Yerel Haberler
İstanbul
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:57 Bakan Göktaş: "Kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "OECD ( Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) ortalamasında 15 yaşındaki kız çocuklarının yüzde 1,5’ten daha azı bilişim teknolojileri alanında çalışmayı hedefliyor. Asıl mesele çoğu zaman yetenek eksikliği değil; yönlendirme, algı ve özgüven bariyerleridir. Bu nedenle kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" dedi. Limak Vakfı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde hayata geçirilen Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programı kapsamında düzenlenen Global Engineer Girls (GEG) 2026 İstanbul Buluşması gerçekleştirildi. Kadınların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarındaki temsiline katkı sunmayı hedefleyen program, 11’inci yılında çalışmalarını sürdürürken, 2022 yılından bu yana "Global Engineer Girls (GEG)" adıyla uluslararası ölçekte faaliyetlerine devam ediyor. İstanbul’da düzenlenen buluşmaya; Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Kosova, Kuzey Makedonya, Suudi Arabistan, İspanya, Fildişi Sahili, Mozambik ve İngiltere’den mühendislik eğitimi alan öğrenciler katıldı. Geleneksel hale gelen GEG İstanbul Buluşması kapsamında genç kadın mühendis adayları; akademi, iş dünyası, girişimcilik ve kültür-sanat alanlarından isimlerle bir araya geldi. Gün boyu süren oturumlarda kariyer yolculukları, dönüşen meslekler ve küresel fırsatlar ele alınırken, katılımcılar deneyim paylaşımı ve etkileşim imkanı buldu. "Kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir başta olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ederek, "Dünyanın yönü artık sadece yer altı kaynaklarıyla, üretim hacmiyle ya da coğrafi üstünlüklerle belirlenmiyor. Yeni yüzyılın gücünü; bilgiyi teknolojiye, teknolojiyi değere, değeri insanlığın ortak faydasına dönüştürebilen toplumlar inşa ediyor. Bugün yapay zekâdan savunma sanayiine, iklim teknolojilerinden enerji dönüşümüne, şehir planlamasından uzay araştırmalarına kadar her alanda yeni bir çağın eşiğindeyiz. Bu çağda ülkelerin kalkınma kapasitesi, sahip oldukları genç nüfusun niteliğiyle ve o gençlerin önüne açılan imkânlarla ölçülüyor. Özellikle kız çocuklarının bilime ve teknolojiye katılımı, daha adil, üretken ve güçlü bir geleceğin en önemli yapı taşlarından biridir. Fakat uluslararası veriler, bu alanda hala kat edilmesi gereken önemli bir mesafe olduğunu gösteriyor. UNESCO’ya göre dünyada STEM mezunları içinde kadınların oranı yüzde 35 seviyesinde kalıyor. Ve bu tablo son on yılda kayda değer bir değişim göstermiyor. Bu tabloyu doğru okumak için meselenin sadece yükseköğretimde başlamadığını da görmek gerekiyor. OECD verileri, teknik alanlara ilişkin kalıpların çok erken yaşlarda şekillendiğini ortaya koyuyor. OECD ortalamasında 15 yaşındaki kız çocuklarının yüzde 1,5’ten daha azı bilişim teknolojileri alanında çalışmayı hedefliyor. Buna karşılık, erkek çocuklarında bu oran yüzde 10’a yaklaşıyor. Üstelik kız ve erkek çocuklarının matematik ve fen başarıları arasında büyük bir fark olmaması, bize önemli bir gerçeği gösteriyor. Asıl mesele çoğu zaman yetenek eksikliği değil; yönlendirme, algı ve özgüven bariyerleridir. Bu nedenle kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" dedi. "2016’da başlatılan Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’nin etkisi ülkemiz sınırlarını da aşmış durumdadır" Bakanlık olarak LİMAK ile birlikte yürütülen Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’nin tam da bu ihtiyaçtan doğduğunu dile getiren Göktaş, "Bu çalışma, fırsat eşitliğini güçlendiren ve genç kızların mühendislik alanındaki varlığını pekiştiren öncü bir girişimdir. Bugün Projeyi, 1.800’ün üzerinde öğrencimizin katılımıyla büyük bir heyecanla sürdürüyoruz. Burs desteğinin yanında staj ve istihdam imkanları sunuluyor. Böylece kız öğrencilerimiz doğrudan iş hayatıyla buluşuyor. İngilizce eğitimleriyle küresel dünyada rekabet edebilecek donanıma sahip olmaları sağlanıyor. Bu anlamda eğitim programlarımız da geniş bir içeriğe sahip. Programda liderlikten finansal okuryazarlığa, veri analitiğinden yapay zekaya, çevresel sürdürülebilirlikten teknoloji okuryazarlığına kadar farklı alanlarda sertifikalı eğitimler yer alıyor. 2016’da başlatılan Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’nin etkisi ülkemiz sınırlarını da aşmış durumdadır. Proje, 2017 yılından itibaren "Global Engineer Girls" adıyla uluslararası bir boyut kazandı. Farklı ülkelerde genç kızların mühendislik alanında güçlenmesine katkı sunan örnek bir modele dönüştü. Bugün bu modeli; Kuveyt, Kosova, Kuzey Makedonya, Suudi Arabistan, İspanya, Mozambik, Fil Dişi Sahili Cumhuriyeti ve İngiltere’de uyguluyoruz. Türkiye’den doğan bir iyi uygulamanın küresel ölçekte etki oluşturduğunu görmek izlere ayrıca gurur veriyor. Projenin, UN Global Compact tarafından "People" kategorisinde ödüllendirilmesi de bu etkinin uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu gösteriyor" diye konuştu. "Genç kızlarımız iş dünyasına daha hazırlıklı, daha donanımlı ve daha güçlü bir başlangıç yapıyor" Geçtiğimiz sene 3. Fazı başlatılan Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’nin sahadaki karşılığını görmek için kapsamlı bir sosyal etki çalışmasının gerçekleştiğini aktaran Göktaş, "Bu çalışma bize üç önemli sonucu açıkça gösterdi. Birincisi; Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi, genç kızlarımızın mühendislik alanına yönelik özgüvenini belirgin biçimde artırıyor. Öğrencilerimiz, bu sayede kendi potansiyellerini daha iyi görüyor. Ve mühendislik alanında kalıcı bir kariyer inşa etme konusunda daha güçlü bir irade ortaya koyuyor. İkincisi; proje, eğitim hayatı ile çalışma hayatı arasındaki geçişi kolaylaştırıyor. Burs, staj, mentorluk, eğitim ve istihdam imkânları; öğrencilerimizin sadece akademik başarılarına değil; mesleki deneyim kazanmalarına da katkı sağlıyor. Böylece genç kızlarımız; iş dünyasına daha hazırlıklı, daha donanımlı ve daha güçlü bir başlangıç yapıyor. Üçüncüsü; proje, toplumsal algı üzerinde de dönüştürücü bir etki oluşturuyor. Ailelerin, eğitim kurumlarının ve iş dünyasının kız çocuklarının teknik alanlardaki varlığına bakışı güçleniyor. Bu yönüyle program, bireysel başarı hikayelerinin ötesine geçerek toplum zihniyetinde kalıcı bir değişime katkı sunuyor. Bu etkiyi daha güçlü biçimde izlemek için dijitalleşme süreci daha da geliştiriliyor. Veriye dayalı ve ölçeklenebilir bir dijital altyapıyla, öğrencilerin, mezunların ve tüm paydaşların arasındaki bağ daha güçlü hale getiriliyor. Mobil uygulama, web sitesi ve portal çalışmalarıyla projenin ulaştığı etki alanının daha da genişleyeceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Geniş bir alanda kız çocuklarının ve kadınların yanında oluyoruz." Kız çocuklarının bilim, teknoloji ve iş hayatında daha güçlü yer almaları için farklı alanlarda çalışmalar sürdürdüklerini belirten Göktaş şunları söyledi: Kız çocuklarının değişen dünyada ihtiyaç duyduğu becerilerle donanmasını sağlamayı hedeflediklerini aktaran Bakan Göktaş, şunları söyledi: "Bu kapsamda Bakanlık olarak yürüttüğümüz önemli çalışmalardan biri de Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesidir. Bu çalışmayla eğitimde, istihdamda veya herhangi bir mesleki eğitimde yer almayan yaklaşık 10.000 gencimize ulaştık. Projemiz ile gençlerimizi mesleki eğitim, güçlenme eğitimleri ve mentörlük faaliyetlerimiz ile desteklemeye devam ediyoruz. Bunun yanı sıra Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programını başlattık. Bu program ile 2025 yılında 800 genç kadının yapay zekâ ve veri bilimi konusunda yeteneklerini geliştirmelerine destek olduk. Eğitimi tamamlayan kadınların yüzde 56’sı teknoloji alanında istihdam fırsatı buldu. Bu çalışmaların tamamını, "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı"mızla ortaya koyduğumuz güçlü vizyonun bir parçası olarak görüyoruz. Hedeflerimiz kız çocuklarımızın değişen dünyanın ihtiyaç duyduğu becerilerle donanmasını sağlamak. Yeşil ekonomi, teknoloji, enerji, dijital dönüşüm ve yeni nesil meslekler alanında daha fazla yer almaları için destek olmak. Bu hedefler doğrultusunda kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerle kapsamlı iş birlikleri yapıyoruz. Girişimcilikten istihdama, mesleki becerilerden e-ticarete kadar geniş bir alanda kız çocuklarının ve kadınların yanında oluyoruz." "Sizler yarının Türkiye’sinde şehirleri planlayacak, enerji sistemlerini kuracak ve savunma teknolojilerini geliştirecek güçlü bir nesilsiniz" Bakan Göktaş konuşmasının sonunda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da dile getirdiği gibi "Ortaya fikir ve eser koyan, geleceğin Türkiye’sini inşa etmenin gayretinde olan her bir gencimiz, umudumuzu artıran bir istikbal yıldızıdır. "Bugün aramızda bulunan siz gençlerimizi, ülkemizin istikbal yıldızları olarak görüyoruz. Çünkü sizler, yarının Türkiye’sinde şehirleri planlayacak, enerji sistemlerini kuracak ve savunma teknolojilerini geliştirecek güçlü bir nesilsiniz. Yapay zeka uygulamalarını tasarlayacak, çevreye duyarlı üretim modellerini hayata geçirecek ve ülkemizin teknoloji vizyonuna yön vereceksiniz. Gençlerimizin her biri emeğiyle, bilgisiyle, merakıyla ve kararlılığıyla Türkiye’nin geleceğine değer katacak bir potansiyele sahiptir. Bizim görevimiz, bu potansiyelin önünü açmaktır. Kız çocuklarımızın hayallerini güçlendirmek, mesleki yolculuklarını desteklemek ve her alanda daha görünür olmalarını sağlamaktır. Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi, bu hedefi büyüten örnek bir çalışmadır. Sevgili Gençler, sizlerden beklentimiz büyük. Merakınızı koruyun. Öğrenmekten vazgeçmeyin. Karşınıza çıkan zorlukları, yolun sonu olarak değil. Sizi güçlendiren yeni eşikler olarak görün. Attığınız her adım, yarının Türkiye’sinde yeni bir buluşa, yeni bir teknolojiye, yeni bir üretim modeline dönüşebilir. Sizin başarınız, başka kız çocuklarına cesaret verecektir. Unutmayın; geleceği bekleyenler değil, geleceği tasarlayanlar iz bırakır. Sizlerle gurur duyuyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın güçlü mimarları arasında yer alacağınıza yürekten inanıyoruz. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun" dedi. "Ailemiz büyüyor, artık dünya çapında bir ailemiz oldu" Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ise "Bugün Dünya Mühendisi Kızlarımızı Türkiye’de, İstanbul’da topluyoruz. Bu projeye başlayalı 11 sene oldu. Önce sadece Türkiye’de başlamıştık, sonra Kuveyt, Suudi Arabistan, Makedonya, Kosova, İspanya, İngiltere ve sonra da Afrika’ya gittik. Yani şimdi Fildişi Sahili’ndeyiz, Mozambik’teyiz. Burada bu ülkelerden gelen kızlarımız var. Onların arasında bir kız kardeşlik ağı kurmayı hedefliyoruz. Çok değişik sektörlerden önemli rol modellerle tanıştırıyoruz. İşte Türkiye’nin ilk generali geldi, Aile Bakanımız sağ olsun geldi. İşte İspanya Büyükelçimiz, Konsolosumuz geldi. Dolayısıyla heyecanlıyız. Ailemiz büyüyor, artık dünya çapında bir ailemiz oldu. Projeyi 11 senedir devam ettiriyoruz. Bir sürü mezunumuz var, sağ olsunlar onlar da buraya geldi bugün. Mentorlarımız var, onlar da geldi; çok büyük bir aileyiz" diye konuştu. "Aile Bakanımız ve verdiği destek olmasaydı bu noktalara gelemezdik" Mühendislikteki kadın sayısının tüm dünyada çok az olduğunu belirten Özdemir, şunları söyledi: "Bizim amacımız, mühendislikteki kadın sayısını erkeklerle aynı seviyeye gelinceye kadar desteklemek. Biliyorsunuz artık dünya bir teknoloji çağında. İşte yapay zeka çok hızlı gelişiyor. Kadınlar olarak bu gelişen teknoloji dünyasında yerimizi çok sağlam bir şekilde almamız gerekiyor. Afrika’da olsun, Avrupa’da olsun, işte Körfez ülkelerinde olsun bütün bu kadınlarla bir güçlenme sağlayarak aslında iş hayatında lider kadınlar yetiştirmek istiyoruz ve bunu da yaptığımızı görüyoruz. Biz bu projeyi 11 senedir Aile Bakanlığımızla beraber yapıyoruz. Gerçekten destekleri çok önemli. Bu projeyi beraber yaparak beraber büyütüyoruz. Aile Bakanımız ve verdiği destek olmasaydı bu noktalara gelemezdik. Sağ olsun her buluşmamıza da geliyor. Kızlar böyle bir rol modelini, bakan kadın rol modelini görünce de gerçekten cesaretleri artıyor. Çünkü neyi görürsen onu olabileceğini düşünüyorsun. O sebeple kendilerine hem Bakanlığımıza hem Kadın Statüsü Genel Müdürümüze, Bakan Yardımcımıza, tüm destekçilere teşekkür ediyoruz."
Uçakta canlı bomba şakasına 4 yıl hapis
02 Nisan 2026 Perşembe - 14:05 Uçakta canlı bomba şakasına 4 yıl hapis İstanbul Sabiha Gökçen-Şanlıurfa seferinde uçağa binen bir yolcunun canlı bomba şakası yapmasıyla ilgili kamu davası açıldı. Mahkeme tarafından şaka yapan sanığa "Hava ulaşım aracının hareket etmesini engellemek" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Cezanın onanması durumunda uçakta canlı bomba şakası yapan yolcu hapse girecek. Mahkemeye taşınan olay, 9 Şubat 2026 tarihinde, İstanbul Sabiha Gökçen- Şanlıurfa seferinde yaşandı. VF 3222 sefer sayılı uçağa binen iki kız kardeşten biri, kabin memuruna dönerek, yanında bulunan kardeşini gösterip, "Bu canlı bomba, bunu uçağa almayın" dedi. Yolcunun bu beyanı üzerine güvenlik prosedürü uygulandı. Uçakta bomba araması yapılarak tüm yolcular uçaktan indirilirken, iki yolcu gözaltına alındı. Detaylı aramanın ardından herhangi olumsuz bir duruma rastlanmazken; seferde 3 saat gecikme yaşanması yolcularda mağduriyete neden oldu. "Bomba yok, şaka yaptık" Uçak içinde bomba ifadesini kullanan kişi ile kardeşi ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. İki yolcu yanlarında herhangi bir bomba olmadığını; sadece şaka yaptıklarını ifade etti. İfadeleri alınan iki yolcu adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, hava yolu tarafından bir yıl süreyle kara listeye alındı. Bomba şakasına kamu davası açıldı Şirketi ve yolcuları mağdur eden olay mahkemeye taşındı. Olay "şikayete tabi olmayan suçlar" kapsamında olduğu için savcılık tarafından soruşturma başlatılarak bomba şakasıyla ilgili kamu davası açıldı. Şakayı yapan kişi hakkında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" başlıklı 223. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Hukuka aykırı bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, beş yıldan on yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, yedi yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" suçundan iddianame hazırlandı. Bomba şakasına 4 yıl hapis cezası verildi İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında sanığa "hava ulaşım aracının hareket etmesini engellemek" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Cezanın istinafta onanması durumunda sanığın cezaevine gireceği belirtildi. Ayrıca sanık hakkında hukuk davası açılması söz konusuyken, şirketin seferin gecikmesi nedeniyle yolcuların mağdur olması ve ticari kayıptan dolayı konuyu yargıya taşınması da gündeme geldi.
Garanti BBVA’dan teknoloji girişimlerine özel yeni hizmet modeli
02 Nisan 2026 Perşembe - 13:46 Garanti BBVA’dan teknoloji girişimlerine özel yeni hizmet modeli Garanti BBVA, teknokent ve teknoparklarda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerine özel bankacılık hizmet modelini hayata geçirdi. Ankara-Bilkent ve İstanbul İstinye Park şubelerinde uygulamaya alınan bu modelde, teknoloji girişimcilerine özel müşteri yöneticileriyle kişiselleştirilmiş bankacılık ve danışmanlık hizmetleri sunuluyor. Garanti BBVA, teknoloji girişimlerinin bankacılık süreçlerinde ihtiyaç duydukları hız, esneklik ve uzmanlığı tek çatı altında sunan yeni bir hizmet modelini uygulamaya aldı. Yapılan açıklamaya göre, teknoparklarda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerine yönelik model, finansal çözümlerin yanı sıra girişimcilere büyüme yolculuklarında ihtiyaç duydukları danışmanlığı da sağlıyor. Yeni hizmet modeli kapsamında banka, girişimcilerle özel müşteri yöneticileriyle hizmet veriyor. Teknoloji girişimcileriyle aynı dili konuşan, alanında uzmanlaşmış bir Teknoloji Girişimcileri Müşteri İlişkileri Yöneticisi, girişimcilerin ihtiyaçlarına yönelik çözüm ve danışmanlık sunuyor. İlk olarak Ankara-Bilkent Şubesi’nde başlatılan yeni uygulama, İstanbul-İstinye Park şubesinde de hayata geçirildi. "Girişimlerin büyüme yolculuğuna, onların dilinden konuşarak eşlik ediyoruz" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, bankacılık hizmetlerinde kişiselleştirmeyi odağa alarak müşteri deneyiminde kusursuzluğu hedeflediklerini vurguladı. Kaya, teknoloji girişimciliğine her aşamada destek vermenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugünün dünyasında girişimcilik ve özellikle de teknoloji girişimciliği, yenilikçi fikirleri ekonomik değere dönüştürmede kritik rol oynuyor. Girişimciler, sınırsız üreticilikleriyle çoğu zaman yerel bir sorundan yola çıkarak küresel çapta bir çözüme imza atıyorlar. Biz de bu potansiyeli desteklemek adına girişimcilere özel bir hizmet modeli geliştirdik. Yeni hizmet modelimizle, girişimcilerin ihtiyaçlarını anlayan, çevik ve çözüm odaklı bir bankacılık yaklaşımını hayata geçiriyoruz. Girişimlerin büyüme yolculuğuna onların dilinden konuşarak eşlik ediyoruz." Girişimci ekosistemini destekleyecek özel çözümler Kaya, sözlerine şöyle devam etti: ’’Ülkemizde girişimciliği ayrı bir segmentte ele alıp, bu alana uygun yenilikçi ürün ve hizmetler geliştiren ilk bankalardan biriyiz. Bu deneyimle biliyoruz ki, teknoloji odaklı girişimlerin finansal ihtiyaçları da klasik bankacılık hizmetlerinden farklılaşıyor. Bu nedenle, uzun yıllardır yürüttüğümüz kadın girişimcilik destekleri ve Garanti BBVA Partners gibi programlarımızın yanına teknoloji girişimcilerine özel bu modeli ekledik. İlk uygulamamızı, çok sayıda yetkin girişimin bulunduğu Ankara-Bilkent şubemizde başlattık. Kısa sürede İstanbul-İstinyePark şubemizde de hizmete aldık. Hedefimiz; daha fazla teknoloji girişimcisine bu hizmeti ulaştırıp, girişim yolculuklarının her aşamasında yanlarında olmak. Teknoloji girişimcilerinin ihtiyaçlarına yönelik sunduğumuz çözümlerle girişimcilik ekosistemine ve ülke ekonomisine katkımızı büyüteceğimize inanıyoruz.’’
İstanbul’da ’en hızlı yarı’ heyecanı
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:58 İstanbul’da ’en hızlı yarı’ heyecanı Spor İstanbul’un düzenleyeceği Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu 19 Nisan’da koşulacak. Hızlı parkuruyla dikkat çeken yarı maratona bu sene de birbirinden iddialı elit atletler katılacak. Hem elit atletlerin hem de koşuseverlerin her yıl yoğun ilgi gösterdiği İstanbul Yarı Maratonu’na bu yıl 8 bini 21K, 12 bini 10K olmak üzere toplam 20 bin koşucunun katılması bekleniyor. Hızlı parkuruyla elit atletler için ayrı bir albenisi olan ve 2021’de dönemin dünya rekoruna ev sahipliği yapan İstanbul Yarı Maratonu’na bu yıl 4’ü tempocu olmak üzere toplam 60 elit atlet katılacak. Dünya Atletizm Birliği’nin (World Athletics) ’Gold Label’ statüsündeki Avrupa’nın 3, dünyanın 10 yarı maratonundan biri olan 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda son şampiyonlar Alex Nzioka Matata ve Miriam Chebet, ünvanlarını korumak için yarışacak. Bu yılın elit atlet listesinde dikkat çeken bir diğer detay ise hem erkeklerde hem de kadınlarda ikiz sporcuların yarışacak olması. Yarış başlangıç noktasında sonlanacak İstanbul Yarı Maratonu’nda yarışçılar 19 Nisan Pazar günü Yenikapı’dan başlayarak Tarihi Yarımada’yı turladıktan sonra yine başlangıç noktasında parkuru tamamlayacak. Kayıtlar 13 Nisan tarihine dek devam edecek. Son şampiyon Matata ikiziyle birlikte parkurda Erkekler elit atlet listesinin en hızlı kişisel derecesine sahip Kenyalı Alex Nzioka Matata, yarı maratonda dünyanın önde gelen isimlerinden biri konumunda. Son iki yıldaki istikrarlı performansı ile dikkat çeken 28 yaşındaki atlet, katıldığı 13 yarı maratonun 11’ini kazandı. Geçtiğimiz yıl Resü’l-Hayme’de 59:20 ile zafere uzanırken en iyi kişisel derecesini elde eden Matata, zorlu hava koşullarına rağmen İstanbul’da 59:40 ile koşmuş ve şampiyon olmuştu. Son olarak 29 Mart’ta Çin’in Yangzhou kentinde yarışan Kenyalı atlet, en iyi derecesini 9 saniye geliştirerek 59:11 koştu ve parkur rekorunu da kırarak yarışı kazandı. Bu yıl İstanbul’a tekrar ipi göğüslemek için gelecek Kenyalı atlet, Tarihî Yarımada parkurunda ikiz kardeşi Charles Mbatha Matata ile birlikte boy gösterecek. Yarışta erkekler tempocusu olarak koşacak Charles Mbatha Matata’nın kişisel en iyi derecesi 1:00:05 iken, onun da yarışı tamamlamayı tercih etmesi ihtimaller dahilinde yer alıyor. Miriam Chebet rekorla geliyor Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da son şampiyon yeniden İstanbul’da boy gösterecek. Geçtiğimiz yıl 1:06:07 ile hem en iyi derecesini koşan hem de ipi göğüsleyen Miriam Chebet, tacını korumak için yarışacak. 2024’te de Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu’na katılan Kenyalı atlet, 1:07:14 ile yarışı ikinci tamamlamıştı. Bu yıl Valensiya’da 10K’da yarışan ve 30:08 ile en iyi derecesini koşan Chebet, 29 Mart’ta Yangzhou’da 1:06:27 ile yarışı kazandı ve parkur rekorunu kırdı. Ftaw Zeray, Evaline Chirchir ve Asmarech Anley’in hedefi ise Chebet’i İstanbul’da geçmek olacak. Kadınlarda dünyanın en hızlı ikizleri İstanbul’da Kenyalı Caroline Makandi (1:06:16) ve Purity Kajuju Gitonga (1:07:31) kardeşler ise yarı maratonun en hızlı ikizleri olarak tanınıyor. Geçtiğimiz hafta sonu en iyi derecesini koşarak Prag Yarı Maratonu’nu kazanan Caroline Gitonga İstanbul’a oldukça formda geliyor. Üç yıl önce İtalya’nın Udine kentinde birlikte yarıştıkları tek uluslararası yarı maratonda ilk iki sırayı alan Gitonga Kardeşler’in İstanbul’da yeniden bir ilk iki başarısı elde edebilmeleri için özel bir performans sergilemeleri gerekecek.
TÜRGEV mesleki eğitimin geleceğini Ankara’da masaya yatırıyor
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:24 TÜRGEV mesleki eğitimin geleceğini Ankara’da masaya yatırıyor Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), mesleki eğitimin istihdam ve kalkınmayla bağını güçlendirmek amacıyla başlattığı çalıştay serisinin ikincisini 4 Nisan’da Ankara’da düzenleyecek. Mesleki Eğitimde Farkındalık Projesi kapsamında Ankara’daki Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde gerçekleştirilecek çalıştayda kamu, akademi,sektör ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelecek. Mesleki Eğitimde Farkındalık Projesi kapsamında yapılacak olan toplantıda mesleki eğitimin mevcut yapısı, eğitim-istihdam ilişkisi, kamu- özel sektör iş birliği modelleri ve alanda karşılaşılan sorunlar ele alınacak. Katılımcıların görüşleri doğrultusunda uygulanabilir öneriler geliştirilmesi planlanıyor. "Mesleki eğitim üretim ve istihdamın ana unsuru" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, mesleki eğitimin ekonomik kalkınma ve toplumsal refah açısından önemli bir bileşen olduğunu belirtti. Yılmaz, "Mesleki eğitimi gençlerin istihdama katılımı, üretim kapasitesinin artırılması ve sürdürülebilir kalkınma açısından stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz. Bu alanda ortak akılla geliştirilecek çözümlerin ülkemizin geleceğine değer katacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Çalıştayın farklı paydaşları bir araya getirerek sahadaki ihtiyaçları daha görünür kılacağını vurgulayan Yılmaz, kamu, özel sektör ve sivil toplum arasındaki iş birliklerinin önemine dikkati çekti. Bu iş birliklerinin kalıcı çözümler üretmede belirleyici olacağını kaydetti. Çalıştaya meslek yüksekokulu akademisyenleri, meslek lisesi yöneticileri ve eğitimciler, sektör temsilcileri ile sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri katılacak. Çalıştayda ortaya çıkacak birikimin mesleki eğitime yönelik karar süreçlerine yön vermesi hedefleniyor. İstanbul’dan Ankara’ya, STK gözlem raporu Mayıs’ta Projenin ilk çalıştayı Dr. Esra Albayrak ve TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz’ın katılımıyla 4 Kasım 2025’te İstanbul’da düzenlendi. Akademisyen, eğitimci ve iş dünyasından 52 katılımcının yer aldığı toplantıda mesleki eğitim farklı yönleriyle ele alındı. Ankara’da düzenlenecek ikinci çalıştayın, ilk toplantıda elde edilen veriler doğrultusunda daha geniş katılımla gerçekleştirileceği belirtildi. Çalıştaydan elde edilecek değerlendirmeler doğrultusunda hazırlanacak Mesleki Eğitimde Farkındalık STK Gözlem Raporu’nun ise Mayıs 2026’da kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor. 30 öğrenciye burs ve gelişim desteği Açıklamada, projenin yalnızca çalıştay süreciyle sınırlı olmadığına işaret edildi. Meslek yüksekokullarında öğrenim gören 30 kız öğrenciye burs sağlanıyor. Öğrencilerin kariyer gelişimlerine destek amacıyla eğitim programları, sektör temsilcileriyle buluşmalar, mentorluk çalışmaları ile CV hazırlama ve mülakat süreçlerine yönelik destekler sunuluyor. Öğrencilerin gelişimi, programın başında ve sonunda yapılan anketlerle takip ediliyor. Projenin etkisinin artırılması ve mesleki eğitimin öneminin gündemde tutulması amacıyla, önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde gerçekleştirilecek paneller ile faaliyetlerin sürdürülmesi planlanıyor.