Yerel Haberler
İstanbul
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" 01 Mart 2026 Pazar - 23:59:50 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi’nin düzenlediği Ramazan etkinliklerine katıldı. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin, "Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından Dörtyol Meydanı’nda kurulan Ramazan etkinlik çadırını ziyaret etti. Bakan Tekin’e Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu da eşlik etti. Bakan Tekin, Ramazan etkinliklerine katılan vatandaşlarla selamlaşarak, meydanda kurulan tezgahları gezdi. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değindiği konuşmasında, "Son iki yıldır önce İsrail’in Filistin saldırısı üzerinden, bugünlerde de yine İsrail, Amerika üzerinde İran’da yaşananları tartışıyoruz. Bu süreçte beni en çok rahatsız eden sosyal medyada, haberlerde İran’da millet olma şuuru ile ilgili olarak yaşanan eksiklikler. Diğeri ise siyasi anlamda ülkeyi toparlayacak olan ciddi bir lider eksikliği. Biz şu anda Türkiye’de Elhamdülillah şu noktadayız; dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, dünyada bütün liderlerin sözünü saydığı, sözünü dinlediği, dünyanın neresinde bir çatışma olursa olsun, ‘Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan çözer’ dediği bir dönemi yaşıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şans. İkinci bir konu. Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" şeklinde konuştu. "Okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık" Bakan Tekin, "İki buçuk yıl önce göreve başladığım dönem çocuk oyunları okul bahçelerinde tekrar oynansın diye başladık. Çünkü bir milletin geleneğinde, bir devletin geçmişinde, bir toplumun siyasal ve ahlaki karar alma mekanizmalarında çocukların oynadığı oyunların çok büyük önemi var. Çocuklarımız, vatanseverliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği oyunlarımızdan öğrendik. Bizim atalarımız da oyunlarından öğrenmişlerdi. Biz de aynı oyunları çocuklarımız bugün de oynasınlar dedik. Bugün çocuklarımız elektronik ortamlarda farklı bahis, kumar ya da benzeri şeyler oynayacaklarına okul bahçelerinde geleneksel oyunlarımızı oynasınlar diye başladık. O günden beri dünyanın neresinde bir huzursuzluk olursa olsun okullarımızda çocuklarımızın farkında olacağı, örnek olsun, İsrail Gazze’ye saldırdığında o hafta okullarımızda bir dakikalık saygı duruşu ile başladık. Hemen sonrasında İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam edince bir yıl sonra okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık. Bu yıl bu eğitim öğretim yılında geçen yaz yaşadığımız orman yangınları üzerinden hareketle gelecek kuşaklara biz doğasıyla, tabiatıyla, ormanıyla, yaşanabilir bir Türkiye bırakmakla mükellefiz. Bu temayla başlattık. Bu yıl Şubat ayında ise milli birliğimiz, beraberliğimiz için önemli bir değer olan bayrak ile başlasınlar dedik. Türk bayrağı hakkında farkındalık oluşturacak bir etkinlik ile başladık" dedi. "Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bu sene Ramazan’ı farklı yaşıyoruz. Ramazan heyecanıyla beraber bütün şehrimizin sokaklarını, yüreklerimizi, evlerimizi farklı bir heyecanla kuşattık. Bu farklı heyecanı Ramazan’ın bereketiyle taçlandırdık. Elhamdülillah, şehrin her bir tarafında Ramazanımızı en kalbi hislerimizle hisseder ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamayı bize Cenab-ı Hak nasip etti. Onun için Cenab-ı Hakk’a şükrediyoruz. Bugün Türkiye’nin her bir köşesinde Ramazan gerçekten büyük bir heyecanla ‘Hani o eski Ramazanlar?’ diye soruların sorulmadığı bir Ramazan’ı yaşıyorsak, bu Ramazan’ın bu heyecanla yaşanmasında en büyük katkı ve emeği olan aziz dostum Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ben yürekten teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan neşesini ve bereketini yaşamasından rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan ruhu ile bütünleşip, Ramazan heyecanıyla, Ramazan istikametiyle hayatlarını kurgulamak istemesinden rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam edin. Biz sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" ifadelerini kullandı.
01 Mart 2026 Pazar - 23:54 Bakan Tekin, Esenler’de Ramazan etkinliklerine katıldı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından kurulan etkinlik çadırını ziyaret ederek Ramazan etkinliklerine katıldı. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin, "Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından Dörtyol Meydanı’nda kurulan Ramazan etkinlik çadırını ziyaret etti. Bakan Tekin’e Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu eşlik etti. Bakan Tekin, alanda düzenlenen Ramazan etkinliklerine gelen çok sayıda vatandaşla bir araya geldi. Hepsiyle selamlaştı, meydanda kurulan tezgahları gezdi. Öte yandan meydana kurulan alanı ziyaret eden ziyaretçilere ilahi dinletisi de sunuldu. Bakan Tekin: "Dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz" Etkinlik alanında, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değindiği konuşmasında, "Son iki yıldır önce İsrail’in Filistin saldırısı üzerinden, bugünlerde de yine İsrail, Amerika üzerinde İran’da yaşananları tartışıyoruz. Bu süreçte beni en çok rahatsız eden sosyal medyada, haberlerde İran’da millet olma şuuru ile ilgili olarak yaşanan eksiklikler. Diğeri ise siyasi anlamda ülkeyi toparlayacak olan ciddi bir lider eksikliği. Biz şu anda Türkiye’de Elhamdülillah şu noktadayız. Dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, dünyada bütün liderlerin sözünü saydığı, sözünü dinlediği, dünyanın neresinde bir çatışma olursa olsun, ‘Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan çözer’ dediği bir dönemi yaşıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şans. İkinci bir konu. Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" şeklinde konuştu. "Okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık" Konuşmasına devam eden Bakan Tekin, "İki buçuk yıl önce göreve başladığım dönem çocuk oyunları okul bahçelerinde tekrar oynansın diye başladık. Çünkü bir milletin geleneğinde, bir devletin geçmişinde, bir toplumun siyasal ve ahlaki karar alma mekanizmalarında çocukların oynadığı oyunların çok büyük önemi var. Çocuklarımız, vatanseverliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği oyunlarımızdan öğrendik. Bizim atalarımız da oyunlarından öğrenmişlerdi. Biz de aynı oyunları çocuklarımız bugün de oynasınlar dedik. Bugün çocuklarımız elektronik ortamlarda farklı bahis, kumar ya da benzeri şeyler oynayacaklarına okul bahçelerinde geleneksel oyunlarımızı oynasınlar diye başladık. O günden beri dünyanın neresinde bir huzursuzluk olursa olsun okullarımızda çocuklarımızın farkında olacağı, örnek olsun, İsrail Gazze’ye saldırdığında o hafta okullarımızda bir dakikalık saygı duruşu ile başladık. Hemen sonrasında İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam edince bir yıl sonra okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık. Bu yıl bu eğitim öğretim yılında geçen yaz yaşadığımız orman yangınları üzerinden hareketle gelecek kuşaklara biz doğasıyla, tabiatıyla, ormanıyla, yaşanabilir bir Türkiye bırakmakla mükellefiz. Bu temayla başlattık. Bu yıl Şubat ayında ise milli birliğimiz, beraberliğimiz için önemli bir değer olan bayrak ile başlasınlar dedik. Türk bayrağı hakkında farkındalık oluşturacak bir etkinlik ile başladık" dedi. "Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bu sene Ramazan’ı farklı yaşıyoruz. Ramazan heyecanıyla beraber bütün şehrimizin sokaklarını, yüreklerimizi, evlerimizi farklı bir heyecanla kuşattık. Bu farklı heyecanı Ramazan’ın bereketiyle taçlandırdık. Elhamdülillah, şehrin her bir tarafında Ramazanımızı en kalbi hislerimizle hisseder ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamayı bize Cenab-ı Hak nasip etti. Onun için Cenab-ı Hak’a şükrediyoruz. Bugün Türkiye’nin her bir köşesinde Ramazan gerçekten büyük bir heyecanla ‘Hani o eski Ramazanlar?’ diye soruların sorulmadığı bir Ramazan’ı yaşıyorsak bu Ramazan’ın bu heyecanla yaşanmasında en büyük katkı ve emeği olan aziz dostum Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ben yürekten teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan neşesini ve bereketini yaşamasından rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan ruhu ile bütünleşip, Ramazan heyecanıyla, Ramazan istikametiyle hayatlarını kurgulamak istemesinden rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam edin. Biz sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" ifadelerini kullandı.
ISG, "Sabiha Gökçen’in İzinde" buluşmalarıyla havacılıkta kadın vizyonunu geleceğe taşıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:16 ISG, "Sabiha Gökçen’in İzinde" buluşmalarıyla havacılıkta kadın vizyonunu geleceğe taşıyor İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın gelenekselleşen "Sabiha Gökçen’in İzinde" motivasyon serisinin üçüncü buluşması, Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Hürriyet Munanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşti. Sektördeki kadın liderlerin bir araya geldiği etkinlikte, dayanışma ve cesaretin havacılıktaki dönüştürücü gücü vurgulandı. İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, ismini aldığı Cumhuriyet tarihinin sembol ismi Sabiha Gökçen’in vizyonunu yaşatmaya devam ediyor. Terminal binasında düzenlenen ve havalimanı ekosistemindeki kamu kurumları, iş ortakları ve paydaş kurumların kadın yöneticilerini bir araya getiren "Sabiha Gökçen’in İzinde" serisinin son konuğu, efsanevi pilot Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu oldu. ISG, %50 kadın lider oranıyla küresel ortalamaların çok üzerinde bir duruş sergiliyor Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, global raporlara göre havacılık genelinde kadın temsiline dair güncel verileri paylaşarak ISG’nin bu alandaki öncü rolünü şu sözlerle vurguladı: "Havacılık sektörü genelinde kadın temsili oranı yüzde 26-30 bandında olsa da yoğunluğun hala yer hizmetleri ve kabin ekibi rollerinde olduğunu görmekteyiz. Dünya genelinde ticari pilotların yalnızca yüzde 6’sı kadınlardan oluşurken teknik ve bakım alanlarında bu