Yerel Haberler
İstanbul
Kartal Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi "AFAD Ağır Seviye Akreditasyonu" aldı 08 Mayıs 2026 Cuma - 17:36:08 Kartal Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Akreditasyon Sistemi tarafından verilen en üst kademe olan ‘Ağır Seviye Arama Kurtarma’ akreditasyonunu almaya hak kazandı. İstanbul Valiliği koordinasyonunda Biruni Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen törende Kartal Belediyesi ekibine akreditasyon armaları takdim edildi. AFAD Akreditasyon Sistemi Arma Teslim Töreni’ne; AFAD Başkanı Vali Ali Hamza Pehlivan, İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ile kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Kartal Belediyesi bu başarıyla İstanbul’da söz konusu seviyeye ulaşan sayılı yerel yönetim ekiplerinden biri oldu. Afetlere hazırlık noktasında ekipman ve personel altyapısını güçlendiren Kartal Belediyesi, ağır seviye akreditasyonu ile operasyonel kabiliyetini tescilledi. Belediye ekipleri yerel yönetimler arasında bu yetkinliğe sahip öncü gruplardan biri olarak afet durumlarında koordinasyon kapasitesini artırdı. "Çalışmalar güçlenerek sürecek" Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel tören sonrası yaptığı açıklamada afetlere hazır bir Kartal hedefiyle çalıştıklarını belirtti. Alınan akreditasyonun disiplinli bir hazırlık sürecinin sonucu olduğunu ifade eden Başkan Yüksel, ekiplerin özverili çalışmasının kendileri için gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Eğitim ve ekipman yatırımlarının devam edeceğini belirten Başkan Yüksel, "Afetlere hazır bir Kartal hedefiyle çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. AFAD Akreditasyon Sistemi kapsamında en üst seviye olan ağır seviye arama kurtarma akreditasyonunu almak, ekiplerimizin özverili çalışmasının ve disiplinli hazırlık sürecinin önemli bir sonucudur. Bu anlamlı törende ekibimizin aldığı arma, bizler için büyük bir gurur kaynağı olmuştur. Başta Afet İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen tüm personelimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyorum. Kartal Belediyesi olarak, muhtemel afet durumlarına karşı her zaman hazır olmak için eğitim, ekipman ve koordinasyon çalışmalarımızı güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızın can güvenliği için tüm imkânlarımızla çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:21 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP tepkisi: "Balıklar ürküyor diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Balıklar ürküyor diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı ziyaret etti. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma, havacılık ve uzay sektörlerinin en ileri teknolojilerinin sergilendiği SAHA 2026’nın anlamlı bir buluşma noktası olduğunu belirterek, "Bu sene 5’incisi tertiplenen fuarımızı, yeni rekorlarla, yeni anlaşmalarla ve yeni iş birlikleri ile taçlandırmanın haklı kıvancı içindeyiz. SAHA 2026’ya bin 500’ü yerli, 263’ü yabancı olmak üzere toplam bin 763 firma katıldı. Fuarda, sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. 192 resmi heyet ve 108 alım heyeti, sektörümüzle doğrudan temas kurma imkanı buldu. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak şudur. Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören güven veren ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir. Türkiye savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır. Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan yüz bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır. İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikayelerini birlikte yazacak, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağı" dedi. "Bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye’dir" Güvenliğin artık yalnızca tek bir alana, tek bir sahaya, tek bir sanayi koluna hapsedilemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyamız hızla değişirken, harp sanayimiz köklü bir dönüşüm sürecinden geçerken, bundan elbette güvenlik kavramı da nasibini alıyor. Bir defa şunu hepimiz görebiliyoruz. Bugün geldiğimiz noktada güvenlik, artık yalnızca tek bir alana, tek bir sahaya, tek bir sanayi koluna hapsedilemez. Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime; güvenlik her yönüyle bütüncül bir konsepttir. Aynı şekilde, bugün bir ülkenin caydırıcılığı, sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır. Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz, bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir. Siber saldırılara, elektronik harp tehditlerine, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir. Bölgemizde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettik. Yapay zekadan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına uzanan geniş bir yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduk, olmaya da devam ediyoruz. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye’dir. Bugün Türkiye yeni nesil Milli Muharip Uçağını, İnsansız Savaş Uçağını, helikopterini, İHA’sını, SİHA’sını üreten elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren tankını, roketini, füzesini, zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden velhasıl denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir. Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir" diye konuştu. "Savunma ve havacılık ihracatımız 10 milyar doları aştı" Türkiye savunma sanayindeki başarısından söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı iftihar tablosuyla ihracat tarafında da karşılaşıyoruz. Bakınız, biz göreve geldiğimizde savunma ve havacılık ihracatımız yılda sadece 248 milyon dolardı. Türkiye savunma sanayinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlılığımızı yıllar içerisinde azaltarak biz bunu tersine çevirdik. 2025 yılında savunma ve havacılık ihracatında tarihimizde ilk defa 10 milyar doların üzerine çıktık. Nisan ayı ihracat rakamları geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösteriyor. Savunma ve havacılık ihracatımız nisanda 962 milyon dolara yükseldi. 2026’nın ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artış oldu. Böylece ilk dört ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Yani bundan 23 yıl önce senede 248 milyon dolar ihracat yapan Türkiye, bugün bu rakamı aşağı yukarı bir haftada gerçekleştiriyor. Kısa vadede hedefimiz 10 milyar doları aşarak bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına adımızı yazdırmaktır. İnşallah genişleyen uluslararası iş birliklerimiz, derinleşen ekosistemimiz ve artan üretim kapasitemiz ile bu hedefimize de vasıl olacağız. Burada şu gerçeğin de altını önemle çizmek istiyorum. Milletimizin göğsünü kabartan; dost, kardeş ve müttefiklerimize güven veren bu başarı hikayesini yazmamız elbette öyle kolay olmadı. Görünür görünmez nice engelle karşılaştık. Ambargolarla, kısıtlamalarla önümüz kesilmek istendi. Parasını ödediğimiz sistemlerin verilmediği günler oldu. Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil; içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zaman da suret-i haktan görünen Truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik" diye konuştu. "’Balıklar ürküyor’ diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler" Cumhurbaşkanı Erdoğan savunma sanayii hamlelerinin zaman zaman engellenmeye çalışıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şurası son derece dikkat çekicidir. Türkiye savunma sanayiinde ne zaman kabuğunu kırsa, ne zaman büyük bir adım atsa birileri hemen devreye girdi. ’Başımıza yeni icat çıkarmayın. Dışarıdan almak daha kolay. Ekonomik olarak fizibıl değil" dediler. Kimi zaman ekonomik verileri eğip bükerek, kimi zaman milli şirketlerimizi hedef alarak, kimi zaman küçümseyerek, kimi zaman da ’balıklar ürküyor’ gibi komik argümanlarla savunma sanayii hamlelerimizi engellemeye çalıştılar. Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. ’Balıklar ürküyor’ diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler. Öğrenilmiş çaresizlik sendromuyla malul karakterlerin bizi de kendi ruhsuz, umutsuz, ufuksuz dünyalarına çekmelerine müsaade etmedik. ’Yapamazsınız’ diyenlere cevabımızı işte bugün SAHA 2024’te olduğu gibi yaptığımız, tamamladığımız, harp sahalarında başarıyla test edilmiş ürünlerle verdik. Vecihi Hürkuş’un havacılıkta yıllar önce yükselttiği bayrağı rahmetli Özdemir Bayraktar, insansız hava araçlarında doruklara çıkarmış; göklerde büyük bir gururla dalgalandırmıştı. İnanıyorum ki onun izinden gidenler bu emanete hakkıyla sahip çıkacak, Türk savunma sanayiinin şanını yüceltmeye devam edeceklerdir" dedi. "Hem devlet hem de millet olarak verdiğimiz her mücadeleyi iç cephemizi tahkim ederek kazandık" Konuşmasında milletin birlik ve beraberliğinin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayii ve caydırıcılığın yanı sıra ulusal güvenliğin bir diğer kritik halkası bizim iç cephe olarak tarif ettiğimiz milletin birlik ve beraberliğidir. Şurası bir hakikattir ki milli bünye ne kadar sağlam olursa bir ülkenin güvenliği de o derece kavi ve kuvvetli olur. Kader ve istikbal birliği yapmış, ortak değerler etrafında kenetlenmiş, aynı ideallere gönül vermiş bir halkı dışarıdan müdahalelerle teslim almak, böyle bir millete diz çöktürmek kolay değildir. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa böyle bir durumda millet ayakta kalamaz. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa; böyle bir durumda da millet ayakta kalamaz. Bunu istikbal ve istiklal harbimizin en hararetli günlerinde merhum Mehmet Akif, Nasrullah Camii’nde yaptığı konuşmada şöyle dile getirmişti. ’Milletler topla, tüfekle, zırhlı ile, ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etmek kaygısına düştüğünde yıkılır’ Dün olduğu gibi bugün de yarın da meselenin nirengi noktası işte budur. Bizim binlerce yıllık tarihimizin neredeyse her devri mücadeleyle geçmiştir. Hem devlet hem de millet olarak verdiğimiz her mücadeleyi iç cephemizi tahkim ederek kazandık. Yeri geldi top seslerini yavrularımıza ninni yaptık. Yeri geldi aç kaldık, susuz kaldık, silahsız kaldık, mühimmatsız kaldık ama hiçbir zaman inancımızı yitirmedik. Birlik ve bütünlüğümüzden ödün vermedik. Biz de iktidarlarımız boyunca maruz kaldığımız nice saldırıyı, nice darbe girişimini, bekamızı hedef alan nice kuşatmayı işte bu ruhla püskürttük" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye menziline giden yolun mihmandarı aynı şekilde Cumhur İttifakı’dır" Terörsüz Türkiye sürecinden de söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu büyük bir kararlılıkla ifade etmek durumundayım. Bugün iç kalemizi tahkim etme yolunda attığımız en stratejik adım, ’Terörsüz Türkiye’ süreci ve terörsüz bölge hedefidir. Terörsüz Türkiye süreci; Türkiye’yi ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birlikte güçlendirerek huzurlu, güvenli, müreffeh ve barışın egemen olduğu bir geleceğin inşasını hedefleyen büyük bir vizyonun adıdır. Terörsüz Türkiye, bölgemizde yürütülen paylaşım kavgası karşısında milletimizin bilincinde ve kalbinde kurulan müstahkem bir mevzidir. Bu mevzinin fikri ve siyasi müşterek karargahı elbette Cumhur İttifakı’dır. Terörsüz Türkiye menziline giden yolun mihmandarı aynı şekilde Cumhur İttifakı’dır. Sürecin katalizörü ise Türk milletinin ulaşmayı çoktan hak ettiği hedeflerdir. Bu hedefe ezber kalıplarla değil basiretli, cesaretli, büyük millet ve devlet olmanın sağladığı özgüvenli yaklaşım ile kararlı adımlarla varılabilir. Türkiye, devleti ve milletiyle yaklaşık yarım asırlık başarılı mücadelesinin ardından terörden kurtulma iradesini ortaya koymuş, terörsüz Türkiye için çok net bir duruş sergilemiştir. Bu iradenin temelinde vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırası, kutlu emaneti vardır. Bu iradenin temelinde ’Vatan sağ olsun’ diyerek evlatlarını kara toprağın bağrına veren, acısını kalbine gömen anne ve babaların metaneti vardır. Allah’ın izniyle bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır. Muhabbet iklimini çok sağlam bir şekilde tesis edip kardeşlik bilincini güçlendirerek, husumet duvarlarını tek tek yıkıp fitnelerin kökünü kurutarak, terörün kanlı ve karanlık gölgesini sebepleriyle birlikte bu toprakların üstünden tamamen kaldırarak; aziz şehit ve gazilerimizin fedakarlıklarının boşa gitmediğini tüm dünyaya inşallah hep birlikte göstereceğiz. İnanıyoruz, Allah’ın izniyle başaracağız. Kararlıyız, inşallah hedefimize ulaşacağız" ifadelerini kullandı.
