GÜNDEM - 27 Ocak 2026 Salı 14:22

STM’nin sürü İHA’ları gerçek mühimmatla hedefi vurdu

A
A
A

STM tarafından geliştirilen sürü İHA teknolojisi kapsamında, 20 adet Vurucu İHA KARGU ile gerçekleştirilen testte hedefler gerçek mühimmatla tam isabetle vuruldu. Bu faaliyet, Türkiye’de sürü kabiliyetinin canlı mühimmatlı bir operasyonel senaryoda test edildiği ilk çalışma olarak kayıtlara geçti.

Türk savunma sanayiinin öncü mühendislik şirketi STM, sürü İHA teknolojileri alanında tarihi bir başarıya imza attı. Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan General Nahit Şenoğul Atış ve Tatbikat Bölgesinde icra edilen faaliyette, STM’nin sürü İHA’ları ilk kez canlı mühimmat patlamalı bir ortamda başarıyla test edildi. Gerçekleştirilen testte, tamamen milli algoritmalarla geliştirilen dağıtık mimariye sahip sürü zekâsı sayesinde, tek bir operatör kontrolünde görev yapan KARGU sürüsü, kalkışın ardından görev bölgesine otonom olarak intikal etti. Görev bölgesine ulaşan KARGU sürüsü, üç farklı hedef için otonom şekilde alt sürülere ayrılarak, operatörün tek bir komutu ile eş zamanlı saldırı gerçekleştirdi. Anti-personel harp başlığıyla donatılmış KARGU’lar, canlı mühimmat kullanılan testte; dağıtık mimari yapıları sayesinde kendi aralarında haberleşerek, yüksek hassasiyet, eş zamanlı angajman ve operasyonel güvenilirlik kabiliyetlerini sahada başarıyla ortaya koydu. Tatbikat bölgesinde gerçekleştirilen faaliyeti; Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Korgeneral Gültekin Yaralı, 4. Kolordu Komutanı ve Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Ahmet Kurumahmut başta olmak üzere üst düzey askeri heyetler yerinde takip etti. STM’nin sürü İHA saldırı kabiliyeti, komuta heyeti tarafından tam not aldı.

STM’nin sürü İHA’ları gerçek mühimmatla hedefi vurdu

"Bu başarı, Türkiye’nin otonom harp yetkinliğinde yeni bir eşik"

STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, elde edilen başarının yalnızca teknik değil, aynı zamanda stratejik bir anlam taşıdığına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

"Sürü İHA teknolojileri, modern harp sahasının en kritik oyun değiştirici unsurlarından biri haline gelmiş durumda. STM olarak, tamamen milli yazılım ve algoritmalarla geliştirdiğimiz sürü zekâsı mimarimizi bugün canlı mühimmat patlatmalı bir testle sahada başarıyla ispatlamış olmanın gururunu yaşıyoruz. Sürü zekâsıyla donatılmış KARGU’ların koordineli biçimde, canlı mühimmatla hedefleri tam isabetle vurması; Türkiye’nin otonom sistemler, yapay zekâ ve sürü konsepti alanında geldiği seviyeyi net biçimde ortaya koymaktadır. Bu kabiliyet, sadece bugünün operasyonel ihtiyaçlarına değil, geleceğin harp konseptlerine de yön verecek stratejik bir eşiği temsil ediyor. STM mühendisliğinin imzasını taşıyan bu başarıyla, ülkemizi sürü zekâsı alanında dünyada sayılı ülkeler arasına taşıma kararlılığımızı bir kez daha göstermiş olduk."

STM’nin sürü İHA’ları gerçek mühimmatla hedefi vurdu

Türkiye’de bir ilk, dünyada sayılı örneklerden biri

Canlı mühimmatla icra edilen bu başarılı sürü İHA saldırı testi, Türkiye açısından bir ilke işaret ederken; dünyada yalnızca sınırlı sayıda ülkenin sahip olduğu ileri düzey sürü operasyon kabiliyetleri arasında yer alındığını da ortaya koydu. STM tarafından geliştirilen dağıtık kontrol tabanlı sürü zekâsı mimarisi sayesinde sistem, görev esnasında bazı unsurların devre dışı kalması durumunda dahi operasyonunu sürdürebilecek yüksek esneklik ve dayanıklılık sergiledi.

