Yerel Haberler
İstanbul
A101’den perakendede düşük karbonlu dönüşüm için önemli adım 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:43:29 A101, uluslararası Cool Up Programı kapsamında çevre dostu soğutma teknolojilerini farklı iklim bölgelerindeki mağazalarında devreye alarak perakendede düşük karbonlu dönüşüm için örnek bir model geliştiriyor. Türkiye’nin önde gelen market zincirlerinden A101, sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım daha attı. Uluslararası Cool Up Programı kapsamında mağazalarında iklim dostu soğutma sistemlerini devreye alan şirket, perakende sektöründe düşük karbonlu dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyor. Almanya Federal Hükümeti’nin Uluslararası İklim Girişimi (IKI) tarafından desteklenen ve UNDP Türkiye’nin de yer aldığı program, Türkiye’nin yanı sıra Mısır, Ürdün ve Lübnan’da uygulanıyor. Programın temel amacı, çevre dostu soğutma teknolojilerinin yaygınlaşmasını desteklemek ve bu alandaki teknik kapasiteyi geliştirmek. Artan enerji ihtiyacı ve iklim krizi, özellikle soğutma sistemlerinin çevresel etkisini daha kritik hale getirirken, A101 bu alanda somut bir dönüşüm başlatıyor. Şirket, mağazalarında geleneksel soğutma sistemleri yerine, iklim dostu alternatiflere geçiş yaparak hem karbon ayak izini azaltmayı hem de gelecekteki düzenlemelere uyum sağlamayı amaçlıyor. Pilot uygulama; İstanbul, Antalya, Gaziantep ve Ağrı’daki mağazalarda hayata geçirildi. Farklı iklim koşullarını temsil eden bu lokasyonlarda elde edilecek verilerle, yeni nesil sistemlerin performansı ve enerji verimliliği karşılaştırmalı olarak analiz edilecek. Elde edilecek bulguların, sadece A101’in sürdürülebilirlik stratejisine yön vermesi değil, aynı zamanda perakende sektöründe benzer dönüşümlerin yaygınlaşmasına katkı sağlaması bekleniyor. Bu yönüyle proje, veri temelli ve ölçeklenebilir bir dönüşüm modeli olarak konumlanıyor.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:37 Türk Telekom’dan engelleri aşan projeler Türk Telekom, "Türkiye’ye Değer" anlayışıyla teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürerek, her bireyin toplumsal hayata tam ve eşit katılımını sağlama vizyonuyla kurumsal sosyal sorumluluk projelerini sürdürüyor. Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük edenlerden Türk Telekom, teknoloji birikimini toplumsal faydaya dönüştürerek tarihi ve kültürel mirasın, sanatın ve sporun herkes için erişilebilir olması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. "Türkiye’ye Değer" anlayışıyla engelli bireylerin hayata eşit, bağımsız ve tam katılımını destekleyen kurumsal sosyal sorumluluk projelerini odağına alan şirket, 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası kapsamında erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanlarındaki güçlü projeleriyle farkındalık sağlıyor. Teknolojiyi engelleri ortadan kaldıran bir güç olarak konumlandıran şirket, hayatın her alanında daha kapsayıcı bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Şirket, geliştirdiği yenilikçi çözümlerle sadece fiziksel değil, duyusal ve dijital bariyerleri de aşarak teknolojinin gücünü iyilik ve fayda için kullanıyor; Engelsiz Tribün, Telefon Kütüphanesi, Kitaplara Ses, Günışığı, Sesli Adımlar, Erişilebilir Tiyatro gibi projeleriyle engellilerin toplumsal hayata eşit katılımını ve bilgiye erişimini destekliyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, erişilebilirliği destekleyen çalışmalara verdikleri önemi vurgulayarak şunları söyledi: "Şirket olarak, ‘Türkiye’ye Değer’ anlayışıyla teknolojiyi yalnızca bir araç değil, toplumsal iyiliği ve faydayı büyüten bir güç olarak görüyoruz. Hayatın her alanında teknolojinin gücüyle engelleri birlikte aşıyor, teknolojinin sunduğu imkânları