Yerel Haberler
İstanbul
28 Şubat 2026 Cumartesi - 13:03 "Türkiye’de her 16 kişiden biri, herhangi bir nadir hastalık için taşıyıcı konumunda" Türkiye’nin nadir ve özellikle kalıtsal metabolik hastalıklar açısından dünyadaki en riskli ülkelerden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Neslihan Önemli Mungan, "Türkiye’de her 16 kişiden biri, herhangi bir nadir hastalık için taşıyıcı konumunda. Topuk kanı ile yenidoğan taraması, genetik teşhis ve akraba evliliklerinin önüne geçilmesi nadir hastalıkların görülme sıklığını azaltacaktır" dedi. 20 bin farklı hastalığı kapsayan nadir hastalıklar dünyada 350 milyon kişiyi etkiliyor. Bazı nadir hastalıklar Türkiye’de dünyadan beş kat fazla görülüyor. Dünyada büyük bir bölümü 5 yaş altındaki çocuklar olmak üzere 350 milyon kişiyi etkileyen 20 binden fazla nadir hastalık olduğunu söyleyen Çukurova Üniversitesi Çocuk Metabolizma Bilim Dalı ve Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan Önemli Mungan, "Nadir hastalıkları engellemenin tek yolu farkında olmaktır. Topuk kanı ile yenidoğan taraması, genetik teşhis ve akraba evliliklerinin önüne geçilmesi nadir hastalıkların görülme sıklığını azaltacaktır" dedi. "Türkiye’de her 16 kişiden biri, herhangi bir nadir hastalık için taşıyıcı konumunda" Yaklaşık 20 bin tür nadir hastalığın 1.700’ünün kalıtsal metabolik hastalık olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mungan, "Türkiye, nadir ve özellikle kalıtsal metabolik hastalıklar açısından dünyadaki en riskli ülkelerden biri. Bunun en önemli nedenlerinden biri genetik faktörler ve akraba evliliklerinin görece yaygın olması. Türkiye’de her 16 kişiden biri, herhangi bir nadir hastalık için taşıyıcı konumunda. Mesela dünyada 10-25 binde bir gözüken fenilketonüri hastalığı Türkiye’de 4 bin çocukta bir görülüyor. Hâlen dünyadaki fenilketonürinin en sık görüldüğü ülke Türkiye’dir. Bunun en önemli sebebi ise genetik ve akraba evliliği. Taşıyıcılar tamamen sağlıklı göründüğü için risk çoğu zaman fark edilmiyor. İki taşıyıcının evliliğinde ise her gebelikte hastalığın ortaya çıkma ihtimali devam ediyor. Öte yandan Türkiye, kalıtsal metabolik hastalıkların ayrı bir bilim dalı olarak ele alındığı dünyadaki tek ülke. Dünyada hiç benzerimiz yok" açıklamasını yaptı. "Topuk kanı 4 bin 500 hayatı kurtarıyor" Yenidoğan döneminde alınan topuk kanının, nadir hastalıklarla mücadelede en güçlü silah olduğu belirten Prof. Dr. Mungan, "Topuk kanı ile bugün Türkiye’de fenilketonüri, biyotinidaz eksikliği, kistik fibrozis, SMA ve konjenital adrenal hiperplazi gibi hastalıklar taranıyor. Bu taramalar sayesinde her yıl yaklaşık 4 bin 500 çocuk sağlıklı hayata kavuşuyor" dedi. Bebekten topuk kanı almanın hiçbir zararı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Mungan, "Belirti çıksın sonra bakalım" anlayışının geri dönüşü olmayan hasarlara yol açtığını vurguladı. Bu hastalıkların genellikle kronik, ilerleyici, dejeneratif özellik taşıdıklarından, zamanında ve doğru teşhis konularak tedavi başlanabilmesi bir kısmında hayat kurtarıcı, bir kısmında ise zihinsel ve bedensel yeti