldı. "Milletimizin bağımsızlık ve varoluş mücadelesinin simgesidir’’ Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Çanakkale şehitlerini rahmet ve minnetle anarak şöyle konuştu: "18 Mart Çanakkale Zaferi sadece bir askeri başarı değil, milletimizin bağımsızlık ve varoluş mücadelesinin simgesidir. Bundan tam 111 yıl önce 18 Mart’ta denizde ve sonrasında uzun savaşlar sonrası sonucu karada kazandığımız Çanakkale Zaferi, 20. yüzyılın en müstesna tarih olaylarından birisidir. Güç olarak zayıf olduğu bir zamanda ülkemizin, dünyanın en güçlü devletlerine ve emperyalizme karşı koyduğu direnç Yarbay Mustafa Kemal’in adlandırdığı gibi ancak kahramanlarımızın sahip olduğu yüksek ruhla açıklanabilir. Aksi halde "Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" komutuna hiç düşünmeden kendini feda eden kaç milletin askeri vardır dünyada? Bugün üzerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin yükseldiği toprakları, bizlere miras bırakan başta zaferin öznesi Yarbay Mustafa Kemal olmak üzere tüm komutanlarımızın, şehitlerimizin, gazilerimizin ve gönüllü askerimizin ruhları şad olsun." Büyükçekmece Belediyesi Başkan Danışmanı ve Eğitimci Bayram Ali Üner, Çanakkale Zaferi’nin önemini ve kahramanlık ruhunu anlatan ‘Çanakkale Zaferi’ konulu şiiri seslendirdi. Şehitlikten alınan toprak, zeytin ağacının altına döküldü 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Töreni’nde çelenk takdimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından tarihçi ve yazar Sacide Bolcan tarafından Çanakkale Zaferi’nin önemi ve zafer mücadelesi anlatıldı. Törende Büyükçekmece Belediyesi’nin geleneksel 18 Mart Çanakkale Zafer Turu etkinliği kapsamında Çanakkale şehitlerini anmak için kilometrelerce yol kat eden Büyükçekmece’de yaşayan bisiklet sporcularının getirdiği kutsal Çanakkale toprağı, barışın ve umudun simgesi olan zeytin ağacının altına döküldü. 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Töreni’ne Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, CHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Halis Çiçekçi, CHP 24’üncü Dönem Milletvekili Süleyman Çelebi, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, belediye başkan yardımcıları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
TÜRGEV Ramazan boyunca Türkiye’de gönül sofraları kurdu
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:12 TÜRGEV Ramazan boyunca Türkiye’de gönül sofraları kurdu TÜRGEV’in Ramazan ayı boyunca düzenlediği iftar programları, öğrencileri, mezunları, gönüllüleri, eğitimcileri ve paydaş kurum temsilcilerini aynı manevi iklimde buluşturdu. Türkiye’nin farklı şehirlerinde kurulan iftar sofraları kardeşlik ve dayanışma ruhunu güçlendirdi. Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), Ramazan ayının bereketini ve kardeşlik ruhunu paylaşmak amacıyla İstanbul başta olmak üzere tüm yurtların ve Güzel İşler Fabrikaların bulunduğu şehirlerde iftar programları düzenledi. "İftar Sofraları Bir, Gönüller Bir" anlayışıyla gerçekleştirilen buluşmalarda öğrenciler, mezunlar, eğitimciler, bağışçılar ve sivil toplum temsilcileri aynı sofrada bir araya geldi. 2026 Ramazanı boyunca 10 farklı temada TÜRGEV yurtları ve GİF’lerde düzenlenen programlara TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz ile vakıf yöneticileri katıldı. Her sofra birlik, her buluşma rahmet Ramazan buluşmaları, 20 Şubat’ta GİF Safvetipaşa Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen "Hikmet Sofrası" ile başladı. Eğitime Destek Programları Merkezi (EDEP) ve EHD bünyesinde görev yapan eğitimciler bu programda buluştu. 26 Şubat’ta düzenlenen "Kardeşlik Sofrası" iftarında TÜRGEV mezunları vakıf yöneticileriyle bir araya geldi. 2 Mart’ta Binbirdirek Sarnıcı’nda gerçekleştirilen "Öğrenci Sofrası" iftarında TÜRGEV yurtlarında kalan öğrenciler, TÜRGEV bursiyerleri ve GİF öğrencileri bir araya gelerek Ramazan bereketini paylaştı. 4 Mart’ta Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nde düzenlenen "Hürmet Sofrası", büyüklerle kurulan gönül bağını güçlendiren anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. 