Yerel Haberler
İstanbul
12 Mayıs 2026 Salı - 00:52 Kurban Bayramı öncesi İstanbul’da sevk noktalarında yoğun mesai Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi İstanbul’a kurbanlık hayvan girişlerine yönelik denetimler başladı. İstanbul’a giriş yapan kurbanlık hayvanlar, Riva Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası’nda ekipler tarafından tek tek kontrol edildi. Yol kontrolleri kapsamında hayvanların küpeleri, pasaportları ve veteriner sağlık raporları incelendi. Denetimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Suat Parıldar, 2026 yılı itibarıyla kontrollerin başladığını belirterek, geçtiğimiz yıl İstanbul’a yaklaşık 60 bin büyükbaş ve 81 binin üzerinde küçükbaş hayvan sevki gerçekleştirildiğini söyledi. Parıldar, 2025 yılında kent genelinde yaklaşık 80 bin büyükbaş ve 94 bin küçükbaş hayvanın kurban ibadeti kapsamında kesildiğini ifade ederek bu yıl da benzer rakamların beklendiğini kaydetti. Kurban Hizmetleri Komisyonu’nun çalışmalarına da değinen Parıldar, geçici kurban satış ve kesim alanlarına belge verilirken hijyen, sağlık ve hayvan refahı kriterlerinin titizlikle incelendiğini belirtti. Kesim alanlarında vatandaşların dini vecibelerini sağlıklı ve uygun şartlarda yerine getirebilmeleri için gerekli tüm şartların denetlendiğini aktardı. Vatandaşlara çağrıda bulunan Parıldar, kurbanlık alımlarında kulak küpesi, pasaport ve veteriner sağlık raporlarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin 7 gün 24 saat görev başında olduğunu belirten Parıldar, Kurban Bayramı’nın sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.
12 Mayıs 2026 Salı - 00:06 İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheliden 12’si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İBB’ye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu öne sürülen suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere yönelik yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti. Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı. Şüphelilerden 7’si serbest bırakılmıştı. Diğer 23 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde götürüldü. Sağlık kontrolünün geçirilen şüpheliler Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilmişti. Adliyeye sevk edilen 24 şüpheli şahıstan şüpheliler Alkan B., Ekrem O., Fatih Y. ve Yasin Ç. S., hakkında adli kontrol talebi, 20 şüpheli hakkında tutuklanmaları talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Ayhan S., Aytekin K., Binali S., Derya D., Orhan Y., Selim M., Süleyman U., Fatih T., Muammer A.Ö., Nilgün C., Tolga K, tutuklandı. Diğer 12 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.
ING Uluslararası Yetenek Programı’na başvurular başladı
31 Mart 2026 Salı - 11:38 ING Uluslararası Yetenek Programı’na başvurular başladı ING Türkiye’nin Uluslararası Yetenek Programı (ITP), yeni mezun gençlere, kariyerlerine daha güçlü bir başlangıç yapma ve uluslararası deneyim kazanma fırsatı sunuyor. Bankanın faaliyet gösterdiği 14 ülkede uygulanan programda genç yetenekler; uluslararası eğitim ve sertifika programlarının yanı sıra farklı iş alanlarında deneyim kazanma şansı yakalıyor. Uluslararası Yetenek Programı’na Youthall üzerinden 13 Nisan’a kadar başvuru yapılabiliyor. ING Türkiye’nin genç yeteneklere kariyerlerinde güçlü bir başlangıç imkânı sunan Uluslararası Yetenek Programı (ITP) için başvuru süreci başladı. Farklı disiplinlerden yeni mezun genç yeteneklere yönelik ITP, katılımcılara uluslararası eğitim ve sertifika fırsatlarıyla gelişimlerini global ölçekte ilerletme imkânı sunuyor. Yaklaşık 30 yıldır ING’nin faaliyet gösterdiği 14 ülkede uygulanan programa başvuran adaylar, değerlendirme sürecini başarıyla tamamladıktan sonra Practica Kampı’na katılarak bankanın kültürünü ve ilgi duydukları iş alanlarını yakından tanıma fırsatı buluyor. Kamp sürecinin ardından ITP’ye kabul edilen katılımcılar, uluslararası eğitim ve sertifika programlarının yanı sıra yerel ve global rotasyon imkanlarıyla farklı deneyimler kazanarak kariyer yolculuklarına devam ediyor. Uluslararası Yetenek Programı’na Youthall üzerinden 13 Nisan’a kadar başvuru yapılabiliyor. Uluslararası deneyim fırsatı sunuyor Banka, insan odaklı kültür yaklaşımı doğrultusunda ITP ile genç yeteneklere potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir gelişim imkânı sunuyor. Gençler, farklı iş alanlarında deneyim kazanırken bankanın uluslararası yapısının bir parçası olarak kariyerlerine daha geniş bir perspektiften yön verme fırsatı bulabiliyor. İki yıl süren program boyunca ITP katılımcıları, yerel ve global rotasyon fırsatlarıyla farklı deneyimler kazanıyor, edindikleri bu birikimle kariyer yolculuklarına sağlam bir temel oluşturuyor. ’’Genç yeteneklere kariyerlerinde güçlü bir başlangıç yapma fırsatı sunuyoruz’’ İnsanı merkeze alan yaklaşımları ile çalışanlarının gelişimlerini önceliklendirdiklerine değinen ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, "Bankamızda insan odaklı kültürümüzü yalnızca bugünün ihtiyaçları için değil, geleceğin iş dünyasına hazır olma perspektifiyle şekillendiriyoruz. Genç yeteneklerin potansiyellerini erken dönemde keşfetmelerini ve farklı deneyimlerle gelişimlerini desteklemeyi önemsiyoruz. Uluslararası Yetenek Programımız, yalnızca bir işe alım programı değil; geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedeflediğimiz stratejik bir yetenek yatırımı niteliği taşıyor. Programımızın katılımcıları, global eğitim ve uluslararası rotasyon fırsatları sayesinde farklı bakış açıları kazanırken; değişen iş dünyası dinamiklerine hızlı uyum sağlayabilen, çevik ve etkisi yüksek profesyoneller olarak kariyer yolculuklarını sürdürebiliyor. Bu program, genç yeteneklere güçlü bir kariyer başlangıcı sunmanın ötesinde; onların ING’nin global yapısında değer üreten ve fark oluşturan profesyoneller olarak konumlanmalarına destek olmayı amaçlıyor" şeklinde konuştu.
Yıldız Holding’de üst düzey atama
31 Mart 2026 Salı - 11:31 Yıldız Holding’de üst düzey atama Yıldız Holding’in sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunda önemli bir atama gerçekleşti. Gıda ve hızlı tüketim sektörlerinde Türkiye ve uluslararası pazarlarda satış, ticari pazarlama ve yönetim alanlarında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan ve 2011-2015 yılları arasında Yıldız Holding’de üst düzey görevlerde bulunan Ali Sözen, Yıldız Holding Chief Operating Officer (COO) olarak atandı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, atamaya ilişkin değerlendirmesinde, "Sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz bu atama ile geçmişte birlikte çalıştığımız Ali Sözen’in yeniden aramıza katılmasından memnuniyet duyuyorum. Chief Operating Officer olarak bu önemli görevde operasyonel mükemmeliyet yaklaşımımızı daha da ileri taşıyacağına ve Yıldız Holding’in uzun vadeli stratejik hedeflerine değerli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ali Sözen’e yeni görevinde başarılar diliyorum" dedi. Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Gıda ve hızlı tüketim sektörlerinde satış, ticari pazarlama ve yönetim alanlarında 35 yılı aşkın profesyonel deneyime sahip Ali Sözen, Yıldız Holding Chief Operating Officer (COO) olarak görev yapacak. Holding genelinde operasyonel mükemmeliyetin güçlendirilmesine ve performans odaklı yönetim anlayışının pekiştirilmesine liderlik edecek olan Sözen, inovasyon ve verimlilik odaklı projelere yön vererek Yıldız Holding’in rekabet gücünün ve operasyonel verimliliğinin artırılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda bütçe ve performans süreçlerinin etkin yönetimini üstlenecek; sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yeni projelerin ve yatırımların geliştirilmesi ile stratejik olarak değerlendirilmesinde aktif rol oynayacak. Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda önemli sorumluluklar üstlenen Ali Sözen, kariyerine MetLife’ta başladı. Ardından Coca-Cola İçecek’te ulusal ve bölgesel satış liderliği görevlerini üstlendi. Pınar markasını bünyesinde bulunduran Yaşar Grup’ta Satış ve Dağıtımdan Sorumlu Başkan Yardımcılığı ile Gıda ve İçecek Grubu Başkanlığı görevlerinde bulunan Sözen, Coca-Cola bünyesinde Nijerya’da Ulusal Ticaret Direktörü olarak da görev yaptı. 2011-2015 yılları arasında Yıldız Holding’de Gıda ve İçecek Grubu Başkan Yardımcılığı ile Gıda ve Süt Ürünleri Grubu Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenen Sözen, bu dönemde ekipleri ile önemli başarılara imza attı. 2015 yılından bu yana Lactalis Türkiye CEO’su olarak görev yapıyordu. İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü mezunu olan Sözen, MBA eğitimini University of Toledo’da tamamladı.
"Bilişim Çağında Dezenformasyon" konusu ele alındı
31 Mart 2026 Salı - 11:15 "Bilişim Çağında Dezenformasyon" konusu ele alındı İstanbul Beykent Üniversitesi ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen "Bilişim Çağında Dezenformasyon" başlıklı etkinlikte, dezenformasyonla mücadele konusu ele alındı. Doğru bilgiye ulaşmak için dijital medya okuryazarlığının önemi vurgulandı. İstanbul Beykent Üniversitesi Öğrenci Merkezi Dezenformasyonla Mücadele Kulübü tarafından, "Bilişim Çağında Dezenformasyon" konulu etkinlik düzenlendi. İstanbul Beykent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Kırdar’ın katılımıyla gerçekleşen etkinlikte Köşe Yazarı Murat Özer, öğrencilere konuşma yaptı. İstanbul Beykent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Kırdar, "İletişim önemli ama iletişim çağında doğru bilgiyi iletebilmek de önemli. Dijitalleşme, globalleşme önemli kavramlar fakat dezenformasyon, manipülasyon veya algı yönetimi gibi kavramları hem makro düzeyde, günümüz dünyasında savaşlarda yaşıyoruz hem de mikro olarak işletmeler aynı sorunları yaşayabiliyor. Buna karşı öğrencilerimizi bilinçlendirmek ve dijital medya yazarlığı konularında bilgi sahibi olmaları için destek olmaya çalışıyoruz" dedi. "Yapay zekaya ayak uydurmak gerekiyor" Teknoloji çağında yapay zekaya ayak uydurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yalçın Kırdar, "Dünya standartları üzerinde hareket edebilmek gerekiyor. Bunu yaparken de etik değerleri, ahlaki değerleri, kendi kültürel değerlerimizi dikkate alarak kontrol edebilmeli ve yönetebilmeliyiz. Kriz yönetiminde doğruyu anlatmaya, mağduru koruyabilmeye, etik ve ahlaki sorumluluklarımızı kamu kuruluşları ve yükseköğretim kurumları olarak yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu konuda sadece makro düzeydeki ülkeler bunu kullanmıyor. Kötü amaçlı veya negatif kuruluşlar, terör örgütleri bile bunu maalesef bir araç olarak kullanabiliyor. Bunun için bilim iletişimi kapsamında, hem öğrencilerimizi hem toplumu, hem de kurumları bilinçlendirmeye yönelik ve önlem alınması gerekiyorsa tartışmak için bir araya geliyoruz" diyerek sözlerini noktaladı. "Bilgi araçsallaşıyor" Dezenformasyonla Mücadele Kulübü Danışmanı Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker ise, "Öğrencilerimizle birlikte böyle bir etkinlik düzenliyoruz. Çağımız, hızlı bilgi akış çağı. Ama bu bir yandan hızlı bilgi akışı olurken bir yandan da bilgi araçsallaşmış oluyor ve doğru bilgiye ulaşmak zorlaşıyor. Öğrencilerimizin aynı zamanda dijital aktörler olması, doğru bilgiye ulaşmayı öğrenmesi, hatta bilgi üretmeleri açısından bu tarz etkinlikler düzenliyoruz" diye konuştu. Dijital okuryazarlık ve medya okuryazarlığının önemini vurgulayan Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker, "Dijital okuryazarlık ve dijital medya okuryazarlığı bu anlamda çok önemli. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının bu yönde çalışmaları mevcut. Bizler Dezenformasyonla Mücadele Kulüpleri olarak kendilerine destekler veriyoruz. Dezenformasyona Mücadele Merkezi (DMM) de bunu yapacak. Dijital medya okuryazarlığı genele yaygınlaştırılınca, gençler ve yetişkin eğitim şeklinde artık proaktif hareket alınabilecek" dedi.
Ramazan Bayramı’nda Eşarj’da şarjlanma yüzde 63 arttı
31 Mart 2026 Salı - 10:57 Ramazan Bayramı’nda Eşarj’da şarjlanma yüzde 63 arttı Türkiye’de elektrikli araç sayısındaki hızlı artış, şarj altyapısına olan talebi her geçen gün daha görünür kılıyor. Özellikle yoğun seyahat dönemlerinde zirveye ulaşan bu talep, Ramazan Bayramı’nda dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Eşarj istasyonlarında, bayram boyunca enerji satışı yüzde 63, işlem sayısı ise yüzde 67 artış gösterdi. Ramazan Bayramı boyunca şehirlerarası yolculukların yoğunlaşmasıyla birlikte elektrikli araçların şarjlanma oranlarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Artan e-mobilite ve genişleyen araç parkının etkisiyle istasyonlardaki yoğunluk belirgin şekilde yükselirken, elektrikli ulaşımın gündelik yaşamın önemli bir parçası haline geldiği bir kez daha teyit edildi. Türkiye genelinde bin 400’ü aşkın istasyon, 2 bin 400’ün üzerinde soket ve 134 MW kurulu güç kapasitesiyle hizmet sunan Enerjisa Enerji’nin yüzde 100 iştiraki Eşarj, özellikle ana arterler ve otoyollar üzerindeki hızlı şarj ağıyla bayram süresince kesintisiz hizmet sağlamayı sürdürdü. Yapılan açıklamaya göre, şirket istasyonlarında günlük enerji satışı, mart ayının ilk haftasına kıyasla yüzde 63 artarken, geçen yılın Ramazan Bayramı dönemine göre ise yüzde 78 yükseldi. Roaming (ortak dolaşım) projesi sayesinde toplamda 4 binden fazla DC hızlı şarj soketi ile hizmet verebilen şirket, artan talebi kesintisiz ve sorunsuz şekilde karşıladı. Bayramda kullanıcı sayısı ve etkileşim de güçlü artış gösterdi Ramazan Bayramı boyunca yalnızca enerji tüketimi ve işlem sayılarında değil, aktif kullanıcı sayısında da dikkat çekici bir yükseliş yaşandı. Günlük aktif müşteri sayısı, mart ayının ilk haftasına kıyasla yüzde 67 artarken, geçen yılın aynı dönemine göre de aynı oranda büyüme kaydetti. Bayram süresince kullanıcılarına kesintisiz destek sunan Eşarj, 7/24 hizmet veren çağrı merkezi, görüntülü görüşme desteği ve WhatsApp destek hattı ile sürücülere anlık çözümler sağladı. Türkiye’deki ilk "Deşarj Noktası" ise yolculuk sırasında elektrikli araç kullanıcılarına konforlu bir mola alanı sunarak bayram boyunca yoğun ilgi gördü. "Elektrikli araç ekosistemi Türkiye’de artık yeni bir faza geçti" Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, bayram süresince artan enerji ve istasyon kullanımı ile ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Ramazan Bayramı gibi yoğun seyahat dönemleri, elektrikli mobilitenin gerçek kullanım senaryolarını en net şekilde ortaya koyuyor. Bu yıl bayram boyunca gördüğümüz yüzde 60’ın üzerindeki artış, Türkiye’de elektrikli araç kullanımının artık günlük hayatın güçlü bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Elektrikli araç ekosistemi Türkiye’de artık yeni bir faza geçti. Bu dönemde mesele yalnızca şarj noktası sayısını artırmak değil; doğru lokasyonda, doğru hızda ve kesintisiz çalışan bir deneyim sunabilmek. Şirket olarak biz de bu yoğunluğa, ana ulaşım akslarında konumlanan yüksek hızlı şarj ağımız, veri odaklı lokasyonlandırma yaklaşımımız ve 7/24 kesintisiz hizmet anlayışımızla hazırdık. Önümüzdeki dönemde odağımız; yalnızca büyümek değil, artan talebi en doğru noktalarda en güvenilir ve en akıcı deneyimle karşılamak olacak. Elektrikli ulaşımın yaygınlaşmasını hızlandıran en kritik unsurun, kullanıcıya her koşulda güven veren bir şarj deneyimi olduğuna inanıyoruz."
İstanbul’da küresel eğitim buluşması
31 Mart 2026 Salı - 10:53 İstanbul’da küresel eğitim buluşması Yurtdışında eğitim hayali kuran öğrenciler için düzenlenen VEF Yurtdışı Eğitim Fuarı, İstanbul’da kapılarını açtı. Binlerce öğrenci, uluslararası eğitim kurumlarının temsilcileriyle bir araya gelerek gelecek planlarını şekillendirme fırsatı buldu. Yurtdışında eğitim almak isteyen öğrenciler için düzenlenen VEF Yurtdışı Eğitim Fuarı, İstanbul’da kapılarını açtı. 29-30 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen fuarda, İngiltere, Amerika, Kanada, Avustralya ve Malta başta olmak üzere birçok ülkeden gelen üniversite, kolej, lise ve dil okulu temsilcileri yer aldı. Öğrenciler, eğitim programları, kabul şartları, burs imkanları ve konaklama seçenekleri hakkında doğrudan bilgi aldı. Fuar kapsamında düzenlenen seminerler, bilgilendirme oturumları ve kariyer söyleşilerinde ise vize süreçleri, başvuru stratejileri ve mezuniyet sonrası kariyer fırsatları ele alındı. Uzmanlar, öğrencilere doğru ülke ve okul seçimi konusunda rehberlik etti. "Türkiye’de eğitim ücretlerinin artış göstermesiyle birlikte öğrencilerin yurtdışına yönelimi arttı" Etkinlik hakkında bilgi veren VEF Direktörü Başak Aras, "Amacımız, dünyanın dört bir yanından farklı ülkelerden ve destinasyonlardan üniversiteleri, liseleri ve dil okullarını Türk öğrencilerle buluşturmak. Öğrencilerin, sunulan programlar, burs imkanları ve kabul şartları hakkında birebir, doğrudan bilgi almalarını sağlıyoruz. Son dönemde destinasyon çeşitliliği arttı. İtalya, İngiltere, ABD ve Kanada gibi ülkelerin yanı sıra Kosova, Bulgaristan ve Litvanya gibi destinasyonlara da ilgi ön planda. Fuarımızda bu ülkelerden gelen üniversiteler de yer alıyor. Türkiye’de eğitim ücretlerinin artış göstermesiyle birlikte öğrencilerin yurtdışına yönelimi arttı. Özellikle son iki yılda velilerin çocuklarını yurtdışına gönderme eğilimi yükseldi. Bu durum da fuarlara olan ilgiyi artırdı" şeklinde konuştu. "Bu yıl 10 bine yakın öğrenciyi ağırladık" Aras, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Öğrenciler ve veliler fuarlarımıza katıldıklarında, üniversite ve okul temsilcileriyle birebir görüşerek programlarla ilgili detaylı bilgi alabiliyor. Burs imkanları konusunda da bilgi alıyorlar. Çünkü her üniversite ve lisenin Türk öğrencilere sunduğu farklı burs ve indirim seçenekleri bulunuyor, doğrudan bilgi edinebiliyorlar. Ayrıca vize süreçleri ve okul kabul şartları hakkında da yetkililerden birebir bilgi alma fırsatı yakalıyorlar. Bunun yanı sıra fuar kapsamında düzenlenen seminerlere de katılabiliyorlar. Bu yıl toplam rakam netleşmemekle birlikte İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaklaşık 10 bin öğrenci ve veliyi ağırladık. Yurtdışından eğitim kurumları fuarımıza katılım sağlıyor. Özellikle İstanbul ayağında dün de tecrübe ettiğimiz üzere Antalya’dan gelen öğrenciler, burada yer alan üniversitelerle görüşmek için fuara katıldı. Bu nedenle düzenlediğimiz etkinliklere farklı şehirlerden de yoğun katılım oluyor"
MediaMarkt kendi markalarını tüketicilerle buluşturuyor
31 Mart 2026 Salı - 10:38 MediaMarkt kendi markalarını tüketicilerle buluşturuyor MediaMarkt Türkiye; kendi markaları olan KOENIC, PEAQ ve ISY‘yi müşterileriyle buluşturmaya ve kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor. MediaMarkt Türkiye, geniş bir yelpazede binlerce ürününü teknoloji severlerle buluşturmaya devam ediyor. Bu vizyonla kendi markaları olan KOENIC, PEAQ ve ISY‘yi yeni ürün gamlarıyla büyüten MediaMarkt, müşterilerinin farklı ihtiyaç ve beklentilerine uygun, renkli bir alışveriş deneyimi vadediyor. MediaMarkt Türkiye 3 markasını da Türkiye genelindeki mağazalarında, online satış kanalında ve mobil uygulamasında tüketicilerle buluşturuyor. Evde pratik, estetik ve konforlu çözümler MediaMarkt’ın ev elektroniği ve küçük ev aletleri kategorilerinde fonksiyonel tasarımlarıyla öne çıkan markası KOENIC; mikrodalga modelleri, ısıtıcıları ve süpürgeleriyle çözümler sunarken ürün yelpazesini de genişletmeye devam ediyor. Yeni ürünler arasında cam çay makinesi, saç kurutma makinesi ve blender setleri de yer alıyor. Yüksek performans ve kullanıcı dostu teknoloji bir arada MediaMarkt’ın portföyündeki kapsamlı teknoloji markalarından biri olan PEAQ ise kullanıcıların günlük dijital deneyimini zenginleştiren geniş ürün yelpazesiyle öne çıkıyor. Akıllı televizyonlardan, ses sistemlerine ve soundbarlara uzanan PEAQ ürün gamı modern tasarım dili, yüksek performans ve kullanıcı dostu teknolojiyi bir araya getiriyor. Markanın globalde de dikkat çeken koleksiyonlarından PEAQ Robbie Williams Special Edition serisi ise özel tasarım detayları ve limitli üretim anlayışıyla PEAQ’ın premium yaklaşımını yansıtıyor. PEAQ TV ailesine yeni eklenen 24 inç WebOS TV modelleri, kompakt boyutlarına rağmen akıllı TV deneyimini tam performansla sunarak seriyi tamamlıyor. Bir diğer yeni ürün gamı ise yeni monitör serisi. Bu seri hem iş hem eğlence odaklı kullanım için geniş bir çözüm çeşitliliği sunuyor. Profesyonel çalışma ortamlarına uygun Full HD ofis monitörlerinden, yüksek yenileme hızına sahip QHD çözünürlüklü gaming monitörlerine kadar genişlenen bu seri; ince çerçeveli tasarımlar, FreeSync ve G-SYNC uyumluluğu, hızlı tepki süreleri ve ergonomik kullanım sağlayan ayarlanabilir stant seçenekleriyle dikkat çekiyor. Günün her anına eşlik eden aksesuar çözümleri MediaMarkt’ın kendi markalarından biri olan ISY ise kullanıcıların dijital yaşamını kolaylaştıran aksesuar odaklı ürünleriyle öne çıkıyor. Akıllı tasarımlar ve geniş uyumluluk ile ISY ürünleri, bağlantıyı güçlendiren ve kullanım konforunu artıran çözümler sunuyor. Bu sezonun yeni ISY ürünleri arasında 10000 mAh ve 5000 mAh Magsafe taşınabilir şarj cihazları yer alıyor. Ayrıca 45W 2USB-C güç adaptörü gibi ürünler, aynı anda birden fazla cihazı hızlı şarj edebilme özelliğiyle günlük yaşamda geniş bir kullanım kolaylığı sağlıyor. MediaMarkt Türkiye’nin portföyündeki KOENIC, PEAQ ve ISY ürünleri; farklı ihtiyaç gruplarına yönelik ürün çeşitliliği, yüksek teknoloji ve MediaMarkt güvencesiyle MediaMarkt’ın Türkiye genelindeki 103 mağazasında, MediaMarkt mobil uygulamasında ve online alışveriş sitesi tüketicilerle buluşmaya devam ediyor.
Vertigoya dikkat: "Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı"
31 Mart 2026 Salı - 10:30 Vertigoya dikkat: "Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı" Toplumda çok sayıda kişiyi etkileyen vertigoya karşı uyaran uzmanlar, "Hastalar genellikle etrafın dönmesi ya da kendilerinin döndüğü şeklinde tanımlıyorlar. Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı, en önemli sebebi, insanların daha hareketsiz olması. Yarım saatte de bir olsa hareket etmelerini öneriyoruz. Günümüzde plaza çalışanlarında çok sık benign vertigoyu görmeye başladık" dedi. Vertigo, genellikle kişinin kendisinin ya da etrafının döndüğünü hissettiği bir durum olarak ifade edilirken baş ağrısı, kulak çınlaması, denge kaybı, mide bulantısı ve kusma, kulakta dolgunluk hissi gibi belirtiler görülebiliyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Yılmaz ve Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Hıkmat Abbaszade de vertigo hakkında bilgi verirken önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Yılmaz, günümüzde hareketsizliğinde etkisiyle plaza çalışanlarında sık karşılaştıklarını belirtirken tedavi seçeneklerine yönelik konuştu. "Mutlaka hekime başvurmaları gerekiyor" ‘Hastalar genellikle etrafın dönmesi ya da kendilerinin döndüğü şeklinde tanımlıyorlar’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Süleyman Yılmaz, "Vertigo çok sık karşılaştığımız şikayetlerden bir tanesidir. Dengesizlik, yerin ayaklarının altından kayması, bayılma hissi şeklinde de tanımlayabiliyorlar. En sık gördüğümüz, benign pozisyonel vertigo dediğimiz baş dönmesidir. Bu baş dönmesi otolit dediğimiz kristallerin yarım daire kanallarına düşmesi sonrası oluşuyor. Bu hastalar genellikle yatarken sağa sola döndükleri zaman baş dönmesi tarifliyorlar. Çok ani hareketlerde başlarını kaldırdıkları zaman kısa süren dengesizlik ve baş dönmesi tarifliyorlar. Kadın ve erkeklerde eşit bir şekilde görülebiliyor. Bu tarz baş dönmesi, dengesizlik şikayeti olanların öncelikle dikkat etmesi gereken, baş dönmesiyle birlikte bulantı, kusmaları, baş ağrıları, kollarda, ayaklarda güçsüzlük var mı? Bunlar nörolojik olabileceğini, santral nedenlerden dolayı vertigo olabileceğini düşündürür, mutlaka hekime başvurmaları gerekiyor" dedi. "Plaza çalışanlarında benin vertigoyu çok sık görmeye başladık" Doç. Dr. Yılmaz, "Hallpike testi ve benzer manevralarla hem tanıyı hem tedaviyi kolaylıkla yapabiliyoruz. Özellikle uyurken kristallerin kendiliğinden bazen yerine oturması gibi durumlar da olabiliyor. Esas tedavi manevradır, manevra ile kristallerin yerine oturmasıyla hastalarımızı tedavi ediyoruz. Hastaların kendilerinin yapabileceği egzersizler vardır. Başları döndüğü zaman hastalarımıza sağa, sola çevirme ya da kendi başlarına manevra yapmalarını hiçbir zaman tavsiye etmiyoruz. Mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerekir. Böyle bir şey olduğu zaman baş hareketlerini kısıtlamaları, ani hareket yapmamaları, en kısa sürede de bir kulak burun boğaz hekimine başvurmalarını öneririm. Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı, en önemli sebebi de insanların daha hareketsiz olması. Masa başında uzun süre zaman geçirmelerinden dolayı benign vertigo artmaya başladı. İnsanların çok uzun süre bir pozisyonda kalmamaları, yarım saatte de bir olsa hareket etmelerini öneriyoruz. Günümüzde plaza çalışanlarında çok sık benin vertigoyu görmeye başladık" ifadelerini kullandı. "Polikliniklere sık başvuru nedeni’ ‘Vertigo hem kulak burun boğaz hem nöroloji polikliniklerine sıkça başvuru nedeni’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Hıkmat Abbaszade, "Hem merkezi sinir hem de periferik sinir sistemi ve iç kulakla alakalı birçok hastalık vertigoya neden olabilir. Tedavi tamamen nedene bağlıdır. Örneğin; hemen müdahale etmek hatta yatış endikasyonu gerektirecek vertigolar. Bazı vertigolar ayaktan tedavi edilebilir, ilaçlarla manevralarla, fizik tedavi desteğiyle tedavi edilebilir. Pozisyonel denge egzersizleri, bunların da basit ve sofistike metotları var. Vertigoya neden olan, altta yatan hastalık teşhis edildikten sonra ona yönelik spesifik tedavi yöntemi seçilebilir. Bazı hastalarda vertigo çok şiddetli olabiliyor. Özellikle hastayı düşürecek kadar bulantı, kusmaların eşlik ettiği bir durum olabilir. Amacımız, merkezi sinir sistemiyle alakalı olan ve altında ciddi hastalıklar yatabilecek olan vertigoyu zamanında teşhis edebilmek. Kulak burun boğaz hekimleriyle nörologların ortak yaptığı teşhis amaçlı testler vardır. Genelde bize hastalar kulak burun boğaz polikliniğinden yönlendirilir" şeklinde konuştu. "Vertigo bitebilir, yeter ki doğru tanı alıp müdahale doğru olsun" ‘Her vertigo hastasında aynı bulgular olmuyor’ diyen Uzm. Dr. Abbaszade, "Bazen beyin kan akışını rahatlatıcı ilaçlar, invaziv girişimsel işlemler, denge testleri, müdahaleleri, postür egzersizleri, kafa hareketleriyle yapılan egzersizler gibi bir sürü tedavi metoduyla müdahale ediliyor. Bazen vertigo çok dirençli olabiliyor. Hastanın ilk vertigo atağıysa hasta belirli bir yaş üzerindeyse, ek hastalıkları varsa, tansiyon, şeker, yüksek kolesterol veya genetik risk faktörleri de varsa mutlaka tedbirli olunması, muayeneye erken gelmesini öneririm. Çünkü bazı durumlara ne kadar erken müdahale edersek hasta için o kadar karlı oluyor. Bir manevrayla bitirebilir mesela ama bazı vertigolar vardır, bunlar en az 2-3 ay, aylarca sürebiliyor. Vertigo bitebilir, yeter ki doğru tanı alıp, teşhis doğru olsun ve teşhisten sonra da müdahale doğru olsun" diye konuştu.