GetirYemek, grup siparişi özelliği kullanıma sundu
03 Nisan 2026 Cuma - 11:23 GetirYemek, grup siparişi özelliği kullanıma sundu Yemek siparişi platformu GetirYemek, ‘Grup Siparişi’ özelliğini kullanıma sundu. Yeni özellik sayesinde, kalabalık ortamlarda online yemek siparişi verirken herkes kendi telefonundan siparişini kolayca oluşturabiliyor. Türkiye genelinde 100 bine yakın üye restoranıyla 20 milyondan fazla kullanıcıya hizmet veren GetirYemek, kullanıcı deneyimini geliştiren özelliklerine bir yenisini daha ekledi. Özellikle ofislerde ve ev buluşmalarında online yemek siparişi verirken yaşanan telefonun elden ele dolaşması ve menünün tekrar tekrar incelenmesi gibi süreçler artık ortadan kalkıyor. Platformun ‘Grup Siparişi’ özelliği ile kullanıcılar, tek bir siparişte buluşarak kendi telefonlarından seçtikleri ürünleri ortak sepete ekleyebiliyor. Ortak sepet ile daha verimli sipariş Türkiye’de GetirYemek tarafından sunulan ‘Grup Siparişi’ özelliği ile siparişi başlatan kullanıcı, oluşturduğu link veya QR kod aracılığıyla arkadaşlarını davet edebiliyor. Davete katılan kullanıcılar ise kendi cihazlarından diledikleri ürünleri sepete ekliyor; sipariş, grup yöneticisinin tek bir onayıyla tamamlanıyor. Böylece sipariş süreci hem hızlanıyor hem de daha pratik hale geliyor. ‘Grup Siparişi’ özelliği, kullanım kolaylığının yanı sıra operasyonel ve ekonomik avantajlar da sunuyor. Ayrı ayrı verilen siparişlerden doğabilecek ek teslimat maliyetleri, tek bir sepet üzerinden verilen siparişle azaltılıyor. Ayrıca siparişlerin tek seferde ve aynı kurye ile teslim edilmesi sayesinde, gruptaki herkes yemeğine aynı anda ulaşabiliyor.
Adli emanetten silahları çalan katibe 21 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı
03 Nisan 2026 Cuma - 11:11 Adli emanetten silahları çalan katibe 21 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı İstanbul Adalar Adliyesinde adli emanetten 12 adet silah çalan katip hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Katip hakkında 21 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. 10 Ekim 2025 tarihinde meydana gelen olayda, İstanbul Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait Suç Eşyası ve Emanet Deposu’nda yapılan rutin denetimlerde 12 adet silahın kayıp olduğu belirlendi. Eksikliği tespit edilen silahların, İstanbul Bölge Polis Kriminal Laboratuvarı’nda incelemede mi olduğuna ilişkin yazı gönderildi. Kayıp silahlardan 3’ünün yeniden incelemeye alındığı ortaya çıktı. Bu silahlardan ikisinin 2 Ekim 2023’te Emanet İşlemleri Bürosunda Zabıt katibi olarak görev yapan "Utku Erkek" isimli katibin üzerinden temin edildiği, bir diğerinin ise terör ve örgütlü suçlar kapsamında yürütülen bir soruşturma sırasında şüpheli başka bir şahsın ikametinde bulunduğu öğrenilmişti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, Zabıt Katibi Utku Erkek, görevli olduğu dönemde gözetimi ve sorumluluğu altında bulunan silahları usulsüz şekilde emanet dışına çıkardığı iddiasıyla 26 Kasım’da gözaltına alındı. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmıştı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. "Silahları intihar etmek için çaldım" Sanık Utku Erkek savcılık ifadesinde, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığında görevlendirildiğini, 2023 yılında maddi zorluk çektiğini, eşi ile aralarında anlaşmazlıklar da yaşadıklarını, emanet memurluğundan iki kez silah aldığını ve bu silahları intihar etmek için kullanmak istediğini ancak intihara cesaret edemediğini. 2023 yılında Kartal Sahil yolunda yürüdüğü esnada kolluk görevlilerince durdurulduğunu ve emanetten aldığı iki silaha el konulduğunu ifade etti. Katip, kaybolan diğer silahlardan haberden olmadığını belirtti. İddianamede, soruşturmanın sürdüğü sırada yapılan incelemelerde, emanet eşya deposunda görev alan katip Utku Erkek’in bir tabancayı daha emanete aldığına dair ıslak imzasının bulunduğu ve silah sayısının 13’e çıktığı ancak 10 silahın hala temin edilemediği bilgisi yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Erkek hakkında, ‘Zimmet’ suçundan 6 yıl 3 aydan 21 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianame hazırlanarak Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamenin değerlendirilmesinin ardından sanığın yargılanmasına başlanılacak.
Renault, 2026 yılının ilk çeyreğinde 34 bin 244 satış adedine ulaştı
03 Nisan 2026 Cuma - 10:50 Renault, 2026 yılının ilk çeyreğinde 34 bin 244 satış adedine ulaştı Renault, 2026 yılının ilk çeyreğinde 34 bin 244 satış adedi ve yüzde 12,9 pazar payına ulaştı. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,94 oranında azalarak 265 bin 398 adet olarak gerçekleşti. Renault’nun model gamı, 2026’nın ilk çeyreğinde de tüm pazarda 2 modeli ile en çok satan ilk 5 model arasında yer aldı. Clio, 14 bin 941 adet satışla tüm pazarda en çok tercih edilen model olurken, Megane, 7 bin 912 adet satışla pazardaki en çok satan 4. model oldu. Renault Duster, 5 bin 708 adet satışla en çok tercih edilen üçüncü SUV model olurken, aynı zamanda C-SUV segmentinde ikinci sırada yer aldı. Renault, Ocak-Mart döneminde ulaştığı 8 bin 626 adet SUV satışıyla bu segmentte en çok tercih edilen markalardan biri oldu. Dacia, yenilenen ürün gamı ve ulaşılabilir mobilite yaklaşımıyla büyümesini yılın ikinci yarısında sürdürmeyi hedefliyor. Yeni Dacia Sandero Stepway, EDC çift kavramalı otomatik şanzıman ve çift yakıtlı ECO-G 120 motoruyla sunuluyor. 1500 km’ye varan menzil ve km’de yaklaşık 2,5 TL tüketim değeriyle, otomatik vitesli modellere kıyasla yüzde 30’a varan tasarruf sağlıyor. Dacia Jogger, 1400 km’ye varan menzil ve 2 bin 94 litreye ulaşan bagaj hacmiyle dikkat çekiyor. Çift yakıtlı ECO-G 120 motor; manuel ve çift kavramalı otomatik şanzıman seçenekleriyle sunuluyor. Ayrıca 6 ileri manuel benzinli motor alternatifi de bulunuyor. Mayıs ayında ürün gamına eklenecek olan yeni Logan Sedan ile Dacia, pazardaki iddiasını daha da artırmayı hedefliyor. Genişleyen ürün gamı ve yeni modeller Renault, 2026 yılında ürün gamını stratejik yeni modellerle güçlendirerek Türkiye pazarındaki önemli konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Önceki nesliyle Türkiye’nin en çok tercih edilen modellerinden biri olan Clio, 6. nesliyle birlikte Şubat ayında müşterileriyle buluştu. Model, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilerek dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Nisan ayında satışa sunulacak olan Scenic E-Tech Elektrikli, markanın elektrikli mobilite vizyonunu bir üst seviyeye taşımayı hedeflerken, Haziran ayında Türkiye’de üretilen Renault Boreal’in satışa çıkması ile birlikte, markanın SUV segmentindeki iddiasını yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Boreal, sadece Türkiye pazarı için değil, aynı zamanda global ölçekte önemli bir üretim ve ihracat hamlesinin de simgesi olacak. Alpine’in tamamen elektrikli Dream Garage serisinin ikinci modeli Alpine A390 da 2026 yılının ikinci yarısında MAİS’in kullanıcılarla buluşturacağı modellerden birisi olacak. Alpine’in yeni sportif fastback modeli A390, Alpine ruhunu ve deneyimini daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyor.
