Yerel Haberler
İstanbul
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "CHP İstanbul’daki yolsuzluğu aklama makinesine dönüştü" 16 Şubat 2026 Pazartesi - 18:16:38 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, "Bütün bir siyasi partinin, bütün bir siyasi hareketin, Cumhuriyet Halk Partisi açısından söylüyorum, İstanbul’daki yolsuzluk çetesini aklamak için bir makineye dönüştüğünü gözlemliyoruz. Davaları açanlar Cumhuriyet Halk Partililer, mahkemelere bilgileri, belgeleri ulaştıran Cumhuriyet Halk Partililer, itirafçı olup mahkemeye müracaat edenler yine Cumhuriyet Halk Partililer" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından parti çalışmaları ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, CHP’yi İstanbul’daki yolsuzluk soruşturmaları üzerinden sert sözlerle eleştirerek, "Bütün bir siyasi partinin, bütün bir siyasi hareketin, Cumhuriyet Halk Partisi açısından söylüyorum, İstanbul’daki yolsuzluk çetesini aklamak için bir makineye dönüştüğünü gözlemliyoruz. Mahkemelere bilgileri, belgeleri ulaştıran Cumhuriyet Halk Partililer, itirafçı olup mahkemeye müracaat edip ben üzülerek bu yolsuzluk sürecinin parçası oldum diyenler yine Cumhuriyet Halk Partililer. Bakıyorsunuz yargılananlar da Cumhuriyet Halk Partililer. Ama özellikle CHP Genel Merkezi başta olmak üzere çıkıp ’Ya bu iş soruşturulmasın, bu iş araştırılmasın’ gibi akla ziyan bir tutum içerisinde olduklarını gözlemliyoruz" şeklinde konuştu. "Üye sayımızı Türkiye genelinde 600 binden fazla bir rakamla arttırmış olduk" Üyelik çalışmalarıyla ilgili de konuşan Büyükgümüş, "Yıl başından itibaren bizim açımızdan en önemli husus üyelikle ilgili yürüttüğümüz çalışmalardı. Üye sayımızı Türkiye genelinde 600 binden fazla bir rakamla arttırmış olduk. Tüm Türkiye’de teşkilatlarımız çok büyük bir özenle, gayretle çalışmalarını sürdürüyorlar. Partimize yeni katılmış üyelerimiz olabileceği gibi kuruluştan ilk günden itibaren bizimle beraber yol yürüyen, parti tabanımızı teşkil eden isimlerle de buluşma imkanımız olacak. Ve buradan elde ettiğimiz aslında insan kaynağıyla, güçle özellikle mahalle teşkilatlanmamızı güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "Terörü kaynağında yok etmeye dönükte çok önemli merhaleler katettik" Terörsüz Türkiye ile ilgili çalışmaları kararlılıkla sürdüklerini dile getiren Büyükgümüş, "Terörsüz Türkiye’ye dair yürüttüğümüz çalışmaların burada önemli bir bize fırsat penceresi açtığını gözlemliyoruz. Başından itibaren her buluşmamızda teşkilatlarımızla ve aziz milletimizle şu çerçeveyi paylaştık. Biz son 10 yılda Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile birlikte Türkiye’de üç büyük stratejik kazanım elde ettiğimizi düşünüyoruz. Bunlardan ilki Malazgirt ruhu olarak tarif ettiğimiz Türk, Kürt, Arap bu coğrafyada barışı, huzuru, adaleti birlikte savunduğunda ne gibi büyük işler başarıldığının tarihte çok fazla örneği vardır. Ve bununla beraber ikinci önemli olarak değerlendirdiğimiz stratejik kazanımımız ise; Türkiye’nin savunma sanayiinde özellikle son 10 yılda geldiği aşamadır. Özellikle İHA ve SİHA teknolojisinde geldiğimiz aşama burada bizim çok önemli bir stratejik kazanımımız haline geldi. Bununla beraber üçüncü bizim kazanım olarak değerlendirdiğimiz stratejik başarımız da terörü kaynağında yok etme stratejimizdi. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen ardından Cumhurbaşkanımız dünyaya bir mesaj verdi; ’Biz artık terör tehdidinin sınırlarımıza yaklaşmasını beklemeyeceğiz. Ve kimden gelirse gelsin terörle kaynağında mücadele edeceğiz.’ Ve düzenlediğimiz sınır ötesi harekatlarla, Barış Pınarı’yla, Fırat Kalkanı’yla buradaki etkin çalışmalarımızla terörü kaynağında yok etmeye dönükte çok önemli merhaleler katettik. Ve burada bütün bu başarılarımızın sonucunda terör örgütü artık varlığını sürdüremeyeceğini ve kendini feshedeceğini ilan etti" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den seçim mesajı 360 derece bir iletişim hedefi ile yola çıktıklarını ifade eden İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise, 2025’te çok yönlü bir medya ve saha iletişimi yürüttüklerini, 2026’da ise bunu büyüteceklerini ifade etti. Özdemir, "’Senin Hayatından Gidiyor’ başlığıyla İstanbullunun hayatından nelerin gittiğini bizzat fotoğrafladık. Muhatabımız vatandaşımızdı ama hedef tabii ki İstanbul’u yönetemeyenlerdi. 