Sürü İHA kabiliyetleri

STM’nin sahip olduğu özgün algoritmalar ve yazılımlar sayesinde STM sürü sisteminde bulunan taktik İHA’lar, gerçek zamanlı olarak birbirileri arasında haberleşebiliyor, hedef tespiti, paylaşımı ve önceliklendirmesi yaparak, sürü saldırısı icra edebiliyor. STM’nin sürü zekâsı mimarisi, merkezi bir kontrol birimine bağımlı olmadan, her bir İHA’nın görev kararlarını kendi almasına imkân tanıyor. Bu dağıtık kontrol mimarisi, sistemin bir parçası devre dışı kalsa bile sürünün görevi sürdürebilmesini sağlıyor ve görev başarısını artırıyor. Sürü sistemleri, satürasyon saldırısı konsepti çerçevesinde, aynı anda çok sayıda İHA’nın koordineli biçimde hedef bölgeye seyrüseferini sağlayarak, düşman savunma sistemlerinin satürasyona uğratılmasını ve etkisiz bırakılmasını hedefliyor. STM algoritmaları sayesinde sürü içindeki İHA’lar, taşıdıkları mühimmat türüne uygun hedeflerle angaje oluyor. Örneğin; insan veya araç hedeflerini ayırt edebilen, anti-personel veya zırh delici mühimmat taşıyan İHA’lar, hedef tipine göre otonom angajman yapabilmektedir. Geliştirilen sistemlerde, sürüye gerçek zamanlı olarak yeni İHA’lar eklenip çıkarılabiliyor, görevler güncellenebiliyor ve görev bölgesi içinde sürü bölünerek farklı alt görevler icra edebiliyor.

STM’nin sürü İHA’ları gerçek mühimmatla hedefi vurdu

Özellikler

Sürü Zekâsı Algoritmaları, Satürasyon Saldırısı Konsepti, Dağıtık Kontrol Mimarisi, İHA’lar Arası İletişim Altyapısı, Otonom Formasyon Oluşturma ve Sürdürme, Çarpışma Önleme Sistemi, Gerçek Zamanlı Hedef Tespiti ve Sınıflandırması, Sürü İçi Görev Paylaşımı, Hedef Önceliklendirme ve Görev Atama, CRPA Destekli Anti-jam Seyrüsefer, KERKES Entegrasyonu ile KKS Bağımsız Seyrüsefer, Sürü Bölünmesi ve Birleşmesi, Gerçek Zamanlı Sürüye Katılma ve Sürüden Ayrılma

