POLİTİKA - 10 Ekim 2025 Cuma 08:21

Özgürlük Filosu’nda gözaltına alınan milletvekilleri İstanbul’a geldi

A
A
A
Özgürlük Filosu’nda gözaltına alınan milletvekilleri İstanbul’a geldi

İsrail tarafından uluslararası sularda, Gazze’ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan Vicdan Gemisi’ne yapılan saldırıda alıkonulan milletvekilleri İstanbul Havalimanı’na indi. Milletvekilleri, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partililer ve Filistin destekçisi vatandaşlar tarafından karşılandı.


İsrail askerlerinin uluslararası sularda, Gazze’ye giden Özgürlük Filosu’na yaptığı baskında gözaltına alınan üç milletvekili, İstanbul’a indi. Saat 12.48’de İsrail’den Azerbaycan’a gönderilen Saadet Partisi milletvekilleri Mehmet Atmaca, Necmettin Çalışkan ve Gelecek Partisi Milletvekili Sema Silkin Ün, Azerbaycan Bakü Haydar Uluslararası Aliyev Havalimanı’ndan İstanbul’a saat 22.30’da iniş yaptı. Milletvekillerini Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partililer, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan ve vatandaşlar karşıladı. Havalimanı VIP Salonu’na gelen milletvekilleri, Filistin ve Gazze’ye yönelik destek sloganlarıyla karşılandı.



"Hepimizi hukuksuz bir şekilde alarak, Aşdod Limanı’na götürdüler"


Uçaktan indikten sonra VIP Salonu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, "Vicdan Gemisi ile İtalya’dan hareket ettikten sonra 8. günümüzü geride bıraktığımızda, hiç beklemediğimiz bir anda uluslararası sulardayken, İsrail’e mesafemiz 100 mil üzerindeyken, bir gece yarısı helikopterler, hücum botlar şeklinde gemimiz maalesef baskın yedi. Önceden aldığımız istihbarat bilgileri vardı, o yüzden önceden Mısır karasularına yakın gitmek için bir karar verilmişti. Ama buna rağmen bu, İsrail’i, işgal rejimi, katil devleti durdurmadı. Uluslararası hukuku tanımadan, uluslararası sularda Vicdan Gemimize müdahale etti. Bizden bir saat önce, bizimle buluşacak teknelere müdahale etmiş. Hepimizi hukuksuz bir şekilde alarak, Aşdod Limanı’na götürdüler" dedi.


Gözaltına alınma sürecini anlatan Milletvekili Ün, "Biz tüm arkadaşlarımızla birlikte, aktivist ve Türk vatandaşı arkadaşlarımızla birlikte limanda tüm süreçleri aynı şekilde geçirdik, aynı şekilde muamele gördük. Cezaevi aracına alınmamız aslında zaten, bizlerin de diğer arkadaşlarımızla birlikte, hapishaneye götürülmemiz şeklinde neticelenecekti, bu şekilde ifade edilmişti hem de bizim beklentimiz de buydu. Ancak araca bindikten sonra uzun bir yolculuk yaptırıldı. Hapishaneye götürülecekken, birden kapı açıldığında havalimanında olduğumuzu gördük. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti 3 milletvekili tekrar havalimanı dışına çıkarılıp, bir polis merkezinde ayrı ayrı bölümlerde 12 saat bekletilerek, bugün öğle saatlerinde 12.30’da Azerbaycan’a yolculuğumuz sağlanana kadar orada bekletildik. Azerbaycan üzerinden ülkemize kavuşmak nasip oldu" diye konuştu.



"Siyasi partilerimiz bu konuda çok net bir tavır koydular"


Ortak tavır gösteren tüm siyasi partilere teşekkür eden Milletvekili Ün, "Filistin-Gazze dünyada nasıl halkları birleştiriyorsa, ülkemizde de tüm kesimleri, tüm siyasi partilerimizi birleştirdi ve birleştirmeye devam ediyor. Filistin bereketi, Gazze bereketi böyle bir şey olsa gerek. Memnuniyetle öğrendik ki, dün meclisimizde tüm siyasi partilerimizin ortak imzasıyla, sayın Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş’un girişimleriyle bir tezkere yayımlanmış, kendisine süreci en baştan beri takip ettiği için çok teşekkür ederim. Siyasi partilerimiz bu konuda çok net bir tavır koydular" diye belirtti.



"Eğer bizler bu filolar vasıtasıyla Gazze’deki ateşkese katkı olabilmişsek bunu büyük bahtiyarlık sayarız"


Özgürlük Filosu’nda gözaltına alınan Saadet Partisi Milletvekili Necmettin Çalışkan ise, "Bugün bizler bütün milletimizin, 86 milyonun desteğiyle duasıyla çıktığımız bu yolda inanıyoruz ki Rabbimizin lütfuyla Filistinli kardeşlerimizin zaferiyle tamamlanacaktır. Elbette süreç içerisinde pek çok hadise yaşandı. Ama bunların hepsi daha sonra gündeme getirilecek şeyler. Bugün en önemli mesele insanlık tarihi boyunca eşi benzeri görülmemiş olan açlıktan ölümlere çare bulunması. Yine İslam tarihi boyunca eşi benzeri görülmemiş olan bugünkü kadar güçlü olunduğu halde kardeşlerimizin soykırıma uğramasına engel olunması çabasıdır. Eğer bizler bu filolar vasıtasıyla Gazze’deki ateşkese katkı olabilmişsek bunu büyük bahtiyarlık sayarız. Bugün net olarak şunu ifade etmeliyiz ki halen Gazze’de insanlar ölüyor. Halen savaş devam ediyor. Onun için bugün bir zafer havası değil olsa olsa Gazze’ye desteği yükseltme zamanıdır" şeklinde konuştu.



"Devletiyle milletiyle, sağcısıyla solcusuyla, seküleriyle dindarıyla hepimiz Filistin davasına sahip çıktı"


Türkiye’den her kesimin Filistin davasına sahip çıktığını ifade eden Milletvekili Necmettin Çalışkan, "Bugün süreç içerisinde ortaya çıkan hadiselerden birisi şudur, bütün insanlık doğusuyla batısıyla bütün kültürler, bütün renkler bir davada Filistin’deki insanlığa karşı işlenen suçta birleşti. İşte bunun için de bu bir taraftan ülkemize de örnek olmalı. Devletiyle milletiyle, sağcısıyla solcusuyla, seküleriyle dindarıyla hepimiz Filistin davasına sahip çıktı. Bundan sonra da bu konuda bu rol bize örnek olmalı. Buradan bir başka husus da ortaya çıkan şu, bütün dünya siyonist katillerin yaptıklarını insanlığına sundukları o vahşi canavar tavrı bizzat yaşayarak gördü. Şu filolardan sonra insanlık dünyasında katil siyonistlere karşı nefret dalga dalga büyüdü" dedi. Milletvekili Çalışkan, "Uluslararası suda 130-120 mil mesafedeki gemiye müdahale etmek, içindeki insanları kaçırmak ancak bir siyonist örgütün işidir. Nitekim bu gerçekleşti. İsrail korkak bir yapı. İsrail’in devlet görevlileri kamu görevlisi değil" ifadelerini kullandı.


Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Milletvekili Mehmet Atmaca ise, "Bu yolculuğun iki aşaması var. Birincisi gemi ve yolculuk aşaması, ikincisi İsrail’in bize uyguladığı muamele konusu. Bunların hiçbiri bize sürpriz değildi çünkü biz bu yola çıkarken bu ihtimallerin hepsini göze alarak çıktık. Yani İsrail’in bize uluslararası hukuka adalete ve hakka uygun bir muamele etmeyeceğini biz bilerek gitmiştik. Karşılaşılabilecek ihtimallerin en olumsuzuyla karşılaşmış değiliz. Çünkü bizim gemilerimize silahla saldırı olup öldürülme ihtimalleri de vardı. Geçmişte bu da oldu. Biz o yüzden yaşanmış olanlarla ilgili sürpriz durumumuz yok. Geldiğini öngördüğümüz ve o kabullerle yola çıktığımız yolculuktu. Bir kere daha şahit olduk ki İsrail bir devlet değil. Hukuku ya da uluslararası hukuku sayan bir devlet değil. Adalet anlayışı olmayan gerçekten bir terör örgütü ve bütün memurları bir örgüt mensubu gibi hareket eden bir yapı" dedi.



"Buruk bir sevinç içerisindeyiz"


Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da, "Önemli bir başarı ortaya kondu. Önemli bir sevinç kaynağına bugün vesile oldular. Ama buruk bir sevinç içerisindeyiz. Milletvekillerimiz Özgürlük Filosu’yla beraber gittikleri arkadaşlarla beraber dönebilmek için yoğun bir gayret içerisinde oldular. Ama muvaffak olamadılar ama Allah’ın izniyle yarın diğer arkadaşlarımız, Özgürlük Filosu’nda kalan arkadaşlarımız, Sumud Filosu’nda kalan arkadaşlarımız da Türkiye’ye gelecekler. Bu seferleri hayırlı bir şekilde tamamlamış olacaklar inşallah" dedi.



Özgürlük Filosu’nda gözaltına alınan milletvekilleri İstanbul’a geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ayıları bal peteğindeki ayak izleri ele verdi Bursa’da aç kalan anne ayı ve 2 yavrusu bir çiftçinin ormana bıraktığı 21 kovan arısını telef etti. Balları yiyip kovanları parçalayan ayılar 1,5 milyona yakın arının ölmesine sebep oldu. Ayıları bal peteği üzerinde bıraktıkları ayak izleri ele verdi. Edinilen bilgiye göre olay Mudanya ilçesine bağlı Çayönü Mahallesinde meydana geldi. 17 senedir arıcılıkla uğraşan 58 yaşındaki Abdullah Çalı orman arazisi içerisine arılarını bıraktı. Geçtiğimiz gün arı kovanlarının bulunduğu bölgeye gelen anne ayı ve 1 yaşlarındaki 2 yavrusu 21 kovanı parçalayıp içindeki balı yediler. Bal olmayınca gıdasız kalan milyonlarca arı kovanlar parçalandığı için geceyi parçalanan kovanların önünde dışarıda geçirince soğuktan öldü. Bal peteğindeki ayak izinden anlaşıldı Sabah arılara bakım için gelen Abdullah Çalı gördüğü manzara karşısında dehşete düştü. Önce parçalanan kovanları toplayan Çalı bir bal peteği üzerindeki ayak izlerinden olayın failinin anne ve yanındaki yavru ayılar olduğunu tespit etti. Parçalanmış petekleri ve ölen arıları toplayan Çalı bal petekleri üzerine çıkan ayıların ayak izlerini gösterip her birinin içerisinde 70 bin arı barındırdığı 21 adet kovanının telef olduğunu söyledi. Çalı, "Bir kovandan daha az bir arı kalmış ama onlarında anne babaları var mı yok mu bilmiyorum" dedi. Öte yandan, Abdullah Çalı’nın 5 kovan arısının da geçtiğimiz yıl hırsızlar tarafından çalındığı öğrenildi.
Çankırı Türk kadının cefakarlığı ve mahalle kültürü bu müzede yaşatılıyor Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan tarihi çamaşırhanede, dönemin mahalle kültürü ile kadınların cefakarlığı gelecek nesillere aktarılıyor. Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından 1800’lü yıllarda yaptırılan ve vatandaşlara uzun yıllar hizmet veren tarihi çamaşırhane, günümüzde o dönemdeki kültürü yaşatıyor. Şehrin sosyal hayatında uzun yıllar önemli bir yere sahip olan yapı, Çankırı Belediyesi tarafından restore edilmesinin ardından müze olarak hizmet vermeye başladı. Halk arasında "Tatlısu Çamaşırhanesi" olarak bilinen müzede, kadınların eski dönemdeki fedakarlığı ve mahalle kültürü balmumu heykellerle anlatılıyor. Balmumu heykelleri, müzeyi ziyaret edenlere Osmanlı dönemindeki mahalle kütürünü yaşatıyor. "Kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir" Müzeyle ilgili bilgi veren Müze Rehberi Burak Çetinkaya, "Müzemiz, Türk-İslam kültürünün su ve temizlik inancı ekseninde oluşturulmuş bir çamaşırhanedir. 2. Abdülhamid tarafından 1800’lü yıllarda faaliyete geçirilmiştir. O dönemde ‘Tatlı Su Çamaşırhanesi’ olarak anılmaktadır. Tabii o dönemde elektrik, su tesisatı ve deterjan gibi imkanlar yoktu. Bu yüzden bu çamaşırhane halk tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu eser uzun yıllar burada tekrar hizmet vermiştir. 2004 yılına kadar atıl vaziyette kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi tarafından ‘Tarihi Çamaşırhane’ olarak müzeye dönüştürülmüştür. İmkanların kısıtlı olduğu o dönemde cefakar Türk kadını, çöven otu bitkisinden deterjan elde etmiştir. Günümüzde de burası aktif bir şekilde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından müze statüsünde faaliyet göstermektedir. Bu müze son dönemde kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir. Özellikle hafta sonları Turistik Tuz Ekspresi treniyle kente gelen vatandaşların da uğrak noktası haline gelmiştir" diye konuştu.