Yemeksepeti 2026 Ramazan verilerini açıkladı
03 Nisan 2026 Cuma - 10:48 Yemeksepeti 2026 Ramazan verilerini açıkladı Yemeksepeti’nin 2026 Ramazan verilerine göre, sahur saatlerinde yaşanan sipariş patlaması dijital platformlarda yeni bir tüketim alışkanlığının habercisi olurken; hızlı ticaret tarafındaki (market ve mağazalar) toplam iş hacminde çarpıcı bir büyüme kaydedildi. Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, 19 Şubat - 20 Mart 2026 tarihlerini kapsayan Ramazan ayı verilerini paylaştı. Dijitalleşen Ramazan geleneklerindeki dönüşüme ışık tutan veriler, iftar sofralarının kalabalıklaştığını, sahurda ise pratiklik arayışının zirve yaptığını ortaya koydu. Hızlı ticaret (Yemeksepeti Market ve Mağazalar) ekosistemindeki yüzde 50’nin üzerindeki ciro artışı, kullanıcıların market ihtiyaçlarını dijital kanallara taşıma hızını bir kez daha kanıtlarken; Ramazan ayına özel "Gitmiyorsun" kampanyasıyla marketten kasaba, manavdan sıcak pideye kadar tüm ihtiyaçları kapıya getiren Yemeksepeti, sunduğu operasyonel kolaylık ve taze gıda fırsatlarıyla iftar ve sahur hazırlıklarını zahmetsiz hale getirdi. Ramazan hazırlığı haftalar öncesinden başladı Platformun hızlı ticaret verileri, tüketicilerin Ramazan hazırlıklarını son güne bırakmadığını ve Ramazan öncesi erzak hazırlığı geleneğinin güçlendiğini gösterdi. Kullanıcılar, Ramazan başlamadan haftalar önce mutfak alışverişlerine yönelirken; bu dönemde özellikle dondurulmuş gıdalar, paketli ürünler ile et ve deniz ürünleri kategorilerinde yoğun bir talep gözlemlendi. Bu hazırlık sürecinin en ilginç verisi ise henüz Ramazan başlamadan taşınan 12 bin 252 adet pide oldu. Ay genelinde ise toplamda 104 bin adet Ramazan pidesi platform aracılığıyla, kuyrukta bekleme zahmeti olmadan sofralara ulaştı. Bu yüksek hacimle Ramazan pidesi, hazırlık döneminde platformun "en çok satan ilk 100 ürünü" arasına girmeyi başardı. Sahurda dijital sipariş patlaması Ramazan 2026’nın en dikkat çekici verisi, gece saatlerindeki hareketlilik oldu. Sahur saatlerinde verilen siparişler, bir önceki yıla göre yüzde 23,5 oranında büyüyerek gece ekonomisinin gücünü kanıtladı. Tüketiciler sahurda mutfağa girmek yerine dijital çözümlere yönelirken, en yoğun talep artışı Ramazan’ın son haftasında ve Kadir Gecesi’ne doğru gerçekleşti. İftarda burger menüler, sahurda tost zirvede Platform verilerine göre, iftar ve sahur menüleri arasında keskin bir tercih farkı oluştu. İftar sofralarının ana oyuncusu fast food restoranlarından verilen burger menüleri olurken; onu Lahmacun, Kıymalı Pide ve Mercimek Çorbası takip etti. Gece saatlerinde ise Karışık tost, kumru ve poğaça üçlüsü ilk sıraya yerleşerek sahurun gözde lezzetleri oldu. Her iki öğünde de sarsılmaz yerini koruyan tek ürün ise Mercimek Çorbası olarak kayıtlara geçti. İftar sofraları kalabalıklaştı İftar saatlerindeki ortalama sepet tutarı bir önceki yıla göre yüzde 27 oranında arttı. Bu artış, tüketicilerin