5 Mart’ta sanat ve akademi dünyasından isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen "Kültür Sanat Sofrası", vakfın eğitim çalışmalarının kültürel üretim boyutunu öne çıkardı. 7 Mart’ta İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen "Aile İftarı" programında TÜRGEV çalışanları ve aileleri bir araya geldi. 9 Mart’ta MEÇKAM Mevlanakapı Yurdu’nda gerçekleştirilen "Umut Sofrası" iftarında yetim öğrencilerle buluşuldu. 12 Mart’ta GİF Safvetipaşa Yerleşkesi’nde düzenlenen "Vefa Sofrası" programında ise vakıf mütevelli heyeti üyeleri ve bağışçıları ağırlandı. Şehirden şehire kardeşlik iklimi TÜRGEV, İstanbul dışındaki öğrenci yurtlarında ve Güzel İşler Fabrikalarında Ramazan buluşmalarını sürdürdü. AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, Eskişehir’deki TÜRGEV Gevher Nesibe Hanım Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda öğrencilerle bir araya gelirken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya ise Bursa İsminaz Şahin Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu’nu ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Fatma Betül Sayan Kaya ayrıca Başakşehir Katibe Atmacı Kız Öğrenci Yurdu’nu ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. "Ramazan sofraları gönüllerin buluştuğu bir muhit" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, Ramazan ayının gönülleri yakınlaştıran bir rahmet iklimi taşıdığını belirterek, şunları söyledi: "Ramazan, aynı duaya amin diyen gönüllerin buluştuğu, paylaşmanın bereketle çoğaldığı müstesna bir rahmet mevsimidir. TÜRGEV olarak kurduğumuz her iftar sofrasını, sadece bir buluşma değil; ilimle, irfanla ve güçlü bir değer bilinciyle yetişen gençlerimizin aynı istikamette yürüdüğü bir gönül muhitinin inşası olarak görüyoruz. Bu sofralarda yan yana gelen her bir gencimiz, yarının daha merhametli ve daha adil dünyasına taşınan bir umudu temsil ediyor. Ramazan’ın ruhunu en derinden hissettiğimiz bu günlerde, edilen duaların başta Gazze olmak üzere zulüm altında yaşayan tüm kardeşlerimize umut, ferahlık ve selamet getirmesini temenni ediyoruz. İnanıyoruz ki; kurulan her sofra, sadece bugünümüzü değil, daha vicdanlı ve daha dayanışmacı bir geleceği de inşa etmektedir." Ramazan ayında kurulan iftar sofraları, TÜRGEV’in gençlere sunduğu desteğin yalnızca maddi bir yatırım olmadığını; aynı zamanda nesiller arasında köklü bağlar kuran bir gönül iklimi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Testo Taylan’a tutuklama talebi
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:11 Testo Taylan’a tutuklama talebi Fenomen Testo Taylan’ın hesabından yayınlanan ’Sosyal Mühendis Akademi’ başlıklı videoya ilişkin, ’sosyal deney’ adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Savcılığa ifade veren şüpheli ’halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’ suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, ’Testo Taylan’ olarak bilinen sosyal medya fenomeni Taylan Özgüç Danyıldız’ın hesabından yayınlanan ’Sosyal Mühendis Akademi’ başlıklı videoya ilişkin, ’sosyal deney’ adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında, bu davranışların toplum nezdinde sıradan ve kabul edilebilir eylemler gibi sunulduğu, bu suretle kadınların aşağılanması ve kadınlara yönelik taciz eylemlerinin normalleştirilmesine elverişli bir algı oluşturma tehlikesi barındırdığı, bununla birlikte bazı içeriklerde müstehcen nitelik taşıyan görüntü ve davranışlara yer verilmek suretiyle genel ahlakı zedeleyebilecek paylaşımların bulunduğu ve bu içeriklerin sosyal medya platformları aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırıldığı öne sürülmüştü. Soruşturma çerçevesinde haklarında gözaltı kararı verilen şüpheli Danyıldız Kocaeli’nde, şüpheliler Y.H. ve U.U. İstanbul’da ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ ve ’müstehcenlik’ suçlarından gözaltına alınmış, daha sonra dün adliyeye sevk edilen şüpheliler Y.H. ile U.U. çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanmıştı. Tutuklama talebi Şüpheli Danyıldız ise emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Burada Savcılığa ifade veren şüpheli Danyıldız, daha sonra ’halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’ suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe çıkarıldı.
