Yerel Haberler
İstanbul
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı 15 Mayıs 2026 Cuma - 23:53:08 Trendyol Süper Lig şampiyonu Galatasaray, stadyumda düzenlenen törenle kupasını aldı. Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayan ve üst üste 4, toplamda da 26. şampiyonluğunu kazanan Galatasaray, RAMS Park’ta ’Dört Dörtlük Gece’ düzenledi. Stadyumda tribünler tamamen dolarken, saha içine de taraftarlar için özel alan kuruldu. Toplam 54 bin 527 taraftar stadyumda kutlamaları takip etti. Sarı-kırmızılıların şampiyonluk kutlamaları şehir turuyla başladı. Galatasaray Lisesi’nden çıkan sarı-kırmızılılar, şehir turunu attıktan sonra stada ulaştı. 5 yıldızlı platform kuruldu Şampiyonluk kutlamaları için sahaya 5 yıldızlı platform kuruldu. Sahneye gidiş yolu sarı-kırmızılı renklerle yapılırken, platformunda üstünde de ’Dört dörtlük şampiyon’ yazıldı. Kutlamalar DJ performanslarıyla başladı, Suat Ateşdağlı, Yalçın Asan ve Doğuş Çabakçor de sahne aldı. Ayrıca DJ Doğuş Çabakçor senfonik performans sergiledi. Dron gösterisi yapıldı Kutlamalar kapsamında stadyumun üstünde dron gösterisi yapıldı. Dronlarla ’Dejavu’, ’Dominasyon’, ’Her sene sensin şampiyon’ ve ’Hedef 27’ yazıları yapılırken, Teknik Direktör Okan Buruk, Leroy Sane, Lucas Torreira, Mauro Icardi, Uğurcan Çakır, Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen’in de görselleri oluşturuldu. Dursun Özbek için ’Büyük başkan’ tezahüratı Sahneye gelişler ilk olarak kulüp çalışanlarıyla başladı. Daha sonra Galatasaray Başkanı Dursun Özbek sahneye torunları ve cezaevinde bulunan eski yönetici Erden Timur’un oğluyla sahneye geldi. Sarı-kırmızılı taraftarlar Özbek için ’Büyük başkan’ ve ’Bu taraftar seninle gurur duyuyor’ tezahüratları yaparken, Başkan Özbek de taraftarların yanına gitti. Yönetim kurulu ve Sportif AŞ yönetim kurulu üyelerinin çıkmasının ardından da teknik heyet sahneye geldi. Okan Buruk’tan taraftarlara üçlü Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk sahneye oğlu Ali Yiğit Buruk geldi. Buruk sahneye çıkarken, ’4 sene üst üste şampiyon olduk’ şarkısı çalarken, bütün taraftarlar da şarkıya eşlik etti. Taraftarların yanına giden Okan Buruk, onlara üçlü çektirdi. Ali Yiğit ise sahneye geldiğinde Başkan Dursun Özbek’in elini öptü. Ismail Jakobs, Afrika Uluslar Kupası madalyasıyla sahneye çıktı Daha sonra futbolcular seçtikleri şarkılarla sahneye gelirken, onlara aileleri de eşlik etti. İlk olarak kaleci Uğurcan Çakır giriş yaptı. Ismail Jakobs ise Senegal ile 2025 Afrika Uluslar Kupası’nı kazandıkları madalyayla geldi. Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF), Afrika Uluslar Kupası finalinde bir süre sahadan çekilen ve tekrar sahaya dönerek şampiyon olan Senegal’in, Fas karşısında 3-0 hükmen mağlup sayılmasına karar vermişti. Lucas Torreira gözyaşlarını tutamadı Sarı-kırmızılı futbolcu Yunus Akgün, Müslüm Gürses’e ait olan ’Cimbom bom’ şarkısını kullandı. İlkay Gündoğan da ’Çocukluk aşkımsın’ şarkısıyla sahneye çıktı. Sıra Uruguaylı futbolcu Lucas Torreira geldiğinde duygusal anlar yaşadı. Sahneye babasıyla çıkan Torreira gözyaşlarına hakim olamadı. Barış Alper Yılmaz’dan ’horon’ şov Barış Alper Yılmaz ise sahneye Karadeniz şarkısıyla giriş yaptı. Sahnede horon oynarken Barış Alper’e takım arkadaşları da dahil olurken, hep birlikte eğlendiler. Futbolcuların horon oynamaları kutlamaların dikkat çekici anlarına neden oldu. Sacha Boey, Filistin bayrağıyla çıktı Kutlamalarda Galatasaraylı futbolcu Sacha Boey, İsrail’in saldırılarına dikkat çekmek için sahneye Filistin bayrağıyla geldi. Boey, kupa törenini de Filistin bayrağıyla bekledi. Victor Osimhen’e yoğun ilgi Galatasaraylı taraftarlar, Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen sahneye geldiğinde yoğun ilgi gösterdi. Sahneden kurulan 5 yıldızın olduğu bölümlere giden Osimhen, sarı-kırmızılı taraftarların isteğini kırmadı ve üçlü çektirdi. Sahneye son olarak takım kaptanları geldi Galatasaray’ın kaptanları Mauro Icardi, Abdülkerim Bardakcı ve Kaan Ayhan sahneye son gelen futbolcular oldu. Abdülkerim ellerinde boks eldivenleriyle çıkarken, Rocky film müziğini tercih etti. Mauro Icardi çıktı, taraftarlar ’Aşkın olayım’ şarkısını söyledi Arjantinli futbolcu Mauro Icardi ise kendisiyle klasikleşen ’Aşkın olayım’ şarkısıyla sahneye çıkarken, taraftarlar hep birlikte şarkıyı söyledi. Icardi sahnedeyken ayrıca taraftarlar meşaleler yakarken, stadyumda güzel bir görüntü oldu. Icardi daha sonra tribünleri dolaştı ve sahnenin ortasına gelerek üçlü çektirdi. Kupa ve madalyaları Başkan Özbek verdi Futbolcuların gelmesinin ardından kupa törenine geçildi. Futbolculara madalyalarını Başkan Dursun Özbek takdim etti. Özbek ayrıca şampiyonluk kupasını da takım kaptanlarına verdi. Bu sırada Queen’in ’We Are the Champions’ şarkısı ve UEFA Şampiyonlar Ligi müziği çaldı. Kupa futbolcuların ellerinde tek tek dolaştı ve şampiyonluk sevincini birlikte yaşadılar. Kupa töreni sırasında ayrıca ışık gösterileri yapıldı ve stat dışından da havai fişekler atıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 23:26 İstanbul’da 8. Etnospor Kültür Festivali’nin tanıtımı yapıldı Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından 21-24 Mayıs tarihlerinde Atatürk Havalimanı’nda düzenlenecek 8. Etnospor Kültür Festivali’nin basın tanıtımı gerçekleştirildi. Lansmanda konuşan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Dünyadaki bütün çocukların aileleri ile mutlu olduğu bir tablo hayal ediyoruz. Gazze’de soykırım olurken siz neden eğleniyoruz diyecekler belki ama her festivalimizde Gazze’deki soykırımı gündem yapıyoruz. Oradaki çocukların neler yaşadığını bizim çocuklarımızda bilsinler, aileler de farkında olsunlar" dedi. Bu yıl 8.’si düzenlenecek olan Etnospor Kültür Festivali’nin basın tanıtımı Şişli’de bulunan bir otelde gerçekleştirildi. Tanıtımın açılışı, Türk Dünyası’nın geleneksel dans ve müzik gösterisi ile yapıldı. 