EKONOMİ - 15 Mayıs 2026 Cuma 11:33

Tera’nın Proje GYF’sine yatırımcı ilgisi

A
A
A
Tera’nın Proje GYF’sine yatırımcı ilgisi

Tera Portföy’ün ilk proje gayrimenkul yatırım fonu olan TN1, kendi kategorisinde ilk ayında yatırımcılardan ilgi gördü. Minimum 100 bin lira katılım bedeliyle nitelikli yatırımcılara sunulan fon açıldığı günden bugüne 1.109 yatırımcısı ile 631,6 milyon TL fon büyüklüğüne ulaştı.



Türkiye’nin finans alanında öncü gruplarından Tera grubu şirketlerinden Tera Portföy’ün, nisan ayında işlem görmeye başlayan yeni yatırım aracı proje gayrimenkul yatırım fonu, yatırımcılar tarafından ilgi gördü. Tera Portföy Yönetimi A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (TN1) kendi kategorisinde mevcut diğer 43 fonun katılımcı sayısını bir ay içerisinde aştı. Böylece, Proje GYF’lerde bugüne kadar toplam yatırımcı sayısı bin 785 olurken, TN1 ise ilk ayında bin 109 yatırımcıya ulaştı.


Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Temmuz 2024’te proje gayrimenkul yatırım fonlarının (Proje GYF) kurulmasına olanak sağlayan düzenlemesinin ardından yatırımcıların gayrimenkule erişimi için yeni bir fırsat oluştu. Aradan geçen 2 yıla yakın sürede 43 Proje GYF hayata geçti. Tera Portföy de bu yıl 15 Nisan’da ilk proje gayrimenkul yatırım fonu olan TN1’i nitelikli yatırımcılara sundu. Gayrimenkul yatırımlarına erişimi kolaylaştıran yeni fonun minimum katılım tutarı 100 bin TL olarak belirlendi. TN1’in 14 Mayıs 2026 TEFAS verisine göre, toplam büyüklüğü 631,6 milyon TL, fon birim pay değerindeki artış oranı da yüzde 9 olarak gerçekleşti.


Başka projeler de eklenecek


"Yenilikçi, yatırımcı ihtiyaçlarına yönelik ürünler geliştirmek Tera Portföy’ün varoluş sebebi" diyen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ethem Umut Beytorun, TN1’e gösterilen ilginin de bu anlayışın gayrimenkuldeki karşılığı olduğunu söyledi. Beytorun, TN1’in yeni bir bakış açısıyla erişilebilir, nitelikli yatırımcı tabanına hitap eden, tek bir projeye değil başka projelere de yatırım yapan bir yapıda olduğunu belirtti.


Katılma payı alım taleplerinin fon dokümanlarında yer alan esaslar çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirten Beytorun, "TN1’in ilk projesi Sancak Dora. 218 bağımsız bölümden oluşuyor. Kısa sürede başlaması planlanan projenin, 18 ay içinde tamamlanmasını hedefliyoruz. TN1 tek bir projeyle sınırlı değil. İstanbul, Ankara ve İzmir’de yeni projeler de müzakere aşamasında" dedi.


Projenin bina tamamlama sigortasına sahip olduğunu da belirten Beytorun, şunları söyledi: "İstanbul’un gelişen bölgelerinden olan Sancaktepe’deki bu bölgenin gelişim potansiyelini uzun süre yakından takip ettik ve bu gelişim potansiyelini dikkate aldık. TN1 nitelikli yatırımcılara proje geliştirme süreçlerine fon yapısı üzerinden dahil olabilme imkânı sunuyoruz."


Öte yandan, Tera Portföy tarafından Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, arsa değerlemesi yapıldığı belirtildi. Açıklamada, "Tera Portföy Yönetimi A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (TN1)’nun 512.485.000 TL bedelle satın aldığı gayrimenkule ait (arsa) değerleme raporunda takdir olunan 556.540.000 TL değer, 11.05.2026 tarihli fon fiyatı hesaplamalarına dahil olmuştur" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir GMKA desteğiyle tarım ve ormanda teknoloji destekli dönüşüm Tarım ve orman alanlarında dijital dönüşüm süreçlerini hızlandıracak önemli bir eğitim programı daha Güney Marmara’da tamamlandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren Güney Marmara Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen 2025 Yılı Beşeri ve Sosyal Gelişim Teknik Destek Programı kapsamında Erdek Kaymakamlığının desteklenen "Tarım ve Ormanda Gözümüz Yükseklerde" projesi ile kamu kurumlarının teknolojik kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım atıldı. Proje kapsamında tarım ve orman alanlarında görev yapan kamu personeline yönelik toplam 132 saatlik Ticari İHA (İnsansız Hava Aracı) Pilot Lisansı Eğitimi gerçekleştirildi. Teorik ve uygulamalı modüllerden oluşan eğitimlerde; hava hukuku, sivil havacılık mevzuatı, meteorolojik değerlendirmeler, manuel ve otonom uçuş teknikleri ile görsel gözetim ve veri toplama uygulamaları ele alındı. Tarım ve Orman Yönetiminde Teknoloji Odaklı Yaklaşım Dijital tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bitki hastalıklarının erken tespiti, ürün kayıplarının azaltılması ve kaynak kullanımının daha verimli hale getirilmesi amacıyla teknolojik çözümlerin önemi her geçen gün artıyor. Proje ile birlikte İHA teknolojilerinin kamu hizmetlerinde daha etkin kullanılması hedeflenirken, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve çevresel sürdürülebilirliğin desteklenmesi amaçlandı. Eğitim programı kapsamında ayrıca orman alanlarında kaçak kesim ve kaçak avcılığın izlenmesi, yangın risklerinin erken tespiti ve çevresel gözlem faaliyetlerinin güçlendirilmesine yönelik uygulamalı çalışmalar gerçekleştirildi. Kurumsal Kapasiteye Katkı Sağlıyor 2025 Yılı Beşeri ve Sosyal Gelişim Teknik Destek Programı öncelikleri doğrultusunda hayata geçirilen proje ile kamu kurumlarının operasyonel kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve veri odaklı çalışma altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Program sonunda katılımcıların; sahadan anlık veri toplama, analiz yapma ve görsel izleme operasyonlarını mevzuata uygun şekilde güvenli olarak gerçekleştirebilecek teknik bilgi ve uygulama becerisi kazandığı belirtildi. Projenin aynı zamanda bölgede kamu kurumları arasında teknoloji temelli iş birliği kapasitesinin gelişmesine katkı sunması bekleniyor.
Ankara e-YÖKDİL bu hafta sonu yapılacak Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Elektronik Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı’nın (e-YÖKDİL) bu hafta sonu yapılacağını duyurdu. ÖSYM, e-YÖKDİL 2026/1 İngilizce-Sosyal Bilimler Sınavı’nın 16 Mayıs, e-YÖKDİL 2026/2 İngilizce Sağlık Bilimleri Sınavı’nın ise 17 Mayıs günü yapılacağını açıkladı. Sınavlar ise Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de ÖSYM Elektronik Sınav Merkezlerinde e-sınav olarak uygulanacak. Sınavlar için toplam 95 salonun kullanacağını belirten ÖSYM, e-YÖKDİL’e giren adayların kazanmış oldukları hakların, YÖKDİL’e giren adayların kazanmış oldukları haklarla aynı olacağını vurguladı. Adaylara 80 soru için 180 dakika cevaplama süresi verilecek Cumartesi saat 13.45’te başlayacak e-YÖKDİL 2026/1 İngilizce-Sosyal Bilimler ve pazar günkü e-YÖKDİL 2026/2 İngilizce Sağlık Bilimleri sınavı için adayların saat 13.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacağını açıkladı. Adaylara 80 soru için 180 dakika cevaplama süresi verileceğini aktaran ÖSYM, sınavların 16.45’ te sona ereceğini ifade etti. Bunun yanı sıra ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar, her iki sınav için 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecekler. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için cumartesi ve pazar günü il ve ilçe nüfus müdürlükleri açık bulundurulacak. 10 binin üzerinde aday başvurdu Sınavlarla ilgili değerlendirmede bulunan ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, iki sınava 10 binin üzerinde adayın başvurduğunu belirterek, "Cumartesi günü Sosyal Bilimler alanında uygulanacak e-YÖKDİL/1’e 5 bin 267 aday başvurdu. Pazar günü Sağlık Bilimleri alanında uygulanacak e-YÖKDİL/2’ye ise 5 bin 308 aday başvurdu. Sınavlara 23 engelli aday katılacak. Bu adayların ihtiyaçlarına yönelik düzenlemeler e-sınav merkezlerinde yapıldı. Sınavlara katılacak gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretlerinden muaf tutuldu. Bu haktan 87 aday yararlandı. Sınavlarda emniyet görevlisi dahil 583 kişi görev yapacak" ifadelerini kullandı.
Antalya Otobüsle usulsüz taşınan yaklaşık 1 ton yoğurt Antalya otogarında imha edildi Konya’nın Ereğli ilçesinden Antalya’ya şehirlerarası yolcu otobüsüyle getirildiği belirlenen ve uygun şartlarda taşınmadığı tespit edilen yaklaşık 1 ton yoğurda el konularak imha edildi. Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde yürütülen denetimler sırasında, otobüs bagajında koliler içerisinde taşınan yoğurtlar ekiplerin dikkatini çekti. Soğuk zincir kurallarına aykırı şekilde taşındığı değerlendirilen ürünler, Antalya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekiplerince kontrol altına alındı. Yapılan incelemede ürünlerin uygun muhafaza şartlarında taşınmadığı belirlenirken, durum İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bildirildi. Yetkililerin değerlendirmesi sonrası halk sağlığı açısından risk oluşturabileceği tespit edilen yoğurtlar, terminal alanında kontrollü şekilde imha edildi. Usule aykırı taşıma yapan firmaya 5996 Sayılı Kanun’a göre cezai işlem uygulandı. "Soğuk zinciri bozulan gıdalara izin vermiyoruz" Otogar Zabıta Amiri Mustafa Kaya, usulsüz taşınan gıdalara yönelik denetimlerin titizlikle sürdüğünü belirterek, "Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde güvenlik görevlilerimizin dikkati üzerine otobüs bagajında koliler içerisinde taşınan yoğurtları tespit ettik. Ürünlerin uygun şartlarda taşınmadığını değerlendirerek kontrol sürecini başlattık. Sahibi geldiğinde el koyma işlemini gerçekleştirdik ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bilgi verdik. Yapılan incelemede soğuk zincirin bozulduğu belirlendi. Bunun üzerine ürünler terminal alanında kontrollü şekilde imha edildi. Et, balık, süt ve süt ürünleri gibi soğuk zincir gerektiren gıdalarla ilgili denetimlerimiz aralıksız devam ediyor. Halk sağlığını riske atabilecek hiçbir uygulamaya müsaade etmiyoruz" dedi.
Hatay Hatay’da deprem sonrasındaki süreç kayıt altına alındı Hatay’da kamu kurumlarının iş birliğinde "Krizden Kalkınmaya: Afet Yönetiminde Hatay Modeli ve Gelecek Stratejileri Panel ve Çalıştay Programı" gerçekleştirildi. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen kentte yürütülen çalışmaların ele alındığı panel ve çalıştaya ilişkin, "Olağanüstü durumda neler yapıldığını, sadece masa başında değil de masanın haricinde, sahada bizzat insanlarımızın nasıl acıları paylaştığını, sorunlarını giderdiğini ve diğer taraftan da ortaya nasıl bir model koyduklarını özellikle kayıt altına almak istedik" dedi. Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) ve İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) iş birliğiyle; "Krizden Kalkınmaya: Afet Yönetiminde Hatay Modeli ve Gelecek Stratejileri Panel ve Çalıştay Programı" gerçekleştirildi. Panelin son günde MKÜ konferans salonunda düzenlenen panelde ‘Afet İletişimi ve Dezenformasyonla Mücadele’ konusu ele alındı. "Bizler de 3 yıldan fazla süredir yürütülen bu çalışmalarla ilgili çalıştay düzenleyip bunları kayıt altına almak istedik" Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremi, devlet-millet dayanışmasıyla asırların felaketinden asırların ihya, inşa ve imar çalışmalarına çevirdiklerini belirterek, "Geldiğimiz noktada çok şükür şehrimizde artık insanlarımızın yüzleri gülüyor. Çarşılarımız hareketli, kentsel dönüşüm alanlarında teslim etmiş olduğumuz konutlarda insanlarımız düğünlerini yapıyor. O bakımdan bizler de 3 yıldan fazla süredir yürütülen bu çalışmalarla ilgili çalıştay ve panel düzenleyip bunları kayıt altına almak istedik. Burada da ana temamız, krizden kalkınmaya ve afet yönetiminde Hatay modeli ve gelecek stratejileri oldu. Hatay’da depremin ardından ilk arama kurtarma sürecinden geçici barınmaların, konutların, hastanelerin, okulların, altyapının yapılmasına, diğer taraftan da sosyal hayatın iyileşmesi noktasına kadar çok önemli, kapsamlı ve bütüncül bir çalışma yapıldı. 14 oturumlu panel ve çalıştay tertip ettik. Birinci oturumunda bu işin teknik boyutu ve fotoğrafı gösterildi. Daha sonra bizzat sahada, ilk günden bu tarafa bütün bu alanlarda emek vermiş olan kamu görevlilerinin tecrübelerini dinledik. Yani o olağanüstü durumda neler yapıldığını, sadece masa başında değil de masanın haricinde, sahada bizzat insanlarımızın nasıl acıları paylaştığını, sorunlarını giderdiğini ve diğer taraftan da ortaya nasıl bir model koyduklarını özellikle kayıt altına almak istedik. Tabii bu yıkılmış olan bir şehirde, bir dirilişi, acının yerine umudu, diğer taraftan krizden de kalkınmaya giden bir yolculuğun nasıl olduğunu tespit etmeye çalıştık" ifadelerini kullandı. Panelde söz alan İhlas Haber Ajansı (İHA) Hatay Bölge Müdürü Veysel Korkmaz da asrın felaketinin ilk anından itibaren vatandaşlara doğru ve kesintisiz bilgi ulaştırmak için sürdürülen çalışmaları anlattı. Korkmaz, kurumsal olarak yürüttükleri haber çalışmalarına değinerek depremin izlerinin silindiği süreçte kurum olarak servis ettikleri haberlerle toplum psikolojisini dirençli tuttuklarını söyledi.
Adıyaman İhraç edilecek ‘Türk somonları’ için yavru balıklar suya bırakıldı Birçok ülkeye ihraç edilen ‘Türk somonu’nu yetiştirmek için Adıyaman’ın Çelikhan ilçesinde bulunan Çat Barajı’ndaki kafeslere yavru alabalıkların bırakılmasıyla üretim sezonu başladı. Adıyaman’ın Çelikhan ilçesindeki Çat Barajı’nda üretilen alabalıklar, Karadeniz ve Karakaya barajlarında ‘Türk somonu’ haline getirilerek, Rusya, Japonya ve Amerika başta olmak üzere bir çok ülkeye ihraç ediliyor. Adıyaman’ın iç sularında toplam 25 adet su ürünleri yetiştiricilik tesisinin 23’ü Çat Barajı’nda alabalık üretim faaliyeti gösteriyor. Yıllık 3 bin 500 ton alabalık üretiminin yapıldığı Adıyaman’da kuluçkahane altyapısına sahip işletmelerde ise yılda toplam 4 milyon adet yavru alabalık üretiliyor. 2025 yılının kurak geçmesinden dolayı üretim düştü ancak bu yıl yağışların bol olması nedeniyle üretimin artması bekleniyor. Bu yıl toplam yaklaşık 13 milyon yavru alabalık hazırlanan kafeslere bırakılacak. Fileleri çekilen kafeslere Malatya ve Elazığ’dan getirilen 2-3 gramlık yavru alabalıklar bırakılmaya başlandı. Kasım ayına kadar beslenecek olan bu yavru balıklar 250 gram ağırlığına kavuştuğunda iç piyasada işletmelerde porsiyon olarak satılıyor. Üretilen balıkların bir kısmı ise Karakaya Barajı ve Karadeniz’de ki tesislerde beslenerek 2-3 kilo ağırlığına ulaşınca ‘Türk Somonu’ olarak yurt dışına ihraç ediliyor. Rusya, Japonya ve Amerika başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilen Türk somonu ülke ekonomisine girdi sağlıyor.