Sultangazi’de dehşet anları: Ayrıldığı erkek arkadaşının evine silahla baskın yapıp ateş açtı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:09 Sultangazi’de dehşet anları: Ayrıldığı erkek arkadaşının evine silahla baskın yapıp ateş açtı İstanbul Sultangazi’de Yağmur A., isimli kadın bir süre önce ayrıldığı erkek arkadaşının evine pompalı tüfekle ateş açtı. Kadının pompalı tüfekle evinden çıktığı anlar ise apartmanda bulunan güvenlik kamerasına yansıdı. Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan kadın sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 14 Mart 2026 tarihinde Sultangazi Uğur Mumcu Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bir kişi C.G.’e ait olan eve silahla ateş edip kaçtı. Silah sesleri üzerine olay yerine polis ekibi sevk edildi. Polis ekiplerin incelemesinde eve 5 adet pompalı kartuş izi olduğu tespit edildi. Yapılan detaylı incelemelerde gece saatlerinde saldırıyı Yağmur A.(42)’nin gerçekleştirdiği belirlendi. Polis ekipleri tarafından Yağmur A. evinde olayda kullandığı yarı otomatik pompalı tüfek ile birlikte gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen Yağmur A., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Alacak verecek iddiası Pompalı tüfekle erkek arkadaşının evine ateş eden Yağmur A.’nın beraber oldukları ve bir süre önce ayrıldıkları ve ikilinin arasında alacak meselesi olduğu öğrenildi. Öte yandan Yağmur A’nın saldırı öncesi evinden pompalı tüfekle çıkıp, pijamayla C.G.’nin evine gittiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı.
Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü Büyükçekmece’de gururla kutlandı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:01 Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü Büyükçekmece’de gururla kutlandı Büyükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen törende 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü gururla kutlandı. Büyükçekmece Belediyesi tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü nedeniyle düzenlenen tören düzenlendi. Tören Büyükçekmece 100.Yıl Atatürk ve Çanakkale Geçilmez Anıtı’nda yapıldı. 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Töreni’ne Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, CHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Halis Çiçekçi, CHP 24’üncü Dönem Milletvekili Süleyman Çelebi, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, belediye başkan yardımcıları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Milletimizin bağımsızlık ve varoluş mücadelesinin simgesidir’’ Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Çanakkale şehitlerini rahmet ve minnetle anarak şöyle konuştu: "18 Mart Çanakkale Zaferi; sadece bir askeri başarı değil, milletimizin bağımsızlık ve varoluş mücadelesinin simgesidir. Bundan tam 111 yıl önce 18 Mart’ta denizde ve sonrasında uzun savaşlar sonrası sonucu karada kazandığımız Çanakkale Zaferi, 20. yüzyılın en müstesna tarih olaylarından birisidir. Güç olarak zayıf olduğu bir zamanda ülkemizin, dünyanın en güçlü devletlerine ve emperyalizme karşı koyduğu direnç Yarbay Mustafa Kemal’in adlandırdığı gibi ancak kahramanlarımızın sahip olduğu yüksek ruhla açıklanabilir. Aksi halde "Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum’’ komutuna hiç düşünmeden kendini feda eden kaç milletin askeri vardır dünyada? Bugün üzerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin yükseldiği toprakları, bizlere miras bırakan başta zaferin öznesi Yarbay Mustafa Kemal olmak üzere tüm komutanlarımızın, şehitlerimizin, gazilerimizin ve gönüllü askerimizin ruhları şad olsun.’’ Büyükçekmece Belediyesi Başkan Danışmanı ve Eğitimci Bayram Ali Üner, Çanakkale Zaferi’nin önemini ve kahramanlık ruhunu anlatan ‘Çanakkale Zaferi’ konulu şiiri seslendirdi. Şehitlikten alınan toprak, zeytin ağacının altına döküldü 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Töreni’nde çelenk takdimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından tarihçi ve yazar Sacide Bolcan tarafından Çanakkale Zaferi’nin önemi ve zafer mücadelesi anlatıldı. Törende Büyükçekmece Belediyesi’nin geleneksel 18 Mart Çanakkale Zafer Turu etkinliği kapsamında Çanakkale şehitlerini anmak için kilometrelerce yol kat eden Büyükçekmece’de yaşayan bisiklet sporcularının getirdiği kutsal Çanakkale toprağı, barışın ve umudun simgesi olan zeytin ağacının altına döküldü.
