Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Türkiye sağlık turizminde küresel merkez olma yolunda
27 Şubat 2026 Cuma - 14:59:22
Türkiye, son yıllarda sağlık turizmi alanında önemli bir ivme yakaladı. Gelişmiş teknolojik altyapısı, deneyimli doktor kadrosu ve rekabetçi fiyat avantajıyla öne çıkan Türkiye, 2025 yılında 1,5 milyonun üzerinde hasta tarafından tercih edildi. Türkiye, son yıllarda sağlık turizmi alanında önemli bir ivme yakaladı. Uzman hekim kadrosu, gelişmiş teknolojik altyapısı ve rekabetçi fiyat avantajıyla uluslararası hastalar için cazip bir merkez haline gelen Türkiye’de, özellikle estetik ve plastik cerrahi, diş tedavileri, saç ekimi ve obezite cerrahisi gibi branşlar yoğun talep görüyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, geçen yıl Türkiye’yi tercih eden yabancı hasta sayısı yaklaşık 1,5 milyon olarak kaydedildi. Sağlık turizmi gelirinde ise yükselen grafik dikkat çekti. 2022 yılında sağlık turizmi geliri 2 milyon dolar civarında iken 2025 yılında 3 milyon doları aştı. Uzmanlar, bu yükselişte sadece maliyet avantajının değil, teknoloji ve uzmanlaşmış hekim kadrosunun da etkili olduğunu vurguluyor. "Türk doktorları sertifikalı uygulamalarla güven sağlıyor" Medikal estetik hekimi Dr. Bülent Uluer, Türk doktorlarının diğer ülke doktorlarından daha bilgili ve uygulamalarda daha tecrübeli olmasının önemine dikkat çekerek, "Türkiye’de bu konuda özellikle Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlar tarafından sertifika veriliyor ve doktorlar yalnızca bu sertifikayla medikal estetik uygulamalar yapabiliyor. Eskiden böyle bir uygulama yoktu; en son sertifika 2005’te verilmişti. 2025 itibarıyla sertifika uygulaması yeniden başlatıldı, doktorlar kendilerini daha iyi yetiştirerek bu tip hastalara bakmaya başladılar. Bu gelişme, özellikle yurtdışındaki hastaların da dikkatini çekiyor" ifadelerini kullandı. "Hastalar sosyal medyayı akıllıca kullanıyor" Uluer ayrıca, hastaların ellerindeki sosyal medyayı çok akıllıca kullandığını belirterek, "Sosyal medyada aldıkları hizmeti yazarak diğer hastaları uyarıyorlar, memnun kalınca da öneriyorlar. Bu durum, kaliteyi artırıyor. Kaliteli işlemlerde reklamdan çok hastanın hasta getirmesi önemli; bu da kaliteyi artırıyor" dedi. Yurtdışından gelen hastaların beklentisine de değinen Uluer, "Yurtdışından gelen hastalar genellikle estetik ve medikal estetik uygulamaları için, diş tedavileri için, saç ekimi için ülkemizi tercih ediyor. Bunun yanında ozon tedavisi, cilt bakım hizmetleri, akupunktur gibi işlemler de yabancı hastalar tarafından tercih ediliyor" açıklamasını yaptı. "Kullanılan ürünler hasta tarafından incelenmeli" Dr. Uluer, hastalara ayrıca işlemlerde kullanılan ürünleri mutlaka incelemelerini tavsiye ederek, "Ürün takip sistemi (ÜTS) üzerinden incelemek faydalı. Kaydı olmayan bir ürünün işlem sonucunda ne gibi etkiler oluşturacağını bilemezsiniz; etkisi yüksek olabilir, alerji yapabilir veya enfeksiyon oluşturabilir. Medikal işlemlerde mutlaka doktor tercih edilmeli ve ‘merdiven altı’ olarak tabir edilen yerlerden uzak durulmalı" uyarısında bulundu.