Zöhre Alagöz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Parkenin prensleri sezonu tamamladı Tamamı İnegöllü altyapı sporcularından oluşan İnegöl Belediyespor Erkek Voleybol Takımı, TVF Erkekler 2. Lig’inde 2025-26 sezonunu 9. sırada tamamladı. 2025-26 sezonunda Türkiye Voleybol Federasyonu Erkekler 2. Ligi’nde mücadele eden İnegöl Belediyespor Voleybol Takımı sezonu tamamladı. 12 takımın yer aldığı 2. Grup’ta mücadele eden turuncu-lacivertlilerde kadroda yer alan 14 sporcunun tamamı İnegöllü ve İnegöl Belediyespor altyapısından sporculardan oluştu. Genç sporcular, sezonu 6 galibiyet ve 16 mağlubiyet ile 9. sırada tamamladı. Sezona ilişkin bir değerlendirme yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Belediye Spor Kulübünün amacının Türk sporuna sporcu yetiştirmek, şehrin gençlerini spora yönlendirmek ve özendirmek olduğunu söyledi. Bu düşünceyle bu sezon voleybol takımının 2. Lig’de tamamı altyapıdan yetişen sporculardan oluşan kadrosuyla mücadele etmenin gururunu yaşadıklarını kaydeden Başkan Taban, "Sezon boyunca genç sporcularımızın mücadelesiyle şehrimizde Galatasaray, Fenerbahçe Medicana gibi takımları misafir ettik. Antrenörümüz Vural Kökçe nezaretinde sporcularımız özveriyle çalıştılar ve nihayetinde 9. sırada sezonu tamamladık. Bizim için sezonun en büyük kazanımı, genç sporcularımızın sahada gösterdiği azim, mücadele ruhu ve gelişim oldu. Skorların ötesinde, kulübümüz ve sporcularımız adına önemli bir tecrübe kazanımı oldu. Bu süreç, altyapıya verdiğimiz önemin ve doğru yolda ilerlediğimizin de en somut göstergesidir. Bu anlamlı yolculukta emeği olan tüm antrenör ve sporcularımıza, Belediye Spor Kulübü idarecilerimize teşekkür ediyorum. Yeni sezonda edindiğimiz tecrübelerle daha güçlü, daha hedef odaklı ve daha kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz" dedi.
İstanbul Sedef Kabaş adli kontrolle serbest bırakıldı Sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Sedef Kabaş, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün imza şeklinde adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde gazeteci Sedef Kabaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçları kapsamında dün akşam saatlerinde gözaltına alındı. Sabah saatlerinde Anadolu Adliyesine sevk edilen Kabaş’ın savcılık işlemleri tamamlandı. Savcılıkta ifadesi alınan Kabaş, adli kontrol uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. "Milyonlarca insanın kullanmış olduğu bir ifadedir" Sedef Kabaş savcılık ifadesinde, "Üzerime atılı suçlama hakkında bilgi sahibiyim. Avukatım eşliğinde karakolda vermiş olduğum ifadeyi aynen tekrar ederim. Bana sormuş olduğunuz @sedefkabas rumuzlu X isimli sosyal medya hesabı bana aittir. Hesabı sadece ben kullanırım. Bana sormuş olduğunuz paylaşımları anladım. 9 Eylül 2025 tarihinde yapmış olduğum "Darbeyi hala sadece askerler yapar sanan var mı" şeklinde başlayan paylaşımı ben yaptım. Burada kullanmış olduğum sivil darbe ifadesi bir suç unsuru içermez. Milyonlarca insanın kullanmış olduğu bir ifadedir. 29 Eylül 2025 tarihli "Motoru olmayan uçak yapmışlar.... Sahte diploma ile mezun olmuşlar, meşruiyeti olmadan ülke yönetiyorlar" şeklindeki paylaşım bana aittir. Sahte diploma ile kastettiğim sahte diploma skandalı kapsamındaki kişilerdir. Haberlerde 400’den fazla kişinin sahte diploma ile mezun olduğunu bende tüm kamu gibi öğrendim" dedi. "Somut olarak herhangi bir kişiyi kastetmedim" Kabaş, "Somut olarak herhangi bir kişiyi kastetmedim. Zaten kullanmış olduğum ifadelerde çoğul ifadelerde bulundum. Herhangi bir kişiyi işaret etmedim. 