Bursa Işıltılı bir cilt için bol su tüketin Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi. Sağlıklı bir cilt için ona iyi bakmak ve onu zararlı etkenlerden korumak gerekiyor. Kişiye uygun cilt bakım ürünleri kullanmanın yanı sıra sağlıklı beslenmek, yeterince su tüketmek ve güneş ışınlarından korunmak da önem taşıyor. MedicanaBursa Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı bir cilt için önerilerde bulundu. Bahar mevsiminde cilt sağlığı için alınacak önlemleri sıralayan Güler, "Bahara girerken ışıltılı bir cilt için, cilt temizliği çok önemlidir.Bunun için çeşitli peelingler ve cilt bakımlarıyla cilt ölü dokulardan, yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Bu işlemler cildin yapısına göre yapılmalıdır. Bu şekilde temizlenen cilt, siyah noktalardan arındırılır ve böylece daha ışıltılı olur. Kış boyunca kuruyan cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Nemlendiriciler, cildin tipine uygun olarak seçilmeli; paraben, alkol gibi ürünleri içermemeli, komedojenik olmamalıdır. Nemlendiriciler ise kuru ciltlerde özellikle yenileyici, onarıcı, su tutucu olmalı; kollajen, aminoasitler, keratin ve hyalüronik asit içermelidir’’ şeklinde konuştu. Alınan gıdaların da cilt üzerinde etkisi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Cilt sağlığında beslenmenin de önemi büyüktür. Bol antioksidan, A, B, C ve E vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerle beslenerek cildin onarılması ve tazelenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca, Omega-3 içeren balık ve ceviz tüketmek cildin daha parlak görünmesine destek olur" dedi. Cildi matlaştıran ve kırışıklıklar ile lekelenmeler yapan sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmasıve günde 2 fincan yeşil çay tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, şunları söyledi; "Cildin daha parlak görünmesi için günde 10-12 bardak kadar su içilmelidir. Kan dolaşımını artırmak ve böylece cilde ışıltı kazandırmak için günde 40-45 dakikaaçık havada yürüyüş yapılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres ciltte mat, soluk ve şiş bir görünüme sebep olduğundan uyku düzenine dikkat edilmemeli, yüzde yatak kaynaklı çizgilerin oluşmaması için sırt üstü yatılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır. Evden çıkmadan en az 20 dakika önce güneş gören bölgelere cilt tipinee uygun güneş koruyucu faktörlü kremlerden sürülmelidir. Kişisel bakım ürünleri dışında bahar aylarında dermatolog desteği alınabilir. Vitamin karışımlarından oluşan mezoterapi, kişinin kendi kanıyla hazırlanan PRP, cilde nem veren ve kırışıklıkları azaltan hyalüronik asit enjeksiyonları ile ışıltılı bir cilde sahip olunabilir."
Antalya Yaya geçidinde devrilerek sürüklendi Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinde devrilerek sürüklenen motosikletin sürücüsü kazadan 4 saat sonra hastaneye gidince olay yerini terk etmekten 46 bin TL ceza yazılırken, ehliyetine 2 yıl el konuldu. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Manavgat ilçesi İbrahim Sözen Caddesi’nde Sarı Köprü istikametine seyir halindeki Mustafa T.’nin kullandığı 07 BMZ 990 motosiklet yaya geçidine yaklaştığında refüjdeki yayaların karşıya geçmek için yola çıkacağını düşünerek frene bastı. Frene basması ile birlikte motosikletin kontrolünü kaybeden sürücü motosikletle birlikte devrilerek sürüklendi. Kaza anı güvenlik kamerasında Bir süre yerde kalan motosiklet sürücüsünün yardımına çevredeki vatandaşlar yetişirken, yerden kaldırılan sürücü motosikletine binerek yoluna devam etti. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde motosiklet sürücüsünün yerde sürüklenmesi ve vatandaşların yardımına koştuğu anlar yer aldı. 46 bin TL ceza yedi, ehliyetine el konuldu Öte yandan, motosiklet kazası yapan sürücü Mustafa T. kazadan 4 saat sonra Manavgat Devlet hastanesine giderek kaza yaptığını ve yaralandığını belirtti. Trafik ekipleri tarafından yaralamalı kazanın ardından olay yerini terk etmek suçundan 46 bin TL para cezası uygulanırken sürücü belgesine 2 yıl el konuldu
