Yerel Haberler
İstanbul
Kağıthane’de uçurtma şenliği: 15 bin uçurtma dağıtıldı dereceye girenlere ödül verildi 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:39:20 Kağıthane Belediyesi tarafından Sadabad Yaz Etkinlikleri kapsamında Hasbahçe’de düzenlenen Uçurtma Şenliği renkli görüntüler oluşturdu. 15 bin uçurtmanın dağıtıldığı etkinlikte dereceye girenlere ise ödül dağıtıldı. Kağıthane Belediyesi’nin Sadabad Yaz Etkinlikleri kapsamında düzenlediği Uçurtma Şenliği, Hasbahçe’de etkinlik alanında gerçekleştirildi. Binlerce ailenin katıldığı etkinlikte, belediye tarafından çocuklara 15 bin adet uçurtmanın yanı sıra dereceye girenlere ödül dağıtıldı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Hasbahçe’yi dolduran aileler, çocuklarıyla birlikte doyasıya eğlendi. Gökyüzü, rengarenk uçurtmalarla adeta bir resme dönüştü. Etkinlik alanında kurulan çocuk oyun alanları, akrobasi gösterileri ve animasyon ekipleri, çocuklar ve misafirlere unutulmaz anlar yaşattı. "Bayram havasında geçen bu uçurtma şenliğinde hep birlikteyiz" Programda konuşan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, "Uçurtma yarışması düzenledik. Ailelerimiz ve çocuklarımızla birlikte çok güzel bir havayı değerlendirmiş oluyoruz. Adeta bayram havasında geçen bu uçurtma şenliğinde hep birlikteyiz. Çocuklarımız burada güzel hatıralar biriktiriyor. Hasbahçe Mesire Alanı’nda binlerce çocuğumuz ve ailemizle bir araya gelerek güzel anlar yaşamış oluyoruz. Havalar güzelleşti, bahar geldi, yaz geldi. Ailelerimizle birlikte çocuklarımızla buluşuyoruz. Sadabad etkinlikleri ise bununla sınırlı değil. Yarın yağlı güreş etkinliklerinde yeniden bir araya geleceğiz. Ayrıca 5-6-7 Haziran tarihlerinde Dünya Çevre Günü dolayısıyla çocuklarımızla tekrar buluşacağız. Bugün itibarıyla kültür gezilerimize de başladık. 15 bin Kağıthaneli hemşehrimiz tarihi yerleri ziyaret etmiş olacak." Mehmet Kaya isimli bir vatandaş, "Kağıthane Belediye Başkanımız Mevlüt Bey’e çok teşekkür ediyoruz, hafta sonu burada güzel bir etkinlik olduğu için gerek veliler gerek çocuklara güzel bir eğlence sağlanıyor, katılım çok fazla her şey için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Kendi uçurtmasını alarak etkinlik alanına geldiğini belirten bir vatandaş ise "Çocuklarla beraber geldik, çocuklar istediği için kendi uçurtmamızı yaptık, çocuklarımızla eğlence yapacağız. Başkanımıza da böyle etkinlikler sağladığı için teşekkür ediyoruz" dedi. Yusuf Süleymanov isimli çocuk ise "Bu etkinlik için Belediye Başkanımıza çok teşekkür ederim. Şenliğimiz çok güzel geçiyor" dedi. Ödüllü yarışma heyecanı Şenliğin en heyecanlı anları ise düzenlenen yarışmalar oldu. Jüri tarafından yapılan değerlendirmede, en güzel uçurtma, en büyük uçurtma, en yükseğe uçan uçurtma kategorilerinde dereceye giren çocuklara sürpriz hediyeler takdim edildi. Kağıthane Belediyesi, Sadabad Yaz Etkinlikleri kapsamında benzer etkinliklerle ilçe halkını bir araya getirmeye devam edeceklerini duyurdu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:30 BJK Futbol Akademisi, Sancaktepe’de açıldı BJK Futbol Akademisi Sancaktepe Belediyesi 15 Temmuz Tesisleri’nin açılış töreni gerçekleştirildi. Türk futboluna ve Beşiktaş’a yeni yetenekler kazandırmayı hedefleyen tesisin açılışı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı ile yönetim kurulu üyeleri, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Beşiktaşlı eski futbolcuların yanı sıra altyapı takımlarının katılımıyla gerçekleşti. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Serdal Adalı, "Bugün Beşiktaş’ımızın ve Türk futbolunun geleceğinde çok önemli izler bırakacak merkezi açmanın mutluluğunu paylaşıyoruz. Beşiktaş, özkaynak düzenini kulüp felsefesi haline getirmiş, altyapısından yetiştirdiği sporcularla bu alanda da Türk sporunun öncüsü olmuştur. Bugün olduğu gibi gelecekte de bu kültür en iyi şekilde temsil edilmeye devam edecektir. Bu projeyle Beşiktaş ve Türk futboluna silinmez bir imza atıyoruz. Şanlı tarihimizdeki altyapıya en büyük yatırımı yapmaktan da büyük gururu duyuyoruz" diye konuştu. Siyah-beyazlı taraftarları maçlarını burada oynayan altyapı takımlarına desteğe davet eden Başkan Adalı, "Futbol altyapı yaş kategorilerinin tamamı ve Kadın Futbol Takımımız maçlarını burada oynayacaklar. 2 bin 500 kişilik bu stadyumun yanı sıra Şehit Selim Topal Spor Kompleksi’ni de projeye dahil ettik. Camiamıza her branşta destek veren büyük Beşiktaş taraftarı, buraya gelerek Beşiktaş’ın geleceği olan genç sporculara da destek verecektir. Ülke sporunun erdemli, ahlaklı ve başarılı sporcuları Beşiktaş terbiyesiyle büyüyecek; ’Şerefinle oyna, hakkınla kazan’ felsefesiyle mücadele edecek. Bu değerli tesisimizi Beşiktaş’ın yanı sıra milli takımlarımıza da açıyoruz. A Milli Kadın Futbol Takımı’mız bu tesislerde ayın son günlerinde kampa girecek. Onları burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağız. Beşiktaş altyapısına yapacağımız yatırımlar hız kesmeden devam edecek. Çünkü Türk sporunun geleceğine sahip çıkmak, en çok da Serpil Hamdi Tüzün gibi hocaların, Süleyman Seba gibi başkanların yetişmesi Beşiktaş’ın görevidir. Bu projemizin hayata geçirilmesinde bizlere destek veren devlet büyüklerimize, Sancaktepe Belediye Başkanımıza, proje için aylardır kapsamlı bir çalışma yürüten yönetim kurulundaki tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Beşiktaş Sancaktepe Belediyesi 15 Temmuz Tesisleri’nin tüm ülke futboluna hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Osman Aşkın Bak: "Bu camianın Türk futbolu için neler yaptığını biliyoruz" Beşiktaş Kulübü’nü tebrik eden Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Minik kartallar artık burada yetişecek. Güzel bir çalışma. Türk sporunda derin izler bırakmış kıymetli Beşiktaş’ımızı tebrik ediyoruz. Türk sporuna kazandırdığı başarılarıyla, sporcularıyla bu büyük camianın altyapısına yaptığı bu yatırım gerçekten çok kıymetli. Ben Kabataş Erkek Lisesi’nde okurken Beşiktaş’ın Şeref Stadyumu’nda yaptığı antrenmanları izlerdim. Dolmabahçe’de birçok maça da arkadaşlarımla birlikte kaçak girmek için giderdik. Dolayısıyla bu camianın Türk futbolu için neler yaptığını biliyoruz. Beşiktaş akademisi için kıymetli bir yatırım. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Bizler Beşiktaş’ı Serpil Hamdi Tüzün’ün sistemiyle yetişen altyapı sporcularıyla tanıyoruz. Metin-Ali-Feyyaz’lar, Rıza’lar ve Fikret’ler; bu oyuncuları canlı izleyebildiğimiz için de kendimizi şanslı hissediyoruz. Altyapı kültürü çok önemli. Bu tesis de bunun devam etmesini sağlayacak. Bu stadyumda daha önce de maç izledim tabii ki Beşiktaş’ın gerçekleştirdiği yatırımla daha güzel bir ortam oluştu. Tebrik ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun" açıklamasında bulundu. Konuşmaların ve kurdele kesiminin ardından bu sezon şampiyon olan Beşiktaş U16 Takımı ile siyah-beyazlı formayı giymiş eski oyuncular gösteri maçı yaptı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:13 Küçükçekmece’de kentsel dönüşüm çalışması yapılan 5 katlı bina çöktü İstanbul Küçükçekmece’de kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında iş makinesi ile yıkımı yapılan 5 katlı bina bir anda çöktü. Çökme sonrası can kaybı ve yaralanma olmazken, çöken binanın enkazı havadan görüntülendi. Olay, saat 13.00 sıralarında Küçükçekmece Halkalı Mahallesi Dereboyu Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde bulunan 5 katlı binanın kentsel dönüşüm kapsamında yıkımına karar verildi. Boşaltılan binayı yıkmak üzere iş makinesi cadde üzerine geldi. Geniş güvenlik önlemleri altında başlatılan yıkım çalışmaları devam ederken 5 katlı bina bir anda çöktü. Binadan kopan parçalar bitişikte bulunan börek salonunun üzerine düştü. Bölgeye itfaiye, polis ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından çevrede geniş güvenlik önlemleri alınırken, tedbir açısından arama kurtarma ekipleri de enkaz üzerinde incelemelerde bulundu. İlk belirlemelere göre olayda ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenildi. Yıkımın olduğu binanın bitişiğinde bulunan bina ise tedbir amaçlı belediye ekipleri tarafından tahliye edildi. Yıkım esnasında hiçbir önlem alınmadığını iddia eden ve yıkım esnasında iş yeri zarar gören Murat Coşkun, "Faal olan bir dükkan şuanda çalışamaz halde. İçerde çalışanlar vardı. Bir can kaybının olmaması en büyük temennimiz oldu. Kontrolsüz yıkılan bir binanın mağduruyuz. Az kalsın hepimiz içerde ölüyorduk. Bina sallandı, kendimizi son anda dışarıya attık. Yıkım esnasında hiçbir önlem alınmadı" dedi. Öte yandan, yıkım sonrası binanın enkazı havadan görüntülendi.
Mustafa Rakım Efendi vefatının 200. yılında özel sergiyle anılıyor
25 Mart 2026 Çarşamba - 22:00 Mustafa Rakım Efendi vefatının 200. yılında özel sergiyle anılıyor Osmanlı hat sanatının önde gelen isimlerinden Hattat Mustafa Rakım Efendi, vefatının 200. yılında düzenlenen "Mustafa Rakım Efendi Yazı Kalıpları Sergisi" ile anılıyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanı Coşkun Yılmaz, "Kısmen fotoğraflarla, yani mimari eserlere işlenmiş yazıları gösteren fotoğraflarla ama büyük ölçüde bu yazı kalıplarının yer aldığı bir sergi açtık. Bu bir ’ilk’ olma özelliğine sahip ve son derece hem hat tarihimiz açısından hem mimari sanat-hat ilişkisi açısından hem de Mustafa Rakım Efendi açısından çok önemli bir sergi" dedi. 19. yüzyılın en önemli hattatlarından biri olarak kabul edilen Mustafa Râkım Efendi’nin vefatının 200. yılında, anısına Süleymaniye Külliyesi’ndeki TÜYEK Sergi Salonu’nda sergi açıldı. Sergide Türk ve İslam Eserleri Müzesi koleksiyonunda yer alan ve Mustafa Râkım Efendi’nin bizzat hazırladığı iğneli yazı kalıpları ilk kez bir araya getirildi. Söz konusu kalıplar, sanatçının cami, türbe ve çeşitli mimari yapılar için taşa uygulanmak üzere hazırladığı eserlerden oluşuyor. Yazı kalıplarının yalnızca estetik birer unsur olmadığına dikkat çekilen sergide, bu eserlerin hat sanatının mimariyle olan ilişkisini ve yazının taş üzerindeki nihai halini belgeleyen önemli vesikalar olduğu vurgulanıyor. Sergide ayrıca kalıpların günümüzdeki kitabelerle birlikte fotoğrafları da yer alarak, hazırlık aşamasından uygulamaya kadar geçen zaman ziyaretçilere sunuluyor. Sergide Nakşidil Valide Sultan Türbesi’ndeki çeşme kitabesi, Nusretiye Camii için hazırlanan yazılar ve İsmail Zühdi Efendi’nin mezar kitabesine ait kalıplar da yer alıyor. Bunun yanı sıra, farklı yapılarda kullanılan tuğra kalıpları ile henüz taş üzerindeki nihai hali tespit edilemeyen bazı kitabeler de sergide sergileniyor. Sergide sürpriz eserler de bulunuyor. Hezarfen Necmeddin Okyay’ın Mustafa Râkım Efendi için kaleme aldığı mersiye, hattat Macit Ayral tarafından yazılırken, tezhibi ise Süheyl Ünver tarafından yapıldı. Söz konusu eserin fotoğrafları da sergide ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Mustafa Râkım Efendi’nin sanat anlayışını, hat sanatındaki ustalığını ve Osmanlı hat geleneğindeki yerini gözler önüne seren sergi, aynı zamanda yazı ile mimari arasındaki ilişkiyi yakından incelemek isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. "Mustafa Rakım Efendi’nin tıpkıbasımını yapacağız sınırlı sayıda; çalışmaları devam ediyor" Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, "Mustafa Rakım Efendi, özellikle celî sülüste bizim hat tarihimizin en zirve isimlerinden birisi. Kendisi adeta bir mektep, bir ekol olmuş bir isim. Sultan 3. Selim döneminde, Sultan 2. Mahmud döneminde çalışmaları olan ve Sultan 2. Mahmud’un hat hocalığını yapan bir isim. Bu sene onun vefatının 200. senesi. Mustafa Rakım Efendi gibi büyük bir hattatın anılmaması büyük bir eksiklik, büyük bir haksızlık olurdu. Biz de Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı olarak onunla ilgili çok özel bir çalışma veya özel çalışmalar olarak ne yapabiliriz diye düşündük. Yazı tarihimiz açısından çok önemli bir zirve. Ve araştırmalarımız neticesinde, değerlendirmelerimiz neticesinde onun ’Hilye-i Saadet’i var, çok muhteşem bir hilye. Onun tıpkıbasımını yapacağız sınırlı sayıda; çalışmaları devam ediyor. Ama bugün 25 Mart, tam vefatının 200. yılı olduğu için (1826’da vefat ediyor), bu Rakım Efendi’nin hatlarının ’Yazı Kalıpları Sergisi’ni açtık. Bu yazı kalıpları son derece önemli. Aslında mimariye nakşedilen o gördüğümüz hatların önce bir yazılması, sonra da iğne ucuyla milimetrik bir şekilde bütün yazının üç dört tane kağıtla beraber bir ıhlamur kalıba çıkarılması, sonra da onun bir taş ustası tarafından aynı ustalıkla nakşedilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla bu son derece orijinal bir sergi" dedi. Mustafa Rakım Efendi’den daha önceki dönemlerden bugüne ulaşan herhangi bir yazı kalıbı olmadığını belirten Yılmaz, "Dolayısıyla mevcut bilgiler ışığında, belgeler ışığında bu sergide yer alan yazı kalıpları aynı zamanda elimizdeki ilk veya en eski tarihli yazı kalıpları. Hat tarihimiz açısından son derece önemli. Rakım Efendi’nin o hat tarihimizdeki büyüklüğü, dehası, diğer taraftan buradaki kalıpların belgesel değeri son derece önemli, son derece manidar. Kısmen fotoğraflarla, yani mimari eserlere işlenmiş yazıları gösteren fotoğraflarla ama büyük ölçüde bu yazı kalıplarının yer aldığı bir sergi açtık. Bu bir ’ilk’ olma özelliğine sahip ve son derece hem hat tarihimiz açısından hem mimari sanat-hat ilişkisi açısından hem de Mustafa Rakım Efendi açısından çok önemli bir sergi. Biz bir ay boyunca sergimizi açık tutacağız, bütün vatandaşlarımızı bekliyoruz" diye konuştu. "Mustafa Rakım Efendi ne yapsa zaten muhteşem; buradakiler de ayrı bir değer taşıyor" Sergide en çok dikkatini çeken eserleri anlatan Yılmaz, "En çok dikkatimi çeken eser; Nakşidil Valide Sultan Türbesi’nin kapısına yazılan ’Çapraz Müsennâ’, bunlardan birisi. Yine Nusretiye Camii’nin yazı kalıbının orijinali bunlardan birisi. Doğrusu seçim yapmakta çok zorlandığımı, ’hani bu değil de şu olsa’ diyebileceğim bir tablo olmadığının da altını çizmem gerekiyor. Çünkü Mustafa Rakım Efendi ne yapsa zaten muhteşem; buradakiler de ayrı bir değer taşıyor" dedi. "Rakım’ın celî yazı kalıpları korunmuş ve günümüze de kadar gelmiş; onun için çok önemlidir" Hattat Mehmet Özçay ise, "Bu sergi hat sanatımızın en önemli kilometre taşlarından biri olan Mustafa Rakım Efendi’nin celî yazı kalıplarından oluşan sergi. Celî yazı; bilhassa mimaride kullanılan büyük hacimli yazılara, yazı kalemi ile yazılan yazılara celî yazı diyoruz. Bu sergilenen yazı kalıpları da Mustafa Rakım Efendi’nin meşhur İstanbul camilerinde; Fatih Camii olsun, Nusretiye Camii olsun, Tophane’deki camilerde olsun kullanılan, işlenen yazıların orijinal yazı kalıpları. Bunlar bizim için son derece önemli. Bu mimaride bulunan celî yazılarda Rakım öncesindeki kalıplara maalesef biz rastlamayız. Onlar ne hikmetse muhafaza edilmemiş, kaybolmuş. Hiç bugüne kadar rastlamadım. Ama bunda Rakım müstesna. Rakım’ın celî yazı kalıpları korunmuş ve günümüze de kadar gelmiş; onun için çok önemlidir" dedi. Özçay, "Mustafa Rakım Efendi’nin bizim hat sanatı tarihimizdeki yeri için ’Celî sülüs ve tuğra hattında Rakım öncesi ve Rakım sonrası’ diye bir tasnif yapabiliriz. Yani o kadar önemli bir kilometre taşıdır. Celî sülüs yazısında, hattında inkılap yapmış Rakım. Bu celî yazıda ve tuğra sultanların tuğralarında form ve tavır olarak büyük bir inkılap yapmış ve kendinden sonra gelen bütün üstatlar Rakım yolunda eser vermeye başlamışlar. O bakımdan çok çok önemlidir bizim için. Hakikaten bizden sonraki nesillere bu üstadımızı tanıtmamız, aktarmamız için ilgili herkesi bu sergiye davet ediyorum. Gelsinler bu kıymetimizi, bu değerimizi tanısınlar görsünler" diye konuştu.
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında ‘sahte basın kartı’yla salona giren kişi hakkında gözaltı kararı
25 Mart 2026 Çarşamba - 20:20 ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında ‘sahte basın kartı’yla salona giren kişi hakkında gözaltı kararı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında salona ‘sahte basın kartı’ ile girerek çektiği görüntüleri sosyal medyada paylaşan şahıs hakkında gözaltı kararı verildi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında duruşmadan görüntü ve fotoğrafların sosyal medyada paylaşılmasına ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yeni bir soruşturma başlatıldı. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülen ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında ‘sahte basın kartı’ya içeri giren şahıs, görüntü çekerek sosyal medyada paylaştı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca konuya ilişkin ‘ses ve görüntülerin kayda alınması’ suçundan resen soruşturma başlatıldı. Şüphelilerin tespitine yönelik İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne talimat verildi. Sahte basın kartıyla salona girerek görüntüleri paylaşan şahsın E.Y.T. olduğu tespit edildi. Başsavcılıktan konuyla ilgili yapılan açıklamada, "İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları’ndaki 1 nolu duruşma salonunda görülen duruşmalara sahte basın kartıyla girerek duruşma takibi yapan ve çektiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştığı anlaşılan E.Y.T. hakkında gözaltı, arama ve el koyma talimatı verilmiştir" denildi.
Kartal’da genç hemşire 6. kattan düşerek hayatını kaybetti
25 Mart 2026 Çarşamba - 20:18 Kartal’da genç hemşire 6. kattan düşerek hayatını kaybetti Kartal’da 26 yaşındaki hemşire, doktor sevgilisi ile birlikte yaşadığı 6. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Olayla ilgili gözaltına alınan doktor, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, Kartal Yalı Mahallesi’nde 19 Mart akşamı meydana geldi. İddiaya göre, özel bir hastanede hemşire olarak çalışan N.İ.A. (26), 6. kattaki evinin camından düşerek hayatını kaybetti. Yaşanan olayın İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından "şüpheli ölüm" olarak değerlendirilmesi üzerine inceleme başlatıldı. İncelemeler sonucu hayatını kaybeden genç kadının erkek arkadaşı Diyetisyen A.A. (53) gözaltına alındı. N.İ.A.’nın birlikte yaşadığı ve olay sırasında evde olduğu belirlenen A.A.’nın ilk ifadesinde, "İ. ile özel bir hastanede bir dönem beraber çalıştık. Daha sonra ben oradan ayrıldım. Ama İ. aynı hastanede çalışmaya devam ediyor. Yaklaşık 2 buçuk aydır sevgiliyiz. Olay günü dışarıda birlikte alkol alıp eve geldik. İ. mekanda anormal hareketlerde bulununca kalkmak zorunda kaldık. Eve gidince alkol etkisiyle biraz sözlü tartışma yaşadık. Ben banyoya girdim, çıktığımda salon camı açıktı. Aşağı baktığımda İ. yerde yatıyordu. Görür görmez ambulansı ve polisi aradım" dediği öne sürüldü. Adliyeye sevk edilen A.A., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Fatih’te alışveriş yapan Pakistanlı aileden para almayan esnaftan farkındalık hareketi