9 Eylül 2025 tarihli "bundan sonra seçimler göstermelik yapılacaktır, sandık olacak ama demokrasi olmayacaktır, bundan böyle tek çözüm sivil itaatsizliktir" şeklindeki paylaşımda bana aittir. Sivil itaatsizlik bir anayasal haktır. Tıpkı grev, boykot sine-i millete dönmek, protesto, yürüyüş gibi, Burada kastettiğim Anayasal hakkın kullanılmasıdır. Anayasal hakkın kullanılmasına yönelik söylemimde suç unsuru aramak esasen suçtur. Burada herhangi bir şekilde suç işlemeye yönelik bir çağrı yoktur. Yapmış olduğum tüm paylaşımlar ifade özgürlüğü kapsamındadır. Hiçbir şekilde hakaret, suça teşvik ya da bir suç unsuru barındırmaz. Benim bir gazeteci olarak bunları dahi yazamamam halinde herhangi bir şekilde söz söyleme hakkım bulunmaz. Mümkün de olmaz. Suçlamayı kabul etmiyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" ifadelerini kullandı. Kabaş, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün imza şeklinde adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakıldı.
Malatya MTSO Başkanı Sadıkoğlu: "Üretim kapasitemiz yüzde 32 azaldı" Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, gerçekleştirdiği basın buluşmasında Malatya için "Üretim kapasitemiz yüzde 32 azaldı" değerlendirmesinde bulundu. 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden bin 85 gün geçtiğini hatırlatan Sadıkoğlu, "Bu süre boyunca depremi yaşayanların ne denli ağır şartlar altında mücadele ettiğine hep birlikte şahit olduk. Üçüncü yıl dönümüne yaklaşırken, bu acıyı unutmak değil; ders almak, eksikleri görmek ve şehrimizi bir an önce ayağa kaldırmak en büyük arzumuzdur. Bu süreçte basınımız, ilk günden itibaren yaşananların en önemli tanığı ve taşıyıcı kolonlarından biri olmuştur. Sizler Malatya’nın sesi, kulağı ve gözü oldunuz" dedi. Ticaret ve Sanayi Odası olarak, üyelerinin sesi olmayı sürdürdüklerini söyleyen Sadıkoğlu, "Konut ve işyeri mağduriyetlerini, yerinde dönüşüm desteklerinin yetersizliğini, KDV uygulamalarındaki adaletsizlikleri, mücbir sebep süresinin uzatılmasını, 6. Bölge teşviklerinin devamını sürekli gündemde tuttuk. Küçük sanayi sitelerinde yaşanan sorunlardan çiftçimizin ve üreticimizin yaşadığı zararlara kadar her başlıkta üyelerimizin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Göreve geldiğimiz günden bu yana rutinle yetinen değil, gündem oluşturan ve çözüm arayan bir oda anlayışıyla hareket ettik. Bu duruş, üyelerimizin odamıza olan güvenini de artırdı. Deprem günü 10 bin 500 olan üye sayımız, yüzde 19 artışla 12 bin 634’e ulaştı. Son üç yılda 2 bin 953 yeni firma odamıza katıldı. Bu tablo, birlikte hareket etmenin ve güvenin en somut göstergesidir. Bugün hala yaklaşık 4 bin firmamız konteynerlerde ayakta kalma mücadelesi veriyor. İşyerlerinin bir an önce tamamlanmasını, adil, şeffaf ve hakkaniyetli bir dağıtım yapılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. Deprem konutlarının hızlıca tamamlanması noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlara teşekkür eden Sadıkoğlu, Malatya’nın eski ekonomik canlılığına kavuşması için işyerlerinin tesliminin de aynı hızla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Malatya’da üretim kapasitesinin ciddi şekilde düştüğünü söyleyen Sadıkoğlu, "6 Şubat’tan bu yana üretim kapasitemiz yüzde 32 azalmıştır. Deprem öncesi 403 olan fabrika sayısı bugün 377’ye düşmüştür" diye konuştu.
