Yerel Haberler
İstanbul
Hepsiburada ve HepsiJET’e  iş güvenliği alanında iki uluslararası ödül
24 Mart 2026 Salı - 10:49 Hepsiburada ve HepsiJET’e iş güvenliği alanında iki uluslararası ödül Hepsiburada ve HepsiJET, iş sağlığı ve güvenliği alanında yüksek standartlara sahip kuruluşları ödüllendirmek amacıyla British Safety Council tarafından verilen 2026 International Safety Awards’ta (Uluslararası İş Güvenliği Ödülleri) iki ödül kazandı. Hepsiburada ve HepsiJET, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmalarıyla global iş güvenliği standartlarını belirleyen bağımsız kurum British Safety Council tarafından düzenlenen International Safety Awards’ta üst düzeyde iki uluslararası ödüle layık görüldü. Yapılan açıklamaya göre, büyük ölçekli ve yüksek risk barındıran "45 üstü çalışan" kategorisinde Hepsiburada, çalışan güvenliği ile memnuniyetini sistematik bir şekilde ele alan ve güvenli çalışma ortamı sağlayan yaklaşımıyla Distinction (En Üst Seviye Kazananı) seviyesinde aldığı ödülle e-ticaret sektöründe bir ilke imza atarak büyük başarı elde etti. İş yeri ve çalışan güvenliğini odağına alan çalışmalarıyla HepsiJET ise Merit (Başarı Seviyesi Kazananı) seviyesinde ödül alarak Türkiye’de kargo sektöründe bu seviyede ödüllendirilen ilk şirket olma unvanını elde etti. Her iki başarının temelinde de Hepsiburada ve HepsiJET’in tüm operasyonlarına yön veren #Hepsigüvende ortak yaklaşımı yer alıyor. Bu anlayış doğrultusunda her iki şirket de iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını tüm organizasyona yayılan bir kültür olarak ele alıyor.
L’Oréal Türkiye’nin 40 yıllık etkisi, değer zinciri bütününde 40 milyar TL’ye ulaştı
24 Mart 2026 Salı - 10:46 L’Oréal Türkiye’nin 40 yıllık etkisi, değer zinciri bütününde 40 milyar TL’ye ulaştı L’Oréal Türkiye, ülkedeki 40’ıncı yılını kutlarken, bağımsız bir kuruluş tarafından gerçekleştirilen, ülke ekonomisine olan etkisini ölçümlediği sosyoekonomik araştırmanın sonuçlarını duyurdu. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki oluştururken, sağladığı her bir istihdamın 12 çarpan etkisine sahip olduğunu ölçümledi. Tekno-güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, bu yıl 40’ıncı yaşını kutluyor. Türkiye’de oluşturduğu sosyoekonomik etkiyi bağımsız bir kuruluş ile mercek altına alan şirket, Türkiye’deki değer zincirinde 40 milyar TL’lik etki oluşturduğunu ortaya koydu. İstanbul’daki merkez ofisi ve dağıtım merkeziyle, 22 global markaya ev sahipliği yapan L’Oréal Türkiye, doğrudan yaklaşık bin kişiye istihdam sağlarken; yapılan araştırmaya göre L’Oréal Türkiye’nin oluşturduğu her bir istihdamın ekosistemde 12 çarpan etkisine sahip olduğu ölçümlendi. Bu veriler, şirketin oluşturduğu katma değerin yalnızca güzellik sektörüyle sınırlı kalmadığını; perakende, dağıtım ve hizmet sektörü gibi pek çok farklı iş kolunda da pozitif etki oluşturduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de pazar büyüklüğü 217 milyar TL oldu Gerçekleştirilen sosyoekonomik araştırmada, yerel verilerin yanı sıra küresel güzellik endüstrisinin oluşturduğu etkiye de dikkat çekildi. Buna göre, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 büyüyerek 290 milyar euroya ulaşan güzellik sektörünün, 2030 yılına kadar 380 milyar euroluk bir pazar büyüklüğüne erişmesi bekleniyor. Bugün yaklaşık 4,2 milyar tüketiciye sahip olan güzellik endüstrisinin, 2030 yılına kadar 750 milyon yeni tüketiciye daha ulaşması öngörülüyor. Sektörün global gücünün ve inovasyon odağının vurgulandığı araştırmada, dünyanın en büyük 7 güzellik şirketinden 5’inin merkezinin Avrupa’da olduğu ve endüstrinin yıllık 2 milyar euroluk Ar-Ge harcaması yaptığı kaydedildi. İstihdam tarafında ise çarpıcı bir tablo çizen araştırmada sektörün, Avrupa’da 1,9 milyon kişiye doğrudan istihdam sağladığını ortaya koyarken, iş gücünün yüzde 72’sinin kadınlardan ve yüzde 12’sinin 25 yaş altı kişilerden oluştuğunu gösterdi. Küresel ölçekteki bu büyüme potansiyelinin Türkiye’deki yansımaları da incelendi. Buna göre 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaşan Türkiye güzellik endüstrisinin büyüklüğünün, güçlü bir ivmeyle 2033 yılında 384 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor. "Stratejik bir çekim merkezi" L’Oréal Grup içerisinde Türkiye’nin kritik bir rol üstlendiğini belirten L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, "Türkiye güzellik pazarı; sahip olduğu ekonomik potansiyel ve kültürel gücüyle dinamik bir ivme yakalarken; Avrupa bölgesi için de stratejik bir çekim merkezi konumunda bulunuyor. 2025 yılında yüzde 33 değer ve yüzde 5 adetsel büyüme kaydeden Türkiye güzellik pazarında, L’Oréal Türkiye olarak pazar dinamiklerinin üzerine çıkarak değerde yüzde 37 oranında stratejik bir büyüme gerçekleştirdik. Dünyada güzellik pazarının adetsel bazda sadece yüzde 1 büyüdüğü bir dönemde elde edilen yüzde 5’lik bu pazar ivmesi, Türkiye’nin küresel ölçekteki stratejik önemini ve yüksek büyüme potansiyelini bir kez daha kanıtlıyor. Türkiye’nin genç ve dinamik yapısı sayesinde gelecek dönemde de büyümesini sürdüreceğine olan inancımız tam. Biz de L’Oréal Türkiye olarak, her yıl pazarın büyüme oranının bir buçuk ila iki katı kadar büyümeyi hedefleyerek sektördeki öncü konumumuzu pekiştiriyoruz. Türkiye’de daha fazla tüketiciye ulaşarak, güzelliği bir deneyim olarak sunuyor; inovatif ürünlerimizi pazara sunarak büyümenin itici gücü olmaya devam ediyoruz. Böylece ülkemiz için oluşturduğumuz sosyoekonomik etkimizi her geçen yıl artırıyoruz" dedi. Liderlik pozisyonlarının yüzde 50’si kadınlara emanet L’Oréal Türkiye sosyoekonomik araştırma kapsamında dünyaya ve insana olan katkısını da inceledi. 2024 yılında liderlik pozisyonlarının yüzde 50’sini kadınlara emanet eden şirket, 2025 DIAL Global Endeksi’ne göre çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık konusundaki başarısını kanıtlayarak dünyanın bu alanlardaki en iyi 50 şirketinden biri oldu. Toplumsal fayda odaklı projelerle de dikkat çeken L’Oréal Türkiye, ‘Bilim Kadınları İçin’ programı ile alanında Türkiye’nin en uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk projesini sürdürerek bugüne kadar 128 bilim kadının projesine destek oldu. Genç istihdamını da öncelikleri arasına alan şirket, ‘L’Oréal ile Benim Geleceğim’ programıyla sadece 2024 yılında 30 yaş altı bireyler için 127 iş imkânı oluşturdu. Kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla, kadın girişimcileri, küçük işletmeleri ve deneyimli çalışanları destekleyerek 125 paydaşa sürdürülebilir fayda sağlayan şirket, Türkiye’deki 22 markasının her biri ile topluma değer katmak için çok çeşitli alanlarda sosyal sorumluluk projeleri üstlenmeye devam ediyor. 40 yıldır "dünyayı harekete geçiren güzelliği oluşturma" misyonuyla çalışan şirket, önümüzdeki dönemde de insanı ve toplumu merkezine alan bu ekosistemi büyüterek Türkiye için değer oluşturmaya devam etmeyi hedefliyor.
Finansal hizmetler güven endeksi Mart ayında azaldı
24 Mart 2026 Salı - 10:38 Finansal hizmetler güven endeksi Mart ayında azaldı Mart ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 16,9 puan azalış kaydederek 159,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. Mart ayında FHGE, bir önceki aya göre 16,9 puan azalış kaydederek 159,1 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu, son üç aydaki hizmetlere olan talep ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisi olmak üzere tüm alt endekslerin FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla belirgin zayıfladığı gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmeler ile gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin de zayıfladığı görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin güçlendiği gözlendi. 2026 yılı Mart ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre ‘Finans ve Sigorta Faaliyetleri’ sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre ‘64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)’, ‘65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)’ ve ‘66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler’ sektörlerinde sırasıyla 17,8, 0,6 ve 31,8 puanlık azalış olduğu gözlendi.
Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Ocak ayında 173,4 milyar dolar oldu
24 Mart 2026 Salı - 10:31 Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Ocak ayında 173,4 milyar dolar oldu Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 3,6 oranında artarak Ocak ayı itibarıyla 173,4 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ocak ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 3,6 oranında artarak Ocak ayı itibarıyla 173,4 milyar ABD doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 239,0 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 7,0 oranında artarak 77,5 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 3,3 oranında artarak 8,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 2,3 oranında artışla 19,4 milyar ABD doları oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 4,3 oranında artışla 22,2 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatlar yüzde 14,5 oranında artarak 27,1 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında azalarak 68,3 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 1,6 oranında azalarak 61,5 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 16,3 artarak 6,8 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 33,7’sinin ABD doları, yüzde 26,9’unun Euro, yüzde 25,5’inin Türk lirası ve yüzde 13,9’unun diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’de yerleşik bankalardaki mevduat stoku 68,7 milyar dolara yükselirken, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri ise 71,0 milyar dolara yükseldi.
