Yerel Haberler
İstanbul
Beykoz’da iki araç kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü, 5 yaralı 16 Şubat 2026 Pazartesi - 03:09:32 Beykoz’da hafif ticari araç ile otomobil çarpıştığı kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı. Kaza, saat 01.30 sıralarında Beykoz Riva Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 34 BZB 148 plakalı hafif ticari araç ile 61 KT 129 plakalı otomobil kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle hafif ticari araç yol kenarına savruldu. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis, sağlık ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, araçlar içerisinde sıkışan yaralıları kurtarmak için yoğun mesai harcadı. Sağlık ekiplerine teslim edilen yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazada ağır yaralanan hafif ticari aracın sürücüsü, hastanede yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Diğer 5 yaralının ise tedavilerinin devam ettiği öğrenildi. Olay yerine gelen kazazedelerin yakınları sinir krizi geçirdi. Kaza sonrası bölgeye gelen Olay Yeri İnceleme ekipleri, kaza mahallinde detaylı delil toplama çalışması yürüttü. Ekiplerin incelemeleri sırasında Beykoz Riva Caddesi çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Araçların çekici yardımıyla kaldırılması ve temizlik çalışmalarının ardından yol yeniden trafiğe açıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
15 Şubat 2026 Pazar - 23:54 Esenler’de "5. Radyonun Yıldızları" ödülleri sahiplerini buldu Esenler Belediyesi tarafından 13 Şubat Dünya Radyo Günü’ne özel düzenlenen "5. Radyonun Yıldızları" ödül töreninde, 22 kategoride yılın en iyisi seçilen isimlere ödülleri verildi. Esenler Belediyesi tarafından "Radyonun Yıldızları Ödül Töreni"nin beşincisi, Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde 13 Şubat Dünya Radyo Günü’ne özel olarak düzenlendi. Programa Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ve birçok davetli katıldı. On binlerce dinleyicinin oylarıyla belirlenen ödüller, törende sahiplerini buldu. Onur Ödüllerini sanatçılar Bedia Akartürk ve Fatih Kısaparmak alırken, 22 kategoride yılın en iyisi seçilen isimlere ödülleri takdim edildi. Törende "Yılın En İyi Erkek Sanatçısı" ödülünü Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, sanatçı Sinan Akçıl’a verdi. "Radyo Esenler diye bir radyomuz var ki binlerce dinleyenimiz var" Törende konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, "13 Şubat Dünya Radyo Günü. Biz de her yıl Radyo Günü münasebetiyle aslında herkesin hafızasında istisna bir yere sahip olan radyo ve radyocuları anmaya çalışıyoruz. Onları ödüllendirmeye çalışıyoruz. Çünkü toplumların kendi geleneklerini devam ettirmesi çok kıymetli bir şeydir. Radyo, insanın bazen sırdaşıdır, bazen gönüldaşıdır. Bazen yalnızlığını giderdiği en kadim arkadaşıdır. Radyo ve radyoculuk hiçbir zaman için herhalde değerini, kıymetini kaybetmeyecek bir alan. Çünkü ne yaparsanız yapın insanın bazen hoş bir sesi duymaya ya da hoş bir iletişim aracıyla kendi duygularını paylaşmaya ihtiyaç duyduğunu hissedersiniz. Bu anlamda radyolar, her zaman kıymetini muhafaza eder. Bizim de Radyo Esenler diye bir radyomuz var, ki binlerce dinleyenimiz var. Biz de Esenler Belediyesi olarak ‘Radyo’nun Yıldızları’nın beşincisini düzenliyoruz. Binlerce insanımız buna oylamayla katılıyor. En iyi radyocuları seçiyorlar. Kendi alanlarındaki radyocuları seçiyorlar. Biz de burada onların bugün ödüllerini vereceğiz. Anadolu’da güzel bir laf vardır. Marifet iltifata tabidir. Başarıları halk ödüllendiriyor. Biz de bugün sadece halkımızın ödül verdiği radyocuların ödüllerini burada takdim edeceğiz" dedi. "Bir radyoda şarkımı duyduğumda