her bir bireyin hayatına dokunacak, fiziksel ve sosyal engelleri ortadan kaldıracak çözümlere dönüştürüyoruz. Bu motivasyonla, Sesli Adımlar’dan Telefon Kütüphanesi’ne, Erişilebilir Tiyatro’dan Engelsiz Tribün’e kadar çok geniş bir yelpazede, hayatın kalbine dokunan projeler yürütüyoruz. Bu yıl, Sesli Adımlar uygulamamızı en yeni konumlandırma teknolojileriyle güncelleyerek görme engelli kullanıcılarımıza çok daha hassas ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmaya başladık. Aynı zamanda Telefon Kütüphanesi’ne yeni dahil ettiğimiz ‘Mekânların Sesi’ bölümüyle, ülkemizin sembolleşmiş 11 tarihi ve kültürel mekânını sesli betimlemelerle herkes için keşfedilebilir kıldık. Spordan sanata, kültürden eğitime hayatın her alanında bu engelleri birlikte aşmak için teknoloji birikimimizi seferber etmeye devam edeceğiz." Telefon Kütüphanesi’nde "Mekânların Sesi" ile tarihi mekânlar keşfediliyor Yapılan açıklamaya göre şirket, tarihi ve kültürel mirasın herkes için erişilebilir olması hedefiyle "Mekânların Sesi" projesini hayata geçirdi. Görme engelli bireylerin bilgiye erişimine olanak sağlamak üzere ücretsiz sunulan Telefon Kütüphanesi uygulamasına yeni entegre edilen bu bölümle; Ani Harabeleri, Anıtkabir, Aspendos Antik Kenti, Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Efes Antik Kenti, Ayasofya, Göbeklitepe, Kız Kulesi, Nemrut Dağı, Peri Bacaları ve Sümela Manastırı olmak üzere 11 önemli mekân sesli betimlemelerle erişilebilir kılındı. Sesli Betimleme Derneği (SEBEDER) iş birliğiyle, hedef kitlenin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan bu içerikler, kullanıcıların bu mekânları kendi zihinsel imgeleriyle keşfetmelerini sağlıyor. Sesli Adımlar uygulamasında kişiselleştirilmiş yön bulma deneyimi Şirketin Atatürk Kültür Merkezi’ni (AKM) ziyaret eden görme ve işitme engellilerin yardıma ihtiyaç duymadan açık ve kapalı alanlarda rahatça yön bulmalarına olanak sağlayan Sesli Adımlar uygulamasında, engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak geliştirmeler yapıldı. Yapılan çalışmalar ile uygulamadaki konumlandırma teknolojisi geliştirilirken, telefon içerisindeki sensörler de kullanılarak daha yüksek hassasiyetli bir deneyim sunulabiliyor. Yeni güncellemeler ile görme engelli kullanıcıların yön bulma deneyimi daha kişiselleştirilebilir hale getirildi ve yeni yönlendirme komutları eklendi. Kültür-sanatta ve sporda engeller kalkıyor Türk Telekom’un kültür sanatta engelleri kaldırmak amacıyla uzun süredir yürüttüğü Erişilebilir Tiyatro projesi kapsamında, ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’ndeki (AKM) tiyatro oyunları, canlı betimleme, özel sahne turu ve üst yazı uygulamalarıyla görme ve işitme engelli bireyler için engelsiz bir deneyime dönüştürülüyor. Öte yandan sporun birleştirici gücünü herkese ulaştırmayı hedefleyen Şirket, "Engelsiz Tribün" projesi ile 5G teknolojisi ve özel ekipmanlar kullanarak engelli bireylerin tribün coşkusunu ve maç heyecanını tüm taraftarlarla aynı anda hissetmelerine olanak tanıyor.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:29 ŞMS Kopuz ve Bunge, yeni nesil özel yağ portföyünü tanıttı Gıda sektörüne yönelik yenilikçi çözümler geliştiren Bunge, Türkiye’deki stratejik iş ortağı ŞMS Kopuz ile birlikte yeni nesil özel yağ portföyünü tanıttı. Etkinlikte tanıtılan ürünlerin, üreticilere operasyonel kolaylık ve ihracatta rekabet avantajı sağlaması hedefleniyor. Tarım, gıda ve içerik çözümleri alanında faaliyet gösteren Bunge, Türkiye pazarına yönelik geliştirdiği yeni nesil özel yağ çözümlerini, Türkiye’deki distribütörü ve stratejik iş ortağı ŞMS Kopuz iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte tanıttı. Organizasyonda; FlexiBetter fırıncılık çözümleri, CBT Gold, Prestine serisi ve shea bazlı özel yağ alternatifleri sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu. ŞMS Kopuz Yönetim Kurulu Başkanı Şemsi Kopuz, etkinlikte yaptığı konuşmada atıştırmalık ürün sektörünün önemine dikkat çekti. Kopuz, tüketim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte dünyada trendlerin atıştırmalık ürünler yönünde çok geliştiğini ve sektörün tüm dünyada hızla büyüdüğünü ifade etti. Türkiye’nin bu alanda 3,4 milyar dolarlık ihracat hacmiyle dünyada ilk beş içerisinde bulunduğunu belirten Kopuz, söz konusu başarının şekerli mamul sektörü açısından önemli bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. ŞMS Kopuz’un yürüttüğü çalışmalar kapsamında, gıda sektöründe 200 yıllık küresel deneyime sahip Bunge’nin yenilikçi çözümlerinin Türkiye’deki sanayicilerle buluşturulduğunu aktaran Kopuz, bu iş birliklerinin Türk gıda sektörünün ihracatta rekabet gücünü artırdığını söyledi. "Özel bitkisel tereyağı vegan tüketim için önemli" Kopuz, özel bitkisel tereyağı ürünlerinin özellikle vegan tüketim açısından önem taşıdığını belirterek, "Özel bitkisel tereyağı diye bir kavram var, bu aslında vegan tüketiminde de çok önemli ve bu ürünün trans yağı sıfır. Bu çerçevede artık pastanelere ve zincir markalarda yediğimiz ürünlere bir farkındalık getiriyor" dedi. Kopuz, Shea bitkisinin kakao yağına alternatif olarak sürülebilir krema ve dondurma sektöründe rekabet gücünü artırdığını ifade ederek, "Shea, kakao yağının alternatifi bir bitki ve lezzeti kakao yağından hiçbir farkı yok, bu özelliğiyle çikolatanın gelişimine, rekabetine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. "Hedefimiz 2030’lu yıllarda 3,4 milyar dolarlık ihracat rakamını 10 milyar dolarlara taşımak" Bunge’nin bu alanda dünyanın inovasyon merkezi olduğunu belirten Kopuz, Türkiye’deki yapılanmalarıyla birlikte hem tüketicilere daha ekonomik ürünler sunmayı hem de sektörün ihracat gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi. Kopuz, "Bu ürünlerle hem Türkiye’deki insanımıza daha ekonomik ürün sunma anlamında bir köprü vazifesi görüyoruz, hem de ihracatta sektörümüzü Amerika, Latin Amerika dahil, Afrika gibi dünya pazarları ihracatına bir ivme kazandırıyoruz. Hedefimiz 2030’lu yıllarda 3,4 milyar dolarlık ihracat rakamını 10 milyar dolarlara taşımak" diye konuştu. ŞMS Kopuz İcra Kurulu Üyesi ve CEO’su Burak Kopuz ise "Gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle dünyada gıda alanında yer alan global çözümleri Türkiye’ye getirmeyi hedefliyoruz. Bu çözümleri inovatif yaklaşımlarla, rekabet avantajı sağlayacak biçimde sanayiciye sunmayı amaçlıyoruz. Doğru ürün, doğru konumlandırma ve doğru teknik destekle bunu sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Burak Kopuz, lansmanını gerçekleştirdikleri yeni ürünlerin müşterilerine reçetelerinde kolaylık, performans artıları ve rekabet gücü sağlayacağını belirterek, "Yeni ürünlerimiz müşterilerimize bu anlamda önemli avantajlar sunacak" diye konuştu. Bu tür ürün ve çözümlerin ŞMS Kopuz’un vizyonunda her zaman bulunduğunu vurgulayan Kopuz, "Bu vizyonumuzu gelecek dönemde de göstermeyi hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. Etkinlikte tanıtılan yeni nesil yağ portföyü Etkinlikte aktarılan bilgilere göre Bunge, Türkiye pazarına yönelik yatırım ve büyüme odağını, yeni nesil özel yağ çözümleriyle güçlendirmeyi sürdürüyor. ŞMS Kopuz ile yürütülen iş birliği kapsamında son üç yılda 20’den fazla özel yağ çözümü Türkiye pazarına sunulurken, bu ürünler 70’in üzerinde aktif müşteriye ulaştı. Lansmanla birlikte bu erişimin daha da genişletilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda tanıtılan CBT Gold, Prestine serisi, FlexiBetter fırıncılık çözümleri ve shea bazlı özel yağ alternatifleri, Türkiye’de büyüyen yüksek performanslı, verimli ve sürdürülebilir gıda üretimi ihtiyacına yanıt vermeyi amaçlıyor. Lansmanda öne çıkan ürünlerden FlexiBetter, kruvasan, milföy ve kurabiye gibi katmanlı hamur ürünleri için geliştirilen, süt yağına alternatif yenilikçi bir çözüm olarak tanıtıldı. Ürün, üretim sürecinde istikrarlı sonuçlar sunması, işlenebilirliği kolaylaştırması ve nihai üründe istenen dokunun korunmasına katkı sağlamasıyla dikkat çekiyor. Şekerleme kategorisine yönelik çözümler arasında yer alan CBT Gold ise çikolata benzeri ürünlerde lezzet, doku ve üretim verimliliğini birlikte sunmayı hedefliyor. Kakao yağına yakın özellikleriyle öne çıkan ürün, üreticilere daha hızlı ve kontrollü bir üretim süreci sağlarken, tüketici deneyiminde de tat ve ağız hissinin korunmasına katkı sunuyor. Prestine serisi ise dolgu yağları kategorisinde konumlanıyor. Sıcak iklim koşullarında ürün kalitesinin korunmasına katkı sağlayan seri, pralinden gofrete, fındık bazlı dolgulardan havalandırılmış ürünlere kadar geniş bir kullanım alanında pürüzsüz doku ve dengeli lezzet profili sunmayı amaçlıyor.
Akbank, NFC ile ödeme yapılabilen tüm akıllı saatleri kapsayan banka olduğunu duyurdu
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:04 Akbank, NFC ile ödeme yapılabilen tüm akıllı saatleri kapsayan banka olduğunu duyurdu Akbank, Huawei Watch GT serisinin entegrasyonunu tamamlayarak NFC ile ödeme yapılabilen tüm akıllı saat modellerini kapsayan banka oldu. Bu sayede kullanıcılar kart veya telefon taşımadan akıllı saatleri aracılığıyla temassız ödeme gerçekleştirebiliyor. Akbank, Huawei Watch 5, Watch GT, Watch Fit ve Ultimate 2 serilerini ödeme ekosistemine dâhil etti. Banka, NFC ile ödeme yapılabilen tüm akıllı saat modellerini kapsayan banka olduğunu duyurdu. Gerçekleştirilen entegrasyon sayesinde kullanıcılar, Türkiye’de yaygın kullanılan akıllı saat serilerinden Huawei Watch 5, Watch GT, Watch Fit ve Watch Ultimate 2 ile POS cihazına saatlerini yaklaştırarak ödeme yapabilecek. Banka, daha önce Huawei Watch 3 ve Watch 4 modellerine bu uygulamayı getirmişti. Bu yeni entegrasyonla birlikte ise artık tüm Android cep telefonu sahibi Akbanklı Huawei akıllı saat kullanıcıları, kart veya telefon taşımadan alışverişlerini gerçekleştirebilecek. Geliştirdikleri inovasyon odaklı iş birlikleriyle, akıllı saatle ödeme deneyimini günlük hayatın doğal akışına taşıdıklarını belirten Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, "Temassız ödemelerin hızla alışkanlığa dönüştüğü bir dönemde, giyilebilir teknolojiler bankacılıkta yeni bir deneyim katmanı hâline geliyor. Küresel giyilebilir ödeme pazarının 2032 yılına dek 245 milyar dolar hacme ulaşacağı öngörülüyor; bu büyümenin lokomotifi ise bugün işlemlerin yüzde 85’inden fazlasını karşılayan NFC teknolojisi ve akıllı saatler. Akbank Mobil temassız ödemeler içerisinde akıllı saat ödemelerinin payının son bir yılda yüzde 25’i aşan bir artışa sahip olması da bu trendin kuvvetli bir göstergesi. Akbank, bu küresel trendin ülkemizdeki öncüleri arasında. Bankacılığı, dijitalleşmeyle hayatın akışına doğal biçimde entegre etme stratejimizin bir yansıması olarak, Huawei ile Türkiye’de ilk olan bir entegrasyona imza atmıştık. Şimdi ise Huawei Watch GT entegrasyonunu tamamlayarak ülkemizde NFC ile ödeme yapılabilen tüm akıllı saatlere Akbank deneyimini taşıdık. Akbanklıları yeni nesil deneyimler ve yaşamın her anına değer katan çözümlerle buluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Akbank, yeni entegrasyonla birlikte müşterilerine her yerde, her an temassız ödeme deneyimini sunduğunu açıkladı. Banka, inovatif iş birlikleri ve teknoloji yatırımlarıyla geleceğin bankacılık çözümlerini sunmaya devam etmeyi hedefliyor.
Varisle karıştırılan ödem farklı hastalıkların habercisi olabilir
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:16 Varisle karıştırılan ödem farklı hastalıkların habercisi olabilir Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahar Temur, varisin ve ödemin sıkça beraber görülebileceğini, fakat ödemin başka hastalıkların da belirtisi olabileceğini belirterek doğru tanının hayati önem taşıdığını vurguladı. Medicana Çamlıca Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahar Temur, bacaklarda sık görülen şişliklerin toplumda çoğunlukla varis olarak yorumlandığını ancak bu durumun her zaman doğru olmadığını belirtti. Ödemin birbirinden farklı sağlık sorunları nedeniyle oluşabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Bahar Temur, yanlış değerlendirmelerin tedavi sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti. Varis bir dolaşım sistemi hastalığıdır Varisin, toplardamarlarda bulunan kapakçıkların görevini yeterince yerine getirememesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Doç. Dr. Bahar Temur, şu bilgileri paylaştı: "Variste damarlar genişler, kıvrımlı bir hal alır ve cilt yüzeyinden belirgin şekilde görülebilir. Hastalarda bacaklarda ağrı, yanma, kaşıntı ve gün sonunda artan ağırlık hissi sık görülür. Uzun süre ayakta kalma, hareketsiz yaşam tarzı ve genetik yatkınlık varis oluşumunda önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır." Benzer şikâyetler farklı nedenlere işaret edebilir Bacaklarda ödemin varislerle beraber görülebildiği gibi kardiyak (kalp ile ilgili) nedenlerden, böbrek yetmezliğinden, hormonal sebeplerden, lenfödem gibi lenf damarı hastalıklarından da oluşabileceğini söyleyen Doç. Dr. Bahar Temur, "Ödem, dokular arasında sıvı birikmesi sonucu oluşur. Genellikle yaygın bir şişlik şeklinde kendini gösterir ve sadece bacaklarda değil ayak, el ve yüzde de görülebilir" dedi. Ödemin; fazla tuz tüketimi, hareketsizlik, hormonal değişimler, gebelik ve bazı ilaçlara bağlı olarak gelişebileceğini belirten Doç. Dr. Bahar Temur, bazı durumlarda altta yatan sistemik hastalıkların da işareti olabileceğini vurguladı. Doç. Dr. Bahar Temur, iki durumun nasıl ayırt edilebileceğini şöyle anlattı: "Görünüm: Variste belirgin, kıvrımlı ve morumsu damarlar görülürken, diğer sebeplerle oluşan ödemde daha yaygın ve homojen bir şişlik oluşur. Yerleşim: Varis genellikle bacaklarla sınırlıdır; kardiyak veya hormonal ödem ise ayak, bacak, el ve yüzde ortaya çıkabilir. Fizik muayene bulgusu: Ödemde bası ile çökme (çukurlaşma) görülebilirken, variste damar yapısı belirgin şekilde hissedilir. Şikâyetlerin seyri: Variste gün sonunda artan ağrı ve ağırlık hissi ön plandayken, diğer sebeplerle oluşan ödemde şişlik gün içinde değişkenlik gösterebilir." Doğru tanı, doğru tedavinin ilk adımıdır Ödeme neden olan durumların birbirine karıştırılmasının hastaların yanlış tedavi yöntemlerine yönelmesine neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Bahar Temur, "Kardiyak ödem ve varisin tedavi yaklaşımları farklıdır. Bu nedenle bacaklarda şişlik, ağrı ya da damar belirginliği yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması büyük önem taşır" uyarılarında bulundu. Ne zaman uzmana başvurulmalı Doç. Dr. Bahar Temur, son olarak şunları kaydetti: Bacaklarda sürekli veya tekrarlayan şişlik varsa, damarlar belirginleşmişse, ağrı, yanma, kramp gibi şikâyetler eşlik ediyorsa, şişlik tek taraflı ve ani geliştiyse bir kalp ve damar cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirme önerilmektedir. Erken tanı ve doğru tedavi ile hem varisin hem ödemin kontrol altına alınabilmesi mümkünken, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerekmektedir."