Yerel Haberler
İstanbul
10 Mayıs 2026 Pazar - 22:28 U17 Avrupa Güreş Şampiyonası başlıyor U17 Avrupa Güreş Şampiyonası, yarın Bulgaristan’da başlıyor. Bulgaristan’ın Samakov kentinde, 11-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek U17 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda mücadele edecek milli takım kafileleri, Avrupa Şampiyonası için hazır. Ay-yıldızlı sporcular, minderde Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için mücadele edecek. Milli takımlar şöyle: Grekoromen Stil Milli Takımı 45 kg - Ömer Arslan 48 kg - Şamil Şahan 51 kg - Zafer İldeş 55 kg - Barış Soylu 60 kg - Furkan Öden 65 kg - Muhammet Reşit Yürük 71 kg - Orhan Eymen Taşçı 80 kg - Abdullah Bal 92 kg - Yusuf Yaser Aksu 110 kg - İbrahim Mert Eren Teknik Sorumlu: Serkan Özden Antrenörler: Adem Taşçı, Ahmet Göze, İlker Aydın, Yasin Güneş, Şerif Kılıç Kadın Güreş Milli Takımı 40 kg - Şirin Aşkara 43 kg - Aysemin Kaçan 46 kg - Tuğçe Naz Ucuz 49 kg - Emine Beyza Barışkan 53 kg - Ecrin Salik 57 kg - Delal Kadir 61 kg - Özdenur Özmez 65 kg - Bade Su Doğan 69 kg - Kıymet Rümeysa Tezcan 73 kg - Esma Nur Kara Teknik Sorumlu: Fatih Kobal Antrenörler: Sedat Altıntaş, Mehmet Volkan Asan, Yasin Akkan, Mehlika Öztürk Serbest Stil Milli Takımı 45 kg - Buğra Eldemir 48 kg - Yiğit Hamza Egemen 51 kg - Muhammed Gölha 55 kg - Muhammed Mustafa Yiğit 60 kg - Muhammed Sami Odabaşı 65 kg - Aydıncan Gümüşdağ 71 kg - Cemal Yiğit Purçu 80 kg - Emirhan Çayır 92 kg - Yasin Ertürk 110 kg - Muhammed Abdurrahman Baysal Teknik Sorumlu: Erhan Bakır Antrenörler: Mustafa Kartal, Yasin Akgül, Ahmet Peker
10 Mayıs 2026 Pazar - 21:42 Anneler Günü’nde şehit annelerine vefa programı AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Sosyal Politikalar Başkanı Yusuf Aslan ile şehit aileleri ve yakınları katıldı. Anneler Günü dolayısıyla şehit annelerine çiçek takdim edilen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programa katılan bir ailenin çocuklarına Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini vermesi de dikkat çekti. Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, "Bugün buraya sadece bir Anneler Günü’nü kutlamak için gelmedik. Bugün buraya sadakati, asaleti ve bu toprakları bize vatan kılan o en büyük fedakârlığı selamlamak için bir vefa borcunu ödemeye geldik" dedi. "Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" Şehit yakınları ve gazilerin devletin en kıymetli emaneti olduğunu belirten Kaya, "Sizin tek bir damla gözyaşınız bizim için dünyadaki tüm büyük projelerden, köprülerden, tünellerden daha kıymetlidir. Bizim makamlarımızın kapısı size her zaman sonuna kadar açıktır. Çünkü siz bize bu vatana şüheda emanetisiniz. Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" ifadelerini kullandı. Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, şehit anneleriyle Anneler Günü vesilesiyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bizler kıymetli şehitlerimiz gibi vatanı için canını verebilecek bir ruha sahip bir milletiz. Aynı zamanda evladını bu vatan için feda edebilecek kadar büyük yüreğe sahip annelerin evlatlarıyız. Şerife Bacılarla, Nene Hatunlarla bizzat cephede bu mücadeleye ortak olmuş bir milletiz. Bu yüzden büyük bir milletiz, bu yüzden büyük bir devletiz" ifadelerine yer verdi. "Terörün kökünü kazımak için büyük bir mücadele verdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin terörle mücadelede kararlı bir süreç yürüttüğünü vurgulayan Özdemir, "Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde AK Parti’miz, 2002 yılından bu yana ülkemiz için yeni evlatların toprağa düşmemesi adına büyük bir mücadele gösterdi. Hamdolsun ülkemizdeki terörün kökünü tamamen kazımaya muktedir olduk. Ülkemiz dışındaki terör odaklarıyla da büyük bir mücadeleyi yürütüyor, ülkemize uzanan elleri tek tek kırıyoruz" şeklinde konuştu. "Sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için de sorumluluk taşıyoruz" Bölgenin zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Özdemir, "Sadece ülkemizle ilgili değil, bölgemizle ilgili de büyük bir sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz. Bu kutlu yolculuğun Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yoldaşlarıyız. Ucunda ne olursa olsun, sonunda ne olursa olsun bu yolculuğu menzile ulaştırmak için var gücümüzle gayret edeceğiz" diye konuştu. Program, şehit anneleri ve aileleriyle yapılan sohbetlerin, çiçek takdiminin ve hatıra fotoğrafı çekimlerinin ardından sona erdi.
Türk Telekom 5G ile sanatta yeni bir devrin kapısını araladı
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:26 Türk Telekom 5G ile sanatta yeni bir devrin kapısını araladı "Herkes İçin 5G" vizyonu doğrultusunda yenilikçi uygulamalar geliştiren Türk Telekom, ’Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi’ni ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sanatseverlerle buluşturdu. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılış, 5G teknolojisiyle gerçek ve sanal ortamın eş zamanlı deneyimlenebildiği yenilikçi bir sergi deneyimine sahne oldu. Türk Telekom, sağlıktan tarıma, sanayiden spora ve kültür-sanata kadar pek çok alanda yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. 5G çağının sunduğu imkânlarla uygulamalarına hız veren Türk Telekom, "Herkes İçin 5G" vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği, sanat ve teknolojiyi aynı potada buluşturarak yeni nesil bir deneyim sunan ’Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi’ni açtı. Türk Telekom’un teknoloji sponsoru ve ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM), Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışta ziyaretçiler, gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı kurgulandığı deneyimle buluştu. Proje kapsamında Devlet Sanatçısı Devrim Erbil’in, İstanbul’un simge yapılarını özgün üslubuyla yorumladığı eserleri fiziksel mekânda sanatseverlerle buluşurken, 5G teknolojisinin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla sanal gerçeklik (VR) ortamına birebir taşındı. Böylece ziyaretçiler, yalnızca izleyen değil, eserin içine dahil olan bir deneyim yaşayarak İstanbul’un büyüleyici silüeti içinde çok katmanlı bir yolculuğa çıktı. 5G teknolojisinin kültür ve sanat alanındaki potansiyelini somut bir deneyime dönüştüren sergi, şirketin gelecek vizyonunu ortaya koyuyor. "5G ile hayatın her alanında dönüşüm sağlıyoruz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Şirket olarak iletişimin her çağında olduğu gibi 5G çağının da öncüsü konumundayız. Uzun yıllara dayanan altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi uygulamalarımızla 5G’yi yalnızca bir teknoloji değil; endüstriden sanata, eğitimden sağlığa kadar geniş bir ekosistemde dönüşüm sağlayan stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken toplumsal fayda üretmeye odaklanıyor, bu vizyonumuzu somut projelerle hayata geçiriyoruz. Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi de bu yaklaşımımızın güçlü bir yansıması niteliğinde. Bu projeyle, Devrim Erbil’in eserlerini 5G destekli dijital ortamla buluşturarak sanatın mekândan bağımsız hale gelmesine katkı sağlıyor, sanatçı ile sanatseverler arasında yeni nesil bir etkileşim alanı oluşturuyoruz. Gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı deneyimlenebildiği bu model, 5G’nin yüksek hız, düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetini somut bir deneyime dönüştürürken; kültür ve sanat alanında yeni nesil uygulamaların da önünü açıyor. Şirket olarak 5G’nin sunduğu imkânlarla geleceğin dijital dünyasını bugünden inşa etmeye devam ediyoruz" dedi. Dünyada ilk kez 5G teknolojisiyle kesintisiz ve gerçek zamanlı bir sanat deneyimi Serginin teknoloji altyapısını oluşturan 5G, ultra düşük gecikme, yüksek hız ve geniş kapasite avantajlarıyla fiziksel ve dijital dünyayı eş zamanlı olarak buluşturdu. Ziyaretçiler, İstanbul’un simge yapılarını konu alan eserlerin içinde serbestçe hareket edebilirken; istedikleri noktaya yönelip detayları çok yüksek çözünürlükte anlık olarak inceleyebildi. 5G’nin sağladığı akıcılık sayesinde deneyim, kesintisiz ve doğal bir akışta gerçekleşerek sanatla kurulan bağı daha derin ve etkileyici hale getirdi.
Uzmanından farkındalık uyarısı: "Otizmli çocukları ‘düzeltmek’ değil ‘anlamak’ gerekir"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:18 Uzmanından farkındalık uyarısı: "Otizmli çocukları ‘düzeltmek’ değil ‘anlamak’ gerekir" Otizmin hastalık değil farklılık olduğunu hatırlatan Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Budagova, "Otizmli çocuklar dünyayı farklı algılar, farklı iletişim kurar ve farklı tepkiler verir. Bu nedenle onları ‘düzeltmek’ değil, ‘anlamak’ gerekir" dedi. Budagova, otizmde ilaçlı tedavi değil, eğitimin ön planda olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler tarafından "Otizm Farkındalık Günü" olarak ilan edilen 2 Nisan, sadece bir hatırlatma değil; aynı zamanda toplumun otizmi doğru anlaması için bir çağrı niteliği taşıyor. Otizm, bireyin sosyal iletişiminden eğitim hayatına, günlük yaşamından toplumsal ilişkilerine kadar hayatın her alanını etkileyen bir gelişim farklılığı olarak tanımlanıyor. Erken fark edilmediğinde zorlukların büyüdüğünü doğru yaklaşımla ise hayatların değişebildiğini belirten Türkiye Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Budagova otizmi anlattı. Otizm her geçen gün daha fazla karşımıza çıkıyor Dr. Budagova, "Otizm, çocukluk çağında başlayan ve yaşam boyu devam eden bir gelişim farklılığıdır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, otizmin görülme sıklığının arttığını gösteriyor. Ancak uzmanlara göre bu artışın önemli bir nedeni; farkındalığın yükselmesi, tanı kriterlerinin genişlemesi ve erken yaşta daha fazla çocuğun değerlendirilmesidir" dedi. "Otizm bir hastalık değil, farklılıktır" Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Günay Budagova, otizmin bir hastalık olarak değil, nörogelişimsel bir farklılık olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, "Otizmli çocuklar dünyayı farklı algılar, farklı iletişim kurar ve farklı tepkiler verir. Bu nedenle onları ‘düzeltmek’ değil, ‘anlamak’ gerekir" diye konuştu. Bebeklik ve erken çocukluk döneminde ortaya çıkıyor Dr. Budagova, "Otizmin ilk sinyalleri genellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde ortaya çıkar. Ailelerin dikkat etmesi gereken bazı önemli işaretler şunlardır: İsmi söylendiğinde tepki vermeme, göz teması kurmama, işaret etme veya ortak dikkat kurmada zorluk, konuşma gecikmesi veya hiç konuşmama, tekrarlayan hareketler ve davranışlar, değişikliklere karşı aşırı direnç. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden uzman desteği almak büyük önem taşır" dedi. Gebelik koşulları otizme neden olabiliyor "Otizmin tek bir nedeni yok. Günümüzde bilimsel çalışmalar, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birlikte etkili olduğunu gösteriyor. Özellikle ileri ebeveyn yaşı, bazı gebelik koşulları ve doğumla ilgili faktörlerin riskle ilişkili olabileceği ifade ediliyor" diyen Dr. Budagova aşılar ile otizm arasında hiçbir bilimsel bağlantı bulunmadığının da altını çizdi. Otizmde en kritik konunun erken tanı ve erken eğitim olduğunu belirten Dr. Budagova, "Doğru zamanda başlanan eğitim ve destek programları sayesinde, sosyal iletişim becerileri gelişebilir, davranış sorunları azalabilir, bağımsız yaşam becerileri artabilir" dedi. Tedavide ilaç değil, eğitim ön planda Otizmin temel belirtilerini ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi bulunmadığını hatırlatan Dr. Budagov, "Tedavinin temelini özel eğitim programları oluşturur. İlaçlar ise yalnızca eşlik eden sorunlar (uyku, dikkat eksikliği, kaygı gibi) için destek amaçlı kullanılır" diye konuştu. Dr. Günay Budagova, "Otizmli bireylerin hayatını kolaylaştıran en önemli unsur, toplumun yaklaşımıdır. Yargılamak yerine anlamaya çalışmak, dışlamak yerine kabul etmek büyük fark oluşturur. Unutulmamalıdır ki; otizm bir eksiklik değil, farklı bir gelişim biçimidir. Otizmi erken fark etmek, doğru yönlendirmek ve toplumsal kabulü artırmak; sadece bireyin değil, toplumun da geleceğini güçlendirir" diyerek sözlerini noktaladı.