21-24 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festival hakkında konuşan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Festival, çocukların, gençlerin ve ailelerin geleneksel sporlardan, geleneksel tatlara, evrensel tatlardan dünyanın müziklerine varıncaya kadar birçok zenginliğin yaşadıkları bir imkanı sağlıyor. Dünya Etnospor Birliği olarak kurulduğumuz ilk günden bu yana geleneksel sporlarımızın ve oyunlarımızı biraz sportif faaliyetin çok ötesinde yaşayan değerler silsilesi bizim kadim kültürümüzün yansıması olarak görüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada birliğimizin küresel bir hareket ve ortak bir miras kaygısına dönüştüğünü görüyoruz. Bu gerçekten çok değerli. 30 farklı ülkeden 52 üyemizle kıtalar arasındaki köprü kurarak geleneksel sporların dünyanın her yerinde yeniden canlanması için çalışmaya devam ediyoruz. Unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi gün yüzüne çıkarmayı ve bu paha biçilemez mirası aslında sadık kalarak gelecek nesillere aktarmayı planlıyoruz" diye konuştu. Kazakistanlı ünlü sanatçı Dimash Kudaibergen’in de bu sene Etnospor’da olacağını belirten Erdoğan, "İlk festivalimizi Bezirganbahçe’de yaptığımız zaman Küçükçekmece’de bu renkli etkinliklerle, geleneksel, spor ve kültür şenliğine dönüşen festival gerçekten daha ilk defa aslında çok güçlü tanıtım olmamasına rağmen halkımızın çok ciddi bir teveccühüne mazhar olmuştur. Her yıl o günden bugüne 1 milyonu aşan ziyaretçiyi ağırlayan festival, bu ziyaretçileri geleneksel sporlar ve kültürlerden izler taşıyan, keyif dolu bir yolculuğa çıkarmaktadır. Festival artık genel Türkiye’nin festival olmanın ötesinde, bütün dünyanın bir cazibe merkezi olacak bir festival kimliğine bürünmüştür. Farklı ülkeleri temsil eden yüzlerce sporcunun katıldığı festivalde, farklı ülkelerin geleneksel sporları, geleneksel sanatları evrensel tatları ve birbirinden güzel çocuk oyunları icra ediliyor. Etnospor Kültür Festivali ailece katılım teşvik edildiği, her yaştan insanın kendine göre etikler bulabildiği nesiller arasında da güçlü köprülerin kurulmasına hizmet eden bir festival olarak tavsiye olarak hafızalara kazındı. Farklı ülkelerden pek çok katılımcının geleneksel kültürlerini icra etmelerine olanak sağlayan festivalimiz her sene misafir ülkelerin geleneksel sporlarını ve kültürlerini ön plana çıkarıyor. Bu senenin misafir ülkeleri ve sporları Azerbaycan, Litvanya ve Rusya’dan gelen sporlar olacak. Ayrıca bir sürprizimiz daha var artık açıklayabiliriz kesinleşti. Kazakistanlı genç sanatçı Dimash da bizimle bu sene bir araya gelecek" dedi. "500 bin öğrencimizi ağırlayacağız" Gazze’deki soykırımı her sene gündeme getirdiklerine değinen Erdoğan, "Ayrıca bu yıl Japonya’nın güzel sahne gösterisi olan Taiko gösterilerini de ağırlamış olacağız. Çok büyük davullarla geliyorlar. Gerçekten izleyiciler için çok güzel keyifli anlar yaşanacak. Bunun yanı sıra, okçuluk, yağlı güreş, şalvar güreşi, aba güreşi, aşık atma, cirit, Gökbörü ve atlı okçuluk başta olmak üzere birçok spor dalında kıran kırana mücadeleler ve gösteriler ziyaretçilere sergilenmiş olacak. Yine geçtiğimiz sene ilk defa Türkiye’ye gelen Ahalteke atını bu sene de Türkiye’ye getireceğiz. İnşallah ilk 2 günde 500 bin öğrencimizi festivale taşımayı planlıyoruz. Geleneksel oyunlar oynayan çocuklar ok atmanın, at binmenin keyfini yaşıyor. Bu yıl da çocuklarımızın keyifli vakit geçirmesini her şeyin önünde tutuyoruz. Dünyadaki bütün çocukların aileleri ile mutlu olduğu bir tablo hayal ediyoruz. Bu hayale hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Gazze’de soykırım olurken siz neden eğleniyoruz diyecekler belki ama her festivalimizde Gazze’deki soykırımı gündem yapıyoruz. Oradaki çocukların neler yaşadığını bizim çocuklarımızda bilsinler, aileler de farkında olsunlar. Bir yandan halimize şükredelim, bir yandan da o çocukların da gün yüzü görebilmeleri, aileleri ile mutlu olması için dua edelim. Ayrıca sahnemiz dünya müziklerine de ev sahipliği yapacak. Japonya dışında, Rusya, İspanya, Mısır, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan’dan çeşitli gruplar festivalimizde sahne alacak. Ekin Uzunlar, Ay Yola ve Kıraç gibi isimler akşam konserlerimiz de sahne alacaklar. 24 ülkeden sporcu, sanatçı ve gastronomi insanlarının katılacağı festivalimizde yine bir milyonun üzerinde ziyaretçi bekliyoruz" diye konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:08 Sultangazili kadınlardan "Zamana İz Bırakan Eserler" Sergisi Sultangazi Belediyesi Sanat ve Mesleki Eğitim Kurs Merkezlerinde 2025-2026 döneminde eğitim alan kursiyerlerin ustalıkla ortaya koyduğu el emeği eserlerin yer aldığı sergi, düzenlenen özel bir törenle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sultangazi Belediyesi tarafından ilçenin 7 farklı noktasında hizmete sunulan sanat ve meslek kurslarında 2025-2026 Eğitim- Öğretim Döneminde eğitim gören kadınların ürettiği el emeği eserler Sultangazi Belediye Nikah Sarayı‘nda düzenlenen törenle açıldı. Programa, İstanbul Vali Yardımcısı Yücel Gemici, Sultangazi Kaymakamı Mahmut Kaşıkçı, Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun ve eşi Tuba Dursun, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Rabia İlhan ile Büşra Paker, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, müzik atölyesi kursiyerlerinin bağlama dinletisi ile başladı. Sultangazili kadınlar, Sanat ve Mesleki Eğitim Kurs Merkezleri’nde 87 farklı branşta ücretsiz eğitim alarak hem hobilerini geliştiriyor hem de kişisel ve mesleki becerilerini artırma imkanı buluyor. Bu eğitimler, kadınların sosyal hayatta daha güçlü yer edinmesine katkı sağlıyor. Ücretsiz sanat ve mesleki kurs hizmetlerinin yaz döneminde de devam edeceğini söyleyen Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Sanat ve Meslek Kurslarımızda bir yıl boyunca emek veren kursiyerlerimizin çalışmalarını sergilediği bu özel programda bir aradayız. Her bitiş aynı zamanda yeni bir başlangıçtır; yaz dönemi kurslarımızla eğitimlerimiz devam edecek. Aile bütçelerine katkı sağlayan ve edindikleri becerilerle kendilerine yeni bir yol açan kadınlarımız için hayata geçirdiğimiz kurslara gösterilen ilgi bizleri memnun ediyor. Komşularımızın kendilerini geliştirebileceği yeni alanlar oluşturmaya devam edeceğiz. Kadınların mutlu olduğu bir hayat her zaman için daha güzeldir, bizler de açtığımız kurslarla yaptığımız etkinliklerle Sultangazili kadın komşularımızın mutluluğu için çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceğiz" diye konuştu. AK Parti İstanbul Milletvekili Büşra Paker ise kadınlara yönelik merkezlerde verilen eğitimlerin önemine değinerek, "Sultangazi’de kesintisiz bir eğitim süreci var. Kadınlarımızın kurs merkezlerinde bir araya gelmesi, kendilerini geliştirmesi ve ortaya güzel eserler çıkarması bizleri mutlu ediyor. Ortaya çıkan bu eserler gurur verici. Bugün de Sayın Cumhurbaşkanımızın selamıyla onların yanında olarak hem tebrik etmek hem de sevinçlerine ortak olmak istedik" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından kurslarını başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazanan kursiyerlere sertifikaları takdim edildi. Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun ve protokol, sergi alanını gezdi. Ürünleri yakından inceleyerek kursiyerlerle sohbet etti. Sergi, 15-20 Mayıs tarihleri arasında açık olacak.
5G destekli akıllı yolda ilk test
27 Mart 2026 Cuma - 12:41 5G destekli akıllı yolda ilk test Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulama Koridorunun lansman ve test başlangıç töreninde konuştu. Bakan Uraloğlu, "Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında, Türkiye’de kooperatif akıllı ulaşım sistemlerinin gerçek trafik şartlarında bütüncül olarak uygulandığı ilk saha örneğini devreye alıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulama Koridorunun lansman ve test başlangıç töreninde konuştu. Bakan Uraloğlu, projenin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü, TÜRKSAT ve Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi’nin ortak çalışmasıyla hayata geçtiğini kaydetti. Daha güvenli, daha konforlu, daha verimli seyahat İnternetin ve otonom araç teknolojilerinin hızla yaygınlaştığı bu dönemde, ulaşım artık sadece yol ve araçtan ibaret olmadığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Araçların birbirleriyle, altyapıyla ve her şeyle (V2X) akıllıca haberleştiği bir ekosistem haline geldi. Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri de araçlar ile altyapı unsurları arasında kablosuz haberleşme yoluyla karşılıklı veri paylaşımını mümkün kılan ileri teknoloji sistemler bütünü olarak tam da bu ihtiyacı karşılıyor" Bu sistemle sürücülere yol, trafik ve çevre şartlarına ilişkin anlık ve konuma duyarlı bilgiler ulaştırdıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Böylece seyahat daha güvenli, daha konforlu, daha verimli ve çevre dostu hale getiriyoruz." şeklinde konuştu. Hasdal Kavşağı ve İstanbul Havalimanı Arasında 40 Kilometrelik Güzergah Uraloğlu, "Bugün, Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında yaklaşık 40 kilometrelik bir güzergahta, Türkiye’de kooperatif akıllı ulaşım sistemlerinin gerçek trafik şartlarında bütüncül olarak uygulandığı ilk saha örneğini devreye alıyoruz. Bu, sadece bir pilot proje değil; ülkemizin yerli ve milli akıllı ulaşım vizyonunun mihenk taşı, beyni ve geleceğe uzanan yol haritasıdır. Burada atılan her adım, Türkiye’nin akıllı ulaşım altyapısının temelini güçlendirecek ve yarınlara ışık tutacaktır" dedi. "Yerli ve milli imkanlarla yol kenarı üniteleri ve araç içi ünitelerini tesis ettik" Uraloğlu, test ve uygulama sürecine başladıkları söz konusu koridorda değişken mesaj işaretleri ve meteorolojik bilgi istasyonları gibi geleneksel Akıllı Ulaşım Sistemleri bileşenleri ile K-AUS altyapısını entegre ettiklerini söyledi. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Yerli ve milli imkanlarla yol kenarı üniteleri ve araç içi ünitelerini tesis ettik. Kamera sistemleri, plaka tanıma sistemleri, değişken mesaj işaretleri ile lidar, radar, loop ve Bluetooth tabanlı araç algılayıcıları gibi bileşenleri de güzergah boyunca devreye aldık." "Türkiye’de Ulaşım Alanında İlk Kez 5G Baz İstasyonları Kurarak Sistem Optimizasyon Çalışmalarına Başladık" Koridor üzerinde tesis edilen fiber optik kablo haberleşme altyapısı ve network bileşenlerini yüksek kapasiteli veri iletimini sağlayacak şekilde yapılandırdıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Ayrıca Türkiye’de ulaşım alanında ilk kez 5G baz istasyonları kurarak sistem optimizasyon çalışmalarına başladık. 5G haberleşme altyapısı sayesinde düşük gecikmeli ve yüksek bant kapasitesi ile veri iletişimi sağlayacağız. Söz konusu koridorumuzda test edilecek servisler arasında: Yol Çalışması Uyarı Servisi, Yavaş veya Duran Araç Uyarısı Servisi, Araç İçi Trafik İşaretleri ve Hız Limiti Servisi, Hava Şartları Uyarı Servisi, Acil Durum Aracı Yaklaşıyor Uyarısı Servisi gibi birçok kritik uygulama yer alıyor." açıklamasında bulundu. Tüm bu verilerin yerli ve milli olarak geliştirdikleri Merkezi Yazılım Platformu tarafından tek bir çatı altında toplanacağını söyleyen Uraloğlu, "Yapay zekâ destekli görüntü işleme ile olaylar otomatik algılanacak ve milisaniyelerle sürücülere iletilecektir. Mobil uygulamamızla da yol kullanıcılarımız anlık bilgilere kolayca ulaşabileceklerdir" dedi. 5G teknolojisi 31 Mart’ta tanıtılacak Projenin yerli ve milli olmasının önemine değinen Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Çünkü yüksek teknoloji kullanan sistemlerin yazılım ve donanımının kendi imkânlarımızla üretilmesi, hem stratejik bağımsızlığımızı güçlendiriyor hem de ülkemizin teknoloji birikimini artırıyor. İnşallah 31 Mart günü de Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrif edeceği özel bir törenle de 5G’ye geçişimizi milletimizle paylaşacağız. Ardından, 1 Nisan 2026’da da ilk sinyali alarak milletçe bu yüksek hızı tecrübe edeceğiz. Bu koridorda kurduğumuz 5G altyapısı da aslında bu büyük geçişin ilk somut adımlarından biridir. Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemlerimiz, 5G’nin düşük gecikme ve yüksek bant genişliği sayesinde milisaniyeler içinde veri alışverişi yapacak, böylece hem bu projemiz hem de gelecekteki tüm akıllı ulaşım uygulamalarımız çok daha güçlü ve kesintisiz çalışacaktır." Projenin sadece İstanbul’la sınırlı kalmayacağını söyleyen Bakan Uraloğlu, test süreçlerinin başarılı tamamlanmasının ardından sistem hızla yaygınlaşacağını belirtti. Bakan Uraloğlu, Ankara Çevre Otoyolu’nda 2. Faz uygulamalarına geçeceklerini belirterek "Bu fazda, 110 km ana gövde, bağlantı yolları ve kavşak kollarından oluşan erişme kontrollü otoyolda, 1. Faz senaryolarına ilave olarak; trafik kazası bilgisinin paylaşılması, ani fren uyarısı, çarpışma riski uyarısı, trafik sıkışıklığı uyarısı, kuyruk sonu uyarısı, aktif yaya ve bisikletli koruma, ekonomik sürüş önerileri, acil durum aracı aktif yönetimi, tehlikeli yük taşıma uyarısı, okul bölgesi uyarısı ve daha birçok ileri seviye servis devreye girecek" dedi. Uraloğlu ayrıca, yakıt ve elektrik şarj istasyonu ortak ödeme ve rezervasyonu, ücret toplama sistemleri entegrasyonları ve yerli navigasyon servisleri gibi ek uygulamalar da planladıklarını dile getirdi. Uraloğlu, "Böylece Ankara’da daha karmaşık trafik senaryoları altında sistemin kabiliyetlerini genişleteceğiz." şeklinde konuştu. "15 Bin Kilometre Karayolu Ağına Fiber Kablo Tesis Edilmesini Planlayarak Çalışmalara Aşama Aşama Devam Ediyoruz" Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri yeni bir başlangıç olsa da akıllı ulaşım sistemlerinin uzun yıllardır Karayollarında hizmet verdiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Şu anda Karayolları Genel Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında; 3 bin 128 adet sinyalizasyon, 4 bin 874 adet kamera, 146 adet meteoroloji istasyonu, 706 adet değişken mesaj işareti ve Bin 52 adet değişken trafik işareti aktif olarak görev yapıyor. Ayrıca Bin 169 adet trafik uyarmalı sistem ile kavşaklardaki dur-kalk sayılarını ve bekleme sürelerini azaltarak hem yakıt tasarrufu sağlıyor hem de karbon emisyonunu düşürüyoruz. Yollarımızdaki haberleşme altyapımızı da sürekli güçlendiriyoruz ve bugün yollarımızda 7 bin 876 kilometrelik fiber optik kablo haberleşme altyapısı tesis etmiş durumdayız. Ve ilk etapta toplam 15 bin kilometre karayolu ağına fiber kablo tesis edilmesini planlayarak çalışmalara aşama aşama devam ediyoruz." Asıl meselenin bu teknolojilerin insan hayatına dokunduğu yerde olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Bakın yolda aniden meydana gelen bir kaza, gizli buzlanma, birden yola fırlayan bir canlı, yavaşlayan veya duran bir araç, yola düşen bir nesne Bunlar bazen en dikkatli sürücünün bile gözünden kaçabiliyor. Bu sistem sayesinde tüm bu istenmeyen durumları minimize edeceğiz. Yollarda stresten ve tedirginlikten uzak, çok daha güvenli ve huzurlu bir seyahat imkânı sunacağız. Özellikle büyük şehirlerdeki trafik sıkışıklığının sosyal yaşama olumsuz etkisini en aza indireceğiz. İnsanlarımızı, her kilometresinde ‘akıl’ katılmış yollarda, daha rahat, daha emniyetli yolculuklara kavuşturacağız. Artık yollarımızda ‘Aklın Yolu Birdir’ diyoruz" açıklamasında bulundu.
L’Oréal ve Nvidia geleceğin güzellik keşiflerini hızlandırıyor
27 Mart 2026 Cuma - 12:21 L’Oréal ve Nvidia geleceğin güzellik keşiflerini hızlandırıyor L’Oréal, Nvidia ile iş birliğini genişleterek yapay zeka destekli hesaplamalı kimya alanında yeni bir dönemi başlatıyor. Şirket, atomik ölçekte öngörü sağlayan teknoloji sayesinde geleceğin güzellik inovasyonlarını hızlandırmayı ve yeniden tanımlamayı hedefliyor. L’Oréal, yapay zeka alanındaki küresel liderlerden Nvidia ile stratejik iş birliğini genişlettiğini duyurdu. Bu ortaklık, yapay zeka destekli, hesaplamalı kimya uygulamalarıyla güzellik ve cilt bakımı inovasyonlarını hızlandırmayı ve sektörde yeni bir dönemin kapılarını aralamayı hedefliyor. Yeni iş birliği kapsamında şirket, Nvidia’nın "Alchemi" makine öğrenimi altyapısını kendi Araştırma ve İnovasyon süreçlerine entegre ederek güçlü bir yapay zeka motoru oluşturuyor. Bu teknoloji sayesinde moleküllerin atomik ölçekte nasıl davranacağı ve birbiriyle nasıl etkileşime gireceği önceden tahmin edilebiliyor. Böylece yeni formül keşiflerinde atılımlar sağlayan bir güzellik ve cilt bakımı yapay zeka motoru sağlanıyor. L’Oréal Araştırma, İnovasyon ve Teknolojiden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Barbara Lavernos, "Şirket ile iş birliğimiz L’Oréal Araştırma laboratuvarlarımıza yepyeni bir boyut kazandırıyor. Yapay zeka destekli moleküler simülasyonları tescilli aktif içeriklerimize uygulayarak, atomik ölçekteki bilimsel keşifleri doğrudan tüketici faydasına dönüştürüyoruz. Bu sayede, dünya genelindeki tüketicilerimiz için daha etkili, daha duyulara hitap eden ve daha erişilebilir ürünler geliştirme sürecimizi büyük ölçüde hızlandırıyoruz" dedi. NVIDIA Perakende ve Tüketici Ürünleri Yapay Zeka Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Azita Martin ise "Nvidia Alchemi’nin Ar-Ge süreçlerine entegre edilmesiyle şirket, bileşen performansını atomik ölçekte simüle edebiliyor; bu da formülasyon alanında çığır açan keşifleri hızlandırarak tüketicilere ileri düzey güzellik ve önleyici bakım ürünleri sunulmasını sağlıyor" ifadelerini kullandı. L’Oréal geleceğin güzellik keşfinde hızlanarak sonuca daha kolay ulaşıyor Yapılan açıklamaya göre, geliştirilen sistem sayesinde L’Oréal içerik performansını ve ürün dokusunu sanal ortamda simüle ederek bilim insanlarının aynı anda binlerce değişkeni test etmesine olanak tanıyor. Bu yaklaşım, laboratuvar aşamasından nihai ürüne geçiş süresini önemli ölçüde kısaltırken, geleneksel yöntemlere kıyasla 100 kata kadar daha hızlı sonuç alınmasını sağlıyor. Böylece şirket, cilt koruması ve erken yaşlanmayı önlemeye yönelik aktif bileşenlerinin potansiyelini maksimum seviyeye çıkarıyor. İş birliği özellikle iki kritik alana odaklanıyor: fotokoruma (güneşten korunma) ve cilt tonu yönetimi. Nvidia Alchemi’nin sağladığı öngörüsel modelleme sayesinde en uygun formülasyonlar fiziksel testlere geçmeden önce dijital ortamda belirlenebiliyor. Bu da hem daha hassas hem de daha yüksek performanslı ürünlerin geliştirilmesine olanak tanıyor. Bu kategorilerde moleküler davranışın optimize edilmesiyle şirket, performans açısından yeni sektör standartları belirlemeyi ve tüketicilere son derece gelişmiş, bilimsel olarak hassas güzellik çözümleri sunmayı hedefliyor.
Bakan Ersoy:  "13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık"
27 Mart 2026 Cuma - 12:19 Bakan Ersoy: "13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "2002 yılından günümüze kadar yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık. Bu başarı asla bir tesadüf değildir. Ortaya koyduğumuz bilimsel titizlik, güçlü diplomasi ve uluslararası iş birliklerinin ortak sonucudur" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin kültürel miras alanındaki çalışmalarını İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen programda açıkladı. Programda ayrıca Heybeliada’da bulunan Aya Yorgi Manastır’ından 22 yıl önce çalınan ve Denizli’de ele geçirilen 19’uncu yüzyıldan kalma "Melek Heykeli"nin Fener Rum Patrikhanesine teslim edilmesi töreni de gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, Fener Rum Patrikhanesi temsilcileri ve diğer davetliler katıldı. Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, müzeciliğin önemine dikkat çekti. Melek Heykelinin teslim edilmesine ilişkin konuşan Bakan Ersoy, "İstanbul Fener Rum Patrikliği’ne çok değerli bir kültür varlığını, bir melek figürünü iade etmek üzere buradayız. Bu güzel birlikteliği değerlendirip, bu toprakların mirasına sahip çıkma noktasında Bakanlık olarak neler yaptığımızı da anlatmak, merak edilen hususlara açıklık getirmek istedik. Malumunuz kültür varlıkları denilince akla gelen ilk bilim dalı arkeolojidir. Ve maalesef bu dal, bilhassa 18. ve 19. yüzyıllarda özellikle Avrupa devletlerinin arkeolojiye ilişkin politik ve stratejik yaklaşımlarının etkisi diğer ülkeleri ciddi oranda mağdur etmiş ve pek çok eser izinsizce ve bir talan yaklaşımıyla yurtlarından koparılmıştır. Osmanlı Devleti de o dönem kendi sınırları içerisinde kalan tüm eserleri korumanın tek yolunun bir müze kurmak olduğunu görmüş; ekonomik bakımdan zor bir süreçten geçmesine rağmen gerekli yatırımı yaparak 1869 yılında Müze-i Hümayun’u, bugünkü adıyla İstanbul Arkeoloji Müzelerini kurmuştur" dedi. "Bakanlığımıza bağlı 219 müze ve 147 ören yerimiz, 2025 yılı itibarıyla 33 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlamıştır" 2025 yılında müze ve ören yerlerini ziyaret eden ziyaretçi sayısının 33 milyon olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, "Bugün geldiğimiz noktada, Bakanlığımıza bağlı 219 müze ve 147 ören yerimiz, 2025 yılı itibarıyla 33 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlamıştır. Bu güçlü yükseliş, kültürel mirasımıza duyulan ilginin ve sahiplenmenin her geçen gün daha da arttığını açıkça ortaya koymaktadır. Uluslararası alanda gerçekleştirdiğimiz sergilerle, bu toprakların hafızasını dünya ile de paylaşmaya devam ettik" şeklinde konuştu. "Dünya Mirası Geçici Listesi’nde varlık sayımız 79’dur" Programda konuşmasına devam eden Bakan Ersoy, "Şanlıurfa merkezli olarak Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç ve Sefertepe gibi önemli yerleşimleri barındıran geniş bir coğrafyada, Neolitik Çağ’ın toplumsal ve kültürel dönüşümünü bütüncül biçimde ortaya koyan projemiz, Türk arkeolojisinin en kapsamlı girişimlerinden biridir. Beş yıl içinde 12 ayrı arkeolojik alanda sürdürülen çalışmalar, 15’i Türk ve 21’i yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurumun katılımıyla uluslararası bir bilimsel iş birliği ağına dönüşmüş; 2025 yılı itibarıyla 219 bilim insanı ve araştırmacının katkısıyla yürütülmüştür. Tanınırlık ve bilinirlik hususunda, ülkemizin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki temsiliyetini artırmayı da yine öncelikli bir hedef olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, 2025 yılında Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri’nin de listeye kaydedilmesiyle birlikte varlık sayımız 22’ye yükselmiştir. Dünya Mirası Geçici Listesi’nde ise varlık sayımız 79’dur" ifadelerini kullandı. "Türkiye, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası alanda aktif, güvenilir ve yön veren bir iş birliği ortağıdır" Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede mirasını koruyan bir ülke olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak, bu topraklardan koparılan her bir eserin izini sürüyor; onları ait oldukları coğrafyayla yeniden buluşturmak için uluslararası alanda güçlü bir mücadele yürütüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yalnızca kendi mirasını koruyan bir ülke değil, aynı zamanda uluslararası alanda aktif, güvenilir ve yön veren bir iş birliği ortağıdır. Bakanlığımız bünyesinde yürütülen çalışmalar, uzun yıllara dayanan birikim ve kurumsal gelişimle bugün çok daha etkin bir yapıya kavuşmuştur" dedi. "2002 yılından günümüze kadar yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık" 2002 yılından günümüze kadar yürütülen çalışmalarda 13 bin 451 kültür varlığının Türkiye’ye kazandırıldığını söyleyen Bakan Ersoy, "Özellikle, 2020 yılında Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğümüzü Daire Başkanlığı olarak yeniden yapılandırarak çok yönlü bir kurumsal işleyişi hayata geçirmemiz ciddi sonuçlar vermiş; dairemiz ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir koordinasyon merkezi haline gelmiştir. Bugün uluslararası müzayedeleri, koleksiyonları ve sanat piyasasını yakından takip eden; bilimsel analizler ve arşiv araştırmalarıyla güçlü delil dosyaları hazırlayan; diplomasiyi, hukuk ve bilimi eş zamanlı kullanan çok katmanlı ve uzmanlaşmış bir sistemle hareket ediyoruz. INTERPOL, UNESCO ve diğer uluslararası kuruluşlarla kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde yalnızca geçmişte kaçırılmış eserlerin iadesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yeni kaçakçılık faaliyetlerinin önüne geçecek önleyici mekanizmaları da güçlendiriyoruz. Bu kararlı yaklaşımın en somut sonuçlarından biri, ülkemize kazandırdığımız eserlerdir. 2002 yılından günümüze kadar yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık. Bu başarı asla bir tesadüf değildir. Ortaya koyduğumuz bilimsel titizlik, güçlü diplomasi ve uluslararası iş birliklerinin ortak sonucudur" diye konuştu. "Bu teslim hukukun, saygının ve ortak değerlerimizin de somut bir tezahürüdür" Melek heykelinin teslimiyle ilgili konuşan Bakan Ersoy, "Bugün burada toplanmamıza vesile olan melek figürü de kültür varlığı kaçakçılığıyla yürüttüğümüz mücadelenin somut örneklerinden biridir. Bu eser, 2004 yılında Denizli İl Emniyet Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği bir operasyonla ele geçirilmiş; yapılan incelemeler sonucunda İstanbul Heybeliada’daki Aya Yorgi Manastırı’nın bahçesinden çalındığı tespit edilmiştir. Eserin gerçek kökeninin belirlenmesinin ardından, adli süreçler titizlikle takip edilmiş; yargı makamlarının verdiği karar doğrultusunda bu kıymetli eser uzun yıllar güvenli şartlarda muhafaza edilmiştir. Bugün ise yürütülen hukuki süreçlerin tamamlanması ve Fener Rum Patrikhanesi ile sağlanan yapıcı diyalog neticesinde, bir suç sonucu yerinden edilen bu eseri ait olduğu yere teslim ediyor olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu teslim bir eserin yerine dönmesi, kültürel bir hafızanın tamamlanması olduğu kadar hukukun, saygının ve ortak değerlerimizin de somut bir tezahürüdür" dedi.
Yılın ilk 2 ayında kurulan şirket sayısı yüzde 1,9 arttı
27 Mart 2026 Cuma - 11:24 Yılın ilk 2 ayında kurulan şirket sayısı yüzde 1,9 arttı Yılın ilk 2 ayında kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 arttı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Şubat ayına ilişkin Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, 2026’nın ilk 2 ayında, 2025’in ilk 2 ayına göre; kurulan şirket sayısı yüzde 1,9 arttı, kurulan kooperatif sayısı yüzde 24,2 azaldı, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısında önemli bir değişiklik olmadı. 2026’nın ilk 2 ayında, 2025’in ilk 2 ayına göre; kapanan şirket sayısı yüzde 12,2 azaldı, kapanan kooperatif sayısı yüzde 17,8 azaldı, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 2,8 arttı. Kurulan şirket sayısında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 artış oldu Şubat 2026’da, Şubat 2025’e göre; kurulan şirket sayısı yüzde 3,3 arttı, kurulan kooperatif sayısı yüzde 19 azaldı, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 1,6 azaldı. Şubat 2026’da, Şubat 2025’e göre; kapanan şirket sayısı yüzde 5,8 azaldı, kapanan kooperatif sayısı yüzde 2,1 azaldı, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 24,8 arttı. Kurulan kooperatif sayısında bir önceki aya göre yüzde 27,4 artış oldu Bir önceki aya göre; kurulan şirket sayısı yüzde 15,1 azaldı, kurulan kooperatif sayısı yüzde 27,4 arttı, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 16,6 azaldı. Bir önceki aya göre; kapanan şirket sayısı yüzde 1,1 arttı, kapanan kooperatif sayısı yüzde 23,3 azaldı, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 13,3 azaldı. Şubat 2026’da Ardahan ve Bayburt illerde şirket kuruluşu gerçekleşmedi Şubat 2026’da kurulan toplam 9 bin 432 şirketin 913’ü anonim şirket, 8 bin 513’ü ise limited şirketti. Aynı ay içinde 149 kooperatif kurulmuştur. Şirketlerin yüzde 37,8’i İstanbul, yüzde 10,4’ü Ankara, yüzde 6,6’sı İzmir’de kuruldu.Bu ay Ardahan ve Bayburt illerde şirket kuruluşu gerçekleşmedi. Şubat 2026’da kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, bir önceki aya göre yüzde 14,9 oranında arttı 2026 yılında toplam 20 bin 813 şirket ve kooperatif kuruldu. Bu dönemde kurulan toplam 18 bin 645 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 73,2’sini, bin 902 anonim şirket ise 26,8’ini oluşturdu. Şubat ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Ocak ayına göre yüzde 17,5 oranında arttı. Şubat 2026’da şirket ve kooperatiflerin 3 bin 283’ü toptan ve perakende ticaret, bin 504’ü inşaat ve bin 163’ü imalat sektöründe kuruldu. Şubat 2026’da kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 699’u inşaat, 382’si toptan ve perakende, 109’u imalat faaliyetleri sektöründe. Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 577’si toptan ve perakende ticaret, 222’si imalat, 135’i inşaat faaliyetler sektöründe. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 754’ü toptan ve perakende ticaret, 401’i inşaat, 159’u imalat faaliyetleri sektöründe. Şubat 2026’da kurulan 149 kooperatifin 103’ü konut yapı kooperatifi Şubat 2026’da kurulan 149 Kooperatifin 103’ü Konut Yapı Kooperatifi, 26’sı İşletme Kooperatifi ve 5’er adet olmak üzere Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Üretim ve Pazarlama Kooperatifi olarak kuruldu. Şubat 2026’da 804 adet yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu Şubat 2026’da kurulan 804 yabancı ortak sermayeli şirketin 380’i Suriye, 123’ü Türkiye, 38’i İran ortaklı olarak kuruldu. Kurulan 804 yabancı ortak sermayeli şirketin 79’u anonim, 725’i limited şirket. 2026 yılında kurulan şirketlerin 266’sı uzmanlaşmamış toptan ticaret, 169’u ikamet amaçlı olan ve ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı faaliyetleri, 60’ı Uzmanlaşmamış perakende ticaret için aracılık hizmeti faaliyetleri sektöründe kuruldu. Şubat 2026’da kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerdeki yabancı sermaye payı yüzde 85,1 oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye olarak barış odaklı duruşumuzu sürdürmeye devam edeceğiz"
27 Mart 2026 Cuma - 11:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye olarak barış odaklı duruşumuzu sürdürmeye devam edeceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak insani değerleri ve adaleti merkeze alan ilkeli, kararlı ve barış odaklı duruşumuzu sürdürmeye; yalnızca bölgemizde değil, tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İletişim Başkanlığınca İstanbul’da düzenlenen "STRATCOM Zirvesi 2026" programına video mesaj gönderdi. Konuşmasına katılımcıları İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası sistemde kopuş, krizler, anlatılar ve düzen arayışı temasıyla tertip edilen bu önemli zirvenin hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Liderlik diplomasisinden dijital dönüşüme, çatışma çözümünden küresel iklim yönetişimine, göç ve sosyal politikalardan kriz yönetimine, iki gün boyunca çok geniş bir yelpazede tertiplenecek panel ve oturumların tüm insanlık için faydalı sonuçlar getirmesini temenni ediyorum. Fikirleri, tespitleri, teklif ve değerlendirmeleriyle zirveye yapacakları kıymetli katkılardan ötürü katılımcılara şimdiden şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Türkiye olarak barış odaklı duruşumuzu sürdürmeye devam edeceğiz" 2. Dünya Savaşı sonrası galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistemin neredeyse her alanda büyük bir meşruiyet krizi yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sistemin temelini teşkil eden kurum, kural ve değerler manzumesi günden güne işlevini yitiriyor. Güç rekabetinin enerji, teknoloji ve ticaret gibi farklı alanlara yayıldığı, sorunların diyalog yerine silahla çözülmeye çalışıldığı, soykırımların, savaşların ve krizlerin giderek daha da tırmandığı zorlu bir dönemden geçiyoruz. Gazze’de olduğu gibi hepimizin yüreğini sızlatan trajedilerin sona ermesi bölgemiz başta olmak üzere tüm dünyada barış, huzur ve istikrarın yeniden temin edilmesi geçmişte hiç olmadığı kadar önemlidir. Hakikat aslında gün gibi ortadayken gerçekleri tahrif etmek üzere kurgulanan yeni ve sahte anlatıların önüne geçebilmek için iletişim ve iş birliği mekanizmalarını bugün daha da güçlendirmek zorundayız. Bu noktada devlet ve hükümetlerin yanı sıra akademisyenlerden sivil toplum ve düşünce kuruluşlarına, uluslararası aktörlerin daha fazla inisiyatif alması ve daha aktif olması kaçınılmazdır. Türkiye olarak insani değerleri ve adaleti merkeze alan ilkeli, kararlı ve barış odaklı duruşumuzu sürdürmeye yalnızca bölgemizde değil, tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu.
’ZExperience’ AI Master programının başvuruları başladı
27 Mart 2026 Cuma - 11:18 ’ZExperience’ AI Master programının başvuruları başladı Zorlu Enerji’nin imece iş birliğiyle yürüttüğü Zorlu Enerji Experience (ZExperience) programının başvuruları açıldı. İlk üç dönemde öğrencilere sürdürülebilirlikten psikolojik dayanıklılığa, yenilenebilir enerjiden sosyal kalkınmaya kadar pek çok alanda yetkinlik kazandıran program, 4’üncü dönemiyle yolculuğunu sürdürüyor. Akıllı Hayat 2030 sürdürülebilirlik vizyonuna paralel olarak, nitelikli eğitim ilkesiyle gençlerin kişisel ve mesleki gelişimine katkı sağlamayı önceliklendiren Zorlu Enerji, bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri olan ZExperience programı ile gençlere destek olmayı sürdürüyor. Program, yapay zekanın temel kavramlarını anlamaktan, kendi başına çalışan sistemler kurmaya kadar uzanan bir süreci kapsıyor. Yapay zekaya ilgi duymanın ötesine geçerek sistematik bir öğrenme yolu sunan ZExperience; katılımcıları yapay zekayı etkin şekilde kullanabilen bireyler haline getirmeyi hedefliyor. Gençlere uçtan uca çalışan bir yapay zeka prototipi geliştirme fırsatı Sosyal inovasyon platformu imece ve şirket iş birliğiyle gerçekleştirilen programın içerikleri, akademik partneri olan Komünite tarafından hazırlanıyor. Programa özel hazırlanan içerikle gençler yapay zeka destekli düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirirken, stratejik ve etkili prompt yazımı konusunda yetkinlik kazanacak. Görsel, video ve ses üretimi gibi alanlarda deneyim sunan program kapsamında katılımcılar kendi ihtiyaçlarına uygun özelleştirilmiş yapay zeka sistemleri oluşturabilecek. Süreç sonunda uçtan uca çalışan bir yapay zeka prototipi geliştirme fırsatı sunulacak. Eğitimlerin tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek ‘Aktivasyon Günü’nde; AI challenge ile bilgi ve becerilerin uygulamaya döküldüğü ve projelerin görünür kılındığı bir deneyim ortamı sağlanacak.
Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, 4 kategoride uluslararası laboratuvar liginin birincisi oldu
27 Mart 2026 Cuma - 10:58 Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, 4 kategoride uluslararası laboratuvar liginin birincisi oldu Avusturyalı Geostats tarafından düzenlenen ve tüm dünyadan laboratuvarların yer aldığı; sporda ‘lig usulü turnuva’ anlamına gelen ‘Round Robin’de Eti Bakır Ar-Ge Merkezi önemli başarılar elde etti. Çoklu elementlerden oluşan bir numunenin içinde yer alan minerallerin bulunmasını konu alan yarışmaya dünya çapında 226 laboratuvar katılırken, şirketin Ar-Ge merkezi 4 elementte sapmasız sonuca ulaşarak birinci oldu. Katma değerli sanayinin öncü şirketlerinden Eti Bakır’ın Ar-Ge Merkezi, yürüttüğü analiz çalışmalarının doğruluğunu ve uluslararası standartlarla uyumunu teyit eden önemli bir başarı elde etti. Küresel madencilik sektörünün önde gelen akredite kuruluşlarından olan Avustralyalı Geostats tarafından gerçekleştirilen laboratuvarlar arası ‘Round Robin’e katılan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, altın, bakır, gümüş ve kurşunda tam sonuca ulaşarak 226 laboratuvar arasında birinci oldu. Eti Bakır Ar-Ge Merkezi Direktörü İbrahim Göktaş, bu sonucun kendileri için uluslararası arenada önemli bir referans sağlayacağını anlatarak, şu bilgileri verdi: "Yarışmada, içinde farklı elementlerin olduğu numuneler sunuluyor. Her laboratuvar kendi konusunda bu element paketlerinden birini seçiyor. Biz içinde altın, gümüş, kobalt, demir, kükürt, bakır, kurşun, nikel ve arsenik olan bir numune seçtik. Bu numuneler daha önce kendileri tarafından incelenmiş ve içindeki oranları belgelenmiş numuneler. Başarı kazanmış olabilmek için en fazla +3, -3 standart sapmayla bu oranlara ulaşmak gerekiyor. Tek bir numune veriliyor, yani herhangi bir hata yapıldığında geri dönüşü mümkün değil. Aynı numuneyi inceleyen laboratuvarlar olduğu gibi farklı bir element gruplarını inceleyen laboratuvarlar da bulunuyor. Ancak herhangi bir element aynıysa onunla da yarışıyorsunuz. ‘Round Robin’ adı da buradan geliyor. Biz 4 elementte standart sapmasız tam sonuca ulaşarak birinci olduk. Diğer elementleri de dahil ettiğimizde ortalama standart sapmamız +1, -1 olarak gerçekleşti." AB projelerinde yer alacak Yarışmadan alınan başarılı sonucun, uluslararası standartlara uygun bir Ar-Ge Merkezi olduklarının kanıtı olduğunu ifade eden Göktaş, "Bu yarışmalara önümüzdeki dönemde de katılmaya devam edeceğiz. Üniversite-sanayi iş birlikleri alanında yeni projelerimiz olacak. AB destekli geri dönüşüm projelerine ve Ufuk Avrupa (Horizon Europe) programlarına başvurularda bulunacağız. TÜBİTAK’ın 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı’na hazırlanıyoruz. Round Robin başarısı ile analiz altyapımız ve uzman kadromuzun uluslararası standartlarda doğruluk ve güvenilirlik sunma yaklaşımını bir kez daha teyit etmiş olduk. Gelecek dönemde yürüteceğimiz ve içinde yer alacağımız projelerle de Eti Bakır Ar-Ge Merkezi’nin yetkinliğini göstereceğiz" diye konuştu.