TEKNOLOJİ - 03 Mart 2026 Salı 10:41

Türk Telekom’dan gökyüzünde dijital dönüşüm

A
A
A
Türk Telekom’dan gökyüzünde dijital dönüşüm

Türk Telekom, grup şirketi Argela ile gökyüzünde dijital dönüşüm sağlayan 5G tabanlı çözümünü küresel arenaya taşıdı. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen Argela UTM (İnsansız Hava Aracı Trafik Yönetim Sistemi) çözümünün lansmanı İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde gerçekleştirildi.



Teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonuna öncülük etme doğrultusunda stratejik çalışmalarına devam eden Türk Telekom, dünyanın en önemli mobil teknoloji etkinliklerinden biri olan GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın katılımıyla gökyüzünde dijital dönüşüm sağlayacak yenilikçi bir teknolojinin lansmanını gerçekleştirdi. Türk Telekom’un 5G altyapısı ve grup şirketi Argela’nın milli mühendislik desteğiyle geliştirilen Argela UTM platformu, mobil şebeke kabiliyetlerini hava sahası yönetimiyle entegre eden yenilikçi ve milli bir teknoloji olarak geleceğin hava ulaşım sistemleri için küresel standartları belirliyor.



Hava ulaşımında yeni dönem


Yapılan açıklamaya göre; otonom hava ulaşım sistemlerinin hayata geçirilmesinde önemli bir adım olan Argela UTM’in başarısı GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde atılan imza ile küresele taşındı. Türk Telekom ve grup şirketi Argela, dünyanın önde gelen eVTOL (Elektrikli Dikey Kalkış ve İniş Yapabilen Hava Aracı) üreticisi EHang ile iş birliği anlaşması imzalayarak geleceğin ulaşım standartlarını belirlemek için stratejik bir adım attı.



Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak milli teknoloji hamlemizi gökyüzüne taşımanın büyük gururunu yaşıyoruz. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yenilikçi çözüm, mobil şebeke yeteneklerimizle hava trafiğini yönetmeye imkan sağlıyor. Bu hamle ile hem ülkemizin ulaşım stratejilerine katkı sunuyor, hem de teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye vizyonuna öncülük ediyoruz. GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri, milli mühendislik gücümüzün küresel arenada oyun kurucu olduğunun en somut kanıtıdır. İştiraklerimiz ve milli iş ortaklarımızla teknolojide dışa bağımlılığı azaltan çalışmalara imza atarken, ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine öncülük ediyoruz" dedi.



Argela CEO’u İsmail Emanet, "Yeni nesil telekomünikasyondaki liderliğimizi havacılık sektörüne taşıyoruz. 5G ve ileri ağ çözümleri alanındaki uzmanlığımızı kullanarak, Argela’nın UTM sistemi aracılığıyla Türkiye’de Gelişmiş Hava Mobilitesi’ni güçlendirecek sağlam bir dijital altyapı sunmayı ve alçak irtifa bağlantısında yeni standartlar belirlemeyi hedefliyoruz. Türk Telekom’un liderliğinde yürütülen ileri düzey Ar-Ge çalışmalarıyla desteklenen bu vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin dijital dönüşümüne ve akıllı kentsel mobiliteye geçişine yön vermekten gurur duyuyoruz" dedi.



EHang Operasyon Başkanı (COO) Victoria Jing Xiang, "Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz bu ortaklık, Türkiye’de Düşük İrtifa Ekonomisi’nin hayata geçirilmesi yolunda belirleyici bir adımı temsil ediyor. EHang’in sertifikalı insansız eVTOL (elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen) hava aracı platformunu Türk Telekom’un gelişmiş dijital altyapısı ve İHA Trafik Yönetim Sistemi (UTM) kabiliyetleriyle birleştirerek; güvenli, ölçeklenebilir ve geleceğe hazır bir Gelişmiş Hava Hareketliliği ekosistemi inşa ediyoruz" dedi.



5G şebeke kabiliyetleri ve hava trafik yönetiminde öncü entegrasyon


Geleceğin ulaşım standartlarını farklı bir boyuta taşıyan bu milli çözüm, Uygulama Programlama Arayüzleri (API) ile UTM sistemlerini tek bir platformda birleştiren yenilikçi bir uygulama olarak öne çıkıyor. GSMA tarafından desteklenen CAMARA API projesinin en başarılı örneklerinden biri olarak GSMA standında sergilenen çözüm; düşük irtifa hava sahasının güvenli, akıllı ve gerçek zamanlı yönetimini sağlayan dijital bir regülasyon sistemi sunuyor.



İstanbul’daki merkezden Kapadokya’daki araç kumanda edildi


5G Destekli Hava Yönetim Sahası Platformu’nun denemelerinde; Türk Telekom’un İstanbul’da bulunan UTM merkezi üzerinden kumanda edilen bir insansız hava aracı, Kapadokya semalarında başarıyla uçuruldu. Argela ve GSMA stantlarında katılımcılara sunulan projenin demo görüntüleri büyük ilgi topladı.



Türk Telekom’dan gökyüzünde dijital dönüşüm

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.