Yerel Haberler
İstanbul
Mehmet Türkmen: "Herkes o işin bir parçası olduğunu hissederse stres de ortadan kalkar"
10 Şubat 2026 Salı - 18:34 Mehmet Türkmen: "Herkes o işin bir parçası olduğunu hissederse stres de ortadan kalkar" FIFA kokartlı hakem Mehmet Türkmen, yaptığı işten keyif aldığını belirterek, "Taraftarlardan, oyunculardan, teknik ekiplerden, hakem arkadaşlarımdan, ekranlarda izleyen insanlardan, herkesten; o işin bir parçası olduğunu hissetmek çok güzel bir şey. Hep birlikte bunu hissederek, bu işi yapmaya devam edersek stres de ortadan kalkar. Çok başarılı bir futbol ülkemize miras bırakmış oluruz" dedi. 2026 yılında FIFA kokartı takmaya hak kazanan hakemler için düzenlenen FIFA kokart töreni, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapıldı. Toplantı sonrası FIFA kokartlı hakem Mehmet Türkmen, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kendileri adına heyecanlı bir gün olduğunu ve katılımcılarla olan samimiyeti hissettiğini belirterek sözlerine başlayan Türkmen, "Bir hakem için en mutlu günlerden bir tanesi bu FIFA kokartı almak. Hayalini kurduğu, mesleğe başladığından beri hep olmak istediği, ulaşmak istediği bir yer. Şunu da unutmamamız lazım, bu her şeyin bir başlangıcı. Ülkemizi yurt dışında temsil ediyor olmamızın gururunu yaşamak zaten muhteşem bir şey manevi olarak ama mesleki olarak, profesyonellik olarak her şeyin yeniden başladığı bütün hikayenin yeniden yazıldığı bir dönemdeyiz. O yüzden umarız bu hikayeyi hep beraber güzel bir şekilde yazarız. Federasyon başkanımıza, Merkez Hakem Kurulu Başkanımıza, değerli hocamıza, bize bu yolda katkı sağlayan, bugünlere ulaşmamıza vesile olan herkese çok teşekkür ediyoruz. Umarım ülkemizi yurt dışında çok güzel temsil edeceğiz" diye konuştu. "Herkes o işin bir parçası olduğunu hissederse stres de ortadan kalkar" Duygusal olarak yoğun bir iş yaptıklarını ve futbolda duyguların yoğun yaşandığını vurgulayan Türkmen, "Bu işin güzelliği de burada, çünkü futbol bence duygularla yaşandıkça güzel bir şey. Duyguları futbolun içinden kaldırdığınız zaman futbol anlamını kaybediyor diye hissediyorum. O yüzden duyguların bu kadar yoğun yaşandığı bir yerde stresin de yoğun yaşanması çok normal. Bizim için önemli olan şey, bu stresle başa çıkabilmenin yollarını bulmak. Bunun için de kendimizi çok iyi tanımamız gerektiğini düşünüyorum. En önemli şey yaptığımız işten keyif almak, sahada olmaktan, oradaki insanlarla paylaşmak bizim için en önemlisi. Ben bu keyfi alıyorum. Taraftarlardan, oyunculardan, teknik ekiplerden, hakem arkadaşlarımdan, ekranlarda izleyen insanlardan, herkesten; o işin bir parçası olduğunu hissetmek çok güzel bir şey. Hep birlikte bunu hissederek, bu işi yapmaya devam edersek stres de ortadan kalkar. Çok başarılı bir futbol ülkemize miras bırakmış oluruz" ifadelerini kullandı. "Umarım, milli bayrağı taşımaya devam ederim" Genç bir hakem olarak hedefinin sorulması üzerine Mehmet Türkmen, şu yanıtı verdi: "Hedefim, ülkemi yurt dışında en güzel şekilde temsil etmek. Bir bakıma bu milli bayrağı bizler de taşıyoruz. Nasıl milli futbolcularımız, milli sporcularımız bu işi yurt dışında yaptıkları zaman başka duygular yaşıyorlarsa biz de yurt dışında yaptığımızdan beri bambaşka duygu yaşıyorum. Umarım bunu gururla taşımaya devam ederim."
