KÜLTÜR SANAT - 03 Nisan 2026 Cuma 11:49

Kütahya’da 70 yıllık ilmek, Ayşe Gültekin’den azim ve üretim hikâyesi

A
A
A
Kütahya’da 70 yıllık ilmek, Ayşe Gültekin’den azim ve üretim hikâyesi

Kütahya’da yaşayan 78 yaşındaki Ayşe Gültekin, tam 70 yıldır örgü örerek hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. İlkokul yıllarında annesinin teşvikiyle başladığı örgü serüveni, yıllar içinde bir yaşam biçimine dönüşen Gültekin, üretmenin ve çalışmanın yaşla sınırlı olmadığını gösteriyor.


Gültekin, örgüyle tanışmasını şu sözlerle anlatıyor, "İlkokul çağından itibaren örgü örmeye başladım. Bu biraz da annemin gayretiyle oldu. Annem ‘boş durmayacaksınız, mutlaka elinizde bir işiniz olacak’ derdi. Okullarda da el işi dersleri vardı, öğretmenlerimiz bizi teşvik etti."


Meslek hayatına ilkokul öğretmeni olarak başlayan Gültekin, köyde başladığı görevine şehirde devam etti. Uzun yıllar aynı okulda görev yaparak dört mezun veren Gültekin, öğretmenliği süresince sadece akademik değil, sanatsal faaliyetlerde de aktif rol aldı. Halk oyunlarından koroya, çeşitli derslerden sosyal etkinliklere kadar birçok alanda öğrencilerine rehberlik etti.


El işine olan ilgisinin annesinden miras kaldığını belirten Gültekin, yaptığı çalışmaların birebir kopya olmadığını özellikle vurguluyor: "Benim için önemli olan gördüğümü aynen yapmak değil, onu kendime göre uyarlamak. A kitabından, B kitabından aldığımı birleştirir, kendime özgü hale getiririm."


Kendi gelinliğini dikti, çocuklarına çeyiz hazırladı


Yıllar boyunca sadece örgü değil, dikiş ve işleme de yapan Gültekin, kendi gelinliğini diktiğini, çocuklarının kıyafetlerini eski giysilerden dönüştürdüğünü ve çeyizlerini de kendi emeğiyle hazırladığını ifade ediyor. Ürettiği ürünlerle hem ekonomik katkı sağladığını hem de bundan büyük keyif aldığını dile getiriyor.


"Bir çorap örüp sattığımda, o parayla tekrar bir çorap alabiliyorsam bu benim için kârdır" diyen Gültekin, üretmenin sadece maddi değil manevi bir kazanç da sunduğunu söylüyor.


"Örgü bir sanat ve sabır işidir"


Gültekin’e göre örgü sadece bir uğraş değil, aynı zamanda bir sanat: "Bu iş sabır ister. Herkes bu sabrı gösteremez. Ama yapmak isteyen bir yolunu bulur."


Örgülerinde hikâyeler de barındırdığını belirten Gültekin, bazı perdelerinde av sahneleri, yardımlaşma temaları gibi figürler işlediğini ifade ediyor. Farklı modelleri bir araya getirerek özgün tasarımlar oluşturduğunu söylüyor.


Bugün hâlâ aktif olarak üretmeye devam eden Gültekin, sabah erken saatlerde kalkarak çalışmalarını sürdürüyor. Gençlere ise önemli bir mesaj veriyor: "Dışarıda çalışıyorum deyip evde boş durmasınlar. Evde de üretmeye devam etsinler. Bu hem insanın zihnini dinlendirir hem de aile bütçesine katkı sağlar."


70 yıllık emeğiyle adeta yaşayan bir kültür mirası olan Ayşe Gültekin, azmi, üretkenliği ve paylaşımcı yaklaşımıyla herkese ilham vermeye devam ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Karsan Otonom e-ATAK, Paris’te yoğun hatlarda test edildi ve onaylandı Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, Fransa Paris’te faaliyet gösteren en önemli toplu taşıma operatörlerinden biri olan RATP Group ile 6 ay süren kapsamlı projeyi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında araç, açık trafikte araç ve yayaların bulunduğu gerçek şehir koşullarında, günlük ortalama 5 saatlik operasyon ile yaklaşık 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdi. "Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde önemli rol oynayan Karsan, otonom hamlesiyle sektörün dinamiklerini değiştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda dünyanın önde gelen otoritelerinin de testlerinden başarıyla geçen Karsan, Paris’in yoğun ve kritik hatlarından biri olan 393 numaralı otobüs hattında otonom sürüş modunda aktif olarak test edildi. Karsan Otonom e-ATAK, Fransa Ulaştırma Bakanlığı’ndan test onayı ile global referans kazandı Yapılan açıklamaya göre, Karsan’ın teknoloji partneri ADASTEC işbirliği ile geliştirdiği Otonom e-ATAK, Fransa Paris’te faaliyet gösteren en önemli toplu taşıma operatörlerinden biri olan RATP Group (Régie Autonome des Transports Parisiens) ile 6 aylık uzun süreli projeyi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında araç açık trafikte, araç ve yayaların bulunduğu gerçek şehir koşullarında, günlük ortalama 5 saatlik aktif operasyon ile yaklaşık 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdi. Elde edilen yüzde 98 otonom sürüş oranı, çözümün sahadaki yüksek güvenilirliğini ve operasyonel olgunluğunu ortaya koydu. Proje kapsamında test faaliyetleri, RATP tarafından UTAC’ın test pistinde gerçekleştirildi. Fransa’daki yetkili kurumların gözetiminde yürütülen kapsamlı değerlendirmeler sonucunda proje, Fransa Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı otonom mobilite onay süreçlerinden sorumlu DGEC tarafından ülke genelinde test onayı aldı. Bu onay ile Otonom e-ATAK, açık trafikte otonom operasyon gerçekleştirmek üzere "Operasyonel Onay" statüsü kazandı. Bu yönüyle proje, Avrupa’da gerçek trafik koşullarında regülasyon onayı almış öncü ve referans niteliğinde otonom toplu ulaşım uygulamalarından biri olarak konumlandı. Proje ile Paris’in yoğun ve kritik hatlarından biri olan 393 numaralı otobüs hattında (Sucy - Bonneuil RER / Thiais - Carrefour de la Résistance) yaklaşık 8,5 kilometrelik merkezi güzergahta otonom sürüş operasyonları ve sistem validasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Bu kapsamda araç; karma trafik koşullarında navigasyon, duraklarda hassas yanaşma, trafik ışıkları ve kavşaklarla gerçek zamanlı etkileşim gibi ileri seviye sürüş senaryolarında başarıyla test edilerek operasyonel kabiliyetini ortaya koydu. Şirketin Avrupa’dan ABD’ye kadar dünya çapında toplu ulaşımı yeni nesil teknolojilerle yenilemeye devam ettiğini söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "Fransa gibi regülasyonların son derece titiz ve seçici olduğu bir pazarda, Otonom e-ATAK ile elde ettiğimiz bu operasyonel onay, yalnızca bir proje başarısı değil; şirketimizin otonom mobilite alanındaki teknolojik yetkinliğinin ve global vizyonunun güçlü bir teyididir. Gerçek trafik koşullarında elde ettiğimiz yüksek performans, Seviye-4 otonom sürüş teknolojilerinin artık geleceğin değil, bugünün çözümü olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu başarıyla birlikte şirket olarak, otonom toplu ulaşımın dünya genelinde yaygınlaşmasında öncü rol üstlenmeye ve şehirlerin mobilite dönüşümüne yön vermeye kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise, konuyla ilgili "Karsan ve RATP ile birlikte, Seviye-4 otonom sürüşün toplu taşıma için kanıtlanmış ve ölçeklenebilir bir teknoloji olduğunu gösterdik. Yüksek kapasiteli BRT hatları da dahil olmak üzere dünyanın en karmaşık metropol ortamlarından birinde başarıyla faaliyet göstermemiz, çeşitli gerçek dünya koşullarında otonom mobiliteyi hayata geçirme ve ölçeklendirme konusundaki yetkinliğimizi ortaya koymaktadır" dedi. ’’2026’da hedefimiz güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına çıkarmak’’ Bu proje ile şirket teknolojisinin kendisini dünyaya yeniden kanıtladığının altını çizen Okan Baş, şöyle devam etti: "Proje ile şirketimiz, yalnızca teknolojik yetkinliğini değil, aynı zamanda farklı şehir dinamiklerine, yüksek yoğunluklu ulaşım senaryolarına ve gelişmiş altyapı entegrasyonlarına hızlı adaptasyon kabiliyetini de ortaya koymuş oldu. Paris gibi global ölçekte referans kabul edilen bir şehirde elde edilen bu başarı, markamızın uluslararası pazardaki konumunu güçlendirirken yeni iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir adım oldu. RATP ile gerçekleştirdiğimiz bu proje, Karsan Otonom e-ATAK’ın gerçek operasyon koşullarında kanıtlanmış performansını ortaya koyarken, aynı zamanda gelişmiş otonom sürüş yazılımı ve araç entegrasyonunun birlikte çalıştığı tam entegre bir Seviye-4 mobilite çözümünün sahadaki başarısını da göstermiş oldu. Şirketimizin Avrupa’daki otonom mobilite dönüşümüne liderlik etme vizyonunu somut şekilde destekleyen bu proje, gelecekteki şehir içi otonom ulaşım projeleri için güçlü bir benchmark oluşturan önemli bir kilometre taşı haline geldi. Bu proje ile elde ettiğimiz operasyonel deneyim ve teknik doğrulamalar, markamızın otonom mobilite yol haritasındaki bir sonraki adım için de güçlü bir zemin oluşturdu. Şirket olarak 2026 yılı içerisinde güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına alındığı tam otonom operasyon modeliyle Norveç’in Stavanger şehrinde yeni bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz."
Konya Konya’nın ’denizinde’ balıkları kurtarmak için zamanla yarış Konya’nın Beyşehir ilçesindeki Beyşehir Gölü’nden kanala sürüklenerek mahsur kalan binlerce balık, yürütülen çalışma ile kurtarılarak yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Türkiye’nin önemli tatlı su balığı üretim merkezlerinden biri olan ve halen avlanma yasağının devam ettiği Beyşehir Gölü’nden, regülatör kapaklarının kapalı olması nedeniyle halk arasında Çarşamba Kanalı olarak bilinen Beyşehir Soğla Apa Kanalı’na akan balıklar, su akışının olmaması nedeniyle yağmur sularıyla dolu olan dar bir alanda mahsur kaldı. Yavrulama dönemindeki balıklardan bazılarının telef olması, büyük bölümünün de telef olma riskiyle karşı karşıya kalması üzerine Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı su ürünleri koruma ekipleri harekete geçti. Beyşehir Belediyesi ekiplerinin de destek verdiği çalışmalarda, saatler süren yoğun bir kurtarma operasyonu gerçekleştirildi. Boy çizmesi giyerek kanala giren ekipler, kepçeler yardımıyla topladıkları balıkları önce güvenli şekilde koruma altına aldı. Ardından balıklar, göl kıyısında ait oldukları tatlı sulara yeniden bırakıldı. Kanal kenarında toplanan vatandaşlar da çalışmaları ilgiyle takip ederken, balıkların kurtarılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Su yüzeyinde yoğun şekilde hareket eden farklı türdeki balıklar ile yavrularının oluşturduğu görüntüler ise bölgeye gelen doğa ve balık tutkunlarının ilgisini çekti.