POLİTİKA - 30 Eylül 2025 Salı 12:12

Ticaret Bakanı Bolat: "Türkiye’nin gelişmesi, ekonomisi ve liderliğiyle alakalı imrenilen bir saygınlık ve itibar görüyoruz"

A
A
A
Ticaret Bakanı Bolat: "Türkiye’nin gelişmesi, ekonomisi ve liderliğiyle alakalı imrenilen bir saygınlık ve itibar görüyoruz"

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi’ne katılım sağladı. Zirvede konuşan Bakan Bolat, "Ülkemiz için iftarla söyleyebileceğimiz dış politikada, savunmada, dış ticarette ve ekonomik büyümede, istihdam artışında Allah’a şükür dünya ortalamasının üzerinde bir gelişmeye kaydediyoruz ve gittiğimiz her bölgede Türkiye’nin gelişmesi, ekonomisi ve liderliğiyle alakalı imrenilen bir saygınlık ve itibar görüyoruz. Büyüme olarak da dünyadaki bu sıkıntıya rağmen biz son 22 yılda yüzde 5.4 reel yıllık büyüme kaydettik" dedi.


Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi’ne katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, dünyadaki ekonomik ve ticaret şartlarının zorlaştığını söyleyerek, "Bir yıl kadar önce bu zirvenin birincisini birlikte yapmıştık. Aradan bir yıl geçti. Bu geçen bir yılda şunu görüyoruz. Dünyadaki ekonomi ve ticaret şartları her geçen gün zorlaşıyor. Ticaret savaşları daha da yoğunlaşmaya başladı. Gümrük vergilerini çok büyük oranda arttırmalar e-ticarete engel koymalar, tehditler e-ticareti daraltan unsurlar ki geçen yıl dünya ticareti yüzde 2,9 büyümüştü. Bu ortalamanın altında bir büyüme dünya ticareti Covid’den önceki dönemde ortalama yüzde 5,5-6 yıllık büyüme oranları kaydediyordu ve dünya ekonomik büyümesinin ana motoru görevini, lokomotifi görevini görüyordu. Dünya büyüme oranı da yüzde 3,5 civarında ortalama olarak gerçekleşiyordu. Bu yıl özellikle Nisan ayı başındaki ticaret savaşlarının kızışmasıyla beraber dünya ticaretinin büyüme oranı önce yüzde eksi 0,2’ye çekildi. Ağustos ayı tahminlerinde yüzde 0,9 olarak tahmin edildi ve gelecek yıl içinde yüzde 1,8 oranda tahmin edilmekte" ifadelerine yer verdi.



"Türkiye’nin gelişmesi, ekonomisi ve liderliğiyle alakalı imrenilen bir saygınlık ve itibar görüyoruz"


Ticarette rekabetin giderek arttığının altını çizen Bolat, "Üretim şartları, ticaret şartları değer ve miktar olarak kızışmakta, rekabet artmakta diğer taraftan ticaret de kendi içinde bir kabuk değiştirmekte. Dünyadaki bilişimde telekomunikasyondaki hızla gelişen durumla dijitalleşmenin hızlanması ve son birkaç yıldır da yapay zekadaki büyük gelişmeler karşısında ticaretin yapılma usullerinde de çok büyük bir değişim var. Böyle bir tabloda ülkemiz için iftarla söyleyebileceğimiz dış politikada, savunmada, dış ticarette ve ekonomik büyümede istihdam artışında Allah’a şükür dünya ortalamasının üzerinde bir gelişmeye kaydediyoruz ve gittiğimiz her bölgede Türkiye’nin gelişmesi, ekonomisi ve liderliğiyle alakalı imrenilen bir saygınlık ve itibar görüyoruz. Ve büyüme olarak da dünyadaki bu sıkıntıya rağmen biz son 22 yılda yüzde 5.4 nokta reel yıllık büyüme kaydettik ve 238 milyar dolarlık milli gelirimizi bir trilyon 474 milyar dolara ilk altı ay içinde bu yıl yükseltmiş olduk ve yılı da inşallah bir buçuk trilyon doların üzerinde kapatacağız. Kişi başına milli gelirde de 16 bin doları açtık ve yılı da inşallah 17 bin dolarla kapatacağız" dedi.


E-ticaretin dönüm noktasının pandemi olduğunu belirten Bakan Bolat, "E-ticaretle ilgili olarak dönüm noktasının Covid pandemisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. O günlerde Türkiye’de çok az sayıda özellikle de tekstil, giyim firmaları içinde ticaret yapanlar veya yapmaya çalışanlar vardı. Covid’e yakalanınca bir anda karantina günleri evlere kapanma günlerinde mağazalar AVM’ler, çarşılar, pasajlar, butikler, kapatılınca ticaret yapan hazır olan firmalar rekabette inanılmaz bir şekilde öne geçtiler. Bunu yapmayan firmalarda da büyük bir pişmanlık duyarak ve ‘biz ne yaptık’ dedi. Onlar da daha sonra kısa bir sürede bu teşkilatlarını kurdular ve Covid, ticaretin farkındalığının anlaşıldığı bir dönem haline geldi. Ve bilgisayar sektöründe, bilişim sektöründe hangi işi yapan olursa olsun dün gibi hatırlıyorum. O dönemde işleri katbekat büyümüştü. İşte dünyada da küresel ticaret hızla büyümekte ve 2026 için 8,1 trilyon dolar küresel ticaretin hacmi ortaya çıkacak. Bu rakam 4 yıl önce yani 2022’de 5,5 trilyon dolardı. Ülkemize baktığımızda toplu internet üzerinden mal ve hizmet siparişi verenlerin oranı 2020’de yani Covid ortaya çıktığında yüzde 35’ken 2025 olarak yüzde 55,7 yani yüzde 56’ya yükselmiş durumda ve bu artarak devam ediyor" diye konuştu



Ticaret Bakanı Bolat: "Türkiye’nin gelişmesi, ekonomisi ve liderliğiyle alakalı imrenilen bir saygınlık ve itibar görüyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.
Kilis Kilis’te üretilen tatlı ’atom gerebiç’e yoğun ilgi Kilis’te üretilen, ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çeken ’atom gerebiç’e vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Kilis’te 30 yılı aşkın süredir tatlı sektöründe faaliyet gösteren Yılmaz Ayoğlu’nun geliştirdiği "atom gerebiç", ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çekiyor. Türkiye’de sadece Kilis’te üretildiği belirtilen yöresel tatlı, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Atom gerebiç, taş fırında pişirilen özel yapımı ve fıstık ezmeli içeriğiyle tercih ediliyor. Kilis’e özgü gerebiç tatlısından ilham aldığını belirten tatlı ustası Yılmaz Ayoğlu, "Kilis’imizi dünyaya tanıtmak için elimden gelen ne varsa yapıyorum. Değişik fikirler üretiyorum. Son olarak sıra dışı bir ürün ortaya çıkardık. İsmini ‘atom gerebiç’ koydum" dedi. Ayoğlu, ürünün ince baklava hamuruyla hazırlandığını ifade ederek, "Tek kat baklava hamuruyla açıyoruz. Üzerine fıstığı döşüyoruz, içine de fıstık ezmesi koyuyoruz. Daha sonra özel kalıbını basıp taş fırında pişiriyoruz. Tamamen el açması olarak üretiliyor. Türkiye’de bu tatlıyı tek yapan benim" diye konuştu. Vatandaşların ekonomik durumunu da göz önünde bulundurduğunu dile getiren Ayoğlu, "Atom gerebiçin kilo fiyatı normalde 2 bin 500 lira civarında. Ancak ben bin 800 liradan satışa sunuyorum. İsteyen kiloluk, isteyen tane olarak alabiliyor" ifadelerini kullandı. İş yerinin müdavimlerinden bir müşteri ise tatlıyı anlatarak tarif etmenin zor olduğunu belirterek, "Bunu anlatmak mümkün değil, kesinlikle denemek lazım. Gerçekten muhteşem" diye konuştu. Dükkana gelen diğer müşteriler de tatlının sıra dışı bir lezzete sahip olduğunu ifade etti.
Gaziantep Şehitkamil’de 19 Mayıs coşkusu gökyüzüne taşındı Şehitkamil Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Uçurtmalarla 19 Mayıs Coşkusu Uçurtma Şenliği" ile çocuklara unutulmaz bir bayram sevinci yaşattı. Dülük Antik Kenti Taş Ocağı’nda gerçekleştirilen etkinlikte yüzlerce çocuk, rengârenk uçurtmalarını gökyüzüyle buluşturarak bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Gökyüzünü renklendiren uçurtmalar hem çocuklara keyifli anlar yaşattı hem de 19 Mayıs’ın birlik ve umut dolu ruhunu yansıttı. Aileler ve öğretmenler de çocukların heyecanına ortak olarak etkinliğe renk kattı. "Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" Etkinliğe öğrencileriyle birlikte katılan Dülük Ortaokulu Öğretmeni Tuba Sert, organizasyona ilişkin memnuniyetini ifade ederek, "Şehitkamil Belediyemizin düzenlediği bu anlamlı etkinliğe çocuklarımızla birlikte katılmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dülük Ortaokulu olarak burada oldukça eğlenceli ve verimli vakit geçirdik. Belediye ekiplerimiz, öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte uçurtmalarımızı uçurarak çok güzel hatıralar biriktirdik. Bu programı planlayan Şehitkamil Belediye Başkanımız Umut Yılmaz’a ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ediyorum. Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" dedi. Öğrenciler bayram sevincini doyasıya yaşadı Etkinliğe katılan öğrenciler ise uçurtma şenliğinde hem eğlendiklerini hem de arkadaşlarıyla birlikte keyifli vakit geçirdiklerini belirtti. Gökyüzünde süzülen uçurtmalar eşliğinde 19 Mayıs coşkusunu yaşayan çocuklar, bu özel organizasyon için Şehitkamil Belediyesine teşekkür etti.