Yerel Haberler
İstanbul
Kağıthane’de yaz boyunca ilaçlama çalışmaları sürecek 14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:56:21 Kağıthane Belediyesi, yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte ilçe genelinde sinek ve haşerelere karşı ilaçlama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Artan sıcaklıklarla birlikte çoğalma riski taşıyan sivrisinek ve haşerelere karşı belediye ekipleri, ilçenin dört bir yanında düzenli olarak sahada görev yapacak. Belediye bünyesinde görev yapan ekipler ve ilaçlama araçları; cadde, sokak, park, yeşil alan, dere yatakları, rögarlar, kanalizasyon hatları, süs havuzları ve su birikintilerinde periyodik ilaçlama çalışmaları gerçekleştirecek. Çalışmaların özellikle yaz aylarında vatandaşların daha sağlıklı ve konforlu bir çevrede yaşamalarını sağlamak amacıyla sürdürüleceği belirtildi. Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin yaz dönemiyle birlikte ilaçlama çalışmalarının hız kazandığını belirterek, "Yaz aylarına artık girmiş bulunuyoruz. Havaların ısınmasıyla birlikte özellikle sivrisinek ve haşerelere karşı vektörel ilaçlama çalışmalarımızı yoğun şekilde sürdürüyoruz. Üç ilaçlama aracımız ve ekiplerimizle her gün ilçemizin tüm mahallelerinde cadde ve sokaklarda çalışmalarımız devam edecek" dedi. Yetkililer, ilaçlama çalışmalarının yanı sıra vatandaşların da bireysel tedbirler almasının önemine dikkat çekti. Özellikle su birikintilerinin sineklerin üremesi için uygun ortam oluşturduğu belirtilerek; bahçe, teras, ağaç dipleri ve çeşitli kaplarda biriken suların düzenli kontrol edilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca hayvanlar için bırakılan su kaplarının sık sık değiştirilmesi ve kullanılmayan kapların kapalı tutulması gerektiği hatırlatıldı. Kağıthane Belediyesi, yaz boyunca ilçe genelindeki ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürecek.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:47 Sultanbeyli’de "Çevre ve Sıfır Atık Festivali" başladı Sultanbeyli Belediyesi’nce çevre duyarlılığını artırmak ve sıfır atık bilincini yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen "Sultanbeyli Çevre ve Sıfır Atık Festivali" başladı. 14-16 Mayıs tarihleri arasında vatandaşlarla buluşacak festivalde; atölyelerden bilim gösterilerine, söyleşilerden yarışmalara kadar birçok etkinlik gerçekleştirilecek. Festivalin açılış programı Sultanbeyli Meydan Park’ta düzenlendi. Üç gün sürecek etkinlik kapsamında çocuklar, gençler ve ailelere yönelik çevre bilincini artıran programlar hazırlandı. Festival alanında geri dönüşüm atölyeleri, sürdürülebilir enerji uygulamaları, robot şovları, VR simülasyon deneyimleri, bilim gösterileri ve tematik sergiler ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Festivalin açılışında konuşan Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, çevreye duyarlı nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çekerek, "Çevreye duyarlı, kaynaklarını bilinçli kullanan ve geleceğine sahip çıkan bir toplum olmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Festivalimizde üç gün boyunca hem öğretici hem de keyifli etkinliklerle vatandaşlarımızı ağırlayacağız" dedi. Sıfır atık anlayışının yalnızca atıkları ayrıştırmaktan ibaret olmadığını belirten Tombaş, "Kaynaklarımızı doğru kullanmak, israfı önlemek ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak zorundayız. Çocuklarımızın çevre bilinciyle yetişmesi bizim için büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasında belediyenin çevre yatırımlarına da değinen Tombaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla hizmete açılan kompost tesisinin İstanbul’daki ilçe belediyeleri arasında en büyük tesislerden biri olduğunu söyledi. Sebze-meyve atıkları ile budanan ağaç dallarının komposta dönüştürüldüğü tesisin yıllık 250 ton üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Tombaş, ambalaj atığı toplama ve ayrıştırma tesisinin de tamamlandığını kaydetti. İlçede geri dönüşüm kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla giysi kumbaraları, ilaç atığı toplama noktaları ile cam, karton ve plastik atık ekipmanlarının farklı noktalarda hizmet verdiğini ifade eden Tombaş, 2025 yılı içerisinde yaklaşık 2 bin 407 ton ambalaj atığı ile 260 ton tekstil atığının geri dönüşüme kazandırıldığını açıkladı. Festival kapsamında ayrıca ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik ödüllü yarışmalar da düzenlenecek. İklim değişikliği, çevre bilinci ve sıfır atık kültürüne yönelik yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri festival programı kapsamında verilecek. Festival boyunca Güven İslamoğlu, Altuğ Karataş ve Prof. Dr. Yıldız Aksoy söyleşileriyle vatandaşlarla buluşacak. Bilim şovları, çocuk etkinlikleri, tiyatro gösterileri ve konserlerin de yer aldığı festival 16 Mayıs’a kadar Sultanbeyli Meydan Park’ta devam edecek.
Endometriozis etkinliğinde hastalar yaşadıkları sıkıntıları, uzmanlar tanı ve tedaviyi anlattı
30 Mart 2026 Pazartesi - 09:29 Endometriozis etkinliğinde hastalar yaşadıkları sıkıntıları, uzmanlar tanı ve tedaviyi anlattı Mart ayı-Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde "Olağan Şüpheli: Endometriozis" etkinliği düzenlendi. Halk arasında ’çikolata kisti’ olarak bilinen endometriozis, ülkemizde üreme çağındaki 2 milyonu aşkın kadını, bir başka ifadeyle her 10 kadından birini etkileyen ve bazen organ kayıplarına ya da anneliğe engel olan önemli bir hastalık. Rahim iç dokusunun rahim dışına yayılmasıyla gelişen bu hastalık, farklı rahatsızlıklarla karıştırıldığı için tanısı çoğu zaman gecikiyor bazen yıllarca tanı konulamayabiliyor. Hastalığa karşı farkındalık oluşturmak için Mart ayı-Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde, "Olağan Şüpheli: Endometriozis" etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen söyleşinin moderatörlüğünü sunucu ve televizyon programcısı Esra Erol yaptı. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, yıllarca teşhis konulamamasından dolayı, kadınlarda gelişebilen infekritilite (kısırlık) başta olmak üzere böbrek kaybına kadar ilerleyen önemli ve ciddi hastalığa, tedavisindeki en yeni yöntemlere yönelik önemli bilgiler verdi. Hastalar da geç tanı, şiddetli ağrılar ve zorlu süreçlerini içtenlikle paylaştı. Söyleşi sonrası yapılan atölye çalışmasında katılımcılar bahar çiçeklerinden süsler hazırladı. "Hastalık her 10 kadından 1’ini etkiliyor" Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, dünyada çok yaygın bir hastalık olan endometrioze tanı konulmasının çok uzun yıllar alabildiğini belirterek şöyle konuştu: "Rahmin iç zarının olmaması gereken yere yerleşip özellikle de yumurtalıklara yerleşip, bazen de komşu organlara yerleşip çok ciddi ağrılarla seyredebilen, kısırlık yapabilen ve kadınların 20’li ve 30’lu yaşlarında ortaya çıkabilen bir hastalık olmasıyla da önem arz ediyor. 10 kadından 1 tanesini etkileyen bir riskten bahsediyoruz. Kontrole kadın doğum uzmanına gitmeli ve akla özellikle çikolata kisti hastalığı geliyorsa bu konuyla ilgilenen kadın doğum uzmanının görmesi çok önemli. İlerleyince hastalık rahim, tüpler, yumurtalıklar birçok yeri çok etkilemiş oluyor. Bu grup hastada işimiz çok zor. Zaten aslında bu farkındalık etkinliklerinin en önemli amacı erken tanı koyalım, tedaviyle ilgili fırsat zamanını kaçırmayalım." Endometriozisin yol açtığı ağrıların, başka hastalıklarda da görülebildiğini belirten Prof. Dr. Taner Usta, bu nedenle tanı konulmasında gecikme yaşanabildiğini vurgulayarak, "Karındaki ağrılar birçok hastalıkta görülebiliyor. Mesela bel fıtığı hastalığıyla karışabiliyor veya hassas bağırsak sendromu ile karışabiliyor. Ama pelvik bölgede bir kadında adetlerle bağlantılı veya yumurtlamayla bağlantılı eğer bir ağrı durumu varsa mutlaka akla endometriozis gelmeli. Birçok durumda da karşımıza endometriozis çıkıyor" dedi. Prof. Dr. Taner Usta tedaviye yönelik şu bilgileri verdi: "Tedavide ilaç tedavilerinden çok faydalanıyoruz. Endometriozis eğer yumurtalık rezervini azalttıysa yumurtaları dondurma veya embriyo dondurma gibi tedavi seçeneklerini mutlaka düşünüyoruz ve hastayla münazara ediyoruz. Özellikle çok derin tutulumlar, organları tehdit eden tutulumlar var veya şüpheli bir görüntü varsa da böyle bir durumda cerrahi tedaviye başlıyoruz." "Endometriozisi de toplumda yüksek sesle konuşabilmeliyiz" Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen söyleşinin 2. kez moderatörlüğünü yapan sunucu ve televizyon programcısı Esra Erol da endometriozis hastalığı konusunda toplumsal farkındalık oluşmasının son derece önemli olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: "Kadın hastalıklarına dair toplumda çok yüksek sesle konuşamıyoruz. Bunun tabi kültürel yapıdan, kadının toplumdaki yerinden ve halk arasındaki önyargılardan kaynaklandığını düşünüyorum. Bazı