EKONOMİ - 01 Kasım 2025 Cumartesi 09:47

Sarı Destek projesiyle D vitamini bilinci artıyor

A
A
A

D vitamini eksikliğine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen Sarı Destek projesi, bu yıl İstanbul Sarıyer’de bir ortaokulun duvarlarını renklendirerek farkındalık oluşturdu.

Her yıl 2 Kasım D Vitamini Günü kapsamında hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesi "Sarı Destek" ile Orzax, bu yıl eğitime anlamlı bir katkı sundu. Proje kapsamında İstanbul Sarıyer Fahrettin Aslan Ortaokulu’nun duvarları boyandı. Bu yıl, okulun fiziki koşullarını iyileştirmeye yönelik ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenen projede, sınıflarını kendi imkanlarıyla güzelleştiren öğretmenlerin çabaları motivasyon kaynağı oldu. Bu motivasyonla harekete geçen Orzax, okulun tüm duvarlarını boyayarak öğrencilere daha renkli ve motive edici bir eğitim ortamı sundu. Bu çalışmayla çocuklara ilham veren bir eğitim ortamı sunulurken, toplum sağlığına katkı sağlanması ve sosyal sorumluluk projelerinin toplumsal bilinç üzerindeki etkisine dikkat çekilmesi hedefleniyor.

Orzax Genel Müdürü Yunus Emre Alimoğlu, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "2 Kasım Dünya D Vitamini Günü etkinlikleri kapsamında bir araya geldik. Bu gerçekleştirdiğimiz dördüncü etkinliğimiz. İlk yıl Darülacezede çocukları ve yetişkinleri ziyaret ederek güzel bir gün geçirmiştik. İkinci yıl Kahramanmaraş’ta depremden etkilenen çocuklarımızla bir araya gelerek D vitamini konusunda farkındalık oluşturmak ve onlara destek olmak için etkinlik geliştirdik. Üçüncü etkinlikte İstanbul Sarıyer’de çocuk parkını yenileyerek çocuklara armağan etmiştik. Bugün ise Fahrettin Aslan Ortaokulu’nda gerçekleştirdik. Eğitim ile bugünden geleceğe bir köprü kurabileceğimize inanıyoruz. D vitamini insan metabolizmasının sağlıklı çalışması için çok önemli fonksiyonlara sahip. Daha sağlıklı yaşama adım atmak için farkındalık çalışmalarını sürdürüyoruz."

Sarı Destek projesiyle D vitamini bilinci artıyor

Orzax Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Müge Turan da projeye dair açıklamalarda bulundu. Turan, "Orzax olarak toplum sağlığına yönelik gıda takviyeleri sunan bir şirketiz. Son yıllarda hızlı yaşam temposu ve hava kirliliği gibi faktörlerden dolayı gerekli besin bileşenlerini yeterince alamıyoruz. Dışarıdan çeşitli gıda takviyeleri almaya ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenle de toplumda farkındalık oluşturmak için projeler gerçekleştiriyoruz. Toplumun çok önemli bir bölümünde D vitamini eksikliği görülüyor. Amacımız toplumda farkındalık oluşturmak" diye konuştu.

"Güneş koruyucu kremler D vitamini sentezini engelliyor"

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim üyesi, Pediatrik Onkoloji ve Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Prof. Dr Serap Karaman da D vitamini eksikliğinin toplumda çok yaygın olduğunu vurgulayarak, "D vitamini eksikliği halk tarafında sadece kemik sağlığında önemli olduğu biliniyor. Fakat kemiklerin çok ötesinde etkileri var. Beyin fonksiyonlarından bağışıklık sistemine kadar birçok sistemi etkileyebiliyor. D vitamini eksikliği önemli bir sağlık sorunu. Her 10 kişinin 9’unda bu eksiklik görülebiliyor. Güneş D vitamini aktivasyonu için çok önemli. Güneş ışınlarını cildimize günlük en az yarım saat almamız gerekiyor ki D vitaminini sentezleyebilelim. Güneş koruyucu kremler D vitamini sentezini engelliyor" ifadelerini kullandı.

Sarı Destek projesiyle D vitamini bilinci artıyor

"Sarı Destek" projesi ile toplumsal etki oluşturma hedefini sürdüren Orzax, çocukların fiziksel gelişimlerinin yanı sıra ruhsal iyi oluş hallerine de katkı sağlamayı amaçlıyor. Her yıl farklı bir toplumsal ihtiyaca dokunan bu proje, hem farkındalık oluşturuyor hem de pozitif sosyal değişim için bir katalizör görevi üstleniyor. Şirket, önümüzdeki yıllarda da toplum sağlığını çok boyutlu ele alan projelerle etki alanını genişletmeyi hedefliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.