sadece kendileri için değil, kalabalık arkadaş ve aile grupları için daha çeşitli menüler tercih ettiğini gösteriyor. Market tarafında ise iftara hazırlık aşamasındaki ortalama sepet tutarlarının, Ramazan dışındaki dönemlere kıyasla belirgin şekilde yükselmesi, tüketicilerin evdeki iftar sofralarını dijital market üzerinden zenginleştirdiğini ortaya koydu. Özellikle restoranların sunduğu "Ramazan Menüsü" paketleri, yüzde 140 gibi devasa bir büyüme oranıyla dönemin en popüler ürün grubu seçildi. Hızlı ticaretin yoğunluk saati değişti Ramazan ayı boyunca market ve mağazalar üzerinden verilen siparişlerin zaman dilimi, restoran kanalındaki yoğunluktan farklılaştı. Restoranlarda siparişlerin iftar saatine dakikalar kala zirve yapmasına karşın, hızlı ticaret tarafındaki yoğunluk 15.00 - 18.00 saatleri arasına yayıldı. Kullanıcıların iftar hazırlığı için gerekli olan taze malzemeleri ve eksikleri restoran yoğunluğu başlamadan önce tamamlaması, operasyonel verimliliği artıran bir unsur olarak kaydedildi. Yerel mutfaklar dikkat çekti Türkiye’nin dört bir yanından gelen veriler, dijital siparişlerde bile yerel damak tadının korunduğunu gösterdi. Konya’da Etli Ekmek, Adana’da Kebap ve Bursa’da Pide kültürü dijital platformlara birebir yansırken; Ege ve Akdeniz bandında Lahmacun ve Pide tercihlerinin ağırlığı hissedildi. Güneydoğu Anadolu illerinde ise burger ve döner gibi modern hızlı yemek seçeneklerine olan ilginin artması dikkat çekti. İftarın sindirim dostu maden suyu Hızlı market alışverişi tarafında ise kullanıcı refleksleri ilgi çekici detaylar sundu. İftar hazırlıklarında sıvı tüketimi odak noktası olurken, Maden Suyu, su siparişlerini dahi geride bırakarak iftarın simgesel içeceği konumuna yükseldi. Sahur market sepetlerinde ise baget ekmek, simit ve Ramazan pidesi gibi unlu mamuller ilk sıraları paylaştı. Ayrıca sabaha karşı 04.00 sularında verilen market siparişlerinde Türk Kahvesi’nin üst sıralarda yer alması, sahur sonrası kahve rutininin modern bir alışkanlığa dönüştüğünü gösterdi. 2026 Ramazan rekorları Ramazan ayı boyunca elde edilen veriler, platformun ulaştığı çarpıcı rekorları da gözler önüne serdi. 8 Mart, en yoğun gün olarak kayıtlara geçerken, platformda Ramazan boyunca en yüksek tutarlı tekil sipariş İstanbul’dan verildi. Bir kullanıcı; lahmacun, içli köfte ve mercimek çorbasından oluşan zengin bir kombinasyon için tek seferde 19 bin 950 TL ödedi. Market kanalında ise yine İstanbul’dan verilen 128 kalemlik tekil sipariş, dönemin en kalabalık sepeti olarak kayıtlara geçti. Kadayıf mı, baklava mı? Ramazan’ın vazgeçilmezi tatlılarda, iftar sofralarının tatlı lideri kadayıf çeşitleri olurken, baklava çeşitleri ikinci sırayı aldı. Ramazan’ın simgesi güllaç ise özellikle menü kombinasyonlarının vazgeçilmez tamamlayıcısı olarak dikkat çekti. Sahurda tatlı tüketimi incelendiğinde ise kadayıf ve baklavanın gece geç saatlerde de popülerliğini koruduğu görüldü.