ATP, kurumsal yapay zekâ platformu ATP AiX’i Yargıcı’da devreye aldı
24 Mart 2026 Salı - 10:17 ATP, kurumsal yapay zekâ platformu ATP AiX’i Yargıcı’da devreye aldı ATP Yazılım, kurumsal yapay zekâ platformu ATP AiX’i perakende sektörünün köklü markalarından Yargıcı’da devreye aldığını duyurdu. Perakende sektöründe artan rekabet, değişen tüketici beklentileri ve çok kanallı operasyon yapısı; veri odaklı ve hızlı karar alabilen organizasyonları öne çıkarıyor. Türkiye’nin önde gelen BT iş ortaklarından ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP), kurumsal yapay zekâ platformu ATP AiX’i perakende sektörünün köklü markalarından Yargıcı’da devreye aldı. Gerçekleştirilen iş birliğiyle Yargıcı, şirket genelindeki yapay zekâ uygulamalarını merkezi bir yapı altında toplayarak daha bütüncül ve kontrollü bir kullanım modeline geçti. Böylece üretken yapay zekâ uygulamaları; dağınık ve bağımsız çözümler yerine, kurumsal stratejiyle uyumlu, güvenli ve yönetilebilir bir yapı içinde konumlandırıldı. Proje kapsamında Yargıcı bünyesindeki dijital asistanlar, ATP AiX’in hazır model altyapısı ve orkestrasyon kabiliyeti sayesinde kısa sürede tek çatı altında bir araya getirilerek canlı kullanıma alındı. Mevcut veri altyapısıyla entegre çalışan platform; ürün, tedarik, operasyon ve merkez ekiplerin ihtiyaç duyduğu bilgiye hızlı ve kontrollü erişim sağlıyor. Kapalı devre mimariyle kurgulanan sistem, perakende sektöründe kritik öneme sahip ticari ve operasyonel verilerin güvenliğini önceliklendiriyor. ATP AiX; farklı üretken yapay zekâ modellerinin tek merkezden yönetilmesine, senaryoya göre ölçeklenmesine ve kurum içi uygulamalarla entegre çalışmasına imkân tanıyor. Bu sayede operasyonel süreçlerde hız ve standardizasyon sağlanırken, maliyet optimizasyonu ve insan kaynağının daha stratejik alanlara yönlendirilmesi hedefleniyor. Platform aynı zamanda Yargıcı’nın ileri analiz, talep tahmini, içerik üretimi ve karar destek uygulamaları gibi yeni nesil projeleri için ölçeklenebilir bir altyapı sunuyor. ATP CTO’su İlyas Daşkaya projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Kurumsal ölçekte yapay zekâ yatırımlarının başarılı olabilmesi için teknolojinin merkezi, güvenli ve sürdürülebilir bir mimariyle kurgulanması gerekiyor. ATP AiX ile şirketlere yalnızca güçlü bir platform sunmuyor; bu platformu kurumsal hafızayla entegre ederek denetlenebilir ve güvenli bir yapı sağlıyoruz. Yargıcı’da hayata geçirdiğimiz projeyle, kurumsal yapay zekâyı kontrollü bir çerçevede konumlandırarak perakende sektöründe stratejik yetkinlik haline getiriyoruz." Yargıcı Bilgi Teknolojileri Direktörü İnanç Delibalta ise açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Perakende sektöründe hız, doğruluk ve müşteri deneyimi kritik önemde. Yapay zekâ yatırımlarımızı daha sistemli ve ölçeklenebilir bir yapıya taşımak öncelikli hedeflerimiz arasındaydı. ATP AiX ile tüm yapay zekâ uygulamalarımızı merkezi bir platformda topladık. Bu sayede hem mevcut operasyonel ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebiliyor hem de gelecekte hayata geçireceğimiz üretken yapay zekâ projeleri için sağlam bir zemin oluşturuyoruz."
Reel Kesim Güven Endeksi Mart ayında 4,1 puan azaldı
24 Mart 2026 Salı - 10:10 Reel Kesim Güven Endeksi Mart ayında 4,1 puan azaldı Mart ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 4,1 puan azalarak 100,0 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2026 yılı Mart ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini paylaştı. İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1761 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. Mart ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 4,1 puan azalarak 100,0 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, gelecek üç aydaki üretim hacmi, genel gidişat, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku ve gelecek üç aydaki toplam istihdam olmak üzere tüm alt endekslere ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 3,1 puan azalarak 101,0 seviyesinde gerçekleşti. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde ve ihracat sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin azalış bildirenler lehine döndüğü, iç piyasa sipariş miktarında ise dengede olan seyrin azalış bildirenler lehine döndüğü görüldü. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre güçlendiği, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise mevsim normallerinin üstünde olduğunu bildirenler lehine döndüğü gözlendi. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi, iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü. Gelecek üç aydaki istihdam ve gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin de bir önceki aya göre zayıfladığı gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, son üç ayda artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de güçlendiği gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,9 puan artarak yüzde 31,1 seviyesinde gerçekleşti. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü.