Yerel Haberler
İstanbul
İstanbul Valisi Davut Gül: "Sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplanmıştır; kalanların tamamı da toplanacaktır" 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:39:20 İstanbul Valisi Davut Gül, kentte sahipsiz köpeklerin yüzde 46’sının toplandığını kalanların tamamı da toplanacağını belirterek, "Kanunun emri nettir. Sahipsiz hayvanlar derhal toplanacak, kısırlaştırılacak ve uygun şartlarda barınaklarda tutulacaktır" dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, sokaklardaki sahipsiz köpeklere yönelik yapılan çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. İstanbul Valisi Gül, sahipsiz hayvanların kontrol altına alınmasının bir tercih değil, açık bir zorunluluk olduğunu belirterek, "Aşırı yaklaşımlar çözüm değildir; ne toplu itlaf ne de başıboşluk veya kontrolsüzlük kabul edilebilir. Kanunun emri nettir. Sahipsiz hayvanlar derhal toplanacak, kısırlaştırılacak ve uygun şartlarda barınaklarda tutulacaktır. İstanbul’da sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplanmıştır; kalanların tamamı da toplanacaktır. Sokaklarda sahipsiz tek bir köpek bulunmayacaktır. Sahiplenmek isteyen vatandaşlarımız, bu hayvanları yalnızca kendi evinde veya bahçesinde bakmak üzere sahiplenebilecektir. Yasaklı ırkların üretimi, satışı ve sahiplendirilmesi kanunen yasaktır. Bu kurallara aykırı hareket edenler hakkında idari ve adli işlem yapılmaktadır. Bu görev belediyelerindir. Tüm belediyeler bu yükümlülüğü derhal ve eksiksiz yerine getirecektir. İhmal ve gecikmeye kesinlikle müsamaha gösterilmeyecektir. Vatandaşlarımızın can güvenliği tartışmasız önceliğimizdir; kamu düzeni ve şehir güvenliği konusunda en küçük bir zafiyete dahi izin verilmeyecektir" dedi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:38 Şirketler için ’güven’ artık ölçülebilir bir kriter Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte finansal süreçlerde güven, şirketler için belirleyici bir unsur haline geliyor. Uzmanlar, güvenin artık soyut bir kavram değil; ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve karar süreçlerinde belirleyici bir kriter olarak öne çıktığını ifade ediyor. İş dünyasında tercihler yeniden şekilleniyor. Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte şirketler, iş ortaklarını seçerken yalnızca maliyet ve hız odaklı bir değerlendirme yapmak yerine, çalıştıkları yapıların ne kadar güvenilir ve sürdürülebilir olduğuna daha fazla odaklanıyor. Octet Türkiye Kurucu Ortağı ve Strateji Bölüm Başkanı Ömer Yönder, bu değişimin finansal hizmetlerin doğasını doğrudan etkilediğini belirterek, "Uzun yıllar finansal tercihler hız ve maliyet üzerinden şekillendi. Bugün ise şirketler çok daha farklı bir yerden bakıyor. Artık yalnızca işlemin hızlı ya da uygun maliyetli olması yeterli değil; o sürecin ne kadar izlenebilir ne kadar tutarlı ve ne kadar sürdürülebilir olduğu da belirleyici hale geldi" dedi. Bu dönüşümün arkasında teknolojik ilerleme kadar değişen risk ortamının da belirleyici bir rol oynadığını vurgulayan Yönder, "Bir dönem teknolojiyi, manuel süreçlerin getirdiği risklerin önüne geçmek için kullanıyorduk. Oysa bugün süreçler dijitalleştikçe riskin kendisi de dönüşüyor; dolandırıcılık ve siber tehditler çok daha karmaşık bir boyut kazanıyor. Bu tablo, güveni artık operasyonel bir başlık olarak değil, üst yönetimin doğrudan sahiplenmesi gereken stratejik bir alan olarak konumlandırıyor" şeklinde konuştu. Güven, teknik bir konunun ötesine geçiyor Çeşitli küresel araştırmalar da güvenin finansal hizmetlerde yeniden öncelikli bir kriter haline geldiğini gösteriyor. PwC’nin Global Economic Crime and Fraud Survey 2024 raporu da bu tabloyu destekliyor. Araştırma, şirketlerin artan risk ortamında finansal süreçlerini daha kontrollü, izlenebilir ve güvenli yapılar üzerinden yönetmeye yöneldiğini gösteriyor. Edelman’ın Trust Barometer 2025 araştırmasına göre ise finansal hizmetlere duyulan güven yüzde 64 seviyesine ulaşmış durumda. Regülasyonlar ortak bir zemin oluşturuyor Fintek sektöründe son dönemde yaşanan gelişmelerin güven konusunu daha görünür hale getirdiğine dikkat çeken Ömer Yönder, şu değerlendirmede bulundu: "Bugün fintek ekosisteminde rekabet artık yalnızca ürün ve fiyat üzerinden tanımlanmıyor. Asıl farkı oluşturan unsur, kurumların ne kadar şeffaf, tutarlı ve sürdürülebilir bir güven zemini kurabildiği. Güven bu noktada yalnızca teknik bir başlık değil, bütüncül bir yaklaşım. Şirketler finansal süreçlerini yönetirken aslında bir iş ortağıyla ilerliyor ve bu ilişki doğrudan güven üzerine kuruluyor. Bu nedenle sunulan yapının hem tutarlı hem de öngörülebilir olması kritik. Regülasyonların rolü de burada öne çıkıyor. Regülasyonlar, fintekler için yalnızca bir çerçeve değil; aynı zamanda adil bir oyun alanı ve güvenli bir büyüme zemini oluşturuyor. Bu yapı, sektörün sağlıklı gelişimini desteklerken kullanıcı tarafında da güvenin kalıcı hale gelmesine katkı sağlıyor." İş ortaklığı yaklaşımı öne çıkıyor Yönder, "Octet Türkiye, TCMB lisansı ile faaliyet gösteren bir ödeme kuruluşu olarak işletmelerin tahsilat ve ödeme süreçlerini tek bir platform üzerinden yönetmesine olanak sağlıyor. Çoklu banka altyapısı sayesinde şirketler finansal süreçlerini daha görünür ve kontrollü şekilde yönetebilirken platform üzerinde uygulanan güvenlik katmanları finansal işlemlerin güvenli bir ortamda gerçekleşmesini destekliyor" dedi. Yönder, gelinen noktada finansal çözümlerin yalnızca operasyonel bir araç değil, doğrudan iş ortaklığı modeli haline gelidiğini belirterek, "Bugün şirketler için finansal çözümler yalnızca işlemleri kolaylaştıran araçlar olmanın ötesinde, iş yapış biçimini, iş ortaklıklarını ve büyüme hızını belirleyen bir yapı. Bu nedenle güven, artık finansal kararların merkezinde yer alıyor" diye konuştu.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:18 Turan Yemekleri Günü Türk dünyasının asırlık lezzetlerini aynı sofrada buluşturdu Yüzyıllar öncesine uzanan Türk mutfak kültürünü aynı sofrada buluşturan Turan Yemekleri Günü, 3 Mayıs’ta Üsküdar’da bulunan Kadim Kahve ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kadim tarifleri ve kültürel mirası yeniden hatırlatarak bu zenginliği geleceğe taşıma amacıyla hayata geçirilen organizasyon, gastronomi ile tarih bilincini aynı sofrada buluşturan güçlü bir etkinlik olarak öne çıktı. MYK Gastro Arena Eğitmen Şefi Erkan Kıyıcıoğlu, Şef İbrahim Halil Öner ve Kadim Kahve Pasta İmalat Şefi Esra Meral tarafından özenle hazırlanan Turan yemekleri ve ikramlar, misafirler tarafından büyük beğeni topladı. Türk mutfağının köklü geçmişini günümüze taşıyan ve yüzyıllar öncesine uzanan lezzetleri bir araya getiren "Turan Yemekleri Günü", kadim bir kültürün sofradaki hafızasını yeniden canlandırdı. Gastronomi ile kültürel mirası buluşturan bu özel gün, Türk yemek geleneğinin derinliğini ve sürekliliğini görünür kılan anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı. Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ile gözlemci üyeler Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ülkeleriyle birlikte tarihteki 16 Büyük Türk Devleti’nden ilham alınarak şekillenen etkinlik, geniş Türk coğrafyasının ortak kültürel değerlerini mutfak üzerinden yeniden hatırlattı. Kadim Kahve ev sahipliğinde gerçekleşti İstanbul’un tarihi dokusuyla öne çıkan semtlerinden Üsküdar’da yer alan Kadim Kahve ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş Türk coğrafyasının mutfak birikimi aynı sofrada buluştu. Yüzyıllar boyunca Türk topluluklarının gündelik yaşamında yer etmiş yemekler, özgün tarifleri ve taşıdıkları kültürel anlamlarla misafirlere sunuldu. Etkinlikte; Nevruz Çorbası ve Bavırsak, Bal Bavır ve Cenekey Salatası, Kremalı Dana Ciğer Kavurması ve Kaymaklı Beyaz Lahana Salatası ve Beş Parmak ikram edildi. Ayrıca yemek sonrasında Rişte Baklavası, Jent ve Firni tatlıları misafirlerin beğenisine sunuldu. "Yemek kültürü, milletlerin hafızasıdır" Turan Yemekleri Günü, yalnızca lezzetlerin paylaşımıyla sınırlı kalmayarak aynı zamanda bir kültür aktarımının güçlü ifadesi oldu. Her bir yemek, geçmişten bugüne uzanan bir hikâyeyi temsil ederken; mutfak geleneğinin toplumsal hafızadaki yeri bir kez daha vurgulandı. Bu yönüyle etkinlik, Türk mutfağının yalnızca bugünün değil, geleceğin de önemli bir parçası olduğunu ortaya koydu. Kadim Kahve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Abdullah Gölbaşı etkinlik kapsamında yaptığı açıklamada, "Turan Yemekleri Günü ile amacımız, Türk milletinin asırlardır yaşattığı mutfak kültürünü yeniden görünür kılmak, ortak tarihimizin sofradaki izlerini gelecek nesillere aktarmak ve kardeş coğrafyalar arasındaki gönül bağını güçlendirmektir. Yemek kültürü, milletlerin hafızasıdır. Biz de bu hafızayı yaşatmak ve geleceğe taşımak için bu organizasyonu gelenekselleştirmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Geçmişin mirası geleceğe taşındı Bu anlamlı girişim, Türk yemek kültürünün daha geniş kitleler tarafından tanınmasına katkı sunarken; kadim tariflerin korunması ve yaşatılması konusunda güçlü bir farkındalık oluşturdu. "Turan Yemekleri Günü", yüzyıllardır süregelen mutfak mirasının geleceğe taşınmasında önemli bir adım olarak dikkat çekti ve bu zengin kültürün önümüzdeki yüzyıllara aktarılmasına katkı sundu. "Özellikle Türki coğrafyalardaki yemeklerin misafirlerimize tanıtılması için güzel bir etkinlik oldu" Kadim Kahve Mutfak Danışmanı Erkan Kıyıcıoğlu düzenlenen etkinlikte servis edilen yemeklerle ilgili olarak, "Bugün 3 Mayıs Türkçülük Günü’nde Turan yemekleriyle ilgili bir menü çalıştık. Bu menüde özellikle Orta Asya’da günümüzde servis edilen yemekleri Kadim Kafe’de misafirlerimize sunduk. Burada Nevruz çorbasıyla başladık, bir ciğer ve daha sonra beş parmak yemeği servis ettik. Tatlı olarak da bir rişte baklavası ve bir de helvayla günü bitirdik. Özellikle Türki coğrafyalardaki yemeklerin de misafirlerimize tanıtılması için güzel bir etkinlik olduğu kanaatindeyiz" şeklinde konuştu. "Herkes yemeklerimizi çok beğendi, herkes resmen yıllar öncesine döndü burada" Kadim Kahve Mutfak Şefi İbrahim Halil Öner tüm misafirlerin yemeklerden memnun kaldığını dile getirerek, "Bugün aslında sadece yemek yapmadık. Tarihimizi, binlerce yıl önceki tarihimizi yaşadık Erkan Şefim danışmanlığıyla birlikte. Sadece yemek değil, bir kardeşlik, bir sembol inşa ettik bugün. Çok güzeldi, çok güzel deneyimler yaşadık. Geri dönüşümler çok muazzam, çok sevindirici. Herkes yemeklerimizi çok beğendi, herkes resmen yıllar öncesine döndü burada. Çok güzel bir atmosfer var gördüğünüz gibi, herkes ışıl ışıl, herkes gülüyor" dedi. "Türk kültürüne ait yemeklerimizin ve tatlılarımızın ön plana çıkması hepimiz için gurur verici" Kadim Kahve Pastane Şefi Esra Meral Trük kültürüne ait lezzetleri yaşatmanın gurur verici olduğunu belirterek, "Bu üçlü tatlı tabağında gün yüzüne çıkarttığımız bir rişte baklavası yaptık Azerbaycan’a özgü. Ve bu baklavada kadayıf da kullandık. Gerçek anlamda bizler bu lezzetlere aşina olmadığımızı zannederken aslında özümüzde olan bir tatlı olduğunu fark edip çok lezzetli bir şekilde yenildiğini de gördük. Üçlü tatlı tabağımızın görsel anlamda da güzel bir albenisi vardı; afiyetle yenildi, çok mutluyum o yüzden. Burada gerçekten özümüze daha bir sarmaladık kendimizi, bu benim çok hoşuma gidiyor. Son zamanlarda Türk kültürüne ait yemeklerimizin ve tatlılarımızın ön plana çıkması hepimiz için gurur verici" diye aktardı. "Belki dünyada ilk defa bu yemeklerin hepsinin bir arada olduğu bir menü hazırlandı" Son olarak Kadim Kahve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Abdullah Gölbaşı, Türk yemeklerine ve kültürüne sahip çıkmanın önemine değindiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: Bizdeki Türk aile geleneklerinde ocak başı kavramı vardır. Zamanla bu kavram modern dünyayla mutfak kültürüne döndü, masa başına döndü. Bugünkü Turan yemekleri de Türkiye’de ilk defa yapıldı; hatta belki dünyada ilk defa hepsinin bir arada olduğu bir menü hazırlandı. Çorbamızı çok beğendiler, herkes çorbalarını bitirdi. Mutfak kültürünü mutfakta çalışanlar bilir ki tabak dolu dönmüyorsa eğer olmuştur. Bizde bugün bütün tabaklar boş geldi, o yüzden çok mutluyuz. Türk yemeklerimize sahip çıkmamız çok önemli. Çünkü sağlıklı çocuklar, sağlıklı anneler, sağlıklı babalar ve sağlıklı bir ülke olmak istiyorsak Türk yemeklerine sahip çıkmak zorundayız. Dünyaya yön veren Türk mutfağı bugün öksüz kaldı, yetim kaldı, biraz başıboş kaldı. Bence iki tercihten birisi olacaksa Türk yemeği olsun."
Yurtta hava durumu
05 Nisan 2026 Pazar - 09:28 Yurtta hava durumu Ülke genelininin çok bulutlu, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz (Zonguldak hariç), Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi ile Balıkesir’in doğusu, Sakarya, Bursa ve Bilecik çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Güneydoğu Anadolu’nun yer yer gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları Ege kıyıları ve Trakya’da 3 ila 5 derece artacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor. Rüzgarın ise genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 16 İstanbul: Çok bulutlu 17 İzmir: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19 Adana: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20 Antalya: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 14 Trabzon: Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı 17 Erzurum: Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu, zamanla karla karışık yağmur ve yüksekleri kar yağışlı 10 Diyarbakır: Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 17