Yerel Haberler
İstanbul
Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan: "Benim yaptığım yegane iş İmamoğlu’nun seçim kampanyasına dışardan yardım etmek" 09 Nisan 2026 Perşembe - 21:24:53 ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan, "Benim İBB’de herhangi bir unvanım, fikrim ve sorumluluğum yok, imza yetkim, herhangi bir ihaleye de karışmışlığım yok. Benim yaptığım yegane iş İmamoğlu’nun seçim kampanyasına dışardan yardım etmek. Ekrem İmamoğlu benim patronum değildir benim dostum ve yol arkadaşımdır. Sayın İmamoğlu’na destek vermek benim için bir onur ve vatan görevidir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 19. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Melih Geçek’in çapraz sorgusu yapıldı. Ekrem İmamoğlu duruşmada söz verilmesi üzerine sanık Melih Geçek’e soru sordu. İmamoğlu’nun "Göreve geldiniz. Kısa da olsa birlikteliğimiz oldu Melih Bey. Size ‘şunu genel müdür yardımcısı yap, şunu kadrona al, şunu şöyle çalıştır’ gibi bir talimatım geldi mi?" sorusuna sanık Geçek böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyleyerek cevap verdi. Ekrem İmamoğlu’nun "İstanbul Senin ile ilgili kafanda bir tereddüt oluştu mı? Zihninde karanlık bir nokta oluştu mu?" sorusuna ise sanık Geçek, "Oluşsaydı söylerdim başkanım. O slogan yerleşmişti, biz de benimsedik" cevabını verdi. Öte yandan duruşma savcısı, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı tutuksuz sanık Erol Naim Özgüner hakkında iddianamedeki 13. eylem olan ‘İBB Hanem’ yönünden ‘kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi’ suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini talep etti. Ardından savunmasına geçilen tutuklu sanık Necati Özkan’ın iddianamede örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ile uçtan uca şifreli gizli mesajlaşma uygulamaları ile yurt dışında bulunan şahıslara bilgi aktardığı belirtilmişti. Necati Özkan’ın Akmerkez’de bulunan ofisinde farklı tarihlerde, İBB ve iştiraklerinde görevli olan üst düzey yönetici, örgüt üyesi şüpheliler ile belediyeden usulsüz iş alan reklam şirketlerinin yetkilileri olan bazı şahıslarla toplantı yaptığı da iddianamede açıklanmıştı. Ekrem İmamoğlu’nun hiyerarşisi içerisinde vatandaşların kişisel bilgilerinin ele geçirildiği, yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktarıldığı ve Necati Özkan’ın da buna iştirak ettiği iddianamede ifade edilmişti. "Sayın İmamoğlu’na destek vermek benim için bir onur ve vatan görevidir" İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunması sorulan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Özkan, "Operasyonlardan sonra soruşturmaya 800 insandan fazla kişi dahil edilmiş. 5’ini seçilmiş siyasetçi olduğu için tanıyorum, 6 kişiyi de iş dünyasından tanıyorum. 23 kişiyi de İBB’de oldukları için tanıyorum. Geri kalanıyla hiçbiri irtibatım yok. Benim İBB’de herhangi bir unvanım, fikrim ve sorumluluğum yok, imza yetkim, herhangi bir ihaleye de karışmışlığım yok. Benim yaptığım yegane iş İmamoğlu’nun seçim kampanyasına dışardan yardım etmek. Ekrem İmamoğlu benim patronum değildir benim dostum ve yol arkadaşımdır. Sayın İmamoğlu’na destek vermek benim için bir onur ve vatan görevidir. Ekrem İmamoğlu’nun yönettiği; Murat Ongun ve diğer suç örgütü üyeleriyle gizli toplantılara iştirak ettiğim ileri sürüldü. Aynı zamanda bazı toplantılara Ak Merkez’de bulunan ofisimde ev sahipliği yaptığım, buraları yönettiğim ya da katıldığım tevdi raporunda belirtilen usulsüz ihaleler, hizmet alımları ve haksız olarak kazanılan paranın aklanması suretiyle örgüte haksız kazanç sağlandığı iddia edildi. Sonra iddianame aşamasına gelindi. İddianamede şunu gördük: Paraşütle bu davaya indirilen Hüseyin Gün diye bir şahıs var. Bu sefer suçlama şuna dönüştü ‘Hüseyin Gün’e bağlı olarak hareket eden özel vasıflı üye’. Ancak bunlar yapılırken o gizli toplantılar, usulsüz ihaleler, usulsüz hizmet alımları ve sahte fatura gibi iddiaların hiçbirisi kalmadı. Bunlarla ilgili herhangi bir somut eylem ya da isnat da bulunmuyor hepsi yok olup gittiler. Dolayısıyla sormak istiyorum, iddianamede yer verilmeyen bu iddialar, eğer benim tutuklanmamı gerektirecek ağırlıktaysa neden dava konusu yapılmadı? Neden herhangi bir aşamada bana bunlarla ilgili tek bir soru bile sorulmadı? Hakikat dışı gerekçelerle, asla ciddiye alınamayacak bir içerikle ‘siyasi casusluk’ diye bir casusluk davası icat edildi. Bana bu iftira atıldı. Ve casusluk gibi milli güvenliğimiz adına, devletimiz adına, ülkemiz adına son derece ciddiye alınması gereken bir konu sulandırıldı ve haftalarca medyaya malzeme haline getirildi. İlk duyduğum zaman anlayamadım. Bir sabah televizyonu açtım Merdan Yanardağ hakkında casusluk iddiası falan. Alt yazı geçiyor, sonra Necati Özkan var, İmamoğlu var. Yani ne casusluk davası? Bir de Hüseyin Gün var. Ya kim bu Hüseyin Gün? Bu adam kim? Size her şey adına yemin ederim adamı hatırlayamadım" ifadelerini kullandı. "Bana örgüte üye olmamla ilgili tek bir soru bile sorulmadı" Sanık Özkan savunmasının devamında, "Böyle bir örgütün varlığından söz edebilmek için her şeyden önce örgütle organik bir bağınızın olduğunun somut delillerle kanıtlanması lazım. Sorgulamanın hiçbir aşamasında bana örgüte üye olmamla ilgili tek bir soru bile sorulmadı. Tutuklandıktan sonra avukatlarım belgeleri getirdiğinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutuklamaya ilişkin sevk yazısını gördüm. Orada az önceki ifadenin bir benzeri yer alıyor: ‘Murat Ongun’a bağlı hareket eden örgüt üyesi şüphelisi Necati Özkan.’ Suç örgütü lideri İmamoğlu, yöneticisi Murat Ongun ve diğer üyelerle gizli toplantılara iştirak ettiğim, Ak Merkez’deki ofisimde bu toplantılara ev sahipliği yaptığım, hatta usulsüz ihaleler ve hizmet alımları organize ettiğim söyleniyor. Bu iddialarla tutuklanıyorum. Dayanak ise 20 yıllık Ak Merkez yönetiminden hukuka aykırı şekilde alınan ziyaretçi kayıtları ve kamera görüntüleridir. Bunlar bana hiç sorulmadı. Ak Merkez’de gizli toplantılar yapıyor musunuz? İnsanlar size geliyormuş, orada ihaleye fesat karıştırıyormuşsunuz, bunu nasıl, kiminle, hangi gün yaptınız? Toplantılara kimler katıldı, ne konuştunuz, parayı nasıl paylaştınız?" diye tek bir soru gelmedi" dedi. Duruşma Necati Özkan’ın iddianamede yer alan eylemlere karşı savunmasıyla devam edilmek üzere 13 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 20:43 Türk Hava Yolları, üst düzey yönetim kurulunda yeni atamalarda bulundu Türk Hava Yolları (THY), üst düzey yönetim kurulunda yeni isimlerin göreve başladığını duyurdu. Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamayla ayrılan isimlerin yerine yönetim kurulunda münhal bulunan 3 kişinin getirildiği açıklandı. THY, üst düzey yönetim kurulunda yeni isimlerin göreve başladığını duyurdu. THY’de Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat ile Genel Müdür Bilal Ekşi, bugün yapılan Yönetim Kurulu Toplantısı sonrası emekli olarak şirket yönetimindeki görevlerinden ayrıldı. Toplantıda alınan bir diğer karar ile Prof. Dr. Mecit Eş’in de Yönetim Kurulu Üyeliği sona erdi. İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat emekliye ayrılarak yerini Prof. Dr. Murat Şeker’e bıraktı. İcra Komitesi Üyesi Ramazan Sarı istifa ederek ayrıldığı ifade edilirken Genel Müdür Bilal Ekşi’nin ise emekliye ayrıldığı ve yerine Ahmet Olmuştur’un atandığı kaydedildi. Halihazırda Muhasebe ve Mali Kontrol Başkanı olarak görev yapan Metin Gülşen, Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. 1. Bölge Satış Başkanı olarak görev yapan Harun Baştürk’ün ise Ticari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandığı kaydedildi. Üst düzey yönetim değişikliği için KAP’a yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ortaklığımız İcra Komitesi Başkanı ve İcra Komitesi Üyesi Sayın Prof. Dr. Ahmet Bolat emekli olmak, İcra Komitesi Üyesi Ramazan Sarı istifa etmek suretiyle görevlerinden ayrılmışlardır. Ortaklığımız Yönetim Kurulu’nca münhal bulunan İcra Komitesi Başkanlığı’na Sayın Prof. Dr. Murat Şeker’in, münhal bulunan İcra komitesi Üyeliklerine Sayın Ahmet Olmuştur ve Sayın Metin Gülşen’in atanmalarına karar verilmiştir." Genel Müdür Bilal Ekşi’nin yerine Ahmet Olmuştur’un getirilmesiyle ilgili yapılan açıklamada ise, "Ortaklığımızda Genel Müdür olarak görev yapan Sayın Bilal Ekşi’nin emekli olarak ayrılması sebebiyle Ortaklığımız Yönetim Kurulu’nca, Genel Müdür (Ticari) Yardımcısı olarak görev yapan Sayın Ahmet Olmuştur’un Genel Müdür olarak atanmasına; Muhasebe ve Mali Kontrol Başkanı olarak görev yapan Sayın Metin Gülşen’in Genel Müdür (Mali) Yardımcısı olarak atanmasına; Satış Başkanı (1.Bölge) olarak görev yapan Sayın Harun Baştürk’ün Genel Müdür (Ticari) Yardımcısı olarak atanmasına karar verilmiştir. Türk Hava Yolları olarak aramızdan ayrılan Sayın Bilal Ekşi’ye Ortaklığımıza yaptıkları değerli katkılar için teşekkür ediyor, bundan sonraki iş yaşamında başarılarının devamını diliyoruz. Sayın Ahmet Olmuştur’a, Sayın Metin Gülşen’e ve Sayın Harun Baştürk’e yeni görevlerinde başarılar diliyoruz" ifadelerine yer verildi.
Öz İplik İş’ten Ar Leder önünde basın açıklaması
07 Nisan 2026 Salı - 12:58 Öz İplik İş’ten Ar Leder önünde basın açıklaması Öz İplik İş Sendikası, sendikaya üye olan işçilerin işverenin baskısına maruz kaldıkları belirtilen Ar Leder Kürk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin İstanbul’daki merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. Öz İplik İş Sendikası, Karabük’te faaliyet gösteren ve merkezi İstanbul’da bulunan Ar Leder Kürk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde yaşanan sendikal baskılara karşı şirketin İstanbul’daki merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Grup adına açıklama yapan Öz İplik İş Sendikası İstanbul İl Başkanı Hacıbayram Önal, Ar Leder’de çalışan işçilerin sendikaya üye olmalarının ardından işveren tarafından baskıya maruz kaldıklarını ifade etti. Önal, sendikaya üye olduğu düşünülen işçilerin görüşmeye çağrılarak istifaya zorlandığını belirtti. Sendikal örgütlenmenin anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Önal, "İşçilerin sendikal tercihlerine müdahale edilmesi kabul edilemez. Sendikaya üye olan çalışanlara yönelik baskı ve tehditlerin son bulması gerekiyor" dedi. Açıklamada, Ar Leder yönetimine işçilerin sendikal haklarına saygı gösterilmesi çağrısı yapılırken, sürecin devam etmesi halinde konunun ulusal ve uluslararası platformlara taşınacağı ifade edildi. Sendika yetkilileri Ar Leder’in üretim yaptığı markalara da çağrıda bulunarak, işçilerin haklarına yönelik ihlaller karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti. Sendika yetkilileri, yaşananların yalnızca bir iş yeriyle sınırlı olmadığını, Türkiye’de çalışma hayatı ve sendikal haklar açısından önemli bir mesele olduğunu vurgulayarak, kamuoyunu duyarlı olmaya davet etti. Basın açıklamasına Öz İplik İş Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bayır’ın yanı sıra Öz İplik İş Sendikası İstanbul İl Başkanı Hacıbayram Önal, Çorlu Şube Başkanı Engin Osmanoğlu, Çorlu Şube Sekreteri Öner Can, Çerkezköy İlçe Sekreteri Tolga Ergün ile sendika yöneticileri ve üyeleri katıldı.
Ford Otosan’ın Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Lideri Gökçe Demirel Kutan oldu
07 Nisan 2026 Salı - 12:57 Ford Otosan’ın Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Lideri Gökçe Demirel Kutan oldu Türkiye’nin önde gelen otomotiv şirketlerinden Ford Otosan’da 2020 yılından bu yana bu görevi sürdüren Burçak Türkeri’nin ayrılmasının ardından, 3 Nisan 2026 itibarıyla Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Liderliği görevine Gökçe Demirel Kutan atandı. Ford Otosan’ın Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Lideri Gökçe Demirel Kutan oldu. İletişim alanında yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip olan Demirel, marka yönetimi, kurumsal itibar ve paydaş iletişimi alanlarındaki birikimiyle şirketin Türkiye ve Romanya’daki iletişim ve sürdürülebilirlik stratejilerine liderlik edecek. Açıklamaya göre, Galatasaray Lisesi mezunu olan Gökçe Demirel Kutan, lisans eğitimini Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı. Fransa’da Université Toulouse Capitole’de İletişim Yönetimi alanında yüksek lisans yapan Demirel, İstanbul Teknik Üniversitesi Executive MBA programını bitirdi. İletişim alanında yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip olan Demirel, kariyeri boyunca otomotiv ve enerji başta olmak üzere farklı sektörlerde kurumsal iletişim ve marka yönetimi alanlarında yöneticilik yaptı. 2021 yılında Ford Otosan’a Kurumsal Marka Lideri olarak katılan Demirel; medya ilişkileri, kriz iletişimi, lider iletişimi ile toplumsal yatırım ve sponsorluk projelerine liderlik etti.
Tuzla’da Dünya Sağlık Haftası’na özel hareketli kutlama: Vatandaşlar hep beraber spor yaptı
07 Nisan 2026 Salı - 12:33 Tuzla’da Dünya Sağlık Haftası’na özel hareketli kutlama: Vatandaşlar hep beraber spor yaptı Tuzla Belediyesi, 7-13 Nisan Dünya Sağlık Haftası kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla "Yürüyüş ve Egzersiz Etkinliği" düzenledi. Tuzla sahilinde bir araya gelen vatandaşlar, uzman eğitmenler eşliğinde sağlıklı yaşam için yürüyüş ve egzersiz yaptı. Tuzla Belediyesi tarafından sağlıklı yaşam bilincini artırmak ve hareketli yaşamı teşvik etmek amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. Dünya Sağlık Haftası çerçevesinde düzenlenen etkinlikte, her yaştan Tuzlalı vatandaş Tuzla Sahili’nde bir araya geldi. Güzel havanın tadını spor yaparak çıkaran vatandaşlar, hem eğlendi hem de sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekti. "Sağlık sosyal, fiziksel ve psikolojik olarak iyi olma halidir" Etkinlikte konuşan Tuzla Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürü Onur Ceylan, sporun bir yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ceylan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Hem ilçemizde bulunan sivil toplum kuruluşlarımızla hem de komşularımızla bu anlamlı haftayı daha da anlamlı bir etkinlikle kutlayalım istedik. Tabii ki sağlık sadece ’hastalanmama’ hali değildir; aynı zamanda sosyal, fiziksel ve psikolojik olarak iyi olma halidir. Bizler de Tuzla Belediyesi olarak bunu çok önemsiyoruz, ilçemizde sürdürdüğümüz fiziksel etkinliklerle sizlerin devamlı hareket halinde olmasını çok önemsiyoruz. Sporun sadece bir aktivite değil; yaşamımızda her anlamda sürdürülebilir bir olgu olduğunu düşünüyoruz. Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederim." "Hem açık havada sabah sporumuzu yapmış olduk hem de tanımadığımız farklı insanlarla tanıştık" Etkinliğe katılan vatandaşlardan Hilal Kortak Gök, komşularıyla birlikte spor yaparak keyifli vakit geçirdiğini ifade ederek, "Belediyemiz Dünya Sağlık Haftası kapsamında çok güzel bir etkinlik düzenlemiş, çok teşekkür ederiz. Biz de sosyal medyadan yaptıkları paylaşımları görüp komşularımızla birlikte geldik. Keyifli bir şekilde yürüyüşümüzü tamamladık, şimdi de egzersizlerimizi yapıyoruz. Böyle bir etkinlik bize çok iyi geldi; hem açık havada sabah sporumuzu yapmış olduk hem de tanımadığımız farklı insanlarla tanışmış olduk, çocuklarımızla birlikte de sosyalleşmiş olduk" dedi. "Çok güzel ve pozitif enerji veren bir etkinlik oldu" Etkinlik sayesinde Tuzlalıların beraber sosyalleşebildiğini dile getiren Ebrar Ahmed, "Çok güzel bir etkinlikti, geldik spor yaptık hep birlikte. Anne olarak spor yapmak biraz zor geliyor ama bugün çocuklarla birlikte geldik. Arkadaşım da burada, çok güzel ve keyifli vakit geçirdik. Çok güzel ve pozitif enerji veren bir etkinlik oldu, bundan sonrakilere de mutlaka katılmayı düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem oluşturdu
07 Nisan 2026 Salı - 12:27 Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem oluşturdu Bu yıl 10’uncu yaşını kutlamaya hazırlanan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı değerlendirdi. Kul, ‘‘10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik’’ dedi. Türkiye’de girişimcilik ekosistemine katkıda bulunan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), 10 yıllık yolculuğunda ulaştığı ölçeği ve yeni dönem hedeflerini açıkladı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan ve fikir aşamasındaki girişimleri küresel ölçekte değer üreten yapılara dönüştüren BTM’nin gelinen noktada 2 milyar dolarlık bir ekosistem oluşturduğu öğrenildi. BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı şöyle özetledi: "10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik." BTM’nin yalnızca bir kuluçka merkezi olmadığına dikkat çeken Kul, ortaya koydukları somut çıktılara da vurgu yaptı. Kul, "Bugün geldiğimiz noktada BTM, girişimciliğin konuşulduğu bir alan değil; üretildiği, yatırım aldığı ve global ölçekte karşılık bulduğu bir yapı. Geride kalan 10 yıl içinde 12 bin 500’den fazla girişimciye doğrudan destek sağladık. Bugün BTM girişimlerinin ulaştığı toplam portföy büyüklüğü 2 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Aynı şekilde 410 milyon doların üzerinde yatırım değerlemesi, oluşturduğumuz yapının sürdürülebilirliğini ve etkisini açıkça ortaya koyuyor" dedi. ‘‘Fikirlerin ticarileştiği bir yapı kurduk’’ BTM’nin yaklaşımının klasik destek modellerinden ayrıştığını belirten Kul, "Al fikrini gel, fikrin iş yapsın mottosu ile yola çıktık. Ancak bugün geldiğimiz noktada erken seviyeden ileri aşamaya kadar tüm girişimleri kapsayan desteklere sahip bir yapı haline geldik. Girişimcilerimize yalnızca alan değil; yatırımcıya erişim, mentörlük, uluslararası bağlantılar ve pazara açılma imkanı sunuyoruz. Bu sayede fikirler raflarda kalmıyor, şirketlere dönüşüyor, ticarete katkı sunuyor" diye konuştu. BTM’nin, girişimcilik ekosisteminde otorite olarak kabul edilen UBI Global tarafından "Dünyanın En İyi Üçüncü Kuluçka Merkezi" seçildiğini hatırlatan Kul, uluslararası büyüme stratejilerine de değindi. BTM’nin artık küresel ölçekte oyun kuran bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Kul, "BTM bugün dünyanın önemli girişimcilik merkezlerinde yer alarak global bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Londra’nın dönüşüm hikâyesinin en güçlü simgelerinden biri haline gelen Battersea Power Station’da konumlanmamız, bu vizyonun somut bir göstergesi. Aynı şekilde Dubai World Trade Centre’deki varlığımızla Körfez pazarına doğrudan erişim sağlıyoruz. BTM artık yerel bir yapı değil, global bir oyuncu" dedi. Yeni dönemde Avrupa ve Balkanlar’a açılım kapsamında Saraybosna’da da bir ofis açtıklarını belirten Kul, "Bosna Hersek’te hayata geçirdiğimiz yapılanma ile Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan bir girişimcilik köprüsü kuruyoruz. Bu ofisimiz, bölgedeki girişimciler için önemli bir merkez olacak. Saraybosna’da attığımız adım, Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan yeni bir girişimcilik hattının başlangıcı. Bu bölgeyi yalnızca izlemiyoruz, şekillendirmek de istiyoruz" şeklinde konuştu. 2026’da küresel vitrin genişliyor Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri’nin (UTPO) girişimlerin globalleşmesinde kritik rol oynadığını vurgulayan Kul, "Yüzde 75’e varan finansman desteğiyle girişimcinin dünyaya açılmasını bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp stratejik bir avantaja dönüştürdük. Bu model, girişimlerin globalleşme sürecini hızlandıran önemli bir kaldıraç görevi görüyor" dedi. BTM’nin girişimcileri global sahneye taşıma hedefinin altını da çizen Kul, "2026 yılında 30’u aşkın ulusal ve uluslararası fuarla girişimcilerimizi dünyanın farklı pazarlarına taşıyacağız. Bizim için görünürlük değil, erişim önemli" ifadelerini kullandı. Bir yandan dünyada açılımlarını sürdürürken bir yandan da yurt içindeki etkin stratejilerine devam edeceklerinin altını çizen Kul, BTM’nin yürüttüğü tematik programların ekosistemde önemli bir derinlik oluşturduğunu ifadeyarat eden Kul, İstanbul Kalkınma Ajansı ve uluslararası paydaşlarla hayata geçirilen programların girişimcilik tabanını genişlettiğini belirtti. "Erken aşama girişimlerden yatırımcı geliştirmeye, lise düzeyinden kurumsal iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede programlar yürütüyoruz. Amacımız yalnızca bugünün değil, geleceğin girişimcilik ekosistemini de inşa etmek" diyen Kul, yeni dönemde hayata geçirilecek Yatırımcı Hızlandırma Programı, BİGG Cube ve yapay zekâ odaklı dönüşüm programlarının bu vizyonun bir parçası olduğunu söyledi. "BTM bu hikayenin merkezinde kalacak" Geçen yılın ikinci yarısında uygulamaya aldıkları Kampus Elçisi programına da değinen Kul, "24 üniversitede 34 kampüs elçisiyle girişimciliği sahaya taşıyoruz. Girişimciyi mezun olduktan sonra değil, daha okuldayken yakalıyoruz. Bu programla girişimcilik kültürünü üniversite ortamında yaygınlaştırıyor, genç yetenekleri erken aşamada keşfediyor ve onları ekosistemimize kazandırıyoruz" ifadelerini kullandı. 2025 başında BTM TEKMER’i faaliyete geçirdiklerini de hatırlatan Kul, "BTM TEKMER teknoloji odaklı girişimler için önemli bir merkez oldu. Girişimcilere mentorluk, eğitim, yatırımcı erişimi ve güçlü bir iş ağı sunarak fikirlerin ticarileşmesini ve sürdürülebilir şirketlere dönüşmesini sağlıyoruz" dedi. Dr. Önder Kul, BTM’nin önümüzdeki dönem vizyonunu ise "Türkiye’den çıkan girişimlerin dünyada daha fazla söz sahibi olduğu bir döneme giriyoruz. BTM bu hikayenin merkezinde olmaya devam edecek" sözleriyle özetledi.