27 Şubat 2026 Cuma - 14:46
İş Bankası, "Daha Eşitlikçi Bir Dünya" paneline dördüncü kez ev sahipliği yapıyor
Türkiye İş Bankası’nın ev sahipliğinde dördüncü kez düzenlenecek "Daha Eşitlikçi Bir Dünya" paneli ile farklı disiplinlerden başarılı kadınlar, esin kaynağı olacak hikayelerini paylaşmak için 5 Mart’ta bir araya gelecek. Toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunmayı, kadınların iş yaşamındaki rolünü artırmayı stratejik öncelikleri arasında gören İş Bankası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle dördüncü kez "Daha Eşitlikçi Bir Dünya" paneline ev sahipliği yapıyor. Sağlık, gastronomi, sürdürülebilir yaşam, tarım, teknoloji, girişimcilik, sanat ve spor gibi farklı alanlarda başarılı kadınların deneyimleri üzerinden bireysel gelişim ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkinin ele alınacağı etkinlikte; üretim kültürü, liderlik, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve fırsat eşitliği konuları çok boyutlu biçimde değerlendirilecek. 5 Mart, Perşembe günü 10.00-12.30 saatleri arasında gerçekleşecek etkinlik İş Bankası’nın Youtube kanalı üzerinden izlenebilecek. Topraktan geleceğe uzanan dönüşüm Beslenme uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu, The Godwild Kurucu Ortağı Dilara Koçak’ın moderatörlüğünü üstleneceği "Dönüşüm: Topraktan Geleceğe" başlıklı ilk panelde sürdürülebilir yaşama katkılarıyla dikkat çeken kadınların hikayeleri öne çıkacak. Panel konuşmacıları Türk mutfağını çağdaş anlatım teknikleriyle yorumlayan çalışmalarıyla tanınan şef, Youtuber, yemek yazarı Refika Birgül; minimalizm, ve sürdürülebilir yaşam pratikleri üzerine içerik üreten eğitmen-yazar ve içerik üreticisi Hale Acun Aydın ve sürdürülebilir tarım alanında çalışan, düşük su tüketimli üretim modelleri üzerine çalışan Susuz Tarım’ın Kurucusu Antropolog Dr. Ece Aynur Onur olacak. Kendi hikâyesini yazanlar Gazeteci Gülay Afşar moderatörlüğündeki "Kendi Hikâyesini Yazanlar" panelinde ise mevsimsel ürünlere dayalı sürdürülebilir mutfak kavramıyla tanınan, 2023’te Michelin rehberine giren Seraf Restoran’ın şef ve Kurucu Ortağı Sinem Özler, kadın sağlığı ve kişisel bakım alanında faaliyet gösteren Beije’nin Kurucu Ortağı ve CEO’su Doruk Akpek, teknoloji sektöründe kadınların temsiliyetini artırmaya yönelik çalışmalar yürüten Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Kurucusu, 360+ Medya Interactive Technologies Kurucu Ajans Başkanı Zehra Öney yer alacak. Avrupa Konseyi Daimi Komite Üyesi ve SosyalBen Vakfı Kurucusu Ece Çiftçi moderatörlüğündeki "Sınırların Ötesinde" oturumunda ise alanlarında fark oluşturan isimler deneyimlerini paylaşacak. Konuşmacılar arasında yapay zekâ, teknoloji tabanlı üretim teknikleriyle dijital sanatın Türkiye’de gelişimine katkı sunan isimlerden Ecem Dilan Köse, Türkiye’nin ilk kadın samurayı unvanına sahip ödüllü oyuncu Fadik Sevin Atasoy ile Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya, olimpiyat ve dünya şampiyonluklarıyla Türkiye spor tarihine adını yazdırmış Milli Boksör Busenaz Sürmeneli yer alacak. Kapanış oturumu ise OGGUSTO Kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğünde ve sivil toplum ve iş dünyası alanındaki örgütlenmeleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan Sektörel Dernekler Federasyonu Başkanı Emine Erdem ile FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula’nın katılımıyla gerçekleştirilecek.
27 Şubat 2026 Cuma - 14:39
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Liverpool ile eşleşti
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda karşılaşacağı İngiliz ekibi Liverpool ile bugüne kadar Avrupa kupalarında 5 kez rakip oldu.
27 Şubat 2026 Cuma - 14:20
Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakibi Liverpool oldu
UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Galatasaray, İngiliz ekibi Liverpool ile eşleşti. Avrupa’nın kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonu UEFA Şampiyonlar Ligi’nde son 16 turu kura çekimi, İsviçre’nin Nyon kentinde bulunan UEFA Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kura çekimlerini eski Hırvat futbolcu Ivan Rakitic yaptı. Galatasaray’ın bu turdaki rakibi İngiliz ekibi Liverpool oldu. Sarı-kırmızılılar ilk maçı sahasında, rövanş mücadelesini ise deplasmanda oynayacak. Devler Ligi’nde son 16 turu ilk maçları 10-11 Mart, rövanş karşılaşmaları ise 17-18 Mart tarihlerinde oynanacak. Şampiyonlar Ligi’nde sezonun finali, 30 Mayıs 2026’da Macaristan’ın Budapeşte kentindeki Puskas Arena’da yapılacak. Galatasaray ile Liverpool bu sezon Şampiyonlar Ligi lig aşamasında da karşılaşmış ve Rams Park’ta oynanan müsabakayı sarı-kırmızılılar 1-0 kazanmıştı. UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda eşleşmeler şu şekilde: Galatasaray - Liverpool Real Madrid - Manchester City Paris Saint-Germain - Chelsea Newcastle - Barcelona Atletico Madrid - Tottenham Atalanta - Bayern Münih Bayer Leverkusen - Arsenal Bodo/Glimt - Sporting CP