Ankara Ankara’da eski damadı tarafından öldürülen kadının komşusu: "Sürekli eve gelip rahatsız ettiğini söylüyordu" Ankara’da eski damadı tarafından kızıyla birlikte saldırıya uğrayan kadın hayatını kaybetti. Saldırgan damat daha sonra intihar ederken, vurduğu eski eşi ise ağır yaralandı. Öldürülen kadının komşusu ise olayla ilgili, "Komşum, eski damadının sürekli evlerinin önüne gediğini ve kendilerini rahatsız ettiğini söylüyordu" dedi. Olay, Altındağ ilçesi Şehit Ömer Halisdemir Bulvarı’nda meydana geldi. İddialara göre, Erkan Bartan (53), boşandığı eşi S. Koçak’ın (53) barışma istediğini reddettiği için ailesiyle birlikte yaşadığı apartmana gizlice girdi. Beklemeye başlayan Bartan, kapıyı açan eski eşi ve onun annesi Ülker Koçak’a (73) tabanca ile ateş ettikten sonra intihar etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Vefat ettiği belirlenen Bartan ile eski kayınvalidesi Koçak’ın cenazeleri çalışmaların ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Ağır yaralanan S. Koçak ise ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye sevk edildi ve hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. Saldırgan koca uyuşturucu ticareti nedeniyle hapis cezasına çarptırılmış Cinayetin ardından intihar eden Erkan Bartan’ın yaklaşık 5 sene önce uyuşturucu ticaretinden dolayı hapis cezasına çarptırıldığı ve kısa süre önce tahliye edildiği aktarıldı. Öte yandan, geçen sene boşanan çiftin bir kız çocuklarının olduğu öğrenildi. Olayla ilgili incelemelerin ise devam ettiği aktarıldı. "Komşumuzla çok samimiydik, durumdan şikayetçiydi" Öldürülen Koçak’ın komşusu Tenzile Ünal, olayla ilgili "Komşum, eski damadının sürekli evlerinin önüne geldiğini ve kendilerini rahatsız ettiğini söylüyordu. Bir türlü kızlarını kurtaramadıklarından bahsediyorlardı. Vurulan kadın eşiyle boşanmıştı ama eşi onu rahatsız ediyordu. Hapisten çıkmıştı. Komşumuzla çok samimiydik. Durumdan şikayetçiydi. Saldırganla bir kez apartman toplantısında karşılaşmıştık. Sinirlenip terk etmişti toplantıyı" dedi. Başka bir komşu ise olayın ardından üzüntü duyduklarını belirterek, "Boşanan çiftin araları açıkmış, husumet varmış. Komşularım anlatırdı. Saldırgan barışmak istiyormuş. Komşularımız çok iyi insanlardı. Yıllardır beraber otururduk. Bazen taraflar arasında küçük olaylar yaşanırdı. Saldırganı tanımazdım. Arada sırada ziyarete gelirdi. Olayı duyunca adeta çılgına döndük" ifadelerine yer verdi.
Eskişehir Eskişehirli ‘Kırkyama’ eğitmenleri ‘Kırkyama’ adlı sergi açtılar Eskişehirli ‘Kırkyama’ eğitmenleri ortaklaşa ‘Kırkyama’ adlı sergi açtılar. Sergiye; sanatseverler ve davetliler katıldı. Sergiyi, sanatseverler ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç gezerek ilgi gösterdiler. Eskişehir Atilla Özer Karikatürlü Ev’de açılan ‘Kırkyama’ sergisini; Kırkyama duayeni Zişan Kızılcıklı anısına, Kırkyama eğitmenleri birleşerek güzel bir ‘kırkyama’ eserleri meydana getirdiler ve eserleri sanatseverlerin beğenisine sundular. Sanatseverler, açılan birbirinden güzel ‘Kırkyama’ sergisini gezerek beğendiler ve kadın emeğine tanıklık ettiler. ‘Kırkyama’ sergisini hazırlayan Kırkyama eğitmenleri Ülker Ünver, Mediha Korkmaz, Itır Özonay, Aynur Seçal ortaklaşa öğrencileri ile birlikte ‘Kırkyama’ eserleri meydana getirdiler. Kırkyama eğitmenleri ortaklaşa yaptıkları konuşmalarında ‘’Bizler de ‘Kırkyama Duayeni’ Zişan Kızılcıklı’nın eğitmen öğrencileri olarak, bu sergide bazıları elinin değdiği, bazılarının kumaşını kendisinin verdiği eserleri bir araya getirdik. Bu meydana getirdiğimiz eserleri sergiledik. İnsanın temel ihtiyaçlarından hâsıl olup farklı şekillerde dünyaya yayılan kumaş, hünerli ellerde estetik ve kullanışlı ürünlere dönüşmüş. Kumaşla yapılan bu sanatsal ürünlerden biri de ‘Kırkyama’ dır. Sürdürülebilir olma özelliğine sahip olan ‘Kırkyama’ adından da anlaşılacağı üzere kırk tane yamanın bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Yeni haliyle; parça bohça, kırk pare. ‘Kırkyama’, kumaş parçalarının birbirine eklenerek elde dikilmesi ile yorgan, seccade, yastık, bohça gibi günlük yaşamda kullanılan ürünlere dönüşür. Sergide çeşitli el sanatları sergilendi’’ dediler.