EKONOMİ - 06 Mart 2026 Cuma 10:23

Türkiye nüfusunun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini erkekler oluşturdu

A
A
A
Türkiye nüfusunun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini erkekler oluşturdu

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu.


Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü


Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.


Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu


Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.


Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıl oldu


Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu.


En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 88,3 oldu


Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97,0 oldu.


Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 23,6 oldu


Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu.


Annesi yükseköğretim mezunu olanların yüzde 84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü


Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.


Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 oldu


Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu.


İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu.


Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü


Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu.


En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti.


En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti.


En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti.


Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 18,3 oldu


Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu.


Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,9 oldu


Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü.


Kadın büyükelçi oranı yüzde 28,4 oldu


Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu.


Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu


Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9 oldu.


Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı yüzde 34,9 oldu


Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu.


Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 21,5 oldu


Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu.


Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu.


Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı yüzde 34,2 oldu


Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2’sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu.


Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26,0 oldu


Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu.


Kadınların yüzde 17,0’ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü


ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3’ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü.


Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 oldu


Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 oldu.


Yapay zeka kullanan kadınların oranı yüzde 18,8 oldu


Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5’inin, erkeklerin ise yüzde 38,3’ünün yapay zeka kullandığı görüldü.


Beyin göçü oranı kadınlarda yüzde 1,6 oldu


Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu.


Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı yüzde 30,1 oldu


Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak görüldü.


Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türünün psikolojik şiddet olduğu görüldü


Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2’sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3’ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8’inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9’unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3’ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4’ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü.


Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu.


Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Bir aydır kapalı olan mescit tepkilere neden oldu Bilecik Kapalı Pazar Alanı’ndan bulunan ve yaklaşık 1 ay önce halısında meydana gelen yangın sonrası tadilata alınan mescidin hala açılmaması tepkilere neden olurken, Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı "Sebze pazarındaki mescidin bir aciliyeti yok" dedi. Bilecik merkez Hürriyet Mahallesi’nde her hafta pazartesi günü meyve-sebze ve giyim bölümlerinde kurulan tezgâhlarla vatandaşlara hizmet veren Kapalı Pazar Alanı’ndan bulunan mescitte geçtiğimiz ay ufak çaplı bir yangın yaşanmıştı. Bu yangın sonrası Bilecik Belediyesi mescidi kapatarak, ’Tadilat Nedeniyle Kapalıdır’ yazısı asıldı. Mescidin tadilatı bir aydır bitmeyince pazar esnafı ve bu mescidi kullanan yaşlılar bu duruma tepki gösterdi. "Sebze pazarındaki mescidin bir aciliyeti yok" Tepkiler sonrası olan Bilecik Belediye Meclisi toplantına taşınırken, konu hakkında Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, "Yerel basında sebze pazarındaki mescidimizle alakalı haberler çıktı. Yok, sebze pazarındaki mescit yanmış, yok 1 aydır neden açılmıyor gibi. Belediyenin eksik olduğu bir noktayı bilmemiz için önce bunu duymamız lazım. Ama vatandaştan, ama basından. Evet, doğru, sebze pazarındaki mescit yandı. Arkadaşlarımızın farklı iş programları dolayısıyla gecikme yaşandı. Çünkü bir Gençlik Merkezi çalışmamızı yetiştirmeye çalışıyoruz. Yaz ayına girerken açmak üzere olacağımızdan bütün arkadaşlarımız orada yoğunluktaydı. Sebze pazarındaki mescidin bir aciliyeti yok. Sebebi, çünkü 3-5 adım uzaklıkta bir giyim pazarımızda bir mescidimiz var" dedi. Başkan Subaşı, belediye hakkında çıkan olumsuz haberler sonrası, "Basın emekçilerinden özellikle rica ediyorum. Bizler, Bilecik Belediyesi, Bilecik belediye çalışanları, hiç kimsenin dedikodu malzemesi değil. Arkadaşlarımın adının geçmesine izin vermem, baş harflerinin geçmesine dahi izin vermem. Bu da ciddi bir suç unsuru. Biz de gerekli girişimleri yapacağız" dedi.
İstanbul Fatih’te boşanma aşamasındaki eşini öldüren şüphelinin ifadesi ortaya çıktı: ‘‘Silahın kurulu olduğunu unutmuşum’’ Fatih’te kızını okuldan almaya giden boşanma aşamasındaki eşi Semiha Deniz’i silahla öldüren E.D., adliyeye sevk edildi. Şüphelinin polise verdiği ifadesinde, ‘’Cep telefonuyla çekmesini engellemeye çalıştım. Korkutmak için üzerimde bulunan silahı çıkardım, kafasına doğru doğrulttum. Silahın kurma kolunun çekili olduğunu unutmuştum, kafasına doğru iteklerken bir anda patladı’’ dediği öğrenildi. Olay, dün saat 12.30’da Fatih ilçesi Seyyid Ömer Mahallesinde bulunan Vedide Baha Pars İlkokulu önünde meydana gelmişti. 14 yaşındaki kızını okuldan almaya giden 33 yaşındaki Semiha Deniz, 2011 yılında evlendiği boşanma aşamasındaki eşi E.D. (40) tarafından silahla başından vurularak öldürülmüştü. Saldırgan koca ise olay yerinden kaçmıştı. Cinayet şüphelisi E.D.’nin kısa süre sonra olayı gerçekleştirdiği silahla birlikte polis ekiplerine teslim olduğu öğrenilirken, şüpheli işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Uzaklaştırma kararının kalkmasına 3 gün kala eşini katletti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından sürdürülen çalışmalarda çiftin; amca çocukları olduğu, 2011 yılında evlendikleri ve iki kızlarının bulunduğu öğrenildi. Öte yandan çiftin aralarında şiddetli geçimsizlik yüzünden birbirleri hakkında birçok kez emniyete müracaat ettikleri öğrenilirken şikayet kapsamında E.D.’nin 8 Ocak itibarıyla iki aylık uzaklaştırma kararının olduğu ve kararın kalkmasına 3 gün kala cinayeti işlediği ortaya çıktı. Şüphelinin ifadesi ortaya çıktı: ‘‘Silahın kurulu olduğunu unutmuşum’’ Cinayet şüphelisi E.D.’nin polis ekiplerine verdiği ifadesinde, çocuklarını görmek amacıyla okul önüne gittiğini ve Semiha Deniz ile karşılaşmasının tesadüf olduğunu belirtti. E.D., ifadesinin devamında okula yakın bir yerde ilk olarak baldızıyla tartışma yaşadığını, tartışmanın sürmesi üzerine eşinin araya girip kendisini cep telefonuyla videoya aldığını, sonrasında sinirlenerek eşinin cep telefonuyla çekmesini engellemeye çalıştığını ve eşini korkutmak için üzerinde bulunan silahı çıkardığını anlattı. Şüphelinin cinayet anını ise ‘’ Silahı kafasına doğru doğrulttum. Silahın kurma kolunun çekili olduğunu unutmuştum, kafasına doğru iteklerken bir anda patladı’’ diye anlattığı öğrenildi. Şüpheli, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.
Gaziantep Şahinbey’de engel atlama heyecanı Şahinbey Belediyesi ile Türkiye Binicilik Federasyonu iş birliğinde düzenlenen Engel Atlama Binicilik Teşvik Yarışmaları, sporculara heyecan dolu anlar yaşattı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen biniciler, yeteneklerini sergilemek için parkura çıktı. Yarışmalar, Şahinbey Belediyesi’nin önemli spor yatırımlarından biri olan Şahinbey Belediyesi Geleneksel Sporlar Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Organizasyona Konya, Adana ve Gaziantep illerinden çok sayıda sporcu ve kulüp katılım sağladı. Genç sporculara teşvik Teşvik niteliği taşıyan yarışmalarda özellikle genç binicilerin performansı dikkat çekti. Sporcular, farklı yüksekliklerde kurulan parkurlarda hem zamana karşı yarıştı hem de hatasız atlayış yapabilmek için kıyasıya mücadele etti. Tribünleri dolduran aileler ve sporseverler ise yarışmacılara alkışlarla destek verdi. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, bu tür organizasyonların amacının binicilik sporunu tabana yaymak, gençleri geleneksel ve modern spor dallarına yönlendirmek ve spor kültürünü güçlendirmek olduğunu ifade etti. Spor turizmine katkı Şahinbey’de düzenlenen organizasyon, şehir dışından gelen sporcu ve misafirlerle birlikte spor turizmine de katkı sağladı. Yarışma boyunca centilmenlik ön planda tutulurken, dereceye giren sporculara ödülleri takdim edildi. Başkan Mehmet Tahmazoğlu, Geleneksel Sporlar Merkezi’nde benzer organizasyonların artarak devam edeceğini belirterek, Gaziantep’i binicilik ve geleneksel sporlar alanında önemli bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
İzmir İzmir’de 4 bin 200 ağaçlık ’İtfaiye Korusu’ açıldı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aşık Veysel Alanı yanında kurulacak ’İzmir İtfaiyesi Korusu Mikro Orman’ın açılışında alana 4 bin 200 ağaç dikileceğini açıkladı. Tugay, İzmir İtfaiyesi’nin geçen yıl 15 bin 800 yangına müdahale ettiğini ve yaklaşık 12 bin kurtarma operasyonu gerçekleştirdiğini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aşık Veysel Alanı’nın yanındaki 8 bin metrekarelik alanda kurulacak ’İzmir İtfaiyesi Korusu Mikro Orman’ uygulamasının açılışına katıldı. Tugay, İzmir itfaiyesinin geçtiğimiz yıl 15 bin 800 yangına müdahale ederek 12 bine yakın kurtarma işlemi yaptığını belirterek, alana 4 bin 200 ağaç dikileceğini söyledi. "Ağaç varsa medeniyet vardır" Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kentte yeşil alanların artırılması için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Yapılacak en güzel işlerden birini yapmak için buradayız. Ağaç dikmek için buradayız. Buraya bugün 4 bin 200 ağaç dikeceğiz. Farklı ağaçlar olacak, farklı bitki türleri de olacak. Herhangi bir şehre gittiğiniz zaman ilk baktığımız şey burası yeşil bir yer mi, burada ağaç var mı, küçük ormanlar var mı olur. Eğer bir yerde orman çoksa, o insanlar medeni insanlardır. Ben medeniyim diyen şehir, ağaca ve doğaya sahip çıkacak. Biz insanlar tek başına yaşayan canlılar değiliz. Milyonlarca canlıyla birlikte yaşıyoruz. Doğayı bozarsak mutlu olamayız. Belediyeler bu yönde çalışmalar yapacak ama yetmez. Her yurttaşın da bu bilince sahip olması ve doğaya zarar vermemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Ağaçlandırma benim için bir başarı kriteri" Görev süresi boyunca ağaçlandırma çalışmalarına büyük önem verdiğini ifade eden Tugay, bunun kendisi için bir başarı ölçütü olduğunu belirterek, "Ağaçlandırma çalışmalarına devam ediyoruz. Ben ne kadar ağaç diktiğimize bakarım. Bu görev süremde başarı kriterlerimden biri budur. Kendime söz verdim. Ben doğaya, bitkiye ve ağaca düşkün bir insanım. O nedenle ne kadar çok yapabilirsek o kadar çok ağaç dikeceğiz. Her bir ağaç bu şehrin oksijeni. Bizler dikeceğiz, yurttaşlarımız da bunları koruyacak" dedi. "İtfaiyeciler bizim kahramanımız" Konuşmasında İzmir İtfaiyesi çalışanlarına da teşekkür eden Tugay, oluşturulacak korunun itfaiyecilere ithaf edileceğini belirterek, "İtfaiyeci arkadaşlarımızın hepsi bizim için kahraman. İzmir’de 63 farklı istasyonda bin 500’den fazla itfaiyeci arkadaşımız görev yapıyor. Yeni başlayan arkadaşlarımız var, onlar bizim için gurur kaynağı. Ne zaman yaptıkları işi izlesem ne kadar zor bir iş yaptıklarını görüyorum. Manevi olarak da itfaiyemizin onurlandırılması lazım. Bu alan itfaiyecilerimize ithaf edilmiş bir yer olacak ve İzmir İtfaiyesi Ormanı olarak isimlendirilecek" ifadelerini kullandı. "Geçen yıl 15 bin 800 yangına müdahale edildi" İtfaiye ekiplerinin geçen yıl yürüttüğü çalışmalara da değinen Tugay, "Geçen yıl sadece 15 bin 800 yangına müdahale ettiler. 12 bine yakın kurtarma işlemi yaptılar. Bu kadar büyük sayı onların gece gündüz çalışmasının sonucudur. Çok uzun yıllardır emek harcayanlar var, yeni başlayanlar var. Hepsine İzmir’e verdikleri emek için teşekkür ediyorum" dedi. "Liyakatli insanlar işe alınmalı" Türkiye’nin köklü bir medeniyetin devamı olduğunu belirten Tugay, ülkeyi kötüleyen yaklaşımları doğru bulmadığını ifade ederek, "Biz binlerce yıllık medeniyetin devamı olan nesilleriz. Hep birlikte çok önemli bir kültürün devamıyız. En ufak bir sebeple ülkemizi karalamaya çalışanlar var. Ülkemiz kötü yönetiliyor olabilir ama gidip başka ülkelerde ayak işleri yapmak ve diz çökmek, onların bizi oyuncak gibi kullanmasına diz çökmek onursuzluktur. Ben bunu Türk milletine yakıştıramıyorum. Kendimize bakmalı ve neleri başarabileceğimizi yeniden görmeliyiz. Önce kendi neslimize sahip çıkmayı öğreneceğiz. Bu ülkeye iyi şeyler yapmak için yarışacağız" ifadelerini kullandı. Açılışta kendisine CV veren vatandaşlara da değinen Tugay, işe alımların liyakat esasına göre yapıldığını belirterek, "Alana girerken birkaç kişi CV verdi ve ‘işe alın’ dedi. Cemil Tugay olarak ben işe almıyorum. İhtiyaç olduğunda belirlenir, başvuranlar arasından liyakatli seçim yapılır. Komisyonda seçim yapılıyor. Biz düzgün bir ülke olmak istiyor muyuz? O işi hak etmiş liyakatli insanları alacağız ve haklarını ödeyeceğiz. Benim ricamdır, bu ülkeye böyle sahip çıkın. Popülist yaklaşımlarla sahip çıkılmaz, uygulamada da adil olmanız lazım. Bizler bunu yapmaya çalışıyoruz, eksiğimiz varsa düzeltmek için gayret ediyoruz. Ancak bu ülkenin kaynakları, madeni ve sanayisi ile herkesin karnını doyuracak kapasiteye sahip. Bakmayın fabrikaları kapattılar. Kötü yönettikleri için kriz var, doğrudur ama bunların hepsi düzelir. Yeter ki ülkesine saygısı olan insanlar tarafından yönetilsin. Bu göreve kim gelirse sadece bunları düşünmesi ve sonuna kadar çalışması gerekiyor. Çalışmadan ülke düzelmez. Herkesi çalışmaya davet ediyoruz" dedi.