EKONOMİ - 16 Aralık 2025 Salı 14:21

Vodafone, Türkiye’deki 20’nci yılını 5G ile kutlayacak

A
A
A
Vodafone, Türkiye’deki 20’nci yılını 5G ile kutlayacak

Önümüzdeki yıl Türkiye’deki 20’nci yaşını kutlayacak olan Vodafone’un bugüne kadar yaptığı yatırımın reel değeri 480 milyar TL’yi aştı. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, "Global tecrübemiz, yerel uygulama gücümüz, sağlam altyapımız ve müşteri deneyimine yönelik yenilikçi uygulamalarımızla 5G’li yeni döneme dünden hazırız" dedi.



Vodafone, Türkiye pazarına yatırımlarını sürdürüyor. Önümüzdeki yıl Türkiye’deki 20’nci yaşını kutlayacak olan şirketin bugüne kadar yaptığı yatırımın reel değeri 480 milyar TL’yi aştı. Ekim ayında gerçekleşen 5G yetkilendirme ihalesinde verdiği teklifle Türkiye’ye 2025 yılında yapılan en büyük üçüncü uluslararası doğrudan yatırıma imza atan şirket, altyapıdan müşteri memnuniyetine kadar her alanda hayata geçirdiği yenilikçi uygulamalarla 5G’ye hazır durumda. Son 5 yılda şebekesine 80 milyar TL’yi aşkın yatırım yaparak kapasitesini 3 kattan fazla artıran şirket, bu süreçte müşteri memnuniyeti alanında yaptığı çalışmalarla da en düşük müşteri kaybına sahip operatör olduğunu açıkladı. Şirket, 1 Nisan 2026 itibarıyla 81 ilde 922 ilçeye sunulacak 5G hizmetiyle, kapsama ve kullanıcı sayısı bakımından Vodafone Grubu’nun dünyada yaptığı en büyük 5G lansmanına imza atacak.



Şirketin 2025 yılı performansını ve 2026 hedeflerini paylaşmak üzere düzenlenen toplantıya Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcıları katıldı.



"Bugüne kadar yaptığımız toplam yatırımın reel değeri 480 milyar TL’yi aştı"


Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, "Şirket olarak, 2026’da Türkiye’deki 20’nci yılımızı kutlayacak olmanın gurur ve heyecanı içindeyiz. Türkiye’nin en büyük uluslararası doğrudan yatırımlarından birine imza atarak çıktığımız bu yolda ülkemiz için değer oluşturma odağımızı ilk günden beri güçlü bir şekilde sürdürüyoruz. Bu odakla bugüne kadar yaptığımız toplam yatırımın reel değeri 480 milyar TL’yi aştı. Bu yıl gerçekleşen 5G yetkilendirme ihalesi için yaptığımız yatırımla Türkiye’ye 2025 yılında yapılan en büyük üçüncü uluslararası doğrudan yatırıma imza attık. Vodafone’un 5 kıtadaki 5G deneyiminden aldığımız güç ve Türkiye’de yaptığımız tüm bu yatırım ve hazırlıklarla 5G’ye hazırız. 5G’ye geçiş sürecinin iyi işleyen bir sabit genişbant politikası ve eşit altyapı erişimiyle desteklenmesinin de sektörümüzde adil rekabetin tesisi ve en yeni teknolojilerin tüketicilere en iyi şekilde ulaşması için kritik olduğuna yürekten inanıyoruz. 5G’li yeni döneme altyapının yanı sıra müşteri memnuniyetinde de güçlü bir hazırlıkla giriyoruz. Yapay zekâ tabanlı Şebeke Kalite Endeksi modeliyle şebeke kaynaklı müşteri şikâyetlerinde 2025’te bir önceki yıla göre yüzde35 iyileşme kaydettik. Türkiye’de 5 yıldır en düşük müşteri kaybına sahip operatör olmayı sürdürüyoruz. Geçtiğimiz yıl başlattığımız Memnuniyet Merkezi programı kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarla müşteri deneyiminde önemli iyileşmeler sağladık. Geçtiğimiz yıldan bu yana müşteri memnuniyeti anketlerimizde 8 puanlık bir artış görüyoruz. 5G ile hızlanacak dijital devrimin olmazsa olmaz unsurlarından biri de veri merkezleri. DAMAC Digital ortaklığıyla İzmir’de kurduğumuz ve toplam 100 milyon dolar yatırım tutarına ulaşacak veri merkezimizi önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde açmayı planlıyoruz. 2026 bizim için 5G yılı olacak. Global tecrübemiz, yerel uygulama gücümüz, sağlam altyapımız ve müşteri deneyimine yönelik yenilikçi uygulamalarımızla 5G’li yeni döneme dünden hazırız" ifadelerini kullandı.