hastalıklarda olduğu gibi bence endometriozisi de yüksek sesle konuşmalıyız." Kadınların yaşamını kabusa çevirebilen bu hastalığa yönelik toplumsal farkındalık oluşturabilmek için katkıda bulunmaya özen gösterdiğini vurgulayan Erol, sözlerine şöyle devam etti: "Bulunduğum konum itibariyle de bu konuda bir farkındalık oluşturabiliyorsak ne mutlu. Çünkü halk arasında endometriozis ile ilgili bu hastalığı bilmeyen insanlar genelde şunu söylüyorlar, ’yaa ne kadar nazlı niyazlı, sanki ağrıları birazcık abartıyor, sanırım senin ağrılarının bir psikolojik karşılığı var’ Aslında böyle değil, çok ciddi bir hastalık. Biz bu hastalığı ne zaman yüksek sesle konuşur farkında olursak sanırım erken teşhis ve tanı ve sürecin anlaşılmasını sağlayabiliriz." "7 yılda tanı aldım, keşke daha önce bilseydim" Etkinlikte konuşan 48 yaşındaki Aygen Yapıcıkardeşler de hastalığına 7 yıl tanı konulmadığını belirterek, bir yıl önce, bağırsağında da görülen ‘bağırsak endometriozisi’ tanısı aldığını söyledi. Bağırsağında 4,5 santimlik endometriozis nedeniyle geçtiğimiz ay Prof. Dr. Usta’ya ameliyat olan Yapıcıkardeşler, tanı konulana kadar yaşadığı zorlu süreci şöyle anlattı: "Bundan 8 sene kadar önce sol tüpümde tıkanıklık olduğu fark edildi, fakat o zaman teşhis konulmadı. Endometriozis kelimesini de aslında çok yakın bir zamanda duydum. 2024’ün aralık ayında yaptırdığım check-upta doktorlarımdan bir tanesi ‘çikolata kisti ama bu endometriozis olabilir’ dedi. Benim için kistti, çok bir şey ifade etmiyordu açık söyleyeyim bu konuda tabiri caizse cahil olduğumu düşünüyorum. Bu kelime ‘kist’ demek ki dedim ve çok önemsemedim ama doktorum üzerine gitti, 3 ay sonra tekrar kontrole çağırdı. Başka bir şikayetim var mı anlamaya çalıştı ama ben yine aynı şekilde rahimle bağırsak arasında bu kadar büyük bir ilişki olduğunu bir kadın olarak bilmiyordum. Benim teşhisim Derin Endometriozis olarak konuldu ama bağırsak endometriozisydi asıl, evet rahimde endometriozis vardı ama bağırsağa da sıçramıştı. Teşhis konulduğunda 4,5 cm kadar bağırsakta endometriozis vardı." 48 yaşında olduğunu ve her yıl check-up yaptırdığını belirten Yapıcıkardeşler, 8 yıl önce başlayan sorunlarına ancak bir yıl önce tanı alabildiğinden yakınarak şöyle konuştu: "Yaptırdığım checkuplarda sol tüpümün tıkalı olduğu fark edildi ama teşhis 8 yıl önce konulmadı. Dolayısıyla ben endometriozis kelimesini 8 yıl önce değil, son 1 sene içerisinde yaptığım görüşmelerde duydum. Bir ay önce olduğum ameliyatın sonucunda da aslında o tarihte tüpümün tıkalı olmasının sebebinin de endometriozis olduğu çok yeni ortaya çıkmış oldu. Belki 8 sene önce tanı konulsaydı farklı bir tedavi uygulanırdı, bağırsak yoluna gitmezdi, bağırsak endometrizoisi olarak sıçramayıp medikal tedaviyle sonuçlanırdı belki de." "Hamileliğimin 30. haftasında aldığım haberle şok oldum" Bir bebek annesi olan 28 yaşındaki Öykü Güncan da hiçbir şikayeti yokken 2023 yılında rutin kontrolde endometriozis tanısı aldığını ama bunu önemsemediğini söyledi. Evlendikten haftalar sonra çikolata kistinin patlamasıyla acil ameliyata alınan Güncan, hamileliğinde yaşadığı şoku da şöyle paylaştı: "Herhangi bir sorun yok diye düşünüyorduk fakat çikolata kisti büyümeye devam etmiş içerde. Kist hamile kalınca da büyümeye devam etti ve doktorum, o süreci takip eden doktorum yani sorun oluşturmadı en başta ama 30. Haftaya geldiğimizde ‘bu şekilde doğum yaptıramayacağım dedi. Daha sonra yeni bir doktor arayışına girdik ve Taner hocayı bulduk, sağ olsun kabul etti bizi." Prof. Dr. Taner Usta tarafından yakın klinik izleme alınan Güncan, doğuma kadar da herhangi bir müdahale yapılmadan izlendi. 30 haftalıkken 6 santim olan endometriozisin doğumda 8 santime ulaştığı görüldü. Bebeğini dünyaya getirmek için sezaryen ameliyatı olan Öykü Güncan’ın ameliyat sırasında çikolata kistinin içi boşaltıldı. Bebeğine kavuşan Öykü Güncan, endometriozisin oluşturduğu sağlık sorunundan da kurtuldu.