EKONOMİ - 26 Şubat 2026 Perşembe 12:08

Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı

A
A
A
Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı

Türkiye’nin önde gelen ticari gayrimenkul yatırımcılarından Rönesans Gayrimenkul Yatırım, yüksek doluluk oranları, enflasyonun üzerinde gerçekleşen kiracı ciro artışı ve disiplinli finansal yapısıyla düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırarak, 2025 yılını 212 milyon euro ile kapattı. Şirketin 2025 yılında hisselerinin tamamını satın aldığı İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet bilançoya 22,4 milyon euroluk ek operasyonel gelir sağladı.



Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım A.Ş. (RGY), İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım gruplarından biri olmayı sürdürüyor. Yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması, enflasyona karşı korumalı gelir yapısı, düşük borçluluk seviyesi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi ile uzun vadeli paydaş değeri oluşturma kapasitesini devam ettiren RGY, kaliteli portföy yapısı, operasyonel disiplin ve finansal gücüyle Türkiye’de perakende gayrimenkul sektöründeki konumunu koruyor.


Serbest nakit akışı oluşturma kapasitemiz 150 milyon euro


RGY Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, şirketin güçlü nakit üretim kapasitesinin uzun vadeli stratejisinin temelini oluşturduğunu belirterek, "Yıllık 150 milyon euronun üzerindeki serbest nakit akışımız, portföyümüzün gücünü ve sürdürülebilir gelir oluşturma kapasitesini ortaya koyuyor. Bu sayede büyümemizi finanse edebiliyor, hissedarlarımıza düzenli temettü sunabiliyor ve sağlam bilanço yapımızı koruyabiliyoruz" dedi.


Son yıllarda pandemi, önemli düzenleyici değişiklikler, depremler ve dalgalı ekonomik koşullara rağmen RGY’nin operasyonel gücünü ve finansal sağlamlığını koruduğunu vurgulayan Kayaalp, bu dayanıklılığın dikkatli yönetim anlayışı, yüksek kaliteli varlık portföyü ve disiplinli risk yaklaşımının sonucu olduğunu ifade etti. Alışveriş merkezlerinde 28 binden fazla kişiye istihdam ekosistemi oluşturulduğunu ve her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını belirten Kayaalp, şirketin 2030 yılına kadar portföyünün tamamında yenilenebilir elektrik kullanmayı hedeflediklerini, 2026 yılını ise "Su Yılı" ilan ederek su verimliliği çalışmalarını hızlandırdıklarını söyledi.


’’Kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapısı reel gelir artışını destekliyor’’


Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar ise, uzun vadeli paydaş değeri üretim stratejilerinin reel kazanç büyümesi, düzenli ve artan nakit akışı ve operasyonel mükemmeliyet üzerine kurulu olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Tüketici fiyat endeksine ve kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapımız, reel gelir artışımızı destekliyor. Güçlü kiracı ilişkilerimiz ve yüksek doluluk oranımız, düzenli ve öngörülebilir nakit akışımızın temelini oluşturuyor. Türkiye’de yeni ve büyük ölçekli alışveriş merkezi arzının sınırlı olması da mevcut varlıkların değerini artırırken, performanslarını da yükseltiyor. Bu da hem finansal hem kiracı portföyü hem de ziyaretçi sayısı olarak bize olumlu yansıyor."


2025 yılı itibariyle temettü dağıtımına başladıklarını hatırlatan Yağmur Yaşar, sürdürülebilir nakit üretimi doğrultusunda ilerleyen dönemlerde temettü tutarının kademeli olarak artırılmasını hedeflediklerini söyledi. Şirketin 2025 yılında brüt aktif değerinin 3,6 milyar euroya ulaştığını, net aktif değerinin ise 3,1 milyar euro olduğunu anlatan Yaşar, "2025 yılında net borç/FAVÖK oranımız 2,5 seviyesine geriledi. Faiz karşılama oranımız ise 6,4 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar bize kredi işlemlerinde sürdürülebilir bir iyileşme olduğunu net olarak gösteriyor" diye konuştu.


Portföyümüzün kalitesi sürekli artıyor


Büyüme stratejilerinin seçici, disiplinli ve değer artırıcı yatırımlara dayandığına dikkat çeken Yaşar, "Nitelikli satın almalar ve geliştirme projeleriyle portföyün kalitesi sürekli olarak artırılıyor. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet alışveriş merkezlerinin tamamının satın alınması, portföyün gelir tabanını daha da sağlamlaştırdı. Bu varlıklar, güçlü ziyaretçi trafiği, yüksek doluluk oranı ve istikrarlı kiracı yapısı sayesinde portföyümüze anında katkı sağladı. Bu arada inşaatı devam eden Maltepe Park konutlarının yüzde 18’i satıldı. Proje kapsamında 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler de yer alacak. Antalya Konyaaltı ve İstanbul Ümraniye’de bulunan arsalarımız da uygun piyasa koşullarında geliştirilmeye hazır durumda" dedi.