Finansal peformans


Yapılan açıklamaya göre, Vodafone Türkiye’nin Nisan-Eylül 2025 döneminde servis gelirleri 64,8 milyar TL; Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı ise 23,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Mobil abone sayısı 25,5 milyona, sabit genişbant abone sayısı 1,4 milyona ulaşan şirketin, Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanalları kullanan aylık aktif müşteri sayısı 17,8 milyon olurken, bu müşterilerin aylık toplam etkileşimi 430 milyon olarak kaydedildi. Operatör müşterilerinin mobil data kullanımı ise 2.721 petabyte’a yükseldi. Şirket yaklaşık 50 milyar TL’lik satın alma hacmi ve dolaylı olarak oluşturduğu 36 bin kişilik istihdamla, tedarikçiler ve iş ortaklarından oluşan büyük bir ekosisteme sahip bulunuyor.



Müşteriler 56,6 milyar TL tasarruf etti


Şirket, 2025’te bireysel müşterileri için özellikle Vodafone FLEX ve Vodafone Happy platformları üzerinden avantajlar sunmaya devam etti. FLEX’te son 1 yılda farklı markalardan 2 milyondan fazla teknolojik ürün ve satış sonrası hizmet paketini müşterileriyle buluşturan şirket, 60’tan fazla kampanya gerçekleştirdi. Şirket, FLEX ile önümüzdeki 5 yılda 10 milyon ürünü müşterilerine ulaştırarak onları 5G’nin yenilikçi dünyasına taşımayı hedefliyor. Diğer yandan, telekom sektörünün en büyük sadakat platformu Happy’de 25 milyon Vodafone’lu için 50’den fazla marka indirim kampanyası düzenleniyor. Son bir yılda Happy’den 2,3 milyon marka indirim kodu alındı ve bu indirimlerle toplam 638 milyon TL değer sunuldu. Operatör müşterileri ise toplam 56,6 milyar TL tasarruf etti.



Kurumsal müşteri sayısı 2 milyonu aştı


Şirket, "Vodafone Business" çatısı altında, Türkiye’de 2 milyon 100 bin küçük ve orta ölçekli işletmeye ve 6 bin büyük ölçekli kuruma iletişim altyapısı ve ileri teknoloji çözümleri sunuyor. Geçtiğimiz mali yılın ilk yarısına göre bulut hizmetlerinde yüzde 88, siber güvenlik hizmetlerinde ise yüzde65 büyüme kaydeden şirket, bu yılın sonunda her ölçekten kurumsal müşterisinin en az yüzde75’ini dijital teknoloji servislerinin tamamına erişilebilen Red Konsol platformuna taşımayı hedefliyor. 2025’te inovasyon merkezi MEXT’teki Vodafone Business Teknoloji Deneyim Alanı’nı yenileyen şirket, Gaziantep’te de Model Fabrika’nın içinde Vodafone Business Tech Hub’ın açılışını gerçekleştirdi.



Müşteri memnuniyeti puanı 5 üzerinden 4,62’ye yükseldi


Şirket, 2025’te yüzde83’ü kadın olan 4.200 müşteri temsilcisi ve kişisel dijital asistan TOBi ile hizmet vermeye devam etti. Müşterilerinin yüzde95’inin taleplerini 24 saat içinde çözüme ulaştıran şirket, 542 Müşteri Hizmetleri memnuniyet puanını 5 üzerinden 4,62’ye yükseltti. Ayda ortalama 30 milyon sohbet ve 100 milyonu aşkın diyalog gerçekleştiren TOBi’nin memnuniyet puanı 5 üzerinden 4,3’e ulaştı.



Toplam 23,7 milyon haneye fiberle hizmet verecek


Şirket, 2025 yılının son çeyreğinde Türksat ile stratejik altyapı işbirliğine imza attı. Buna göre, Ocak 2026 itibarıyla 1,3 milyon haneye daha fiber internet hizmeti sunmaya başlayacak olan şirket, kendi fiber altyapısına ek olarak diğer altyapıları da kullanarak toplam 23,7 milyon haneye fiberle hizmet verecek. Böylece, fiber internet teknolojisini Türkiye’de en fazla sayıda haneye verme olanağına sahip telekom operatörü olacak.



Türkiye, global ölçekte stratejik bir merkez haline geldi


2025’te Vodafone Grubu test ve inovasyon ortamını İspanya’dan Türkiye’ye taşıdı. İstanbul’da kurulan açık alan test ortamındaki yeni nesil mobil şebekede Open RAN, Massive MIMO, RedCap ve Ambient IoT gibi birçok yeni teknoloji ve özellik test edilerek 5G ve 6G’ye giden yolda yenilikçi çözümler tanıtılacak. Bu yeni gelişmeyle, Türkiye global ölçekte stratejik bir merkez haline geldi. Diğer yandan, Vodafone Türkiye’nin yapay zekâ destekli ve müşteri odaklı olarak yönettiği şebekesinde sunduğu deneyim kalitesi sayesinde, son 2 yılda net tavsiye skorunda yüzde30’u aşan iyileşme sağlanırken, müşteri şikayetleri yarı yarıya azaldı.



Sistemlerinde 100’den fazla yapay zekâ modeli çalışıyor


Şirket, 2025’te yapay zekâ dönüşümüne de hız verdi. Yapay zekâyı kurum genelinde sürdürülebilir biçimde kullanabilmek amacıyla modern ve ölçeklenebilir bir altyapı geliştiren şirket, veri merkezinde yapay zekâ uygulamalarına özel tasarlanmış ve yeni nesil GPU teknolojileri barındıran bulut temelli platformu sayesinde hem geleneksel hem de üretken yapay zekâ modellerini güvenli bir şekilde çalıştırabiliyor. Sistemlerinde 100’den fazla yapay zekâ modeli çalışan şirket, müşteri deneyimini geliştirmek için dijital asistanlarını daha sezgisel, anlayan ve doğru yönlendirme yapan bir yapıya taşıyor; şebekesini daha verimli ve öngörülü yönetmek için yapay zekâ destekli analiz sistemlerinden yararlanıyor; operasyonlarında tekrarlayan işleri azaltarak çalışanların uzmanlık gerektiren alanlara odaklanmasını sağlayan çözümler geliştiriyor; pazarlama alanında müşterilerine daha kişisel ve ilgili deneyimler sunmayı hedefleyen yapay zekâ modellerinden yararlanıyor.



Son 1 yılda 141 çalışan ebeveyn izninden yararlandı


Şirket, 2025’te Türkiye’nin en iyi çalışan deneyimini sunan işvereni olma yolunda da adımlar attı. Son 4 yıldır hibrit çalışma modelinin uygulandığı şirkette ortalama olarak haftada 2 gün ofisten, 3 gün de evden çalışılıyor. Çocuk sahibi olan ya da evlat edinen tüm çalışanlara, cinsiyet fark etmeksizin, 16 haftalık ücretli izin hakkının sunulduğu ebeveyn izninden geçtiğimiz yıl 92 erkek ve 49 kadın çalışan yararlandı. Diğer yandan, Vflexy esnek yan haklar programı kapsamında, tüm çalışanlara, sağlık sigortasından yemek ve ulaşım desteğine kadar yan haklarını kişisel ihtiyaçlarına göre şekillendirme imkânı sağlanıyor. Düzenli olarak yapılan Sağlık Festivali ile de çalışanlar için ofis ergonomisinden HPV aşısı uygulamasına, göz ve işitme taramalarından kan tahlillerine kadar birçok sağlık hizmeti sunuluyor.



Vakıf projeleriyle kadın ve çocuklara ulaşıyor


Şirket, 2025’te sosyal alandaki yatırımlarına da devam etti. Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği ortaklığında ortaokul ve lise öğrencilerine yapay zekâ eğitimleri vermek amacıyla yürütülen "Yapay Zekâ Yıldızları" projesinde, yeni dönemde 55 bin öğrenciye ulaşılması hedefleniyor. Vakfın Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile hayata geçirdiği "Dijital Benim İşim" projesinde, 11 deprem ilinde 15 binden fazla kadına Dijital Pazarlama ve Dijital Okuryazarlık eğitimleri verildi. Anne Çocuk Eğitim Vakfı işbirliğiyle Hatay, Gaziantep ve Adıyaman’da hayata geçirilen Çocuk ve Aile Merkezleri ile de 2 yılda 18 binin üzerinde çocuk, ebeveyn ve genç kadına ulaşıldı.



60 bin kişiye doğa eğitimi vermeyi hedefliyor


Sürdürülebilirlik alanında 2028’e kadar Avrupa’da ve 2040’a kadar tüm değer zincirinde net sıfır operasyona ulaşmayı hedefleyen şirket, hem kendi operasyonlarında iklim krizinin etkilerini en aza indiriyor, hem de dijital altyapısı ve IoT çözümleriyle müşterilerinin karbon ayak izlerini azaltmasına destek oluyor. Son olarak WWF Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle "Dünya İçin Lazım" projesini hayata geçiren şirket, bu kapsamda önümüzdeki 1 yılda 15 ton elektronik atığı dönüştürmeyi ve 60 bin kişiye doğa eğitimi vermeyi hedefliyor. Projede şu ana kadar 3,5 ton e-atık toplandı, doğa eğitimleriyle 39 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Projeye destek veren gönüllü sayısı ise 232 oldu.