eksikliklerinin ortaya çıkışını önleyici olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, "Özellikle fenilketonüri gibi hastalıklarda erken teşhis olmazsa kalıcı zihinsel ve bedensel engellilik kaçınılmaz hâle geliyor" dedi. "Genişletilmiş yenidoğan tarama programı şart" Uzmanlar, mevcut topuk kanı tarama programının genişletilmesi gerektiğini düşünüyor. Aynı kan örneğiyle bugün 40-60 nadir hastalığın erken teşhisi mümkün. Bu sayede bebekler henüz hiçbir belirti göstermeden tedavi edilebiliyor; organ hasarları, yanlış teşhisler, uzun hastane süreçleri önlenebiliyor. "En ucuz ve en etkili tedavi, korumadır" diyen Prof. Dr. Mungan, genişletilmiş yenidoğan tarama programının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Aynı topuk kanıyla teşhisi konulabilecek 60 kadar hastalık var. Hepsi yenidoğan döneminde bebekleri komaya sokan ama hiçbir bulgusu ortaya çıkmadan tedavi edilebilir hastalıklar. Şu andaki en büyük mücadelemiz genişletilmiş yenidoğan tarama programı. Biz onları tanır ve tedavi edersek tekrarlayan gebeliklerde aynı hastalığı önleriz. Bu çocukların organ, uzuv, işlev kayıplarını önlemiş oluruz. Çocuk Beslenme Metabolizma Derneği olarak projelerimizi hazırladık. Sağlık Bakanlığına sunduk. Beş tane pilot il belirledik. Kalıtsal metabolik hastalıklarla uğraşan 180 kişilik bir grubuz ama bütün yükü kaldırmaya hazırız" dedi. "10 yılda teşhis ediliyor" Prof. Dr. Mungan, sözlerine şöyle devam etti: "Birçok hasta için teşhis süreci 5 ila 10 yılı, bazen daha da uzun bir zamanı kapsıyor. Hastaların yaklaşık yüzde 40’ı doğru teşhisi alana kadar yıllarca farklı branşlarda, yanlış teşhislerle takip ediliyor ve gereksiz tedaviler görüyor. Bu gecikme, özellikle çocuklarda kalıcı zihinsel ve bedensel hasarlara yol açabiliyor. Nadir bir hastalığa sahip çocukların yüzde 30’unun 5 yaşına gelmeden hayatını kaybettiği bilinmektedir. Bunun en temel sebebi hastalıkların teşhislerinin kısa sürede konulamaması ve tedavinin gecikmesidir. Bunun en önemli sebeplerinden biri farkındalık eksikliği. ’Bana denk gelmez’ düşüncesi, nadir hastalıkların teşhiste en sona bırakılmasına yol açıyor." "Nadir hastalığa genetik temizlik" Genetik taramanın nadir hastalıklarla mücadelede önemli bir yeri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, "Genetik taramayı öncelikle hastanın uygun tedaviye daha iyi cevap vermesini sağlamak için yapıyoruz. Öte yandan aile taraması yapıp bunların çoğu çekinik kalıtıldığı için ailedeki diğer taşıyıcıları bulmayı ve tekrarlayan gebeliklerde hastalığı ortaya çıkma riskini azaltmayı hedefliyoruz. Başarabilirsek akraba evliliklerinin önüne geçerek, yeni nesillerde bu hastalıkların önüne geçmek istiyoruz. Bu konudaki en önemli gelişmelerden biri de preimplantasyon genetiği dediğimiz bir yöntemle yani bir ’genetik temizlik yöntemiyle’ tüp bebekle sağlıklı çocuk sahibi olma şansını tanımak. Preimplantasyon genetik teşhisin amacı, ebeveynlerden bir ya da ikisinde kalıtımsal genetik bozukluk bulunan çiftlerde genetik olarak bu bozukluğu taşımayan sağlıklı embriyoyu belirlemektir. Bu yöntemle taşıyıcı çiftlerin