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:36
Bakırköy’de zabıta aracının denize düştüğü anlar kamerada
İstanbul Bakırköy’de zabıta aracının demir korkuluklara çarparak denize düştüğü anların kamera görüntüsü ortaya çıktı. Olay, dün saat 18.30 sıralarında İstanbul Bakırköy sahildeki park içerisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait zabıta aracı, seyir halindeyken kontrolden çıkarak köprünün demir korkuluklarına çarparak denize düştü. Araçtaki iki personel kendi imkanlarıyla araçtan çıktı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken denize düşen araç, vinç yardımıyla kaldırıldı. Zabıta aracının demir korkuluklara çarparak denize düştüğü anların güvenli kamera görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde seyir halindeki zabıta aracının bir süre sonra manevra yaptığı ve sonrasında demir korkuluklara çarparak denize düştüğü görülüyor.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:26
Bakırköy’de Zabıta aracının denize düştüğü anlar kamerada
İstanbul Bakırköy’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait zabıta aracı, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu demir korkuluklarına çarparak denize düştü. Zabıta aracının denize düştüğü anların kamera görüntüsü ortaya çıktı. Olay, saat 18.30 sıralarında İstanbul Bakırköy sahildeki park içerisinde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre İBB’ye ait seyir halinde devriye atan zabıta memuru kontrolündeki araç, köprü üzerinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle köprünün demir korkuluklarına çarparak denize düşmüştü. Araçta bulunan iki personel kendi imkanlarıyla araçtan çıkmış, olayda ölen ya da yaralanan olmazken denize düşen araç, vinç yardımıyla kaldırılmıştı. Zabıta aracının demir korkuluklara çarparak denize düştüğü anların güvenli kamera görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde seyir halindeki zabıta aracının bir süre sonra manevra yaptığı ve sonrasında demir korkuluklara çarparak denize düştüğü görülüyor. (SB-
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:11
Milli yıldızlar Serie A’da karşılaşıyor, maçlar Tivibu’da yayınlanıyor
Türk Telekom’un TV platformu Tivibu, sezonun heyecanla beklenen mücadelelerini ekrana taşıyor. Serie A’da Inter’de forma giyen A Milli Futbol Takımı Kaptanı Hakan Çalhanoğlu, milli futbolcu Kenan Yıldız’ı ağırlayacak. Euroleague’de ise Fenerbahçe Beko, A Milli Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman’ın takımı Panathinaikos’a konuk olacak. Futbolseverlerin yakından takip ettiği Inter - Juventus karşılaşmasında milli takım futbolcuların heyecan dolu mücadelesi, Türk Telekom’un TV platformu Tivibu’da yayınlanıyor. İtalya Serie A’da liderlik koltuğunda rahat bir dönem geçiren Inter ile lideri 12 puan geriden takip eden Juventus karşı karşıya gelecek. A Milli Futbol Takımı Kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile milli takımın ve Juventus’un yıldızı Kenan Yıldız’ın mücadelesi, 14 Şubat Cumartesi günü saat 22.45’te Tivibu Spor 1’den canlı yayınlanacak. Euroleague’de ise Fenerbahçe Beko, sezona doludizgin devam ediyor. Puan tablosunun en üst sırasına adını yazdırmayı başaran Fenerbahçe, bu hafta Ergin Ataman’ın çalıştırdığı Yunan ekibi Panathinaikos’a konuk olacak. Atina’da oynanacak karşılaşma 13 Şubat Cuma günü saat 22.15’te Tivibu üzerinden S Sport’tan takip edilebilecek. A. Efes tarafında ise üst üste gelen mağlubiyetlerin ardından çift maç haftasında alınan galibiyetlerin takımdaki havayı değiştirmesi bekleniyor. Ligin sondan bir önceki basamağında yer alan lacivert-beyazlılar, galibiyet serisini sürdürerek sezonun geri kalanını kazanarak devam ettirmek istiyor. Virtus Bologna’yı ağırlayacak olan Efes, yarın saat 20.30’da parkeye çıkacak. Mücadele Tivibu üzerinden S Sport’ta naklen ekranlara gelecek.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:51
BSH Türkiye’den kadınlar ve kız çocukları için bilim ve teknoloji buluşması
