Yerel Haberler
İstanbul
Hakan Daltaban: "Ben olsam, utanır o pozisyonda kırmızı kartı verirdim" 08 Mart 2026 Pazar - 01:28:46 Beşiktaş İkinci Başkanı Hakan Daltaban, Galatasaray mağlubiyeti sonrası müsabakanın hakemi Ozan Ergün’ü eleştirerek, "Ben olsam, utanır o pozisyonda kırmızı kartı verirdim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Beşiktaş, konuk ettiği Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından siyah-beyazlılar ekibin ikinci başkanı Hakan Daltaban, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Daltaban, "Festival ve karnaval havasında başlayan bir günü tamamladık ama pek festival havasında bitmedi. Öncelikle uzun zamandan beri tribünlerde bizi destekleyen büyük Beşiktaş taraftarına bugünkü coşkularından dolayı çok teşekkür ederim. Uzun zamandan beri futbolda bir yapılanmanın içindeyiz. Yavaş yavaş sonuçlarını almaya başlıyoruz. Sergen Hocamızın da, başkanımızın da söylediği gibi birazcık zamana ihtiyacımız var. Dünyanın en iyi hocalarından birine sahibiz, çok inanıyoruz. Çok iyi bir kadro olma yolunda gidiyoruz. Elbette zaman zaman hocamız da formda olmayabilir, oyuncularımız da formda olmayabilir. Bunları yaşayabiliriz. Bugün onları yaşadık anlamında söylemiyorum. Bugün evet istediğimiz, arzu ettiğimiz futbolu oynayamadık. Eksiklerimizin ne olduğunu biliyoruz. Bunları giderme yolunda büyük çaba sarf ediyoruz. Başkanımız, yönetim kurulumuz, değerli yönetim kurulumuz, futbol komitemiz bu konuda yoğun çalışmalar içindeler. Bu eksiklerimizi gidereceğiz. Futbol tarafında Beşiktaş camiamızı ilgilendiren konularda onlar zaten neler yaptığımızı biliyorlar" diye konuştu. "Milyonların yüreğini bugün burada hisseden bir camiayı yönetiyoruz" Futbol oynamak için sahaya çıktıklarını aktaran Daltaban, "Çok üzülerek, çok utanarak, çok sıkılarak bu konuşmaları yapmak zorundayız. ’Yöneticiler maçtan sonra konuşsun, konuşmasın" diyorlar. O kadar uzun boylu değil arkadaşlar. Burası koskoca bir Beşiktaş camiası. Beşiktaş sadece bir futbol kulübü, spor kulübü falan değil, Beşiktaş koca bir camia. Milyonların yüreğini bugün burada hisseden bir camiayı yönetiyoruz. Bu işler o kadar basit değil. Bize futbolda oynamak isteyenin oynatılacağı öğretildi. Oynatmamaya çalışanlara avantaj verilmeyen, oynamak isteyene yol açılan, oynamak isteyenin önünün kesilemeyeceği öğretildi. Bugün biraz bunu göremedik. Futbolun içinde bunlar var. Yerde yatan arkadaşları görmemek, yandan müdahaleleri görmemek" şeklinde konuştu. "Arkadan gelecek genç hakemlerin önünü açın" Derbi öncesi kamuoyunda sadece iki hakem isminin geçmesine değinen Hakan Daltaban, "Bir haftadan beri bütün camiada, bütün futbol kamuoyunda Beşiktaş-Galatasaray maçını yönetecek üçüncü hakemi bulamadık. Bakın iki hakem üstünde gittik, geldik, gittik, geldik. Bir üçüncü hakemin ismi çıkmadı. Öncelikle iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım. Evet, genç hakemleri destekliyoruz ama arkadan gelecek genç hakemlerin de önünü açın. Onları yetiştirin. Futbol o kadar zor bir oyun değil. Çok basit matematiği olan, çok basit ilkeleri olan, çok basit kuralları olan bir oyun. Hakem hiçbir zaman başrol değildir. Futbol kulüplerinin performansları, mücadeleleri, tribünleri, camialarının güçleri, ruhları vesairesi futbolun ana unsurudur. Ama biz çok uzun zamandan beri futbolun yan taraflarını konuşuyoruz. Ben bugün burada niye konuştuğumu bile bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Birilerinin amacı ortalığı karıştırmaksa Beşiktaş camiası son derece sağduyuludur" Futbol camiasının sağduyulu bir şekilde yönetilmesi gerekliliğine vurgu yapan Hakan Daltaban, "Sahada maçı yöneten hakem ve sonra da herkesin çok uzun zamandan beri konuştuğu bir VAR olayı var. Sahadaki hakem arkadaşımızı ben açıkçası anlayamadım. Pozisyonlara baktığımızda takdir hakları kısmına hiç girmiyorum. Takdir haklarını bizden yana kullandı, kullanmadı. Bunu konuştuğumda bizim kaybettiğimiz maça bahane falan değil. Kimse bunu böyle algılamasın. Türk futbol kamuoyu ve Türk futbolunun adaleti adına konuşuyorum. Futbolda biz çok uzun zamandan beri şiddet, terör gibi şeyleri konuşuyoruz. Görüyorsunuz kartellerin olduğu yerlerde, devletin olmadığı yerlerde terör var. Beşiktaş camiası bu oyuna gelmez. Birilerinin amacı ortalığı karıştırmaksa Beşiktaş camiası son derece sağduyuludur. 