Atilla Karaoğlan: "Bir hakem Süper Lig seviyesinde maç yönetebilmesi için büyük emek gerekiyor"
10 Şubat 2026 Salı - 17:49 Atilla Karaoğlan: "Bir hakem Süper Lig seviyesinde maç yönetebilmesi için büyük emek gerekiyor" FIFA Kokartlı hakem Atilla Karaoğlan, "Bir hakem Süper Lig seviyesinde maç yönetebilmesi için büyük emek gerekiyor" dedi. 2026 yılında FIFA kokartı takmaya hak kazanan hakemler için düzenlenen FIFA kokart töreni, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapıldı. Toplantı sonrası FIFA Kokartlı hakem Atilla Karaoğlan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. TFF ve MHK’nın genç hakemlerin gelişimine verdiği değere değinen Karaoğlan, "2026 yılında FIFA Kokartı takmaya hak kazanmış hakemler olarak buradayız. Sizlerle bir araya geldik. Bizim için güzel bir duygu. Güzel bir birliktelik oldu. İnşallah buradaki sinerjiyle birlikte sezonun geri kalanında hem Türkiye’de liglerde başarılarımızın artarak devam edeceğini umut ediyorum. Aynı zaman FIFA Kokartı takmayı hak eden arkadaşlarıma da uluslararası müsabakalarda başarılar diliyorum. Hakemlik çok önemli bir olgu. Bunun farkındayız. Sorumluluklarımızın da farkındayız. Hakem gelişimi çok uzun yıllara dayanıyor. Bir hakemin Süper Lig seviyesinde maç yönetebilmesi için büyük emek gerekiyor. Ben 2004 yılında hakemliğe başladım. Süper Lig’e ise 2019 yılında çıktım. Çok uzun bir yolculuk. Bu yolculuğun sonunda Süper Lig’de görev alıyoruz ancak geriden gelen çok güçlü bir ordu var. Genç kardeşlerimiz var. Elimizden geldiğince onlara destek olmaya çalışıyoruz. Onların tecrübelerini artırarak bizim seviyemizde maç yönetebilmeleri ve bizden bayrağı devralmaları için elimizden gelen desteği veriyoruz. Futbol federasyonumuzun ve Merkez Hakem Kurulumuzun bu konuda çok ciddi çalışmaları var. Genç kardeşlerimizin çok önemli maçlarda görev alacaklarına umut ediyorum ve buna inanıyorum" şeklinde konuştu.
İstanbul Valisi Gül: "İstanbul Valiliği olarak bütün ilçelerimizde kitap fuarı düzenleyeceğiz"
10 Şubat 2026 Salı - 17:06 İstanbul Valisi Gül: "İstanbul Valiliği olarak bütün ilçelerimizde kitap fuarı düzenleyeceğiz" İstanbul Valiliği tarafından Kadıköy’de açılışı yapılan kitap fuarında konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "İstanbul Valiliği olarak bütün ilçelerimizde kitap fuarı düzenleyeceğiz. Burada yapmak istediğimiz şey, yazarlarla okuyucuları buluşturmak" dedi. İstanbul Valiliği tarafından yürütülen "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesi kapsamında düzenlenen İstanbul Valiliği Kadıköy Kitap Fuarı kapılarını kitapseverlere açtı. Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda gerçekleştirilen fuarın açılış programına İstanbul Valisi Davut Gül, Kadıköy Kaymakamı Muhittin Pamuk, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Pala, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ve çok sayıda öğrenci katıldı. Program, İstanbul Valiliği tarafından yürütülen "Enstrümansız Okul Kalmasın" projesi kapsamında eğitim alan Kazım İşmen Anadolu Lisesi öğrencilerinin müzik konseriyle başladı. Sadece öğrencilerin değil, tüm İstanbulluların kitaba erişimini artırmayı amaçlayan proje çerçevesinde 39 ilçede kitap fuarlarının düzenlendiği aktarılan programda, 120’den fazla yayınevinin yer aldığı, 20’den fazla yazar ve söyleşinin okurla buluştuğu, günlük 20 binin üzerinde ziyaretçi kapasitesi dikkat çekti. 7-15 Şubat 2026 tarihleri arasında sürecek olan fuarın onur konuğu ise Prof. Dr. İskender Pala oldu. Fuar boyunca imza günleri, söyleşiler ve çeşitli kültürel etkinliklerle okuma kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor. "Yazarlarla okuyucuları buluşturmak istiyoruz" Açılışta açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül, "Kadıköy Kitap Fuarı’ndayız. İstanbul Valiliği olarak bütün ilçelerimizde kitap fuarı düzenleyeceğiz. Burada aslında yapmak istediğimiz şey şu. Yazarlarla okuyucuları buluşturmak. Biliyorsunuz ben okuyorum, İstanbul okuyor, kitap okuma projemizle özellikle akşamları yirmi bir, yirmi bir otuz arasında ailecek kitap okunuyor. Dolayısıyla da istiyoruz ki aileler çocuklarının elinde tutarak en yakın yerde kitap fuarlarını gezsinler, yazarları, kitaplarla buluşturalım, okuyucularla buluşturalım. Burada da öğrencilerimizin bu sevincini görünce aslında yaptığımız için ne kadar kıymetli olduğunu da bir kez daha anlamış olduk. Emeği geçen İKOP’tan sorumlu vali yardımcımızdan, milli eğitim müdürümüzden bu işleri organize ederken bize finansal anlamda destek sağlayan Milli Eğitim Bakanlığımıza, Gençlik Spor Bakanlığımıza bizleri her konuda destek veren Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. İnşallah hemşerilerimizin ilgisi arttıkça bunların hem ölçeği daha büyüyecek, hem sayısı daha büyüyecek. Burada da hemşerilerinizden özellikle Ramazan ayında Kadıköy Kitap Fuarı’nın açık olması talebi geldi. Muhtemelen Ramazan ayı boyunca da burayı açık tutacağız" ifadelerini kullandı. İskender Pala’nın yoğun programına rağmen açılışa katılmasından ötürü teşekkürlerini sunan Vali Gül, " İskender Hoca çok yoğun, yaptığı birkaç tane farklı iş var. Dolayısıyla da vakit bulup okuyucularla buluşması hem fuarımıza hem de buradaki okuyuculara ayrı bir moral motivasyon sağlattı. İskender Hocamız da diğer hocalarımız da sağ olsunlar. Biz onlara teşekkür ediyoruz. Bizleri kırmadılar, geldiler. Aslında İstanbul’un da böyle bir güzelliği var. Davet ettiğimizde birinci gün gelmese ikinci gün, üçüncü gün, beşinci gün mutlaka okuyucularla buluşuyorlar. Emeği geçenlere teşekkür ederim" şeklinde konuştu. "Çalışkanlık, gülümsemek, iyilik severlik gibi hasletler insanın hamurunda, kendinde var edilmiş" Fuar alanında söyleyişi gerçekleştiren Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Pala, "Kitap fuarındayız, kitapların arasındayız. Dolayısıyla sizlerle kitap sohbeti yapmak içimden geçer. Kitapla ilgili konuşalım, bütün kitapların üstünde ki kitaba saygı diye konuşalım ve kitabın içerisinden kendimize, hayallerimize, ideallerimize, ülkülerimize yol bulacak günleri temenni edelim. Ben zannediyorum ki Allah-u Teala insanı yaratırken, ona bir takım bilgisayar programı yükler gibi yüklemeler yapmış. O yüklemelerin içerisinde daima iyi, güzel, erdem olan kısımlar insanın tabiatını oluşturmuş. Çalışkanlık, gülümsemek, iyilik severlik gibi hasletler insanın hamurunda, kendinde var edilmiş. Bunların aksini yaptığı zaman veyahut dışına çıktığı zaman, rahatsızlık başlamış. Çalışkanlığı bırakıp tembel olmaya başladığımızda, gülümsemeyi bırakıp kaş çatmaya başladığımızda, iyiliği bırakıp kötülükle uğraşmaya başladığımızda önce kendimize sonra çevremize zarar verir konuma gelmişiz" dedi.
’’Türkiye’nin 2,5-3 milyon tonluk bakliyat üretim potansiyeli var’’
10 Şubat 2026 Salı - 16:59 ’’Türkiye’nin 2,5-3 milyon tonluk bakliyat üretim potansiyeli var’’ Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, Türkiye’nin bakliyat üretiminde 2,5-3 milyon tonluk potansiyele sahip olduğunu belirterek, üretimin iç tüketim ve ihracat açısından önemine dikkat çekti. Reis markasının yarım asırlık yolculuğu, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü kapsamında Gastronometro’da düzenlenen basın buluşmasında paylaşıldı. Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, yerli üretim, bakliyat potansiyeli ve ihracat hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Reis yaptığı açıklamada, Türk çiftçisinin ürettiği ürünlerin hem iç pazarda hem de uluslararası arenada değer kazanmasını hedeflediklerini belirterek, bugün gelinen noktanın yalnızca ticari bir başarı değil, Türkiye’nin dünyada temsil edilen güçlü bir markası olma yolculuğu olduğunu vurguladı. Dünya tarım ürünleri ihracatında ilk 10’da yer alan Amerika, Hollanda, Almanya, Fransa, Avustralya, İsviçre ve İngiltere gibi ülkelere Türkiye’de yetişen ürünleri dünya fiyatlarının üzerinde satabildiklerine dikkat çeken Reis, bunun Türkiye ve Türk çiftçisi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Reis, bu başarının Türkiye topraklarının bereketini ve yerli üretimin değerini dünya pazarlarına göstermesi bakımından anlamlı olduğunu vurguladı. ‘‘Kalite ve erişilebilir fiyat, bizim temel ilkemiz oldu’’ Farklılaşmayı ve markalaşmayı bir arada gerçekleştirme hedefiyle yola çıktıklarını vurgulayan Reis, ‘‘Bugün bu noktaya gelmemizin temel nedeni, halk sağlığını önceleyerek en kaliteli ürünü en iyi şartlarda ve uygun fiyatla Türk tüketicisiyle buluşturmuş olmamızdandır. Kalite ve erişilebilir fiyat, bizim temel ilkemiz oldu’’ diye konuştu. ‘‘Türkiye, tarım ürünleri dış ticaretinde son yıllarda 6-7 milyar dolarlık fazla veriyor, bu rakamı daha da artırabiliriz’’ Reis, bakliyatın dünyada taşıdığı stratejik öneme ilişkin de açıklamalarda bulundu. Reis, ‘‘Bugün dünyada bakliyata yönelim artıyor. Son 20-30 yıla baktığımızda hem ekim alanlarının hem de kişi başı tüketimin arttığını görüyoruz. Türkiye ise her şeyden önce bir bakliyat ülkesi. Pek çok ürünün ’gen merkezi’ olarak kabul edilebilecek bir konumdayız. İklim şartlarımız, topraklarımızın bereketi ve tohum çeşitliliğimizle bu artan küresel talebi karşılayabilecek büyük bir potansiyele sahibiz. Türkiye, tarım ürünleri dış ticaretinde son yıllarda 6-7 milyar dolarlık fazla veriyor ve biz bu rakamı daha da artırabiliriz’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Türkiye’nin 2,5-3 milyon tonluk bakliyat üretim potansiyeli var’’ Türkiye’de bakliyat üretimine ilişkin bilgi veren Reis, ‘‘Türkiye’de 1990 yılında yaklaşık 2 milyon 12 bin ton bakliyat üretimi gerçekleşmişti. 2024-2025 sezonunda iklim koşulları nedeniyle bir miktar düşüş olsa da 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın planlı üretim modeliyle atıl durumdaki arazilerin yeniden bitkisel üretime kazandırılması mümkün. Türkiye’nin 2,5-3 milyon tonluk bakliyat üretim potansiyeli var. Bu konu hem iç tüketimin karşılanmasında hem de ihracat açısından oldukça önemli’’ dedi. Mehmet Reis, Reis Gıda’nın Türkiye’nin tarım alanındaki potansiyeline sağladığı katkılara da değindi. Reis, kuruldukları günden bu yana sosyal sorumluluk projelerinin içinde yer aldıklarını, iklim değişikliği, israf ve sürdürülebilirlik gibi konulara odaklandıklarını ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın "Sofrana Sahip Çık" projesinde yer alan ilk firma olduklarını söyledi. Türk tarımına katkı sağlamak amacıyla 2020 yılında Reis Bakliyat Köyleri projesini hayata geçirdiklerini belirten Reis, Trakya Araştırma Enstitüsünden temin edilen yerli tohumlarla Samsun’un Bafra ilçesinde yaklaşık 480 dönüm arazide pirinç ekimi yaptıklarını söyledi. Reis, aynı yıl Bolu’nun Çamyayla Köyü’nde kadın kooperatifleriyle iş birliği içinde bakliyat üretimine de başlandığını ifade etti. Reis, projelerini 2022, 2023 ve 2025 yıllarında da sürdürdüklerini belirterek, son olarak Niğde’nin Çarıklı Köyü’nde ata tohumlarıyla üretim yaptıklarını aktardı. Bu çalışmalarla yerli ve yerel tohumların korunarak nesilden nesile aktarılmasının hedeflendiğini kaydetti. ‘‘22 bin metrekarelik bir alanda kapasite artışına gideceğiz’’ Türkiye’de üretimin artmasından yana olduklarını ve bu hedefe doğru sürekli çalıştıklarını vurgulayan Reis, ‘‘Gelecek dönemde, inşaatına başladığımız yaklaşık 22 bin metrekarelik bir alanda kapasite artışına gideceğiz. Bu yatırım, mevcut fabrikamıza çok yakın bir noktada, İstanbul Esenyurt’ta olacak. Bunun yanında Türkiye’nin farklı bölgelerinde de faaliyetlerimiz var. Elbette ihracatımızı artırmak ve kapasitemizi büyütmek hedeflerimiz arasında. Ancak bizim için en önemli konu, Türkiye topraklarında üretim yapan çiftçimiz. Onların daha fazla kazanmasını ve daha fazla üretim yapmalarını istiyoruz. Bu nedenle onları desteklemek bizim için bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Halihazırda yaklaşık 26 ülkeye ürün gönderiyoruz. Ancak bu ülkelere satış yapabilmek ve daha üst pazarlara çıkabilmek için öncelikle iç tüketimi karşılayacak düzeyde üretim yapılması gerektiğine inanıyoruz’’ şeklinde konuştu.