GÜNDEM - 04 Mart 2026 Çarşamba 10:43

Tuzla’daki Mehmet Akif Ersoy vapuru yeniden İstanbul’a hizmet edecek

A
A
A
Tuzla’daki Mehmet Akif Ersoy vapuru yeniden İstanbul’a hizmet edecek

Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, yıllardır bakımsız kalan ve Tuzla Belediyesi’nin gençlik gemisi olarak kullandığı Mehmet Akif Ersoy vapurunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) devredildiğini açıkladı. Başkan Bingöl, bu devrin ardından vapurun İstanbul Şehir Hatları tarafından onarılarak yeniden deniz ulaşımına kazandırılacağını ve kültürel faaliyetlere ev sahipliği yapacağını duyurdu.



1988 yılında Haliç Tersanesi’nde inşa edilen ve motorlu yolcu vapuru olarak İstanbul Boğazı’nda seyir yapan Mehmet Akif Ersoy, 2011 yılında filodan çıkarılmasının ardından 2014 yılında Tuzla Belediyesi’ne devredilmişti. Uzun yıllar bakımsız kalan vapur, Başkan Bingöl’ün girişimleriyle yeniden hayata dönmeye hazırlanıyor.



"Gençlik gemisini yeniden hayata döndürüyoruz"


Tuzla Belediyesi tarafından gençlerin sanat ve eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapan vapur, yeni dönemde yeniden denizle buluşacak. Başkan Bingöl, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:


"Mehmet Akif Ersoy Gençlik Gemimizi baştan aşağı yeniliyoruz. Geçmişte gençlerimizin kültürel ve sanatsal faaliyetlerine ev sahipliği yapan bu vapur, 14 yıl boyunca bakımsız kaldı. Göreve geldiğimiz günden itibaren, bu mirası yaşatmak ve Tuzla’nın değerlerini korumak için yoğun çaba sarf ettik. Şimdi, vapurumuzun İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından onarılacağı müjdesini vermek istiyorum. Gençlik gemimiz yeniden İstanbul’un denizlerine açılacak ve kültürel mirası hem bugünümüzü hem de geleceğimizi şekillendirecek şekilde yaşatacak."



İBB tarafından yeniden onarılacak


1988 yılında inşa edilen vapurun bakımı, İstanbul Şehir Hatları Tersanesi’nde gerçekleştirilecek. Onarımdan sonra hem ulaşım hem de gençlik faaliyetleri açısından İstanbul’a önemli katkılar sağlaması hedefleniyor. Bu süreçte Tuzla Belediyesi, vapurun kültürel mirasına sahip çıkmak adına eğitimi ve sanatsal faaliyetleri artık Tuzla Akademi Sanat Mercan Sanat Merkezi’nde sürdürecek. Başkan Bingöl, bu önemli proje için İstanbul Şehir Hatları Genel Müdürlüğü ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne teşekkür ederek, "Mehmet Akif Ersoy vapurumuz, sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda bir kültür yuvasıydı. Bu mirası yeniden hayata döndürmek hem geçmişi hem de geleceği kucaklamak anlamına geliyor. Gençlerimize sanat ve eğitimle şekillenen bir geleceği sunmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu kapsamda, bugüne kadar aralıksız sürdürdüğümüz eğitimlerimizi Tuzla Akademi Sanat Mercan Sanat Merkezimizde, açılışını birlikte gerçekleştirdiğimiz programlarla devam ettiriyoruz" dedi.



Gençlik ve kültür merkezi olarak yeni hayatına başlayacak


İstanbul’un tarihi vapurlarından biri olan Mehmet Akif Ersoy, onarımdan sonra yeni nesillere ilham verecek bir projenin parçası olacak. Bu proje, hem Tuzla’nın hem de İstanbul’un tarihine saygı duruşu niteliği taşıyor. Başkan Bingöl’ün öncülüğünde atılan bu adım, şehri sadece ulaşımda değil, kültürel alanda da ileriye taşıyacak.



Tuzla’daki Mehmet Akif Ersoy vapuru yeniden İstanbul’a hizmet edecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Şüphe üzerine evine kurduğu kamerayı izleyince dehşete düşmüştü: Bebeğine şiddet uygulayan anneye 6 yıl hapis Antalya’da 1 yaşındaki kız bebeğini darp ettiği anlar, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerasına yansıyan yabancı uyruklu anne İmane Moti’nin yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, sanık anneyi ’eziyet’ suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti sanık hakkında herhangi bir indirim uygulamadı. Antalya’da 1 yaşındaki kız bebeğin, yabancı uyruklu annesi İmane Moti tarafından darp edildiği anların güvenlik kamerasına yansımasının ardından açılan davada karar duruşması görüldü. Olay, bebeğin babası Osman Vesek’in çocuğun vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve gizli kamera yerleştirmesiyle ortaya çıktı. Vesek’in yerleştirdiği güvenlik kamerası, evde yaşanan şiddet anlarını saniye saniye kaydetti. Görüntülerde annenin bebeğine defalarca tokat attığı, terlikle vurduğu ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anların yer aldığı görüldü. Görüntüleri izleyen baba Osman Vesek, Antalya Adliyesi’ne gelerek Fas uyruklu eşi İmane Moti hakkında suç duyurusunda bulundu. Şikâyetin ardından gözaltına alınan anne, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Adli tıp raporunda darp izleri tespit edildi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, bebeğin muayenesine ilişkin adli tıp raporuna da yer verildi. Raporda, bebeğin sol yanağında ve dudak çevresinde kızarıklıklar, kol ve el sırtında morluklar ile vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri tespit edildiği belirtildi. Yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığı ancak darp sonucu meydana geldiği, izlerin fotoğraflanarak rapora eklendiği kaydedildi. Savcılık, bebeğin kendisini savunamayacak yaşta olması, şiddetin farklı günlerde tekrar etmesi ve süreklilik göstermesi nedeniyle eylemlerin ’eziyet’ kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda şüpheli hakkında ’altsoya ve çocuğa karşı eziyet’ suçundan dava açıldı. "Psikolojim bozuldu, çok pişmanım" Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İmane Moti, savunmasında pişman olduğunu dile getirerek şu ifadeleri kullanmıştı: "Psikolojim bozuldu, çok pişmanım. Kızımı özledim. Ayağından tutup vurduğum için çok pişmanım. Kamera görüntülerini yaparken farkında değildim, emniyette izleyince ne yaptığımı anladım." Baba Osman Vesek ise ailesinin uyarıları üzerine eve gizli kamera kurdurduğunu belirterek, kamera kurulmadan önce de bebeğin vücudunda kızarıklıklar fark ettiğini söyleyerek, sanığın bu izleri kendisine ’sivrisinek ısırığı’ ve ’düştü’ şeklinde açıkladığını ifade etmişti. Mahkeme kararını açıkladı Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması dün yapıldı. Tutuklu sanık İmane Moti, ’altsoya karşı eziyet ve basit yaralama’ suçlamalarıyla yeniden hakim karşısına çıktı. Sanık duruşmada pişman olduğunu ifade ederek beraatini talep etti.