OYAK Çimento’ya küresel sürdürülebilirlik onayı
18 Mart 2026 Çarşamba - 12:54 OYAK Çimento’ya küresel sürdürülebilirlik onayı OYAK Çimento, küresel ölçekte en güvenilir iş sürdürülebilirliği derecelendirme platformlarından EcoVadis tarafından Bronz Madalya ile ödüllendirildi. Değerlendirme kapsamında dünya genelindeki şirketler arasında yüzde 35’lik dilime giren OYAK Çimento, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) alanındaki performansıyla dikkat çekti. Dünya çimento sektöründe (Çin hariç) üçüncü büyük oyuncu konumunda olduğu belirtilen TCC Group çatısı altında faaliyetlerini sürdüren OYAK Çimento, "Net-Sıfır" vizyonu doğrultusunda attığı adımlarla uluslararası arenada dikkat çekmeye devam ediyor. Şirket, son olarak dünyanın en kapsamlı sürdürülebilirlik derecelendirme platformlarından EcoVadis’in 2026 yılı değerlendirmesinde, şeffaf raporlama anlayışı ve sürdürülebilir üretim yatırımları sayesinde Bronz Madalya almaya hak kazandı. Kurumsal sürdürülebilirlik performansını çevresel, sosyal, etik ve sürdürülebilir tedarik zinciri kriterleri üzerinden analiz eden küresel derecelendirme platformu EcoVadis, 175’ten fazla ülkede şirketlerin ESG karnesini tescilleyerek şeffaf bir değerlendirme sunuyor. Söz konusu başarı; çevresel etkilerin azaltılması, etik çalışma standartları, insan hakları ve sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi gibi temel kriterlerde sergilenen sistematik çalışmaların bir sonucu olarak kaydedildi. "2050 Net-Sıfır hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz" Elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento Alternatif Kaynak ve Çevre Direktörü Galip Tekiner, sürdürülebilir üretimin OYAK Çimento’nun gelecek stratejisinin merkezinde yer aldığını vurgulayarak şunları söyledi: "OYAK Çimento olarak, sürdürülebilir üretim anlayışımızın uluslararası ölçekte tescillenmesinden büyük gurur duyuyoruz. EcoVadis değerlendirmesinde yüzde 35’lik dilime girerek kazandığımız Bronz Madalya, sadece bir ödül değil, aynı zamanda 2050 Net-Sıfır hedefimize yönelik kararlılığımızın ve ESG alanında yürüttüğümüz titiz çalışmaların da somut bir göstergesi. Düşük karbonlu bir gelecek inşa etmek adına karbon azaltım taahhütlerimize bağlı kalırken, dijitalleşme ve ileri veri analitiği çözümlerimizle üretim süreçlerimizi optimize etmeye, yüksek katkılı ve düşük emisyonlu ürün portföyümüzle sektöre rol model olmaya devam ediyoruz. Küresel pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken, çevreye duyarlı yatırım hamlelerimizle yarının dünyasına değer katmayı sürdüreceğiz."
"Taksim Camii ve Hayat" fotoğraf yarışması başladı
18 Mart 2026 Çarşamba - 12:36 "Taksim Camii ve Hayat" fotoğraf yarışması başladı Taksim Camii İslam Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı, "Taksim Camii ve Hayat" temasıyla düzenlediği fotoğraf yarışmasını duyurdu. İstanbul Fotoğraf Atölyesi organizasyonuyla hayata geçirilen fotoğraf yarışmasında başvurular 30 Ağustos 2026 tarihine kadar devam edecek. 18 yaş ve üzerindeki herkese açık, ücretsiz yarışmada birinciye 30 bin TL ödül verilirken, katılımcılar en fazla 5 fotoğrafla başvuru yapabilecek. Yarışma, ibadet işlevinin yanı sıra kültür, sanat, eğitim ve sosyal yaşamın kesiştiği çok katmanlı bir yapı olan Taksim Camii’ni fotoğraf yoluyla görünür kılmayı amaçlıyor. Yarışma kapsamında katılımcılardan, Taksim Camii’ni iç ve dış mekânlarıyla; meydan, sokak ve çevresiyle kurduğu ilişki üzerinden yorumlamaları bekleniyor. Mimari detaylar, ışık kullanımı, geometrik yapı, mekânsal geçişler ve insan-mekân etkileşimi yarışmanın temel görsel eksenleri arasında yer alıyor. İçerideki dinginlik ile dışarıdaki hareketin aynı karede ya da aynı anlatı içinde buluşması, yarışmanın öne çıkan yaklaşımını oluşturuyor. Cep telefonu, tablet ya da dijital ortama aktarılmış analog çekimlerin de kabul edileceği yarışmanın seçici kurulunda Ercan Arslan, Erdem Kılavuz, Muhammet Furkan Gümüş, Tahsin Aydoğmuş ve Tuğba Devecioğlu yer alıyor. Son başvuru tarihi 30 Ağustos 15 Şubat 2026 tarihinde başlayan başvurular 30 Ağustos 2026 saat 23.59’da sona erecek. Jüri değerlendirmesi 12 Eylül 2026’da yapılacak, sonuçlar ise 26 Eylül 2026’da ilan edilecek. Katılımcıların, fotoğraflarını istanbulfotografatolyesi.com adresi üzerinden yükleyerek yarışmaya başvurabileceği açıklandı. Yarışmada birincilik ödülü 30 bin TL, ikincilik ödülü 22 bin 500 TL, üçüncülük ödülü ise 15 bin TL olarak belirlendi. Ayrıca en fazla 5 mansiyon için 7 bin 500’er TL, en fazla 20 sergileme için ise 2 bin 500’er TL ödül verilecek.