Vodafone, Türkiye’deki 20’nci yılını 5G ile kutlayacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Uzmanından "Açlığı taklit eden diyetle hücresel yenilenme mümkün olabilir" açıklaması Son yıllarda sıkça konuşulan FMD diyetini değerlendiren Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ‘kıtlık varmış’ sinyali gönderir. Bilimsel çalışmalar, periyodik olarak uygulanan FMD diyeti ile enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikliyor" Beslenme biliminin, son on yılda kabuk değiştirdiğini belirten Erden, "Beslenme bilimi artık yalnızca ne yediğimizle değil, yemediğimiz anlarda vücudumuzda neler olduğuyla daha fazla ilgilenmeye başladı. Odak noktamız sadece tartıdaki rakamlar değil, DNA hasarının onarımı, mitokondriyal verimlilik ve hücresel düzeyde sağlığın sürdürülebilirliği. "Fasting Mimicking Diet" adı verilen FMD diyeti de açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikleyen 5 günlük bir program" diye konuştu. "Hücreye ‘büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir" Vücudumuzun, evrimsel süreç boyunca bolluk ve kıtlık dönemlerine uyum sağlayacak şekilde programlandığına dikkat çeken Erden, "Ancak modern dünyadaki kesintisiz kalori alımı, vücudun hayatta kalma mekanizmalarını pasifize etmektedir. Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ’kıtlık varmış’ sinyali göndererek belirli makro besin dengelerine dayalı bir protokoldür. Besin alımının kontrollü kısıtlanmasıyla birlikte vücutta insülin ve IGF-1 seviyeleri düşer. Bu düşüş, hücreye ’büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir. Aynı zamanda vücut, birincil yakıtı olan glikozdan, yağ asitlerinin oksidasyonu sonucu oluşan keton cisimciklerine geçiş yapar" ifadelerini kullandı. "Hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar" Otofaji sürecine dikkat çeken Erden, "FMD’nin kalbinde yatan en kritik süreç otofajidir. Kelime anlamıyla ’kendi kendini yeme’ olan bu mekanizma, hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar. Bilimsel çalışmalar, periyodik FMD uygulamalarının bu temizlik sürecini tetikleyerek enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" Klinik sonuçlara değinen Erden, "İnsanlar üzerinde yapılan klinik denemelerde, ayda bir kez uygulanan FMD protokolünün bel çevresinde azalma, kan basıncında iyileşme ve sistemik enflamasyon göstergelerinde düşüş sağladığı gözlemlenmiştir. Ancak bu yaklaşım bir harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" diye konuştu. "Bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere yol açabilir" Risklere dikkat çeken Erden, "Bu tür kısıtlayıcı protokollerin bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere ve özellikle bazı kronik hastalıklarda ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği veya yeme bozukluğu öyküsü olan bireylerde bu protokoller hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısıyla kalori kısıtlamasıyla hücresel yenilenmenin mümkün olup olmadığı sorusunun yanıtı bilimsel olarak şartlı bir evettir. FMD, doğru metabolik profile sahip bireylerde, uzman gözetiminde ve belirli periyotlarla uygulandığında fayda sağlayabilir" dedi. Sürdürülebilirliğe vurgu yapan Erden, "Beslenme biliminin temel taşı sürdürülebilirliktir. Beş günlük bir disiplin, yılın geri kalanındaki kötü beslenme alışkanlıklarını telafi edemez. Gerçek hücresel sağlık, kısa vadeli müdahaleler ile uzun vadeli dengeli beslenme alışkanlıklarının birlikte yürütülmesiyle mümkündür" diye konuştu.
Samsun Çözünebilir lifler kolesterolü düşürebilir Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzelerin düzenli tüketilmesinin önemli olduğunu, çözünebilir liflerin kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebildiğini söyledi. Liv Hospital Samsun, Kardiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla bilgilendirmelerde bulunarak "Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su için. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir" dedi. Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığının edinilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Kalp hastalıkları için risk oluşturan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo ve yüksek kolesterol durumuna sağlıklı beslenme alışkanlığı ile olumlu bir katkıda bulunulabilir. Kan dolaşımındaki kolesterolün yüzde 75’i karaciğerde, yüzde 25’i ise aldığımız gıdalardan emilir. Gıdalarla aldığımız yağın miktarı ve türü kan kolesterol düzeyine önemli ölçüde etki eder. Dolaşımdaki fazla kolesterol, kalbi besleyen damarların iç yüzeylerinde ’plak’ adı verilen birikimler yapar. Bu plaklar da büyüyerek kan dolaşımını engeller. Ancak kalp hastalığına yol açan asıl etken yağın miktarından ziyade yağın türüdür. Ayrıca günde 6 gramdan fazla tuz tüketilmemelidir" diye konuştu. Yapılması gerekenin günlük kalorinin en fazla yüzde 30’unu yağlardan almak ve ’kötü’ yağları ’iyi’ yağlarla değiştirmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Doymuş ve trans yağların tüketimi ’kötü kolesterol’ olarak bilinen LDL kolesterol düzeyini, dolayısıyla kalp hastalığı riskini artırır. Bu tip yağlardan alınan toplam kalorinin yüzde 10’unu aşmaması gerekiyor. LDL kolesterolü yüksek ya da kalp hastası olanlarda bu oran yüzde 7’nin altına, kolesterol alımı ise günde 200 miligramın atına inmelidir. Margarin, kırmızı et, yumurta sarısı, tam yağlı süt ve ürünleri, kızarmış gıdalar, hamburger ve benzerleri, ticari unlu mamuller bu tür ’kötü’ yağların başlıca kaynaklarıdır. Doymamış yağlar ise LDL kolesterol düzeyini düşürürken ’iyi kolesterol’ olarak adlandırılan HDL kolesterolü artırır. Zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı, balık, ceviz, soya fasulyesi bu ’iyi’ yağların kaynaklarıdır ve günlük kalorinin en fazla yüzde 30’u olması gereken yağ tüketiminde bunlara ağırlık verilmelidir" şeklinde konuştu. Kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenlerden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, şunları söyledi: "Orta derecede karbonhidratlar, proteinler ve az miktarda ancak sağlıklı yağlardan oluşan dengeli öğünlerle beslenin. Tam yağlı süt ve ürünleri yerine yağı azaltılmış olanları tercih edin. Haftada 4 yumurtadan fazlasını yemeyin. LDL kolesterolü yüksek kişiler yumurta sarısı bakımından daha da dikkatli olmalıdırlar. Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir."