SAĞLIK - 03 Temmuz 2025 Perşembe 11:18

Uzmanlar uyarıyor: "Sıcaklıkların anormal derecede artmasıyla kalp krizleri artabiliyor"

A
A
A

Yüksek sıcaklıkların kalp sağlığına etkisine yönelik konuşan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Samim Emet, "Sıcakla beraber kalbin 1 dakikada iş yükü 2 katına çıkmakta. Özellikle 50 yaş üzerinde ek hastalıkları olanlar, hipertansiyon, diyabet, kronik böbrek yetmezliği, kalp yetersizliği, by pass gibi durumların varlığında hastalarımızın çok daha dikkatli olması lazım. Terlemeyle çok ciddi su kayıpları olabiliyor, hastamız da az su tüketimi yapan bir hastaysa ciddi anlamda tansiyon düşüklükleri, bayılmalar, hayatı tehdit eden aritmiler olabiliyor. Yaz aylarında, sıcaklıkların anormal derecede artmasıyla da kalp krizleri artabiliyor, spor etkinliklerine de çok dikkat etmemiz lazım" dedi.

Yaz aylarında aşırı sıcaklar ve nemin vücut sağlığına olumsuz etkilerde bulunabildiğini belirten uzmanlar uyarıyor. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Samim Emet de kalp ve dolaşım sistemi hastalığı olan kişilerin bu süreçlerde daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Bunaltıcı sıcakların kalbin iş yükünü artırdığını söyleyen Doç. Dr. Emet, sıvı tüketimi ve spor konusunda dikkatli olunması gerektiğini aktardı.

"Sıcakla kalbin 1 dakikada iş yükü 2 katına çıkmakta"

Sıcaklıkların kalp sağlığı üzerindeki etkisine yönelik konuşan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Samim Emet, "Günümüzde sıcaklıklar artık biraz mevsim normallerinin üzerine çıkmaya başladı. Hastalarımızı uyarmayı önemli buluyoruz, sıcaklarla beraber özellikle yüksek tansiyon hastalarında ciddi problemler olabiliyor. Tansiyon ilaçlarının bazıları susatma isteğini azaltmış olabiliyor, su alımını azaltmış hastalarda ciddi sorunlar, terlemeyle su kayıpları, bayılmalar, tansiyonlarda aşırı düşmeler ve ya kalbin iş yükünde ciddi artışlar görebiliyoruz. Sıcakla beraber bir kalbin 1 dakikada iş yükü 2 katına çıkmakta, terlemeyle beraber sıvı elektrolit kayıpları, susuzluk durumunun oluşması böbrek, kalp yetersizliği bunlar hep kardeş hastalıklar, beraber bulunuyor maalesef. Bu durumlar da hastaları ciddi sıkıntıya sokabilmekte. İlaçlarıyla ilgili yeniden bir düzenleme gerekebiliyor. O açıdan hekimleriyle irtibat halinde bulunmak, kış döneminde yeterli olan dozun yaz döneminde değişme gösterebileceğinin farkında olunması konusunda bilgilendiriyoruz" dedi.

"Yaz aylarında sıcaklıkların anormal derecede artmasıyla da kalp krizleri artabiliyor"

Sözlerine devam eden Doç. Dr. Emet, "Özellikle 50 yaş üzerinde ek hastalıkları olanlar, hipertansiyon, diyabet, kronik böbrek, kalp yetersizliği gibi, koroner arter hastalığı geçirmiş, by pass, stent öyküsü bulunması gibi hastalık varlığında hastalarımızın çok daha dikkatli olması lazım. Elzem değilse güneşin en yoğun olduğu 11.00 ve 15.00 arasında çok fazla dışarıda bulunmamaları, bulunacaklarsa şapka takarak çıkmaları ve mümkün olduğunca yanlarında su bulundurarak su ihtiyacını gidermeleri şeklinde uyarılarda bulunuyoruz. İdrar söktürücü özelliği olan tansiyon ilaçları bulunuyor, bu ilaçlar susuzluk hissini maalesef bir miktar azaltmış olabiliyor. Terlemeyle çok ciddi su kayıpları mümkün olabiliyor, hastamız da az su tüketimi yapan bir hastaysa ciddi anlamda tansiyon düşüklükleri, bayılmalar, çarpıntı hisleri, elektrolit bozuklukların getirebileceği aritmiler, böbrek yetersizlikleri hayatı tehdit eden aritmiler olabiliyor. 2025 yılında New York’ta bir çalışma yapılmış, burada inmelerin yaz aylarında belirgin olarak 2 kata kadar artabildiği gözlemlenmiş. Nem oranı ve sıcaklığın beraber olduğu durumlarda da inmelerin 2 kata yakın arttığını gösteriyor, nem oranı çok etkiliyor, yüzde 70 orada bir sınırımız var. Yaz aylarında sıcaklıkların anormal derecede artmasıyla da kalp krizleri artabiliyor. Kışın da aynı şekilde söz konusu, aşırısı soğuklar da kalp krizlerini artırıyor. Yaz aylarında ağır sporlardan, egzersizlerden kaçınmak gerekiyor. Kişilerin kardiyoloji kontrolüyle beraber kendilerine uygun egzersizin planlaması anlamında hekimleriyle görüşmeleri gerekmekte " şeklinde konuştu.

"Sıcaklarda spor etkinliklerine çok dikkat etmemiz lazım"

Yaz aylarında spor yaparken dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Emet, sözlerine şöyle devam etti:

"Yaz aylarında özellikle sıcaklarda spor etkinliklerine çok dikkat etmemiz lazım, sadece halı saha değil, tenis, diğer açık hava sporlarıdır hepsinde dikkatli olmakta fayda var. Genetik bazı aritmik kalp hastalıkları da var, çok genç yaşta, 10’lu yaşlarda bile ortaya çıkabiliyor. Güzel bir etkinlik kötü sonuçlanabilir, maalesef karşılaşıyoruz da. Eğer tütün kullanıyorsak, ailemizde genç yaşta bazı kalp hastalıkları açısından öyküler varsa, onun dışında ek hastalıklarımız varsa mutlaka bir kardiyak kontrolden geçerek bir spor işine girmemiz gerekiyor. Özellikle de sıcak aylarda buna ekstra özen gösterilmesi gerekiyor. 28 yaşında, üniversiteyi yeni bitirmiş bir arkadaşımız da bir halı saha maçı sırasında kalp kriziyle geldi, tabi bu hastalarda biraz daha pıhtılaşmaya eğilim açısından genetik riskler var mı diye araştırıyoruz. Her hastamızda, gencimizde böyle olacak diye bir şey yok. Mutlaka bir alt yapı, bilinmeyen bir hastalık ortaya çıkabiliyor. Teşhisi ilk kalp kriziyle koyduğumuz hastalar oluyor."

Hasibe Karadağ - Emre Baba

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.