2028 seçimlerinde İstanbul’umuz Cumhurbaşkanımızı 1’inci olarak, 2029’da ise hem Büyükşehir Belediyemizi, aynı zamanda ilçe belediyelerimizin büyük bir çoğunluğunu AK Parti hanelerine kavuşturmuş olacağız" dedi. Teşkilat çalışmalarında üyelik hedeflerine de değinen Özdemir, "İstanbul’da 150 bin yeni üyeyle 2025 yılımızı kapattık. 2026’da hedefimizi 250 bin olarak belirleyerek AK Partimize yeni taze kanları kavuşturacağız" dedi. Özdemir, İstanbul’da 4 milyon 750 bin hane bulunduğunu belirterek, "Ramazan ayı sonrasında İstanbul’daki tüm hanelere hem partimizin İstanbul’a dair yaptıklarını hem de 2019’dan bugüne İstanbul Büyükşehir Belediyesi nezdinde İstanbul’un kaybettiklerini anlatacağız" dedi. "Daha dinamik, pres yapan bir yapıyı İstanbul’da oluşturma gayreti içinde olduk" Özdemir, teşkilat çalışmalarına dair mahalle teşkilatlarının önemini vurgulayarak, "Mahalle teşkilatlarının ne kadar doğru kurgulanır, doğru bir yapılanması olursa bizzat vatandaşa değen temsil boyutu olarak katkısı da çok yüksek olur. Daha dinamik ve daha çok koşan, sahanın her yerinde olan, futbol tabiriyle pres yapan ve devamlı atağa kalkan bir yapıyı İstanbul’da oluşturma gayreti içerisinde olduk" ifadelerini kullandı. İSKİ’ye ‘su’ eleştirisi İstanbul’daki su yatırımlarına ilişkin de konuşan Özdemir, "2019’dan bugüne İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir damla dahi topluma fayda sağlayacak bir su kazanım çalışması olmadı. Baraj 2026 yılında DSİ tarafından tahkim edilecek. Ondan sonra İstanbul’un tüm su ihtiyacını Melen Barajı’ndan İstanbul’a taşımış olacağız" diye konuştu. Toplantı, değerlendirmelerin ve soru cevap bölümünün ardından sona erdi.
Esra Arıkboğa: "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:10 Esra Arıkboğa: "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" FIFA Kokartlı Yardımcı Hakem Esra Arıkboğa, yakın zamanda Süper Lig’de bir kadın hakemin maç yönettiğini görmek istediğini söyledi. Türkiye’yi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmeyi hedeflediğini belirten Arıkboğa, bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından düzenlenen 2026 FIFA kokart töreniyle FIFA yardımcı hakemi kokartı alan Esra Arıkboğa, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. FIFA kokartını takmanın gururunu yaşadığını dile getiren Arıkboğa, "Tüm hocalarımızla birlikte 2026 yılı FIFA kokartını taktık. Çok mutluyum. Yeni sezonda tüm hakem arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Umarım ülkemizi en iyi şekilde temsil edebiliriz" ifadelerini kullandı. "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" Kadın hakemlere yönelik verilen desteğin sahaya da yansıdığını vurgulayan Esra Arıkboğa, "Federasyon Başkanımız, Merkez Hakem Kurulu Başkanımız ve değerli hocalarımız kadın hakemlere ciddi anlamda destek veriyor. Bu desteği gerçekten güçlü bir şekilde hissediyoruz. Şu anda erkek koşusu koşmamıza rağmen üst liglerde maçlara çıkıyoruz. Ben de 2. Lig’de görev alıyorum ve bunun devamının geleceğine inanıyorum. İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" diye konuştu. "Ben de en üst seviyelerde olmak istiyorum" Hedeflerine adım adım ilerlediklerini belirten Arıkboğa, "Ben de en üst seviyelerde olmak istiyorum. Bunun için çok çalışıyoruz, emek veriyoruz, kendimizden fedakarlık yapıyoruz. Antrenmanlarımıza daha iyi adapte oluyoruz. Erkek koşusu koşuyoruz ve koşmak zorundayız. Çünkü ligimizin temposu bunu gerektiriyor. Oyun çok hızlı ve bu nedenle erkek derecelerinde koşmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek istiyorum" FIFA yardımcı hakemi olarak Dünya Kupası’nda görev almanın en büyük hayali olduğunu paylaşan Esra Arıkboğa, "Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. En yakın hedefim ise Süper Lig’de maç yönetmek" şeklinde konuştu.