üç kere göğsüme dokunup şükrederim" Törende Onur Ödülü alan sanatçı Bedia Akartürk, ödülü almanın kendisi için gurur verici olduğunu belirterek, "Bilhassa radyo ile ilgili ödül almak bana çok gurur verdi. Çünkü radyo demek benim hayatım demek. Orası bizim evimiz, her şeyimiz. Sesimizi oradan duyurduk. Yoksa halkımız bizi nereden duyacaktı? Oradan duydular da ondan sonra konserlere gittik. Yoksa hiçbir netice alamazdık. Radyoya minnettarız. Bugün başla deseler radyoya tekrar başlarım. Tabii her şey zamanında oluyormuş. Ama eksik olmasınlar benim türkülerimi sık sık çalıyorlar. Kendilerine buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Beni unutmadıkları için tekrar teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Törende "Yılın En İyi Erkek Sanatçısı" ödülünü alan Sinan Akçıl ise, "Bugün hem Esenler Belediyesi’ne, hem Tevfik Başkan’a, hem Cenk Sarıkaya ve radyocu arkadaşlarımın katkısıyla ‘Radyonun Yıldızları’ olması ve benim radyolara çok büyük vefa borcum olması. Onlarla beraber büyüdüm ben çünkü. Onlar olmasa, benim şarkılarımı çalmasalar ben boş boş gezerdim. Bugün buradayım, koşa koşa geldim. Nadir geldiğim ödül törenlerinden. Hala bir radyoda şarkımı duyduğumda üç kere göğsüme dokunup şükrederim. İlk şarkım 2005 yılındaydı, 20 yılı aşkın süredir. O duyguyu kaybetmemek lazım. 13 Şubat da Dünya Radyo Günü’ydü. Onu da beraberce kutlamış olacağız" dedi.
15 Şubat 2026 Pazar - 23:51 Esenler’de "5. Radyonun Yıldızları Ödül Töreni" programı düzenlendi Esenler Belediyesi tarafından 13 Şubat Dünya Radyo Günü’ne özel düzenlenen "5. Radyonun Yıldızları" ödül töreninde, 22 kategoride yılın en iyisi seçilen isimlere ödülleri verildi. Esenler Belediyesi tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen "Radyonun Yıldızları Ödül Töreni" programı gerçekleştirildi. Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde 13 Şubat Dünya Radyo Günü’ne özel olarak düzenlenen programa Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ve birçok davetli katıldı. On binlerce dinleyicinin oylarıyla belirlenen ödüller, törende sahiplerini buldu. Onur Ödüllerini, sanatçılar Bedia Akartürk ve Fatih Kısapark alırken 22 Kategoride yılın en iyisi seçilen isimlere ödülleri takdim edildi. Törende "Yılın En İyi Erkek Sanatçısı" ödülünü, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu’nun taktimi ile Sanatçı Sinan Akçıl aldı. "Radyo Esenler diye bir radyomuz var ki binlerce dinleyenimiz var" Tören öncesi konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, "13 Şubat Dünya Radyo günü. Biz de her yıl Radyo günü münasebetiyle aslında herkesin hafızasında istisna bir yere sahip olan radyo ve radyocuları anmaya çalışıyoruz. Onları ödüllendirmeye çalışıyoruz. Çünkü toplumların kendi geleneklerini devam ettirmesi çok kıymetli bir şeydir. Radyo, insanın bazen sırdaşıdır, bazen gönüldaşıdır. Bazen yalnızlığını giderdiği an kadim arkadaşıdır. Radyo ve radyoculuk hiçbir zaman için herhalde değerini, kıymetini kaybetmeyecek bir alan. Çünkü ne yaparsanız yapın insanın bazen hoş bir sesi duymaya, ya da hoş bir iletişim aracıyla kendi duygularını paylaşmaya ihtiyaç duyduğunu hissedersiniz. Bu anlamda radyolar, her zaman kıymetini muhafaza eder. Bizim de Radyo Esenler diye bir radyomuz var ki binlerce dinleyenimiz var. Biz de Esenler Belediyesi olarak ‘Radyo’nun Yıldızları’nın sene beşincisini düzenliyoruz. Binlerce insanımız buna oylamayla katılıyor. En iyi radyocular seçiyorlar. Kendi alanlarındaki radyocuları seçiyorlar. Biz de burada onların bugün ödüllerini vereceğiz. Anadolu’da güzel bir laf vardır. Marifet iltifata tabidir. Başarıları halk ödüllendiriyor. Biz de bugün sadece halkımızın ödül verdiği radyocuların