114 milyon ziyaretçi ağırladık


Yağmur Yaşar, şirketin 2025 yılında 114 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ve doluluk oranının ise yüzde 99,2 olarak gerçekleştiğini belirterek, şunları söyledi: "Güçlü ve dayanıklı ziyaretçi trafiğine sahibiz. Bu sayede 2024-2025 döneminde pazar ortalamasının üzerinde bir performans sergiledik ve ziyaretçi sayısındaki değişimde pazarı ortalama yüzde 4 oranında geride bıraktık. Güçlü ve dengeli kiracı yapımız, enflasyonun üzerinde sürdürülebilir ciro artışını destekledi ve 2025 yılında kiracı cirolarımız da yıllık ortalama yüzde 38,2 oranında arttı. Yani yüzde 35 seviyesindeki tüketici fiyat endeksinin ve yüzde 30 civarındaki sektör ortalamasının üzerinde bir artış oldu."


2026 yılında da operasyonel performansın korunacağının ve sürdürülebilir büyümenin devam edeceğinin altını çizen Yaşar, "Enflasyona endeksli kira yapısı ve ciro bazlı kira modeli sayesinde gelir artışının devam etmesini öngörüyoruz. Şirketimiz, güçlü bilançosu ve disiplinli finansal yaklaşımı sayesinde hem ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı kalmayı hem de fırsatları değerlendirmeyi hedefliyor" diye konuştu.



Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Hasta doğan buzağıları buhar makinesiyle hayatta tutuyor Artvin’de bir çiftlikte, doğumda sorun yaşayan buzağılar çocuklar için kullanılan buhar makinesiyle tedavi ediliyor. Evde sobanın yanında sıcak ortamda bakımları yapılarak hayatta tutuluyor. Artvin merkezde babası ve kardeşleriyle birlikte aile çiftliğini işleten Kenan Köse, çiftliklerinde 250 büyükbaş ve 800 küçükbaş hayvanla üretim yapıyor. Geçtiğimiz yıl ülkemizde yaşanan şap hastalıklar sonrası doğumlarda yaşanan sorunlar nedeniyle buzağı kayıplarının arttığını belirtti. Köse, hasta doğan buzağıları kurtarmak için farklı bir yöntem geliştirdi. Doğum sırasında anne karnında uzun süre kalan buzağıların ciğerlerine su kaçabildiğini belirten Köse, bu durumdaki buzağıların nefes almakta zorlandığını söyledi. Buzağıların nefesini rahatlatmak için eczaneden temin ettikleri çocuklara yönelik buhar makinesini kullandıklarını anlatan Köse, tedavi sürecinde buzağıları sıcak bir ortamda tutmak için evlerine götürdüklerini dile getirdi. Buzağılar için evini yeni doğan servisine dönüştürdü Köse, buzağıları önce sıcak bir ortamda dinlendirdiklerini, ardından buhar makinesiyle solunumlarını rahatlatmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Soğuktan etkilenmemesi için buzağıyı eve getirip sobanın yanında sıcak bir ortam sağlıyoruz. Ardından buhar makinesiyle nefes almasını kolaylaştırıyoruz. Bu yöntemle şimdiye kadar 8-10 buzağıyı kurtardık. Sağlığına kavuşan buzağıları yeniden annelerinin yanına bırakıyoruz" dedi. "Türkiye’de buzağı ölümlerinin önemli bir sorun" diyen Köse "Geçtiğimiz yıl yaşanan şap hastalığı sonrası doğumlar daha zor geçmeye başladı. Bazı buzağılar anne karnında normalden daha uzun süre kalabiliyor. Bu durumda ciğerlerine su kaçabiliyor ve nefes almakta zorlanıyorlar. Biz de elimizden geldiğince müdahale edip hayatta tutmaya çalışıyoruz. Buhar makinesinin aslında çocuklar için kullanılan bir cihaz. Eczaneden aldığımız buhar makinesini buzağılarda denedik ve iyi sonuç aldık. Sürekli uyguladığımız bir yöntem haline geldi. Yaşamaz denilen buzağılar yaşayınca biz de mutlu oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Hatay Akaryakıt karıştığı iddia edilen yağmur suyu birikintisinden su içen 43 küçükbaş hayvan telef oldu Hatay’ın Yayladağı ilçesinde yaşayan Nurullah Şengül’e ait 43 küçükbaş hayvan, otlatmadan döndüğü esnada yağmur suyu birikintisindeki zehirli olduğu tahmin edilen suyu içtikten sonra telef oldu. Hayvan sahibi Şengül’ün iddiasına göre, Dağdüzü Madenciliğe ait olan taş ocağında bulunan akaryakıt ve adblue tankerinden yaşanan sızıntının su birikintisine karışmasıyla hayvanların telef olduğu tahmin ediliyor. Yayladağı ilçesi Çaksına Mahallesi’nde yaşayan Nurullah Şengül, hayvancılık yaparak geçimini sürdürüyor. Geçtiğimiz Perşembe gününde hayvanlarını otlatmadan döndüğü esnada susayan küçükbaş hayvanlar, Dağdüzü Madencilik firmasına ait taş ocağının önünde biriken yağmur suyundan su içti. Yağmur suyu birikintisinde su içen hayvanlar, ahıra 80 metre kala rahatsızlanıp yere yığılarak telef olmaya başladılar. Hayvanlarının yere yığıldığını gören Şengül, hayvanlarını kontrol ederken hepsini telef olduğunu gördü. Otlatmaya çıkardığı 72 küçükbaş hayvandan 43’ü içtiği sudan zehirlenerek telef oldu. Yayladağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı ekipler gelerek olay yeri incelemesi yaptıktan sonra sudan numuneler aldı ve hayvanlardan birisini alarak Adana’ya gönderdi. Adana Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü Laboratuvarı’nda numuneler üzerinde yapılacak incelemelerin ardından hayvanların kesin telef olma nedenleri belirlenecek. Hayvanlarının zehirli su içtikten sonra telef olduğunu ve yaklaşık 1 milyon TL’lik kaybı olduğunu ifade eden Şengül, hayvanlarının telef olmasında maden ocağında bulunan akaryakıt veya addblue tankerinde yaşanan sızıntının neden olabileceğini düşündüğünü söyledi. "Taş ocağının önünde biriken yağmur suyundan su içtiler ve ahıra doğru giderken 80 metre kala hayvanlar telef olmaya başladı" Yağmur suyundan su içtikten sonra 43 hayvanının telef olduğunu ifade eden Nurullah Şengül, " Dün akşam babam hayvanları otlattıktan sonra taş ocağının önünde biriken yağmur suyundan su içtiler. Burada yağmurlardan dolayı su birikintisi oldu. Ahıra doğru giderken 80 metre kala hayvanlar telef olmaya başladı. Hayvanları saydığımızda 43 hayvan telef olmuştu. Babama sorduğumda yukarıda bu bölgede su içirdiğini söyledi. Buraya geldiğimizde mazot tankeri ve adblue tankeri vardı. Raporları ve tahlillerini sonuçlarını bekliyoruz. Yağmur suyuna akan adblue ve mazottan şüpheleniyoruz. Burada etrafta taş ocakları var. Karşımızda da ablue ve mazot tankeri var. Dün akarken müdahale etmişler ama geç kaldılar. Maddiyata bakarsak karşılığı yok. Benim 43 hayvanım öldü ve 43 yavru var. Yavruların hepsi aç ve onları biberonla beslemeye çalışıyoruz ama yavrular biberonu da emmiyor. Bu yavruları da kaybetmek istemiyoruz. Hayvanlarım öldü ve maddi kaybım yaklaşık 1 milyon TL’dir" ifadelerini kullandı.