Kolesterol tedavisinde kullanılan ilacın damar sağlığına etkileri mercek altında
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:28 Kolesterol tedavisinde kullanılan ilacın damar sağlığına etkileri mercek altında Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji ana bilim dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Önal, yüksek kolesterol hastalarında yaygın olarak kullanılan ilacın etken maddesi olan atorvastatinin, damar sağlığıyla ilişkili biyolojik göstergeler üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak araştırıldığını belirtti. Doç. Dr. Önal, araştırmanın; Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Sezai Yıldız, Dr. Tuğçe Kaya ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Dr. Melik Yiğit Bayındır ile iş birliği içinde planlandığını ifade etti. Çalışmaya ayrıca Biruni Üniversitesi’nden Zülal Çelik ve Aslıhan Şeyda Doğan da katkı sağlayacağını dile getirdi. Kolesterol düşürmenin ötesine bakılıyor Doç. Dr. Burak Önal, araştırmanın atorvastatinin vücutta oluşturduğu etkileri daha kapsamlı şekilde değerlendirmeyi amaçladığını belirterek, "Atorvastatin çoğu zaman yalnızca kolesterol düşürücü bir ilaç etken maddesi olarak biliniyor. Oysa bu tür ilaçların damar duvarı, iltihaplanma süreçleri ve damar sertliğiyle ilişkili mekanizmalar üzerinde de etkileri olabileceği düşünülüyor. Biz bu çalışmada bu etkileri güncel bilimsel verilerle ortaya koymayı hedefliyoruz" dedi. Damar sertliğiyle ilişkili göstergeler izleniyor Araştırma hakkında bilgi veren Doç. Dr. Burak Önal, "Yüksek kolesterol tanısı olan hastalarda atorvastatin tedavisi süresince kanda ölçülebilen ve damar sağlığıyla ilişkili olduğu bilinen bazı biyobelirteçlerde meydana gelen değişimler takip ediliyor. Bu göstergeler, kalp ve damar hastalıklarının gelişim sürecinde erken ipuçları sunuyor. Damar sertliği çoğu zaman sessiz ilerliyor. Bu nedenle erken dönemde değişen biyolojik işaretleri takip etmek, riskin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir" diye konuştu. Tedavi sonuçları daha bütüncül değerlendirilecek Çalışmanın, kolesterol tedavisinin yalnızca sayısal kolesterol değerleri üzerinden değil, damar sağlığı üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini söyleyen Doç. Dr. Önal, "Bir ilacın etkisini değerlendirirken sadece kan tahlilindeki düşüşlere bakmak yeterli olmayabilir. Bu tedavinin damar sağlığı açısından ne anlama geldiğini de görmek gerekiyor. Bu yaklaşım, tedaviye bakış açısını daha bütüncül hale getiriyor" ifadelerini kullandı. Bilimsel literatüre katkı hedefleniyor Doç.Dr. Önal, "Araştırmanın, yüksek kolesterol ve buna bağlı kalp-damar hastalıkları alanında yürütülecek yeni çalışmalara zemin oluşturmasını bekliyoruz. Çalışmayla elde edilecek bulguların, klinik uygulamalarda ve bilimsel literatürde yol gösterici nitelik taşımasını amaçlıyoruz" dedi.