BSH Türkiye, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü’nde; hem çocuklara hem de yetişkinlere özel atölyelerle dijital dünyanın kapılarını açtı. Geleceği Kodlayanlar programının merkezi Makers Lab ile BSH dijital dönüşüm merkezi Future Lab, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü’nde güçlerini birleştirdi. BSH Türkiye, Geleceği Kodlayanlar programının merkezi Makers Lab ile BSH dijital dönüşüm merkezi Future Lab iş birliğiyle, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü kapsamında her kuşağa yönelik bilim ve teknoloji buluşmaları gerçekleştirdi. Şirketin farklı kuşaklar için sunduğu bilim ve teknoloji merkezleri bu özel gün çerçevesinde güç birliği yaptı. Kadın çalışanlar yeni nesil teknolojileri deneyimlerken gençler aldıkları ilhamla hedeflerini şekillendirdi. Kadın çalışanlara yapay zekâ atölyesi, kız öğrencilere rol model buluşması Bilim ve teknolojide kadınların daha güçlü ve görünür bir şekilde yer almasını desteklemeyi amaçlayan programın ilk gününde şirketin kadın çalışanlarına yapay zeka ve yeni yetkinlikler hakkında kapsamlı bir oturum düzenlendi. Katılımcılarla, günlük iş akışlarına entegre edilebilecek pratik kullanım alanları paylaşılırken; veri güvenliği, etik ilkeler ve kurumsal politika oluşturmanın önemi de ele alındı. Etkinlik kapsamında ayrıca şirkette kullanılan yapay zeka uygulamaları ve üretken yapay zeka araçlarının; veri analizi, raporlama, içerik üretimi ve operasyonel süreçlerde sağladığı katkılar aktarıldı. Programın ikinci gününde ise Çerkezköy Anadolu Lisesi’nden 20 öğrenci ile BSH Çerkezköy yerleşkesinde görev alan kadın çalışanlar bir araya geldi. Şirketin yenilikçi teknolojilerine yön veren çalışanlar, gençlere eğitim ve kariyer yolculuklarını aktardı. Rol model buluşmalarının ardından da öğrenciler, kendi hedeflerini görselleştirerek ‘hayal panolarını’ oluşturdular. Makers Lab ve Future Lab iş birliği 2017 yılından bu yana Kodluyoruz Derneği iş birliği ile hayata geçirilen Geleceği Kodlayanlar Programı, BSH Türkiye Çerkezköy Yerleşkesi içinde yer alan Makers Lab’da yaklaşık 9 bin çocuk ve genci dijital okuryazarlık atölyelerinde ağırladı. Genç kuşaklara kodlama, robotik, 3D tasarım gibi pek çok alanda bilgi ve deneyim sunan program 1 milyona yakın kişiye ise online platformlardan ulaştı. Şirketin dijital geleceğini şekillendirecek, yenilikçi çözümler geliştirecek ve çalışanlarının dijital yetkinliklerini en üst düzeye çıkaracak olan ‘Future Lab’ dijital dönüşüm merkezi 2024 yılında kapılarını açtı. Merkez bugünün ve geleceğin teknolojilerini etkin ve verimli bir şekilde kullanırken çalışanlara yeni yetkinlikler sağlıyor ve kendi dijital dönüşüm çözümlerini üretiyor.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:46
’Altın Kızlar’, Dubai’de madalya kazandı
Dubai’de gerçekleşen 2026 Dünya Paralimpik Grand Prix Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil eden Bağcılar Belediyesi Bedensel Engelliler Atletizm milli sporcuları başarıya imza attı. Sporculardan Hamide Doğangün gümüş madalya, Zübeyde Süpürgeci ise bronz madalya kazandı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kenti, 2026 Dünya Paralimpik Grand Prix Şampiyonası’na ev sahipliği yapıyor. 46 ülkeden 398 sporcunun mücadele ettiği turnuvada Türkiye’yi temsil eden sporcuların arasında Bağcılar Belediyesi Bedensel Engelliler Atletizm milli sporcuları da yer alıyor. Gümüş ve bronz madalya kazanıldı Başarılarından dolayı ’Altın kızlar’ lakabını alan kızlardan Hamide Doğangün ile Zübeyde Süpürgeci, T53 kategorisi 100 metre kadınlarda piste çıktı. Ömer Cantay antrenörlüğünde zorlu rakiplerine karşı ter döken milli atletlerden Doğangün gümüş madalya, Süpürgeci ise bronz madalya kazandı. Sporcuları tebrik eden Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, "Sporcularımızla gurur duyuyoruz. Hem bize hem de ülkemize büyük bir sevinç yaşattılar. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da maddi ve manevi olarak her zaman onların yanındayız" dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:45
Savunma yapan Aziz İhsan Aktaş: "Verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum"
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve örgüt lideri olduğu öne sürülen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yapıyor.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:07
Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar: 12 yıl 6 ay hapsine karar verildi
