GÜNDEM - 26 Ocak 2026 Pazartesi 09:57

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın kadın pilotu

A
A
A

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA’nın pilot ekibinde bir kadın pilot da görev alıyor. KIZILELMA Pilot Ekip Lideri Elif Ergin, aynı zamanda AKINCI TİHA ve KIZILELMA pilotluk eğitimleri veriyor. Gökyüzü serüvenine Bayraktar TB2 ile başlayan Ergin; "Bayraktar TB2, AKINCI ve KIZILELMA’yı uçuruyorum. KIZILELMA’nın yarının oyun kurucusu olduğunu söyleyebiliriz. Ülkemin menfaati için böyle bir sistemde yer almak benim için büyük bir gurur ve mutluluk. Özellikle genç kadın kardeşlerimiz, hayallerini ufkun ötesine taşımaktan vazgeçmesinler" dedi.

Baykar tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen, Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, kabiliyetlerine her geçen gün bir yenisini ekliyor. KIZILELMA’nın uçuş testleri, Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde aralıksız sürüyor. Gençlerin ve çocukların hayallerini ufkun ötesine taşıyan KIZILELMA’nın kadın pilotu Elif Ergin ise başarılarıyla herkese örnek teşkil ediyor.

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın kadın pilotu

İnsansız hava aracı kariyerine Bayraktar TB2 ile adım atan Ergin; AKINCI TİHA’nın ardından bugün Bayraktar KIZILELMA’nın pilot ekip liderliğini yürütüyor. Aynı zamanda Baykar bünyesinde İHA pilot eğitmeni olarak görev yapan Ergin; AKINCI TİHA ve KIZILELMA projelerinde pilotluk eğitimleri veriyor. Eğitim süreci, sistemlerin detaylandırıldığı kapsamlı bir teorik sınavla başlıyor. Pilot adayları daha sonra simülasyon üzerindeki uygulamalı eğitime dahil ediliyor. Simülasyon testlerinde başarı sağlayan kursiyerler uçuş eğitimine katılmaya hak kazanıyorlar. Toplamda 5 ay süren zorlu süreci başarıyla tamamlayan adaylar pilotluk sertifikasının sahibi oluyor.

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın kadın pilotu

"Teorik eğitim sonunda kursiyerleri bir sınava tabi tutuyoruz"

Elif Ergin, "Harita mühendisiyim aynı zamanda matematik eğitimi aldım. Coğrafi Bilgi Teknolojilerinde yüksek lisansımı yaptım. Bir süre yurt dışında çalıştım. Daha sonra buraya gelerek Baykar ailesine katıldım. Öncelikle Bayraktar TB2’de yer aldım. Burada teorik simülasyon ve uçuş eğitimlerini tamamladım. AKINCI faaliyetleri başladığında AKINCI ekibine dahil oldum. Şimdi de KIZILELMA’nın faaliyetlerini gerçekleştirmekteyiz. Bayraktar TB2, AKINCI ve KIZILELMA’yı uçuruyorum. Teorik eğitim aşamamız bulunmaktadır. Teorik eğitim sonunda kursiyerleri bir sınava tabi tutuyoruz. Bu sınavdan başarıyla geçenler simülasyon aşamasına geçmeye hak kazanıyorlar. Simülasyon eğitimlerini tamamladıktan sonra uçuş aşamasına geçiyoruz. En az 30 sorti olacak şekilde uçuş faaliyetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Sortilerden her biri birer sınav niteliğindedir. Kursiyerlerimiz her bir görevi başarıyla gerçekleştirdikten sonra da mezun oluyorlar" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın kadın pilotu

"KIZILELMA yarının oyun kurucusu olduğu söyleye biliriz"

5 yıldır İHA pilotluğu yaptığını belirten Ergin, "Ben yaklaşık 5 yıldır görev yapıyorum. Bugün AKINCI’ya baktığımız zaman operasyonel irtifası taşıdığı mühimmat kapasitesi hava da kalma süresi ve diğer pek çok teknik özelliği ile birlikte aslında vatan semalarımızda yorulmaz bir gözcü ve stratejik bir güç. KIZILELMA yarının oyun kurucusu olduğu söyleye biliriz.

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın kadın pilotu

Ülkemin menfaati için böyle bir sitemde yer almak benim için büyük bir gurur ve mutluluk. Özellikle genç kadın kardeşlerimiz hayallerini ufkun ötesine taşımaktan vazgeçmesinler. Bu anlamda İstikbal Göklerdedir diye yolumuzu aydınlatan Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’nin de izinde ilerlemeye devam etsinler" dedi.

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın kadın pilotu

Zöhre Alagöz - Ahmet Faruk Sarıkoç - İsmail Coşkun

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da 70 yıllık ilmek, Ayşe Gültekin’den azim ve üretim hikâyesi Kütahya’da yaşayan 78 yaşındaki Ayşe Gültekin, tam 70 yıldır örgü örerek hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. İlkokul yıllarında annesinin teşvikiyle başladığı örgü serüveni, yıllar içinde bir yaşam biçimine dönüşen Gültekin, üretmenin ve çalışmanın yaşla sınırlı olmadığını gösteriyor. Gültekin, örgüyle tanışmasını şu sözlerle anlatıyor, "İlkokul çağından itibaren örgü örmeye başladım. Bu biraz da annemin gayretiyle oldu. Annem ‘boş durmayacaksınız, mutlaka elinizde bir işiniz olacak’ derdi. Okullarda da el işi dersleri vardı, öğretmenlerimiz bizi teşvik etti." Meslek hayatına ilkokul öğretmeni olarak başlayan Gültekin, köyde başladığı görevine şehirde devam etti. Uzun yıllar aynı okulda görev yaparak dört mezun veren Gültekin, öğretmenliği süresince sadece akademik değil, sanatsal faaliyetlerde de aktif rol aldı. Halk oyunlarından koroya, çeşitli derslerden sosyal etkinliklere kadar birçok alanda öğrencilerine rehberlik etti. El işine olan ilgisinin annesinden miras kaldığını belirten Gültekin, yaptığı çalışmaların birebir kopya olmadığını özellikle vurguluyor: "Benim için önemli olan gördüğümü aynen yapmak değil, onu kendime göre uyarlamak. A kitabından, B kitabından aldığımı birleştirir, kendime özgü hale getiririm." Kendi gelinliğini dikti, çocuklarına çeyiz hazırladı Yıllar boyunca sadece örgü değil, dikiş ve işleme de yapan Gültekin, kendi gelinliğini diktiğini, çocuklarının kıyafetlerini eski giysilerden dönüştürdüğünü ve çeyizlerini de kendi emeğiyle hazırladığını ifade ediyor. Ürettiği ürünlerle hem ekonomik katkı sağladığını hem de bundan büyük keyif aldığını dile getiriyor. "Bir çorap örüp sattığımda, o parayla tekrar bir çorap alabiliyorsam bu benim için kârdır" diyen Gültekin, üretmenin sadece maddi değil manevi bir kazanç da sunduğunu söylüyor. "Örgü bir sanat ve sabır işidir" Gültekin’e göre örgü sadece bir uğraş değil, aynı zamanda bir sanat: "Bu iş sabır ister. Herkes bu sabrı gösteremez. Ama yapmak isteyen bir yolunu bulur." Örgülerinde hikâyeler de barındırdığını belirten Gültekin, bazı perdelerinde av sahneleri, yardımlaşma temaları gibi figürler işlediğini ifade ediyor. Farklı modelleri bir araya getirerek özgün tasarımlar oluşturduğunu söylüyor. Bugün hâlâ aktif olarak üretmeye devam eden Gültekin, sabah erken saatlerde kalkarak çalışmalarını sürdürüyor. Gençlere ise önemli bir mesaj veriyor: "Dışarıda çalışıyorum deyip evde boş durmasınlar. Evde de üretmeye devam etsinler. Bu hem insanın zihnini dinlendirir hem de aile bütçesine katkı sağlar." 70 yıllık emeğiyle adeta yaşayan bir kültür mirası olan Ayşe Gültekin, azmi, üretkenliği ve paylaşımcı yaklaşımıyla herkese ilham vermeye devam ediyor.
Muğla Marmaris’te sosyal yaşama yeni alanlar kazandırılıyor Marmaris Belediyesi, Siteler Mahallesi’nde başlattığı projeyle semt spor sahası, açık hava etkinlik alanı ve emekli lokalini hayata geçirerek kente yeni sosyal yaşam alanları kazandırıyor. Marmaris Belediyesi’nin 2026 yılı projeleri arasında yer alan semt spor sahaları, emekli lokali ve açık hava organizasyon alanı için ilk adım atıldı. Siteler Mahallesi’nde, Alicik Parkı’nın yanındaki alanda başlatılan çalışmalarla birlikte kente yeni sosyal yaşam alanları kazandırılması hedefleniyor. Projede ilk etapta voleybol, iki adet streetball ve futbol sahalarının yer alacağı semt spor alanları inşa edilecek. Sağlıklı yaşamı teşvik eden bu alanlar, özellikle gençlerin enerjilerini doğru şekilde yönlendirebileceği modern buluşma noktaları olarak planlanıyor. Spor sahalarının yapımı hafta başında ilk kepçenin vurulmasıyla başladı. Proje kapsamındaki açık hava organizasyon alanı ise özel günlerin kutlanabileceği bir mekan olacak. Hem Marmarislilerin hem de kenti ziyaret eden misafirlerin kullanabileceği alan; düğün, nişan gibi organizasyonlara ev sahipliği yapacak, çağdaş ve erişilebilir bir yapıda hizmet verecek. Emekli lokali ise uzun yıllar çalışmış vatandaşların sosyalleşebileceği, güvenli ve nezih bir ortam sunacak. Artan yaşam maliyetleri göz önünde bulundurularak, lokalde her bütçeye uygun fiyatlarla hizmet verilmesi hedefleniyor. Böylece hem dayanışmanın hem de sosyal yaşamın desteklenmesi amaçlanıyor. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Kentimizin her kesimine hitap eden sosyal alanlar oluşturmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Gençlerimizin sporla iç içe olabileceği, vatandaşlarımızın bir araya gelip sosyalleşebileceği alanları artırmaya devam edeceğiz" dedi.
Kayseri AFAD’da eğitimler devam ediyor AFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Kayseri İl Müdürlüğü ile Organize Sanayi Bölgesi (OSB) İtfaiye Müdürlüğü iş birliğiyle kayadan düşme ve yaralanmalarda yapılacak müdahaleler için eğitim düzenlendi. AFAD Kayseri İl Müdürlüğü ile OSB İtfaiye Müdürlüğü ekipleri tarafından Kayseri Üniversitesi Bünyan Sivil Savunma ve İtfaiyecilik programı öğrencilerine eğitim verildi. Eğitim çerçevesinde iniş kulesine kurulan hatlarla sedye ile yaralı indirme uygulamalı olarak gösterildi. Kayseri OSB İtfaiye Müdürü Barış Yılmaz, AFAD ile yapılan protokol çerçevesinde Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nde bulunan eğitim kulesinde çalışmaların devam ettiğini söyledi. AFAD Kayseri Birlik Müdürü Hasan Say ise afetlere hazır olmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü kaydederek, "Özellikle yüksekten iniş kulemizde hat kurarak meydana gelen kayadan düşme ve diğer yaralanmalarda nasıl müdahale edeceğimizin provasını gerçekleştirmiş olduk. Bu eğitim ve provayı gerçekleştirirken hatların nasıl kurulacağı, sedyenin yaralıyla birlikte en uygun şekilde nasıl indirileceğini hem AFAD personelimize hem öğrencilerimize göstermiş olduk. Çünkü bu konuda hem Valimiz Gökmen Çiçek’in hem İl Müdürümüz Rifat Genç’in talimatları istikametinde eğitim isteyen her kurum ve kuruluşa özellikle afetlere hazır olmak ve hızlı olmak anlamında Kayseri AFAD olarak katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.
Mersin Yangın sezonu öncesi sevindiren tablo: Mersin’de su kaynakları doldu Mersin Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yangın sezonu öncesinde yürütülen hazırlık çalışmaları kapsamında oluşturulan su toplama çukurlarında doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı. Son günlerde etkili olan yağışlarla birlikte kuraklık nedeniyle verim alınamayan alanlarda önemli toparlanma yaşandı. Yağışların ardından yaklaşık üç yıldır akışı zayıflayan veya tamamen kuruyan bazı su kaynaklarının yeniden canlandığı bildirildi. Sahada görev yapan ekipler, su kaynaklarının dolmasının yangınla mücadele açısından önemli avantaj sağlayacağını belirtti. Yangınla mücadelede kritik öneme sahip olan su toplama çukurları ve küçük ölçekli su depolama alanlarının dolmasıyla birlikte, özellikle ulaşımı zor bölgelerde olası yangınlara daha hızlı ve etkin müdahale imkanı oluşacağı kaydedildi. Mersin Orman Bölge Müdürü Rifat Ataş, son yağışların ardından su toplama çukurlarının tamamına yakınının dolduğunu belirterek, "Son yağışlarla birlikte su toplama çukurlarımızın tamamına yakınının dolması, yangın sezonu öncesinde bizler için son derece sevindirici bir gelişmedir. Bu durum, yangınlara ilk müdahale süremizi kısaltacak ve sahadaki etkinliğimizi artıracaktır. Ancak unutmamalıyız ki yangınla mücadelede en önemli unsur, yangının hiç çıkmamasıdır. Bu nedenle vatandaşlarımızdan özellikle yaz aylarında çok daha dikkatli ve duyarlı olmalarını bekliyoruz" dedi. Mersin Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin su toplama çukurlarının bakım ve temizliği, kapasite artırımı ve yeni su toplama noktalarının oluşturulmasına yönelik çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yağışlarla birlikte güçlenen su kaynaklarının, Mersin ormanlarının yangın sezonuna daha hazırlıklı girmesine katkı sunduğu ifade edildi.