"Doğru beslenme ile böbrek taşı riskini azaltmak mümkün"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:22 "Doğru beslenme ile böbrek taşı riskini azaltmak mümkün" Böbrek taşlarının ciddi ağrıya ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabildiğini belirten Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, "Doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastaların büyük bir kısmında taş oluşumu önlenebilir" dedi. Böbrek taşlarının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren önemli bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, taş oluşumunun idrardaki bazı minerallerin kristalleşmesi sonucu meydana geldiğini söyledi. Prof. Dr. Kaya, "Kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddeler idrarda yoğunlaştığında ve yeterli sıvı alınmadığında kristaller birleşerek taş halini alır. En sık görülen taş türü ise tüm taşların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan kalsiyum oksalat taşlarıdır" diye konuştu. Kimler risk altında? Böbrek taşı oluşumunda bazı grupların daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Yetersiz su tüketimi en önemli risk faktörüdür. Ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Ayrıca fazla tuz tüketenler, aşırı hayvansal protein alanlar ile obezite ve hareketsiz yaşam tarzına sahip bireylerde taş oluşumu daha sık görülmektedir" ifadelerini kullandı. "Taş oluşumunu önlemek için öneriler" Koruyucu önlemlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Kaya, böbrek taşından korunmak için şu önerilerde bulundu: "Günde ortalama 1,5-2 litre su içerek idrar renginin açık sarı ya da renksiz olmasını hedeflemek gerekir. Tuz tüketiminin azaltılması, idrarda kalsiyum atılımını düşürerek taş oluşumunu tetikler. Limon ve portakal gibi sitrat bakımından zengin içecekler kristal oluşumunu doğal yoldan engelleyebilir. Halk arasında sanılanın aksine, süt ve yoğurt gibi besinlerle alınan kalsiyum taş riskini azaltır; çünkü kalsiyum bağırsakta oksalata bağlanarak emilimini önler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek ise idrarın asit dengesini düzenler." "Bazı besinlere dikkat" Özellikle kalsiyum oksalat taşı olan hastaların bazı gıdalara dikkat etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kaya, "Ispanak, pancar, çikolata ve kabuklu yemişler gibi yüksek oksalat içeren besinlerin aşırı tüketilmemesi gerekir. Gazlı ve şekerli içecekler de taş riskini artırabilir" dedi. "Ağrıdan önce uyarı veren belirtiler" Böbrek taşlarının bazen uzun süre belirti vermeden böbrekte kalabildiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, "Taş hareket ettiğinde ya da idrar yolunu tıkadığında vücut çeşitli sinyaller verir. İdrarda kan görülmesi, ateş, bulantı, kusma, titreme, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve genital bölgede ağrı bu belirtiler arasında yer alır" açıklamasında bulundu. "Ağrı bel ve kasık bölgesine yayılabilir" Ağrının genellikle taşın idrar yoluna girmesiyle başladığını belirten Prof. Dr. Kaya, "Kaburga altından başlayıp bel ve yanlara yayılan ağrı, zamanla kasıklara ve cinsel organlara kadar ilerleyebilir. Ağrı bazen hafif ve sürekli, bazen de dalgalar halinde şiddetli olabilir" dedi. "İdrar ve sindirim sistemi bulguları" İdrarda renk değişikliğinin önemli bir bulgu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaya, "İdrar pembe, kırmızı ya da çay rengi olabilir. Sık idrara çıkma, yanma hissi veya idrar akışının aniden kesilmesi görülebilir. Ayrıca böbreklerle mide arasındaki sinirsel bağlantılar nedeniyle bulantı, kusma ve soğuk terleme de sık karşılaşılan şikâyetlerdir" ifadelerini kullandı. "Enfeksiyon hayati risk taşıyabilir" Taşın idrar akışını engellemesi durumunda enfeksiyon gelişebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Ateş, titreme ve idrarın bulanık ya da kötü kokulu olması ciddi bir tabloya işaret eder ve acil müdahale gerektirir" uyarısında bulundu. "Çocuklarda belirtiler farklı seyredebilir" Çocuklarda böbrek taşı belirtilerinin daha farklı olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Kaya, "Bebeklerde huzursuzluk ve sürekli ağlama, küçük çocuklarda ise karın ağrısı ve idrarda kanama ön planda olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak, böbrek fonksiyonlarının korunması açısından büyük önem taşır" dedi.