SPOR - 03 Mart 2026 Salı 17:27

Ziraat Türkiye Kupası: İstanbulspor: 0 - Boluspor: 0

A
A
A
Ziraat Türkiye Kupası: İstanbulspor: 0 - Boluspor: 0

Ziraat Türkiye Kupası A Grubu 4. ve son haftasında İstanbulspor evinde karşılaştığı Boluspor ile 0-0 berabere kaldı.



Maçtan dakikalar


1. dakikada David Sambissa’nın pasında sol tarafta topla buluşan Ertuğrul Sandıkcı’nın rakiplerini geçmeye çalışırken, ceza yayının içinden vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. VAR’ın uyarasıyla maçın hakemi Asen Albayrak ofsayt gerekçesiyle golü iptal etti.


52. dakikada Musab Ayberk Çolak’ın sol kanattan pasında topla buluşan Soner Salih Yavuz’un sol çaprazdan ön direğe vuruşunda kaleci Türker Dırdıroğlu meşin yuvarlağı kornere çeldi.


64. dakikada sol taraftan ceza sahası içine giren Soner Salih Yavuz, Abdurrahman Üresin’in müdahalesiyle yerde kaldı ve hakem Asen Albayrak penaltı noktasını gösterdi.


66. dakikada penaltıda topun başına geçen David Sambissa’nın vuruşunda kaleci Türker Dırdıroğlu, sol tarafına gelen meşin yuvarlağı kurtardı.


72. dakikada Can Arda Yılmaz’ın geri pasında araya giren Eren Arda Şen’in ceza sahası içinde kaleci Türker Dırdıroğlu ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda Türker meşin yuvarlağı çeldi.



Stat: Necmi Kadıoğlu


Hakemler: Asen Albayrak, Ömer Tevfik Özkoç, Ramazan Ufuk Avdaş


İstanbulspor: Mücahit Serbest, Muhlis Dağaşan, Demir Mermerci, Berat Bozkuş, Musab Ayberk Çolak, Vefa Temel (Bilal Berat Polat dk. 67), Fahri Kerem Ay, David Sambissa (Türker Yılmaz dk. 67), Phellipe Araujo (Soner Salih Yavuz dk. 51), Alieu Cham (Efe Alikan dk. 80), Ertuğrul Sandıkcı (Eren Arda Şan dk. 67)


Yedekler: Muhammed Kaan Akdağ, Turan Deniz Tuncer, Demeaco Duhaney, Ahmet Yusuf Ayçiçek


Teknik Sorumlu: İlyas Öztürk


Boluspor: Türker Dırdıroğlu, Abdurrahman Üresin, Mert Çetin, Gökhan Akkan, Abdulsamet Kırım, Harun Alpsoy, Mustafa Alptekin Çaylı, Burak Topçu (Muhammet Mustafa Yıldız dk. 74), Can Arda Yılmaz (Can Polat Aydın dk. 74), Temel Çakmak (Egemen Kazancı dk. 70), Berke Yılmaz (Muhammet Bedirhan Açıkgöz dk. 57)


Yedekler: Kaan Alp Dizbay, Atay Akgün, Arda Tuğra Saygı, Kerem Özdemir, Ensar Akbulut


Teknik Direktör: Suat Kaya


Sarı kartlar: Alieu Cham, Demir Mermerci (İstanbulspor), Can Arda Yılmaz (Boluspor)


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.