İzmir Folkart Orion’da ‘ön satış’ başladı Türkiye’nin öncü gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart’ın büyük bir yatırımla hayata geçirdiği Orion projesinde ön satış başladı. İlk günde yoğun bir ilgi gören Folkart Orion, Alsancak yönünde Altınyol-Ankara Asfaltı’nın kesiştiği noktada, İzmir’de hayatın yeni merkezi olarak konumlanıyor. Folkart Orion; konut, 5 yıldızlı otel, otelden hizmet alma ayrıcalığına sahip rezidanslar, ofisler, mağazalar, gastronomi odaklı restoranlar, donanımlı özel bir hastaneden oluşan etkili ve güçlü karma yapısı ile İzmir’in en büyük projesi olacak. İzmir’de hayata geçirdiği nitelikli projelerle, kentin estetik silüetine yön veren, mimari çizgisine katkı sağlayan Folkart, yeni projesi Orion’un ön satış sürecini başlattı. Folkart Orion, Türkiye’nin en iddialı karma projesi olma özelliği de taşıyor. Proje konumuyla ’İzmir’de hayatın yeni merkezi’ olarak öne çıkıyor. Bu süreçte ‘Pre-Lansman’ın ciddi avantajlarından faydalanmak isteyenlerin, projeye ilk ön satış gününde gösterdikleri yoğun ilgi nedeniyle, Orion’un deneyim ofisi haftanın yedi günü saat 22.00’ye kadar ziyarete açık kalacak. Alsancak ile Bayraklı hattında, İzmir’de hayatın yeni merkezi olarak öne çıkan bölgede konumlanan Orion; ölçeği, yatırım büyüklüğü ve karma yapısıyla, kentin gelişim aksında dikkat çeken yeni bir referans noktası olarak yükseliyor. Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, kentin silüetine ve yaşam kültürüne yön veren projeler geliştirmeye devam ettiklerini belirterek, "Orion, yalnızca ölçeğiyle değil; taşıdığı vizyon ve üstlendiği fonksiyon çeşitliliğiyle Folkart imzasını en güçlü şekilde yansıtan projelerimizden biri. İzmir’in yeni merkezinde yükselen Orion’un, hem yaşam hem de yatırım açısından kentin en güçlü adreslerinden biri olacağına inanıyoruz. Ön satış süreciyle birlikte bu yeni dönemin parçası olmak isteyen herkesi Orion’u yakından tanımaya davet ediyoruz" dedi. Folkart Orion, 45 bin metrekare arazi üzerinde hayata geçiriliyor. Sekiz dönümü, çok donanımlı özel bir hastane için ayrılan projede, hastane 53 bin metrekarelik bir zemin üzerinde şekilleniyor. Projenin toplam inşaat alanı ise 360 bin metrekareye ulaşıyor. Bu büyüklük, Folkart Orion’u İzmir’in en büyük karma yaşam projesi haline getirirken, Türkiye’nin de en iddialı projelerinden biri konumuna taşıyor. Adını, gökyüzünde yön bulma özelliğiyle bilinen Orion takım yıldızından alan proje, bulunduğu bölgede de benzer bir merkez etki oluşturmayı hedefliyor. Yedi fonksiyon, tek bir yaşam kurgusu Folkart Orion; konut, rezidans, 5 yıldızlı otel, ofis, mağazalar, restoranlar ve hastane olmak üzere yedi farklı fonksiyonu bir araya getiriyor. Bu yapı, projeyi yalnızca bir konut yatırımı olmaktan çıkarıyor; yaşam, çalışma, konaklama, sosyal yaşam ve sağlık fonksiyonlarını aynı merkezde buluşturan bütüncül bir şehir parçasına dönüştürüyor. Projede, farklı yaşam beklentilerine hitap eden zengin bir konut çeşitliliği sunuluyor. 1+1 Residence’lardan başlayarak özel bahçeli Garden Residence’lara, geniş 4+1 dairelerden özel havuzlu 5+1 ve 6+1 Penthouse’lara kadar uzanan bu çeşitlilik; hem yatırımcılara hem de uzun süreli yaşam planlayanlara hitap ediyor. 5 yıldızlı otel ve concierge hizmetli rezidanslar Proje bünyesinde yer alacak 5 yıldızlı otel, Marriott International çatısı altındaki Le Méridien markasıyla hayata geçiriliyor. Uluslararası standartlarda hizmet verecek otel, bölgenin konaklama kapasitesine yeni bir kalite seviyesi eklemeyi amaçlıyor. Otel bloğunda konumlanan özel rezidanslar ise farklı bir yaşam deneyimi sunuyor. Bu bloktaki konut sahipleri, eğer isterlerse concierge hizmetlerinden yararlanabilecek. Böylece günlük yaşam ile otel konforu aynı çatı altında buluşturulacak. Bütünlüklü, seçkin ve kontrollü bir konsept Proje bütüncül bir yaşam senaryosu çerçevesinde planlanıyor. Gastronomi ve sosyal yaşamın merkezde yer aldığı bu ana hat, projeye ayrı bir dinamizm kazandıracak şekilde tasarlanıyor. Sağlık fonksiyonu: Projenin tamamlayıcı unsuru Donanımlı, gelişmiş, tıbbi bütün alanlarda hizmet verecek özel hastane alanı, projeyi klasik karma yapı anlayışının ötesine taşıyor. Sağlık fonksiyonunun proje içinde konumlanması, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yaşam kurgusunun önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. İki etaplı gelişim takvimi Proje iki etap halinde geliştiriliyor. Ön satışa sunulan ilk etabın Eylül 2028’de tamamlanması planlanıyor. Konutların yanı sıra otel, özel rezidanslar ve ofis alanlarının yer alacağı ikinci etabın tesliminin Haziran 2029’da gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Folkart Orion, ölçeği, yatırım büyüklüğü ve fonksiyon çeşitliliğiyle İzmir’in yeni merkezinde yükselen en büyük projelerden biri olarak dikkat çekiyor. Türkiye genelinde de iddialı projeler arasında gösterilen Orion, ön satış süreciyle birlikte kentin gelişim aksında yeni bir dönemi işaret ediyor. Mimari proje: Global tasarım anlayışıyla şekillenen bir kurgu Mimari projesi dünyaca ünlü Tago Mimarlık tarafından geliştirilen Folkart Orion, global tasarım anlayışı, zamansız çizgileri ve dünya trendlerinden ilham alan yaklaşımıyla kurgulanıyor. Projede mimari dil, yalnızca estetik bir tercih olarak değil; uzun vadeli değer üreten, dönemsel akımlardan bağımsız bir tasarım anlayışı çerçevesinde ele alınıyor. Yapı kütlelerinin yerleşimi, açık alanlarla birlikte bütüncül bir kompozisyon oluşturacak şekilde planlanırken, toplam 26.000 metrekarelik yeşil alan, bu mimari yaklaşımın temel unsurlarından biri olarak projeye entegre ediliyor. Şehrin merkezinde konumlanan Orion’da, 20.000 bin metre kareyi aşan bu yeşil alan, yaşam kalitesini artıran özel peyzajı ile yalnızca görsel bir unsur değil; yaşamın gündelik akışına eşlik eden, nefes alan, sakinleştirici bir çevre anlayışıyla tasarlanıyor. Global ölçekte yükselen karma yaşam projelerindeki çağdaş planlama anlayışını İzmir’e taşıyan Orion, mimari diliyle de bulunduğu bölgenin yeni referans noktalarından biri olmayı hedefliyor. Uluslararası standartlarda yapısal güvenlik Folkart Orion, yalnızca fonksiyon çeşitliliğiyle değil, güçlü mühendislik altyapısıyla da öne çıkıyor. Proje; Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) ve uluslararası yüksek yapı standartları doğrultusunda, performans bazlı mühendislik yaklaşımıyla tasarlanıyor ve doğrulanıyor. 250 metreye varan derin sondaj çalışmaları, 50 metreye ulaşan baret kazık uygulamaları ve kapsamlı zemin iyileştirme süreçleriyle yapısal güvenliği en üst seviyeye taşıyor. Taşıyıcı sistemi Amerikalı THORNTON TOMASETTI gibi uluslararası bağımsız uzman kuruluşlarca denetleniyor; yapının rüzgâr davranışı ise yurt dışında gerçekleştirilen rüzgar tüneli testleriyle analiz edilerek mühendislik hesaplarına entegre ediliyor. Folkart Orion’da teknik altyapı, uzun vadeli değer ve güvenlik anlayışının temel unsuru olarak konumlanıyor. İzmir’in yeni merkezi: MİA Orion’un da yer aldığı MİA (Merkezi İş Alanı) bölgesi, İzmir’in gelecekteki kent yapılanmasında belirleyici bir rol üstleniyor. Yaklaşık 470 hektarlık planlı gelişim alanı olarak kurgulanan MİA, yalnızca yeni yapılaşma alanı değil; çok fonksiyonlu, 7/24 yaşayan bir şehir merkezinin temelini oluşturuyor. Tamamlandığında A sınıfı konut ve ofis stokunun arttığı, finans, teknoloji, sağlık ve hizmet sektörlerinin yoğunlaştığı bir merkez olarak konumlanması öngörülen MİA, İzmir’in "tatil ve liman kenti" algısına ek olarak "iş ve yatırım kenti" kimliğini güçlendirecek bir dönüşüme işaret ediyor. Bu çerçevede Folkart Orion, yalnızca bir proje olarak değil; İzmir’in yeni merkezinde şekillenen kentsel dönüşümün güçlü bir bileşeni olarak öne çıkıyor.