Yerel Haberler
İstanbul
15 Şubat 2026 Pazar - 14:52 İstanbul merkezli 8 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 51 gözaltı İstanbul merkezli 8 ilde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonunda 51 şüpheli gözaltına alındı. Şebeke ile kaçak göçmenler arkasındaki para trafiği Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemesine takılırken, eş zamanlı operasyon anı polis kamerasına yansıdı. Edinilen bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, ’resmi belgede sahtecilik’ ve ’göçmen kaçakçılığı’ suçlarıyla ilgili çalışma başlattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma doğrultusunda, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘özel belgede sahtecilik’ ve ‘resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan’ tespit edilen şebeke takibe alındı. İkamet izni başvuruları sırasında bazı yabancı uyruklu kişilerin, işlemlerde sahte ve tahrif edilmiş belgeler ile sahte içerikli taahhütnameleri kullandığı saptandı. Bu suretle göçmen kaçakçılığı suçunun işlendiğini belirleyen emniyet ekipleri, belgelerin sahte olduğunun ilgili kurumlardan alınan teyitler ve MASAK incelemeleriyle şüpheliler arasındaki para transferlerinden tespit edildiği anlaşıldı. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından şebekenin fertleri tek tek belirlendi. Tespiti yapılan şüphelilerin yakalanmasına yönelik bu sabah saat 07.00’de İstanbul merkezli 8 ilde yapılan eş zamanlı operasyon başlatıldı. Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen baskınlarda, aranan kişilerin 51’i yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan 51 şüpheli, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Soruşturma kapsamında yakalanan kişiler hakkında başlatılan tahkikatın devam ettiği öğrenildi.
Vodafone Türkiye 2025-26 mali yılı 3. çeyrek sonuçlarını açıkladı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:50 Vodafone Türkiye 2025-26 mali yılı 3. çeyrek sonuçlarını açıkladı Ekim-Aralık 2025 dönemini kapsayan 3. çeyrekte Vodafone Türkiye’nin servis gelirleri 36 milyar TL olarak gerçekleşti. Vodafone Türkiye, 2025-26 mali yılı 3. çeyrek sonuçlarını açıkladı. Ekim-Aralık 2025 dönemini kapsayan 3. çeyrekte şirketin servis gelirleri 36 milyar TL olarak gerçekleşti. UMS 29 (Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama ile İlgili Uluslararası Muhasebe Standardı 29) etkisinden arındırılmış servis gelirleri ise 33 milyar TL olarak gerçekleşti. Mobil abone sayısı 25,1 milyon oldu Vodafone Türkiye’nin bu dönemde mobil abone sayısı 25,1 milyon, M2M (Makinelerarası İletişim) dahil toplam mobil abone sayısı 31,6 milyon oldu. Faturalı abone sayısı ise toplam bazın yüzde 85,4’ini oluşturdu ve 21,5 milyona ulaştı. Genişbant teknolojilerinde de hizmet kalitesini sürekli artıran Vodafone Türkiye’nin sabit genişbant abone sayısı 1,4 milyon olarak gerçekleşti. "Dijital müşteri" sayısı 18.2 milyon oldu Müşterilerine en iyi dijital deneyimi yaşatma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Vodafone’un Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanallarını kullanan aylık aktif müşteri sayısı 18.2 milyona ulaştı. Vodafone’un dijital kanallarını kullanan müşterilerin aylık toplam etkileşimi ise 323 milyon oldu. Dijital servislerde büyüme 2025-26 mali yılının 3. çeyreğinde Vodafone Türkiye müşterilerinin mobil data kullanımı 1.399 petabyte olarak gerçekleşti. Vodafone Türkiye, bu dönemde dijital servis şirketi olma yolunda da önemli gelişme kaydetti. Vodafone’un yeni nesil mobil finans çözümü Vodafone Pay’in ürünlerini kullanan toplam kullanıcı sayısı 9.9 milyona ulaştı. Şirketin 1.000’e yakın farklı işlem yapabilen kişisel dijital asistanı TOBi’nin aylık tekil kullanıcı sayısı 7 milyona yükseldi. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, 2025-26 mali yılının 3. çeyrek performansını şöyle değerlendirdi: "Vodafone olarak, bu yıl Türkiye’deki 20’nci yılımızı kutluyoruz. İlk günden beri ülkemiz için değer oluşturma odağıyla yaptığımız yatırımların toplam reel değeri 480 milyar TL’yi aşmış durumda. Cumhuriyet tarihinin en büyük iki uluslararası doğrudan yatırımcısından biriyiz. Ekim-Aralık 2025 dönemini kapsayan 3. çeyrekte servis gelirlerimiz 36 milyar TL olarak gerçekleşti. Bununla birlikte, müşterilerimize en iyi dijital deneyimi sunmak için çalışmalarımıza devam ettik. Dijital kanalları kullanan aylık aktif müşteri sayımız 18.2 milyona ulaştı. Türkiye’deki 20’nci yaşımızı 5G ile kutlayacak olmanın heyecanı içindeyiz. 5G’ye geçiş, yalnızca operatörlerin değil, Türkiye’nin dijital geleceği için de kritik bir eşik olacak. Vodafone olarak global bilgi birikimimiz ve yerel uygulamalardan kazandığımız deneyimle 5G’yi ülkemizde hem bireylerin hem de kurumların hizmetine sunmak için dünden hazırız."
El Bebek Gül Bebek Derneği’nden RSV İçin toplumsal farkındalık çalışması
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:44 El Bebek Gül Bebek Derneği’nden RSV İçin toplumsal farkındalık çalışması El Bebek Gül Bebek Derneği, Respiratuvar Sinsityal Virüs’ün (RSV) yalnızca bebekleri değil, ailelerin de tüm yaşam dengesini etkileyen çok boyutlu sonuçları olduğunu gösteren kapsamlı araştırmasını paylaştı. El Bebek Gül Bebek Derneği, RSV sürecinin ebeveynler üzerindeki duygusal, sosyal ve ekonomik etkilerini tüm boyutlarıyla ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, RSV’nin yalnızca bir enfeksiyon hastalığı değil, aile sistemini, çalışma hayatını ve ruh sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir halk sağlığı meselesi olduğunu gösterdi. Araştırma bulgularını "RSV’yi Tanı" başlığıyla düzenlenen basın toplantısında paylaşan El Bebek Gül Bebek Derneği Başkanı Uzman Psikolog İlknur Okay, RSV konusunda bilgiye zamanında ulaşamamanın süreci daha yıpratıcı hale getirdiğini vurguladı. Ailelerin gerçek yaşam hikâyelerinin de paylaşıldığı toplantıda, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca, RSV’nin çocuk sağlığı üzerindeki kritik etkilerini güncel bilimsel verilerle ele alırken, Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Haluk Özsarı ise RSV’nin sağlık sistemleri üzerindeki yükünü değerlendirdi. Ailelerin yaşadıkları ilk kez bu kapsamda ölçüldü Araştırma bulguları; ailelerin yaşadığı yoğun kaygı, bilgi eksikliği, iş gücü kaybı ve ekonomik yükün, RSV sürecini daha da ağırlaştırdığını ortaya koyuyor. RSV sürecinde bir bebeğin nefes almakta zorlandığı her an, ebeveynler için hayatın adeta durduğu bir döneme dönüşüyor. O dönemlerde ailelerin sosyal yaşamları askıya alınıyor, günlük rutinler yerini derin bir endişeye, belirsizliğe ve sürekli tetikte olma haline bırakıyor. Türkiye’de bebeklerin büyük çoğunluğu, yaşamlarının ilk iki yılında RSV kaynaklı bronşiolit ve zatürre gibi ciddi solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşı karşıya kalıyor. Ancak, uzmanlar RSV’nin yalnızca tıbbi bir sorun olmadığının fark edilmesi için uyarıyor. Bu süreç, ailelerin sosyal yaşamlarını, iş hayatlarını, psikolojik dayanıklılıklarını ve ekonomik dengelerini derinden etkileyen çok katmanlı bir yük oluşturuyor. Araştırma, RSV’ye yönelik toplumsal farkındalığın hâlen istenilen düzeyde olmamasının, ailelerin bu zorlu süreçte kendilerini çoğu zaman yalnız ve desteksiz hissetmelerine neden olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma bulguları; ailelerin yaşadığı yoğun kaygı, bilgi eksikliği, iş gücü kaybı ve ekonomik yükün, RSV sürecini daha da ağırlaştırdığını ortaya koyuyor. "RSV, aileler açısından bilinmeze karşı bir mücadeledir" Uzman Psikolog İlknur Okay ise araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "RSV 0-2 yaş bebeklerde çok sık görülmesine, ayaktan tedavi ve hastane yatışına kadar giden bir süreç olmasına rağmen, 1061 anne-baba ve hamilelerle Türkiye genelinde yaptığımız araştırmaya göre, ebeveynlerin yüzde 87’sinin bu virüsü daha önce hiç duymadığını tespit ettik. Ayrıca, çocuğu olan ailelerin yüzde 90’ı doğum sonrası hastaneden taburcu olurken veya rutin kontroller sırasında, doktor veya hemşirelerinden RSV konusunda bilgi alamadıklarını belirttiler. Bu sonuç, aileler açısından bilinmeze karşı bir mücadeledir." "RSV, yalnızca riskli bebeklerin değil, tüm bebeklerin hastalığıdır" RSV’nin aslında ne olduğunu ve kimlere bulaştığını aktaran Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca şu değerlendirmeyi yaptı: "RSV, çoğu zaman basit bir nezle gibi başlıyor ancak, özellikle ilk iki günden sonra hızla bronşit ve zatürreye ilerleyerek küçük bebeklerde ciddi solunum sıkıntısına yol açabiliyor. En çarpıcı gerçek ise, RSV sebebiyle hastaneye yatırılan bebeklerin büyük bölümünün zamanında doğmuş ve daha önce tamamen sağlıklı çocuklar olmasıdır. Bu nedenle RSV, yalnızca riskli bebeklerin değil, tüm bebekleri etkileyebilen bir virüs olarak ele alınmalıdır." "RSV’nin yükü iyi yönetilirse, önlenebilir" RSV’nin sağlık sistemine etkisini değerlendiren Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Haluk Özsarı ise sözlerine şöyle devam etti: "RSV, sadece bir virüs değil, aynı zamanda sağlık sistemleri açısından iyi yönetilmesi gereken hastalık yükü olarak değerlendirilmelidir. Her yıl yüz binin üzerinde hastane yatışına ve giderek artan yoğun bakım ihtiyacına yol açan bu yük, doğru ve zamanında önleyici yaklaşımlarla büyük ölçüde azaltılabilir. Ancak gerekli adımlar atılmadığı sürece, bu tablo ne yazık ki her yıl tekrar etmektedir." Dernek, RSV konusunda erken farkındalığın artması, ailelerin doğru bilgiye zamanında ulaşabilmesi ve önleyici yaklaşımların güçlenmesi için kamu kurumları, sağlık profesyonelleri ve tüm paydaşlarla birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekiyor.
İstanbul Valiliği’nden Ramazan genelgesi: "İftarlar dezavantajlı gruplarla gerçekleştirilecek"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:34 İstanbul Valiliği’nden Ramazan genelgesi: "İftarlar dezavantajlı gruplarla gerçekleştirilecek" İstanbul Valiliği’nden Ramazan programlarının içeriğine ilişkin esasların belirlendiği genelgede, protokol odaklı toplu iftarlar yerine dezavantajlı gruplarla bir araya gelinmesi istendi. İstanbul Valiliği ramazan programlarının içeriğine ilişkin esasların yer aldığı genelge yayımladı. İstanbul Valiliğinden 39 ilçe Kaymakamlığına gönderilen genelgede, İslam aleminde müstesna olarak görülen, oluşturduğu iklimle tüm dünyayı kuşatan, öksüz ve yetimlerin, muhtaç ve kimsesizlerin kollanıp gözetildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın zirveye ulaştığı, milli ve manevi duyguların yoğun bir şekilde tezahür ettiği Ramazan ayının 18 Şubat 2026 Çarşamba günü kılınacak ilk teravih namazıyla başlayacağı hatırlatıldı. Ramazan ayının manevi iklimine uygun gerçekleştirilecek faaliyet ve programlar kapsamında kurumlara gönderilen yazıda, "Ramazan ayı programlarında protokol odaklı toplu iftar yemekleri gibi faaliyetlerden ziyade özellikle dezavantajlı gruplar olarak tanımlanabilecek toplumun farklı kesimleriyle (dar gelirli, öksüz/yetim, depremzede vb.) bir araya gelinmesi, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının desteklerinin yanı sıra kamu ve özel sektör imkanlarının da seferber edilerek dar gelirli vatandaşlarımıza yapılan ayni ve nakdi yardımların en üst seviyeye taşınması, iftar programlarında önceliğin şehit ailelerimiz ve gazilerimiz ile gazi ailelerimize verilmesi, iftar yemekleri başta olmak üzere Ramazan ayı faaliyetlerinde, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından yardım yapılan dar gelirli ailelere ihtimam gösterilmesi, Dünya Yetimler Günü olarak belirlenen Ramazan ayının 15. gününde yetim çocuklarımız ve gençlerimizle bir araya gelinmesi, yapılacak ayni/nakdi yardımlarda ve iftar dahil Ramazan ayı programlarında roman vatandaşlarımıza özel önem verilerek onlarla mutlaka bir araya gelinmesi, Ramazan ayı içerisinde gerçekleştirilecek tüm faaliyet ve programlarda kadınlara ve gençlere öncelik verilmesi" istendi.
İGÜ, Gökkuşağı Koleji ve MARSİFED iş birliği ile geleceğin liderlerine kariyer desteği
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:22 İGÜ, Gökkuşağı Koleji ve MARSİFED iş birliği ile geleceğin liderlerine kariyer desteği İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Gökkuşağı Koleji ve Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) arasında; eğitim ve iş dünyası iş birliğiyle başarılı öğrencilerin desteklenmesi ve işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanların yetiştirilmesi amacıyla bir protokol imzalandı. İGÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli ile MARSİFED Başkanı Osman Akın tarafından imzalanan protokol kapsamında, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve başarılı öğrencilerin desteklenmesi amacıyla burs imkanı sunulacak. Akademik bilgi ile reel sektör deneyimini bir araya getirmeyi hedefleyen protokol doğrultusunda; sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi, öğrencilerin kariyer planlamalarına katkıda bulunulması ve istihdam odaklı çalışmaların hayata geçirilmesi planlanıyor. Sanayi ve iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verecek eğitim modelleri ortaya konuyor İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, iş birliği protokolüne ilişkin yaptığı açıklamada üniversite-okul-iş dünyası ekseninde bir yapı oluşturulacağını kaydetti. İstanbul Gelişim Üniversitesi ve Gökkuşağı Koleji’nin ulusal ve uluslararası alandaki eğitim faaliyetleri, akademik başarıları ve vizyonu hakkında bilgi veren Gayretli, sanayi ve iş dünyasının ihtiyaçlarına yanıt verecek eğitim modelleri ve ortak projeler kapsamında MARSİFED ile iş birliği yapmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti. Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Başkanı Osman Akın ise federasyonun yapısı ve çalışmaları hakkında bilgi vererek, iş dünyası ile eğitim kurumları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin ekonomik ve toplumsal açıdan birçok fayda sağlayacağını belirtti. Akın, eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen bu anlamlı iş birliğinin tüm paydaşlara değer katması temennisinde bulundu. Eğitimde eşitlik ve sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi hedefleniyor Gençlerin nitelikli bir eğitimle iş dünyasına daha donanımlı şekilde hazırlanmasına yönelik iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla imzalanan protokol kapsamında; eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve başarılı öğrencilerin desteklenmesi amacıyla İGÜ ve Gökkuşağı Koleji tarafından burs imkanları sağlanacak. Protokolle, akademik bilgi ile sektör deneyimini bir araya getiren sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Üniversite-okul-iş dünyası ekseninde oluşturulacak yapının; öğrencilerin kariyer planlamalarına doğrudan katkı sunması ve istihdam odaklı çalışmalara zemin hazırlaması öngörülüyor.
Esra Arıkboğa: "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:10 Esra Arıkboğa: "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" FIFA Kokartlı Yardımcı Hakem Esra Arıkboğa, yakın zamanda Süper Lig’de bir kadın hakemin maç yönettiğini görmek istediğini söyledi. Türkiye’yi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmeyi hedeflediğini belirten Arıkboğa, bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından düzenlenen 2026 FIFA kokart töreniyle FIFA yardımcı hakemi kokartı alan Esra Arıkboğa, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. FIFA kokartını takmanın gururunu yaşadığını dile getiren Arıkboğa, "Tüm hocalarımızla birlikte 2026 yılı FIFA kokartını taktık. Çok mutluyum. Yeni sezonda tüm hakem arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Umarım ülkemizi en iyi şekilde temsil edebiliriz" ifadelerini kullandı. "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" Kadın hakemlere yönelik verilen desteğin sahaya da yansıdığını vurgulayan Esra Arıkboğa, "Federasyon Başkanımız, Merkez Hakem Kurulu Başkanımız ve değerli hocalarımız kadın hakemlere ciddi anlamda destek veriyor. Bu desteği gerçekten güçlü bir şekilde hissediyoruz. Şu anda erkek koşusu koşmamıza rağmen üst liglerde maçlara çıkıyoruz. Ben de 2. Lig’de görev alıyorum ve bunun devamının geleceğine inanıyorum. İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" diye konuştu. "Ben de en üst seviyelerde olmak istiyorum" Hedeflerine adım adım ilerlediklerini belirten Arıkboğa, "Ben de en üst seviyelerde olmak istiyorum. Bunun için çok çalışıyoruz, emek veriyoruz, kendimizden fedakarlık yapıyoruz. Antrenmanlarımıza daha iyi adapte oluyoruz. Erkek koşusu koşuyoruz ve koşmak zorundayız. Çünkü ligimizin temposu bunu gerektiriyor. Oyun çok hızlı ve bu nedenle erkek derecelerinde koşmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek istiyorum" FIFA yardımcı hakemi olarak Dünya Kupası’nda görev almanın en büyük hayali olduğunu paylaşan Esra Arıkboğa, "Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. En yakın hedefim ise Süper Lig’de maç yönetmek" şeklinde konuştu.