SAĞLIK - 11 Mart 2026 Çarşamba 11:00

"Tedavisi yok" denilen hastalıkta umut

A
A
A
"Tedavisi yok" denilen hastalıkta umut

Takayasu arteriti teşhisi konulan 50 yaşındaki Fatih Oğul, iki yıl boyunca birçok merkezden "tedavisi yok" yanıtını aldı. Umudunu kaybetmek üzereyken televizyonda gördüğü bir haber hayatını değiştirdi. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Uğurlucan’a ulaşan Oğul, uygulanan tedavi sonrası yeniden günlük yaşamını sürdürebilir hale geldi.



Nadir görülen ve büyük damarları etkileyen Takayasu arteriti, 50 yaşındaki Fatih Oğul’un hayatını adeta durma noktasına getirdi. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte Oğul, günlük yaşamında temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanmaya başladı. Ailesiyle birlikte birçok sağlık merkezine başvuran Oğul, yaklaşık iki yıl boyunca olumsuz yanıtlarla karşılaştı. Aileye göre birçok yerde hastalık için "yapılabilecek bir şey yok" denildi. Bu süreç hem hasta hem de ailesi için oldukça yıpratıcı oldu. Fatih Oğul’un eşi, yaşadıkları dönemi şu sözlerle anlattı: "İki yıl boyunca sürekli olumsuz şeyler duyduk. Moralimiz çok bozuldu. Umutsuzluğa kapıldığımız zamanlar oldu."


Ancak bir gün televizyonda izledikleri bir sağlık haberi, hayatlarının yönünü değiştirdi. Programda Liv Hospital Vadi İstanbul Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Murat Uğurlucan’ın Takayasu arteriti üzerine yaptığı açıklamaları izleyen aile, hemen kendisine ulaşmaya karar verdi.


Oğul ve ailesi için bu adım yeni bir umut oldu


Prof. Dr. Murat Uğurlucan, Takayasu arteritinin nadir görülen ancak ciddi sonuçlar doğurabilen bir damar hastalığı olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:


"Bu hastalık büyük damarları etkileyen inflamatuvar bir hastalıktır. Doğru değerlendirme ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir."


Yapılan değerlendirmeler ve uygulanan tedavi sürecinin ardından Fatih Oğul’un durumunda belirgin bir iyileşme görüldü. Bir süre önce günlük yaşam fonksiyonlarını kullanmakta zorlanan Oğul, şimdi hayatına yeniden daha bağımsız şekilde devam edebiliyor.


Kendi sözleriyle yaşadığı değişimi şöyle anlattı: "Eskiden çok zorlanıyordum. Şimdi yemeğimi kendim yiyebiliyorum. Bu benim için çok büyük bir şey."


Uzmanlara göre, nadir görülen damar hastalıklarında doğru merkeze ve doğru uzmana ulaşmak, hastaların yaşam kalitesini değiştirebilecek kadar önemli. Fatih Oğul’un hikâyesi ise umudunu kaybetmek üzere olan birçok hasta için güçlü bir örnek olarak görülüyor.



"Tedavisi yok" denilen hastalıkta umut

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin, "Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Grup Toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve bölgede yaşanan sıcak çatışmalara ilişkin durumları değerlendirdiklerini belirtti. Hürmüz Boğazı’nda 15 adet Türk gemisinin beklediğini ve personelle irtibat halinde olduklarını ifade eden Uraloğlu, gemilere herhangi bir saldırı olmadığını ve personelin sağlık durumlarının iyi olduğunu sözlerine ekledi. "Hava trafiğinde ciddi risk var" Bölgede yaşanan çatışmalar sebebiyle birçok ülkenin hava sahasını kapattıklarını ve bu riskin yönetilmesinin gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, "Hava trafiğinde ciddi risk var. O riskin yönetilmesi lazım. Özellikle Suriye’de, Irak’ta, İran’da ve İsrail’de hava sahası zaten kapalı. Diğer ülkelerde de yer yer kapanıyor. Bütün gayretimiz Umman’dan ve Suudi Arabistan’dan bölge ülkelere kara yolu ile gidip, Türk ve yabancı vatandaşları İstanbul’a, İstanbul üzerinden de diğer ülkelere gitmeleri noktasıdır. İlave seferler konusunda ilgili ülkelerle anlaştık. Seferler devam ediyor. Aksama yok. Diğer taraftan kara yolu noktasında da bir sıkıntı yok. Oradan da geçişler devam ediyor. İran’da kalan Pegasus ve Türk Hava Yolları’nın uçakları var. İki tane uçağı getirdik. Bir problem yok. Savaşın seyrine göre uçakların alınması söz konusu olacak. Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz. İhtiyaçlarının giderilmesi konusunda bir sıkıntı yok. Hürmüz Boğazı rahatlarsa onları da oradan çıkarmış olacağız. Şu an için herhangi bir saldırı yok" diye konuştu.