de sağlıklı bebek sahibi olması mümkün kılınıyor" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 13:00 Uçaklar Türkiye üzerinden Avrupa’ya tek bir rotada geçti İsrail’in İran’a bombalı saldırı düzenlemesinin ardından İran Hava Sahası tüm uçuşlara kapatılırken Doha, Kuveyt, Dubai gibi Ortadoğu şehirlerinden kalkışlı ve Avrupa varışlı uçaklar tek bir rota üzerinden hareket etti. Aynı şekilde Asya bölgesinden gelen uçaklar da Kafkasya üzerinden tek bir rota halinde Türkiye hava sahasından Avrupa’ya geçiş yaptı. Ortadoğu ve Uzak Doğu uçaklarının rotaları Türk hava sahasında birleşirken uçaklar Türkiye’nin Irak sınırından Karadeniz şeridine kadar arka arkaya dizili şekilde seferlerine devam ederken radara yansıdı. İsrail’in İran’a saldırılarının ardından İran’ın tüm hava sahasının uçuşlara kapatmasıyla özellikle Avrupa’ya gidecek olan Ortadoğu merkezli pek çok uçuş rotasını değiştirdi. Saat 10.00 sularında Irak üzerinden Türkiye hava sahasına giren uçaklar tek bir rota üzerinden Avrupa’ya geçiş sağlarken uçakların tek sıra halinde dizilişi radarda görüntülendi. Öte yandan İstanbul’dan Ortadoğu’daki ülkelere yapılması planlanan birçok uçuş iptal edildi. Asya uçakları Kafkasya üzerinden geldi İran hava sahasının kapalı olması sebebiyle Hindistan ve Türkmenistan gibi Asya ülkelerinden kalkan ve Avrupa’ya giden uçaklar Kafkasya üzerinden tek rota halinde Türk hava sahasına giriş yaptı ve Avrupa’ya doğru devam etti.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:49 Puma’dan Galatasaray’a retro tasarım Puma, Galatasaray’ın 1980-1981 sezonundan ilham alan özel forma koleksiyonunu taraftarlarla buluşturdu. Puma, Galatasaray’ın 1980-1981 sezonundan ilham alan özel forma koleksiyonunu modern dokunuşlarla yeniden sahaya çıkardı. "Sen Sarıyla Kırmızı" sloganıyla hazırlanan koleksiyon, dönemin özgün tasarım çizgilerini koruyarak iki ana renkte ve uzun kollu olarak tasarlandı. Sarı zemin üzerindeki kırmızı çizgiler ve kırmızı zemin üzerindeki sarı detaylar, kulübün klasik estetiğine sadık kalıyor. En dikkat çekici unsur ise 5 yıldızlı arma. Takım, bu özel seriyle sahaya ilk kez 5 yıldızın yan yana yer aldığı tasarımla çıkacak. Arşivden çıkan bir stil detayı: Brian Birch ceketi Koleksiyonda yalnızca formalar yok. 1980-1981 sezonunda takımın başında olan ve geçmiş yıllarda kazandığı şampiyonluklarla kulüp tarihine adını yazdıran teknik direktör Brian Birch’ün saha kenarında giydiği ceket de yeniden üretildi. Retro görünüm, güncel teknoloji Retro seri, geçmişin estetiğini korurken üretim tarafında güncel performans standartları tercih edildi. Formada kullanılan dryCELL teknolojisi, teri vücuttan uzaklaştırmaya yardımcı oluyor. Ürünlerin tamamı geri dönüştürülmüş polyesterden üretildi, böylece koleksiyon yalnızca arşive değil geleceğe de gönderme yapıyor. Galatasaray’ın tarihine selam veren "Sen Sarıyla Kırmızı" serisi, saha içi performansla tribün kültürünü aynı çizgide buluşturuyor, nostaljiyi bugünün temposuna taşıyor. Retro koleksiyon, Puma ve GSStore mağazalarının yanı sıra, gsstore.org ve Puma.com sitelerinde satışa sunuldu.
Çekmeköy’de Gülşah Durbay’ın adını yaşatacak çocuk gündüz bakımevi açıldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 17:22 Çekmeköy’de Gülşah Durbay’ın adını yaşatacak çocuk gündüz bakımevi açıldı Manisa’da 14 Aralık’ta hayatını kaybeden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın adını taşıyan çocuk gündüz bakımevi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Durbay’ın adı Çekmeköy Belediyesi tarafından Nişantepe Mahallesi’nde yapımı tamamlanan çocuk gündüz bakımevinde yaşatılacak. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’in kadınlara ve çocuklara yönelik çalışmalarıyla tanınan merhume Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın adını Çekmeköy’de yaşatma kararı doğrultusunda Nişantepe Mahallesi’nde hayata geçirilen çocuk gündüz bakımevi hizmete açıldı. Açılış törenine Gülşah Durbay’ın annesi Fatma Durbay, babası Osman Durbay, kız kardeşi Nevsale Durbay Karataş, TİP İstanbul Milletvekili Serra Kadıgil, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Henüz 37 yaşındayken yakalandığı amansız hastalık sonucu yaşamını yitiren Manisa’nın ilk kadın belediye başkanı Gülşah Durbay’ın annesi Fatma Durbay, bir televizyon programında kızının en büyük hayalinin çocuklara kreş açmak olduğunu dile getirmişti. Bu sözlerden etkilendiğini belirten Başkan Orhan Çerkez, Durbay’ın hayalini Çekmeköy’de gerçeğe dönüştürmenin kendileri için büyük bir onur olduğunu ifade etti. "En büyük hayallerinden biri de çocukların güvenle, sevgiyle büyüyebileceği kreşler kazandırmaktı" Açılışta konuşan Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, "Yapımını tamamladığımız bu güzel kreşimizin kapılarını açarken aynı zamanda 14 Aralık’ta hepimizi derinden üzen bir kayıpla aramızdan ayrılan Manisa Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay’ın adını bu kıymetli eğitim yuvasında yaşatmanın onurunu ve sorumluluğunu taşıyoruz. Merhum başkanımız, görev süresi boyunca çocuklara, eğitime ve sosyal belediyeciliğe verdiği önemle tanınmış, ’Bir kentin geleceği, çocuklarına verdiği değerle ölçülür’ anlayışını hayatının merkezine koymuş çok değerli bir yerel yöneticiydi. En büyük hayallerinden biri de çocukların güvenle, sevgiyle büyüyebileceği kreşler kazandırmaktı. İlkokul çağlarında gururla taşıdığı ’Çocuk Yurdun Temelidir’ pankartı bugün bu kreşte büyüyecek ve tüm çocukların da ilhamı olacaktır. Açılışını yaptığımız kreşimiz, işte tam da bu hayalin somut bir karşılığıdır. Bizler Çekmeköy Belediyesi olarak şuna yürekten inanıyoruz: Sosyal belediyecilik yalnızca yol yapmak, bina yapmak değil; insanın hayatına dokunmak, özellikle de çocukların ve ailelerin yükünü hafifletmektir. Kreşler, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen, çocuklarımızın ise nitelikli eğitimle hayata güçlü başlamasını sağlayan en önemli hizmetlerimizden biridir. Bu kreşimizde çocuklarımız sadece eğitim almayacak, sevgiyle büyüyecek, eşitlikle tanışacak, dayanışmayı öğrenecek. Her kahkahada, her adımda, her başarıda; adını taşıdığı değerli başkanımızın çocuklara duyduğu sevgi ve inanç yaşamaya devam edecek" dedi. "Başkanım kızımın hayallerini gerçekleştirdi" Gülşah Durbay’ın annesi Fatma Durbay, "Sağ olsun başkanımız hayalimizi gerçekleştirdi, Allah razı olsun. Ömrü vefa etmedi yavrumun, çok güzel şeyler yapmak istiyordu" dedi. Durbay’ın babası Osman Durbay, "Başkanım kızımın hayallerini gerçekleştirdi, gelecek gençlerin umutlarını yeşerttikleri için teşekkür ederim" dedi. Durbay’ın kız kardeşi Nevsale Durbay Karataş ise, "Başkanımıza çok teşekkür ederiz ablamın çocuklarla ilgili hayalini gerçekleştirdiği için. Umarım bütün hayallerini bütün belediye başkanları yerine getirebilir" dedi. Kadınların sosyal hayata katılımını desteklemek ve çocukların güvenli, nitelikli bir eğitim ortamında büyümelerine katkı sağlamak amacıyla hizmete giren Gülşah Durbay Çocuk Gündüz Bakımevi, mahalle sakinleri tarafından da memnuniyetle karşılandı. Açılış töreni, yapılan dualar ve kurdele kesimiyle sona erdi.