Gezi Parkı olaylarında sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla yargılanan menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme Barım’ın iyi hal indirimi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapsine karar verdi. Menajer Ayşe Barım’ın Gezi Parkı olaylarında şirketine bağlı sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan hazırlanan iddianame kapsamında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına devam edildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen tutuksuz sanık Ayşe Barım ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada celse arasında esasa ilişkin mütalaanın açıklandığı belirtildi. Mütalaada, Barım’ın ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Mütalaaya karşı savunma yapan Ayşe Barım, "2025 yılının Ocak ayından beri yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim . Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım. Şu anda kalp pili ile hayatıma devam ediyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri lehimeyken çok ağır bir şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum, avukatlarım da gereken hukuki açıklamayı yapacaktır. Ben sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Bu süreçte sağlığım çok etkilendi beraatimi istiyorum" dedi. Ayşe Barım’ın avukatları da suçlamaları kabul etmedi. Son sözü sorulan Ayşe Barım "Avukatlarımın beyanlarına katılıyorum beraat talep ediyorum" dedi. 2 saatlik aranın ardından kararını açıklayan mahkeme sanık Barım’ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verildi. Mahkeme, sanığın yardım eden sıfatıyla bu suçu işlediğini kaydederek 15 yıl hapis cezasına hükmetti. Mahkeme sanığın sabıkasız kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, yeniden suç işlemeyeceği yolunda olumlu kanaat uyanması ve cezanın failin geleceği üzerindeki muhtemel etkilerini göz önünde bulundurarak iyi hal indirimi ile sanık Barım’ın 12 yıl 6 ay hapsine karar verdi. Mahkeme sanığın hastalığı nedeniyle tedavi görmesi sebebiyle verilen yurt dışı çıkış yasağı kararının devamına da hükmetti. Kararı duyan Ayşe Barım avukatına duruşma salonunda sarılarak ağladı. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Ayşe Barım’ın Gezi Parkı ana davasının aktörlerinden, hükümlü ve firari sanık olarak bulunan Mehmet Ali Alabora, Çiğdem Mater Utku ve Mehmet Osman Kavala isimli şahıslara Gezi eylemlerinin olduğu süreç ve devamında irtibatlı olduğunun tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, ‘Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ isimli firmanın bünyesinde 68 oyuncunun olduğu, bu isimlerin ise Ahmet Rıfat Şungar, Ali Atay, Alp Navruz, Aslı Enver, Aslıhan Gürbüz, Bensu Soral, Bergüzar Korel, Berkay Ateş, Bige Önal, Birce Akalay, Birkan Sokullu, Bülent İnal, Caner Cindoruk, Ceyda Düvenci, Devrim Özkan, Devrim Yakut, Dolunay Soysert, Ece Sükan, Ekin Koç, Erkan Can, Esra Bilgiç, Ezgi Mola, Fahriye Evcen, Fatih Akın, Fatih Artman, Hakan Kurtaş, Halit Ergenç, Hande Erçel, Hazal Kaya, Hümeyra, İbrahim Selim, İpek Bilgin, Lale Mansur, Mehmet Günsür, Mehmet Kurtuluş, Mert Yazıcıoğlu, Merve Dizdar, Metin Akdülger, Miray Daner, Nehir Erdoğan, Nejat İşler, Nur Fettahoğlu, Okan Yalabık, Oktay Çubuk, Philip Arditti, Pınar Deniz, Rıza Kocaoğlu, Selma Ergeç, Serenay Sarıkaya, Serkan Altunorak, Sinem Kobal, Su Burcu Yazgı Coşkun, Şükran Ovalı, Şükrü Özyıldız, Taro Emir Tekin, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor, Afra Karagöz, Çağla Naz Kargı, Defne Burnaz, Ecem Simge Yurdatapan, Elif Uslusoy, Hakan Zavlak, Melis Sevinç, Melisa Bostancıoğlu, Samet Kaan Kuyucu, Sezer Arıçay oldukları kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, söz konusu eylemlerin gelişi güzel ortaya çıkmadığı, bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü, Barım’ın ilgili süreçte halkın sempati duyarak kitleleri peşine sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği aktarıldı. Ayrıca Barım’ın Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir HTS irtibatı bulunmazken Gezi Parkı hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı kaydedildi. Ayşe Barım’ın ID iletişim isimli menajerlik şirketine bağlı oyuncuların Gezi Parkı sürecinde en etkili etiket olan #direngeziparkı, #occupyturkey hastaghlerinin paylaşımlarında olduğu gibi Türkiye’de yaşanan orman yangını ve deprem felaketlerinden sonra Türkiye’yi uluslararası arenada yetersiz gösterme adına sosyal medyada başlatılan #HelpTurkey kampanyasına da sistemsel olarak katıldıklarının belirtildiği iddianamede, bunu Barım’ın etkisinin altında kalarak yaptıkları açıklandı. Hazırlanan iddianamede, Her ne kadar basın yayın organlarında ve sosyal medyada gösterilerin toplum refleksi ile bir anda oluştuğuna dair kanaat oluşturulmaya çalışılsa da olayın sosyal medyada yayılış biçimi, olayı başlatan ve yayılmasında rol oynayan Emine Ayşe Barım’a ait Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ne bağlı sanatçıların ve kurumsal hesabın sürece ilişkin etkili olarak seçilen slogan ve imgelerin eylemin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde yer alan sembollerin paylaşımı ile organize bir şekilde sanatçılar adına kitlesel yayılım sağlamak amacıyla hareket ederek bilinçli bir şekilde yönlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, Barım’ın irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği, bu şekilde olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak bu yönde kendisinin karar bildirerek yön verici ve belirleyici olduğu, kendi şirketine bağlı toplumda tanınan oyuncuları eylemlere yönlendirerek oyuncuların toplumda tanınırlığını ve etki gücünü de kullanarak daha fazla kitleselleşmesini amaçladığı, bunda da kısmen başarılı olduğu, oyuncuların tanık sıfatıyla alınan ifadelerinde kendi iradeleriyle eylemlere katıldıklarını beyan etseler de sanık ile eylemlerin başladığı döneme dair yoğun irtibatlarının içeriğini hayatın olağan akışına uygun olarak açıklayamadıkları, iç ve dış kamuoyu tarafından günlerce takip edilen ve gündemde tutulan olayların kitleselleşmeye başladığı bir dönemde görüşme içeriklerine yönelik ile sanığın eylemlerin olduğu dönemde Gezi Parkı’nda kendileriyle bulunmasına rağmen kaçamaklı cevaplarının sanığı kayırma amacıyla yapıldığı belirtildi. Barım’ın Gezi Parkı eylemleri ile ilgili olarak hem toplumsal hem de küresel algı oluşturulması kapsamında film, belgesel ve video çekimleri yapılmasını sağladığının aktarıldığı iddianamede, ‘önceye ilişkin hiç bir irtibatı olmamasına rağmen ilk kez’ ana dosyada firari sanık Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı döneminde 3 kez, hükümlü Mehmet Osman Kavala isimli şahıs ile 39 kez, hükümlü Çiğdem Mater Utku isimli şahıs ile 14 kez irtibatlarının tespit edildiği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede Ayşe Barım’ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:07
Eyüpsultan’da soyguncular soymaya çalıştıkları kuyumcuyu vurdu
İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde kuyumcuyu soymaya çalışan 3 şüpheli, altınları vermeyen dükkan sahibini vurarak kaçtı. Yaralı kuyumcu hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Olay öğle saatlerinde Eyüpsultan ilçesi Yeşilpınar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre bir araçla gelen 4 şüpheliden 3’ü, Mustafa K.’ya ait kuyumcuya girerek altınları istedi. Altınları vermeyen kuyumcu Mustafa K., soygunculara direndi. Silahını çeken soyguncular Mustafa K.’yı vurarak oradan geldikleri araçla kaçtı. Silah seslerini duyan vatandaşlar, durumu polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılan yaralı kuyumcu dükkanı sahibi Mustafa K.’nın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. "Araba hızlı şekilde gitti, kaç kişi olduklarını bile görmedik" Kuyumcu dükkanının yan tarafında bulunan Abdullah Aksoy, "Kimseyi görmedim sadece birisini kaçarken arkasından arabaya binerken gördüm. Araba hızlı şekilde gitti, kaç kişi olduklarını bile görmedim. Saatini bilmiyorum, çalınan bir şeyi de bilmiyorum. Sadece gördüğüm, olan sese biz dışarı çıktık. Olayı gördük. Kaç kişi olduğunu bilmiyoruz, görmedik. Kuyumcuyu yaraladılar, onu da hastaneye gönderdiler. Durumu iyi diye duydum. Mustafa Bey diye biliyorum soyadını bilmiyorum" şeklinde konuştu. Polis ekipleri yaşanan olayla ilgili inceleme başlattı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:03
Gıdadan kansere kadar etkili yeni kimyasal bileşik patent aldı
Dört üniversitenin ortak çalışmasıyla geliştirilen ve patenti tescillenen yeni kimyasal bileşik, yüksek antioksidan özelliğiyle gıdadan enerji depolamaya, kanser araştırmalarından ileri teknolojilere kadar birçok alanda yenilikçi uygulamaların önünü açıyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nin, İstanbul Üniversitesi, Arel Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi ile ortaklaşa geliştirdiği "Antrakinon Türevi Yeni Bir Bileşik, Sentez Yöntemi ve Çok Alanlı Kullanım Potansiyeli" başlıklı patent resmi olarak tescillendi. Geliştirilen antrakinon türevi, antioksidan özelliği yüksek olan özel bir kimyasal bileşik. Çok sayıda sektörde ticarileştirilebilecek nitelik Yakın Doğu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi NERİTA tarafından yürütülen ve fikri mülkiyet koruması altına alınan çalışma, 2019 yılında başlatılan Ar-Ge sürecinin ürünü. Patent kapsamında yeni bir antrakinon türevi kimyasal bileşik geliştirilirken, bileşiğin çevre dostu, ekonomik ve endüstriyel üretime uygun bir yöntemle sentezlenmesi ortaya kondu. Geliştirilen teknoloji, laboratuvar çalışmasının ötesinde çok sayıda sektörde ticarileştirilebilecek nitelik taşıyor. Gıdadan enerjiye, sağlıktan ileri teknolojilere uzanan kullanım alanı Geliştirilen antrakinon türevi, sahip olduğu yüksek antioksidan özellikler sayesinde gıda, tekstil ve ambalaj sektörlerinde ürünlerin raf ömrünü uzatmaya yönelik koruyucu uygulamalara imkan tanıyor. Bu yönüyle buluş, farklı sektörlerde yaygın kullanım potansiyeli sunuyor. Geliştirilen bileşik, lityum-iyon piller, süperkapasitörler, redoks akış pilleri ve enerji dönüşüm sistemlerinde kullanılabilecek elektrokimyasal özellikler taşıyor. Bu sayede yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkili değerlendirilmesine ve sürdürülebilir enerji depolama çözümlerinin geliştirilmesine katkı sunabilecek. Çalışmanın öne çıkan bir diğer yönü ise sağlık alanındaki potansiyel katkıları. Yapılan laboratuvar çalışmaları, geliştirilen antrakinon türevinin özellikle meme kanseri hücrelerinin çoğalmasını baskılayıcı etki gösterdiğini ortaya koydu. Mevcut tedavilere dirençli ve tedavi seçenekleri sınırlı hasta gruplarında etkili olabileceği değerlendirilen buluş, yeni nesil kanser ilaçlarının geliştirilmesi açısından umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor. "Bu tür çalışmalar, bilimin doğrudan yaşam kalitesine dokunan bir değere dönüşebileceğini ortaya koyuyor" Tescillenen patentle ilgili değerlendirmede bulunan Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, üniversitelerinin bilimsel üretimi somut değere dönüştürmeyi temel bir yaklaşım olarak benimsediğini vurguladı. Geliştirilen bileşiğin gıdadan enerjiye, sağlıktan ileri teknolojilere uzanan geniş bir kullanım alanına sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Günsel, üniversitede yürütülen ve patentle tescillenen bu tür çalışmaların, bilimin doğrudan yaşam kalitesine dokunan bir değere dönüşebileceğini ortaya koyduğunu ifade etti. Üniversitelerinin hedeflerine de değinen Prof. Dr. Günsel, "Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yer alan bir kurum olarak hedefimiz; disiplinler arası çalışmaları destekleyen, yenilikçi, sürdürülebilir ve yüksek katma değer üreten bilimsel projelerle yolumuza kararlılıkla devam etmektir. Bu yaklaşımımızın merkezinde, bilimin toplumun gerçek ihtiyaçlarına dokunması, yaşam kalitesini artıran çözümler üretmesi ve bilimsel bilginin doğrudan toplumsal faydaya dönüşmesi yer alıyor" dedi. "Ortak akıl ve disiplinlerarası çalışmalar, bilimsel üretimin en güçlü itici gücüdür" Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise çalışmanın üniversiteler arası iş birliği ve multidisipliner yaklaşımın somut bir sonucu olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Şanlıdağ, "Bu patent; farklı üniversitelerin ve disiplinlerin bilgi birikimini ortak bir hedef doğrultusunda bir araya getiren güçlü bir akademik iş birliğinin ürünüdür. Günümüz bilim dünyasında kalıcı ve yüksek etkili sonuçlar, ancak ortak akıl ve disiplinler arası çalışmalarla mümkün olabiliyor" dedi. Üniversite olarak bilimsel çalışmaların yalnızca teorik düzeyde kalmamasını önemsediklerini belirten Prof. Dr. Şanlıdağ, "Üniversiteler arası iş birlikleriyle güçlenen multidisipliner projeler, bilginin üretime ve toplumsal faydaya dönüşmesini hızlandırıyor. Bu yaklaşım, üniversitemizin araştırma ve yenilik stratejisinin temel taşlarından biridir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Şanlıdağ, özellikle sağlık alanında yakın zamanda yeni patent başvuruları yapacaklarını da sözlerine ekledi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:02
Eyüpsultan’da soyguncular soymaya çalıştıkları kuyumcuyu vurdu