ödüllerini burada takdim edeceğiz" dedi. "Bir radyoda şarkımı duyduğumda üç kere göğsüme dokunup şükrederim" Törende Onur Ödülü alan sanatçı Bedia Akartürk ödülü almanın kendisi için gurur verici olduğunu belirterek, "Bilhassa radyo ile ilgili ödül almak bana çok gurur verdi. Çünkü radyo demek benim hayatım demek. Orası bizim evimiz. Her şeyimiz. Sesimizi oradan duyurduk. Yoksa halkımız bizi nereden duyacaktı? Oradan duydular da ondan sonra konserlere gittik. Yoksa hiçbir netice alamazdık. Radyo’ya minnettarız. Bugün başla deseler radyoya tekrar başlarım. Tabi her şey zamanında oluyormuş. Ama eksik olmasınlar. Benim türkülerimi sık sık çalıyorlar. Kendilerine buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Beni unutmadıkları için tekrar teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Törende "Yılın En İyi Erkek Sanatçısı" ödülünü alan sanatçı Sinan Akçıl ise, "Bugün hem Esenler Belediyesi’ne, hem Tevfik Başkan’a, hem Cenk Sarıkaya ve radyocu arkadaşlarımın katkısıyla ‘Radyonun Yıldızları’ olması ve benim radyolara çok büyük vefa borcum olması. Onlarla beraber büyüdüm ben çünkü. Onlar olmasa, benim şarkılarımı çalmasalar ben boş boş gezerdim. Bugün buradayım koşa koşa geldim. Nadir geldiğim ödül törenlerinden. Hala bir radyoda şarkımı duyduğumda üç kere göğsüme dokunup şükrederim. İlk şarkım 2005 yılındaydı 20 yılı aşkım süredir. O duyduğu kaybetmemek lazım. 13 Şubat da Dünya Radyo Günüydü. Onu da beraberce kutlamış olacağız" dedi.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında yargılanan Ahmet Özer savunma yaptı
10 Şubat 2026 Salı - 21:59 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında yargılanan Ahmet Özer savunma yaptı Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davada daha önce Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer yaptığı savunmada, "Kendisi, ben görevden geldikten sonra tebrik amacıyla ziyaretime geldiğini söylemektedir. Ben Aktaş’ı cezaevi sürecinden, dosya kamuoyuna yansıdıktan sonra tanıdım. Daha önce kendisiyle bir ilişkim, ticari bağım veya irtibatım olmamıştır" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Bu hafta Aziz İhsan Aktaş ilk kez savunma yapacak Yargılama, 3’üncü haftasında da sürerken, dün tutuksuz sanıkların savunmalarına başlanmıştı. Dün görülen duruşmada, 16 sanığın savunması tamamlandı. Bu hafta devam eden duruşmada, iddianamede 187 yıldan 450 yıla hapsi istenen, örgüt lideri olarak aktarılan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 4 Haziran 2025 tarihinde tahliye olan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş başta olmak üzere toplam 167 tutuksuz sanığın savunmaları alınmaya devam ediliyor. Duruşmada, iddianamede ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen görevinden uzaklaştırılan İETT Muhasebe Müdürü tutuksuz sanık Ali Haydar Topçu savunma yaptı. Topçu savunmasında, "Benim dahil olduğum hiçbir ihalede usulsüzlük bulunmamaktadır. Tüm ihaleler usulüne uygun gerçekleştirilmiştir" ifadelerini kullandı. "Raporlarda açıkça belirtilen husus, herhangi bir ihale fesadı tespiti olmadığıdır" Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve 11 Kasım 2025 tarihinde ise tahliye edilen Ahmet Özer savunma yaptı. Özer savunmasında ihaleye fesat karıştırdığı iddialarını kabul etmediğini belirterek, "Tüm Esenyurt benim ihaleye fesat karıştırmayacağımı biliyor. Belediyeye zarar vermedim. Ne ihale bilirim, ne de ihaleye fesat karıştırmayı. Mevkiler geçicidir. Ben iz bırakmak için geldim. Hayatımın en önemli zamanlarını bu tür işlerle geçirmek için gelmedim. Belediye başkanı olmadan önce, mahkeme yüzü görmedim. Ben boş ve mesnetsiz bir dosyadan tutuklandım. Bilimsel inceleme ve denetim raporlarında, hakkımda "ihaleye fesat karıştırma" şüphesi bulunduğu anlatılmaktadır. Hangi bilimsel inceleme raporunda böyle bir tespit vardır? Dosyada iki adet bilirkişi inceleme raporu bulunmaktadır. Bu raporların hiçbirinde ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçuna dair tek bir tespit, tek bir değerlendirme yoktur. Buna rağmen bu başlık altında işlem yapılması anlaşılır değildir. İddialara ilişkin hazırlanan raporların tamamında, ihale fesadı iddiasına ilişkin herhangi bir bulguya yer verilmemiştir. Eğer böyle bir şüphe olsaydı, raporların içinde açıkça yer alırdı. Çünkü bilirkişilerin görevi, tespit ettikleri hususları rapora yazmaktır. Yazılmamışsa, yoktur. Aksine, raporlarda açıkça belirtilen husus, herhangi bir ihale fesadı tespiti olmadığıdır. En fazla, denetim görevine ilişkin idari değerlendirmeler yapılmıştır. Bu da ceza hukuku anlamında suç teşkil eden bir durum değildir" ifadelerini kullandı. "Hukukta olmayan bir şey varmış gibi kabul edilemez" Savunmasının devamında, düzenlenen raporlarda bir suç isnadının olmadığını savuman sanık Özer, "Ben hayatım boyunca kamu görevini en üst düzey sorumlulukla yerine getirdim. Müfettişlik ve denetim görevleri üstlendim. Yüzlerce dosyada görev aldım ve hazırladığım raporlar ilgili kurumlara sunuldu. Bugüne kadar görevimle ilgili kesinleşmiş bir suç isnadı olmamıştır. Ayrıca daha önce görev aldığım dosyalarla ilgili açılan davaların tamamı yargı denetiminden geçmiş, hukuki olarak sonuçlanmıştır. Hazırlanan raporlar yargı makamlarınca değerlendirilmiş ve hukuka aykırı bir durum tespit edilmemiştir. Bugün gelinen noktada, alanında uzman, farklı kurumlarda görev yapmış kişilerin hazırladığı raporlarda bulunmayan bir suç, varmış gibi gösterilmeye çalışılması son derece ağır ve haksız bir durumdur. Hukukta olmayan bir şey varmış gibi kabul edilemez. Eğer bir suç tespiti varsa, raporda olur, yoksa yoktur. Dosyada ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçuna dair somut, teknik, hukuki hiçbir tespit bulunmamaktadır. Buna rağmen varmış gibi değerlendirilmesi hukuken de vicdanen de kabul edilemez. Burada dinlenen tanıkların hiçbiri, benim ihalelere müdahil olduğumu ya da ihaleye fesat karıştırdığımı söylememiştir. Aksine, burada avukatların huzurunda her birine açık ve net şekilde şu soruyu yönelttim; ‘Belediye Başkanı Ahmet Özer’in ihale sürecinde, ihalenin birilerine verilmesi için size herhangi bir baskısı, telkini veya yönlendirmesi oldu mu?’ dedim. Hepsi tek tek, açık şekilde olmadığını beyan etmiştir. Dosyada yer alan tüm tanık anlatımları, benim herhangi bir baskı, telkin ya da yönlendirmede bulunmadığımı açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen, böyle bir durum varmış gibi iddia edilmesi tamamen gerçeğe aykırıdır ve tarafımdan kesin şekilde reddedilmektedir. Hakkımda 2015 yılından itibaren çeşitli iddialar ileri sürülmüş, göreve geldikten sonra birlikte çalışacağım kişileri seçmem, suç gibi gösterilerek üzerimde olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır. Oysa her belediye başkanı, hukuken ve idari olarak birlikte çalışacağı kadroyu seçme yetkisine sahiptir. Bu, suç değil, görevin gereğidir. Bu durumun sanki hukuka aykırıymış gibi sunulması doğru değildir. İddia edilenin aksine, söz konusu ihalelerin planlanmasında şahsıma ait özel bir yönlendirme ya da ayrıcalık söz konusu değildir. Süreç tamamen ihale mevzuatı ve hizmet ihtiyacı çerçevesinde yürütülmüştür" şeklinde konuştu. "Aktaş’ı cezaevi sürecinden, dosya kamuoyuna yansıdıktan sonra tanıdım" Özer savunmasının devamında, "Ne yazık ki dosyada, tüm belediye başkanlarının sanki rüşvet ve usulsüzlük içinde olduğu gibi genelleyici ve ağır bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır. Oysa ortada somut bir rüşvet, somut bir menfaat temini veya kanuna aykırı bir işlem yoktur. İhaleye fesat karıştırma ve benzeri suçlamalar ileri sürülmektedir. Dolayısıyla fiilen başlamamış bir ihaleye ilişkin sorumluluğun tarafıma yüklenmesi hukuken mümkün değildir. İddia makamı, iddianamede benim ve birlikte görev yaptığım kamu görevlilerinin rüşvetle bağlantılı olduğuna dair somut bir delil ortaya koyamamıştır. Bu yönde yalnızca varsayıma dayalı değerlendirmeler yapılmıştır. Bugün hakkımdaki iddialar, somut delile değil, varsayıma ve yorumlara dayanmaktadır. Bu nedenle dosyanın; tanık beyanları, bilirkişi raporları ve somut deliller çerçevesinde değerlendirilmesini, hakkımdaki isnatların bu gerçekler ışığında ele alınmasını arz ediyorum. Olmayan deliller varmış gibi yazılarak iddianame hazırlamış ve biz mağdur edilmişizdir. Bir ihale yaptık ama biz başlatmadık. Biz hak ediş yapmadık bir kuruş ödeme yapmadım. İhaleyi yapan kayyum yönetimidir. Para ödeyen de o dur. Madem İhaleye fesat karıştırıldı o halde kayyumun burada olması lazım. İddia makamını iddiaları mesnetsizdir. İddianamede üzerine atılı kısımlar kulaktan dolma bilgidir. Benim hakkımda böyle bir şeyler anlatan kişiler gizli tanıklardır" dedi. Aziz İhsan Aktaş ile aralarında geçen görüşmelere ilişkin de savunma yapan sanık Özer, "Aziz İhsan Aktaş ile ilgili de bir hususu açıklamak isterim. Kendisi, ben göreve geldikten sonra tebrik amacıyla ziyaretime geldiğini söylemektedir. Ben Aktaş’ı, cezaevi sürecinden, dosya kamuoyuna yansıdıktan sonra tanıdım. Daha önce kendisiyle bir ilişkim, ticari bağım veya irtibatım olmamıştır. Yoğun görev temposu içinde yüzlerce kişiyle temas eden bir yönetici olarak, kendisiyle özel bir ilişki kurmam söz konusu değildir. İddia makamı bazı konularda Aziz İhsan Aktaş’ın beyanlarını doğru kabul ederken, benimle ilgili kısmı kabul etmemektedir. Bu durum açık bir çelişkidir" diye konuştu. Duruşmada, Esenyurt Belediye personeli tutuksuz sanık Mustafa Seymen savunma yapıyor.
‘El Turco: Toprak Razgatlıoğlu’ belgeselinin gösterimi gerçekleştirildi
10 Şubat 2026 Salı - 20:59 ‘El Turco: Toprak Razgatlıoğlu’ belgeselinin gösterimi gerçekleştirildi Dünya Superbike şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu’nun hayatını konu alan belgeselin gösterimi gerçekleştirildi. Dünya Superbike Şampiyonası’nda elde ettiği tarihi başarılarla adını dünya motor sporları tarihine yazdıran milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu’nun, MotoGP’ye uzanan kariyer yolculuğunu konu alan ‘El Turco: Toprak Razgatlıoğlu’ belgeseli, TRT ve Red Bull iş birliğiyle izleyiciyle buluşuyor. Razgatlıoğlu’nun hikayesinin anlatıldığı belgeselin gösterimi, Kadıköy’de düzenlenen bir etkinlikle gerçekleştirildi. Gösterim öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Dünya Superbike şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, "Çok mutluyum. Herkesin çok değer vererek hazırladığı bir belgesel oldu. Benim için de çok gurur verici. Çünkü çocukluk hayallerimi ve hedeflerimi gerçekleştirdiğim kariyerimi şimdi sizlerle beraber belgeselde izleyeceğiz. Hem gurur verici, hem de beni mutlu eden bir şey oldu. Umarım herkes çok beğenir. Bende izlemedim. Anladığım kadarıyla hem duygusal, hem de herkesin gurur duyacağı şeyler olacak" ifadelerini kullandı. "Heyecanlı bir şekilde belgeseli bekliyorum" Kendisi için hazırlanan belgesel gösterimi gecesiyle ilgili hislerini paylaşan Razgatlıoğlu, "Açıkçası motosikletin üzerinde çok daha rahatım. Bu tarz şeyler olunca insan heyecanlanıyor. Aslında kendimi izlemeye çok utanırım. Heyecanlı bir şekilde belgeseli bekliyorum" diye konuştu.