sayı ne yazık ki yüzde 3-4 bandına kadar düşüyor. Liderlikte kadın temsili noktasında havacılık sektöründe de "cam tavan" direnci sürüyor fakat değişim hareketlerini de gözlemlemekteyiz. Kadınlar, CEO koltuklarının yüzde 10’unu, üst düzey yönetim kadrolarının ise yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Böyle bir tablo içerisinde Sabiha Gökçen Havalimanı, ismine yakışır şekilde üst yönetiminde yüzde 50 kadın üye sayısıyla küresel standartların çok üzerinde bir duruş sergiliyor. Havacılıkta kadınların etki alanı, sayılarının çok ötesinde. Bizim görevimiz, bu eşsiz vizyonu görünür kılarak yeni nesillere yol göstermek. Sabiha Gökçen’den bizlere miras kalan vizyonu yaşatmaya, havacılıkta başarıya koşan kadınların ilham veren hikayelerini geleceğe taşımaya ve sektördeki kadın dayanışması için bu platformu güçlendirmeye devam edeceğiz." "Ülkemiz katkıları ve rehberliği için kendisine minnettarız" "Sabiha Gökçen’in İzinde" buluşmalarının sektördeki kadın varlığını güçlendirme yolunda stratejik bir farkındalık oluşturduğunu vurgulayan Güven, bu girişimin somut ve olumlu yansımalarını görmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Konuya ilişkin Güven, "Sektörümüzün başarılı isimlerinin tecrübe paylaşımlarıyla bu sinerjiyi her geçen gün daha da büyüteceğiz. Hürriyet Munanoğlu’nun erkek egemen görünen bir sektörde hem bir asker hem bir pilot olarak elde ettiği başarıların ardındaki sarsılmaz duruşuna bugün yakından tanıklık ettik. Kendisinin aynı zamanda bir eğitimci kimliğiyle bu deneyimleri yalnızca birer hatıra olmaktan çıkarıp, genç kuşaklar için birer motivasyon ve bilgi kaynağına dönüştürmesini fevkalade kıymetli buluyorum. Hürriyet Hanım, "Sabiha Gökçen’in İzinde" toplantılarıyla anlatmaya çalıştığımız yaklaşımın vücut bulmuş hali; ülkemize katkıları ve rehberliği için kendisine minnettarız" ifadelerini kullandı. Aslıhan Güven ayrıca, havacılık dünyasına yön veren kadın rol modelleriyle bu ilham verici seriyi sürdürmeye kararlı olduklarının altını çizdi. "Küçücük bir adım da cesarettir" Toplantının söyleşi kısmına konuk olan Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, elde ettiği tecrübeyle bugün koçluk ve mentorluk yaptığını, ülkeye hizmetin ardından insanlığa hizmet etme çabasında olduğunu vurguladı. Harp okullarına 1960 yılından 1992 yılına kadar kız öğrenci alınmadığını hatırlatan Hürriyet Munanoğlu, "1992 yılındaki yeni kararla 13 kız öğrenci olarak Hava Harp Okulu’na ilk girdiğimizde bize inananlar olduğu kadar ket vuranlar da çok oldu. Biz bir bayrak taşıyıcısıyız. Sabiha Gökçen’den devraldığımız bayrağı 3. nesil olarak taşıdık. Biz yapmalıyız ki bu işin devamlılığı olsun diyerek çalıştık. Erkekler 1 birim çalışırken bizlerin 5-10 misli gayret göstermemiz gereken bir alandaydık. İlk olmanın büyük sorumluluğunu hissettik" şeklinde konuştu. "Ses duvarını aşmak bir metafor, asıl mesele sınırları aşmak" Kadınların önünde engel olarak görünen cam tavanları kırmanın, eğitim ve görev dönemlerinde karşılaştıkları zorluklar karşısında bugün çok daha kolay olduğuna değinen Munanoğlu, "Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu olarak şunu söyleyebilirim; ses duvarını aşmak bir metafor. Orada fiziksel olarak hissettiğimiz bir şey yok. Sadece göstergelerden ses hızını aştığımızın bir kanıtı var. Bunun hayatımıza yansıyan tarafı, sınırları aşmak. Hayat bazen cam tavanın varlığını düşünmek yerine yok sayarak yürüyüp aşıp geçmeyi gerektiriyor. Ben 17 yaşımda Harp Okulu’na girmeden ilk uçtuğumda gökyüzünde olmayı istedim. Mezun olunca da pilot olmayı istedim. Ve yaptığım işin en iyisini yapmayı istedim. Dolayısıyla jet pilotu olarak Hava Kuvvetleri’ne yıllarca hizmet ettim" dedi. "Önemli olan azimle yola devam edebilmektir" Başarı yolunda herkesin desteğini beklemenin gerçekçi olmadığını vurgulayan Munanoğlu, karşılaştığı dirençlerin kendisinde "ters psikoloji" oluşturarak motivasyonunu artırdığını ifade ederek, " ’Burada ne işin var?’ diyenlerin verdiği baskının altında ezilseydik bugün bu noktada olamazdık. Bu tür söylemler hayatın her aşamasında karşımıza çıkacak; önemli olan, tüm bunlara rağmen azimle yola devam edebilmektir" dedi. Kadınların birbirine destek vererek sektörde her kademede daha adil bir temsil oranına ulaşabileceğini vurgulayan Munanoğlu, cesaret kavramını yeniden tanımlayarak, "Cesaret, belirsizliğe ve tedirginliğe rağmen adım atabilmektir. Büyük bir kahramanlık anı beklemeyin; ilerlemek adına atılan en küçük adım bile en büyük cesarettir" diye aktardı. İlk buluşma Cumhuriyetin 100. yılında gerçekleşmişti ISG tarafından başlatılan "Sabiha Gökçen’in İzinde" serisinin ilki, Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye’nin başarılı kaptan pilotlarından olan ve Kuveyt’in ilk kadın kaptan pilotu olarak ülke tarihine geçen Elif Güveyler’in katılımıyla gerçekleştirilmişti. Geçen sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında düzenlenen ikinci buluşmaya ise Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk ve tek kadın Gyrocopter pilotu Hatice Nur Gündoğdu konuşmacı olarak katılmıştı.
Onur’un öldüğü feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:08 Onur’un öldüğü feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı Avcılar’da, 19 yaşındaki Onur Sönmemiş’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan tır kazasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Güvenlik kameralarına yansıyan kazaya ilişkin taksir derecesinde kusurlu olduğu belirlenen tır şoförü hakkında iddianamede, 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Avcılar Firuzköy’de, 24 Mart 2025 tarihinde, 19 yaşındaki Onur Sönmemiş’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan tır kazasına ilişkin soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, hayatını kaybeden Onur Sönmemiş ‘maktul’, acılı baba Yusuf Ziya Sönmemiş ‘müşteki’ tır şoförü Hüseyin Saraç (39) ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, maktul Sönmemiş’in sevk ve idaresindeki motosikletin kazaya karıştığı, kaza sonucu hayatını kaybetmesi sonucu soruşturma başlatıldığı aktarıldı. Sanığın taksir derecesinde kusurlu olduğu belirtildi Olaya ilişkin alınan trafik bilirkişi raporuna yer verilen iddianamede, şüphelinin ‘manevraları düzenleyen genel şartlara uymama’ sebebiyle asli kusurlu olduğu, maktulün ise ‘dikkatsiz ve tedbirsiz araç sevk ve idare’ ettiği için tali olarak kusurlu bulunduğu belirtildi. İddianamede, bilirkişi raporunun yanı sıra Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından alınan raporda da aynı şekilde değerlendirme yapıldığı bilgisi yer aldı. Rapora göre hayatını kaybeden Onur Sönmemiş’in genel beden travmasına bağlı beyin kanaması ve iç organ yaralanmasından dolayı meydana geldiği anlatıldı. İddianamede, sanık Hüseyin Saraç’ın savcılıkta alınan ifadesinde, kazada bir kusurunun olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirttiği ancak alınan trafik bilirkişi raporunda sanığın kusurunun sabit olduğu, sevk ve idaresindeki araçla seyir halindeyken manevraları düzenleyen genel şartlara uymama hareketiyle taksir derecesinde kusurlu olduğu ve hakkında dava açmaya yeterli delilin bulunduğu belirtildi. 2 yıldan 6 yıla kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede, sanık Hüseyin Saraç hakkında ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Hazırlanan iddianame, Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanığın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak. Öte yandan kaza anı güvenlik kameralarına yansımıştı. (GŞ-RU
İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde yılın ilk sergisi ‘Ayla Turan Retrospektif’
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:46 İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde yılın ilk sergisi ‘Ayla Turan Retrospektif’ Kibele Sanat Galerisi, heykeltıraş Ayla Turan’ın 50’den fazla eserini 11 Mayıs’a dek sanatseverlerle buluşturuyor. ‘Ayla Turan Retrospektif’ sergisi, 9 Şubat Pazartesi İstanbul, Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde sanatseverlere kapılarını açtı. Heykeltıraş Ayla Turan’ın otuz yıllık sanat yolculuğundan izler taşıyan sergide, mermer, bronz, tahta ve polyester gibi malzemelerden üretilen 56 eser izleniyor. Bu sergiyi hazırlamanın "eski albümleri karıştırmak gibi" hissettirdiğini belirten Turan, seçkiye dair şöyle konuştu: "Son 30 yıllık sanat yolculuğumda hep ileriye baktım. Bugün bir durdum, dönüp baktım ardımda neler kalmış diye. Her duygu taze, ilk kez hepsi bir arada, benim dünyam benim sahnemde. Oyuncular farklı, zaman farklı, sahne aynı. Bugünden sonrası için nefes almak gibi bu sergi. Derin bir nefes. Geçmişin tanıklığını geleceğe taşırken, koşmaya devam etmenin bir durak noktası. Ve tarihe tanıklık ederek koşmaya devam etmenin başlangıcı." Serginin kataloğu için hazırladığı yazıda, Ayla Turan’dan "Bağımsızlık, empati ve sakin bir kararlılıkla kendi yolunu inşa eden; pratiğiyle heykelin ne olabileceğine ve paylaştığımız dünyaya dair neleri açığa çıkarabileceğine ilişkin ufkumuzu genişleten" diye bahseden Prof. Dr. Marcus Graf ayrıca sergi için şöyle konuştu: "Bu retrospektif, otuz yıllık kesintisiz üretimi bir araya getirerek Ayla Turan’ın yaşamı ile sanatı arasındaki samimi bağları görünür kılıyor." ‘Ayla Turan Retrospektif’ sergisi, 11 Mayıs tarihine dek Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde, her gün 09.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Serginin kataloğuna, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın kitabevleri ile internet sitesinden, RHM Dükkan’dan ve seçkin kitapçılardan ulaşılabiliyor.
OYAK şirketlerinden Miilux OY’dan Avrupa’da stratejik satın alma
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:34 OYAK şirketlerinden Miilux OY’dan Avrupa’da stratejik satın alma OYAK şirketlerinden Miilux OY, dünyaca ünlü madencilik şirketi Metso’nun Finlandiya ve İsveç’te madencilik ekipmanları için kova, dişli ve damper üretimi yapmakta olan ve ayrıca maden sahalarında yerinde servis hizmeti sunan Häggblom şirketini satın aldı. Anlaşma; madencilik ve ağır sanayi sektörlerine yönelik damper, kepçeler ile satış sonrası ve servis hizmetlerini kapsıyor. OYAK şirketlerinden Miilux OY, Häggblom şirketini satın aldığını duyurdu. Satın alma kapsamında Finlandiya ve İsveç’teki üretim tesisleri ile yaklaşık 100 çalışan şirket bünyesine katıldı. Bu adım, şirketin Avrupa’daki üretim ve servis kapasitesini önemli ölçüde artırırken, özellikle İsveç’teki büyük madencilik şirketlerine daha yakın ve hızlı hizmet sunulmasını sağlıyor. Yapılan açıklamaya göre, zırh çeliği ve aşınmaya dayanıklı çelik üretiminde kapasite sınırına ulaşan Miilux OY Finlandiya, bu satın alma ile birlikte Häggblom’un atıl kapasitesini devreye alarak yüksek üretim ve kârlılık hedefliyor. Avantajlı maliyet koşullarıyla gerçekleştirilen işlem, şirketi kendi alanında Avrupa pazarında güçlü ve lider bir konuma taşıyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Miilux OY Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Kocayanak, "Zırh çeliği, aşınmaya dayanıklı çelik ve komponent üretiminde kapasite sınırına ulaşmış olan Finlandiya tesislerimiz, bu yatırım sayesinde Finlandiya ve İsveç’te Häggblom’un mevcut atıl kapasitesini etkin biçimde kullanma imkânı elde etti. Özellikle İsveç’teki büyük ölçekli madencilik şirketlerine daha yakın servis hizmetleri sunarak, yüksek üretim ve kârlılık seviyelerine ulaşmayı hedefliyoruz. Satın almanın, daha önce teklif edilen değerlemelerin önemli ölçüde altında gerçekleştirilmiş olması ise Miilux OY Finlandiya’ya optimum maliyet avantajı kazandırarak, şirketimizi kendi alanında pazarda güçlü ve lider bir konuma taşıdı" dedi. Bu stratejik hamleyle şirket, ürün ve hizmet portföyünü genişleterek madencilik ve ağır sanayi sektörlerinde müşterilerine daha kapsamlı ve katma değerli çözümler sunmayı, pazarda lider konumda olmayı ve gerçekleştirdiği bu yatırımla OYAK üyelerinin nemasına uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyor.
CANiK ve SYS Grup’tan Suudi Arabistan’da gövde gösterisi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:12 CANiK ve SYS Grup’tan Suudi Arabistan’da gövde gösterisi Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS ile oluşturduğu entegre savunma çözümleriyle dünyanın en önemli savunma sanayi buluşmalarından Suudi Arabistan’daki World Defense Show’da ilgi odağı oldu. SYS Grup, muharebe sahasında kendini kanıtlamış güvenlik çözümleriyle dünyanın farklı bölgelerinde değişen savunma ihtiyaçlarına güçlü çözümler sunmayı sürdürüyor. Dünyanın en hızlı büyüyen savunma sanayi pazarlarından biri olan ve 100 milyar doları aşan savunma projeleriyle dikkati çeken Suudi Arabistan, 8-12 Şubat tarihleri arasında World Defense Show (WDS) 2026’ya ev sahipliği yapıyor. Sektörün en büyük etkinliklerinden biri olan ve küresel savunma devlerini buluşturan fuarda, Türk savunma sanayinin global arenadaki güçlü temsilcilerinden SYS Grup, bünyesindeki şirketlerin kabiliyetleriyle oluşturduğu entegre savunma çözümleriyle adeta gövde gösterisinde bulundu. Grup bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS iş birliği, hafif silahlardan orta kalibre toplara, deniz platformlarından kara araçlarına kadar geniş bir yelpazede uçtan uca, anahtar teslim savunma çözümleri sunuyor. Özellikle kinetik İHA karşı tedbir (C-UAS) sistemleri, meskun mahal çatışmaları ve çok maksatlı görevlerde tercih edilen VENOM LR ile donatılmış TRAKON 30 uzaktan kumandalı silah sistemi (UKSS), SYS Grup’un "birleşik ekosistem " sunduğu en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. SYS Grup bünyesinde yer alan Birleşik Krallık merkezli AEI Systems tarafından geliştirilen ve düşük geri tepmeli yapısıyla sınıfında fark oluşturan 30x113 mm VENOM LR, fuarın en çok ilgi gören orta kalibre topu oldu. VENOM LR, FNSS tarafından üretilen Pars Alpha 8x8 platformu üzerinde, ÇAKA 30 ATO Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) entegrasyonu ile sergilendi. Bu çözümler, SYS Grup’un platform üreticileriyle olan yüksek uyum kabiliyetini de gözler önüne serdi. Grup şirketlerinden UNIROBOTICS tarafından geliştirilen TRAKON 30 UKSS ise orta kalibre topların yüksek ateş gücünü yapay zeka tabanlı yazılım ve hassas stabilize sistemlerle birleştirerek, fuarın teknoloji odağındaki sistemleri arasında yerini aldı. Tekerlekli/paletli zırhlı araçlardan deniz platformlarına kadar geniş bir yelpazede görev yapabilen TRAKON 30, hareket halindeki platformlarda dahi yüksek ilk atımda vuruş oranıyla öne çıkıyor. TRAKON 30, AEI Systems’in düşük geri tepmeli VENOM LR topuyla birleştiğinde, günümüzün en büyük tehdidi olan İHA ve drone sürülerine karşı maliyet etkin ve yüksek imha gücüne sahip bir çözüm sunuyor. Krallığın "onaylı tedarikçisi" Grup şirketlerinden CANiK’in Orta Doğu’daki varlığı ise yalnızca teknolojik bir arzın ötesinde, derin bir güven ilişkisine dayanıyor. Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan Kara Kuvvetleri için gerçekleştirilen 12.7x99 mm ağır makineli tüfek tedarik süreçlerinde tüm zorlu testleri başarıyla tamamlayan CANiK, Krallığın "onaylı tedarikçisi" konumuna yükselmişti. WDS 2026, bu köklü iş birliğinin yeni nesil sistemlerle bir üst seviyeye taşınması açısından kritik bir önem taşıyor. SYS Grup CEO’su Cahit Utku Aral, yaptığı değerlendirmede, "İhracat, SYS Grup ve CANiK için yalnızca bir ticari faaliyet değil, stratejik bir büyüme alanıdır. Bugün, küresel ölçekte en üst ligde yer almanın verdiği motivasyonla emin adımlarla ilerliyoruz. Orta Doğu bölgesi, hızlı değişen güvenlik dinamikleriyle birlikte muharebede kendini kanıtlamış, güvenilir ve sürdürülebilir sistemlere ihtiyaç duyuyor. Biz de bu ihtiyaca yalnızca katalog çözümleriyle değil, sahada performansı ispatlanmış sistemlerle yanıt veriyoruz. AEI Systems ile birlikte yıllık 400 adedin üzerinde orta kalibre top üretim kapasitesine ulaşmış durumdayız. Bu kapasite ve entegrasyon yetkinliğimiz sayesinde, bu segmentte dünya genelinde fark oluşturan bir konuma ulaştık. WDS 2026, bu vizyonumuzu bölgedeki stratejik ortaklarımızla paylaşmak adına en kıymetli platformdur. Fuar boyunca ürünlerimize gösterilen ilgi sonucunda da yeni iş birliklerine kapı araladık. SYS Grup olarak bugüne kadar olduğu gibi bize güvenen ihtiyaç makamlarına, kuvvetlere en iyisini sunmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Maximum Kart çeyrek asırlık yolculuğunu kutluyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:06 Maximum Kart çeyrek asırlık yolculuğunu kutluyor Kredi kartı markası Maximum, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla müşterilerine farklı imkanlar sunacağını duyurdu. Türkiye İş Bankası’nın ana kredi kartı markası olarak 2001 yılında hayata geçirilen Maximum, 25 yıldır milyonlarca kart sahibinin günlük yaşamına eşlik ederek, yeme-içmeden eğitime, spordan kültür-sanata, giyimden seyahate kadar geniş bir yelpazede ayrıcalıklar sunmaya devam ettiğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, halihazırda 400 bini aşkın noktada taksitli alışveriş imkanı sağlayan ve pek çok kampanya yürüten kredi kartı markası, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla da müşterilerine farklı fırsatlar sunacak. "Yalnızca finansal ödemelerde aracılık etmiyor, yol arkadaşlığı yapıyoruz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Bankanın ödeme sistemleri alanındaki öncü rolünü ve müşteri odaklı yaklaşımını en iyi yansıtan markalardan olan Maximum Kart’ın 25’inci yılını kutlamaktan duydukları büyük mutluluğu ifade ederek, "Maximum Kart sahibi 11,4 milyon müşterimize, günlük harcamalardan heyecanlı bir spor etkinliğine, aileyle keyifli bir yemekten konser veya tatil gibi özel anlara kadar geniş kapsamda sunduğumuz ayrıcalıklarla çeyrek asırdır yalnızca finansal ödemelerinde aracılık etmiyor, aynı zamanda yol arkadaşlığı yapıyoruz. Güçlü ve yaygın iş ortaklıklarıyla kullanıcıların ihtiyaç duyduğu her an yanlarında hissettikleri bir değerler ekosistemi olan Maximum’u sürekli geliştirerek müşterilerimizin hayatına değer katmak için çalışıyoruz. Bu özel yıla yakışacak çeşitli sürpriz kampanyalar ile 25. yaşımızı müşterilerimiz ile birlikte kutlamak için sabırsızlanıyoruz" diye konuştu.
A101, Ramazan ayında kurumlara ‘Hediye Kartı’ seçeneği sunuyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:59 A101, Ramazan ayında kurumlara ‘Hediye Kartı’ seçeneği sunuyor Ramazan ayı yaklaşırken A101, Ramazan ayında kurumlara ‘A101 Hediye Kartı’nı seçenek olarak sundu. Kartın, kurumlar için pratik, esnek ve vergi avantajı sağlayan bir yan hak çözümü olduğu belirtildi. Ramazan ayına sayılı günler kala A101, Ramazan ayında kurumlara Hediye Kartı seçeneği sunduğunu duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, şirketler için esnek ve yönetilebilir bir yan hak uygulaması olan ‘A101 Hediye Kartı’, çalışanlara bakiyelerini kendi ihtiyaçları doğrultusunda kullanma imkanı tanıyor. Ramazan döneminde kısa sürede hayata geçirilebilmesi ve farklı beklentilere uyum sağlayan yapısıyla pratik bir çözüm niteliği taşıyor. 2027’nin sonuna kadar geçerli olması ve parçalı kullanım özelliği sayesinde kartı bakiyesi tek seferde kullanılmak zorunda kalmadan farklı zamanlarda ve alışverişlerde değerlendirilebiliyor. Bu özellik, Ramazan ayında çalışanlara esnek ve planlanabilir bir kullanım deneyimi sağlıyor. Koli hazırlama ve dağıtım süreçlerini ortadan kaldıran ‘Hediye Kartı’, kurumlar açısından yan hak yönetimini sadeleştirirken; Türkiye genelindeki 13 bin 500’ü aşkın mağaza ağıyla Ramazan döneminde erişilebilir bir destek modeli olarak konumlanıyor. Açıklamaya göre, farklı ölçeklerdeki kurum ve kuruluşlara yönelik yüksek adetli alım olanağı bulunan ‘Hediye Kartı’, Ramazan dönemine özel çalışan destek programlarının hızlı ve kolay biçimde kurgulanmasına olanak veriyor. Hediye Kartı temini ve başvuru sürecine ilişkin detaylı bilginin web adresinde olduğu belirtildi.
İstanbul merkezli 16 ilde ’yatırım vaadi’ dolandırıcılığı operasyonu: 68 gözaltı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:56 İstanbul merkezli 16 ilde ’yatırım vaadi’ dolandırıcılığı operasyonu: 68 gözaltı İstanbul merkezli 16 ilde yatırım vaadiyle dolandırıcılık şebekesine yönelik yapılan operasyonlarda 68 şüpheli gözaltına alındı. Sosyal medyada kendilerini ’ yatırım danışmanı’ olarak tanıtan şüphelilerin, 9 kişiyi 127 milyon lira dolandırdıkları ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Kurulan Suç Örgütüne Üye Olma, Nitelikli Dolandırıcılık’ suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına ilişkin soruşturma başlatıldı. Sosyal medya üzerinden kendilerini ’yatırım danışmanı’ olarak tanıtan dolandırıcıların yaptıkları reklam paylaşımlarında şirket hisselerinde günlük alım satım yaparak sermayenin 5 katı kadar kazanç vaat ettikleri ortaya çıktı. 9 kişi 127 milyon lira dolandırdılar 9 kişiyi yüksek kazançlı yatırım yapma vaadiyle toplamda 127 milyon lira dolandıran şüphelilerin, parayı kurmuş oldukları 49 ayrı paravan şirkete ait banka hesaplarına yatırttıkları, şirket hesaplarına gelen paraların farklı banka hesapları ile kuyumcu, döviz büroları ile kripto platformuna aktardıkları belirlendi. Yapılan araştırmaların ardından 109 şüpheli tespit edildi. 44 şüphelinin çoğunun başta dolandırıcılık suçlarından olmak üzerine farklı suçlardan cezaevinde olduğu belirlendi. 65 şüphelinin yakalanmasına yönelik 16 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonlarda ilk etapta 63 şüpheli şahıs yakalanırken, devam eden çalışmalarda konuya karıştığı tespit edilen 5 şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltına alınan 68 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
PUMA, HYROX’un Türkiye ayağının ana sponsoru olarak konumlanıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:53 PUMA, HYROX’un Türkiye ayağının ana sponsoru olarak konumlanıyor PUMA, HYROX’un Türkiye ayağının ana sponsoru olarak, koşu ve fonksiyonel fitness’ı bir araya getiren küresel hybrid yarış formatına eşlik ediyor. Dünya genelinde milyonlarca katılımcıya ulaşan HYROX, 13-14 Şubat’ta İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy’de ölçülebilir performans ve seyirlik yarış deneyimini, iki gün boyunca bir arada sunacak. Koşu ve fonksiyonel fitness’ı tek bir yarış formatında buluşturan HYROX, 13-14 Şubat’ta İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy’de gerçekleşecek organizasyonuyla küresel fitness takvimine İstanbul’u ekleyecek. PUMA ise 2024-25 sezonunda 74 etkinlikte 650 binin üzerinde katılımcıya ulaşan ve 2025-26 sezonunda da 100’ün üzerinde etkinlikte yaklaşık 1,3 milyon katılımcıyı bir araya getirmeye hazırlanan HYROX’un İstanbul ayağında ana sponsor olarak konumlanıyor. HYROX, bugün küresel ölçekte en hızlı büyüyen hybrid spor formatları arasında yer alırken, İstanbul yarışı da bu küresel yapının standartlarıyla, tüm şehirlerle birebir karşılaştırılabilir bir yarış deneyimi sunacak. İstanbul parkurunda elde edilen süreler; Berlin, Londra, Paris ve New York gibi HYROX şehirleriyle aynı sistem üzerinden ölçümlenecek. Böylece sporcular, performanslarını küresel ölçekte doğrudan kıyaslama imkânı bulacak. Seyirlik ve yüksek tempolu bir hybrid yarış 1’er kilometrelik 8 koşu etabı ve 8 fonksiyonel egzersiz istasyonundan oluşan HYROX formatı; dayanıklılık, güç ve zihinsel sağlamlığı aynı parkurda test ediyor. Skierg, kızak itme-çekme, kürek ve ağırlık taşıma gibi etaplarla şekillenen yarış kurgusu, hybrid sporu izleyiciyle iç içe, yüksek tempolu bir deneyime dönüştürüyor. HYROX İstanbul, tüm dünyadaki yarışlarda olduğu gibi kapalı alanda, tek mekânda ve kesintisiz izlenebilir bir parkur düzeninde gerçekleşecek. Bu yapı sayesinde izleyiciler, starttan finiş çizgisine kadar tüm yarışı aynı anda takip edebilecek. Etkinlik; Open, Pro, Çiftler ve Bayrak Yarışı Takımları kategorileriyle bireysel sporculardan spor salonlarına, kurumsal ekiplerden arkadaş gruplarına kadar geniş bir katılımcı profiline hitap ediyor. Küresel verilere göre katılımcıların yüzde 98’inden fazlasının parkuru tamamlaması, HYROX’u erişilebilirliği yüksek bir yarış formatı haline getiriyor. Organizasyon, iki gün süren bir fitness festivali atmosferi de sunuyor. PUMA’nın deneyim alanı, fitness ve wellness odaklı aktivasyonlar, DJ performansları ve etkileşimli deneyimler, HYROX İstanbul’u yüksek enerjili bir şehir etkinliğine dönüştürüyor. HYROX’un global partnerlerinden biri olan PUMA, hybrid yarış formatına özel geliştirdiği performans ürünleriyle sahadaki deneyime katkı sağlıyor. Sekiz kilometrelik koşu etapları ile fonksiyonel istasyonlar arasında sürekli geçiş gerektiren parkur yapısı, ayakkabıdan hız, stabilite ve zemin tutuşunu aynı anda talep ediyor. Bu ihtiyaçlara yönelik geliştirilen PUMA x HYROX Nitro modelleri, yarışın teknik gereksinimlerine cevap veren performans çözümleri arasında yer alıyor.
İstanbul merkezli 16 ilde ’yatırım vaadi’ dolandırıcılığı operasyonu: 68 gözaltı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:52 İstanbul merkezli 16 ilde ’yatırım vaadi’ dolandırıcılığı operasyonu: 68 gözaltı İstanbul merkezli 16 ilde yatırım vaadiyle dolandırıcılık şebekesine yönelik yapılan operasyonlarda 68 şüpheli gözaltına alındı. Sosyal medyada kendilerini ’ yatırım danışmanı’ olarak tanıtan şüphelilerin, 9 kişiyi 127 milyon lira dolandırdıkları ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Kurulan Suç Örgütüne Üye Olma, Nitelikli Dolandırıcılık’ suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına ilişkin soruşturma başlatıldı. Sosyal medya üzerinden kendilerini ’yatırım danışmanı’ olarak tanıtan dolandırıcıların yaptıkları reklam paylaşımlarında şirket hisselerinde günlük alım satım yaparak sermayenin 5 katı kadar kazanç vaat ettikleri ortaya çıktı. 9 kişi 127 milyon lira dolandırdılar 9 kişiyi yüksek kazançlı yatırım yapma vaadiyle toplamda 127 milyon lira dolandıran şüphelilerin, parayı kurmuş oldukları 49 ayrı paravan şirkete ait banka hesaplarına yatırttıkları, şirket hesaplarına gelen paraların farklı banka hesapları ile kuyumcu,döviz büroları ile kripto platformuna aktardıkları belirlendi. Yapılan araştırmaların ardından 109 şüpheli tespit edildi. 44 şüphelinin çoğunun başta dolandırıcılık suçlarından olmak üzerine farklı suçlardan cezaevinde olduğu belirlendi. 65 şüphelinin yakalanmasına yönelik 16 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasonlarda ilk etapta 63 şüpheli şahıs yakalanırken, devam eden çalışmalarda konuya karıştığı tespit edilen 5 şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltına alınan 68 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. (RU-
Alfa kuşağı geleceğini kendisi yazıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:47 Alfa kuşağı geleceğini kendisi yazıyor KidZania İstanbul ve FutureBright, çocukların dijital dünyayla ilişkisini, harcama ve birikim alışkanlıklarını, reklam, medya ve gündem algılarını ortaya koyan "Dijital Çocuk, Hibrit Ebeveyn" araştırmasını gerçekleştirdi. Araştırmanın sonuçları, geçtiğimiz gün KidZania İstanbul Edutainment Zummit’te paylaşılırken, elde edilen bulgular, Alfa kuşağının artık geleceğin konusu olmaktan çıktığını, eğitimden finansa, tüketimden teknolojiye kadar hayatın her alanında bugünün karar verici aktörü haline geldiğini gösterdi. Çocuklar ülkesi KidZania İstanbul, FutureBright iş birliğiyle çocukların dijital araçlarla nasıl ilişki kurduğunu, finansal farkındalıklarının nasıl şekillendiğini ve medya dünyasına nasıl baktıklarını ortaya koyan "Dijital Çocuk, Hibrit Ebeveyn" araştırmasını gerçekleştirdi. Çocukların dijital dünyaya bakışını merkeze alan araştırmanın dikkat çekici bulguları, geçtiğimiz gün, KidZania İstanbul Edutainment Zummit’te basın mensuplarının yanı sıra, pazarlama profesyonelleri ve iş dünyasından temsilcilerle paylaşıldı. KidZania Edutainment Zummit etkinliği kapsamında İş Fütüristi, Ekonomist, ve YK Danışmanı Ufuk Tarhan "2026’da S-CMO’su Olmayan Lider Kalmasın" sunumu ile gelecekte liderlik, yapay zekâ ikizleri ve geleceğin iş dünyası üzerine; YZ odaklı iş stratejisti Hande Ocak Başev ise "YZ Çağında Markalar ve Yarının Tüketicisi" sunumu ile algoritmalar, yapay zekâ ve çocuk-markalar ilişkisi üzerine içgörüler hakkında konuştu. Erbulak Evi Çocukları dans gösterileri de yapılırken, Meta Sanatçısı Beyza Doğuç ise sunum gerçekleştirdi. KidZania’da ‘deneyimleyerek öğrenen’ çocuklar dijital dünyada daha sorgulayıcı Araştırmada Türkiye’den ve KidZania İstanbul’da deneyim yaşamış olan 6 ile 14 yaş arasında çocuk ve ebeveynleri yer aldı. Araştırmanın çarpıcı sonuçları, KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur ve FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula tarafından açıklandı. Etkinliğe ev sahipliği yapan KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur, araştırmanın sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi: "Hem misafirlerimizi daha iyi tanımak hem de onlara daha iyi hizmet sunabilmek için her yıl düzenli olarak FutureBright iş birliğiyle araştırmalar yapıyoruz ve bu kıymetli bulguları kamuya duyuruyoruz. Bu araştırmaları çocukların dünyasında neyi doğru yaptığımızı ve nerede daha fazla sorumluluk almamız gerektiğini gösteren bir pusula olarak görüyoruz. Araştırma sonuçları KidZania deneyiminin çocukların dünyasında somut ve ölçülebilir bir fark oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu sene yaptığımız araştırma kapsamında, deneyimin dönüştürücü gücü ve dijital dünyaya doğan alfa jenerasyonunun tercihlerini, tüketim alışkanlıklarını aile içindeki yerini çok yönlü aldık. Araştırma bulguları dijital etkileşimin çocukların dünyasında tek belirleyici unsur olmadığını ortaya koyarken, KidZania’da çocukların tecrübe ettikleri gerçek hayat deneyimi, sorumluluk alma ve sosyalleşmenin dijital yoğunluğu dengeleyen bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Araştırma alfa kuşağının artık geleceğin konusu olmaktan çıktığını, eğitimden finansa, tüketimden teknolojiye kadar hayatın her alanında bugünün karar verici aktörü haline geldiğini gösterdi. KidZania İstanbul olarak yapmaya çalıştığımız çocuklara eşit ve adil bir ortam sunarak onların toplumda birey olabilmeleri ve bunu yaparken birbirlerine saygı duymayı öğrenmelerine destek olmak. Bu anlamda KidZania, çocuklara dünyayı güvenli bir ortamda deneyimleme ve kendi yollarını keşfetme cesareti veren bir aile deneyim merkezi." FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Alfa kuşağı dünyaya uyum sağlamaya çalışan bir çocuk profili olarak hareket etmiyor; dünyayı kendi hızına ve beklentilerine göre yeniden biçimlendiren bir jenerasyon olarak davranıyor. Karar alma refleksleri erken yaşta başlıyor, sabır eşikleri düşük, anlam ve fayda beklentileri yüksek. Zamanlarını, dikkatlerini ve paralarını rastgele değil; bilinçli tercihlerle yönetiyorlar. Bu kuşağın en ayırt edici özelliği, otoriteye göre değil deneyime göre ikna olması. Söyleneni referans almıyor, yaşadığını esas alıyor. KidZania iş birliği bu okumanın sahadaki en güçlü kanıtlarından biri. Çünkü KidZania, çocukların gerçek hayata en yakın koşullarda karar verdiği, sorumluluk aldığı ve sonuçlarıyla yüzleştiği nadir ekosistemlerden biri. Bir çocuğun parasını nasıl kazandığını, nasıl harcadığını, biriktirip biriktirmediğini, hangi mesleğe yöneldiğini ve zamanını nerede yoğunlaştırdığını burada doğrudan gözlemleyebiliyoruz. KidZania verilerini Türkiye’deki çocuklu aile verileri ile karşılaştırdığımız zaman deneyimlemenin gücünü çok net görebiliyoruz."