123 yıllık bir çınardan bahsediyoruz. Bugün milyonları yüreği burada attı. 40 bin taraftarımız 2 bin liralarını, 5 bin liralarını, 10 bin liralarını biriktirerek bu yoklukta bu karnaval havasına geldi. Kimsenin bu insanların emekleriyle oynamaya hakkı falan yok" açıklamalarında bulundu. "Hakem adına utandım" Galatasaray’ın golcü oyuncusu Victor Osimhen’in oyundan ihraç edilmesi gerektiğini dile getiren Hakan Daltaban, "Biz bu camianın içinden geldik. Açık tribüne gelmek için, kapalıya girmek için, neler çekildiğini çok iyi biliriz. Bunları çok duyduk. Gözünün içine kar tanesi kaçanları, duymadım diyenleri çok gördük. Biz buralara alışkınız. Bugün de bunlardan birini gördük. Biliyorsunuz futbol takım kaptanlarının ayrıcalıkları vardır. Diğer oyuncular daha rahat sarı kart görür ama kaptanın biraz daha inisiyatifi vardır. Takım adına konuşma yetkisi vardır. Kaptanımızın protestosuna sarı kart gösterdi. Son derece doğru bir karardı. Alkışlama karşılığında yapmış olduğu hareket doğruydu, doğru bir sarı karttı. Arkadaşlar utanç verici bir şey var, buna ben utandım, hakem adına utandım. İlk sarı kartı olan, ikinci sarı kartı görmeyen Osimhen’i pozisyonundan sonra topa vurması. Refleks vardır, duymadım dersiniz. Kandırmaya yönelik hareket vardır. İyi izleyin arkadaşlar, duymadım demedi. Hakeme ısrarla ’Vurdum ama seni takmıyorum, karar doğru değil’ dedi. Hakem arkasını döndü. Hakem bunu görmemeye çalıştı. Alın görüntüleri seyredin. Sahadaki hakem görmemeye çalıştı. Ben hakem adına utandım. Sahadaki otoriteyi reddeden, ikinci kartı görme korkusu bile yaşamayan... Artık o kadar ki iş fütursuz olmuş. ’Aman ikinci kartı görürüm, vurdum ama yanlış yaptım’ ruh haline bile girmeyen bir arkadaş vardı. Sahadaki hakemi daha fazla konuşmayacağım" dedi. "Maçın 20. dakikası kırmızı kart gösterilemeyen arkadaş asist yaptı" İkinci Başkan Hakan Daltaban, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Sahadaki arkadaş gördüm der, görmedim der. Biraz da adrenalin oluyor, koşuyor. Şimdi hayatımıza yapay zeka girdi. Biliyorsunuz yapay zekalarla insanlar birbiriyle yarışıyor, savaşıyor. VAR denilen bir kavram var. Teknoloji var. 18 yaşından küçük gençlere sesleniyorum: Yarın coğrafya sınavı var. Defter, kitap açık. Türkiye’nin yüzölçümünü soruyorlar. Kitapta yazıyor. Cevabını yazıyorsunuz. Bu arkadaşlar ekranda 3-4 dakika oyunu durduklarında ’Niye dört dakika durdurdun’ diyen var mı? Aleni pozisyon, gördüğün pozisyon, geri alıyorsun, ileri alıyorsun, hızlı oynatıyorsun, yavaş oynatıyorsun. Bunu görmemeyi bize kimse anlatamaz. Arkadaşlar, ben bu camianın ikinci başkanıyım. Beni bu maça, VAR hakemi olarak atasalar ve karşı takıma bu kırmızı kart pozisyonu olsa ben utanır o pozisyonu veririm. Taraflı olmama rağmen ben utanırım. Yüzüm kızarır. ’Bu kadarını da yapamam’ derim ve o kırmızı kartı veririm. Maçın 20. dakikası kırmızı kart gösterilemeyen arkadaş asist yaptı. VAR denilen olguda hakem olmaya da gerek yok. Futbolun kuralları çok basit. Şimdi camiadan yoğun bir tepki var. Ofsayt doğru mu çizildi, yanlış mı çizildi? Bilemem ki adalet yok. Siz inanıyor musunuz? VAR çizgisinin doğru çizilip çizilmediği konusunda bu da yapılmaz diyebiliyor musunuz? 19 Mayıs için bir teklifim var. Bu tarz özel günlerde koltuklara sembolik olarak çocuklar gelir oturur. 19 Mayıs’ta o hafta spor akademisinden çocukları getirin. Bundan daha iyi VAR hakemliği yapmazsa ben namerdim. Göreceksin, geri alacaksın, bakacaksın, vereceksin. Rakibin 8 kişi bitirmesi gereken bir maçın sonunda bir camianın ikinci başkanını çıkarıp kükretiyorsunuz. Beşiktaş camiası büyük bir camiadır. Şu anda 20 milyonun ruhu burada atıyor. Bu veballeri ödeyemezsiniz. Şu anda asker nöbetini tutan, hasta yatağından kalkan, cenazesi olan, duyguları olan herkes bu maçı takip ediyor. Bu insanların duygularıyla oynayamazsınız, ayıp. Futbolu güzelleştirelim diye elimizden geleni yapıyoruz. Takımı gençleştiriyoruz. Takım içinde ruhsuzlukları kaldırmaya çalışıyoruz. Mücadele ruhunu veriyoruz, forma aşkını veriyoruz. Taraftarımıza coşku veriyoruz. Festival yapıyoruz, karnaval yapıyoruz. Arkadaşlar ben niye burada konuşuyorum? Futbolun ana enstrümanı hakem falan değil. Kimse ön plana çıkmaya falan çalışmasın. Çok basit bir iş yapıyorsunuz. İşinizi doğru yapın, bu kadar basit. Kimse sizden başka bir şey istemiyor. ’Bizi kayırın, bizi kollayın’ diyen var mı? Bugüne kadar bizden böyle bir şey duydunuz mu? Maçı yönetecek hakemleri konuşurken bile ben açıkçası çok takip etmiyorum. Benim öyle gündemim yok. Üçüncü hakemi bulamadık arkadaşlar. Biz önümüzdeki sene neyle çıkacağız? Sağ olsun iyi niyetlerinden şüphe etmediğimiz federasyon başkanımız var. Hakem hata yapabilir, adrenalin yükselir, nabzı düşer, görmez, göremez. Ben bugünkü hakemin öyle olduğunu düşünmüyorum. Görmemeye çalışmakla görmemeyi ayırabilecek kadar zekaya sahibiz. Biz ortamlarda, raconlarda görmezden gelmelerin ne olduğunu iyi biliriz. Biz bunu çok net ayırırız. Bugün görmemeye çalışmayı gördük. Söyleyecek çok fazla bir lafımız yok ama VAR oyuncağa döndü. Kaldırın, bu olacak şey değil. Aranızda kırmızı kart pozisyonunu şu nedenden dolayı görmedim diyebilecek biriniz var mı? 19 Mayıs teklifimi dile getiriyorum. Lütfen çocukları bir gün oraya oturtun, utanacaksınız."
08 Mart 2026 Pazar - 00:18 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Sorunların çözümü için tek seçenek, diplomasidir diyoruz" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TDT Gayriresmi Toplantısı sonrası yaptığı konuşmasında, "Burada, üyelerden birine yönelik herhangi bir saldırının tüm TDT üyeleri bakımından endişe kaynağı olduğu kayıt altına alınmış oldu. Teşkilat üyesi ülkeler, ülkemiz ve kardeş ülke Azerbaycan’a yönelik saldırılar karşısında güçlü destek ve dayanışma sergilemişlerdir. Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi gerekmektedir. Biz, aylar boyunca müzakere masasının kurulması için çok büyük çaba sarf ettik. Bugün de sorunların çözümü için tek seçenek, diplomasidir diyoruz ve bu yönde çalışmaya devam ediyoruz. Kalıcı barış, ancak diyalog ve işbirliği ile mümkündür" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Toplantısı kapsamında mevkidaşlarıyla bir araya geldi. Basın mensuplarının da katıldığı programda Fidan, konuşma gerçekleştirdi. "Türk Dünyası olarak, stratejik bir bakışla hareket etmemiz ve dayanışma göstermemiz gerektiğini farkındayız" Programda konuşan Bakan Fidan, "TDT üyesi ülkelerle karşılıklı güvene dayalı bir işbirliği yürütmekteyiz. Toplumlarımızın huzuru ve refahına katkı sağlamak için çalışıyoruz. Ekonomi, kültür ve bağlansallık konularında şu ana kadar Türk devletleri ile beraber çok somut ve güzel başarılar elde ettik. Bir yandan da Türk Devletleri olarak uluslararası bir tutum belirlemek için yoğun bir mesai halindeyiz. Bu konuda güzel bir mesafe kat ediyoruz. Bölgesel ve küresel sorunlar arasında birlikte hareket etmemiz, her birimizin gücünü ve etkisini arttırmakta. Uluslararası sistemin daha da ön görülemez hale geldiği ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı Türk Dünyası olarak, stratejik bir bakışla hareket etmemiz ve dayanışma göstermemiz gerektiğini farkındayız. Toplantımızda, teşkilatımızın bünyesindeki son gelişmeler ve önümüzdeki dönemde atılacak adımları ele aldık. Bugünkü faaliyetlerimiz, dış politika meselelerinde koordinasyonun arttırılması ve ortak tutum benimsenmesi bakımından son derece faydalı oldu. Savaşın daha fazla yayılmasını istemiyoruz. Bu ortak yaklaşımımızın son dönemdeki gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama kabul ettik. Burada, üyelerden birine yönelik herhangi bir saldırının tüm TDT üyeleri bakımından endişe kaynağı olduğu kayıt altına alınmış oldu. Teşkilat üyesi ülkeler, ülkemiz ve kardeş ülke Azerbaycan’a yönelik saldırılar karşısında güçlü destek ve dayanışma sergilemişlerdir. Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi gerekmektedir. Biz, aylar boyunca müzakere masasının kurulması için çok büyük çaba sarf ettik. Bugün de sorunların çözümü için tek seçenek, diplomasidir diyoruz ve bu yönde çalışmaya devam ediyoruz. Kalıcı barış, ancak diyalog ve işbirliği ile mümkündür" dedi. "Üçüncü dünya ülkelerini hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı vurgulamak istiyoruz" İsrail’in yayılmacı ve bölücü tutumu herkes tarafından bilinmektedir. İsrail, tüm bölgede istikrarsız olmasını çatışmalar ve savaşlar yaşanmasını strateji olarak benimsemiştir. Biz ise, dost ve kardeş ülkeler ile beraber, İsrail’in bu tutumuna karşı, barıştan yana bir politika benimsemiş durumdayız. Bugünde savaşın sona ermesi için her türlü diplomasi çabayı sürdürmekteyiz. Türkiye, etrafındaki ateş çemberine rağmen, huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır. Bu bir tesadüf değildir. Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde isabetli dış politikamız, bir sonucudur. Diğer taraftan üçüncü dünya ülkelerini hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı vurgulamak istiyoruz. Saldırlar, masum sivillerin hayatını riske atmakta ve savaşın yayılma riskini yaymaktadır. Bölgedeki çatışmalar, terör örgütlerinin bölgedeki çatışmalar, terör örgütlerinin su istimal edecekleri ortamı sağlamaktadır. Tırmanan gerginlik aynı zamanda, küresel enerji arz güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Türkiye olarak, ilgili kurumlarımızla eş güdüm halinde siyasi, insani, ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında gereken tedbirleri büyük bir özenle almaktayız. KKTC, TDT’nin gözlemci üyesidir. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin on yıllardır maruz kaldığı haksız ve insanlık dışı izolasyonun kaldırılması elzemdir" diye konuştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 23:58 Okan Buruk: "Günün sonunda buradan çok önemli bir 3 puanla dönüyoruz" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Beşiktaş deplasmanından çok önemli 3 puanla döndüklerini söyledi. Buruk, ayrıca kaleci Uğurcan Çakır’ın, Premier Lig seviyesinde bir kaleci olduğunu vurguladı. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Galatasaray deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Buruk, sözlerine 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ederek başladı. Zor bir deplasmanda oynadıklarını belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Özellikle Beşiktaş’ın son haftalardaki yükselen formu, onların oynadıkları maçlar ve transfer döneminden sonraki performansı, zor bir maç olacağını biliyorduk. İlk yarı bizim için çok daha beklediğimiz ve topun bizde olduğu, daha çok pozisyona giren, daha çok topa sahip olan, rakibi çok fazla kalesine getirmeyen, ön alan baskısıyla birlikte kazandığı toplarla da doğru geçişler yapan bir takım vardı. İlk yarıyı 1-0 önde bitirdik. 20. dakikada Barış’ın bir penaltı pozisyonu var, gördüğümüz kadarıyla ayağına basma varmış. Rakibimizin de ilk yarıda kırmızı kartla ilgili bir itirazı oldu. Değerlendirme farklı bir şekilde olabilirdi. İkinci yarıya baktığımızda çok iyi başlamadık ama devamında bence 10 kişi oynadığımız bölümde Sane’nin şanssız bir kırmızı kartı oldu. Topa gitmek isterken rakibinin ayağına basıyor. İstem dışı mı, bilerek mi? Bu da tabii ki değerlendirilebilecek bir şey ama 10 kişi kaldığımız bir karşılaşmada devamında iyi mücadele ettik. Hatta 10 kişi kaldığımız bölümde de ön alanda zaman zaman baskı yaptık, rakibe geçiş yapma şansı bulduk ve birkaç pozisyonumuz oldu ama rakibimizin de çok fazla kalemize attığı şut oldu. Özellikle ceza sahası dışından çok fazla şut attılar. Maçı değiştirmek için 11-10 iyi mücadele ettik ve günün sonunda buradan çok önemli bir 3 puanla dönüyoruz. Başta oyuncularım olmak üzere buraya gelen taraftarlarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Her zaman yanımızdalar, her zaman destek veriyorlar. Şimdi kafamızı kaldırıp 3 gün sonraki Liverpool maçına iyi bir şekilde hazırlanacağız" diye konuştu. "Bu tür kritik maçları çok iyi oynayan bir Galatasaray var" Ligde hala zor deplasmanları olduğun hatırlatan 52 yaşındaki teknik adam, "Rakiplerimizle hala oynayacağız. En yakın rakibimizle deplasman maçlarımız var, zor deplasmanımız var. Çok formda bir Başakşehir takımıyla haftaya oynayacağız. Bu fikstür kolay bir fikstür değil. Ama hep şunu söylüyorum; yani bu tür kritik maçları çok iyi oynayan bir Galatasaray var. Bugün de bunu gösterdik ve kazanmasını bildik. O yüzden önemli bir avantaj yakaladık ama dediğim gibi şu an çok erken. Sadece iki maçlık bir performans sizin bir andaki puan durumundaki yerinizi değiştirebilir. O yüzden dikkatli olmamız gerekiyor. Yani bir şey kazanmadık. Rakiplerimiz yarın oynadıktan sonra belki bu hafta sonunda kaç puan farkla önde olduğumuzu net bir şekilde görebiliriz. Ama dediğim gibi çok bir şey kazanmadık, daha çok önemli, çok kritik maçlarımız var ama bu psikolojik olarak bizi Şampiyonlar Ligi maçına da olumlu bir şekilde hazırlayacak" şeklinde konuştu. "Ocak ayının başından beri üst üste maçlar oynuyoruz" Buraya kendini ait hisseden ve formayı iyi bir şekilde temsil eden oyuncularla devam etmenin hem kendi hem de takım için önemli olduğunu vurgulayan Okan Buruk, "Transfer dönemleri zaten zor; demin Beşiktaş örneğini verdim. Beşiktaş aslında transferin son günlerinde çok büyük transferler yaptı ve iyi bir takım olma yolunda önemli mesafe kat etti. Bu devamlılık bir sonraki sene de üstüne koyarak giderse takımların geleceği için çok daha önemli oluyor. Hem daha az para harcamış oluyorsunuz hem başarıyı daha kısa yoldan ve gerçekten yani alışılmış bir oyuncu, birbirini tanımış oyuncular tabii ki bu alanda çok önemli oluyor. Biz son haftalarda çok fazla değişiklikler yaptık. Çok fazla maç oynuyoruz. Ocak ayının başından beri üst üste maçlar oynuyoruz. Şu an Şampiyonlar Ligi’nde son 16’dayız, ligde lideriz, kupada çeyrek finalde yolumuza yine seri başı olarak devam ediyoruz. İstediğimiz yerdeyiz; bunda en büyük neden tabii ki oyuncularım" ifadelerini kullandı. "’Biraz daha oynatın’ dedim, sarı kart gösterdi ve cezalı duruma düştüm" Gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştüğünü ifade eden Buruk, "Hakemlerin uzatmasını da sayarsak 45 dakika falan oldu bir ara maç bitmeyecek zannettim. Ben de ’Biraz daha oynatın’ dedim, bana sarı kart gösterdi ve cezalı duruma düştüm. Çok da komik, basit bir sarı kart gösterdi. Yani bugün iletişim anlamında, özellikle dördüncü hakemle hem Sergen Hoca hem bizim kulübe iletişim anlamında bir türlü bağ kuramadık. Biraz daha bu iletişimi kurabilecek insanların bence dördüncü hakem olarak yer alması çok önemli. İki tarafın da mutsuz olduğu bir gün geçirdik. İki taraf da buraya çıktığında, konuştuğunda hakemleri beğenmediğini söyleyecektir, ben söylemiş olayım. Sergen Hoca da bunu söyleyecektir büyük ihtimalle" açıklamasında bulundu. Eksik oynamalarından dolayı yorgunluk olduğunu fakat bir sonraki maç için seyahat etmeyeceklerini söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Yorgunluk oldu mu? Oldu ama en azından İstanbul’dayız, seyahatimiz yok, iki gün dinlenme şansımız var. Şampiyonlar Ligi konsantrasyonu çok farklı, o maça hazırlanmak çok farklı. Kimle başlayacağız, kimle oynayacağız, oyuncularımızın durumlarına bakacağız. Beni mutlu eden, bazen de beni kafamda psikolojik olarak yıpratan çok iyi oyunculara sahibim, geniş bir kadrom var. Hangisini oynatayım diye çok fazla düşünüyorum, hangisi oyuna girsin diye çok fazla düşünüyorum ama iyi yanı da üç kulvarda yarışıyoruz ve burada çok fazla maç oynayacağız. Oyuncularımın hepsi çok önemli, değerli. Hepsini bu süreçte kullanacağım. O yüzden maç öncesi oyuncuların fiziksel durumlarına bakacağız" değerlendirmesinde bulundu. "Şu andaki performansına göre Uğurcan’ın bonservisine az ödemişiz diye düşünüyorum" Kaleci Uğurcan Çakır’ın derbiye çok motive bir şekilde çıktığını belirten Okan Buruk, "Bu maça ekstra hazırlandı. Uğurcan’ın performansı da beni şaşırtmadı. Maç öncesi o performansı bekliyordum ama tabii ki biz kaleci performansının konuşulduğu bir maç seyretmeyi çok fazla istemiyoruz. Daha çok rakip kalecinin performansı konuşulsun bizim için önemli olan bu. Özellikle 11’e 10 kaldıktan sonra çok önemli kurtarışlar yaptı. Bizim kalemizi güvenilir bir şekilde hissettirdi. Uğurcan hem de karakter olarak, kişilik olarak, oyuncu olarak ve tecrübe olarak iyi bir kaleci. Yani bazen söylediğiniz para az veya çok gelebilir. Sezon başı bu seviyede Premier Lig’den bir kaleci almak istediğinizde de en az 30 milyon Euro para ödemeniz gerekiyordu. Uğurcan da şu anda Premier Lig seviyesinde bir kaleci. O yüzden şu andaki duruma baktığımızda az ödemişiz diye düşünüyorum. Şu andaki performansına göre Uğurcan’ın bonservisinin az olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 23:54 Sergen Yalçın: "Bugünkü maç hakemlik adına büyük skandaldır" Galatasaray derbisinin hakemi Ozan Ergün ile VAR yönetimini ‘skandal’ olarak nitelendiren Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Sane’nin pozisyonu uzayda oynasan kırmızı kart verilir" dedi. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Beşiktaş, sahasında Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. "Oyunun ilk bölümü iyi geçmedi" Galatasaray’ı tebrik ederek sözlerine başlayan Yalçın, "Oyunun ilk bölümü iyi geçmedi. İyi oynamadık ilk yarıyı, rakip de iyi oynamadı. Dengeli geçti. Bir kırmızı kart pozisyonu var. Onun haricinde çok göze batan bir şey yoktu. İkinci yarı iyi başladık, kontrolü ele aldık. Rakip kırmızı kart gördü. Sonra daha baskın oyun oynadık. Pozisyonlarımız da vardı, oyunu kurtarabilirdik ama şanssızlık, şanssızlık mı desem becerisizlik mi desem.. Bir mağlubiyet aldık, derbiyi iç sahada kaybetmek bizi üzüyor. Oyuncularımız da üzüldü. Şans faktörü de var. Bir taraf kazanıyor, üzgünüz. Bundan sonrasına bakacağız" ifadelerini kullandı. "Sane’nin pozisyonuna dünyada kırmızı kart vermeyecek bir hakem var mıdır?" Sergen Yalçın, hakem Ozan Ergün ve VAR yönetimini de eleştirdi. Müsabakanın 20. dakikasında Leroy Sane’nin kırmızı kart görmesi gerektiğini savunan tecrübeli teknik adam, "Maçı kaybetmemizi hakem faktörüne bağlamak istemiyorum. Maçın 20. dakikasında Sane’nin bir pozisyonu var. Buna dünyada kırmızı kart vermeyecek bir hakem var mıdır? İkinci yarı Rıdvan’a yaptığı pozisyon, ilk yarıda yaptığı pozisyondan yüzde 50 daha hafif. Hakem pozisyonu görmedi, sarı kart ile geçiştirdi. Oyuncu da sarı kart için teşekkür etti. VAR’daki arkadaşlar zaten hiç yoklar ama Trabzon’daki Bilal’in pozisyonunda, Fenerbahçe maçında varlar o arkadaşlar. Böyle şeylere ihtiyaç olamasın. Osimhen’in ikinci sarı kart pozisyonu var. Bunu biz değil, kural söylüyor. Kuraldan dolayı Orkun sarı kart gördü. Ama bizim oyuncular hakeme kural gereği sarı kart görmesi gerekiyor diyor; hakem pozisyona hiç bakmıyor bile. Çok da konuşulacak bir şey yok. 20 dakikada rakip atılsa belki yine yenemeyecektik. Hakemler ve VAR’daki arkadaşlar kuralları uygulamak için buradalar. Bizim adımıza üzücü değil. Biz zaten pozisyonumuz gereği ligde yokuz. Ama Türk futbolunun geleceği açısından büyük bir sorun. Biz Beşiktaş camiası olarak üzüldük. Yaşanan bence bir facia. Normal değil bu, bu oyun kurallarla uygulanan bir oyun. Ama kurallar bana gelince başka, öbür tarafa başka olunca ikili diyaloglar ortaya çıkıyor. Beni Trabzon’da 10 kişi bırakıyorsun, kazanacağım maçı kaybediyorum. Bu maçta kurallar yok mu? Böyle acemi hakemlerle olmaz. Maalesef Türk futbolunun gittiği durum çok da sağlıklı değil" ifadelerini kullandı. Bir basın mensubunun ‘Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk da hakemlerden şikayetçiydi’ söyleminin üzerine Yalçın, "3 senedir şampiyon oluyorlar, hakemden mi şikayet ediyorlar?" dedi. "Galatasaray bize göre daha oturmuş bir takım" Galatasaray’ın kendilerine göre daha oturmuş ve daha geniş kadroya sahip takım olduğunun altını çizen 53 yaşındaki teknik adam, "Biz daha yeni transfer süreci geçirdik. Yeni yapılanma döneminde bir camiayız. Bunu en doğru şekilde yapmaya çalışıyorum. Bu bir süreç alacak. Yavaş yavaş toparlayacağız gibi gözüküyor. Sezon sonunda yapacağımız yeni kurulumla daha oturmuş kadro kuracağımız gerçek. Galatasaray takımı 3-4 senedir birlikte oynuyor. Şampiyonlar Ligi’nde zorlu maçlar oynuyorlar. Daha alışıklar bu zor maçlara. Galatasaray’a da başarılar diliyorum Şampiyonlar Ligi’nde" şeklinde konuştu. "Bugünkü maç hakemlik adına büyük skandaldır" Sergen Yalçın, müsabakanın son bölümünde rakip takımın zaman geçirmeye yönelik hareketler yaptığına da değindi. Bunu normal karşıladığını belirten Yalçın, hakemin kuralları uygulamamasını ise normal karşılamadığını aktararak, "İlk yarıda oyunu oturtamadık. Bize merkez orta sahada baskı yapınca oyun kuramadık. Ama ikinci yarıya iyi başladık. Daha ön alanda oynayalım, oyunu rakip sahaya yıkalım mantığındaydık. Oyuncularla bunu konuştuk. Oyunun totaline baktığımızda maçın büyük bölümü bizim üstünlüğümüzde geçti. İkinci yarı tek kale oynadık. Son bölümde rakip takım yerden kalkmadı zaten. Sürekli zaman geçirmeye çalışan oyuncular vardı. 10 kişi kaldılar, doğal olarak vakit geçirip maçı bitirmeyi planladılar. Bunu anlarım, normal ama hakemin kuralları uygulamamasını normal karşılamıyorum. Bunu Bilal’in pozisyonda, Orkun’un pozisyonda bana uyguluyorsun, burada uygulamıyorsun. Futbolun içine bu kadar televizyonu sokarsan VAR’daki arkadaşlar maçın kaderini etkileyebilirler. Ne görüyorsan ver. Bugünkü maç hakemlik adına büyük skandaldır. 20. dakikada Sane’nin pozisyonu uzayda oynasan kırmızı kart verilir. Bu yüzden maçı kaybettik demiyorum, çocuklar 100 dakika maç yapıyor. Aralarında 5-6 tanesi oruç tutuyor. Ben zaten şampiyonluğa oynamıyorum ama sen niye benim geleceğimi etkiliyorsun? Herkes işini en doğru şekilde yapsın" diye konuştu. "Maçın hakemi son dakika atandı" Derbinin hakemi Ozan Ergün’ün müsabakaya son dakika atandığını bildiğini de vurgulayan siyah-beyazlıların teknik direktörü, "Tecrübesiz bir hakemin böyle bir derbiye verilmesi.. Hakem hatalarından yakınan biziz, maçları kaybeden biziz. Nedense rakip hiç kaybetmiyor. Samsun maçında VAR çağırdı, ‘penaltı ver’ diye. Hakem izleyip ’penaltı yok’ diyor. Örneği yok bunun. Kayserispor maçında eli temas ediyor, devreye girmiyor. Seneye hedefimiz şampiyonluk diyoruz, nasıl oynayacağız biz böyle. Sonra hoca konuştu, ceza verelim diyorlar. Galatasaray bizi her zaman yenebilir ama sen kuralları uygula, kim yenerse yensin ona karışma. Bizim canımız yandı" cümlelerine yer verdi.
Galatasaray: "Hakem üçlüsü, taraflı ve tutarsız yönetimle müsabakayı açıkça katletmiştir"
08 Şubat 2026 Pazar - 21:26 Galatasaray: "Hakem üçlüsü, taraflı ve tutarsız yönetimle müsabakayı açıkça katletmiştir" Galatasaray Spor Kulübü, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 19. haftasında deplasmanda 79-77’lik skorla kaybettikleri Fenerbahçe Beko derbisindeki hakem yönetimine tepki göstererek, "Hakem üçlüsü, maçın başından sonuna kadar sergiledikleri taraflı ve tutarsız yönetimle müsabakayı açıkça katletmiştir" ifadelerini kullandı. Sarı-kırmızılıların resmi internet sitesinden konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 19. haftasında Fenerbahçe Beko ile oynadığımız karşılaşmaya, Türkiye Basketbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu tarafından atanan formsuz, yeteneksiz ve yetersiz hakem üçlüsü, maçın başından sonuna kadar sergiledikleri taraflı ve tutarsız yönetimle müsabakayı açıkça katletmiştir. Karşılaşma boyunca tribünlerden edilen küfürlü ve sportmenlik dışı tezahüratlara göz yumulmuş, maçın son bölümünde yapılan göstermelik anons ise yaşanan skandalı örtme çabasından öteye geçememiştir. Rakip takım lehine kolayca çalınan faullere karşılık, takımımız aleyhine verilmeyen fauller, sahadaki adaletsizliğin ve çifte standardın somut göstergesidir. Bugün gelinen noktada Merkez Hakem Kurulu’nun başında bulunan ve Galatasaray düşmanlığıyla bilinen Recep Ankaralı’nın bu görevi yerine getiremediği çok açıktır. Federasyon yetkililerinden bu zat ve başhakem Özlem Yalman’ın acil bir şekilde basketbol salonlarından uzaklaştırılması için gerekli aksiyonların alınmasını bekliyoruz. Tüm bu ağır adaletsizliğe rağmen sahada onuruyla mücadele eden, pes etmeyen ve Galatasaray formasının hakkını veren oyuncularımızla gurur duyuyoruz. Taraftarlarımızı sezonun kalan kısmında en güçlü şekilde takımımızın yanında olmaya davet ediyoruz. Biz birlik olursak bu kötülükle hep birlikte mücadele ederiz. Galatasaray, sahada da masada da adalet mücadelesinden asla geri adım atmayacaktır."
Trendyol Süper Lig: Beşiktaş: 1 - Corendon Alanyaspor: 2 (İlk yarı)
08 Şubat 2026 Pazar - 20:54 Trendyol Süper Lig: Beşiktaş: 1 - Corendon Alanyaspor: 2 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında Beşiktaş, Corendon Alanyaspor’u konuk ediyor. Mücadelenin ilk yarısı turuncu-yeşillilerin 2-1’lik üstünlüğüyle sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 9. dakikada Hwang Ui-jo pasında Güven Yalçın, ceza yayı üzerinden yaptığı vuruşta kaleci Ersin Destanoğlu’nun sağından meşin yuvarlak ağlara gitti. 0-1 16. dakikada Ümit Akdağ’ın pasında topla buluşan Güven Yalçın, ceza sahası içi sol çaprazdan yakın köşeye yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 0-2 27. dakikada Olaitan’ın uzun kullandığı taç atışında ceza sahası içi sol tarafında Agbadou’nun kafayla indirdiği topa altıpasın gerisinden Cengiz Ünder’in vuruşunda meşin yuvarlak farklı şekilde kalenin üzerinden dışarı çıktı. 29. dakikada ceza yayı üzerinde topla buluşan Hyeon-Gyu Oh, ceza sahası içine girip Ümit Akdağ’ın müdahalesiyle yerde kaldı. VAR’ın uyarısıyla pozisyonu izleyen hakem Oğuzhan Çakır penaltı noktasını gösterdi. 32. dakikada kazanılan penaltıda topun başına geçen Orkun Kökçü’nün yaptığı vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-2 45+3. dakikada sol taraftan Orkun Kökçü’nün yaptığı ortada savunmanın kafayla uzaklaştırmak istediği topu ceza sahası içi sol tarafından önünde bulan Cerny’nin yaptığı vuruşta kaleci Victor meşin yuvarlağı kurtardı. Stat: Tüpraş Hakemler: Oğuzhan Çakır, Mehmet Emin Tuğral, Murat Temel Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Gökhan Sazdağı, Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Ndidi, Cerny, Orkun Kökçü, Olaitan, Cengiz Ünder, Hyeon-Gyu Oh Yedekler: Emre Bilgin, Rashica, Salih Uçan, Uduokhai, Kartal Kayra Yılmaz, Jota, Djalo, Yasin Özcan, Murillo, Mustafa Hekimoğlu Teknik Direktör: Sergen Yalçın Corendon Alanyaspor: Victor, Lima, Aliti, Ümit Akdağ, Hadergjonaj, Makouta, Janvier, Ruan, Hagi, Hwang Ui-jo, Güven Yalçın Yedekler: Ertuğrul Taşkıran, İzzet Çelik, Efecan Karaca, Enes Keskin, Mounie, Meschack, Baran Moğultay, Fatih Aksoy, İbrahim Kaya, Viana Teknik Direktör: Joao Pereira Goller: Orkun Kökçü (dk. 32 pen.) (Beşiktaş), Güven Yalçın (dk. 9 ve 16) (Corendon Alanyaspor) Sarı kartlar: Cerny, Hyeon-Gyu Oh (Beşiktaş), Joao Pereira (Corendon Alanyaspor)
Sergen Yalçın’dan, 11’de 9 değişiklik
08 Şubat 2026 Pazar - 20:10 Sergen Yalçın’dan, 11’de 9 değişiklik Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, son olarak Ziraat Türkiye Kupası’nda oynadıkları Kocaelispor müsabakasının 11’ine göre kadroda 9 değişiklik yaptı. Trednyol Süper Lig’in 21. haftasında Beşiktaş, sahasında Corendon Alanyaspor ile karşı karşıya geliyor. Siyah-beyazlılarda Teknik Direktör Sergen Yalçın, son olarak Ziraat Türkiye Kupası’ndaki Kocaelispor maçının 11’ine göre 9 değişiklikle sahaya çıktı. Yalçın; Taylan Bulut, Tiago Djalo, Felix Uduokhai, Yasin Özcan, Kartal Kayra Yılmaz, Milot Rashica, Jota Silva, Devrim Şahin ve El Bilal Toure yerine Gökhan Sazdağı, Emmanuel Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Vaclav Cerny, Orkun Kökçü, Junior Olaitan, Cengiz Ünder ve Hyeon-Gyu Oh’a görev verdi. Agbadou ile Oh, ilk kez 11’de Beşiktaş’ta kış transfer döneminde kadroya dahil edilen Emmanuel Agbadou ile Hyeon-Gyu Oh Alanyaspor karşısında 11’de yer alırken, Yasin Özcan ve Amir Murillo ise yedek kulübesinde bekledi. Agbadou ile Oh böylece siyah-beyazlı formayla ilk maçına çıktı. Ziraat Türkiye Kupası 3. haftasında Kocaelispor ile oynadıkları mücadelede forma giyen Junior Olaitan ise siyah-beyazlı formayla Süper Lig’de ilk kez görev aldı. Kartal’da, Konyaspor müsabakasında kırmızı kart gören Kristjan Asllani ile aynı maçta sarı kart görerek cezalı duruma düşen El Bilal Toure, kadroda yer almadı. Beşiktaş’ın 11’i Beşiktaş, Alanyaspor mücadelesine; Ersin Destanoğlu, Gökhan Sazdağı, Emmanuel Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Wilfred Ndidi, Vaclav Cerny, Orkun Kökçü, Junior Olaitan, Cengiz Ünder ve Hyeon-Gyu Oh 11’i ile sahaya çıktı. Yedeklerde ise Emre Bilgin, Milot Rashica, Salih Uçan, Felix Uduokhai, Kartal Kayra Yılmaz, Jota Silva, Tiago Djalo, Yasin Özcan, Amir Murillo ve Mustafa Hekimoğlu bekledi. Dolmabahçe’de 6 Şubat depremi unutulmadı Tüpraş Stadyumu’ndaki maç öncesi taraftarlar, 3 sene önce yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin anısına, etkilenen şehirleri saydı ve ’Burada’ diye tezahürat yaptı. Stat skorboardlarından da deprem felaketiyle alakalı görseller gösterildi.
Kuantum İstihbarat 2071 kitabı tanıtıldı
08 Şubat 2026 Pazar - 18:50 Kuantum İstihbarat 2071 kitabı tanıtıldı Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar’ın kaleme aldığı "Kuantum İstihbarat 2071" adlı kitap, diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik alanından önemli isimlerin katılımıyla düzenlenen etkinlikle tanıtıldı. İstihbarat anlayışına yeni bir soluk kazandıran Kuantum İstihbarat 2071 kitabının tanıtımı, İstanbul’daki Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikle gerçekleştirildi. Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar’ın kaleme aldığı kitabın tanıtımında diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik alanından çok sayıda önemli isim bir araya geldi. Programa Pakistan’ın İstanbul Başkonsolosu Khawaja Khurram Naeem, Cumhuriyet Savcısı Yusuf Çakar, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Can, Eyüpsultan Kaymakamı Dr. Arslan Yurt, Pakistan Türkiye Dostluk Derneği Kurucu Başkanı ve Pakistan İstanbul Başkonsolosluğu Onursal Danışmanı Dr. Mian Waqar Badshah, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliği adına Muhammed Mustafa Şimşek, STM Savunma Teknolojileri Kıdemli Mühendisi Reha Biçer, sanatçı Ahmet Şafak ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Programda konuşan yazarlar Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar, kitapta geleceğin istihbarat anlayışını, kuantum teknolojilerinin güvenlik ve devlet yönetimine etkilerini ele aldıklarını belirtti. Biçer ve Alemdar, çalışmanın akademik ve stratejik alanda önemli bir referans kaynağı olmasını hedeflediklerini ifade etti. Dr. Eda Alemdar, "Bu kıymetli etkinlikle tanıtımını gerçekleştirdiğimiz Kuantum İstihbarat 2071; yapay zekâyı, bilinci ve güvenliği ayrı ayrı değil, aynı denklem içerisinde ele alan, geleceği yalnızca tahmin etmeye değil, bilimsel veriler ışığında anlamaya ve yönlendirmeye çalışan bir perspektif sunmaktadır. Bu nedenle ülkemizin bilinç araştırmaları ve kuantum yapay zekâ çalışmalarında bir araştırma merkezi haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu alanlara yapılacak yatırımlar yalnızca akademik ilerleme sağlamayacak, aynı zamanda güvenlik, teknoloji ve insanlık geleceği açısından kritik katkılar sunacaktır. Bugün atılan bu adımın yarının dünyasında bilimi yönlendiren ve geleceği okuyabilen ülkeler arasında yer almamıza katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" dedi. Kitabın özgün bir çalışma olduğunu belirten Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Biçer, "Mevlana’nın ifadesiyle söylenenleri söylenmiş yeni bir şeyler söylemek lazım ilkesinden hareket ettik. Bize göre de özgün bir çalışma oldu. Bu çalışma geniş boyutta insanlığa yönelik bir katkı, aynı zamanda devletimize yönelik ve bilim dünyasında yeni ufuklar verir. Yeni düşüncelere kapı açma mahiyetinde bu çalışmamızı gerçekleştirdik. Daha geniş çaplı düşünebilmek, interdisipliner bir alanda fikir üretebilmek amacıyla bu çalışma sadece bir alana yönelik değil. Yapay zeka vardır, teoloji vardır, metafizik vardır ama onun yanında da fütürist yaklaşımla bu çalışma ele alındığı için okuyucularımızın hemen hemen her kesimi ve her kitleye hitap edebilecek bir yapıda olduğunu düşünüyorum. Pakistan’la ilgili çalışma Pakistanlı bir yazar bizim editörümüz oldu. Dolayısıyla kitabı tamamen gözden geçirdik. Çalışmanın daha ileriye yönelik Pakistan-Türkiye arasındaki stratejik işbirliklerine yol açabilecek bir mahiyet ve yapıda olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Sanatçı Ahmet Şafak, Kuantum İstihbarat 2071’in yalnızca teknik ya da akademik bir çalışma olmadığını vurgulayarak, "Daha önce kaleme aldıkları kuantum boyutundaki istihbarat kitabını çok daha geniş bir perspektifle bu defa Kuantum İstihbarat 2071’i yazdılar. Vizyonu biraz daha artık 2071’lere taşındı. Nöroscience dediğimiz nörobilimin sınırları içerisinde aslında Türk insanına yeni bir vizyon anlatmak ve tüm dünyaya bunu anlatmak noktasında çok önemli bir kitap ele aldılar" şeklinde konuştu. Katılımcılar da yaptıkları değerlendirmelerde, eserin Türkiye’nin gelecekteki güvenlik ve teknoloji vizyonuna katkı sağlayacağını vurguladı. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimi ve kitap imza programının ardından sona erdi.