25 Mart 2026 Çarşamba - 19:34 Fatih’te alışveriş yapan Pakistanlı aileden para almayan esnaftan farkındalık hareketi Fatih Tahtakale’de hediyelik eşya satan esnaf Cemalettin Yılmaz’ın geçtiğimiz haziran ayında kendisinden alışveriş yapan Pakistanlı aileden ücret almadığı anlar sosyal medyada geniş yer buldu. 1922, 1923 ve Çanakkale, Kurtuluş savaşlarında Pakistanlı kadınların Türkiye’ye destek verdiğini söyleyen Yılmaz, aileyle arasında geçen diyaloğu anlattı. Pakistan’dan 2025 Haziran ayında turistik gezi için İstanbul’a gelen aile, hediye almak için Fatih Tahtakale’de Cemalettin Yılmaz’a ait dükkana girdi. Dükkânda alışveriş yapan aile, daha sonra aldıkları eşyaların ücretini ödemek istedi. 20 yıllık esnaf Yılmaz, ailenin Pakistanlı olduğunu öğrenince para almadı. Yılmaz, Türkiye’deki savaş yıllarında Pakistanlı kadınların altınlarını ve mücevherlerini bozarak yardım ettiğini söyleyince aile şaşkınlık yaşadı. Aile, esnaf Cemalettin Yılmaz’ın para almadığı anları kayda alarak sosyal medyada paylaştı. Video yayılınca sosyal medyada gündem oldu. "Ben dedim ki ’Bizim size borcumuz var’" Yaşadığı olayı anlatan esnaf Cemalettin Yılmaz, "Aile alışverişe geldiler. Hediyelik eşya seçtiler, takı, bileklik seçtiler. Ücret ödeme noktasına geldi. Annelerine dedim ki ’Ücret almayalım bunlar size hediye olsun dedik. Niye dedi, şaşırdı. Ben dedim ki ’Bizim size borcumuz var. 1922, 1923 ve Çanakkale, Kurtuluş Savaşı’nda siz bize bütün altınlarınızı, bileziklerinizi, küpelerinizi gönderdiniz. Bunların parası ödendi’ dedim. ’Biz size borçluyuz’ dedim. Bunu İngilizce olarak kendilerine yazarak anlattım" dedi. "Babası bana sarılıp ağladı, ben de babasına sarılıp ağladım" Olay esnasında duygulu dakikaların yaşandığını söyleyen Yılmaz, "O da bana inanmadı. Eşi namazdaymış, oradan geldiler. Babası şaşırdı. O da tarihsel hikâyesini anlattı. Lise mezunuyum ama tarihe meraklıyım. Babası çok mutlu oldu. Görüntünün sosyal medyaya düştüğünden benim haberim yok. Ama nasıl oldu bilmiyorum. Doğal bir olay oldu. Yapmacık ya da kurgu değildi. Onlar da tarihe indiler. Gurur duydular, babası bana sarılıp ağladı, ben de babasına sarılıp ağladım. Aileyle iletişime geçmedim. Çekim yapan annesiydi. Biz 20 senedir burada esnafız" şeklinde konuştu.
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Mehmet Murat Çalık savunma yaptı
25 Mart 2026 Çarşamba - 19:07 ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Mehmet Murat Çalık savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, görevinden uzaklaştırılan dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 10. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada görevinden uzaklaştırılan dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık savunma yaptı. Mehmet Murat Çalık, "suç örgütünün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı, Beylikdüzü Belediyesi yapılanmasında örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı ve temin edilmesinde rol oynadığı" belirtilmişti. İddianamede Çalık’ın, "Beylikdüzü Belediyesi üzerinden temin edilecek rüşvetlerde etkin rol oynadığı, doğrudan örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’na bağlı olduğu, örgüt liderinin emir ve talimatlarıyla hareket ettiği" de kaydedilmişti. "Rüşvet sadece kamu görevlisinin işleyeceği bir suç türüdür, iddia edilen dönemde belediye başkan danışmanıydım" Çalık savunmasında, "Beylikdüzü Belediye Başkanı olmadan önceki faaliyetlerim iddianameye eklenmiş ve birden fazla kez suçlanmışım. Rüşvet suçuna ilişkin 7 ayrı vaka tarafıma isnat edilmiş. Kanun ile kurulmuş, meşru belediyelerimizin suç örgütü olarak gösterilmesi çok ağır. Ortada herhangi bir suç örgütü yoktur. 4 bin sayfalık iddianamede tarafımla ilgili tek bir telefon kaydı yok, teknik takip yok, gizli tanık yok. Hayatımın hiçbir döneminde suç teşkil edecek hiçbir yapının parçası olmadım" dedi. Aleyhime yöneltilen beyanları iftira niteliğinde gördüğünü söyleyen Çalık, "Rüşvet sadece kamu görevlisinin işleyeceği bir suç türüdür. İddia edilen dönemde kamu görevlisi değildim. Belediye başkan danışmanıydım. Bu sürecin içerisinden çıkacağıma yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Kamu gücünü kişisel çıkar için kullanmadım" Çalık, savunmasının devamında "Ekrem İmamoğlu ile nasıl tanıştığımı anlatmak istiyorum. Sayın İmamoğlu’nun bir arsasına planlama hizmeti verdik. 4 ortaktılar. O dönemde bu hizmetimin karşılığı olarak sadece İmamoğlu İnşaattan ödememi alabilmiştim. O dönemden sonra Beylikdüzü’ne geliş gidişlerimde görüşmemiz olmuştur. Halkın oyu ile gelmiş bir belediye başkanının tutuklu yargılanması şahsıma değil, milletin de iradesine vurulmuş bir prangadır. Tutuksuz yargılanarak görevime devam etmek, Beylikdüzü halkına hizmet etmek istiyorum. İddianamede 143 eylemden 7’sinden sorumlu tutuluyorum ama sadece 2 tanesinden savunmam alındı. Ama savunma yapacağım tek tek. Bütün eylemleri teknik bilirkişi gibi inceledim. İddia makamı hakkında bir şey söylemek istemiyorum ama yanıltıcı beyanları ortaya koyacağım. Kamu gücünü kişisel çıkar için kullanmadım. Halkın lehine olmayacak hiçbir kararın parçası olmadım, hukuka aykırı bir karar vermedim. Savunmamı polemik yapmak için değil gerçeğin ortaya çıkması için yapacağım" ifadelerini kullandı. Savunmasına devam eden Çalık, "2015-2016 yıllarına ilişkin olayda ihbarcı Uğur Güngör’den konut olan yerlerin dükkana çevrilmesi için belediyenin rüşvet talep ettiği ifade edilmektedir. İlk aşamada bu teklifi kabul etmediğini ancak daha sonra benimle görüştüğünü, benim 15 milyon talep ettiğimi ve benim ‘buradan çıkarsan bir daha giremezsin dediğimi’ Ekrem İmamoğlu’nun o esnada karşı odadan çıktığını ve ‘ne oluyor burada’ dediğini söylemiştir. Uğur Güngör’ün çelişkili beyanlarını biraz daha detaylandırmak istiyorum. Uğur Güngör ilk ifadesinde ‘13 daireyi rüşvet olarak verdim’ diyor. 2 ay sonra diyor ki ‘2 daire parası, artı 13 daire verdim’ diyor. 19 Mart 2024’te bir ifade daha veriyor. 43 ay sonra. Bu sefer diyor ki ‘15 daire’. 50 ay sonra ise ‘rüşvet tutarı 15 milyondu’ diyor. Aynı zaman diliminde gerçekleştiği iddia edilen bir vakanın aynı kişi tarafından bu kadar bambaşka anlatılması ve iddia makamının dikkate almadığı bu çelişkileri mahkeme heyetinize sunuyorum. Resmi evraklar incelendiğinde anlattıklarımın doğruluğu ortaya çıkacaktır. Asıl mesele iddia edilen fiilden önce, iddiayı ortaya koyan kişinin güvenilir olup olmadığıdır. Benim UYAP kaydıma baksanız sadece bu dosyayı göreceksiniz. Uğur Güngör’ün kaydına bakıldığında 200’den aşağı kayıt varsa ben bütün iddiaları kabul edeceğim. Bu şahıs dosyaya tanık sıfatı ile ifade vermiş ancak daha sonra önceki beyanları ile çelişen anlatımlarından ötürü sanık durumuna gelmiştir" şeklinde konuştu. Duruşma Mehmet Murat Çalık’ın savunması ile sürüyor.