Gülten Ataman son yolculuğuna uğurlandı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 17:18 Gülten Ataman son yolculuğuna uğurlandı A Milli Erkek Basketbol Takımı ve Yunanistan ekibi Panathinaikos’un Başantrenörü Ergin Ataman’ın vefat eden annesi Gülten Ataman son yolculuğuna uğurlandı. Geçtiğimiz gün hayatını kaybeden A Milli Erkek Basketbol Takımı ve Yunan ekibi Panathinaikos’un Başantrenörü Ergin Ataman’ın annesi Gülten Ataman’ın cenaze namazı, ikindi namazına müteakip Zincirlikuyu Camii’nde kılındı. Cenaze namazına; Ergin Ataman ve ailesinin yanı sıra Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Eski Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkan Vekili Harun Erdenay, Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Beşok, Türkiye Basketbol Federasyonu Sportif Direktörü Alper Yılmaz, FIBA Avrupa Onursal Başkanı Turgay Demirel, Eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekili Lütfi Arıboğan, Eski Beşiktaş Divan Kurulu Başkanı Tevfik Yamantürk, Eski Galatasaray Kulübü Yöneticisi Necati Demirkol, A. Efes Başantrenörü Pablo Laso, Esenler Erokspor Başantrenörü Ufuk Sarıca, Başantrenörler Oktay Mahmuti ve Ender Arslan, milli basketbolcular Shane Larkin, Şehmus Hazer, Tarık Biberoviç, Ercan Osmani, Onuralp Bitim, Erkan Yılmaz, Sertaç Şanlı, Berk Uğurlu, Göksenin Köksal, eski basketbolcular Ömer Onan, İbrahim Kutluay, Kerem Tunçeri, Semih Erden, Mehmet Yağmur ve iş ile sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı. Cenaze namazının ardından Gülten Ataman’ın naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.
Muud, Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan çalma listelerini müzikseverlere sundu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:55 Muud, Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan çalma listelerini müzikseverlere sundu Dijital müzik platformu Muud, Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan çalma listelerini kullanıcılarına sundu. Türk Telekom’un dijital müzik platformu Muud, Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan "14 Şubat’ta Aşk", "Sevgililer Günü’ne Özel", "Romantik Bir Akşam Yemeği", "Aşk Tarifi", ve "Aşkın Şarkıları" gibi tematik çalma listelerini müzikseverlerle buluşturuyor. "Aşkın Şarkıları" listesinde efsane parça "I Will Always Love You", "14 Şubat’ta Aşk" listesinde ise nostaljik esintilerle "Piece of My Heart" öne çıkıyor. "Sevgililer Günü’ne Özel"de ise son dönemin en popüler parçalarından "Aşkın Olayım" ilk sıralarda yerini alıyor. Muud Weekend Müzik platformu, Sevgililer Günü’ne özel hazırladığı listelerin yanı sıra 14-15 Şubat’ta ilk kez düzenleyeceği "Muud Weekend" etkinliğiyle çiftlere hem eğlenceli hem de keşif odaklı bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Muud ve Zenin Wellness & Meditation iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinlik kapsamında uzmanlar tarafından çiftlere frekans ölçümü ve kapsamlı çift analizleri yapılacak. Partnerlerin zihinsel ve duygusal tepkileri değerlendirilerek her çifte özel ilişki profilleri oluşturulacak. Bu analizler doğrultusunda, her çifte özel ilişki profilleri ortaya çıkarılarak ilişkideki uyumlarına dair içgörüler paylaşılacak.
Sedef Güler’in ölümüne ilişkin davada dosya mütalaaya gönderildi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:46 Sedef Güler’in ölümüne ilişkin davada dosya mütalaaya gönderildi Büyükçekmece’de denizde elleri ve ayakları bağlı, halıya sarılı halde cansız bedeni bulunan Sedef Güler’in öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada dosya, esasa ilişkin mütalaasını hazırlaması için Cumhuriyet Savcısına gönderildi. Büyükçekmece Mimar Sinan Sahili’nde 7 Haziran 2024 tarihinde denizde elleri ve ayakları bağlı, halıya sarılmış ve ağırlık bağlanmış şekilde bir kadın cesedi bulunmuştu. Hayatını kaybeden kadının 24 yaşındaki Sedef Güler olduğu tespit edilerek 3 sanık hakkında iddianame düzenlenmişti. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıkların yargılanmasına devam edildi. Duruşmada, tutuklu sanıklar Fırat Baykara ve ile Sedef Güler’in müşteki annesi Gülizar Sezer ve tarafların avukatları hazır bulundu. Bir diğer tutuklu sanık Yavuz Güngör ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. "Sedef ile uzaktan yakından alakam yok" Olay tarihinde, Güler’in öldürüldüğü apartman dairesinin alt katında yaşayan ve ‘tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan Abdurrahman Yıldırım, sanıkları tanımadığı aktardı. Beyanda bulunan müşteki anne Gülüzar Sezer, "Bütün eksikler giderilsin evladımın adaletini istiyorum" dedi. Savunma yapan tutuklu sanık Fırat Baykara, "Suçlu olan insan yalan söyler. Benim Sedef ile uzaktan yakından alakam yok aileyi tanımam, Sedef’in ismimi ilk kez mahkemede duydum" dedi. Sanık Yavuz Güngör ise bir önceki savunmalarını tekrar ederek mahkemeden beraatını istedi. Savunma yapan sanık avukatları, müvekkillerinin beraatını talep ederken, müşteki avukatları, yargılama sürecinde eksikliğin bulunmadığını ve en ağır şekilde ceza çıkacak şekilde davanın karara bağlanmasını istedi. Dosya mütalaaya gönderildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, esasa ilişkin mütalaasını hazırlamak üzere dosyanın Cumhuriyet Savcısına gönderilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Fırat Baykara, Yavuz Güngör ve Yiğit Hüseyin Ayvalık şüpheli sıfatıyla yer aldı. İddianamede denizde cansız bedeni bulunan Sedef Güler’in halıya sarıldığı, ellerinin koli bandı, ayaklarının ise zincir ve dambıl ile bağlandığının tespit edildiği belirtildi. Sedef Güler’in cansız bedeninin sarılı olduğu halı üzerinde halı yıkama fabrikası etiketi bulunduğu da iddianamede aktarıldı. Polis ekiplerince etiketteki firmaya gidildiğinde halının Zafer E. isimli kişi tarafından verildiği ifade edildi. Emniyet güçleri tarafından ifadesi alınan Zafer E. emlak işi yaptığını söyleyerek halının bulunduğu evi Fırat Baykara’ya kiraladığını anlattı. Halının bulunduğu evin Baykara tarafından kiralandığı ve Yavuz Güngör isimli sanık ile beraber kullanıldığı da soruşturma aşamasında tespit edildi. Yapılan incelemelerde 4 Haziran günü bir şahsın araç ile Sedef Güler’i Yavuz Güngör’ün kızı ile birlikte yaşadığı ikamete bıraktığı iddianamede belirtildi. Burada Sedef Güler ile Yavuz Güngör’ün kızı Y.H.G. arasında tartışma çıktığı ve Yavuz Güngör’ün Sedef Güler ile beraber Fırat Baykara adına kiralanan eve gittiği kaydedildi. Fırat Baykara’nın sonradan eve geldiği iddianamede açıklandı. Yavuz Güngör ve Fırat Baykara’nın Sedef Güler’i tespit edilemeyen bir nedenden dolayı burada öldürdükleri, cesedi yok etmek için plan yaptıkları ve bir gün sonra buluşmak üzere evden ayrıldıkları iddianamede aktarıldı. Sanıkların 6 Haziran’da tekrar buluştukları ve maktulün cesedini koyacakları valizi, zinciri ve ağırlığı aldıkları da iddianamede ifade edildi. Yavuz Güngör ve Fırat Baykara’nın Sedef Güler’in ellerini koli bandı ile bağladığı, halıya sardığı, ayaklarını zincir ve dambıl ile bağlayıp Mimar Sinan Köprüsü’nden aşağıya attıkları da iddianamede kaydedildi. İddianamede, Yavuz Güngör’ün Yiğit Hüseyin Ayvalık aracılığıyla Yunanistan’a gönderildiği ancak daha sonra bir şekilde ülkeye iadesi sağlandığı ve Güngör’ün Edirne’de yakalandığı belirtildi. Sedef Güler’in Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan otopsi işleminin sonucunda ölüm nedeninin belirlenemediği belirtildi. Öte yandan Adli Tıp Kurumu 1 İhtisas Dairesi’nin incelemesinde maktulün kanında uyuşturucu madde bulunduğu, ölümünün uyuşturucu, uyarıcı madde sonucu meydana gelmiş olabileceği ancak baş, boyun bölgesinde ileri derecede çürüme nedeniyle yumuşak dokularında ayrıntılı analiz yapılamadığı yönünde değerlendirme yapıldı. İddianamede Fırat Baykara ve Yavuz Güngör’ün ‘nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Yiğit Hüseyin Ayvalık’ın ise Yavuz Güngör’ün yurt dışına kaçmasına yardım etmesi gerekçesiyle ‘suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapsi istendi.
Sultanbeyli’de bilinçli teknoloji seferberliği: 23 bin öğrenciye akıllı dijital eğitim seti
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:46 Sultanbeyli’de bilinçli teknoloji seferberliği: 23 bin öğrenciye akıllı dijital eğitim seti Sultanbeyli Belediyesi, teknolojiyi çocukların gelişimi için güvenli bir limana dönüştürüyor. İlçedeki 23 bin ilkokul öğrencisine hediye edilen "Dijital Eğitim Seti" ile çocuklar şiddet ve reklam içeren içeriklerden uzaklaşarak; akıl oyunları ve zeka egzersizleriyle hem eğleniyor hem öğreniyor. Sultanbeyli Belediyesi, ilçedeki eğitim kalitesini artırmak ve çocukları teknolojinin zararlı etkilerinden koruyarak verimli yönleriyle tanıştırmak amacıyla önemli bir projeye imza attı. İlçe genelinde 2, 3 ve 4. sınıflarda eğitim gören yaklaşık 23 bin öğrenciye kapsamlı bir "Dijital Eğitim Seti" hediye edildi. Okul ziyaretlerinde öğrencilerle bir araya gelerek setleri bizzat takdim eden Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, projenin sadece bir hediye dağıtımı değil, çocukların dijital alışkanlıklarını dönüştürme hamlesi olduğunu vurguladı. "İstiyoruz ki çocuklarımız üreten ve geliştiren bireyler olsun" Teknolojinin bilinçsiz kullanımının önüne geçmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Ali Tombaş, projenin vizyonunu şu sözlerle açıkladı: "2, 3 ve 4. sınıflarda öğrenim gören yaklaşık 23 bin evladımıza ulaştırdığımız bu setlerle yalnızca bir hediye sunmuyor; ekran başında geçen süreyi akıl oyunlarıyla desteklenen, keşif dolu deneyimlere ve kalıcı öğrenmeye dönüştürüyoruz. İstiyoruz ki yavrularımız teknolojinin sadece tüketicisi değil; onu bilinçle kullanan, üreten ve geliştiren bireyler olsun." "Teknolojiyi bilinçli kullansınlar istiyoruz" Projenin aileler için de büyük bir rahatlık sağladığına dikkat çeken Başkan Tombaş, "Velilerimiz açısından iç rahatlatan bir model ortaya koyuyoruz. ’Çocuğum dijital ortamda neyle vakit geçiriyor?’ sorusunun cevabını netleştiriyoruz. Biz teknolojiye karşı duran değil, onu çocuklarımızın geleceği için doğru yerde kullanan bir anlayışa sahibiz. Amacımız çok net: Çocuklarımız teknolojinin kölesi değil, efendisi olsun; ondan fayda üreten nesiller yetişsin" ifadelerini kullandı. Şiddet ve reklam yok, "akıl oyunları" var Dağıtılan dijital eğitim setleri, ebeveynlerin en büyük endişesi olan "güvenli içerik" sorununa da çözüm getiriyor. Pedagojik hassasiyetle hazırlanan 90 farklı oyun ile çocukların ekran başında harcadıkları zamanı; akıl oyunlarıyla desteklenen, keşif dolu deneyimlere ve kalıcı öğrenmeye dönüştürülüyor.
Milli yıldızlar Serie A’da karşılaşıyor, maçlar Tivibu’da yayınlanıyor
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:11 Milli yıldızlar Serie A’da karşılaşıyor, maçlar Tivibu’da yayınlanıyor Türk Telekom’un TV platformu Tivibu, sezonun heyecanla beklenen mücadelelerini ekrana taşıyor. Serie A’da Inter’de forma giyen A Milli Futbol Takımı Kaptanı Hakan Çalhanoğlu, milli futbolcu Kenan Yıldız’ı ağırlayacak. Euroleague’de ise Fenerbahçe Beko, A Milli Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman’ın takımı Panathinaikos’a konuk olacak. Futbolseverlerin yakından takip ettiği Inter - Juventus karşılaşmasında milli takım futbolcuların heyecan dolu mücadelesi, Türk Telekom’un TV platformu Tivibu’da yayınlanıyor. İtalya Serie A’da liderlik koltuğunda rahat bir dönem geçiren Inter ile lideri 12 puan geriden takip eden Juventus karşı karşıya gelecek. A Milli Futbol Takımı Kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile milli takımın ve Juventus’un yıldızı Kenan Yıldız’ın mücadelesi, 14 Şubat Cumartesi günü saat 22.45’te Tivibu Spor 1’den canlı yayınlanacak. Euroleague’de ise Fenerbahçe Beko, sezona doludizgin devam ediyor. Puan tablosunun en üst sırasına adını yazdırmayı başaran Fenerbahçe, bu hafta Ergin Ataman’ın çalıştırdığı Yunan ekibi Panathinaikos’a konuk olacak. Atina’da oynanacak karşılaşma 13 Şubat Cuma günü saat 22.15’te Tivibu üzerinden S Sport’tan takip edilebilecek. A. Efes tarafında ise üst üste gelen mağlubiyetlerin ardından çift maç haftasında alınan galibiyetlerin takımdaki havayı değiştirmesi bekleniyor. Ligin sondan bir önceki basamağında yer alan lacivert-beyazlılar, galibiyet serisini sürdürerek sezonun geri kalanını kazanarak devam ettirmek istiyor. Virtus Bologna’yı ağırlayacak olan Efes, yarın saat 20.30’da parkeye çıkacak. Mücadele Tivibu üzerinden S Sport’ta naklen ekranlara gelecek.