Van Van’da Mart sürprizi: Bahar beklerken kar kapıya dayandı Van’da Mart ayının gelmesiyle birlikte etkili olan soğuk hava ve kar yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Baharın habercisi olarak bilinen Mart ayı, Van’da adeta kışın devam ettiğini gösterirken, 143 yerleşim yerinin yolu da ulaşıma kapandı. Takvimler Mart ayını göstermesine ve cemrelerin düşmesine rağmen, Van güne beyaz örtüyle uyandı. Kent merkezinde etkili olan kar yağışı, yüksek kesimlerde etkili olurken; "Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır" deyimi bir kez daha gerçek oldu. Geçtiğimiz hafta mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, Vanlılara baharın geldiğini müjdelemişti. Ancak dün gece saatlerinde başlayan kar yağışı, kenti beyaza bürüdü. Hava sıcaklığının gece saatlerinde sıfırın altına düşmesiyle birlikte yollarda yer yer buzlanmalar meydana geldi. "Van’da Mart kapıdan baktırdı" Kentte gece saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışı ve soğuk hava, sabah saatlerinde hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar beyaza bürünürken, araç sürücüleri ilerlemekte güçlük çekti. Hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle birlikte buzlanma da etkili olurken, yetkililer sürücülere dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundu. Özellikle yüksek kesimlerde kar yağışının daha etkili olduğu öğrenildi. "143 yerleşim yerinin yolu kapandı" Van genelinde önceki gün etkili olan kar yağışı günlük hayatı olumsuz etkilerken, kent genelinde kardan dolayı kapanan 143 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Kar yağışı ile birlikte Bahçesaray’da 71, Başkale’de 2, Muradiye’de 17, Özalp’ta 12, Saray’da 6 ve Tuşba ilçesinde 35 olmak üzere toplam 143 yerleşim yerinin yolunun açılması için de çalışmalar aralıksız devam ediyor. Van’da dün akşam akşam saatlerinde başlayan ve belli aralıklarla devam eden kar, yüksek kesimlerde trafiği etkiledi. Van-Hakkari karayolu üzerindeki 2 bin 225 rakımlı Kurubaş Geçidi ile aynı güzergahtaki 2 bin 730 rakımlı Güzeldere Geçidi’nde kar yağışı ve sis sürücülere zor anlar yaşattı. Sürücülerin sıkıntı yaşamaması için Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri bölgeye 2 kar küreme aracı göndererek yolu kardan temizliyor.
İstanbul İş Bankası’ndan kız çocuklarının geleceğine birikim desteği Türkiye İş Bankası, kız çocuklarının eğitim ve iş yaşamı ile ihtiyaç duyabilecekleri farklı alanlarda kullanmaları, onların gelecekte özellikle girişimcilik ekosistemine katılımını teşvik etmek amacıyla ’Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı hayata geçirdi. Kız çocuklarının eğitime, kadınların iş hayatına daha fazla katılımı ve her alanda fırsat eşitliğine sahip olmaları toplumların gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının ekonomiler için taşıdığı önem ise her geçen gün artıyor. Türkiye İş Bankası da toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadınların iş hayatındaki varlığını güçlendirme ve girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması vizyonunu bir araya getirerek ’Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı hayata geçirdi. Girişimcilik Vakfı’nın katkısıyla "bir kız çocuğunun geleceği doğduğu gün başlar" yaklaşımıyla tasarlanan birikim hesabı, ebeveynleri üzerinden kız çocuklarının ilerleyen yıllarda eğitim ve iş yaşamında, özellikle girişimcilik dünyasına adım atmak istediklerinde onlara destek olmak, yarınları için finansal bir güvence oluşturmak üzere uzun vadeli tasarruf yapılmasını hedefliyor. 18 yaşına kadar enflasyon karşısında korunan uzun vadeli birikim Yapılan açıklamaya göre, enflasyona karşı korumalı bir gelecek fonu olma özelliği taşıyan hesap, 8 Mart 2025 ve sonrasında doğan kız çocukları adına ebeveynleri tarafından İş Bankası şubelerinden veya mobil bankacılık uygulaması İşCep’ten açılabiliyor. 180 gün vadeli olarak düzenlenen ve talimat verilmediği sürece vade sonunda otomatik yenilenen hesaba, yıllık TÜFE değişim oranı üzerine ek destek uygulanıyor. Böylece birikim, enflasyonun üzerinde bir getiri potansiyeline sahip oluyor. Açılış alt limiti 1.000 TL olan hesap, ebeveyni tarafından kapatma talimatı verilmediği sürece çocuk 18 gelene kadar sürdürülüyor. Kız çocuğun 18 yaşına girmesiyle birlikte hesap otomatik olarak kapatılıyor ve birikim vadesiz hesaba aktarılıyor. Böylelikle birikimin kullanım alanı çocuğun tercihine bırakılıyor. "Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik anlayışımızı aynı potada buluşturduk" İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin bugün odaklanması gereken sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmesinin bir koşulunun toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması olduğunu, kız çocuklarının ve kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle birçok engelle karşılaştığını, bunun sadece sosyal ve ekonomik değil insani bir mesele olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu zorlukların aşılmasında girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının önemli bir rol oynayabileceğini ifade eden Aran, şöyle konuştu: "Eğer ülkemizde daha fazla girişimci kadın görmek istiyorsak onlara genç yaşlardan itibaren fikir geliştirebilecekleri ve bu fikirleri somut bir çıktıya dönüştürebilecekleri bir ortam sağlamalıyız. İşte biz de Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı bu anlayışla hayata geçirdik. Kız çocuklarının ekonomik bağımsızlıklarını elde ederek kendi ayakları üzerinde durabilmelerine, bir ürüne veya hizmete dönüşebilecek fikirleri varsa onu gerçekleştirmelerine katkıda bulunmak istedik. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik alanındaki anlayışımızı aynı potada buluşturduğumuz Girişimci Kız Çocukları hesabı ile kız çocuklarımız inanıyoruz ki hayatlarının belki de en önemli döneminde cesur adımlar atabilecek; sadece kendileri için değil aileleri ve hatta toplumumuz için değer üretebilecekler."