Eyüpsultan’da kuyumcuyu soymaya çalışan 3 şüpheli, altınları vermeyen dükkan sahibini vurarak kaçtı. Polis ekipleri kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Olay öğle saatlerinde Eyüpsultan Yeşilpınar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre bir araçla gelen 4 şüpheliden 3’ü, Mustafa K.’ya ait kuyumcuya girerek altınları istedi. Altınları vermeyen kuyumcu Mustafa K., soygunculara direndi. Silahını çeken soyguncular Mustafa K.’yı vurarak oradan geldikleri araçla kaçtı. Silah seslerini duyan vatandaşlar, durumu polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılan yaralı kuyumcu dükkanı sahibi Mustafa K.’nın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. "Araba hızlı şekilde gitti, kaç kişi olduklarını bile görmedik" Kuyumcu dükkanının yan tarafında bulunan Abdullah Aksoy yaşanan olayı anlattı. Aksoy, "Kimseyi görmedim birisini arabaya binerken gördüm. Kaçarken arkasından gördüm. Araba hızlı şekilde gitti, kaç kişi olduklarını bile görmedim. Saatini bilmiyorum, çalınan bir şeyi de bilmiyorum. Sadece gördüğüm, olan sese biz dışarı çıktık. Olayı gördük. Kaç kişi olduğunu bilmiyoruz, görmedik. Kuyumcuyu yaraladılar, onu da hastaneye gönderdiler. Durumu iyi diye duydum. Mustafa Bey diye biliyorum soyadını bilmiyorum" şeklinde konuştu. Polis ekipleri yaşanan olayla ilgili inceleme başlattı. (DH-RU
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:59
Dursun Özbek: "Söyleyen kişilerin başkanları karıştırdığını düşünüyorum"
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile arasında geçtiği iddia edilen konuşmayla ilgili yaptığı açıklamada, "Bunu söyleyen kişiler ne Galatasaray camiasını tanıyor, ne Galatasaray başkanını tanıyor, ne Galatasaray değerlerini tanıyor. Böyle bir şey Galatasaray'ın aklından geçmez. Söyleyen kişilerin başkanları karıştırdığını düşünüyorum" dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:57
Trendyol Sanat’tan fotoğraf sergisi ’Beyond the Vanishing Point’e destek
Dünyaca ünlü sanatçı Ahmet Ertuğ’un Venedik’te 21 Şubat tarihinde açılacak fotoğraf sergisi ‘Beyond the Vanishing Point’, Trendyol Sanat’ın katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Le Stanze della Fotografia’da 6 Nisan’a kadar gezilebilecek sergide, Ayasofya’nın anıtsal kubbesi tüm görkemiyle yer alıyor. Ayasofya’dan Pantheon’a uzanan 29 büyük boyutta basılmış fotoğraf ile Doğu ile Batı arasında tarihsel mimari bir bağ kuran sergi, çoğu zaman erişimi kısıtlı veya gizli kalmış mekanların derinliklerini sanatseverlerle buluşturuyor. Türkiye’de kültür sanatın dijitalleşmesine ve geniş kitlelere ulaşmasına öncülük edenlerden Trendyol Sanat, dünya çapında tanınan mimar ve fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ’un Venedik’teki sergisinin ana destekçisi oldu. Avrupa’nın en prestijli sanat merkezlerinden Le Stanze della Fotografia’da Denis Curti’nin küratörlüğünde 21 Şubat-6 Nisan tarihlerinde kapılarını açacak olan sergi; Ertuğ’un erişimi kısıtlı veya gizli kalmış 29 mimari şaheseri tüm görkemiyle gün yüzüne çıkaran fotoğraflarından oluşuyor. Mimari hafızanın izinde yarım asırlık bir yolculuk Türkiye’nin kültürel mirasını ve mimarisini 50 yılı aşkın süredir dünyaya tanıtan mimar-fotoğrafçı Ahmet Ertuğ, sergi ile ilgili olarak şunları ifade etti: "Elli yılı aşkın süredir çalışmalarımı Avrupa, Akdeniz ve ötesindeki mimari ve kültürel mirası fotoğraflamaya adadım; insan üreticiliğinin, hafızanın ve tarihin kesiştiği mekânlara odaklandım. Bu kareler, mimarinin hem sürekliliği hem dönüşümü nasıl bünyesinde taşıdığını görünür kılıyor. Kültürleri, çağları ve coğrafyaları birbirine bağlarken, insanın anlam ve güzellik taşıyan mekânlar oluşturma arzusunun evrenselliğini doğruluyor. Mimarlık geçmişimden dolayı fotoğrafı yalnızca belgeleme aracı değil, bir yorumlama biçimi olarak görüyorum. Mimariyi, onu oluşturanların gözünden deneyimlemenin ve görünür kılmanın bir yolu. Venedik’te Le Stanze della Fotografia’da yer alan bu sergi, İtalya’nın mimari mirasına ve onun Akdeniz dünyasıyla kurduğu derin diyaloğa odaklanan fotoğraflarımdan bir seçki sunuyor. Fotoğraflar, izleyiciyi çoğu zaman gizli, uzak ya da erişilmesi güç mekânlara davet ederek, aksi hâlde yalnızca hafıza ya da hayal gücüyle bilinebilecek alanlarla mahrem bir karşılaşma öneriyor." Sergide, Ertuğ’un 810 inç büyük format bir körüklü kamera ve filmle çalışarak yavaş, bilinçli ve tefekküre dayalı bir süreçle çektiği 29 devasa fotoğraf arasında İtalya’daki tarihi katedraller, saraylar, tiyatrolar, kütüphaneler ve müzeler yer alıyor. Ayasofya’nın anıtsal kubbesi de tüm görkemiyle sergide Platformun katkı sunduğu Le Stanze della Fotografia’daki sergiyi gezenler için en etkileyici fotoğraflardan birisi ise, Türkiye’den tek bir kare olacak: Ayasofya’nın anıtsal kubbesi. Altıncı yüzyıldan bu yana, zeminden 55 metre yüksekte asılı duran merkez kubbenin çevresindeki yarım kubbelerin de kadraja girdiği fotoğraf, İstanbul ve Venedik arasındaki yüzyıllara yayılan mimari sürekliliğe tanıklık ediyor. Sergideki fotoğraflar, mimarinin kültürler, dönemler ve coğrafyalar arasında hem süreklilik hem dönüşüm taşıdığını gösteriyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder