ASAYİŞ - 03 Nisan 2026 Cuma 09:32

Şişli’de sağanak yağış nedeniyle yol çöktü

A
A
A

İstanbul’un Şişli ilçesinde etkili olan yağmur sonrası yolda çökme meydana geldi. Oluşan çukur nedeniyle sokak trafiğe kapatıldı.

İstanbul’da etkili olan sağanak yağış nedeniyle Şişli ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Harika Sokak’ta sabah saatlerinde göçük oluştu. Yoldaki yaklaşık bir metre derinliğindeki göçük nedeniyle sürücüler zor anlar yaşadı. Bölgeye sevk edilen polis ekipleri trafik konisi ile önlem alarak sokağı trafiğe kapattı.

Murat Horoz

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Adıgüzel: "Samsun’un enerji altyapısını güçlendirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nde (YEDAŞ) Samsun Bölge Müdürlüğü görevine getirilen Sedat Adıgüzel, "Samsun’un enerji altyapısını daha modern, dayanıklı ve dijital bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. YEDAŞ’ta organizasyon yapısını güçlendirmeye yönelik gerçekleştirilen atama kapsamında, Samsun Bölge Müdürlüğü görevine Sedat Adıgüzel getirildi. Adıgüzel, görevi Emin Uğur Asan’dan devraldı. 1992 yılında Samsun’da doğan Sedat Adıgüzel, Dokuz Eylül Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden 2017 yılında mezun oldu. Aynı yıl YEDAŞ bünyesine katılan Adıgüzel, kariyerine Samsun İşletme Mühendisi olarak başladı. 2018 yılında Samsun Merkez İşletme Şefliği görevine atanan Adıgüzel, 2021 yılından itibaren Samsun Merkez İşletme Yöneticisi olarak görev yaptı. Sahadaki deneyimi ve operasyonel süreçlere hakimiyetiyle öne çıkan Adıgüzel, yeni görevinde Samsun’daki dağıtım faaliyetlerinin daha etkin ve verimli şekilde yürütülmesinden sorumlu olacak. Öte yandan, Samsun Bölge Müdürü olarak görev yapan Emin Uğur Asan ise şirket organizasyon yapısındaki yeni görev dağılımı kapsamında 5 ilin Bölgeler Koordinatörü olarak atandı. Asan, bu görevinde YEDAŞ’ın hizmet verdiği Samsun, Ordu, Çorum, Amasya ve Sinop illerindeki operasyonların koordinasyonunu üstlenecek. YEDAŞ, gerçekleştirdiği bu atamalarla saha operasyonlarını daha güçlü bir yapıyla yönetmeyi ve hizmet kalitesini artırmayı hedefliyor. 25 milyar TL’lik yatırım dönemi Samsun’da başlıyor YEDAŞ’ın 2026–2030 yıllarını kapsayan yatırım planı kapsamında Samsun genelinde 25 milyar TL’lik yatırım hayata geçirilecek. Söz konusu yatırımlarla birlikte şebeke altyapısının güçlendirilmesi, kapasite artışı, yeni tesislerin kurulumu ve dijitalleşme çalışmalarının hızlandırılması hedefleniyor. Yeni dönemde özellikle artan enerji talebine karşı daha dayanıklı ve kesintilere karşı daha dirençli bir altyapı oluşturulması planlanırken, aynı zamanda hizmet kalitesinin artırılması ve kesinti sürelerinin daha da azaltılması amaçlanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Samsun Bölge Müdürü Sedat Adıgüzel, "YEDAŞ çatısı altında edindiğimiz saha tecrübesini, bu büyük yatırım döneminde daha güçlü bir hizmet anlayışıyla sahaya yansıtacağız. Samsun’un enerji altyapısını daha modern, dayanıklı ve dijital bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Sakarya ’Umre dolandırıcılığı’ iddiasında firma sahibinden açıklama Sakarya’nın Akyazı ilçesinde, umre ibadetini yerine getirmek isteyen yaklaşık 200 kişiyi dolandırmakla suçlanan firmanın sahibi, tehdit mesajları aldığını, kimseyi dolandırmadığını, herkesin mağduriyetini gidereceğini söyledi. Sakarya’da umre ibadetini yerine getirmek için bir firma ile irtibata geçen yaklaşık 200 kişilik grup, kişi başı ortalama bin 500 dolar ödedi. Ödemeyi yaptıkları firma yetkilisinden bir daha haber alamadıklarını iddia eden ve 3 Nisan akşamı umre uçuşunun olması gerektiğini söyleyen vatandaşlar, Akyazı ilçesindeki polis merkezine giderek şikayette bulundu. Dolandırıldıklarını iddia eden umreciler sitem etti Tuna Tokat, "Daha önce hiç böyle bir sıkıntı olacağını tahmin etmemiştik. Zaten İstanbul şubesi de kapanmış, Adapazarı şubesi de kapatmış. Kişi başı bin 300 dolar, bin 400 dolar bandında bir para. Normalde Akyazı’da 1800 kişi ama genel olarak Adapazarı, İstanbul ve Akyazı toplamı 7 bin kişilik bir dolandırma söz konusu. Mağduruz, parayı da ödedik" dedi. Tur firmasının Akyazı temsilcisi O.Ç.’nin gözaltına alındığını söyleyen Tokat, "Bundan önce Akyazı’dan giden kafileler de aynı şekilde Suudi Arabistan’da kalmış zaten, çıkamıyorlar ülkeden. Kendi imkanları ile geri dönecekler. Elham-Tur ortada yok. Gittiğimiz zaman ’tadilat dolayısı ile kapalıyız’ diyor. O.Ç.’de aynı şeyi söylüyor, "Bende dolandırıldım, benim haberim yok, ne yapacağımı bilmiyorum" diyor. Bin 800 kişilik WhatsApp grupları kurulmuştu, önceden mesaj atabiliyorduk, artık sadece yöneticiler yazabiliyor. Madem işin içinde değilsin, grupları niye kapatıyorsun? Şuan toplu şekilde yüzden fazla kişi içeride ifade veriyor ama süreç nasıl işleyecek bilmiyoruz. Tur firmasından hiçbir şekilde geri dönüş yok. Telefonlar açılmıyor, kayıp. Sahibinin yurt dışına kaçtığı söyleniyor. Umreye gidenler de orada kalmış. Ne bir otel ne bir şey, geri dönecekler ama ne zaman dönecekler belli değil. Bize bu sabah yazı geldi, ’Ortadoğuda çıkan savaş, İran-İsrail savaşı füze sahasını vurduğundan dolayı uçaklar gidemiyor’ gibi bahaneler atılıyor. Biz Sakarya Müftülüğü ile görüştüğümüz zaman, ’Böyle bir şey yok. Sizi oyalıyorlar’ dendi" ifadelerini kullandı. Firma sahibi tehdit mesajları aldığını öne sürerek kendini videoya aldı Yaklaşık 200 kişiyi dolandırmakla suçlanan firmanın sahibi Ü.S. ise bir video mesajla açıklama yaptı. Ü.S., tehdit mesajları aldığını, kimseyi dolandırmadığını belirterek savunarak, "Ben Elham Tur’un sahibiyim. Bu iş buralara nasıl geldi, nasıl böyle oldu inanamıyorum kabus gibi. Ama ben dolandırıcı değilim, bir yere kaçmadım. 1 yaşında çocuğumun ve karımın ölümle tehdit edilmesi yüzünden ki ona da son dakikaya kadar direndim. Adam gelmiş bir yeren belinde silah bekliyor ve ‘Bana para vereceksin’ diyor. Direndim ama çocuğumla karımı ölüme götürmek istemedim. Onları güvenli bir yere almak istedim ve ne kadar güvenli bilmiyorum. Ben dolandırıcı değilim, bunun herkes biliyor. Mağdur olanlar bile referans ile gelenler. Biz binlerce insandan dua aldık. Binlerce insana destek verdik ve kapımızdan çevirmedik. ‘300 dolarım var gitmek istiyorum’ diyene, ’10 tane hafızım var’ diyene gel dedik. Beni tanıyan tanıyor, kesinlikle dolandırıcı değilim. Hiçbir haberi izleyemiyorum psikolojim bozulmasın diye. Tamamen çocuğumun ve karımın can güvenliğini düşünüyorum. Avukatım bütün süreci hukuken yürütecek bunların hepsini sunacak. Bizim nasıl mağduriyeti gidermeye çalıştığımızı, ödemeleri ve dekontları gösterecek. 2 Nisan günü bile hâlâ ödeme yapıyorum ve bunların hepsinin dekontu var. Dosya açılır açılmaz bunları sunacak avukatım. Ben bugüne sıfırdan tırnaklarımla kazıyarak gelmiş bir insanım. Ben çoluğumun çocuğumun ağzına haram lokma sokmam. Ölmeden arkamda bir tane kul hakkı bırakmak istemiyorum. Bu bir batış dolandırıcılık değil, bunun bir dünya sebebi var ama bunların arkasına sığınmayacağım. Ben avukatıma bütün mağduriyetlerin giderilmesi için hukuki bir takvim açtırıp herkesin mağduriyetini gidereceğim. Ben bir yere kaçmadım gerçekten elimden ne geliyorsa yapacağım. Sadece tehditlerden dolayı eşimin ve çocuğumun güvende olmasını istiyorum. Arkamızda bir tane bile mağdur bırakmayacağız" dedi.
Ankara MEB: "LGS sınavı 13 Haziran’da yapılacak" Milli Eğitim Bakanlığı, 2026 yılı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın 13 Haziran Cumartesi günü yapılacağını duyurdu. Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, "Bakanlığımızca daha önce paylaşılan sınav takvimi doğrultusunda Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında gerçekleştirilecek ‘Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav’ın 14 Haziran 2026 Pazar günü yapılması planlanmış ve kamuoyuna duyurulmuştu. Açıklanan 2026 FIFA Dünya Kupası maç takvimine göre A Milli Futbol Takımımızın Avustralya Milli Takımı’yla aynı tarihte Türkiye saatiyle 07.00’de oynayacağı müsabaka sonrasında ülke genelindeki olası kutlama etkinliklerinden doğabilecek hareketlilik, yüksek ses ve trafik yoğunluğu gibi durumların öğrencilerimizin odaklanmalarını ve sınav uygulamasının sağlıklı biçimde yürütülmesini etkileyebileceği değerlendirilmiştir. Tüm bu hususlar doğrultusunda 2026 yılı LGS kapsamındaki merkezi sınavın 13 Haziran 2026 Cumartesi günü yapılması kararlaştırılmıştır. Merkezi sınavda yer alan oturum saatlerinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olup, birinci oturum (Sözel Bölüm) saat 09.30, ikinci oturum (Sayısal Bölüm) ise saat 11.30’da başlayacaktır. Diğer yandan öğrencilerimizin sınav öncesi süreçlerden etkilenmemesi adına sınavın gerçekleşeceği okul ve kurumlarda fiziki hazırlıkların tamamlanması amacıyla 12 Haziran 2026 Cuma günü örgün eğitim kurumlarında eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verilecek ve bu tarihte öğretmenler 1 gün süreyle idari izinli sayılacaktır. Öğrencilerimizin emek ve gayretlerinin karşılığını en sağlıklı ve güvenli koşullarda alabilmeleri için süreç Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir. Sınava girecek tüm öğrencilerimize şimdiden başarılar dileriz" ifadelerine yer verildi.
Ankara RTÜK’ten spor yayınlarına ilişkin yeni düzenlemelerle ilgili açıklama Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamalara ilişkin yeni ilke kararlarının yer aldığı bir açıklama yayınladı. RTÜK’ten yapılan açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun çerçevesinde, İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın raporu ve eklerini inceleyerek spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamaları ele aldı. Bu değerlendirmeler sonucunda, tarafsızlık, adil temsil ve evrensel spor değerlerine uygunluğu güçlendirmek amacıyla yeni ilke kararları aldı. RTÜK’ün amacı, spor yayınlarında tribün ve saha görüntülerinin tarafsız şekilde ekrana taşınmasını, spiker ve yorumcuların belirli takımlar veya taraftarlar lehine yorum yapmaktan kaçınmasını ve izleyicilere şiddet veya fanatizmi özendirmeyen bir yayın sunulmasını sağlamaktır. Böylece özellikle genç izleyicilere pozitif ve örnek teşkil eden bir spor deneyimi sunulması; sporda tarafsızlığın sağlanması ve izleyicilere güvenli, olumlu bir yayın deneyimi yaşatılması hedefleniyor" ifadelerine yer verildi. Müsabakalardaki olumsuz uygulamalar Spor müsabakaları yayınlarında tespit edilen olumsuzluklar ilgiliyse, "İncelemelerde bazı yayınlarda tribün pankartlarının ısrarla ekrana taşındığı ve yorumlandığı, bazı takım ve taraftarlar lehine taraflı ifadelerin kullanıldığı, küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntülerinin ekrana yansıdığı tespit edildi. Ayrıca saha içi ve tribünlerdeki kavgaların uzun süre gösterildiği ve sanal bahis ile aşırı tüketimi teşvik eden ürünlerin reklamlarının yayınlandığı gözlemlendi. Bu durumların sporda eşitlik ve yayıncılık ilkeleri açısından sakıncalı olduğu belirlendi" denildi. ’Sanal bahsi teşvik edici reklamlara yasaklama Açıklamada, spor müsabakalarının yayınlarına yönelik ilke kararları şu şekilde sıralandı: "Sporun ruhuna ve doğasına uygun, evrensel değerlerine saygılı, sporda pozitif bir atmosferin oluşturulmasına yönelik barışçı, şiddet içermeyen bir dil kullanılacaktır. Saha kenarlarında ya da tribünlerde kamu düzenine ve toplumsal barışa zarar veren, ayrımcılık içeren, belirli bir takımı veya taraftarını hedef alan pankartlar ekrana getirilmeyecektir. Yurt içinde yapılan hazırlık ve lig maçlarında sahada bulunan herhangi bir takım, teknik heyet, yönetici, taraftar grubu ya da hakemler hakkında taraflı veya fanatizmi tahrik eden yorumlar yapılmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınlarında; duraksamalar ve devre araları dışında, bant reklamlar dahil hiçbir türde reklam yayınlanmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınında sanal bahis oynamayı teşvik eden reklamlar yayınlanmayacak, bu konuda gerekli teknolojik tedbirler alınacaktır. Aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen ürünlere ilişkin reklamlara yer verilmeyecek, tanıtımı yapılan ürün ve hizmetleri teşvik edici ifadeler kullanılmayacaktır. Küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntüleri ekrana yansıtılmayacaktır. Saha içinde ve tribünlerde meydana gelen kavgalar uzun süreli ekrana getirilmeyecek, saha içerisine yetkisiz şekilde girip eylemde bulunan kişilerin görüntülerine yer verilmeyecektir." Söz konusu ilke kararlarının, Üst Kurul tarafından oy birliğiyle kabul edildiği ifade edildi.
Gaziantep Ağrı tedavisinde yeni dönem: ultrason rehberliğinde nokta atış tedavisi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, ultrason eşliğinde yapılan girişimlerin hem doğruluk oranını artırdığını hem de hasta güvenliğini üst düzeye çıkardığını belirtti. Kas-iskelet sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde ultrason kullanımı son yıllarda hızla yaygınlaşıyor. Özellikle omuz ve diz problemleri başta olmak üzere tüm eklemler, omurga kaynaklı rahatsızlıklar (boyun ve bel fıtıkları) ile tendon ve ligaman (bağ) ve kas yaralanmaları gibi yumuşak doku kaynaklı ağrılarda ultrason rehberli uygulamalar, tedavi başarısını artıran modern yöntemler arasında öne çıkıyor. Prof. Dr. Koca, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Ultrason sayesinde tedaviyi doğrudan problemli dokuya uygulayabiliyoruz. Bu da özellikle omuz ve diz başta olmak üzere tüm eklem problemleri, boyun ve bel fıtıkları ile tendon ve ligaman (bağ) ve kas yaralanmalarında tedavi başarısını belirgin şekilde artırıyor" dedi. Hangi hastalara uygulanıyor Dr. Koca, "Ultrason rehberli nokta atışı tedaviler, Omuz, diz başta olmak üzere tüm eklem ağrıları, Boyun ve bel fıtıkları, Tendon ve ligaman (bağ) yaralanmaları, Kas yaralanmaları, Spor yaralanmaları, Bel ve boyun kaynaklı yumuşak doku ağrıları, Bursit ve yumuşak doku iltihapları gibi birçok kas-iskelet sistemi probleminde güvenle uygulanabiliyor" şeklinde konuştu. Hangi hastalarda tercih edilmeyebilir Her hasta için uygun olmayabileceğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, özellikle aktif enfeksiyon bulunan bölgelerde, kontrolsüz kanama bozukluğu olan hastalarda ve bazı ileri sistemik hastalıklarda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Bu nedenle tedavi öncesi mutlaka hekim değerlendirmesi yapılması gerekiyor. Radyasyon içermemesi önemli avantaj Prof. Dr. Koca, ultrasonun en önemli üstünlüklerinden birinin radyasyon içermemesi olduğunu vurgulayarak , "Skopi cihazı kullanılarak yapılan diğer nokta atışı tedavilerinde hastalar az da olsa radyasyona maruz kalabilmektedir. Ultrason ise tamamen radyasyonsuz bir yöntemdir. Bu yönüyle hem hasta hem de hekim açısından çok daha güvenli ve avantajlıdır" ifadelerini kullandı. İşlem nasıl yapılıyor, ne kadar sürüyor Dr. Koca, "Ultrason rehberli tedaviler genellikle klinik ortamda, lokal uygulamalar şeklinde gerçekleştiriliyor. İşlem sırasında hedef doku ultrason ile anlık olarak görüntülenerek iğne tam doğru noktaya yönlendiriliyor" ifadelerine yer verdi. "İşlem çoğu zaman 5-10 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır. Hastalar genellikle aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir. Bu da yöntemin konforunu artıran önemli bir faktördür" diyen Prof. Dr. İrfan Koca, işlem sonrası sürecin de hastaya özel planlandığını belirtti. Başarıyı artıran ‘görerek tedavi’ yaklaşımı Ultrason rehberli uygulamaların en önemli farkının "görerek tedavi" olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, sözlerini şöyle tamamladı: "Artık tedaviyi göz kararı değil, doğrudan görüntü eşliğinde yapıyoruz. Bu da hem hedefe tam ulaşmayı sağlıyor hem de gereksiz doku hasarını önlüyor. Sonuç olarak daha etkili, daha güvenli ve daha hızlı bir iyileşme süreci elde ediyoruz." Uzmanlar, ultrason rehberli tedavilerin önümüzdeki yıllarda kas-iskelet sistemi hastalıklarının yönetiminde standart uygulamalar arasında yerini daha da güçlendireceğini belirtiyor.