BSH Türkiye’den kadınlar ve kız çocukları için bilim ve teknoloji buluşması
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:51 BSH Türkiye’den kadınlar ve kız çocukları için bilim ve teknoloji buluşması BSH Türkiye, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü’nde; hem çocuklara hem de yetişkinlere özel atölyelerle dijital dünyanın kapılarını açtı. Geleceği Kodlayanlar programının merkezi Makers Lab ile BSH dijital dönüşüm merkezi Future Lab, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü’nde güçlerini birleştirdi. BSH Türkiye, Geleceği Kodlayanlar programının merkezi Makers Lab ile BSH dijital dönüşüm merkezi Future Lab iş birliğiyle, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü kapsamında her kuşağa yönelik bilim ve teknoloji buluşmaları gerçekleştirdi. Şirketin farklı kuşaklar için sunduğu bilim ve teknoloji merkezleri bu özel gün çerçevesinde güç birliği yaptı. Kadın çalışanlar yeni nesil teknolojileri deneyimlerken gençler aldıkları ilhamla hedeflerini şekillendirdi. Kadın çalışanlara yapay zekâ atölyesi, kız öğrencilere rol model buluşması Bilim ve teknolojide kadınların daha güçlü ve görünür bir şekilde yer almasını desteklemeyi amaçlayan programın ilk gününde şirketin kadın çalışanlarına yapay zeka ve yeni yetkinlikler hakkında kapsamlı bir oturum düzenlendi. Katılımcılarla, günlük iş akışlarına entegre edilebilecek pratik kullanım alanları paylaşılırken; veri güvenliği, etik ilkeler ve kurumsal politika oluşturmanın önemi de ele alındı. Etkinlik kapsamında ayrıca şirkette kullanılan yapay zeka uygulamaları ve üretken yapay zeka araçlarının; veri analizi, raporlama, içerik üretimi ve operasyonel süreçlerde sağladığı katkılar aktarıldı. Programın ikinci gününde ise Çerkezköy Anadolu Lisesi’nden 20 öğrenci ile BSH Çerkezköy yerleşkesinde görev alan kadın çalışanlar bir araya geldi. Şirketin yenilikçi teknolojilerine yön veren çalışanlar, gençlere eğitim ve kariyer yolculuklarını aktardı. Rol model buluşmalarının ardından da öğrenciler, kendi hedeflerini görselleştirerek ‘hayal panolarını’ oluşturdular. Makers Lab ve Future Lab iş birliği 2017 yılından bu yana Kodluyoruz Derneği iş birliği ile hayata geçirilen Geleceği Kodlayanlar Programı, BSH Türkiye Çerkezköy Yerleşkesi içinde yer alan Makers Lab’da yaklaşık 9 bin çocuk ve genci dijital okuryazarlık atölyelerinde ağırladı. Genç kuşaklara kodlama, robotik, 3D tasarım gibi pek çok alanda bilgi ve deneyim sunan program 1 milyona yakın kişiye ise online platformlardan ulaştı. Şirketin dijital geleceğini şekillendirecek, yenilikçi çözümler geliştirecek ve çalışanlarının dijital yetkinliklerini en üst düzeye çıkaracak olan ‘Future Lab’ dijital dönüşüm merkezi 2024 yılında kapılarını açtı. Merkez bugünün ve geleceğin teknolojilerini etkin ve verimli bir şekilde kullanırken çalışanlara yeni yetkinlikler sağlıyor ve kendi dijital dönüşüm çözümlerini üretiyor.