İstanbul Boynuna ip geçirilerek darp edilmişti: Olayın arkasında uyuşturucu ticareti çıktı Eyüpsultan’da boynuna ip geçirilerek darp edilen taksi şoförü olayının arkasında uyuşturucu ticareti çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, taksi şoförü ve şahısların uyuşturucu alışverişi için bir araya geldiklerini, yaşanan anlaşmazlık sonucu taksi şoförünün darp edildiğini belirledi. Zanlıların yakalanmasına ilişkin çalışma sürüyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Eyüpsultan ilçesi Karadolap Mahallesi’nde meydana gelen ve araç içi kamerasına yansıyan taksici saldırısına ilişkin çalışma başlatıldığını açıkladı. Emniyet kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ticari taksi şoförü G.A. (29), uyuşturucu madde satın almak amacıyla iletişime geçtiği kişilerle buluşmak üzere belirlenen konuma gitti. Tartışma madde alışverişindeki anlaşmazlıktan kaynaklandı Polis ekiplerinin yaptığı incelemelerde, M.Y. (20) ve Y.B.K. (19) isimli iki şüphelinin taksiye bindiği belirlendi. İddiaya göre, taraflar arasında madde alışverişinden kaynaklanan anlaşmazlık yaşandı. Şüphelilerin para talep ettiği, ardından taksi şoförünü darp ettikleri tespit edildi. Olay sırasında şoförün boynuna ip geçirildiği ve yumruklarla saldırıya uğradığı anlar taksinin araç içi kamerasına saniye saniye yansıdı. Yaralanan taksi şoförünün tedavisi hala sürüyor. Ekipler şüphelilerin peşinde İlk etapta "gasp" iddiasıyla gündeme gelen olayla ilgili emniyet ekiplerinin çalışmaları sürerken, kimlikleri belirlenen M.Y. ve Y.B.K.’nin yakalanmasına yönelik operasyonların devam ettiği bildirildi.
Hatay Ömrünü adadığı 3 engelli evladına gözü gibi bakıyor Hatay’da yaşayan Edibe Koçak, akraba evliliğinden dolayı engelli doğan 3 çocuğuna 52 yıldır bıkmadan ve usanmadan gözü gibi bakıyor. Evlatlarının engelli olması nedeniyle her Anneler Günü’nü buruk geçiren Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek son nefesine kadar evlatları için yaşayacağını söyledi. Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan Edibe Koçak ile Kemal Koçak çiftinin çocukları; 51 yaşındaki Orhan, 48 yaşındaki Melek ve 46 yaşındaki Yusuf akraba evliliği nedeniyle zihinsel ve bedensel engelli olarak doğdu. Koçak çifti, engelli evlatlarına 52 yıldır bıkmadan usanmadan bakıyor. Evlatlarının her birini ayrı seven fedakar anne Koçak, engelli evlatlarının bütün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Anneler Günü’nü buruk geçiren anne Edibe Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek tek isteğinin ise evlatlarına son nefesine kadar kol, kanat gerebilmek olduğunu söyledi. "Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" Evlatlarına gözü gibi baktığını ve her şeyleriyle kendisinin ilgilendiğini ifade eden Koçak, "Benim toplamda 3’ü engelli 2’si sağlıklı 5 çocuğum var. İbrahim ve Ayhan evlatlarım sağlıklı iken Orhan, Melek ve Yusuf ise engelli evlatlarımdır. Evlatlarım sabah kalktıklarında ellerini yüzlerini yıkarlar ve dişlerini fırçalarlar. Yusuf ile Melek dişlerini kendileri fırçalayabiliyor ancak Orhan’ın temizliğini ben yapıyorum ve ona ben bakıyorum. Kahvaltılarını yaptırıyorum ve ilaçlarını içirdikten sonra kendi evimin işlerini yapıyorum. Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" dedi. "Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin" Akraba evliliğinden dolayı 3 evladının engelli doğduğunu ifade eden fedakar anne Koçak, "Çocuklarımın engelli olmasının sebebi akraba evliliğiydi ama çocuklarımın hepsini çok seviyorum. Çocuklarım sağlıklı veya engelli olsun fark etmez. Çocuk, çocuktur. Her zaman çocuklarımın arkasında olacağım. Evlatlarıma tam 52 senedir bakıyorum. Biri 52, biri 48, diğeri ise 46 yaşında. Allah’tan tek isteğim, evlatlarımı Rabbime emanet edene kadar yaşamak. Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin. Hayatta kaldığım müddetçe onlara bakacağım. Canlarımı bırakmayı asla düşünmedim düşünmem de. Onlar benim hayattaki en değerli hazinem ve tatlı canlarım. Bazen kendi aralarında sürekli kavga ediyorlar ama en sonunda barışıyorlar. Bana bir çiçek getirip yanıma gelseler yeter, başka bir şey istemem yeter ki çocuklarım iyi olsun" ifadelerini kullandı.